Konusunu Oylayın.: İmam ı azam ın hocası kimdir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İmam ı azam ın hocası kimdir?
  1. 12.Eylül.2013, 14:28
    1
    umutlucan
    Sadece ALLAH'a kul olun

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2013
    Üye No: 101338
    Mesaj Sayısı: 1,441
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15

    İmam ı azam ın hocası kimdir?

  2. 12.Eylül.2013, 14:49
    2
    Hanbeli
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Eylül.2007
    Üye No: 3040
    Mesaj Sayısı: 20
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Imam ı azam ın hocası kimdir?




    İmam azam ebu hanifenin En Meşhur Üstadları

    Ebû Hanîfe'nin kendilerinden ders aldığı ve muayyen bir fikir tarzı olup da onun üzerinde bir tesir bırakan bu üstadîanm tanımak, Ebû Hanîfe'nin feyz aldığı yerleri, ilim susuzluğunu gidermek için kana kana içtiği menbalan bize öğretmiş olur Ve "böylece onun fıkhî kültürünün her cephesi ay*dınlanmış, bulunur
    Ebû Hanîfe'nin en başta gelen üstadı, ölünceye kadar dersi*ne devam ettiği Hammâd b. Ebî Süleyman Eş'arî'dir Hammâd, îbrahim b Ebî Musa el-Eş'arî'nin kölesi idi. Kûfe'de yetişti İbra*him Nahaî'den fıkıh okudu Onun re'y ve görüşünü en iyi bilen*lerdendi. 120 hicrî yılında vefat etti Hammâd, yaînız îbrahim Na*haî'den fıkıh Öğrenmekle kalmadı, Şa'bî'den de fıkıh dersi aldı. Bu ikisi Şureyh'den, Alkame b. Kays'dan, Mesruk Ecda'den ders al*mışlardır. Bu üstadlar da Abdullah b. Mes'ud, Ali b EbîfTalib gi*bi iki büyük Sahabeden fıkıh ilmini öğrenmişlerdir. Kibâr-ı As-habdan olan bu iki zat yâni Hz. Ali ve îbn-i Mes'ud Kûfe'de ika*met etmeleri hasebiyle Kûfe'ye kendi ilimlerini mîras bıraktılar ki, Küfe fıkhının temeli bu olmuştur. Bu ikisinin fetvaları ve onların izinden giden talebelerinin ekvali sayesinde o büyük fıkıh mirası ortaya çıkmıştır İşte Hammâd bu ilmin içinde yetişti. * îbrahim Nahaî'nin fıkhını ve Şâ'bî'nin fıkhını okudu, öğrendi. Öyle görü*nüyor ki, Hammâd daha ziyade îbrahim Nahaî'nin fıkhım tuttu.Onun fıkhı ehl-i re'y fıkhı kulundandır. Şâ*bî ise ehl-i re'y fukahâsın-dan ziyade ehl-i Hadîs fukahâsma daha yakındır. Kendisi her ne kadar Irak'da yaşadı ve orada okuyup yetişti ise de Eserci ulema*dandır. Ehl-i re'y fukahâsının yolunu beğenip sevemedi
    Ebû Hanîfe 18 sene Hammâd'ın dersine devam etti. Ondan ehl-i Irak fıkhım Öğrendi ki, bu fıkhı, Hz Aîi ve Abdullah îbn-i Mes'ud'un fıkıhlarının hulâsası demektir. îbrahim Nahaî'nin fet*valarını, fıkıh hükümlerini Hammâd'dan bizzat aldı. Onun için, Şah Veliyullah Dehlevî, «Hanefiyye fıkhının kaynağı îbrahim Na*haî'nin kavilleridir» hükmünü vermektedir. Hüccet'ullahi'1-Bâliga kitabında şöyle diyor: «Ebû Hanîfe Hazretleri (Allah razı olsun) ibrahim Nahaî'nin ve akranlarının mezhebine sarılmıştı. îbrahim Nahaî'nin dediklerinden geçmiyor, onları aşmıyordu. Ancak az bir şey bundan hariç kalır Onun mezhebine göre, mes'ele çıkarma hususunda büyük dirayeti vardı Tahric yollarında gayet ince görüsü vardı. Furu1 mes'elelerini cok1 mükemmel işlivordu Eğer bu dediklerimin hakikata uygun olduğunu anlamak istersen : Kitab'ül-Asâr'dan, Abdu'r-Râzık’ın El-Camitnden, Ebü Bekir b. Şeybe'nin Musannef'inden îbrahim Nahaî'nin akvalini topla, sonra onları Ebû Hanîfe'nin mezhebiyle mukayese yap, göreceksin ki, gayet az meseleler hariç, Ebû Hanîfe bu delillerden ayrılmıyor ve gayet az olan mes'elelerde de yine Küfe fukahâsmm kail olduklarından dı*şarı çıkmıyor.»[9]
    îşi bu kadar dar bir çerçeve içine sokmakta belki de biraz mübalâğa vardır. Ebû Hanîfe'nin fıkhı aşın derecede dar göste*rilmiş oluyor. Fakat Ebû Hanîfe'nin Hammâd'a devamı ve Ham-mâd'ın da bütün rivayetlerde geçtiği veçhile, İbrahim Nahaî'nin fıkhını en iyi bi.en bir insan olması, şüpheye yer bırakmadan or*taya çıkıyor ki, Ebû Hanîfe fıkhının en büyük-ve başlıca kayna*ğı üstadı Hammâd'm, îbrahim Nahaî'den aldığı ilim mirasıdır Hanefiyye'nİn eski eserlerini dikkatle okumakda bilhassa bunu isbat etmektedir


