Konusunu Oylayın.: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalıyım ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalıyım ?
  1. 10.Ağustos.2014, 18:59
    13
    umutlucan
    Sadece ALLAH'a kul olun

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2013
    Üye No: 101338
    Mesaj Sayısı: 1,441
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15

    Cevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı

    reklam


    Cevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı
    Alıntı
    Hani Allah, İsa'ya demişti ki: 'Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim.' " (Al-i İmran, 3/55)
    bakın bizde bu kitaba uyduk hakkında asla şüphe etmeyiz!
    ben bu ayeti okuyarak hz. isa nın yeryüzüne inecegine dahir bişi göremedim ben mi idrak edemiyorum ?

    ahzap 40.ayeti okuyun.


  2. 10.Ağustos.2014, 18:59
    13
    Sadece ALLAH'a kul olun
    reklam


    Alıntı
    Hani Allah, İsa'ya demişti ki: 'Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim.' " (Al-i İmran, 3/55)
    bakın bizde bu kitaba uyduk hakkında asla şüphe etmeyiz!
    ben bu ayeti okuyarak hz. isa nın yeryüzüne inecegine dahir bişi göremedim ben mi idrak edemiyorum ?

    ahzap 40.ayeti okuyun.


  3. 12.Ağustos.2014, 00:43
    14
    khrmn87
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Temmuz.2013
    Üye No: 101876
    Mesaj Sayısı: 108
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı

    reklam


    Umut Hz İsa inşaallah gelince bir peygamber olarak değil Peygamber Efendimiz ' e (S.A.V) tabii olan bir insan olarak gelecektir.
    Ayet ; "Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim." (Al-i İmran, 3/55)


  4. 12.Ağustos.2014, 00:43
    14
    khrmn87 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    Umut Hz İsa inşaallah gelince bir peygamber olarak değil Peygamber Efendimiz ' e (S.A.V) tabii olan bir insan olarak gelecektir.
    Ayet ; "Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim." (Al-i İmran, 3/55)


  5. 12.Ağustos.2014, 15:35
    15
    umutlucan
    Sadece ALLAH'a kul olun

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2013
    Üye No: 101338
    Mesaj Sayısı: 1,441
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15

    Cevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı

    Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim,

    la ilahe illallah muhammedenresulullah

    muhterem kardeş hiç bir insan ölümsüz değildir. Baki olan sadece ALLAH tır.

    Hz.İsa(a.s.) öldürülmedi ALLAH tarafından korundu ve yükseltildi yani Ölümüne inanmak ve çarmağa qeldigine inanmak insanın imanını zedeler.
    şimdi hz.isa (a.s. ) ın tekrar yer yüzüne inecegi ve hükmedecegi söyleniyor ?
    gelip evlenecegi ve 2 çocugunun olup ummeti 1 noktada birleştirecegi söyleni,yor ?
    ayrıca başka rivayetlere göre tekrar yer yüzüne zuhur edip hiristiyanlara doğruyu gösterececek çarmağı kıracagı söyleniyor.hadisler sahih hadislerde bir çk hadis te hz isa tekrar inecegi söyleniyor? Lakin kur anda açıkca inecegine dair bir ayette açıkca bildirilmiyor!
    hz isa peygamber olarak gelemez çünkü son peygamber hz. muhammed(a.s.) dır.
    Hz. isanın insan olarak gelmesi peygamberliginin alındıgına mı işarettir?

    Hz. isa (a.s.) konusu 4 mezheptede haktır. ama beni bu çıkmaza sürükleyen yukarıda belirtiğim konudur.
    ALLAH yar ve yardımcınız olsun.Selametle ;
    La ilahe illallah muhammeden resulullah. ALLAhume salli ala seyidine muhammed.

    Bu arada ben asla ve asla sahih olan hadisleri inkar edmem. ALLAH korusun


  6. 12.Ağustos.2014, 15:35
    15
    Sadece ALLAH'a kul olun
    Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim,

    la ilahe illallah muhammedenresulullah

    muhterem kardeş hiç bir insan ölümsüz değildir. Baki olan sadece ALLAH tır.

    Hz.İsa(a.s.) öldürülmedi ALLAH tarafından korundu ve yükseltildi yani Ölümüne inanmak ve çarmağa qeldigine inanmak insanın imanını zedeler.
    şimdi hz.isa (a.s. ) ın tekrar yer yüzüne inecegi ve hükmedecegi söyleniyor ?
    gelip evlenecegi ve 2 çocugunun olup ummeti 1 noktada birleştirecegi söyleni,yor ?
    ayrıca başka rivayetlere göre tekrar yer yüzüne zuhur edip hiristiyanlara doğruyu gösterececek çarmağı kıracagı söyleniyor.hadisler sahih hadislerde bir çk hadis te hz isa tekrar inecegi söyleniyor? Lakin kur anda açıkca inecegine dair bir ayette açıkca bildirilmiyor!
    hz isa peygamber olarak gelemez çünkü son peygamber hz. muhammed(a.s.) dır.
    Hz. isanın insan olarak gelmesi peygamberliginin alındıgına mı işarettir?

    Hz. isa (a.s.) konusu 4 mezheptede haktır. ama beni bu çıkmaza sürükleyen yukarıda belirtiğim konudur.
    ALLAH yar ve yardımcınız olsun.Selametle ;
    La ilahe illallah muhammeden resulullah. ALLAhume salli ala seyidine muhammed.

    Bu arada ben asla ve asla sahih olan hadisleri inkar edmem. ALLAH korusun


  7. 12.Ağustos.2014, 16:13
    16
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı

    umutlucan kardeş ayetlerde çelişki var diyorsun verdiğin cevaplar bunu gösteriyor.


  8. 12.Ağustos.2014, 16:13
    16
    Devamlı Üye
    umutlucan kardeş ayetlerde çelişki var diyorsun verdiğin cevaplar bunu gösteriyor.


  9. 13.Ağustos.2014, 00:23
    17
    umutlucan
    Sadece ALLAH'a kul olun

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2013
    Üye No: 101338
    Mesaj Sayısı: 1,441
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15

    Cevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı

    Alıntı
    umutlucan kardeş ayetlerde çelişki var diyorsun verdiğin cevaplar bunu gösteriyor.
    güzel kardeşim ne haddime ! asla ayetlerde şüphe ve çelişki yoktur. Kur an eksiksiz ve tamdır.
    biz ALLAH a iman etmişiz ve tekrar ona dönücüleriz.


  10. 13.Ağustos.2014, 00:23
    17
    Sadece ALLAH'a kul olun
    Alıntı
    umutlucan kardeş ayetlerde çelişki var diyorsun verdiğin cevaplar bunu gösteriyor.
    güzel kardeşim ne haddime ! asla ayetlerde şüphe ve çelişki yoktur. Kur an eksiksiz ve tamdır.
    biz ALLAH a iman etmişiz ve tekrar ona dönücüleriz.


  11. 15.Ağustos.2014, 18:06
    18
    sessizlik2500
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Haziran.2013
    Üye No: 101583
    Mesaj Sayısı: 64
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı

    "... ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur..."

    Nisa Suresi'nin 156-158. ayetlerinin arkasından Allah, 159. ayette şöyle buyurmaktadır:

    block quote
    "Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır." (Nisa, 4/159)
    block quote end

    Yukarıdaki ayette yer alan "ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur" ifadesi oldukça dikkat çekicidir. Bu cümlenin Arapça karşılığı şu şekildedir: "...
    ve in min ehlil kitâbi illa leyü’minenne bihi kable mevtihi"

    Burada bazı tefsirciler "o" zamirinin Hz. İsa (as) yerine Kur'an'a baktığını düşünmüşler ve ayete Kitap Ehlinin ölmeden Kur'an'a iman edeceği şeklinde
    bir yorumda bulunmuşlardır. Oysa bu ayet öncesindeki iki ayette de "o" zamiri tartışmasız bir biçimde Hz. İsa (as) için kullanılmıştır:

    Nisa Suresi, 157. ayet:

    block quote
    Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük." demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu
    asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan
    başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler."
    block quote end

    Nisa Suresi, 158. ayet:

    block quote
    "Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."
    block quote end

    Bu ayetlerin hemen arkasından gelen ayette kullanılan "o" zamirinin Hz. İsa (as)'dan başka bir varlığı kastettiğinin hiçbir delili yoktur.

    Nisa Suresi, 159. ayet:

    block quote
    "Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır."
    block quote end

    Diğer taraftan ayetin ikinci cümlesinde yer alan "Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır" ifadesi de oldukça önemlidir. Kur'an'da kıyamet günü
    insanın dilinin, ellerinin ve ayaklarının (Nur Suresi, 24; Yasin Suresi, 65), işitme, görme duyularının ve derilerinin (Fussilet Suresi, 20-23) kendi aleyhlerine
    şahitlik edecekleri bildirilmektedir. Kur'an'ın şahitliği ile ilgili ise hiçbir ayet yoktur. İlk cümlenin -cümle yapısı olarak veya ayetlerin ardarda gelişi
    açısından herhangi bir delil bulunmamasına rağmen- "Kur'an"ı ifade ettiği kabul edilirse, ikinci cümlede yer alan "o" zamirinin de Kur'an'a işaret ettiği
    iddia edilmiş olur. Oysa Allah Kur'an'da bizlere bu konuyla ilgili herhangi bir bilgi vermemiştir. (En doğrusunu Allah bilir)

    Kur'an ayetlerine baktığımızda aynı zamirin, Kur'an'a işaret ettiği durumlarda, (Tarık Suresi, 13; Tekvir Suresi, 19; Neml Suresi, 77 ve Şuara Suresi,
    192-196'da olduğu gibi) ayetin öncesinde ya da sonrasında mutlaka Kur'an'dan bahsedildiğini görürüz. Ayetin öncesinde, sonrasında veya ayetin içinde Kur'an'dan
    bahsedilmiyorsa, bu ayetin Kur'an'ı tarif ettiğini söylemek yanlış olabilir. Ayet çok açık bir biçimde Hz. İsa (as)'ya inanılmasından ve onun inananlara
    şahit olmasından bahsetmektedir.

