Konusunu Oylayın.: İşrak,Dahve,Asr-ı Sânî,İsfirâr,İştibâk,İşâ-i Sânî,1/2 Gece,Teheccüd,Seher anlamları nelerdir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
İşrak,Dahve,Asr-ı Sânî,İsfirâr,İştibâk,İşâ-i Sânî,1/2 Gece,Teheccüd,Seher anlamları nelerdir ?
  1. 07.Şubat.2014, 23:30
    1
    sstrn
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Temmuz.2012
    Üye No: 97156
    Mesaj Sayısı: 527
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: imtihan dünyası

    İşrak,Dahve,Asr-ı Sânî,İsfirâr,İştibâk,İşâ-i Sânî,1/2 Gece,Teheccüd,Seher anlamları nelerdir ?






    İşrak,Dahve,Asr-ı Sânî,İsfirâr,İştibâk,İşâ-i Sânî,1/2 Gece,Teheccüd,Seher anlamları nelerdir ? Mumsema Selamun Aleykum,

    İşrak,Dahve,Asr-ı Sânî,İsfirâr,İştibâk,İşâ-i Sânî,1/2 Gece,Teheccüd,Seher anlamları nelerdir ? Ve bir sitede bunların vakitlerini gördüm mesela Teheccüd 01.24 yazıyor bunlar ne anlama gelmektedir ?


  2. 07.Şubat.2014, 23:30
    1
    Devamlı Üye



    Selamun Aleykum,

    İşrak,Dahve,Asr-ı Sânî,İsfirâr,İştibâk,İşâ-i Sânî,1/2 Gece,Teheccüd,Seher anlamları nelerdir ? Ve bir sitede bunların vakitlerini gördüm mesela Teheccüd 01.24 yazıyor bunlar ne anlama gelmektedir ?


    Benzer Konular

    - Asr-ı evvel ve sâni nedir?

    - Asrı sani nedir?

    - İsfirar-ı şems, Asr-ı Sâni, iştibâk-i nücûm vb. kavramları öğrenebileceğimiz kitap önerileri?

    - Asr’ı-evvel ve asr’ı-sânî ne demektir?

    - Çeçen komutanı gavs-ı sani hz.

  3. 08.Şubat.2014, 16:42
    2
    Muhammed
    الله اكبر

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Haziran.2010
    Üye No: 76755
    Mesaj Sayısı: 7,671
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: İşrak,Dahve,Asr-ı Sânî,İsfirâr,İştibâk,İşâ-i Sânî,1/2 Gece,Teheccüd,Seher anlamları nelerdir




    İşrak ne demek?

    Işrak Namazı
    İşrak, güneşin doğuşundan ufukta bir veya iki mızrak boyu yükselinceye kadar geçen zamandır. Güneşin ufukta görünüşte bir mızrak yükselmesi astronomicilere göre beş derece yükselmesi demektir. Ebu Hanife'ye göre bu süre içinde namaz kılmak mekruhtur.
    İşrak namazı, sabah namazından sonra güneş doğup, kerahet vakti çıktıktan sonra iki veya dört rekat olarak kılman nafile bir namazdır.
    Işrak Vakti
    Güneş doğduktan sonra, ufuk hattından 50 yükselmesinden itibaren başlayan zamana işrak vakti denir. Halk arasında güneşin bir mızrak boyu yükselmesi şeklinde tabir olunan bu vakte dahve-i suğra da denmektedir.
    Güneşin doğmasından işrak vaktine kadar farz ve nafile hiçbir namazın kılınması caiz değildir. İşrak vaktiyle birlikte, her türlü namazın kılınması helal olur. bayram namazlarının kılınma vakti de bu zamandır.

    Dahve
    İlk kuşluk vakti. Güneşin ufukta ilk yükselip yayılmaya başladığı an.

