Konusunu Oylayın.: Uyuyunca ruhun bedenden çıkması

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Uyuyunca ruhun bedenden çıkması
  1. 22.Haziran.2014, 17:55
    1
    dogukan688
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Haziran.2014
    Üye No: 103935
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Uyuyunca ruhun bedenden çıkması






    Uyuyunca ruhun bedenden çıkması Mumsema Öncelikle Allah'ın Selamları size olsun . Ben bizim ruhumuzun bedenden çıkması olayını bunu istediğimiz zaman yapacağımız olayını duyunca çok şaşırdım. Ne yalan söyliyeyim biraz korktum. Bu konuyu bana anlatıp beni ışıklandırırsanız sevinirim.


  2. 22.Haziran.2014, 17:55
    1
    dogukan688 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Öncelikle Allah'ın Selamları size olsun . Ben bizim ruhumuzun bedenden çıkması olayını bunu istediğimiz zaman yapacağımız olayını duyunca çok şaşırdım. Ne yalan söyliyeyim biraz korktum. Bu konuyu bana anlatıp beni ışıklandırırsanız sevinirim.


    Benzer Konular

    - Uyuyunca abdest gider mi?

    - Uyuyunca abdest bozulur mu?

    - Uyuyunca abdest neden bozulur?

    - Hayırlı kısmet çıkması hakkında: Kuranı kerimde hayırlı bir eş çıkması için okunacak sureler var mı?

    - Bir kadının yalnız başına dışarı çıkması veya sefere çıkması caiz midir?

  3. 22.Haziran.2014, 18:12
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Uyuyunca ruhun bedenden çıkması




    insan uyuyunca ruh bedenden çıkar mı

    Ruh, parlak bir nur gibi âlemde gezer. Bu gezinti esnasında âlemde gördüklerini bazan beyne aktarır. Bu esnada rüya görülür. Rüyâlar görülmeyen alemlerin kapısını aralayan şifreler gibidir.

    Ölümün küçük kardeşi olan uyku, Rabbimiz tarafından bir "dinlenme vasıtası" kılınmıştır. Uykudayken, gün boyu çalışan bütün âzalarımız dinlenir. Başta göz, kulak, el, ayak, kemikler, kaslar, sinirler, damarlar, kalb, ruh olmak üzere, bütün zahirî ve bâtınî duygular, hasseler ve organlar istirahata çekilir. Bu tatil esnasında, yani insanın uykuya dalması sırasında ruhun cesetle irtibatı belli bir ölçüde kesilir.


    Ebû Katâde (ra) anlatıyor: "Resulullah'la beraber bir gece boyu yürüdük. Cemaatten bazıları:"Ey Allah'ın Resulü! Bize mola verseniz!" diye talepte bulundular. Efendimiz:
    "Namaz vaktine uyuyakalmanızdan korkuyorum" buyurdu. Bunun üzerine Hz. Bilal: "Ben sizi uyandırırım!" dedi. Böylece Resulullah (asm) mola verdi ve herkes yattı. Nöbette kalan Bilal de sırtını devesine dayamıştı ki gözleri kapanıverdi, o da uyuyakaldı.
    Güneşin doğmasıyla Resulullah (asm) uyandı ve:

    "Ey Bilal! Sözün ne oldu?" diye seslendi ve Hz. Bilal: "Üzerime böyle bir uyku hiç çökmedi" diyerek cevap verdi. Aleyhissalâtu vesselâm:
    "Allah Teâlâ Hazretleri, ruhlarınızı dilediği zaman kabzeder, dilediği zaman geri gönderir. Ey Bilal! Halka namaz için ezan oku" buyurdu. Sonra abdest aldı ve güneş yükselip beyazlaşınca kalktı, kafileye cemaatle namaz kıldırdı." (Buharî, Müslim, Muvatta, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)
    İmam Malik, Zeyd İbnu Eslem'den naklen anlatıyor: "Resulullah (asm) buyurdu ki: "Muhakkak ki, Allah ruhlarımızı kabzetmektedir. Dilerse onu, bize bundan başka bir vakitte iade eder."