    Ayetin manası hakkında belirteceğimiz ikinci nokta ise "ölümünden önce" ifadesinin yorumu ile ilgilidir. Bazıları bu ifadenin "Kitap Ehlinin kendi ölümlerinden
    önce" inanması anlamında olduğunu düşünmektedirler. Bu yoruma göre Kitap Ehlinden olan her kişi kendisine ölüm gelmeden Hz. İsa (as)'ya mutlaka iman edecektir.
    Oysa Hz. İsa (as) döneminde "Kitap Ehli" tanımlamasına dahil olan Yahudiler ona iman etmemekle kalmamış, onu öldürmek için tuzak kurmuşlardır. Daha sonra
    da onu öldü sanıp inkarlarını sürdürmüşlerdir. Aynı durum bugünkü Yahudiler için de geçerlidir, çünkü onlar Hz. İsa (as)'yı peygamber olarak kabul etmemektedirler.
    Bugüne kadar Hz. İsa (as)'ya iman etmemiş milyonlarca Ehli Kitap Yahudi yaşamış ve Hz. İsa (as)'ya iman etmeden ölmüştür. Dolayısıyla ayette söz konusu
    olan Kitap Ehlinin değil, Hz. İsa (as)'ın ölümüdür. Sonuç olarak, ayetlerin bizlere gösterdiği gerçek ise şudur: "Hz. İsa (as) ölmeden önce tüm Ehli Kitap
    ona iman edecektir."

    Ayet gerçek manasıyla ele alındığında ise çok açık gerçeklerle karşılaşırız. Birincisi, ayette gelecekten bahsedildiği açıktır, çünkü Hz. İsa (as)'ın ölümü
    söz konusudur. Oysa o ölmemiş Allah katına yükselmiştir. Hz. İsa (as) dünyaya yeniden gelecek ve her insan gibi yaşayıp ölecektir. İkincisi, Hz. İsa (as)'ya
    tüm Ehli Kitabın iman etmesi söz konusudur. Bu da kesin olarak gerçekleşeceği bildirilen bir olaydır. Dolayısıyla buradaki "ölümünden önce" ifadesinin
    işaret ettiği kişi Hz. İsa (as)'dır. Kitap Ehli onu görüp bilecek, ona Müslüman olarak itaat edecek ve Hz. İsa (as) da onların durumlarıyla ilgili ahirette
    şahitlik edecektir. (En doğrusunu Allah bilir.)

    III. Delil

    "Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir..."

    Hz. İsa (as)'ın yeniden yeryüzüne döneceği ile ilgili bir başka ayet de Zuhruf Suresi'nin 61. ayetidir. Bu surenin 57. ayetinden itibaren Hz. İsa (as)'dan
    bahsedilir:

    block quote
    "Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar. Dediler ki: 'Bizim ilahlarımız mı daha
    hayırlı, yoksa o mu?' Onu yalnızca bir tartışma konusu olsun diye (örnek) verdiler. Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir. O, yalnızca bir kuldur;
    kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık. Eğer Biz dilemiş olsaydık, elbette sizden melekler kılardık; yeryüzünde (size) halef (yerinize
    geçenler) olurlardı." (Zuhruf, 43/57-60)
    block quote end

    Bu ayetlerin hemen arkasından gelen 61. ayette Hz. İsa (as)'ın kıyamet saati için bir ilim olduğu belirtilmektedir:

    block quote
    "Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur." (Zuhruf, 43/61)
    block quote end

    Bu ayetin Hz. İsa (as)'ın ahir zamanda yeryüzüne dönüşüne açık bir işaret taşıdığını söyleyebiliriz. Çünkü Hz. İsa (as), Kur'an'ın indirilişinden yaklaşık
    altı asır önce yaşamıştır. Dolayısıyla bu ilk hayatını "kıyamet saati için bir bilgi" yani bir kıyamet alameti olarak anlayamayız. Ayetin işaret ettiği
    anlam, Hz. İsa (as)'ın, ahir zamanda, yani kıyametten önceki son zaman diliminde yeniden yeryüzüne döneceği ve bunun da bir kıyamet alameti olacağıdır.
    (En doğrusunu Allah bilir.)

    Bu ayette geçen "O, kıyamet saati için bir ilimdir" ifadesinin Arapça karşılığı şu şekildedir: "İnnehu le ilmun lissâati." Bu ifadede yer alan "hu" zamirinin
    "Kur'an"a işaret ettiğini söyleyenler vardır. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi Kur'an için "hu" yani "o" zamiri kullanıldığında mutlaka ayetin öncesinde
    veya sonrasında veya ayetin içinde Kur'an'ı anlatan başka ifadeler de bulunmaktadır. Başka bir konu içinde "hu" zamiri ile Kur'an'dan bahsedilmez. Ayrıca
    bu ayetin öncesindeki ayete bakıldığında, orada da açıkça Hz. İsa (as) kastedilerek o zamiri kullanıldığı görülecektir:

    block quote
    "O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık." (Zuhruf, 43/59)
    block quote end

    Bu zamirin Kur'an'a işaret ettiğini söyleyenler ise ayetin devamında geçen "Ondan kuşkulanmayın, bana uyun" ifadesini delil olarak gösterirler. Ancak bu
    ifadenin öncesindeki ayetler tamamen Hz. İsa (as)'dan bahsetmektedir. Bu nedenle "hu" zamirinin bir önceki ayetlerle ilgili olması ve Hz. İsa (as)'yı anlatması
    daha uygundur. Nitekim büyük İslam alimleri de bu zamiri gerek ayetlere gerekse sahih hadislere dayanarak Hz. İsa (as) olarak açıklamaktadırlar. Elmalılı
    Hamdi Yazır'ın tefsirinde bu konu şu şekilde açıklanmaktadır:

    block quote
    "Muhakkak ki o saat için bir ilimdir de -saatin geleceğini ölülerin dirilip, kıyam edeceğini bildiren bir delil ve alamettir. Çünkü İsa gerek zuhuru ve
    gerek emvati ihya (ölüleri diriltme) mucizesi ve gerek emvatın kıyamını (ölülerin kalkışını) haber vermesi itibarıyla kıyametin vaki olacağına bir delil
    olduğu gibi hadiste varid olduğuna göre eşratı saattendir (kıyamet alametidir)."2
    block quote end

    IV. Delil

    "... Ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek..."

    Hz. İsa (as)'ın ikinci gelişine işaret eden başka ayetler de şöyledir:

    block quote
    "Hani Melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. O, dünyada ve ahirette
    'seçkin, onurlu, saygındır' ve (Allah'a) yakın kılınanlardandır. Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir. "Rabbim,
    bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol"
    der, o da hemen oluverir. Ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek." (Al-i İmran, 3/45-48)
    block quote end

    Ayette, Allah'ın Hz. İsa (as)'ya, Tevrat'ı, İncil'i ve bir de "Kitab'ı" öğreteceği haber verilmektedir. Bu kitabın hangi kitap olduğu kuşkusuz önemlidir.
    Aynı ifade Maide Suresi'nin 110. ayetinde de yer almaktadır:

    block quote
    "Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de
    insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim..." (Maide, 5/110)
    block quote end

    Her iki ayette de geçen "Kitap" ifadesini incelediğimizde, bunun Kur'an'a işaret ettiğini görürüz. Ayetlerde Tevrat ve İncil dışında gönderilen son hak
    kitabın Kur'an olduğu bildirilmektedir. (Hz. Davud'a verilen Zebur da Eski Ahit'in içindedir) Bunun yanında, Kur'an'ın başka ayetlerinde, "Kitap" kelimesi,
    İncil ve Tevrat'ın yanında Kur'an'ı ifade etmek için kullanılmıştır:

    block quote
    "Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, kaimdir. O, sana Kitab'ı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat ve İncil'i de indirmişti."
    (Al-i İmran, 3/2-3)
    block quote end

    Kitap kelimesinin Kur'an'a işaret ettiği başka ayetler de şu şekildedir:

    block quote
    "Allah Katından yanlarında olan (Tevrat)ı doğrulayan bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce inkar edenlere karşı fetih istiyorlardı- işte bilip-tanıdıkları
    gelince, onu inkar ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin üzerinedir." (Bakara, 2/89)
    block quote end

    block quote
    "Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik."
    (Bakara, 2/151)
    block quote end

    Bu durumda, Hz. İsa (as)'ya öğretilecek olan üçüncü "Kitab"ın Kur'an olduğunu ve bunun da ancak Hz. İsa (as)'ın ahir zamanda dünyaya dönüşünde mümkün olabileceğini
    düşünebiliriz. Çünkü Hz. İsa (as) Kur'an'ın indirilmesinden yaklaşık ALTI YÜZ sene önce yaşamıştı. Biraz sonra detaylı olarak göreceğimiz gibi, Peygamber
    Efendimiz (asm)'in hadislerinde Hz. İsa (as)'ın dünyaya ikinci kez gelişinde İncil ile değil Kur'an'la hükmedeceği bildirilmektedir. Bu da ayetteki manaya
    tam olarak uygun düşmektedir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.)

    V. Delil

    "Şüphesiz, Allah Katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir..."

    block quote
    "Şüphesiz, Allah Katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir..." (Al-i İmran, 3/59)
    block quote end

    ayeti de Hz. İsa (as)'ın dönüşüne işaret ediyor olabilir. Tefsir alimleri genellikle bu ayetin her iki peygamberin de babasız olma özelliğine, Hz. Adem
    (asm)'in Allah'ın "Ol" emriyle topraktan yaratılması ile Hz. İsa (as)'ın yine "Ol" emriyle babasız doğmasına işaret ettiğine dikkat çekmişlerdir. Ancak
    ayetin ikinci bir işareti daha olabilir. Hz. Adem (as) cennetten nasıl yeryüzüne indirildiyse, Hz. İsa (as) da ahir zamanda Allah'ın katından yeryüzüne
    indirilecek olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

    VI. Delil

    "...doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün..."

    Kur'an'da Hz. İsa (as)'ın ölümünü ifade eden bir diğer ayet ise Meryem Suresi'nde şöyle haber verilmektedir:

    block quote
    "Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." (Meryem, 19/33)
    block quote end

    Bu ayet Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetiyle birlikte incelendiğinde çok önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Al-i İmran Suresi'ndeki ayette Hz. İsa (as)'ın
    Allah Katına yükseltildiği ifade edilmektedir. Bu ayette ölme ya da öldürülme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Ancak Meryem Suresi'nin 33. ayetinde
    Hz. İsa (as)'ın öleceği günden bahsedilmektedir. Bu ikinci ölüm ise ancak Hz. İsa (as)'ın ikinci kez dünyaya gelişi ve bir süre yaşadıktan sonra vefat
    etmesiyle mümkün olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)

    VII. Delil

    "... beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun..."