    Sual: Asr-ı sani ne demektir?
    CEVAP
    Asr-ı sani, ikinci ikindi demektir. Asr-ı evvel birinci ikindi demektir. Öğle namazının vakti, İmameyn’e [Yani imam-ı Ebu Yusuf ile imam-ı Muhammed’e] göre, asr-ı evvele kadardır. Yani her şeyin gölgesi, öğle namazının evvel vaktindeki uzunluğundan, kendi boyu miktarı uzayıncaya kadardır. [Mesela 100cm. olan bir çubuğun gölgesi öğle vaktinin evvelinde 10 cm ise, bu gölge 110cm. olunca öğle vakti bitmiş olur.] Bugün ikindi ezanları bu kavle göre okunmaktadır. İmam-ı a'zamhazretlerine göre ise, öğlenin vakti asr-ı saniye kadardır. Yani her şeyin gölgesi boyunun iki misli uzayıncaya kadar devam eder. [Yani yukarıda bildirilen çubuğun gölgesi 210 cm olunca ikindi başlamış olur.] [Diğer üç mezhebde öğle ve ikindinin vakti,İmameyn’in bildirdiği gibidir. Yani bu mezheblerde asr-ı sani yoktur.] Bir özürle öğle namazını İmameyn’in bildirdiği vakitte [Asr-ı evvele kadar] kılamayan kimse, namazı kazaya bırakmayıp İmam-ı a'zam hazretlerinin kavline göre, asr-ı evveldekılmalıdır! Bu takdirde, o gün ikindi namazını da, İmam-ı a'zam hazretlerinin bildirdiği vakitten önce kılmamalıdır! Kısacası, öğleyi asr-ı evvelde kılanın, ikindiyi asr-ı sanide kılması gerekir.
    İkindide olduğu gibi yatsıda da iki vakit vardır. Buna (İşa-i evvel) ve (İşa-i sani) denir. [İşa, yatsı demektir.] İşa-i sani, işa-i evvelden, Eylülden Mart ayına kadar 10-12 dakika sonradır. Nisanda 12-14, Mayısta 14-18, Haziranda 18-19, Temmuzda 15-19, Ağustosta ise 12-15 dakika sonradır. Hem İmam-ı a'zam hazretlerinin, hem de İmameyn’in kavline uyabilmek için ikindiyi asr-ı sanide, yatsıyı da işa-i sani’de kılmak iyi olur.

    Sual: 1-Asrı evvel, asri sani ne demektir?
    CEVAP
    Bunlar tabirdir. Asrı evvel: Birinci ikindi vakti demektir. İmameyne göredir. Asrı sani, ikinci ikindi vakti demektir. Bu da imamı azam hazretlerine göredir. Yatsıda da böyle işai evvel; işai sani vardır. Yani birinci yatsı vakti, ikinci yatsı vakti. Birincisi iki imama göre, ikincisi yine imamı azama göredir. Dini terimleri bilmeden din öğrenilmez. Gol oldu denilince, golün tarifini de yapmak gerekiyor mu? Top oynayanın bunu bilmesi gerekir. Namaz kılanın asrı evveli, asrı saniyi bilmesi gerekir.

    İsfirâr Vakti
    Güneş doğarken ve semânın ortasında iken ve batarken, her türlü namazı kılmak, tahrîmen mekrûh olur. Güneşin doğması demek, işrâk, yâni Bayram Namazı vaktine kadar yükselmesidir. Batması da, ziyâsının sararmaya başlamasından batıncaya kadar geçen zamandır. Bu zamanın başladığı vakte İsfirâr-ı Şems denir.İsfirâr-ı Şems ile gurûb (güneşin batması) arasındaki zaman, tulû (güneşin doğması) ile işrak arasındaki zamandan temkin kadar kısadır. İkindi namazını, özürsüz olarak, bu zamana geciktirmek büyük günahdır. Fakat, gecikmiş ise, terk etmemeli, muhakkak kılmalıdır. Gurûb ile tulû vakti toplamından işrâk vakti çıkarılıp temkîn ilâve edilince, İsfirâr vakti bulunur.Not: Takvimimizdeki imsak vakitleri, orucun başlama zamanıdır. Sabah namazı bundan 20 dakika sonra kılınabilir.

