Konusunu Oylayın.: Fazla yemenin zararı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Fazla yemenin zararı?
  1. 12.Ekim.2013, 15:21
    1
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Fazla yemenin zararı?






    Fazla yemenin zararı? Mumsema Esselamun aleykum v..v..
    Fazla yemenin zararı?
    fazla yemenin Dinimizde yasaklandığını biliyoruz sınır nedir? yani insan tok olsada çerez..vb.. yemenin de keyif ile olsada sakıncası ve günahı olurmu?


  2. 12.Ekim.2013, 15:21
    1
    Devamlı Üye



    Esselamun aleykum v..v..
    Fazla yemenin zararı?
    fazla yemenin Dinimizde yasaklandığını biliyoruz sınır nedir? yani insan tok olsada çerez..vb.. yemenin de keyif ile olsada sakıncası ve günahı olurmu?


    Benzer Konular

    - Az yemenin faydaları

    - Az yemenin 7 faydası

    - Az Yemenin Faydaları Ve Çok Yemenin Afetleri

    - Topluma zararı dokunan kişileri veya çevreye zararı olanları şikayet etmek kul hakkına girermi?

    - Faiz yemenin hükmü

  3. 22.Ekim.2013, 13:47
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Fazla yemenin zararı?




    Allahın adı biz müslümanlar için çoook değerlidir.
    Öyle rastgele her şey için özellikle dünya malı vs için kullanmamız doğru değildir.

    "HAYATIMDA NE DOĞRU NE DE YALAN HİÇ YEMİN ETMEDİM" diyor imam şafii

    Yemin edilecek yerler var elbette...

    Yemin'in Islam'daki yeri



    Sag el; bereket; güç, kuvvet ve güzel mevki, yaralayici;
    kisinin bir haberi kuvvetlendirmek veya bir isi yapip yapmamak hususundaki azim
    ve iddiaya güç vermek için Allah'a kasem ya da bosama ve köle azadi gibi bir
    seye baglamak suretiyle akit etmesi anlaminda bir fikih terimi.

    Yemin daha çok Allah'in isimleri veya zâtî sifatlarindan birisi
    anilarak yapilan kasem için kullanilir. Talâka veya köle âzadina bagli olanlarin
    yemin olup almadigi tartismalidir (Kasânî, Bedâiu's-Sanâi,III, 2).

    Kasem ve hilf kelimeleri arasinda nüanslar olmakla birlikte
    "yemin" ile es anlamli olarak kullanilmaktadirlar (Kâsânî, a.yer; Lisânu'l Arab,
    XIII, 462). Türkçe'de bazan yemin yerine "and içmek" tabirinin kullanildigi
    görülmektedir.

    Bu mefhumun, kelimenin anlami ile irtibati; yeminin söze güç
    kuvvet katmasi ve yeminlesenlerin sag ellerini birbirlerine vurmalaridir
    (Mevsilî, el-ihtiyâr, IV, 45).

    Yemin, akitlerde ve husûmetlerde sözü te'kid için mesrudur.
    Mesrûtiyeti Kur'ân-i Kerîm ve Sünnetle sabittir. Kur'ân'in bir çok sûresi
    degisik cisimler üzerine yapilan yeminlerle baslar. Tin, sems, Fecr sûreleri bu
    kabildendir. Bakara sûresinin 225. ve Mâide sûresinin 89. âyetinde Allah
    Teâlâ'nin, yemin-i lagv sebebiyle kullarini mülahaza etmeyecegi
    bildirilmektedir. Yine Mâide sûresinin 89. âyetinde sorumluluk getiren yeminin
    mûn'akide yemini oldugu ifade edilmekte, yeminlere riayet emedilmekte ve
    yeminini bozanlarin nasil keffaret ödeyecekleri beyan edilmektedir. Bunlarin
    yanisira; Nahl (16) 38, 92, 94; Âlu imran (3) 77; Mâide (5) 53, 108; En'am (6)
    109; Tevbe (9) 12,13; Nur (24) 53; Fatir (35) 42; Mücâdele (58) 16; Münafikûn
    (63) 2; âyetleri de yeminin mesrûtiyetinin Kur'ân'dan delilleridir.