    Hz. İsa (as)'ın tekrar dünyaya geleceği ile ilgili bir başka delil ise Maide Suresi'nin 110. ayetinde ve Al-i İmran Suresi'nin 46. ayetinde geçen "kehlen"
    kelimesidir. Ayetlerde şu şekilde buyurulmaktadır:

    block quote
    "Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen)
    iken de insanlarla konuşuyordun…" (Maide, 5/110)

    "Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir." (Al-i İmran, 3/46)
    block quote end

    Bu kelime Kur'an'da sadece yukarıdaki iki ayette ve sadece Hz. İsa (as) için kullanılmaktadır. Hz. İsa (as)'ın yetişkin halini ifade etmek için kullanılan
    "kehlen" kelimesinin anlamı "otuz ile elli yaşları arasında, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan, yaşı kemale ermiş kimse" şeklindedir. Bu
    kelime İslam alimleri arasında ittifakla "otuz beş yaş sonrası döneme işaret ediyor" şeklinde çevrilmektedir.

    Hz. İsa (as)'ın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında Allah Katına yükseldiğini, yeryüzüne indikten sonra kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbni Abbas'tan
    rivayet edilen hadise dayanan İslam alimleri, Hz. İsa (as)'ın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz.
    İsa (as)'ın nüzulüne dair bir delil olduğunu söylemektedirler.3 (En doğrusunu Allah bilir)

    İslam alimlerinin bu yorumunun isabetli olduğu, söz konusu ayetler dikkatle incelendiğinde kolaylıkla anlaşılmaktadır. Kur'an ayetlerine bakıldığında bu
    ifadenin, yalnızca Hz. İsa (as) için kullanıldığını görürüz. Tüm peygamberler insanlarla konuşup, onları dine davet etmişlerdir. Hepsi de yetişkin yaşlarında
    tebliğ görevini yerine getirmişlerdir. Ancak Kur'an'da hiçbir peygamber için bu şekilde bir ifade kullanılmamaktadır. Bu ifade sadece Hz. İsa (as) için
    ve mucizevi bir durumu ifade etmek amacıyla kullanılmıştır. Çünkü ayetlerde birbiri ardından gelen "beşikte" ve "yetişkin iken" kelimeleri iki büyük mucizevi
    zamana dikkat çekmektedirler.

    Nitekim İmam Taberi, Tefsir’inde bu ayetlerde geçen ifadeleri şu şekilde açıklamaktadır:

    block quote
    "Bu ifadeler (Maide Suresi, 110), Hz. İsa (as)'ın ömrünü tamamlayıp yaşlılık döneminde insanlarla konuşabilmesi için gökten ineceğine işaret etmektedir.
    Çünkü o, genç yaştayken göğe kaldırılmıştı… Bu ayette (Al-i İmran Suresi, 46), Hz. İsa (as)'ın hayatta olduğuna delil vardır ve ehl-i sünnet de bu görüştedir.
    Çünkü ayette, onun yaşlandığı zamanda da insanlarla konuşacağı ifade edilmektedir. Yaşlanması da ancak, semadan yeryüzüne ineceği zamanda olacaktır."4
    block quote end

    "Kehlen" kelimesinin açıklamaları da, Kur'an'da yer alan diğer bilgiler gibi, Hz. İsa (as)'ın tekrar yeryüzüne gelişine işaret etmektedir. (En doğrusunu
    Allah bilir)

    Tüm bu anlatılanlar Hz. İsa (as)'ın ahir zaman adı verilen dönemde yeryüzüne tekrar geleceğini ve insanları hak din olan İslam'a yönelteceğini ortaya koymaktadır.
    Kuşkusuz bu, Allah'ın iman edenlere büyük bir müjdesi, rahmeti ve nimetidir. İman edenlerin sorumluluğu ise, Hz. İsa (as)'yı en güzel şekilde savunup desteklemek
    ve onun insanları çağırdığı Kur'an ahlakını en doğru şekilde yaşamaktır.

    Hadislerden Deliller

    Hadis-i şeriflerde, Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne dönüşü, dönmeden önce ve döndükten sonra gerçekleşecek çeşitli hadiseler hakkında Peygamber Efendimiz (asm)
    çok önemli bilgiler vermiştir. Peygamberimiz (asm)'in gelecek hakkında verdiği bilgiler "gayb" haberlerindendir. Allah ayetlerde dilediği elçilerine gayb
    bilgilerini vereceğini bildirmiştir:

    block quote
    "O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu
    (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer." (Cin, 72/26-27)
    block quote end

    Rabbimiz Fetih Suresi'nde de Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm)'e rüyalar aracılığı ile bilgi verdiğini haber vermiştir:

    block quote
    "Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş,
    (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı."
    (Fetih, 48/27)
    block quote end

    Ayette görüldüğü gibi, Rabbimiz, Peygamberimiz (asm)'e çeşitli gayb haberleri vermiştir. Bu haberler, Peygamberimiz (asm)'e ve onunla birlikte olan salih
    müminlere Allah'ın büyük bir desteğidir, yardımıdır.

    Peygamberimiz (asm), Allah'ın bildirmesiyle, kıyamet alametleri ile ilgili de birçok haber vermiştir. Hz. İsa (as)'ın ahir zamanda yeryüzüne ikinci kez
    gelişi Peygamber Efendimiz (asm)'in gelecekle ilgili verdiği haberler arasında önemli bir yere sahiptir. Ahir zamanla ilgili rivayetler sahih hadis kaynağı
    olan Kütüb-ü Sitte'nin tamamına ve ardından İmam Malik'in Muvattası, İbn Huzeyme ile İbn Hibban'ın Sahih'leri, İbn Hanbel ve Tayalisi'nin Müsnedleri gibi
    en muteber hadis kaynaklarına girmiştir. Bu kaynaklardan öğrendiğimize göre Peygamberimiz (asm), Hz. İsa (as) ile ilgili çok özel açıklamalarda bulunmuştur.
    Hz. İsa (as)'ın ikinci gelişi konusu, "tevatür" (kuvvetli haber) derecesinde bilinen bir konu olarak hadis ilmi içinde yerini almıştır.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) hadislerinde, ahir zamanda din ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olacağını, yeryüzüne barış, adalet ve refahın hakim
    olacağını bildirmektedir. Peygamberimiz (asm) bu hakimiyeti Hristiyan dünyası ile İslam dünyasını birleştirecek olan Hz. İsa (as)'ın gerçekleştireceğini
    bizlere müjdelemektedir. Günümüzde yeryüzünde mevcut bulunan din karşıtı felsefelerin uygulamaları sonucu toplumların içine sürüklendiği durum ortadadır.
    Ahlaksızlık, uyuşturucu, terör, kıtlık ve diğer birçok sorun Hristiyan ve İslam dünyasının bunlarla fikri olarak mücadele için birleşmesini gerektirmektedir.
    Dünyanın şu anki sosyal yapısı Hristiyan ve İslam ittifakını adeta zorunlu hale getirmiştir. Hristiyanlığın dünya üzerindeki gelişmiş ülkelerde, liderler
    seviyesindeki etkisi de göz önünde bulundurulursa önümüzdeki yıllarda oluşabilecek bir İslam-Hristiyan ittifakının ne derece etkili olabileceği açıkça
    görülmektedir.

    Hz. İsa (as) Hakkındaki Hadisler Tevatür Derecesindedir

    Hz. İsa (as)'ın gelişi konusunda nakledilen hadisler tevatür derecesindedir. Birçok araştırmacı da alimlerimizin görüşlerinin bu yönde olduğunu aktarmaktadır.
    Tevatürün tanımı Büyük Lügat'ta şöyle yapılmaktadır:

    Tevatür: Kuvvetli haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber.5

    İslam alimi Seyyid Şerif Cürcani, tevatür hadis kavramını şöyle açıklamaktadır:

    block quote
    "Haber-i mütevatir, ravileri çoklukta o dereceye ulaşan bir haberdir ki, adete göre, o kadar çok rivayetçinin yalan üzerine birleşmeleri imkansız olur.
    Bu durumda rivayet edilen haber hakkında lafız ve mana tutuyorsa buna, "mütevatir-i lafzi" denir. Eğer hepsinin arasında müşterek manada ittifak olmakla
    beraber lafızlar (sözler) arasında ihtilaf bulunuyorsa buna, "mütevatir-i manevi" denir."6
    block quote end

    Hz. İsa (as)'ın gelişinin tevatür derecesinde hadislerle bildirildiğine dair özel olarak bir eser kaleme alan büyük hadis alimi Şeyh Muhammed Enver el Keşmiri
    "Et Tasrih bi-ma tevatera fi nuzuli'l Mesih" isimli çalışmasında yetmiş beş tane hadise ve yirmi beş tane sahabeye ve sahabeleri görenlere ait esere yer
    vermiştir.