    İştibâk-i nücûm Vakti
    Akşam nemâzı, şemsî ve şer’î gecenin başlaması ile birlikde başlar. Akşam nemâzının vakti, şafak kararıncaya, ya’nî garbda, iki imâma ve diğer üç mezhebe göre, kırmızılık gayb oluncaya veyâ İmâm-ı a’zama göre, bundan iki derece sonra, beyâzlık gayb oluncaya kadar devâm eder. Akşam nemâzını, vaktin evvelinde kılmak sünnetdir. (İştibâk-i nücûm) vaktinden, ya’nî yıldızlar çoğaldıkdan, ya’nî güneşin arka kenârının üfk-ı zâhirî hattı altına on derece irtifâ’a indikden sonraya bırakmak harâmdır. Bu vakt ile gurûb vakti arasındaki zemân, İstanbul gibi, arzı 41 derece olan mahaller için, bir senede, 53 ile 67 dakîka arasında değişmekdedir. Hastalık, seferî olmak, hâzır ta’âmı yimek için, yıldızlar çok görülünceye kadar gecikdirilebilir.

    Yatsı Nemâzı Vakti (İşâ-i evvel, İşâ-i Sânî)
    İmâmeyne göre, işâ-i evvelden, ya’nî garbdaki zâhirî üfuk hattı üzerinde, kırmızılık gayb oldukdan sonra başlar. Diğer üç mezhebde de böyledir. İmâm-ı a’zama göre, işâ-i sânîden, ya’nî beyâzlık gayb oldukdan sonra başlar. Hanefîde, şer’î gecenin sonuna, ya’nî fecr-i sâdıkın ağarmasına kadardır. Kırmızılığın gayb olması, güneşin üst kenârının, üfk-ı sathînin altında, onyedi derece irtifâ’a indiği vaktdir. Bundan sonra, ya’nî ondokuz derece irtifâ’a inince, beyâzlık gayb olur. Şâfi’î mezhebinde yatsı nemâzının âhir vakti, şer’î gecenin yarısına kadar diyenler vardır. Yatsıyı, şer’î gecenin yarısından sonra kılmak, bunlara göre câiz değildir. Hanefîde ise, mekrûhdur. Mâlikîde şer’î gecenin sonuna kadar kılmak sahîh ise de, üçde birinden sonra kılmak günâhdır. Öğle ve akşam nemâzlarını iki imâmın bildirdiği vaktlerde kılamıyan, kazâya bırakmayıp, İmâm-ı a’zamın kavline göre edâ etmeli, bu takdîrde, o gün ikindi ve yatsı nemâzlarını da, İmâm-ı a’zamın bildirdiği vaktden önce kılmamalıdır. Vakt çıkmadan, hanefîde iftitâh tekbîri alınca, mâlikîde ve şâfi’îde ise, bir rek’at kılınca, nemâzı vaktinde kılmış olur. A. Ziyâ beğ (İlm-i hey’et) kitâbında diyor ki:
    (Kutba yaklaşdıkça, sabâh ve yatsı nemâzlarının vaktlerinin başlangıcı, ya’nî fecr ve şafak vaktleri, güneşin doğma ve batma vaktlerinden uzaklaşır. Ya’nî sabâh ve yatsı nemâzlarının ilk vaktleri, birbirine yaklaşır. Her memleketin nemâz vaktleri, hatt-ı üstüvâdan [Ekvatordan] uzaklığına, ya’nî arz derecesine [Enlem=Latitude =j] ve güneşin meyline, [Declination=d] ya’nî ay ve günlere göre, değişir.) [Arz dereceleri, (90-meyl)den fazla olan yerlerde gece ve gündüz hiç olmaz. Arz derecesinin temâmîsi ≤ meyl + 19 ise, ya’nî arz dereceleri ile meyl-i şems toplamı (90–19=71) veyâ dahâ ziyâde olan zemânlarda güneşin meylinin, beş dereceden ziyâde olduğu yaz aylarında, şafak gayb olmadan, fecr başlar. Bunun için, meselâ arz derecesi 48° 50' olan Paris şehrinde Hazîranın 12 si ile 30 u arasında yatsı ve sabâh nemâzlarının vaktleri başlamaz]. Hanefî mezhebinde vakt, nemâzın sebebidir. Sebeb bulunmazsa, nemâz farz olmaz. O hâlde, böyle memleketlerde bu iki nemâz farz olmaz. Ba’zı âlimlere göre ise, arz dereceleri bunlara yakın olan yerlerdeki vaktlerinde kılmak farz olur. [Bu iki nemâz vaktinin başlamadığı zemânlarda, vaktlerinin olduğu en son günün vaktlerinde kılmak iyi olur.]
    Fecr vakti ile tulû’ vakti arasındaki zemâna (Hisse-i fecr) denir. Şafak vakti ile gurûb vakti arasındaki zemâna (Hisse-i şafak) denir. Fecr ve şafak vaktlerinin Fadl-ı dâir zemânları ezânî zuhr vaktinden [ya’nî gece yarısından] çıkarılır. Yâhud, Fadl-ı dâirlerinin temâmîlerine Nısf fadla, kış aylarında ilâve, yaz aylarında tarh edilip zemâna çevrilince, bu hisse zemânları elde edilir. Fecr ve şafak vaktlerinin irtifâ’ları (–) işâretli oldukları için, Fadl-ı dâirleri, gece yarısından başlamakdadır.


