Konusunu Oylayın.: Ahmet ismi ne anlama gelir? Ahmet ne demek

5 üzerinden 4.33 | Toplam : 9 kişi
Ahmet ismi ne anlama gelir? Ahmet ne demek
  1. 08.Ağustos.2014, 18:43
    1
    aras12
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Ağustos.2014
    Üye No: 104407
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Ahmet ismi ne anlama gelir? Ahmet ne demek






    Ahmet ismi ne anlama gelir? Ahmet ne demek Mumsema Ahmet isminin anlamı nedir meraktan


  2. 08.Ağustos.2014, 18:43
    1
    aras12 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
  3. 08.Ağustos.2014, 20:32
    2
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Ahmet ismi ne anlama gelir? Ahmet ne demek




    Ahmet adı, en çok övülen masasındadır


  4. 08.Ağustos.2014, 20:32
    2
    mum
    Administrator



    Ahmet adı, en çok övülen masasındadır


  5. 05.Kasım.2014, 11:44
    3
    @hmet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Mayıs.2007
    Üye No: 771
    Mesaj Sayısı: 7,758
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: gölbaşı

    Cevap: Ahmet ismi ne anlama gelir? Ahmet ne demek

    AHMED

    Ahmet ismi hakkında kısaca bilgi

    أحمد

    Hz. Peygamber’in isimlerinden biri.

    Ahmed, hamd kökünden ism-i tafdil olup “herkesten daha çok öven (hamdeden) ve herkesten daha çok övülen” anlamlarına gelir. Bazı İslâm âlimleri, başka hiç kimseye nasip olmayan bir makamda ve sadece kendine mahsus ifadelerle herkesten daha fazla Allah’a hamdettiği, Cenâb-ı Hakk’ın da onu bütün insanlardan daha çok övdüğü için Hz. Peygamber’e Ahmed adının verildiğini söylerler. Ahmed, aynı kökten türemiş olmakla beraber onun diğer adları olan Muhammed ve Mahmud’dan daha anlamlı ve daha beliğdir. Çünkü her ikisi de yalnızca “övülmüş olma”yı ifade ettikleri halde ahmedde hem “övülme”, hem de “övme” anlamı vardır. Hz. Peygamber’in adı olarak Ahmed Kur’ân-ı Kerîm’de bir defa geçmektedir: “Hatırla ki Meryem oğlu Îsâ, ‘Ey İsrâiloğulları! Ben, daha önce gönderilen Tevrat’ı tasdik etmek ve benden sonra gelecek Ahmed adlı bir peygamberi müjdelemek üzere Allah’ın size gönderdiği peygamberim’ demişti” (es-Saf 61/6).

    Ahmed kelimesinin Hz. Peygamber’den önce isim olarak kullanılıp kullanılmadığı hususu ihtilâflıdır. Kaynaklardan anlaşıldığına göre, Resûlullah’ın doğduğu yıllarda Ahmed adını taşıyan hiç kimse bulunmadığı gibi hicrî I. yüzyılın ikinci yarısının ortalarına gelinceye kadar da bu adı alan hiçbir şahsa rastlanmamıştır. Konuyla ilgilenen İslâm âlimlerinin çoğu bu kanaati belirtmişlerdir. Her ne kadar Câhiliye devrinde Ahmed b. Sümâme et-Tâî, Ahmed b. Zeyd es-Seksekî gibi şahıslara ve Benî Ahmed gibi kabile adlarına rastlanılmakta ise de bunlar uzun yıllar önce yaşamış oldukları için unutulmuşlardı. İslâmî devirde bu adla anıldığı bilinen ilk şahıs, meşhur Arap dil bilgini Halîl’in (ö. 170/786 veya 175/791) babası Ahmed b. Amr el-Ferâhîdî’dir.

    Hz. Peygamber çeşitli hadislerde isimlerinden birinin de Ahmed olduğunu hiçbir te’vile yer bırakmayacak şekilde ifade etmiştir (Buhârî, “Menâkıb”, 17, “Tefsîr”, 61; Müslim, “Fezéâǿil”, 124, 125, 126). İslâmî kaynaklarda, annesi Âmine’ye doğacak çocuğuna Ahmed adını koyması emrolunduğu kaydedilmektedir (İbn Sa‘d, I, 98-99, 104). Şair sahâbîlerden Hassân b. Sâbit, Kâ‘b b. Mâlik, Amr b. Cemûh ve Abdullah b. Ziba‘râ da Hz. Peygamber’in Ahmed adını şiirlerinde birçok defa zikretmişlerdir. Bazı müsteşrikler bu gerçeği kısmen inkâr ederek, kısmen de değişik şekillerde yorumlayarak İncil’de Ahmed adlı bir peygamberden bahsedilmediğini, müslümanların bu ismi, Hz. Peygamber’in İncil’de (Yuhanna, XIV/16; XVI/13-14) geçen Paraklit ile özdeşleştirilmesinden sonra ve en erken tarihle 125 (742-43) yılından itibaren kullanmaya başladıklarını (Watt, XLIII/1, s. 110; EI² (Fr.), I, 275), ahmed kelimesinin isim değil sıfat olduğunu ve hatta Kur’an’a sonradan dahil edildiğini iddia ederler.
    DİYANET