    Resulullah (asm) böyle söyledikten sonra Hz. Ebu Bekir Sıddık’a (ra) yönelerek:
    "Şeytan (bu gece) namaz kılmakta iken Bilal'e geldi ve onu yatırdı. Uyuması için bir çocuk nasıl sallanarak avutulursa öylece onu da sallayarak uyuttu" dedi. Resulullah (asm) sonra Bilal'i çağırdı. Gelince Bilal, Resulullah'a onun Hz. Ebu Bekir'e anlattığının tıpkısını haber verdi. Hz. Ebu Bekir bu işittikleri karşısında: "Şehadet ederim ki, sen Allah'ın Resulüsün!" demekten kendini alamadı." (Muvatta)

    Hadiste yer verilen ruhun Allah (cc) tarafından kabzı ve dilediği zaman iadesi meselesi ile ilgili olarak İzzü'bnu Abdi's-Selâm şu açıklamaya yer vermiştir: "Her cesette iki ruh vardır. Biri ruhu'lyakaza, cesette bulundukça kişi uyanık olur. Kişi uyuyunca bu ruh cesetten çıkar ve rüyalar görür. İkincisi ruhu'lhayattır. Bununla alakalı İlâhî kanuna göre, bu ruh bedende bulundukça ceset canlıdır, bedeni terk etti mi ceset artık ölür, cesede dönünce, beden canlanır. Bu ki ruh, cesedin içindedir. Bunların gerçek yerini de, Allah'ın (cc) buna muttali kıldığı kimseler bilebilir. Bunlar bir kadının tek karnında beraberce bulunan iki cenin gibidirler."
    Âlimimiz açıklamasına Kuran'dan delil kaydederek şöyle devam eder: “Allah, ölümleri anında nefisleri(n ruhlarını) alır. Ölmeyenleri ise uykularında (bir nevi ölüme mahkum eder). Böylece, üzerlerine ölümle hüküm verdiği kimseleri(n ruhlarını) tutar; diğerlerini ise, belirli bir vakte (öleceği zamana) kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda, ibret alacak bir kavim için nice deliller vardır.” (Zümer, 42)


    Bu ayetin tefsiri şöyledir: "Allah (ölenin) ölümü zamanında ruhunu kabzeder" demek, "Allah cesedin ölümüne sebep olmayan nefislerini uykuları sırasında tutar, ölümüne hükmettiklerini yanında alıkor, cesedine göndermez. Diğer nefisleri (yani yakaza ruhlarını) ecelleri gelinceye kadar cesetlerine geri gönderir. İşte bu ecel, ölüm ecelidir. Bu ecel gelince, hayat ve yakaza ruhlarının her ikisini de beraberce tutar, cesede göndermez, böylece gerçek ölüm vukua gelir." (Kütüb-i Sitte)



  4. 22.Haziran.2014, 18:12
    2
    Devamlı Üye



    insan uyuyunca ruh bedenden çıkar mı

    Ruh, parlak bir nur gibi âlemde gezer. Bu gezinti esnasında âlemde gördüklerini bazan beyne aktarır. Bu esnada rüya görülür. Rüyâlar görülmeyen alemlerin kapısını aralayan şifreler gibidir.

    Ölümün küçük kardeşi olan uyku, Rabbimiz tarafından bir "dinlenme vasıtası" kılınmıştır. Uykudayken, gün boyu çalışan bütün âzalarımız dinlenir. Başta göz, kulak, el, ayak, kemikler, kaslar, sinirler, damarlar, kalb, ruh olmak üzere, bütün zahirî ve bâtınî duygular, hasseler ve organlar istirahata çekilir. Bu tatil esnasında, yani insanın uykuya dalması sırasında ruhun cesetle irtibatı belli bir ölçüde kesilir.