    Hz. İsa (as)'ın tekrar geleceğini nakleden alimlerin başında İmam-ı Azam Ebu Hanife gelmektedir. Ebu Hanife, Fıkh-ı Ekber adlı eserinin son bölümünde şunları
    bildirmektedir:

    block quote

    "Deccal'in, Ye'cüc ve Me'cücün çıkması, Güneş'in batıdan doğması, İsa (as)'ın gökten inmesi ve diğer kıyamet alametleri, sahih haberlerde varid olduğu vech
    ile, haktır, olacaktır."7
    block quote end

    Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne tekrar gelişi konusu kıyametin on büyük alametinden biridir ve birçok İslam alimi eserlerinde bu konuyu detaylı olarak ele almışlardır.
    Bu konudaki izahlar topluca değerlendirildiğinde Hz. İsa (as)'ın ikinci gelişi hakkında İslam alimleri arasında bir söz birliği olduğu açıkça görülür.
    Örneğin Es Seffarini, Levami adlı eserinde, İslam alimlerinin bu konuda ittifak halinde olduklarını şöyle ifade eder:

    block quote
    "Bütün ümmet, Meryem oğlu İsa'nın ineceği hususunda ittifak etmiştir. Şeriat ehlinden hiç kimse bu hususta muhalif olmamıştır."8
    block quote end

    Büyük İslam alimi Seyyid Alusi de, Ruhu'l Meani tefsirinde, -diğer İslam alimlerinin görüşlerinden örnekler vererek- Hz. İsa (as)'ın inişi konusunda cemaatin
    söz birliği yaptığını, bu konuda haberlerin manevi tevatür derecesine ulaşacak kadar meşhur olduğunu, Hz. İsa (as)'ın gelişine imanın vacip olduğunu açıklamıştır.9

    İmam Kevseri de Hz. İsa (as)'ın inişi ile ilgili görüşlerini şu şekilde bildirmiştir:

    block quote
    "Hz. İsa (as)'ın inişiyle ilgili hadis-i şerfilerdeki tevatür, "tevatür-i manevidir." Sahih (sağlam) ve hasen (güzel) hadis-i şerifin her biri, farklı manalara
    delalet etmekle birlikte hepsi de Hz. İsa (as)'ın ineceği hususunda söz birliği içindedirler ki, bu, hadis ilminin kokusunu koklayan bir kimse için inkarı
    mümkün olmayan bir gerçektir… Mehdi ile Deccal'in çıkacağı ve Hz. İsa (as)'ın ineceği hususundaki hadis-i şeriflerin tevatür derecelerine ulaşmış olmaları,
    hadis ilmi ehlince asla şüphe edilecek bir husus değildir. İlm-i kelam ehlinden (inanç ilmiyle uğraşanlardan) bazısının kıyamet alametleriyle ilgili hadislere
    inanmanın vacip olduğunu kabul etmeleriyle beraber, bu hadislerden bir kısmının mütevatir olup olmadığı hususundaki şüpheleri ise, hadis ilmiyle ilgili
    bilgilerinin azlığından kaynaklanmaktadır."10
    block quote end

    Alim İbn-i Kesir ise, konuyla ilgili ayetlerin tefsirini yaptıktan ve ilgili hadisleri açıkladıktan sonra düşüncesini şöyle ifade etmektedir:

    block quote
    "İşte bunlar Resulullah (asm)'den mütevatir olarak rivayet edilmiştir ve bu hadis-i şeriflerde, Hz. İsa (as)'ın nasıl ve nereye ineceği hususu açıklanmıştır…
    Hz. İsa (as)'ın cesed-i şerifiyle dünyaya ineceği hakkında zikredilen sahih ve mütevatir hadis-i şerifler, tevile (başka şekilde yorumlanmaya) elverişli
    değildir. Dolayısıyla, zerre kadar imanı ve insafı olan herkesin, Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne ineceğine inanması gerekmektedir ki, bunu ancak şeriata zıt,
    Allah'ın Kitabına, Resulü'nün sünnetine ve Ehl-i sünnetin ittifakına muhalif olan kimseler inkar edebilir."11
    block quote end

    Hadislerin tevatür olduğu konusunda yapılan bir diğer açıklama da şöyledir: Şevkani de İsa (as)'ın ineceğine dair hadislerin sayısının yirmi dokuza ulaştığını
    söyleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda:

    block quote
    "Bizim naklettiğimiz hadisler görüldüğü gibi tevatür sınırına ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki, beklenen Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal
    hakkında hadisler ve İsa (as)'ın inmesine dair hadisler mütevatirdir." demiştir.12
    block quote end

    Tirmizi, Ebu Davud, Bezzaz, İbni Mace, Hakim, Tabarani ve Ebu Ya'la Musuli bu konu hakkında çeşitli sahabelerden rivayetler nakletmişler; Ali, İbni Abbas,
    İbni Ömer, Talha, İbni Mes'ut Ebu Hureyre, Enes, Ebu Sa'id Hudri, Ümmi Habibe, Ümmi Seleme, Sevban, Kurre bin İyas, Ali Hilali ve Abdullah bin Haris bin
    Cüz'e birtakım senetlerle isnad etmişlerdir.13 Bunların yanı sıra İbn-i Hacer-i Haysemi "es-Sevaik-ul Muhrika" kitabında, Şeblenci "Nur-ul Ebsar" kitabında,
    İbn-i Sabbağ "el-Fusul-ul Muhimme", Muhammed es-Sabban "İs'af-ür Rağibin", Genci-i Şafiî "el-Beyan" kitabında, Şeyh Mansur "Ali Ğayet-ul Me'mul" kitabında,
    Suveydi "Sebaik-uz Zeheb" adlı kitapta Hz. İsa (as)'ın gelişiyle ilgili hadislerin mütevatir olduğunu yazmışlardır.

    Bu hadisleri Ehl-i sünnet muhaddis ve alimleri kendi kitaplarında yazmışlardır. Örneğin: Ebu Davud, Ahmed, Tirmizi, İbn-i Mace, Hakim, Nesai, Taberani,
    Ravyani, Ebu Nuaym-i İsfahanî, Deylemi, Beyhaki, Sa'lebi, Hameveyni, Menavi, İbn-i Meğazili, İbn-i Cevzi, Muhammed-us Sabban, Maverdi, Genci-i Şafii, Sem'âni,
    Harezmi, Şa'rani, Darakutni, İbn-i Sebbağ-i Maliki, Şeblenci, Muhibbuddin Taberi, İbn-i Hacer-i Haysemi, Şeyh Mansur Ali Nasıf, Muhammed b. Talha, Celaleddin
    Suyuti, Şeyh Süleyman-i Hanefi, Kurtubi, Bağavi ve diğer alimler bu konuya eserlerinde yer vermişlerdir.

    Şeyh Abdülfettah Ebu Gudde de, Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne inip Deccal'i öldüreceğine dair rivayetlerin tevatür derecesini bulduğunu belirtir.14 Hadis alimi
    Kettani'nin de Nazmü'l-Mütenasır isimli eserinde15 "Hz. İsa (as)'ın inişinin kitap, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabit olduğunu, bu husustaki hadislerin,
    ayrıca Deccal ve Mehdi hakkındaki hadislerin de mütevatir olduğunu" savunduğu görülür. Tefsir alimi İbn-ü Atiyye el Gırnadi el Endülüsi'nin El Bahru'l
    Muhit adlı tefsirinde, "Hz. İsa (as)'ın diri olduğu, ahir zamanda ineceği hususunda ümmetin ortak görüşünün bulunduğu ve bu konudaki hadislerin mütevatir
    olduğu" ifade edilir.

    Konu hakkında eserleri bulunan yazarların nakillerinden de anlaşılmaktadır ki hadis kaynakları çok zengindir. Dahası, Hz. İsa (as)'ın gelişinin ahir zamanda
    gerçekleşecek olan kıyamet alametlerinden olduğunu bildiren hadisler de Buhari, Müslim gibi ana hadis kaynaklarında yer almaktadır. Bu hadislerden bazıları
    şöyledir:

    block quote
    "Sizler on alameti görmedikçe hiçbir zaman Kıyamet kopmaz... Biri de İsa (as)'ın inmesi..." (Müslim, Kitabü-l Fiten: 39)
    block quote end

    block quote
    "Vallahi Meryem oğlu (Hz. İsa (as) Aleyhisselam), …hac yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak için icabet edecektir." (Müslim, Hacc: 216,
    1252)
    block quote end

    block quote
    "Kıyamet on alamet görülmedikçe kopmaz: Duman, Deccal, Dabbetu'l arz, Güneş'in batıdan doğması, İsa'nın yeryüzüne inmesi..." (Rudani, Büyük Hadis Külliyatı,
    5. cilt, s. 362)
    block quote end

    block quote
    "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır..." [Buhari, Kitabü'l-Büyu': 102, Mezalim:
    31, Enbiya 49; Müslim, İman: 242 (155); Ebu Davud, Melahim: 14 (4324); Tirmizi, Fiten: 54 (2234)]
    block quote end

    block quote
    "İsa inecek; emirleri: 'Haydi gel, bize namaz kıldır!' diyecek. Buna karşılık: 'Kiminiz kiminizin emiridir. Bu, Allah'ın bu ümmete bir lütfu keremidir.'
    diyecek." (Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, 5. cilt, s. 380)
    block quote end

    block quote
    "Vallahi muhakkak ve muhakkak Meryem oğlu İsa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir hükümdar olarak inecek..." (Sahih-i Müslim bi Şerhin-Nevevi, cilt
    2, s.192; Kenzul Ummal, Kitabul-İman, Bab-ı Nüzul-i İsa İbn-i Meryem, 14/332)
    block quote end

    block quote
    "İmamınız kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman sizler nasıl olursunuz?" (Buhari, Enbiya 50, 3265, 3/1272; Müslim, İman: 71,155,1/136;
    Beyhaki, Esma ve Sıfat: 3265, 2/166)
    block quote end

    İslam Alimleri Hz. İsa (as)'ın gelişini, akide (inanılan ve itikad edilen esas) konusu olarak değerlendirmektedirler:

    Ehl-i sünnetin inanç konularını açıklayan hemen tüm eserlerde, Hz. İsa (as)'ın kıyametten önce yeryüzüne geleceği, Deccal ile mücadele edip onu öldüreceği,
    gerçek din ahlakını dünyaya hakim kılacağı yer almaktadır. İslam alimleri, Kur'an-ı Kerim'de yer alan delilleri ve hadislerde bildirilen haberleri bir
    arada değerlendirerek, Hz. İsa (as)'ın dönüşüne inanmayı önemli bir inanç esası olarak kabul etmişlerdir. Ve konuyu şu şekilde açıklamaktadırlar:

    1. Nisa Suresi'nin 157. ayetinde Allah, "... Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi..." diye bildirmiştir. Bu ayetle
    birlikte Kur'an'ın diğer pek çok ayetinde Hz. İsa (as)'ın Allah Katında diri olduğu bildirilmekte ve yeryüzüne ikinci kez geleceğine işaret edilmektedir.
    İslam alimleri bu konuda ittifakla, bunun aksini savunmanın hiçbir şekilde mümkün olmadığını söylemektedirler. Örneğin İbn Hazm bu ayeti tefsir ederken;
    "Hz. İsa (as)'ın öldürüldüğünü söyleyen bir kimsenin mürted (İslam dininden dönen) veya kafir olacağını." vurgulamıştır.16

    2. Hz. İsa (as)'ın gelişi ile ilgili hadislerin, tevatür derecesinde ve bu konuda hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açık olmaları Müslümanlar için
    çok önemli bir delildir. Üstelik bu konudaki hadislere karşı öne sürülebilecek -yani Hz. İsa (as)'ın yeniden gelmeyeceğini bildiren- tek bir farklı hadis
    dahi yoktur.

