Konusunu Oylayın.: Kurban kestirmiş biri neye dikkat etmesi lazım?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kurban kestirmiş biri neye dikkat etmesi lazım?
  1. 13.Ekim.2013, 10:36
    1
    kul93
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2013
    Üye No: 101044
    Mesaj Sayısı: 154
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Kurban kestirmiş biri neye dikkat etmesi lazım?






    Kurban kestirmiş biri neye dikkat etmesi lazım? Mumsema Kurban kestirmis biri neye dikkat etmesi lazim?

    Sükür namazi kilmak sünnet. Farz olan seyler nedir? Bayram namazindan itibaren Namazlarda tekbir mi getirmesi lazim? Lütfen bana detayli bir sekilde anlatabilirmisiniz...


  2. 13.Ekim.2013, 10:36
    1
    kul93 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Kurban kestirmis biri neye dikkat etmesi lazim?

    Sükür namazi kilmak sünnet. Farz olan seyler nedir? Bayram namazindan itibaren Namazlarda tekbir mi getirmesi lazim? Lütfen bana detayli bir sekilde anlatabilirmisiniz...


    Benzer Konular

    - Evlenirken eş seçiminde neye dikkat etmeli?

    - Lohusa kadının dikkat etmesi gerekenler

    - Oruclunun dikkat etmesi gereken hususlar

    - Hırsızlık yapan biri ne yapması lazım ve onun nasıl tövbe etmesi lazım?

    - Temizlikte neye dikkat etmek gerekir

  3. 13.Ekim.2013, 13:10
    2
    Snowdrop
    Elhamdülillah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97785
    Mesaj Sayısı: 593
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: Azerbaycan

    Cevap: Kurban kestirmis biri neye dikkat etmesi lazim?




    Ve aleykumus selam.bu linke girin kurbanla ilgili hangi konu sizi metaklandiriyorsa ona da gire bilirsiniz https://www.google.com/url?q=http://...t4jIm2rrjLdq5g


    Kurban Bayramında yapılan ibadet ve merasimlerin dindeki yeri nedir, farz mıdır, sünnet midir?

    Ezanımız, camimiz, minaremiz, selamlaşmamız, günlük dildeki dinî motiflerimiz, giderek açılsa bile kılık kıyafetimiz, bayramlarımız, âdâb-ı muaşeretimiz (görgü kurallarımız)... Müslümanlar olarak bizim alâmet-i fârıkamızdır (bizi başka din ve kültür mensuplarından ayıran işaretlerimiz, nişanlarımız, şiarlarımız, sembollerimizdir). Bugün bu nişanlarımızı korumak dünkünden daha önemli hale gelmiştir; çünkü artık topluluğumuz çoğulcudur, çok kültürlüdür, çok inançlıdır; bu çoklar yedi renk gibi ayrışmış, birbiri ile alakalarını asgariye indirmiştir; artık bu renklerin birleşerek bir aydınlık, bir aydınlatıcı ışık olması şöyle dursun, bazılarının çok severek kullandıkları mozaik bile oluşturmaktan uzaktır.

    Müslümanların vazgeçilmez değerleri üzerine titremeleri gereken bir unsur da inanç (din, iman) nişanlarıdır. Onlar manaları, muhtevaları, içte ve derinde olanları muhafaza eden zarflardır, siperlerdir, zırhlardır; işleri ve işlevleri yalnızca korumaktan ibaret de değildir, onlar aynı zamanda telkin eder, talim eder, terbiye eder.

    Bu bayramda kurban keseriz, bayram sabahı bayram namazı kılarız, Arafe günü sabah namazından sonra başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazı sonuna kadar devam etmek üzere "teşrık tekbirleri" getiririz, yoksullara kurban eti dağıtırız, ölü (mezarlarda) ve diri (evlerde) yakınlarımızı ziyaret ederiz, halleşir, dertleşir, hasret giderir, muhabbeti arttırırız. Günümüzde haberleşme imkanları geliştiği için ziyarete gidemediğimiz yakınlarımızı telefon vb. vasıtalarla arar, hal hatır sorar, bayramlarını tebrik ederiz.

    Bayramda yapılan bu ibadetler ve merasimlerin dindeki yeri (hükmü; farz mı, vacib mi, sünnet mi olduğu) tartışılıyor. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bunlar terkedilirse ne olur, neleri kaybetmiş oluruz? Bize göre en önemlisi bir şiarımızı kaybetmiş oluruz; "Şiarı kaybetmek caiz midir?", soru böyle sorulmalıdır.

