Konusunu Oylayın.: Namazda Dudaklarını Kıpırdatmadan okumak?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Namazda Dudaklarını Kıpırdatmadan okumak?
  1. 10.Kasım.2013, 01:00
    1
    pars06
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2012
    Üye No: 98211
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Namazda Dudaklarını Kıpırdatmadan okumak?






    Namazda Dudaklarını Kıpırdatmadan okumak? Mumsema Arkadaşlar benim sorum namazda iken dudaklarımı kımıldatmadan okursak namazımız olur mu?
    Olmaz ise kaza gerekir mi?
    Gerekirse hangi namazlarda bunu yaptığımı ve kaç kazam olduğunu bilmiyorum ne yapmalıyım?

    Ve birde valddalin deki da uzatılır mı?


  2. 10.Kasım.2013, 01:00
    1
    pars06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Arkadaşlar benim sorum namazda iken dudaklarımı kımıldatmadan okursak namazımız olur mu?
    Olmaz ise kaza gerekir mi?
    Gerekirse hangi namazlarda bunu yaptığımı ve kaç kazam olduğunu bilmiyorum ne yapmalıyım?

    Ve birde valddalin deki da uzatılır mı?


    Benzer Konular

    - Namazda yanlış okumak

    - Namazda dudaklar kıpırdatmadan yapılan kıraat ile kıraat şartı gerçekleşmiş olurmu?

    - Namazda tecvidli okumak

    - Namazda dudaklarını hiç oynatmadan kalbden okumak da caiz olur mu?

    - Bebekler neden kendi dudaklarını emerler?

  3. 10.Kasım.2013, 02:30
    2
    Al-i Muhammed
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Kasım.2013
    Üye No: 102603
    Mesaj Sayısı: 10
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Namazda Dudaklarını Kıpırdatmadan okumak?




    Kardeş zaten hemen herkes dudaklarını kıpırdatmadan, içinden okuyarak kılar. Benim bugüne kadar yanlız namaz kılanlarda gördüğüm gerek camii de gerek başka ortamda, hepsi de içinden okuyarak kılar. Misal cemaat halinde toplanırken sünnet namazını kılanlara(o da yalnız kılınmış oluyar ya) dikkat et çoğu içinden okuyor.

    Fatiha'nın sonunu "Veladdalin" diye okuyoruz. Ancak Camii İmamlarının uzatarak ordaki harfleri tam çıkarması gibi bir durum var. Ben bunu bir camii imamına sorduğumda, orasını siz yapamazsın(yani biz çalıştık bunun için anlamında) "veladdalin" diye okursanız yeterli olur demişti.


  4. 10.Kasım.2013, 02:30
    2
    Al-i Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Kardeş zaten hemen herkes dudaklarını kıpırdatmadan, içinden okuyarak kılar. Benim bugüne kadar yanlız namaz kılanlarda gördüğüm gerek camii de gerek başka ortamda, hepsi de içinden okuyarak kılar. Misal cemaat halinde toplanırken sünnet namazını kılanlara(o da yalnız kılınmış oluyar ya) dikkat et çoğu içinden okuyor.

    Fatiha'nın sonunu "Veladdalin" diye okuyoruz. Ancak Camii İmamlarının uzatarak ordaki harfleri tam çıkarması gibi bir durum var. Ben bunu bir camii imamına sorduğumda, orasını siz yapamazsın(yani biz çalıştık bunun için anlamında) "veladdalin" diye okursanız yeterli olur demişti.


  5. 10.Kasım.2013, 02:40
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Namazda Dudaklarını Kıpırdatmadan okumak?

    Namazdaki kıraatin sesli veya sessiz yapılmasının erkeğe ve kadına göre sınırıyla ilgili olarak mezheblerin görüşleri:

