Konusunu Oylayın.: Yapılan iyilik

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yapılan iyilik
  1. 12.Kasım.2013, 16:12
    1
    asker1
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Kasım.2011
    Üye No: 91780
    Mesaj Sayısı: 91
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 36

    Yapılan iyilik

  2. 12.Kasım.2013, 18:32
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Yapılan iyilik




    iyiliği söylemek günahmıdır veya iyilik yapmanın adabı nedir?





    Peygamber efendimiz (SAV) diyor ki:


    “Her kim duyulsun diye bi iş yapar da riyakarlık ederse, kıyamet gününde Allah da onun kusurunu duyurur.”

    Gurur, kendini beğenme/halktan üstün görme ve kibir, şüphesizdir ki İslamiyet’te sevimsiz görülen aşağılık huylardır.. İnsan bu huyları bünyesinde ne kadar çok barındırırsa, Allah katında o kadar alçalır..


    Oysa iyiliği sadece Allah’ın bilmesi yeterli. Çünkü onu başkalarının öğrenmesi, o kişiye bir kazanç sağlamayacak. Yine bu, iyilikte bulunanın ihlasının bozulmamasına da sebep olur. Ayrıca gizlilik, iyilik gören kişiyi de bir derece mahcubiyetten kurtararak gündelik hayatına incinmeden devamını sağlar. Efendimiz de (s.a.v) “Bir elinin verdiğini, diğer elin görmesin” buyurarak iyiliği gizli yapmaya teşvik ediyor. Bunda bizim bilmediğimiz nice başka hayırlar da saklı hiç kuşkusuz. Şunu akıldan çıkarmamak lazım: Kullar bilmese, takdir etmese bile yapılan iyiliği Allah mutlaka bilir. Zaten karşılık verecekse biri, bu O’ndan başkası olabilir mi? Hal böyleyken insanlara duyurmaya ya da insanların burnundan getirmeye ne gerek var ki?
    Önemli olan iyiliği yaptıktan sonra kaybetmemek. Allah Teala başa kakılan iyiliğin boşa gideceğini şöyle bildiriyor: “Ey iman edenler! Malını gösteriş için infak eden, gerçekte Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kimseler gibi, başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle yaptığınız hayırlarınızı iptal etmeyin, boşa çıkarmayın.” (Bakara, 264) Efendimiz (s.a.v) ise Allah’ın iyiliği başa kakanla kıyamet günü konuşmayacağını, yüzlerine bakmayacağını, temize çıkarmayacağını ve onlar için can yakıcı bir azap bulunduğunu haber veriyor. Nasıl bir iyiliktir ki, Allah’ın gazabını çeker ve kişiyi azaba uğratır? Bu nasıl bir nasipsizliktir ki kişi iyiliğiyle kaybeder? Kaybetmemek için tüm sahteliklerden kurtulmak gerekiyor. Yoksa zahirdeki ibadet ve iyilik görüntüsü kurtuluş için yeterli değil. Allah kendisi için olmayan şeyi yok saydığı gibi, görünürdeki ibadet üzerinden başkaları zarar görüyorsa, onun da ayrıca hesabını soruyor. Madem her şeyi kendimiz için yapıyoruz o halde o iyiliğe kendileri sebebiyle kavuştuğumuz kişileri değil minnet altına sokmak, veli nimet olarak görmemiz gerekiyor.


  3. 12.Kasım.2013, 18:32
    2
    Devamlı Üye



    iyiliği söylemek günahmıdır veya iyilik yapmanın adabı nedir?





    Peygamber efendimiz (SAV) diyor ki:


    “Her kim duyulsun diye bi iş yapar da riyakarlık ederse, kıyamet gününde Allah da onun kusurunu duyurur.”

    Gurur, kendini beğenme/halktan üstün görme ve kibir, şüphesizdir ki İslamiyet’te sevimsiz görülen aşağılık huylardır.. İnsan bu huyları bünyesinde ne kadar çok barındırırsa, Allah katında o kadar alçalır..


    Oysa iyiliği sadece Allah’ın bilmesi yeterli. Çünkü onu başkalarının öğrenmesi, o kişiye bir kazanç sağlamayacak. Yine bu, iyilikte bulunanın ihlasının bozulmamasına da sebep olur. Ayrıca gizlilik, iyilik gören kişiyi de bir derece mahcubiyetten kurtararak gündelik hayatına incinmeden devamını sağlar. Efendimiz de (s.a.v) “Bir elinin verdiğini, diğer elin görmesin” buyurarak iyiliği gizli yapmaya teşvik ediyor. Bunda bizim bilmediğimiz nice başka hayırlar da saklı hiç kuşkusuz. Şunu akıldan çıkarmamak lazım: Kullar bilmese, takdir etmese bile yapılan iyiliği Allah mutlaka bilir. Zaten karşılık verecekse biri, bu O’ndan başkası olabilir mi? Hal böyleyken insanlara duyurmaya ya da insanların burnundan getirmeye ne gerek var ki?
    Önemli olan iyiliği yaptıktan sonra kaybetmemek. Allah Teala başa kakılan iyiliğin boşa gideceğini şöyle bildiriyor: “Ey iman edenler! Malını gösteriş için infak eden, gerçekte Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kimseler gibi, başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle yaptığınız hayırlarınızı iptal etmeyin, boşa çıkarmayın.” (Bakara, 264) Efendimiz (s.a.v) ise Allah’ın iyiliği başa kakanla kıyamet günü konuşmayacağını, yüzlerine bakmayacağını, temize çıkarmayacağını ve onlar için can yakıcı bir azap bulunduğunu haber veriyor. Nasıl bir iyiliktir ki, Allah’ın gazabını çeker ve kişiyi azaba uğratır? Bu nasıl bir nasipsizliktir ki kişi iyiliğiyle kaybeder? Kaybetmemek için tüm sahteliklerden kurtulmak gerekiyor. Yoksa zahirdeki ibadet ve iyilik görüntüsü kurtuluş için yeterli değil. Allah kendisi için olmayan şeyi yok saydığı gibi, görünürdeki ibadet üzerinden başkaları zarar görüyorsa, onun da ayrıca hesabını soruyor. Madem her şeyi kendimiz için yapıyoruz o halde o iyiliğe kendileri sebebiyle kavuştuğumuz kişileri değil minnet altına sokmak, veli nimet olarak görmemiz gerekiyor.





+ Yorum Gönder