    Hz. Peygamber bir hadisinde ümmetine, babalar ve putlar adina
    yemin etmemelerini, yemin edeceklerse Allah adina yemin etmelerini ya da hiç
    yemin etmemelerini emretmistir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 7; Tirmizî, Nuzur,
    8).

    Rasûlüllah bizzat kendisi de yemin etmistir. Onun yemin ederken
    en çok kullandigi tabirlerden birisi: "Nefsime veya Muhammed'in nefsine sahip
    olana yemin ederim ki. "dir (Örnek olarak bkz. ibn Mâce, Keffaret 1; Ahmed b.
    Hanbel, a.g.e., IV, 16).



  4. 22.Ekim.2013, 13:47
    2
    Üye



    Allahın adı biz müslümanlar için çoook değerlidir.
    Öyle rastgele her şey için özellikle dünya malı vs için kullanmamız doğru değildir.

    "HAYATIMDA NE DOĞRU NE DE YALAN HİÇ YEMİN ETMEDİM" diyor imam şafii

    Yemin edilecek yerler var elbette...

    Yemin'in Islam'daki yeri



    Sag el; bereket; güç, kuvvet ve güzel mevki, yaralayici;
    kisinin bir haberi kuvvetlendirmek veya bir isi yapip yapmamak hususundaki azim
    ve iddiaya güç vermek için Allah'a kasem ya da bosama ve köle azadi gibi bir
    seye baglamak suretiyle akit etmesi anlaminda bir fikih terimi.

    Yemin daha çok Allah'in isimleri veya zâtî sifatlarindan birisi
    anilarak yapilan kasem için kullanilir. Talâka veya köle âzadina bagli olanlarin
    yemin olup almadigi tartismalidir (Kasânî, Bedâiu's-Sanâi,III, 2).

    Kasem ve hilf kelimeleri arasinda nüanslar olmakla birlikte
    "yemin" ile es anlamli olarak kullanilmaktadirlar (Kâsânî, a.yer; Lisânu'l Arab,
    XIII, 462). Türkçe'de bazan yemin yerine "and içmek" tabirinin kullanildigi
    görülmektedir.

    Bu mefhumun, kelimenin anlami ile irtibati; yeminin söze güç
    kuvvet katmasi ve yeminlesenlerin sag ellerini birbirlerine vurmalaridir
    (Mevsilî, el-ihtiyâr, IV, 45).

    Yemin, akitlerde ve husûmetlerde sözü te'kid için mesrudur.
    Mesrûtiyeti Kur'ân-i Kerîm ve Sünnetle sabittir. Kur'ân'in bir çok sûresi
    degisik cisimler üzerine yapilan yeminlerle baslar. Tin, sems, Fecr sûreleri bu
    kabildendir. Bakara sûresinin 225. ve Mâide sûresinin 89. âyetinde Allah
    Teâlâ'nin, yemin-i lagv sebebiyle kullarini mülahaza etmeyecegi
    bildirilmektedir. Yine Mâide sûresinin 89. âyetinde sorumluluk getiren yeminin
    mûn'akide yemini oldugu ifade edilmekte, yeminlere riayet emedilmekte ve
    yeminini bozanlarin nasil keffaret ödeyecekleri beyan edilmektedir. Bunlarin
    yanisira; Nahl (16) 38, 92, 94; Âlu imran (3) 77; Mâide (5) 53, 108; En'am (6)
    109; Tevbe (9) 12,13; Nur (24) 53; Fatir (35) 42; Mücâdele (58) 16; Münafikûn
    (63) 2; âyetleri de yeminin mesrûtiyetinin Kur'ân'dan delilleridir.

    Hz. Peygamber bir hadisinde ümmetine, babalar ve putlar adina
    yemin etmemelerini, yemin edeceklerse Allah adina yemin etmelerini ya da hiç
    yemin etmemelerini emretmistir (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 7; Tirmizî, Nuzur,
    8).