  6. 05.Kasım.2014, 11:44
    3
    Üye
    AHMED

    Ahmet ismi hakkında kısaca bilgi

    أحمد

    Hz. Peygamber’in isimlerinden biri.

    Ahmed, hamd kökünden ism-i tafdil olup “herkesten daha çok öven (hamdeden) ve herkesten daha çok övülen” anlamlarına gelir. Bazı İslâm âlimleri, başka hiç kimseye nasip olmayan bir makamda ve sadece kendine mahsus ifadelerle herkesten daha fazla Allah’a hamdettiği, Cenâb-ı Hakk’ın da onu bütün insanlardan daha çok övdüğü için Hz. Peygamber’e Ahmed adının verildiğini söylerler. Ahmed, aynı kökten türemiş olmakla beraber onun diğer adları olan Muhammed ve Mahmud’dan daha anlamlı ve daha beliğdir. Çünkü her ikisi de yalnızca “övülmüş olma”yı ifade ettikleri halde ahmedde hem “övülme”, hem de “övme” anlamı vardır. Hz. Peygamber’in adı olarak Ahmed Kur’ân-ı Kerîm’de bir defa geçmektedir: “Hatırla ki Meryem oğlu Îsâ, ‘Ey İsrâiloğulları! Ben, daha önce gönderilen Tevrat’ı tasdik etmek ve benden sonra gelecek Ahmed adlı bir peygamberi müjdelemek üzere Allah’ın size gönderdiği peygamberim’ demişti” (es-Saf 61/6).

    Ahmed kelimesinin Hz. Peygamber’den önce isim olarak kullanılıp kullanılmadığı hususu ihtilâflıdır. Kaynaklardan anlaşıldığına göre, Resûlullah’ın doğduğu yıllarda Ahmed adını taşıyan hiç kimse bulunmadığı gibi hicrî I. yüzyılın ikinci yarısının ortalarına gelinceye kadar da bu adı alan hiçbir şahsa rastlanmamıştır. Konuyla ilgilenen İslâm âlimlerinin çoğu bu kanaati belirtmişlerdir. Her ne kadar Câhiliye devrinde Ahmed b. Sümâme et-Tâî, Ahmed b. Zeyd es-Seksekî gibi şahıslara ve Benî Ahmed gibi kabile adlarına rastlanılmakta ise de bunlar uzun yıllar önce yaşamış oldukları için unutulmuşlardı. İslâmî devirde bu adla anıldığı bilinen ilk şahıs, meşhur Arap dil bilgini Halîl’in (ö. 170/786 veya 175/791) babası Ahmed b. Amr el-Ferâhîdî’dir.

    Hz. Peygamber çeşitli hadislerde isimlerinden birinin de Ahmed olduğunu hiçbir te’vile yer bırakmayacak şekilde ifade etmiştir (Buhârî, “Menâkıb”, 17, “Tefsîr”, 61; Müslim, “Fezéâǿil”, 124, 125, 126). İslâmî kaynaklarda, annesi Âmine’ye doğacak çocuğuna Ahmed adını koyması emrolunduğu kaydedilmektedir (İbn Sa‘d, I, 98-99, 104). Şair sahâbîlerden Hassân b. Sâbit, Kâ‘b b. Mâlik, Amr b. Cemûh ve Abdullah b. Ziba‘râ da Hz. Peygamber’in Ahmed adını şiirlerinde birçok defa zikretmişlerdir. Bazı müsteşrikler bu gerçeği kısmen inkâr ederek, kısmen de değişik şekillerde yorumlayarak İncil’de Ahmed adlı bir peygamberden bahsedilmediğini, müslümanların bu ismi, Hz. Peygamber’in İncil’de (Yuhanna, XIV/16; XVI/13-14) geçen Paraklit ile özdeşleştirilmesinden sonra ve en erken tarihle 125 (742-43) yılından itibaren kullanmaya başladıklarını (Watt, XLIII/1, s. 110; EI² (Fr.), I, 275), ahmed kelimesinin isim değil sıfat olduğunu ve hatta Kur’an’a sonradan dahil edildiğini iddia ederler.
    DİYANET





+ Yorum Gönder