    Teheccüt namazı,
    Yatsı namazından sonra geceleyin kılınır. Bir süre uyuduktan sonra kalkılarak kılındığı için "teheccüd" denmiştir. Yorgunluk sebebiyle gece kalkamayacağından korkan kimsenin uykudan önce kılması da mümkündür. İki, dört veya sekiz rekât olarak kılınabilir. Çok faziletlidir ve ümmete sünnettir.

    seher; sabahın gün doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı.








  4. 08.Şubat.2014, 16:42
    2
    Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    الله اكبر



    İşrak ne demek?

    Işrak Namazı
    İşrak, güneşin doğuşundan ufukta bir veya iki mızrak boyu yükselinceye kadar geçen zamandır. Güneşin ufukta görünüşte bir mızrak yükselmesi astronomicilere göre beş derece yükselmesi demektir. Ebu Hanife'ye göre bu süre içinde namaz kılmak mekruhtur.
    İşrak namazı, sabah namazından sonra güneş doğup, kerahet vakti çıktıktan sonra iki veya dört rekat olarak kılman nafile bir namazdır.
    Işrak Vakti
    Güneş doğduktan sonra, ufuk hattından 50 yükselmesinden itibaren başlayan zamana işrak vakti denir. Halk arasında güneşin bir mızrak boyu yükselmesi şeklinde tabir olunan bu vakte dahve-i suğra da denmektedir.
    Güneşin doğmasından işrak vaktine kadar farz ve nafile hiçbir namazın kılınması caiz değildir. İşrak vaktiyle birlikte, her türlü namazın kılınması helal olur. bayram namazlarının kılınma vakti de bu zamandır.

    Dahve
    İlk kuşluk vakti. Güneşin ufukta ilk yükselip yayılmaya başladığı an.

    Sual: Asr-ı sani ne demektir?
    CEVAP
    Asr-ı sani, ikinci ikindi demektir. Asr-ı evvel birinci ikindi demektir. Öğle namazının vakti, İmameyn’e [Yani imam-ı Ebu Yusuf ile imam-ı Muhammed’e] göre, asr-ı evvele kadardır. Yani her şeyin gölgesi, öğle namazının evvel vaktindeki uzunluğundan, kendi boyu miktarı uzayıncaya kadardır. [Mesela 100cm. olan bir çubuğun gölgesi öğle vaktinin evvelinde 10 cm ise, bu gölge 110cm. olunca öğle vakti bitmiş olur.] Bugün ikindi ezanları bu kavle göre okunmaktadır. İmam-ı a'zamhazretlerine göre ise, öğlenin vakti asr-ı saniye kadardır. Yani her şeyin gölgesi boyunun iki misli uzayıncaya kadar devam eder. [Yani yukarıda bildirilen çubuğun gölgesi 210 cm olunca ikindi başlamış olur.] [Diğer üç mezhebde öğle ve ikindinin vakti,İmameyn’in bildirdiği gibidir. Yani bu mezheblerde asr-ı sani yoktur.] Bir özürle öğle namazını İmameyn’in bildirdiği vakitte [Asr-ı evvele kadar] kılamayan kimse, namazı kazaya bırakmayıp İmam-ı a'zam hazretlerinin kavline göre, asr-ı evveldekılmalıdır! Bu takdirde, o gün ikindi namazını da, İmam-ı a'zam hazretlerinin bildirdiği vakitten önce kılmamalıdır! Kısacası, öğleyi asr-ı evvelde kılanın, ikindiyi asr-ı sanide kılması gerekir.
    İkindide olduğu gibi yatsıda da iki vakit vardır. Buna (İşa-i evvel) ve (İşa-i sani) denir. [İşa, yatsı demektir.] İşa-i sani, işa-i evvelden, Eylülden Mart ayına kadar 10-12 dakika sonradır. Nisanda 12-14, Mayısta 14-18, Haziranda 18-19, Temmuzda 15-19, Ağustosta ise 12-15 dakika sonradır. Hem İmam-ı a'zam hazretlerinin, hem de İmameyn’in kavline uyabilmek için ikindiyi asr-ı sanide, yatsıyı da işa-i sani’de kılmak iyi olur.

