Konusunu Oylayın.: İnsan Allahın parçası mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İnsan Allahın parçası mıdır?
  1. 08.Kasım.2013, 21:07
    1
    pars06
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2012
    Üye No: 98211
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    İnsan Allahın parçası mıdır?






    İnsan Allahın parçası mıdır? Mumsema Selamun Aleyküm.Ben geçen gün okuldayken edebiyat öğretmenimiz şunu söyledi

    -''Tasavvufa göre insan tanrının parçasıdır.Ve yollardan geçerek bütüne ulaşmaya çalışır''


    Bu doğru olur mu?


  2. 08.Kasım.2013, 21:07
    1
    pars06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



  3. 08.Kasım.2013, 21:47
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Allah'ın insana "ruhundan üflemesi" ne demektir?




    Allah'ın insana "ruhundan üflemesi" ne demektir?

    "Göklerin ve yerin nuru (Nur/35) olan Allah, kendi nurundan insana nur vermiş ve ruhundan ruh üflemiştir. (Hicr/29) Sandalye, marangozun bir parçası olmadığı gibi, biz de Allah'ın bir parçası değiliz...



    İnsanın kendisini tanımasında en önemli nokta, ruhunun varlığına inanmasıdır. Bu meseleyi şöyle anlamak lazım: Allah hayat sıfatından bize hayat vermiştir. Hayat harekettir. Hareket hayattır. Fiziğin ve kimyanın anlattığı elektronlar hareketlidir. O hareket de hayatsız cismin olmadığını gösterir.

    Allah'ın hayat sıfatı her şeyi kuşatmıştır. Hayatsız cisim yoktur. Organlarımızın bütünü etten yaratılmıştır. Etten yaratılan bu organların görmesi, işitmesi, yürümesi ruha ait şeylerdir. Çünkü bir insan aniden ölse organlarında hiçbir değişiklik olmaz. Fakat göremez, konuşamaz. Çünkü ruhu çıkmıştır. İğneyi elinize batırın. Ne oldu, acıdı. Acıyan, ruhtur. Ölüye iğne batırsak acımaz. Beden kılıftır. İnsan bütün duygularını ruhuyla yaşar.

    O ruhta öyle bir kuvvet var ki hem 80 kiloluk insanı gezip dolaştırıyor. Hem de o insan 40 kilo bir yükü sırtına alırsa onu da taşıyor. Fakat insan ölünce onu en az dört kişi taşıyabiliyor.

    Kaf Sûresi 16. ayette "Biz ona şah damarından daha yakınız." buyruluyor. Organlarımızın bütününü yaratan ve çalıştıran Allah'tır. Gözümüzü yaratan Allah, nereye baktığımızı bilir. Dilimizi yaratan Allah, ne söylediğimizi bilir. Beynimizi yaratan Allah, hayallerimizi bile bilir. Allah'tan korkmak, günah işlemekten utanmaktır. "Aman günah işlemeyeyim, Allah'a mahcup olurum." demektir. Allah'a yaklaşmak esma-i hüsnayı anlayıp beşeri planda uygulamaktır.

    Yaratılan her şey esma-i hüsnanın tecellileridir. Esma-i hüsna Allah'ın isimleridir.

    Ruh, hayattır. Hayat Allah'ın sıfatıdır. Öyleyse bizde Allah'ın hayat sıfatı tecelli etmiştir.

    Zaman bir okyanustur. İnsan vücudu bu okyanusta bir gemidir. Bu geminin kaptanı akıldır. Geminin pusulası iman ve vicdandır.

    Ahmed Yesevi hazretleri Peygamberimiz'in vefat ettiği yaşa ulaşınca "Resulullah toprakta yatarken ben ondan fazla yeryüzünde dolaşamam." diyerek yeraltında bir mağara kazdırmış, ömrünün kalanını o mağarada geçirmiştir.

    Nefsin terbiyesi, manevi terakki zor şartlarda gerçekleşir...

    Dış dünyamız meyvenin kabuğuna benzer. Kabuk kalınlaştıkça öz zayıflaşır. Meyvenin özü geliştikçe kabuk incelir.
    Hekimoğlu İsmail


  4. 08.Kasım.2013, 21:47
    2
    Moderatör



    Allah'ın insana "ruhundan üflemesi" ne demektir?

    "Göklerin ve yerin nuru (Nur/35) olan Allah, kendi nurundan insana nur vermiş ve ruhundan ruh üflemiştir. (Hicr/29) Sandalye, marangozun bir parçası olmadığı gibi, biz de Allah'ın bir parçası değiliz...



    İnsanın kendisini tanımasında en önemli nokta, ruhunun varlığına inanmasıdır. Bu meseleyi şöyle anlamak lazım: Allah hayat sıfatından bize hayat vermiştir. Hayat harekettir. Hareket hayattır. Fiziğin ve kimyanın anlattığı elektronlar hareketlidir. O hareket de hayatsız cismin olmadığını gösterir.

    Allah'ın hayat sıfatı her şeyi kuşatmıştır. Hayatsız cisim yoktur. Organlarımızın bütünü etten yaratılmıştır. Etten yaratılan bu organların görmesi, işitmesi, yürümesi ruha ait şeylerdir. Çünkü bir insan aniden ölse organlarında hiçbir değişiklik olmaz. Fakat göremez, konuşamaz. Çünkü ruhu çıkmıştır. İğneyi elinize batırın. Ne oldu, acıdı. Acıyan, ruhtur. Ölüye iğne batırsak acımaz. Beden kılıftır. İnsan bütün duygularını ruhuyla yaşar.

    O ruhta öyle bir kuvvet var ki hem 80 kiloluk insanı gezip dolaştırıyor. Hem de o insan 40 kilo bir yükü sırtına alırsa onu da taşıyor. Fakat insan ölünce onu en az dört kişi taşıyabiliyor.

    Kaf Sûresi 16. ayette "Biz ona şah damarından daha yakınız." buyruluyor. Organlarımızın bütününü yaratan ve çalıştıran Allah'tır. Gözümüzü yaratan Allah, nereye baktığımızı bilir. Dilimizi yaratan Allah, ne söylediğimizi bilir. Beynimizi yaratan Allah, hayallerimizi bile bilir. Allah'tan korkmak, günah işlemekten utanmaktır. "Aman günah işlemeyeyim, Allah'a mahcup olurum." demektir. Allah'a yaklaşmak esma-i hüsnayı anlayıp beşeri planda uygulamaktır.

    Yaratılan her şey esma-i hüsnanın tecellileridir. Esma-i hüsna Allah'ın isimleridir.

    Ruh, hayattır. Hayat Allah'ın sıfatıdır. Öyleyse bizde Allah'ın hayat sıfatı tecelli etmiştir.

    Zaman bir okyanustur. İnsan vücudu bu okyanusta bir gemidir. Bu geminin kaptanı akıldır. Geminin pusulası iman ve vicdandır.

    Ahmed Yesevi hazretleri Peygamberimiz'in vefat ettiği yaşa ulaşınca "Resulullah toprakta yatarken ben ondan fazla yeryüzünde dolaşamam." diyerek yeraltında bir mağara kazdırmış, ömrünün kalanını o mağarada geçirmiştir.

    Nefsin terbiyesi, manevi terakki zor şartlarda gerçekleşir...

    Dış dünyamız meyvenin kabuğuna benzer. Kabuk kalınlaştıkça öz zayıflaşır. Meyvenin özü geliştikçe kabuk incelir.
    Hekimoğlu İsmail





+ Yorum Gönder