    3. Cabir İbn-i Abdullah'dan rivayet edilen "Mehdi'nin çıkışını inkar eden, muhakkak Muhammed (asm)'e indirilene küfretmiştir. Meryem'in oğlu İsa'nın inişini
    inkar eden de muhakkak kafir olmuştur. Deccal'in çıkacağını kabul etmeyen de muhakkak kafirdir." hadisi de İslam alimleri tarafından kullanılan bir diğer
    delildir. Bu hadis, Şeyh Hace Muhammed Parisa'nın "Faslu'l Hitap", Şeyh Ebu Bekir el Kelabazi'nin "Meani'l Ahbar", İmam Süheyli'nin "er-Ravuzu'l Ünüf",
    İmam Suyuti'nin "el-Arful Verdi fi Ahbaril Mehdi" gibi ünlü İslami kaynaklarda yer almaktadır. Ayrıca Şeyh Ebu Bekir, bu hadisin senetini de açıklamıştır:
    "Bize Muhammed İbni Hasen, ona Ebu Abdillah el-Huseyn İbni Muhammed, ona İsmail İbni Üveys, ona Malik İbni Ebes, ona Muhammed İbni Münkedir, ona da Cabir
    İbni Abdillah Hazretleri böylece bildirmişlerdir."

    4. Hz. İsa (as)'ın gelişiyle ilgili hadisleri nakleden ravilerin çokluğu ve güvenilirlikleri de İslam alimlerinin dikkat çektikleri bir diğer husustur.
    Bu ravilerden bazıları şunlardır: Ebu'l Eşas es-Sanani, Ebu Rafi, Ebul Aliye, Ebu Ümametle Bahili, Ebud Derda, Ebu Hureyre, Ebu Malik el-Hudri, Cabir İbn
    Abdillah, Huzeyfe İbni Edis, Sefine, Katade, Osman İbnül As, Nafi İbni Keysani, Velid İbni Müslim, Ammar İbni Yasir, Abdullah İbni Abbas...

    Tüm bu bilgiler sonucunda İslam alimleri Hz. İsa (as)'ın inişine ve gerçek din ahlakını dünyaya hakim kılacağına imanı, önemli inanç esaslarından biri
    olarak değerlendirmişlerdir.


  12. 15.Ağustos.2014, 18:06
    18
    sessizlik2500 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    "... ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur..."

    Nisa Suresi'nin 156-158. ayetlerinin arkasından Allah, 159. ayette şöyle buyurmaktadır:

    block quote
    "Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır." (Nisa, 4/159)
    block quote end

    Yukarıdaki ayette yer alan "ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur" ifadesi oldukça dikkat çekicidir. Bu cümlenin Arapça karşılığı şu şekildedir: "...
    ve in min ehlil kitâbi illa leyü’minenne bihi kable mevtihi"

    Burada bazı tefsirciler "o" zamirinin Hz. İsa (as) yerine Kur'an'a baktığını düşünmüşler ve ayete Kitap Ehlinin ölmeden Kur'an'a iman edeceği şeklinde
    bir yorumda bulunmuşlardır. Oysa bu ayet öncesindeki iki ayette de "o" zamiri tartışmasız bir biçimde Hz. İsa (as) için kullanılmıştır:

    Nisa Suresi, 157. ayet:

    block quote
    Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük." demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu
    asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan
    başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler."
    block quote end

    Nisa Suresi, 158. ayet:

    block quote
    "Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."
    block quote end

    Bu ayetlerin hemen arkasından gelen ayette kullanılan "o" zamirinin Hz. İsa (as)'dan başka bir varlığı kastettiğinin hiçbir delili yoktur.

    Nisa Suresi, 159. ayet:

    block quote
    "Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır."
    block quote end

    Diğer taraftan ayetin ikinci cümlesinde yer alan "Kıyamet günü, o da onların aleyhine şahit olacaktır" ifadesi de oldukça önemlidir. Kur'an'da kıyamet günü
    insanın dilinin, ellerinin ve ayaklarının (Nur Suresi, 24; Yasin Suresi, 65), işitme, görme duyularının ve derilerinin (Fussilet Suresi, 20-23) kendi aleyhlerine
    şahitlik edecekleri bildirilmektedir. Kur'an'ın şahitliği ile ilgili ise hiçbir ayet yoktur. İlk cümlenin -cümle yapısı olarak veya ayetlerin ardarda gelişi
    açısından herhangi bir delil bulunmamasına rağmen- "Kur'an"ı ifade ettiği kabul edilirse, ikinci cümlede yer alan "o" zamirinin de Kur'an'a işaret ettiği
    iddia edilmiş olur. Oysa Allah Kur'an'da bizlere bu konuyla ilgili herhangi bir bilgi vermemiştir. (En doğrusunu Allah bilir)

    Kur'an ayetlerine baktığımızda aynı zamirin, Kur'an'a işaret ettiği durumlarda, (Tarık Suresi, 13; Tekvir Suresi, 19; Neml Suresi, 77 ve Şuara Suresi,
    192-196'da olduğu gibi) ayetin öncesinde ya da sonrasında mutlaka Kur'an'dan bahsedildiğini görürüz. Ayetin öncesinde, sonrasında veya ayetin içinde Kur'an'dan
    bahsedilmiyorsa, bu ayetin Kur'an'ı tarif ettiğini söylemek yanlış olabilir. Ayet çok açık bir biçimde Hz. İsa (as)'ya inanılmasından ve onun inananlara
    şahit olmasından bahsetmektedir.

    Ayetin manası hakkında belirteceğimiz ikinci nokta ise "ölümünden önce" ifadesinin yorumu ile ilgilidir. Bazıları bu ifadenin "Kitap Ehlinin kendi ölümlerinden
    önce" inanması anlamında olduğunu düşünmektedirler. Bu yoruma göre Kitap Ehlinden olan her kişi kendisine ölüm gelmeden Hz. İsa (as)'ya mutlaka iman edecektir.
    Oysa Hz. İsa (as) döneminde "Kitap Ehli" tanımlamasına dahil olan Yahudiler ona iman etmemekle kalmamış, onu öldürmek için tuzak kurmuşlardır. Daha sonra
    da onu öldü sanıp inkarlarını sürdürmüşlerdir. Aynı durum bugünkü Yahudiler için de geçerlidir, çünkü onlar Hz. İsa (as)'yı peygamber olarak kabul etmemektedirler.
    Bugüne kadar Hz. İsa (as)'ya iman etmemiş milyonlarca Ehli Kitap Yahudi yaşamış ve Hz. İsa (as)'ya iman etmeden ölmüştür. Dolayısıyla ayette söz konusu
    olan Kitap Ehlinin değil, Hz. İsa (as)'ın ölümüdür. Sonuç olarak, ayetlerin bizlere gösterdiği gerçek ise şudur: "Hz. İsa (as) ölmeden önce tüm Ehli Kitap
    ona iman edecektir."

    Ayet gerçek manasıyla ele alındığında ise çok açık gerçeklerle karşılaşırız. Birincisi, ayette gelecekten bahsedildiği açıktır, çünkü Hz. İsa (as)'ın ölümü
    söz konusudur. Oysa o ölmemiş Allah katına yükselmiştir. Hz. İsa (as) dünyaya yeniden gelecek ve her insan gibi yaşayıp ölecektir. İkincisi, Hz. İsa (as)'ya
    tüm Ehli Kitabın iman etmesi söz konusudur. Bu da kesin olarak gerçekleşeceği bildirilen bir olaydır. Dolayısıyla buradaki "ölümünden önce" ifadesinin
    işaret ettiği kişi Hz. İsa (as)'dır. Kitap Ehli onu görüp bilecek, ona Müslüman olarak itaat edecek ve Hz. İsa (as) da onların durumlarıyla ilgili ahirette
    şahitlik edecektir. (En doğrusunu Allah bilir.)

    III. Delil

    "Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir..."

    Hz. İsa (as)'ın yeniden yeryüzüne döneceği ile ilgili bir başka ayet de Zuhruf Suresi'nin 61. ayetidir. Bu surenin 57. ayetinden itibaren Hz. İsa (as)'dan
    bahsedilir:

    block quote
    "Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar. Dediler ki: 'Bizim ilahlarımız mı daha
    hayırlı, yoksa o mu?' Onu yalnızca bir tartışma konusu olsun diye (örnek) verdiler. Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir. O, yalnızca bir kuldur;
    kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık. Eğer Biz dilemiş olsaydık, elbette sizden melekler kılardık; yeryüzünde (size) halef (yerinize
    geçenler) olurlardı." (Zuhruf, 43/57-60)
    block quote end

    Bu ayetlerin hemen arkasından gelen 61. ayette Hz. İsa (as)'ın kıyamet saati için bir ilim olduğu belirtilmektedir:

    block quote
    "Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur." (Zuhruf, 43/61)
    block quote end

    Bu ayetin Hz. İsa (as)'ın ahir zamanda yeryüzüne dönüşüne açık bir işaret taşıdığını söyleyebiliriz. Çünkü Hz. İsa (as), Kur'an'ın indirilişinden yaklaşık
    altı asır önce yaşamıştır. Dolayısıyla bu ilk hayatını "kıyamet saati için bir bilgi" yani bir kıyamet alameti olarak anlayamayız. Ayetin işaret ettiği
    anlam, Hz. İsa (as)'ın, ahir zamanda, yani kıyametten önceki son zaman diliminde yeniden yeryüzüne döneceği ve bunun da bir kıyamet alameti olacağıdır.
    (En doğrusunu Allah bilir.)