    Sual: 1-Asrı evvel, asri sani ne demektir?
    CEVAP
    Bunlar tabirdir. Asrı evvel: Birinci ikindi vakti demektir. İmameyne göredir. Asrı sani, ikinci ikindi vakti demektir. Bu da imamı azam hazretlerine göredir. Yatsıda da böyle işai evvel; işai sani vardır. Yani birinci yatsı vakti, ikinci yatsı vakti. Birincisi iki imama göre, ikincisi yine imamı azama göredir. Dini terimleri bilmeden din öğrenilmez. Gol oldu denilince, golün tarifini de yapmak gerekiyor mu? Top oynayanın bunu bilmesi gerekir. Namaz kılanın asrı evveli, asrı saniyi bilmesi gerekir.

    İsfirâr Vakti
    Güneş doğarken ve semânın ortasında iken ve batarken, her türlü namazı kılmak, tahrîmen mekrûh olur. Güneşin doğması demek, işrâk, yâni Bayram Namazı vaktine kadar yükselmesidir. Batması da, ziyâsının sararmaya başlamasından batıncaya kadar geçen zamandır. Bu zamanın başladığı vakte İsfirâr-ı Şems denir.İsfirâr-ı Şems ile gurûb (güneşin batması) arasındaki zaman, tulû (güneşin doğması) ile işrak arasındaki zamandan temkin kadar kısadır. İkindi namazını, özürsüz olarak, bu zamana geciktirmek büyük günahdır. Fakat, gecikmiş ise, terk etmemeli, muhakkak kılmalıdır. Gurûb ile tulû vakti toplamından işrâk vakti çıkarılıp temkîn ilâve edilince, İsfirâr vakti bulunur.Not: Takvimimizdeki imsak vakitleri, orucun başlama zamanıdır. Sabah namazı bundan 20 dakika sonra kılınabilir.

    İştibâk-i nücûm Vakti
    Akşam nemâzı, şemsî ve şer’î gecenin başlaması ile birlikde başlar. Akşam nemâzının vakti, şafak kararıncaya, ya’nî garbda, iki imâma ve diğer üç mezhebe göre, kırmızılık gayb oluncaya veyâ İmâm-ı a’zama göre, bundan iki derece sonra, beyâzlık gayb oluncaya kadar devâm eder. Akşam nemâzını, vaktin evvelinde kılmak sünnetdir. (İştibâk-i nücûm) vaktinden, ya’nî yıldızlar çoğaldıkdan, ya’nî güneşin arka kenârının üfk-ı zâhirî hattı altına on derece irtifâ’a indikden sonraya bırakmak harâmdır. Bu vakt ile gurûb vakti arasındaki zemân, İstanbul gibi, arzı 41 derece olan mahaller için, bir senede, 53 ile 67 dakîka arasında değişmekdedir. Hastalık, seferî olmak, hâzır ta’âmı yimek için, yıldızlar çok görülünceye kadar gecikdirilebilir.