    Rasûlüllah bizzat kendisi de yemin etmistir. Onun yemin ederken
    en çok kullandigi tabirlerden birisi: "Nefsime veya Muhammed'in nefsine sahip
    olana yemin ederim ki. "dir (Örnek olarak bkz. ibn Mâce, Keffaret 1; Ahmed b.
    Hanbel, a.g.e., IV, 16).



  5. 12.Kasım.2013, 05:16
    3
    almanyali67
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Şubat.2008
    Üye No: 10819
    Mesaj Sayısı: 348
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40

    Cevap: Fazla yemenin zararı?

    Fazla yemek? yemin anlaşılmış heralde


  6. 12.Kasım.2013, 05:16
    3
    Devamlı Üye
    Fazla yemek? yemin anlaşılmış heralde


  7. 12.Kasım.2013, 14:41
    4
    ssoyluu
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Kasım.2013
    Üye No: 102631
    Mesaj Sayısı: 6
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Fazla yemenin zararı?

    fazla yemenk yemenin vücuda zararları olduğu gibi en önemlisi kalbe ve maneviyata olan zararıdır
    bunun üzerine Allah Resulunun çeşitli hadisleri vardır bildiğim bir tanesini sizlerle paylaşayım
    "fazla yemekle kalplerinizi öldürmeyin, zira fazla suyun ekinleri öldürdüğü gibi muhakkak fazla yemekte kalpleri öldürür." buyurmuştur.
    hangimiz ne kadar uyuyoruz orası mechuldür ancak sadece bir tavsiyem nefse hakimiyet açısından.


  8. 12.Kasım.2013, 14:41
    4
    ssoyluu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    fazla yemenk yemenin vücuda zararları olduğu gibi en önemlisi kalbe ve maneviyata olan zararıdır
    bunun üzerine Allah Resulunun çeşitli hadisleri vardır bildiğim bir tanesini sizlerle paylaşayım
    "fazla yemekle kalplerinizi öldürmeyin, zira fazla suyun ekinleri öldürdüğü gibi muhakkak fazla yemekte kalpleri öldürür." buyurmuştur.
    hangimiz ne kadar uyuyoruz orası mechuldür ancak sadece bir tavsiyem nefse hakimiyet açısından.


  9. 12.Kasım.2013, 15:22
    5
    Üstad
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Eylül.2007
    Üye No: 2553
    Mesaj Sayısı: 951
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11

    Cevap: Fazla yemenin zararı?

    AÇLIĞIN FAYDALARI,ÇOK YEMENİN ZARARLARI-1.BÖLÜM

    Az Yemenin ve Açlığın on faydası vardır.Bunlar;

    1-)Birinci Faydası:==>>Yemek az yendiği veya aç kalındığı zaman,kan insanın beynine şiddetle hücum etmeyeceği için kalb gözü açılır.Ruhu cilalanır.Halbuki tokluk bunlara engeldir.Çok yiyen kimsenin vücudu tembelleşir,kalbi körleşir.Kafayı adeta sarhoş eder,tembelliği bütün organlara yayar,kafası devamlı boş şeylerle uğraşır.Kalb düşünce itibariyle zayıflar,çünkü karar verme özelliğini kaybeder.Çok yemek yiyen çocuk dahi olsa hafızası zayıflar.Okuduklarını anlayamaz, anladıklarını düşünemez olur.Düşünme kabiliyetini adeta yitirir.

    İslam büyüklerinden Süleyman Darani diyor ki;
    Nefsinizi terbiye etmek,kalbinizi yumuşatmak ve Allah tarafından insanlara bildirilen dinlerin hepsini bilmek istiyorsanız devamlı aç olun.(Yani ölmeyecek kadar yiyin)

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
    "Kalplerinizi az yemek yiyerek,az gülerek yaşatın,yumuşayıp,parlaması için de onu aç kalarak iyice temizleyin"

    Yine Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
    "Midesini devamlı aç bırakan kimsenin zekası açılır ve düşünme kabiliyeti devamlı olarak gelişme kaydeder."

    ve yine aynı şekilde Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
    "Kim karnını tıka basa doyurur ve sonra da uykuya yatarsa,o kimsenin kalbi katılaşır.Herşeyin bir sadakası vardır.Vücudun (bedenin) sadakası ise aç kalmaktır."