    Bu ayette geçen "O, kıyamet saati için bir ilimdir" ifadesinin Arapça karşılığı şu şekildedir: "İnnehu le ilmun lissâati." Bu ifadede yer alan "hu" zamirinin
    "Kur'an"a işaret ettiğini söyleyenler vardır. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi Kur'an için "hu" yani "o" zamiri kullanıldığında mutlaka ayetin öncesinde
    veya sonrasında veya ayetin içinde Kur'an'ı anlatan başka ifadeler de bulunmaktadır. Başka bir konu içinde "hu" zamiri ile Kur'an'dan bahsedilmez. Ayrıca
    bu ayetin öncesindeki ayete bakıldığında, orada da açıkça Hz. İsa (as) kastedilerek o zamiri kullanıldığı görülecektir:

    block quote
    "O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğullarına bir örnek kıldık." (Zuhruf, 43/59)
    block quote end

    Bu zamirin Kur'an'a işaret ettiğini söyleyenler ise ayetin devamında geçen "Ondan kuşkulanmayın, bana uyun" ifadesini delil olarak gösterirler. Ancak bu
    ifadenin öncesindeki ayetler tamamen Hz. İsa (as)'dan bahsetmektedir. Bu nedenle "hu" zamirinin bir önceki ayetlerle ilgili olması ve Hz. İsa (as)'yı anlatması
    daha uygundur. Nitekim büyük İslam alimleri de bu zamiri gerek ayetlere gerekse sahih hadislere dayanarak Hz. İsa (as) olarak açıklamaktadırlar. Elmalılı
    Hamdi Yazır'ın tefsirinde bu konu şu şekilde açıklanmaktadır:

    block quote
    "Muhakkak ki o saat için bir ilimdir de -saatin geleceğini ölülerin dirilip, kıyam edeceğini bildiren bir delil ve alamettir. Çünkü İsa gerek zuhuru ve
    gerek emvati ihya (ölüleri diriltme) mucizesi ve gerek emvatın kıyamını (ölülerin kalkışını) haber vermesi itibarıyla kıyametin vaki olacağına bir delil
    olduğu gibi hadiste varid olduğuna göre eşratı saattendir (kıyamet alametidir)."2
    block quote end

    IV. Delil

    "... Ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek..."

    Hz. İsa (as)'ın ikinci gelişine işaret eden başka ayetler de şöyledir:

    block quote
    "Hani Melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. O, dünyada ve ahirette
    'seçkin, onurlu, saygındır' ve (Allah'a) yakın kılınanlardandır. Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir. "Rabbim,
    bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol"
    der, o da hemen oluverir. Ona Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek." (Al-i İmran, 3/45-48)
    block quote end

    Ayette, Allah'ın Hz. İsa (as)'ya, Tevrat'ı, İncil'i ve bir de "Kitab'ı" öğreteceği haber verilmektedir. Bu kitabın hangi kitap olduğu kuşkusuz önemlidir.
    Aynı ifade Maide Suresi'nin 110. ayetinde de yer almaktadır:

    block quote
    "Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de
    insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim..." (Maide, 5/110)
    block quote end

    Her iki ayette de geçen "Kitap" ifadesini incelediğimizde, bunun Kur'an'a işaret ettiğini görürüz. Ayetlerde Tevrat ve İncil dışında gönderilen son hak
    kitabın Kur'an olduğu bildirilmektedir. (Hz. Davud'a verilen Zebur da Eski Ahit'in içindedir) Bunun yanında, Kur'an'ın başka ayetlerinde, "Kitap" kelimesi,
    İncil ve Tevrat'ın yanında Kur'an'ı ifade etmek için kullanılmıştır:

    block quote
    "Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, kaimdir. O, sana Kitab'ı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat ve İncil'i de indirmişti."
    (Al-i İmran, 3/2-3)
    block quote end

    Kitap kelimesinin Kur'an'a işaret ettiği başka ayetler de şu şekildedir:

    block quote
    "Allah Katından yanlarında olan (Tevrat)ı doğrulayan bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce inkar edenlere karşı fetih istiyorlardı- işte bilip-tanıdıkları
    gelince, onu inkar ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin üzerinedir." (Bakara, 2/89)
    block quote end

    block quote
    "Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik."
    (Bakara, 2/151)
    block quote end

    Bu durumda, Hz. İsa (as)'ya öğretilecek olan üçüncü "Kitab"ın Kur'an olduğunu ve bunun da ancak Hz. İsa (as)'ın ahir zamanda dünyaya dönüşünde mümkün olabileceğini
    düşünebiliriz. Çünkü Hz. İsa (as) Kur'an'ın indirilmesinden yaklaşık ALTI YÜZ sene önce yaşamıştı. Biraz sonra detaylı olarak göreceğimiz gibi, Peygamber
    Efendimiz (asm)'in hadislerinde Hz. İsa (as)'ın dünyaya ikinci kez gelişinde İncil ile değil Kur'an'la hükmedeceği bildirilmektedir. Bu da ayetteki manaya
    tam olarak uygun düşmektedir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.)

    V. Delil

    "Şüphesiz, Allah Katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir..."

    block quote
    "Şüphesiz, Allah Katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir..." (Al-i İmran, 3/59)
    block quote end

    ayeti de Hz. İsa (as)'ın dönüşüne işaret ediyor olabilir. Tefsir alimleri genellikle bu ayetin her iki peygamberin de babasız olma özelliğine, Hz. Adem
    (asm)'in Allah'ın "Ol" emriyle topraktan yaratılması ile Hz. İsa (as)'ın yine "Ol" emriyle babasız doğmasına işaret ettiğine dikkat çekmişlerdir. Ancak
    ayetin ikinci bir işareti daha olabilir. Hz. Adem (as) cennetten nasıl yeryüzüne indirildiyse, Hz. İsa (as) da ahir zamanda Allah'ın katından yeryüzüne
    indirilecek olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

    VI. Delil

    "...doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün..."

    Kur'an'da Hz. İsa (as)'ın ölümünü ifade eden bir diğer ayet ise Meryem Suresi'nde şöyle haber verilmektedir:

    block quote
    "Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." (Meryem, 19/33)
    block quote end

    Bu ayet Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetiyle birlikte incelendiğinde çok önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Al-i İmran Suresi'ndeki ayette Hz. İsa (as)'ın
    Allah Katına yükseltildiği ifade edilmektedir. Bu ayette ölme ya da öldürülme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Ancak Meryem Suresi'nin 33. ayetinde
    Hz. İsa (as)'ın öleceği günden bahsedilmektedir. Bu ikinci ölüm ise ancak Hz. İsa (as)'ın ikinci kez dünyaya gelişi ve bir süre yaşadıktan sonra vefat
    etmesiyle mümkün olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)

    VII. Delil

    "... beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun..."

    Hz. İsa (as)'ın tekrar dünyaya geleceği ile ilgili bir başka delil ise Maide Suresi'nin 110. ayetinde ve Al-i İmran Suresi'nin 46. ayetinde geçen "kehlen"
    kelimesidir. Ayetlerde şu şekilde buyurulmaktadır:

    block quote
    "Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen)
    iken de insanlarla konuşuyordun…" (Maide, 5/110)

    "Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir." (Al-i İmran, 3/46)
    block quote end

    Bu kelime Kur'an'da sadece yukarıdaki iki ayette ve sadece Hz. İsa (as) için kullanılmaktadır. Hz. İsa (as)'ın yetişkin halini ifade etmek için kullanılan
    "kehlen" kelimesinin anlamı "otuz ile elli yaşları arasında, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan, yaşı kemale ermiş kimse" şeklindedir. Bu
    kelime İslam alimleri arasında ittifakla "otuz beş yaş sonrası döneme işaret ediyor" şeklinde çevrilmektedir.

    Hz. İsa (as)'ın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında Allah Katına yükseldiğini, yeryüzüne indikten sonra kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbni Abbas'tan
    rivayet edilen hadise dayanan İslam alimleri, Hz. İsa (as)'ın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz.
    İsa (as)'ın nüzulüne dair bir delil olduğunu söylemektedirler.3 (En doğrusunu Allah bilir)

    İslam alimlerinin bu yorumunun isabetli olduğu, söz konusu ayetler dikkatle incelendiğinde kolaylıkla anlaşılmaktadır. Kur'an ayetlerine bakıldığında bu
    ifadenin, yalnızca Hz. İsa (as) için kullanıldığını görürüz. Tüm peygamberler insanlarla konuşup, onları dine davet etmişlerdir. Hepsi de yetişkin yaşlarında
    tebliğ görevini yerine getirmişlerdir. Ancak Kur'an'da hiçbir peygamber için bu şekilde bir ifade kullanılmamaktadır. Bu ifade sadece Hz. İsa (as) için
    ve mucizevi bir durumu ifade etmek amacıyla kullanılmıştır. Çünkü ayetlerde birbiri ardından gelen "beşikte" ve "yetişkin iken" kelimeleri iki büyük mucizevi
    zamana dikkat çekmektedirler.

    Nitekim İmam Taberi, Tefsir’inde bu ayetlerde geçen ifadeleri şu şekilde açıklamaktadır:

    block quote
    "Bu ifadeler (Maide Suresi, 110), Hz. İsa (as)'ın ömrünü tamamlayıp yaşlılık döneminde insanlarla konuşabilmesi için gökten ineceğine işaret etmektedir.
    Çünkü o, genç yaştayken göğe kaldırılmıştı… Bu ayette (Al-i İmran Suresi, 46), Hz. İsa (as)'ın hayatta olduğuna delil vardır ve ehl-i sünnet de bu görüştedir.
    Çünkü ayette, onun yaşlandığı zamanda da insanlarla konuşacağı ifade edilmektedir. Yaşlanması da ancak, semadan yeryüzüne ineceği zamanda olacaktır."4
    block quote end

    "Kehlen" kelimesinin açıklamaları da, Kur'an'da yer alan diğer bilgiler gibi, Hz. İsa (as)'ın tekrar yeryüzüne gelişine işaret etmektedir. (En doğrusunu
    Allah bilir)

    Tüm bu anlatılanlar Hz. İsa (as)'ın ahir zaman adı verilen dönemde yeryüzüne tekrar geleceğini ve insanları hak din olan İslam'a yönelteceğini ortaya koymaktadır.
    Kuşkusuz bu, Allah'ın iman edenlere büyük bir müjdesi, rahmeti ve nimetidir. İman edenlerin sorumluluğu ise, Hz. İsa (as)'yı en güzel şekilde savunup desteklemek
    ve onun insanları çağırdığı Kur'an ahlakını en doğru şekilde yaşamaktır.