    Yatsı Nemâzı Vakti (İşâ-i evvel, İşâ-i Sânî)
    İmâmeyne göre, işâ-i evvelden, ya’nî garbdaki zâhirî üfuk hattı üzerinde, kırmızılık gayb oldukdan sonra başlar. Diğer üç mezhebde de böyledir. İmâm-ı a’zama göre, işâ-i sânîden, ya’nî beyâzlık gayb oldukdan sonra başlar. Hanefîde, şer’î gecenin sonuna, ya’nî fecr-i sâdıkın ağarmasına kadardır. Kırmızılığın gayb olması, güneşin üst kenârının, üfk-ı sathînin altında, onyedi derece irtifâ’a indiği vaktdir. Bundan sonra, ya’nî ondokuz derece irtifâ’a inince, beyâzlık gayb olur. Şâfi’î mezhebinde yatsı nemâzının âhir vakti, şer’î gecenin yarısına kadar diyenler vardır. Yatsıyı, şer’î gecenin yarısından sonra kılmak, bunlara göre câiz değildir. Hanefîde ise, mekrûhdur. Mâlikîde şer’î gecenin sonuna kadar kılmak sahîh ise de, üçde birinden sonra kılmak günâhdır. Öğle ve akşam nemâzlarını iki imâmın bildirdiği vaktlerde kılamıyan, kazâya bırakmayıp, İmâm-ı a’zamın kavline göre edâ etmeli, bu takdîrde, o gün ikindi ve yatsı nemâzlarını da, İmâm-ı a’zamın bildirdiği vaktden önce kılmamalıdır. Vakt çıkmadan, hanefîde iftitâh tekbîri alınca, mâlikîde ve şâfi’îde ise, bir rek’at kılınca, nemâzı vaktinde kılmış olur. A. Ziyâ beğ (İlm-i hey’et) kitâbında diyor ki:
    (Kutba yaklaşdıkça, sabâh ve yatsı nemâzlarının vaktlerinin başlangıcı, ya’nî fecr ve şafak vaktleri, güneşin doğma ve batma vaktlerinden uzaklaşır. Ya’nî sabâh ve yatsı nemâzlarının ilk vaktleri, birbirine yaklaşır. Her memleketin nemâz vaktleri, hatt-ı üstüvâdan [Ekvatordan] uzaklığına, ya’nî arz derecesine [Enlem=Latitude =j] ve güneşin meyline, [Declination=d] ya’nî ay ve günlere göre, değişir.) [Arz dereceleri, (90-meyl)den fazla olan yerlerde gece ve gündüz hiç olmaz. Arz derecesinin temâmîsi ≤ meyl + 19 ise, ya’nî arz dereceleri ile meyl-i şems toplamı (90–19=71) veyâ dahâ ziyâde olan zemânlarda güneşin meylinin, beş dereceden ziyâde olduğu yaz aylarında, şafak gayb olmadan, fecr başlar. Bunun için, meselâ arz derecesi 48° 50' olan Paris şehrinde Hazîranın 12 si ile 30 u arasında yatsı ve sabâh nemâzlarının vaktleri başlamaz]. Hanefî mezhebinde vakt, nemâzın sebebidir. Sebeb bulunmazsa, nemâz farz olmaz. O hâlde, böyle memleketlerde bu iki nemâz farz olmaz. Ba’zı âlimlere göre ise, arz dereceleri bunlara yakın olan yerlerdeki vaktlerinde kılmak farz olur. [Bu iki nemâz vaktinin başlamadığı zemânlarda, vaktlerinin olduğu en son günün vaktlerinde kılmak iyi olur.]
    Fecr vakti ile tulû’ vakti arasındaki zemâna (Hisse-i fecr) denir. Şafak vakti ile gurûb vakti arasındaki zemâna (Hisse-i şafak) denir. Fecr ve şafak vaktlerinin Fadl-ı dâir zemânları ezânî zuhr vaktinden [ya’nî gece yarısından] çıkarılır. Yâhud, Fadl-ı dâirlerinin temâmîlerine Nısf fadla, kış aylarında ilâve, yaz aylarında tarh edilip zemâna çevrilince, bu hisse zemânları elde edilir. Fecr ve şafak vaktlerinin irtifâ’ları (–) işâretli oldukları için, Fadl-ı dâirleri, gece yarısından başlamakdadır.


    Teheccüt namazı,
    Yatsı namazından sonra geceleyin kılınır. Bir süre uyuduktan sonra kalkılarak kılındığı için "teheccüd" denmiştir. Yorgunluk sebebiyle gece kalkamayacağından korkan kimsenin uykudan önce kılması da mümkündür. İki, dört veya sekiz rekât olarak kılınabilir. Çok faziletlidir ve ümmete sünnettir.

    seher; sabahın gün doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı.











+ Yorum Gönder