    Hakikat şudur ki:"Cennet kapılarından bir kapıdan marifet kapısının anahtarı açlıktır. Açlıkla açılan bu kapıyı çok yemek kapatır.İbadetten gaye,kula Allah'ı tanıtacak, bildirecek bir fikri kazandırmak ve gizli hakikatleri çözebilecek bir kalb gözünün kul da açılmasını sağlamaktır.

    İslam büyüklerinden Lokman Hekim diyor ki;
    "Ey oğlum,mideni tıka basa doldurursan,zihnin çalışmaz,hikmeti (faydalı bilgileri öğrenmeye karşı) düşünme kabiliyetin ölür.organların tembellikten hareket edemez hale gelir."

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
    "(Kulun) hikmetinin ışığı açlık,onu Allah'tan uzaklaştıran şey ise tokluktur.Kulu Allah'a yaklaştıracak şey ise fakir ve yoksulları sevmek,onlara arkadaş olmak,onlara yaklaşmaktır.Çok yemekle midenizi tıka basa doldurmayınız.Böyle yaparsanız kalbinizdeki hikmetin ışığı gider.Aç kalarak ve az yiyerek uykuya yatan kimsenin etrafında rahmet melekleri sabahlara kadar dolaşır,(ona Allah'tan af ve mağfiret dilerler)"

    2-)İkinci Faydası:==>>Açlığın kalbi yumuşatmasıdır.Allah için yapılan zikirden etkilenme,Allah'ı zikirden hoşlanmak,ona devam etmek ancak bu kalb yumuşaklığıyla mümkün olur.Allah'a yönelmek için kalbi yumuşatmak gerekir.Öyle kalpler vardır ki yaptıkları zikirden kalpleri etkilenmez, zikir dudaktan kalbe inmez,kalbin katılığı Allah ile kul arasında adeta bir perde oluşturur. Perdenin kaldırılması,kalbin yumuşaması ve kalbin Allah'ı anmaktan zevk duyması,ancak ve ancak midenin aç kalması ile mümkündür.

    İslam büyüklerinden Cüneydi Bağdadi diyor ki:
    "Allah'tan korkan ve ibadetten zevk alanlar,nefislerini terbiye etmek ve ona iş yapmak için azıklarını çantalarına yerleştirmiş gözlerinin önüne koyarak ibadet ederlerdi.. Canları istediği halde nefislerini aç bırakmaktan hoşlanır,ibadetin zevkine böyle varırlardı".

    İslam büyüklerinden Süleyman Darani diyor ki;
    "Gönül'ün zikr'e yöneldiği ve yumuşadığı an midenin aç kaldığı,ciğerlerin susuzluktan yandığı andır..Kalbin katılaşıp karardığı ve zikr'in tesir etmediği an ise,midenin tıka basa dolduğu andır".


  10. 12.Kasım.2013, 15:22
    5
    Üstad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    AÇLIĞIN FAYDALARI,ÇOK YEMENİN ZARARLARI-1.BÖLÜM

    Az Yemenin ve Açlığın on faydası vardır.Bunlar;

    1-)Birinci Faydası:==>>Yemek az yendiği veya aç kalındığı zaman,kan insanın beynine şiddetle hücum etmeyeceği için kalb gözü açılır.Ruhu cilalanır.Halbuki tokluk bunlara engeldir.Çok yiyen kimsenin vücudu tembelleşir,kalbi körleşir.Kafayı adeta sarhoş eder,tembelliği bütün organlara yayar,kafası devamlı boş şeylerle uğraşır.Kalb düşünce itibariyle zayıflar,çünkü karar verme özelliğini kaybeder.Çok yemek yiyen çocuk dahi olsa hafızası zayıflar.Okuduklarını anlayamaz, anladıklarını düşünemez olur.Düşünme kabiliyetini adeta yitirir.