    Ebû Katâde (ra) anlatıyor: "Resulullah'la beraber bir gece boyu yürüdük. Cemaatten bazıları:"Ey Allah'ın Resulü! Bize mola verseniz!" diye talepte bulundular. Efendimiz:
    "Namaz vaktine uyuyakalmanızdan korkuyorum" buyurdu. Bunun üzerine Hz. Bilal: "Ben sizi uyandırırım!" dedi. Böylece Resulullah (asm) mola verdi ve herkes yattı. Nöbette kalan Bilal de sırtını devesine dayamıştı ki gözleri kapanıverdi, o da uyuyakaldı.
    Güneşin doğmasıyla Resulullah (asm) uyandı ve:

    "Ey Bilal! Sözün ne oldu?" diye seslendi ve Hz. Bilal: "Üzerime böyle bir uyku hiç çökmedi" diyerek cevap verdi. Aleyhissalâtu vesselâm:
    "Allah Teâlâ Hazretleri, ruhlarınızı dilediği zaman kabzeder, dilediği zaman geri gönderir. Ey Bilal! Halka namaz için ezan oku" buyurdu. Sonra abdest aldı ve güneş yükselip beyazlaşınca kalktı, kafileye cemaatle namaz kıldırdı." (Buharî, Müslim, Muvatta, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)
    İmam Malik, Zeyd İbnu Eslem'den naklen anlatıyor: "Resulullah (asm) buyurdu ki: "Muhakkak ki, Allah ruhlarımızı kabzetmektedir. Dilerse onu, bize bundan başka bir vakitte iade eder."

    Resulullah (asm) böyle söyledikten sonra Hz. Ebu Bekir Sıddık’a (ra) yönelerek:
    "Şeytan (bu gece) namaz kılmakta iken Bilal'e geldi ve onu yatırdı. Uyuması için bir çocuk nasıl sallanarak avutulursa öylece onu da sallayarak uyuttu" dedi. Resulullah (asm) sonra Bilal'i çağırdı. Gelince Bilal, Resulullah'a onun Hz. Ebu Bekir'e anlattığının tıpkısını haber verdi. Hz. Ebu Bekir bu işittikleri karşısında: "Şehadet ederim ki, sen Allah'ın Resulüsün!" demekten kendini alamadı." (Muvatta)

    Hadiste yer verilen ruhun Allah (cc) tarafından kabzı ve dilediği zaman iadesi meselesi ile ilgili olarak İzzü'bnu Abdi's-Selâm şu açıklamaya yer vermiştir: "Her cesette iki ruh vardır. Biri ruhu'lyakaza, cesette bulundukça kişi uyanık olur. Kişi uyuyunca bu ruh cesetten çıkar ve rüyalar görür. İkincisi ruhu'lhayattır. Bununla alakalı İlâhî kanuna göre, bu ruh bedende bulundukça ceset canlıdır, bedeni terk etti mi ceset artık ölür, cesede dönünce, beden canlanır. Bu ki ruh, cesedin içindedir. Bunların gerçek yerini de, Allah'ın (cc) buna muttali kıldığı kimseler bilebilir. Bunlar bir kadının tek karnında beraberce bulunan iki cenin gibidirler."
    Âlimimiz açıklamasına Kuran'dan delil kaydederek şöyle devam eder: “Allah, ölümleri anında nefisleri(n ruhlarını) alır. Ölmeyenleri ise uykularında (bir nevi ölüme mahkum eder). Böylece, üzerlerine ölümle hüküm verdiği kimseleri(n ruhlarını) tutar; diğerlerini ise, belirli bir vakte (öleceği zamana) kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda, ibret alacak bir kavim için nice deliller vardır.” (Zümer, 42)


    Bu ayetin tefsiri şöyledir: "Allah (ölenin) ölümü zamanında ruhunu kabzeder" demek, "Allah cesedin ölümüne sebep olmayan nefislerini uykuları sırasında tutar, ölümüne hükmettiklerini yanında alıkor, cesedine göndermez. Diğer nefisleri (yani yakaza ruhlarını) ecelleri gelinceye kadar cesetlerine geri gönderir. İşte bu ecel, ölüm ecelidir. Bu ecel gelince, hayat ve yakaza ruhlarının her ikisini de beraberce tutar, cesede göndermez, böylece gerçek ölüm vukua gelir." (Kütüb-i Sitte)






+ Yorum Gönder