    Hadislerden Deliller

    Hadis-i şeriflerde, Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne dönüşü, dönmeden önce ve döndükten sonra gerçekleşecek çeşitli hadiseler hakkında Peygamber Efendimiz (asm)
    çok önemli bilgiler vermiştir. Peygamberimiz (asm)'in gelecek hakkında verdiği bilgiler "gayb" haberlerindendir. Allah ayetlerde dilediği elçilerine gayb
    bilgilerini vereceğini bildirmiştir:

    block quote
    "O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu
    (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer." (Cin, 72/26-27)
    block quote end

    Rabbimiz Fetih Suresi'nde de Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm)'e rüyalar aracılığı ile bilgi verdiğini haber vermiştir:

    block quote
    "Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş,
    (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı."
    (Fetih, 48/27)
    block quote end

    Ayette görüldüğü gibi, Rabbimiz, Peygamberimiz (asm)'e çeşitli gayb haberleri vermiştir. Bu haberler, Peygamberimiz (asm)'e ve onunla birlikte olan salih
    müminlere Allah'ın büyük bir desteğidir, yardımıdır.

    Peygamberimiz (asm), Allah'ın bildirmesiyle, kıyamet alametleri ile ilgili de birçok haber vermiştir. Hz. İsa (as)'ın ahir zamanda yeryüzüne ikinci kez
    gelişi Peygamber Efendimiz (asm)'in gelecekle ilgili verdiği haberler arasında önemli bir yere sahiptir. Ahir zamanla ilgili rivayetler sahih hadis kaynağı
    olan Kütüb-ü Sitte'nin tamamına ve ardından İmam Malik'in Muvattası, İbn Huzeyme ile İbn Hibban'ın Sahih'leri, İbn Hanbel ve Tayalisi'nin Müsnedleri gibi
    en muteber hadis kaynaklarına girmiştir. Bu kaynaklardan öğrendiğimize göre Peygamberimiz (asm), Hz. İsa (as) ile ilgili çok özel açıklamalarda bulunmuştur.
    Hz. İsa (as)'ın ikinci gelişi konusu, "tevatür" (kuvvetli haber) derecesinde bilinen bir konu olarak hadis ilmi içinde yerini almıştır.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm) hadislerinde, ahir zamanda din ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olacağını, yeryüzüne barış, adalet ve refahın hakim
    olacağını bildirmektedir. Peygamberimiz (asm) bu hakimiyeti Hristiyan dünyası ile İslam dünyasını birleştirecek olan Hz. İsa (as)'ın gerçekleştireceğini
    bizlere müjdelemektedir. Günümüzde yeryüzünde mevcut bulunan din karşıtı felsefelerin uygulamaları sonucu toplumların içine sürüklendiği durum ortadadır.
    Ahlaksızlık, uyuşturucu, terör, kıtlık ve diğer birçok sorun Hristiyan ve İslam dünyasının bunlarla fikri olarak mücadele için birleşmesini gerektirmektedir.
    Dünyanın şu anki sosyal yapısı Hristiyan ve İslam ittifakını adeta zorunlu hale getirmiştir. Hristiyanlığın dünya üzerindeki gelişmiş ülkelerde, liderler
    seviyesindeki etkisi de göz önünde bulundurulursa önümüzdeki yıllarda oluşabilecek bir İslam-Hristiyan ittifakının ne derece etkili olabileceği açıkça
    görülmektedir.

    Hz. İsa (as) Hakkındaki Hadisler Tevatür Derecesindedir

    Hz. İsa (as)'ın gelişi konusunda nakledilen hadisler tevatür derecesindedir. Birçok araştırmacı da alimlerimizin görüşlerinin bu yönde olduğunu aktarmaktadır.
    Tevatürün tanımı Büyük Lügat'ta şöyle yapılmaktadır:

    Tevatür: Kuvvetli haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber.5

    İslam alimi Seyyid Şerif Cürcani, tevatür hadis kavramını şöyle açıklamaktadır:

    block quote
    "Haber-i mütevatir, ravileri çoklukta o dereceye ulaşan bir haberdir ki, adete göre, o kadar çok rivayetçinin yalan üzerine birleşmeleri imkansız olur.
    Bu durumda rivayet edilen haber hakkında lafız ve mana tutuyorsa buna, "mütevatir-i lafzi" denir. Eğer hepsinin arasında müşterek manada ittifak olmakla
    beraber lafızlar (sözler) arasında ihtilaf bulunuyorsa buna, "mütevatir-i manevi" denir."6
    block quote end

    Hz. İsa (as)'ın gelişinin tevatür derecesinde hadislerle bildirildiğine dair özel olarak bir eser kaleme alan büyük hadis alimi Şeyh Muhammed Enver el Keşmiri
    "Et Tasrih bi-ma tevatera fi nuzuli'l Mesih" isimli çalışmasında yetmiş beş tane hadise ve yirmi beş tane sahabeye ve sahabeleri görenlere ait esere yer
    vermiştir.

    Hz. İsa (as)'ın tekrar geleceğini nakleden alimlerin başında İmam-ı Azam Ebu Hanife gelmektedir. Ebu Hanife, Fıkh-ı Ekber adlı eserinin son bölümünde şunları
    bildirmektedir:

    block quote

    "Deccal'in, Ye'cüc ve Me'cücün çıkması, Güneş'in batıdan doğması, İsa (as)'ın gökten inmesi ve diğer kıyamet alametleri, sahih haberlerde varid olduğu vech
    ile, haktır, olacaktır."7
    block quote end

    Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne tekrar gelişi konusu kıyametin on büyük alametinden biridir ve birçok İslam alimi eserlerinde bu konuyu detaylı olarak ele almışlardır.
    Bu konudaki izahlar topluca değerlendirildiğinde Hz. İsa (as)'ın ikinci gelişi hakkında İslam alimleri arasında bir söz birliği olduğu açıkça görülür.
    Örneğin Es Seffarini, Levami adlı eserinde, İslam alimlerinin bu konuda ittifak halinde olduklarını şöyle ifade eder:

    block quote
    "Bütün ümmet, Meryem oğlu İsa'nın ineceği hususunda ittifak etmiştir. Şeriat ehlinden hiç kimse bu hususta muhalif olmamıştır."8
    block quote end

    Büyük İslam alimi Seyyid Alusi de, Ruhu'l Meani tefsirinde, -diğer İslam alimlerinin görüşlerinden örnekler vererek- Hz. İsa (as)'ın inişi konusunda cemaatin
    söz birliği yaptığını, bu konuda haberlerin manevi tevatür derecesine ulaşacak kadar meşhur olduğunu, Hz. İsa (as)'ın gelişine imanın vacip olduğunu açıklamıştır.9

    İmam Kevseri de Hz. İsa (as)'ın inişi ile ilgili görüşlerini şu şekilde bildirmiştir:

    block quote
    "Hz. İsa (as)'ın inişiyle ilgili hadis-i şerfilerdeki tevatür, "tevatür-i manevidir." Sahih (sağlam) ve hasen (güzel) hadis-i şerifin her biri, farklı manalara
    delalet etmekle birlikte hepsi de Hz. İsa (as)'ın ineceği hususunda söz birliği içindedirler ki, bu, hadis ilminin kokusunu koklayan bir kimse için inkarı
    mümkün olmayan bir gerçektir… Mehdi ile Deccal'in çıkacağı ve Hz. İsa (as)'ın ineceği hususundaki hadis-i şeriflerin tevatür derecelerine ulaşmış olmaları,
    hadis ilmi ehlince asla şüphe edilecek bir husus değildir. İlm-i kelam ehlinden (inanç ilmiyle uğraşanlardan) bazısının kıyamet alametleriyle ilgili hadislere
    inanmanın vacip olduğunu kabul etmeleriyle beraber, bu hadislerden bir kısmının mütevatir olup olmadığı hususundaki şüpheleri ise, hadis ilmiyle ilgili
    bilgilerinin azlığından kaynaklanmaktadır."10
    block quote end

    Alim İbn-i Kesir ise, konuyla ilgili ayetlerin tefsirini yaptıktan ve ilgili hadisleri açıkladıktan sonra düşüncesini şöyle ifade etmektedir:

    block quote
    "İşte bunlar Resulullah (asm)'den mütevatir olarak rivayet edilmiştir ve bu hadis-i şeriflerde, Hz. İsa (as)'ın nasıl ve nereye ineceği hususu açıklanmıştır…
    Hz. İsa (as)'ın cesed-i şerifiyle dünyaya ineceği hakkında zikredilen sahih ve mütevatir hadis-i şerifler, tevile (başka şekilde yorumlanmaya) elverişli
    değildir. Dolayısıyla, zerre kadar imanı ve insafı olan herkesin, Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne ineceğine inanması gerekmektedir ki, bunu ancak şeriata zıt,
    Allah'ın Kitabına, Resulü'nün sünnetine ve Ehl-i sünnetin ittifakına muhalif olan kimseler inkar edebilir."11
    block quote end

    Hadislerin tevatür olduğu konusunda yapılan bir diğer açıklama da şöyledir: Şevkani de İsa (as)'ın ineceğine dair hadislerin sayısının yirmi dokuza ulaştığını
    söyleyerek, bunları bir bir nakletmiş ve sonunda:

    block quote
    "Bizim naklettiğimiz hadisler görüldüğü gibi tevatür sınırına ulaştı. Bu beyanımızla şu sonuca varılıyor ki, beklenen Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal
    hakkında hadisler ve İsa (as)'ın inmesine dair hadisler mütevatirdir." demiştir.12
    block quote end

    Tirmizi, Ebu Davud, Bezzaz, İbni Mace, Hakim, Tabarani ve Ebu Ya'la Musuli bu konu hakkında çeşitli sahabelerden rivayetler nakletmişler; Ali, İbni Abbas,
    İbni Ömer, Talha, İbni Mes'ut Ebu Hureyre, Enes, Ebu Sa'id Hudri, Ümmi Habibe, Ümmi Seleme, Sevban, Kurre bin İyas, Ali Hilali ve Abdullah bin Haris bin
    Cüz'e birtakım senetlerle isnad etmişlerdir.13 Bunların yanı sıra İbn-i Hacer-i Haysemi "es-Sevaik-ul Muhrika" kitabında, Şeblenci "Nur-ul Ebsar" kitabında,
    İbn-i Sabbağ "el-Fusul-ul Muhimme", Muhammed es-Sabban "İs'af-ür Rağibin", Genci-i Şafiî "el-Beyan" kitabında, Şeyh Mansur "Ali Ğayet-ul Me'mul" kitabında,
    Suveydi "Sebaik-uz Zeheb" adlı kitapta Hz. İsa (as)'ın gelişiyle ilgili hadislerin mütevatir olduğunu yazmışlardır.