    Malikiler dediler ki: Erkeğin sesli kıraatinin en azının sınırı, yanındaki birinin duymasıdır. Sesli kıraatin yüksekliğine sınır yoktur. Erkeğin sessiz kıraatinin en az sınırı, dilini hareket ettirmesidir. Yükseklik sınırı ise kendi duyabileceği kadardır.
    Kadına gelince onun sesli kıraatinin bir tek derecesi vardır. Ki o da sadece kendi duyabileceği kadar bir sesle okumasıdır. Sessiz kıraatinin derecesi de mûtemed görüşe göre dilini hareket ettirmesidir.
    Şafiiler dediler ki: Sesli kıraatin en az sınırı, kişinin yanındakinin bir tek kişi de olsa sesini duymasıdır. Bu, erkek ve kadına göre değişmez. Yalnız kadın, yabancı birinin yakınında olması hâlinde sesli kıraatte bulunamaz. Sessiz kıraatinin en az sınırı da kendi duyabileceği kadar bir sesle okumasıdır. Tabiî bu sesini de yabancı bir erkeğin işitmemesi gerekir.
    Hanbeliler dediler ki: Sesli kıraatin en azı, kişinin yanındakinin bir kişi de olsa duymasıdır. Sessiz kıraatin en azı da kendi duyacağı kadar okumasıdır. Kadına gelince onun sesli kıraatte bulunması sünnet değildir. Ama yabancı birinin duymaması hâlinde sesli kıraatte bulunmasının bir sakıncası olmaz. Yabancı birinin duyması hâlinde sesli kıraatte bulunması haramdır.
    Hanefiler dediler ki: Sesli kıraatin en azı, kişinin fazla yakınında olmayan, meselâ birinci saftaki kimselerin duyması kadar olanıdır. Birinci saftakilerden bir veya iki kişi (İmamın) sesini duyacak olursa bu yeterli olmaz. Sesli kıraatin üst sınırı yoktur. Sessiz kıraatin en azı ise, kişinin bizzat kendisinin veya yakınında bulunan bir veya iki kişinin duyması kadar olmalıdır. Tashih-i hurûf ile birlikte dilin hareket ettirilmesi sahîh kavle göre sessiz kıraat için yeterli olmaz. Kadına gelince onun sesi, mûtemed görüşe göre avret değildir. Buna göre namazın kıraati hususunda kadınla erkek arasında bir fark yoktur. Yalnız bu, kadının sesinde bir nağme veya gevreklik olmaması şartına bağlıdır. Çünkü böyle bir sesi duyan erkeklerin şehvetleri galeyana gelebilir. Bu takdirde kadının sesi avret sayılır. Bu nitelikteki sesiyle kıraati de edâ etmesi namazını bozar.
    Kaynak: Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı


  6. 10.Kasım.2013, 02:40
    3
    Moderatör
    Namazdaki kıraatin sesli veya sessiz yapılmasının erkeğe ve kadına göre sınırıyla ilgili olarak mezheblerin görüşleri:

    Malikiler dediler ki: Erkeğin sesli kıraatinin en azının sınırı, yanındaki birinin duymasıdır. Sesli kıraatin yüksekliğine sınır yoktur. Erkeğin sessiz kıraatinin en az sınırı, dilini hareket ettirmesidir. Yükseklik sınırı ise kendi duyabileceği kadardır.
    Kadına gelince onun sesli kıraatinin bir tek derecesi vardır. Ki o da sadece kendi duyabileceği kadar bir sesle okumasıdır. Sessiz kıraatinin derecesi de mûtemed görüşe göre dilini hareket ettirmesidir.
    Şafiiler dediler ki: Sesli kıraatin en az sınırı, kişinin yanındakinin bir tek kişi de olsa sesini duymasıdır. Bu, erkek ve kadına göre değişmez. Yalnız kadın, yabancı birinin yakınında olması hâlinde sesli kıraatte bulunamaz. Sessiz kıraatinin en az sınırı da kendi duyabileceği kadar bir sesle okumasıdır. Tabiî bu sesini de yabancı bir erkeğin işitmemesi gerekir.
    Hanbeliler dediler ki: Sesli kıraatin en azı, kişinin yanındakinin bir kişi de olsa duymasıdır. Sessiz kıraatin en azı da kendi duyacağı kadar okumasıdır. Kadına gelince onun sesli kıraatte bulunması sünnet değildir. Ama yabancı birinin duymaması hâlinde sesli kıraatte bulunmasının bir sakıncası olmaz. Yabancı birinin duyması hâlinde sesli kıraatte bulunması haramdır.
    Hanefiler dediler ki: Sesli kıraatin en azı, kişinin fazla yakınında olmayan, meselâ birinci saftaki kimselerin duyması kadar olanıdır. Birinci saftakilerden bir veya iki kişi (İmamın) sesini duyacak olursa bu yeterli olmaz. Sesli kıraatin üst sınırı yoktur. Sessiz kıraatin en azı ise, kişinin bizzat kendisinin veya yakınında bulunan bir veya iki kişinin duyması kadar olmalıdır. Tashih-i hurûf ile birlikte dilin hareket ettirilmesi sahîh kavle göre sessiz kıraat için yeterli olmaz. Kadına gelince onun sesi, mûtemed görüşe göre avret değildir. Buna göre namazın kıraati hususunda kadınla erkek arasında bir fark yoktur. Yalnız bu, kadının sesinde bir nağme veya gevreklik olmaması şartına bağlıdır. Çünkü böyle bir sesi duyan erkeklerin şehvetleri galeyana gelebilir. Bu takdirde kadının sesi avret sayılır. Bu nitelikteki sesiyle kıraati de edâ etmesi namazını bozar.
    Kaynak: Dört Mezhebe Göre İslam Fıkhı





+ Yorum Gönder