    İslam büyüklerinden Süleyman Darani diyor ki;
    Nefsinizi terbiye etmek,kalbinizi yumuşatmak ve Allah tarafından insanlara bildirilen dinlerin hepsini bilmek istiyorsanız devamlı aç olun.(Yani ölmeyecek kadar yiyin)

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
    "Kalplerinizi az yemek yiyerek,az gülerek yaşatın,yumuşayıp,parlaması için de onu aç kalarak iyice temizleyin"

    Yine Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
    "Midesini devamlı aç bırakan kimsenin zekası açılır ve düşünme kabiliyeti devamlı olarak gelişme kaydeder."

    ve yine aynı şekilde Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
    "Kim karnını tıka basa doyurur ve sonra da uykuya yatarsa,o kimsenin kalbi katılaşır.Herşeyin bir sadakası vardır.Vücudun (bedenin) sadakası ise aç kalmaktır."

    Hakikat şudur ki:"Cennet kapılarından bir kapıdan marifet kapısının anahtarı açlıktır. Açlıkla açılan bu kapıyı çok yemek kapatır.İbadetten gaye,kula Allah'ı tanıtacak, bildirecek bir fikri kazandırmak ve gizli hakikatleri çözebilecek bir kalb gözünün kul da açılmasını sağlamaktır.

    İslam büyüklerinden Lokman Hekim diyor ki;
    "Ey oğlum,mideni tıka basa doldurursan,zihnin çalışmaz,hikmeti (faydalı bilgileri öğrenmeye karşı) düşünme kabiliyetin ölür.organların tembellikten hareket edemez hale gelir."

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
    "(Kulun) hikmetinin ışığı açlık,onu Allah'tan uzaklaştıran şey ise tokluktur.Kulu Allah'a yaklaştıracak şey ise fakir ve yoksulları sevmek,onlara arkadaş olmak,onlara yaklaşmaktır.Çok yemekle midenizi tıka basa doldurmayınız.Böyle yaparsanız kalbinizdeki hikmetin ışığı gider.Aç kalarak ve az yiyerek uykuya yatan kimsenin etrafında rahmet melekleri sabahlara kadar dolaşır,(ona Allah'tan af ve mağfiret dilerler)"

    2-)İkinci Faydası:==>>Açlığın kalbi yumuşatmasıdır.Allah için yapılan zikirden etkilenme,Allah'ı zikirden hoşlanmak,ona devam etmek ancak bu kalb yumuşaklığıyla mümkün olur.Allah'a yönelmek için kalbi yumuşatmak gerekir.Öyle kalpler vardır ki yaptıkları zikirden kalpleri etkilenmez, zikir dudaktan kalbe inmez,kalbin katılığı Allah ile kul arasında adeta bir perde oluşturur. Perdenin kaldırılması,kalbin yumuşaması ve kalbin Allah'ı anmaktan zevk duyması,ancak ve ancak midenin aç kalması ile mümkündür.

    İslam büyüklerinden Cüneydi Bağdadi diyor ki:
    "Allah'tan korkan ve ibadetten zevk alanlar,nefislerini terbiye etmek ve ona iş yapmak için azıklarını çantalarına yerleştirmiş gözlerinin önüne koyarak ibadet ederlerdi.. Canları istediği halde nefislerini aç bırakmaktan hoşlanır,ibadetin zevkine böyle varırlardı".

    İslam büyüklerinden Süleyman Darani diyor ki;
    "Gönül'ün zikr'e yöneldiği ve yumuşadığı an midenin aç kaldığı,ciğerlerin susuzluktan yandığı andır..Kalbin katılaşıp karardığı ve zikr'in tesir etmediği an ise,midenin tıka basa dolduğu andır".





+ Yorum Gönder