    Bu hadisleri Ehl-i sünnet muhaddis ve alimleri kendi kitaplarında yazmışlardır. Örneğin: Ebu Davud, Ahmed, Tirmizi, İbn-i Mace, Hakim, Nesai, Taberani,
    Ravyani, Ebu Nuaym-i İsfahanî, Deylemi, Beyhaki, Sa'lebi, Hameveyni, Menavi, İbn-i Meğazili, İbn-i Cevzi, Muhammed-us Sabban, Maverdi, Genci-i Şafii, Sem'âni,
    Harezmi, Şa'rani, Darakutni, İbn-i Sebbağ-i Maliki, Şeblenci, Muhibbuddin Taberi, İbn-i Hacer-i Haysemi, Şeyh Mansur Ali Nasıf, Muhammed b. Talha, Celaleddin
    Suyuti, Şeyh Süleyman-i Hanefi, Kurtubi, Bağavi ve diğer alimler bu konuya eserlerinde yer vermişlerdir.

    Şeyh Abdülfettah Ebu Gudde de, Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne inip Deccal'i öldüreceğine dair rivayetlerin tevatür derecesini bulduğunu belirtir.14 Hadis alimi
    Kettani'nin de Nazmü'l-Mütenasır isimli eserinde15 "Hz. İsa (as)'ın inişinin kitap, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabit olduğunu, bu husustaki hadislerin,
    ayrıca Deccal ve Mehdi hakkındaki hadislerin de mütevatir olduğunu" savunduğu görülür. Tefsir alimi İbn-ü Atiyye el Gırnadi el Endülüsi'nin El Bahru'l
    Muhit adlı tefsirinde, "Hz. İsa (as)'ın diri olduğu, ahir zamanda ineceği hususunda ümmetin ortak görüşünün bulunduğu ve bu konudaki hadislerin mütevatir
    olduğu" ifade edilir.

    Konu hakkında eserleri bulunan yazarların nakillerinden de anlaşılmaktadır ki hadis kaynakları çok zengindir. Dahası, Hz. İsa (as)'ın gelişinin ahir zamanda
    gerçekleşecek olan kıyamet alametlerinden olduğunu bildiren hadisler de Buhari, Müslim gibi ana hadis kaynaklarında yer almaktadır. Bu hadislerden bazıları
    şöyledir:

    block quote
    "Sizler on alameti görmedikçe hiçbir zaman Kıyamet kopmaz... Biri de İsa (as)'ın inmesi..." (Müslim, Kitabü-l Fiten: 39)
    block quote end

    block quote
    "Vallahi Meryem oğlu (Hz. İsa (as) Aleyhisselam), …hac yapmak veya umre yapmak yahut da her ikisini de yapmak için icabet edecektir." (Müslim, Hacc: 216,
    1252)
    block quote end

    block quote
    "Kıyamet on alamet görülmedikçe kopmaz: Duman, Deccal, Dabbetu'l arz, Güneş'in batıdan doğması, İsa'nın yeryüzüne inmesi..." (Rudani, Büyük Hadis Külliyatı,
    5. cilt, s. 362)
    block quote end

    block quote
    "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır..." [Buhari, Kitabü'l-Büyu': 102, Mezalim:
    31, Enbiya 49; Müslim, İman: 242 (155); Ebu Davud, Melahim: 14 (4324); Tirmizi, Fiten: 54 (2234)]
    block quote end

    block quote
    "İsa inecek; emirleri: 'Haydi gel, bize namaz kıldır!' diyecek. Buna karşılık: 'Kiminiz kiminizin emiridir. Bu, Allah'ın bu ümmete bir lütfu keremidir.'
    diyecek." (Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, 5. cilt, s. 380)
    block quote end

    block quote
    "Vallahi muhakkak ve muhakkak Meryem oğlu İsa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir hükümdar olarak inecek..." (Sahih-i Müslim bi Şerhin-Nevevi, cilt
    2, s.192; Kenzul Ummal, Kitabul-İman, Bab-ı Nüzul-i İsa İbn-i Meryem, 14/332)
    block quote end

    block quote
    "İmamınız kendinizden olduğu halde, Meryem oğlu sizin içinize indiği zaman sizler nasıl olursunuz?" (Buhari, Enbiya 50, 3265, 3/1272; Müslim, İman: 71,155,1/136;
    Beyhaki, Esma ve Sıfat: 3265, 2/166)
    block quote end

    İslam Alimleri Hz. İsa (as)'ın gelişini, akide (inanılan ve itikad edilen esas) konusu olarak değerlendirmektedirler:

    Ehl-i sünnetin inanç konularını açıklayan hemen tüm eserlerde, Hz. İsa (as)'ın kıyametten önce yeryüzüne geleceği, Deccal ile mücadele edip onu öldüreceği,
    gerçek din ahlakını dünyaya hakim kılacağı yer almaktadır. İslam alimleri, Kur'an-ı Kerim'de yer alan delilleri ve hadislerde bildirilen haberleri bir
    arada değerlendirerek, Hz. İsa (as)'ın dönüşüne inanmayı önemli bir inanç esası olarak kabul etmişlerdir. Ve konuyu şu şekilde açıklamaktadırlar:

    1. Nisa Suresi'nin 157. ayetinde Allah, "... Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi..." diye bildirmiştir. Bu ayetle
    birlikte Kur'an'ın diğer pek çok ayetinde Hz. İsa (as)'ın Allah Katında diri olduğu bildirilmekte ve yeryüzüne ikinci kez geleceğine işaret edilmektedir.
    İslam alimleri bu konuda ittifakla, bunun aksini savunmanın hiçbir şekilde mümkün olmadığını söylemektedirler. Örneğin İbn Hazm bu ayeti tefsir ederken;
    "Hz. İsa (as)'ın öldürüldüğünü söyleyen bir kimsenin mürted (İslam dininden dönen) veya kafir olacağını." vurgulamıştır.16

    2. Hz. İsa (as)'ın gelişi ile ilgili hadislerin, tevatür derecesinde ve bu konuda hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açık olmaları Müslümanlar için
    çok önemli bir delildir. Üstelik bu konudaki hadislere karşı öne sürülebilecek -yani Hz. İsa (as)'ın yeniden gelmeyeceğini bildiren- tek bir farklı hadis
    dahi yoktur.

    3. Cabir İbn-i Abdullah'dan rivayet edilen "Mehdi'nin çıkışını inkar eden, muhakkak Muhammed (asm)'e indirilene küfretmiştir. Meryem'in oğlu İsa'nın inişini
    inkar eden de muhakkak kafir olmuştur. Deccal'in çıkacağını kabul etmeyen de muhakkak kafirdir." hadisi de İslam alimleri tarafından kullanılan bir diğer
    delildir. Bu hadis, Şeyh Hace Muhammed Parisa'nın "Faslu'l Hitap", Şeyh Ebu Bekir el Kelabazi'nin "Meani'l Ahbar", İmam Süheyli'nin "er-Ravuzu'l Ünüf",
    İmam Suyuti'nin "el-Arful Verdi fi Ahbaril Mehdi" gibi ünlü İslami kaynaklarda yer almaktadır. Ayrıca Şeyh Ebu Bekir, bu hadisin senetini de açıklamıştır:
    "Bize Muhammed İbni Hasen, ona Ebu Abdillah el-Huseyn İbni Muhammed, ona İsmail İbni Üveys, ona Malik İbni Ebes, ona Muhammed İbni Münkedir, ona da Cabir
    İbni Abdillah Hazretleri böylece bildirmişlerdir."

    4. Hz. İsa (as)'ın gelişiyle ilgili hadisleri nakleden ravilerin çokluğu ve güvenilirlikleri de İslam alimlerinin dikkat çektikleri bir diğer husustur.
    Bu ravilerden bazıları şunlardır: Ebu'l Eşas es-Sanani, Ebu Rafi, Ebul Aliye, Ebu Ümametle Bahili, Ebud Derda, Ebu Hureyre, Ebu Malik el-Hudri, Cabir İbn
    Abdillah, Huzeyfe İbni Edis, Sefine, Katade, Osman İbnül As, Nafi İbni Keysani, Velid İbni Müslim, Ammar İbni Yasir, Abdullah İbni Abbas...

    Tüm bu bilgiler sonucunda İslam alimleri Hz. İsa (as)'ın inişine ve gerçek din ahlakını dünyaya hakim kılacağına imanı, önemli inanç esaslarından biri
    olarak değerlendirmişlerdir.


  13. 20.Ağustos.2014, 17:18
    19
    umutlucan
    Sadece ALLAH'a kul olun

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2013
    Üye No: 101338
    Mesaj Sayısı: 1,441
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15

    Cevap: Okuldaki din öğretmenimiz Hz İsa 'nın kıyamete yakın gökten ineceğini inkar ediyor ne yapmalı

    HZ. isa' nın öldürülmediği kesindir.ALLAH onu korumuştur. LAKİN TEKRAR YERYÜZÜNE ZUHUR EDECEĞİ bazı ilim sahibi kiŞİLER inkar etmektedir. yeryüzüne inmesinin herhangi bir gereği yoktur derler ve yahut neden insin.Gibi söylemleri vardır.
    4 mezheptede ineceği haktır.
    lakin en doğrusunu ALLAH bilir.

    bu konu hakkında cevap vermezseniz sevinirim. SELAMETLE..


  14. 20.Ağustos.2014, 17:18
    19
    Sadece ALLAH'a kul olun
    HZ. isa' nın öldürülmediği kesindir.ALLAH onu korumuştur. LAKİN TEKRAR YERYÜZÜNE ZUHUR EDECEĞİ bazı ilim sahibi kiŞİLER inkar etmektedir. yeryüzüne inmesinin herhangi bir gereği yoktur derler ve yahut neden insin.Gibi söylemleri vardır.
    4 mezheptede ineceği haktır.
    lakin en doğrusunu ALLAH bilir.

    bu konu hakkında cevap vermezseniz sevinirim. SELAMETLE..





+ Yorum Gönder
Git İlk 12