    Hiçbir İslam mezhebinde kurban, terkedilmesinde sakınca bulunmayan, yapılması da fazla önemli olmayan bir ibadet değildir; kurban önemli bir ibadettir, Hz. Peygamber (s.a.) buna önem vermiş ve hayatı boyunca yerine getirmiştir.

    Bir müslüman gerekli ve meşru olmadıkça otu bile koparmaz. Gerekli ve meşru olunca insanı bile öldürür (savaşta düşman öldürülür ve düşman bir insandır). Kurban kesmek, başka hikmetleri yanında işte bu şuur ve teslimiyetin de sembolüdür, eğitimidir.

    Şiarlarımızı koruyalım, yoksa bu toz duman içinde her şeyimizi kaybedebiliriz.


  4. 13.Ekim.2013, 13:10
    2
    Elhamdülillah



    Ve aleykumus selam.bu linke girin kurbanla ilgili hangi konu sizi metaklandiriyorsa ona da gire bilirsiniz https://www.google.com/url?q=http://...t4jIm2rrjLdq5g


    Kurban Bayramında yapılan ibadet ve merasimlerin dindeki yeri nedir, farz mıdır, sünnet midir?

    Ezanımız, camimiz, minaremiz, selamlaşmamız, günlük dildeki dinî motiflerimiz, giderek açılsa bile kılık kıyafetimiz, bayramlarımız, âdâb-ı muaşeretimiz (görgü kurallarımız)... Müslümanlar olarak bizim alâmet-i fârıkamızdır (bizi başka din ve kültür mensuplarından ayıran işaretlerimiz, nişanlarımız, şiarlarımız, sembollerimizdir). Bugün bu nişanlarımızı korumak dünkünden daha önemli hale gelmiştir; çünkü artık topluluğumuz çoğulcudur, çok kültürlüdür, çok inançlıdır; bu çoklar yedi renk gibi ayrışmış, birbiri ile alakalarını asgariye indirmiştir; artık bu renklerin birleşerek bir aydınlık, bir aydınlatıcı ışık olması şöyle dursun, bazılarının çok severek kullandıkları mozaik bile oluşturmaktan uzaktır.

    Müslümanların vazgeçilmez değerleri üzerine titremeleri gereken bir unsur da inanç (din, iman) nişanlarıdır. Onlar manaları, muhtevaları, içte ve derinde olanları muhafaza eden zarflardır, siperlerdir, zırhlardır; işleri ve işlevleri yalnızca korumaktan ibaret de değildir, onlar aynı zamanda telkin eder, talim eder, terbiye eder.

    Bu bayramda kurban keseriz, bayram sabahı bayram namazı kılarız, Arafe günü sabah namazından sonra başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazı sonuna kadar devam etmek üzere "teşrık tekbirleri" getiririz, yoksullara kurban eti dağıtırız, ölü (mezarlarda) ve diri (evlerde) yakınlarımızı ziyaret ederiz, halleşir, dertleşir, hasret giderir, muhabbeti arttırırız. Günümüzde haberleşme imkanları geliştiği için ziyarete gidemediğimiz yakınlarımızı telefon vb. vasıtalarla arar, hal hatır sorar, bayramlarını tebrik ederiz.

    Bayramda yapılan bu ibadetler ve merasimlerin dindeki yeri (hükmü; farz mı, vacib mi, sünnet mi olduğu) tartışılıyor. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bunlar terkedilirse ne olur, neleri kaybetmiş oluruz? Bize göre en önemlisi bir şiarımızı kaybetmiş oluruz; "Şiarı kaybetmek caiz midir?", soru böyle sorulmalıdır.

    Hiçbir İslam mezhebinde kurban, terkedilmesinde sakınca bulunmayan, yapılması da fazla önemli olmayan bir ibadet değildir; kurban önemli bir ibadettir, Hz. Peygamber (s.a.) buna önem vermiş ve hayatı boyunca yerine getirmiştir.

    Bir müslüman gerekli ve meşru olmadıkça otu bile koparmaz. Gerekli ve meşru olunca insanı bile öldürür (savaşta düşman öldürülür ve düşman bir insandır). Kurban kesmek, başka hikmetleri yanında işte bu şuur ve teslimiyetin de sembolüdür, eğitimidir.

    Şiarlarımızı koruyalım, yoksa bu toz duman içinde her şeyimizi kaybedebiliriz.





+ Yorum Gönder