    59- Ders Aldığ Diğer Kimseler


    Hammâd'm dersine devam eden bir talebe olmakla beraber başkalarından da ders alıyordu. Bunu yukarıda da söylemiştik. Hammâd'm ölümünden sonra dersi bırakıp ilimden vazgeçmiş de*ğildi. Hem öğreniyor, hem Öğretiyor. Bu hususta Hz. Peygamber'-in Hadîs-i şerîfiyle amel eden ilme sadık ulema gibi hareket edi*yordu. «Bir adam ilim peşinde oldukça âlim olmakta devam eder. Alim olduğu zannına düştüğü zaman cahil olur gider.» Yukanda da zikrettiğimiz gibi Ebû Hanîfe Hac mevsiminde hacca gittiğin*de ve Mekke'ye vâki olan seyahatlerinde Atâ b. Ebî Rabah'dan ders alıyor, Beyt-i şerifte mücavir bulunduğu müddetçe oradaki ders halkalarına devam ediyordu. Hayatında 55 defa Hac ettiğim söylerler. Bunun mânâsı delikanlılık çağına ayak bastıktan sonra her sene haccetmiş demektir. Biz bu sayının kesin olduğuna hük*metmiş değiliz. Hac niyetiyle Mekke'ye gelince bir taraftan ilim ve Hadîs öğrenme imkânını buluyordu. Diğer taraftan da hac menâ-sikini, hacda yapılması gereken ibadetleri yapmakla dînî farîzesini ifa ediyor, takvasını tamamlıyordu. Mekke ekolünde Atâ'dan İbn-i Abbas'ın ilmini aldığı gibi onun azadhsı Ikrime'den de ilim aldı. Bu Ikrime, Efendisi tbn-i Abbas'ın ilmine vâristi. îbn-i Abbas'm ölümünden sonra oğlu onu dört bin dinara satınca:
    — Senden hayır gelmez, babanın ilmini dört bin dinara satı*yorsun, dedi. O da bu satıştan vazgeçti.
    Hz. Ömer'in ve onun oğlu Abdullah'ın ilimlerini, Abdullah'ın azadhsı Nâfi'den aldı. Böylece îbn-i Mes'ud'un ilmiyle Hz. Ali'nin iimini Küfe ekolü voliyle almış oldu. Hz. Ömer'in ve tbn-i Abbas'-m ilimlerini de görüşüp buluştuğu Tabiînden ahp öğrendi.

    60- Zeyd B. Ali'den Ders Alması


    Buna göre İslâm cemaatının fıkıhlarım türlü yollardan aldı*ğını söyleyebiliriz. Her ne kadar kendisinde^ ehl-i re'y ve kryasçila-rın görüşü galip ise de, bu böyledir. Hattâ ehl-i re'yin üstadı sayıl*mıştır. Fakat Ebû Hanîfe yalnız bu üstadlardan ilim almalka ikti*fa etmedi, hattâ Şia imamlarından da ilim aldı, ders okudu. On*larla zaten münasebeli vardı, onlara yardımda bulunuyordu. Eme-vîler zamanında olduğu gibi Abbasîler zamanında da, ihtiyarlık çağında bu yüzden hesaba çekildi. Nihayet Ali Beyt'e olan candan bağlılığı sebebiyle ihlâsı uğruna şehid oldu. Hak ve takvadan ay*rılmadan bu uğurda can verdi. Bu imamlardan Zeyd b. Ali, Mu-hamftıed Bakır, Ebû Muhammed Abdullah b. Hasan'dan ilim öğ*rendi. Bunların her biri fıkıhda ve ilimde esaslı bilgi sahibidirler.
    îmânı Zeyd b. Ali Zeynel-Abidin (ölümü 122 hicrî senesi) her nevi islâm ilimlerinde gayet geniş bilgi sahibi olan bir âlimdi. Kur'ân-m okunma tarzına dair kıraat ilimlerini ve diğer Kur'an ilimlerini çok iyi bilirdi. O fıkıh ilminde olduğu gibi, akaid ve ke*lâm ilminde de üstad idi. Hattâ mu'tezile, kelâmdaki üstün bilgi*sinden dolayı pnu kendi üstadlanndan sayarlar. Ebû Hanîfe iki sene kadar ona talebelik yaptığını söyler. (Ravdun-Nâdir) in kay*dettiğine göre Ebû Hanîfe şöyle demiştir: «Zeyd b. Ali'yi ve arka*daşlarım gördüm. Zamanında ondan daha fakıh, ondan daha bil*gili olan bir kimse görmedim. Onun kadar sür'atle cevap veren ve gayet açık sözlü olan yoktu. O emsalsizdi.»
    Ebû Hanîfe'nin onunla görüştüğünde bizim hiç şüphemiz yok. Fakat onun dersine devam ettiği kanaatmda değiliz. Belki dersine devam etmeden onunla görüştüğü, buluştuğu zamanlarda onun bilgisinden istifade etmiş, ondan ilim öğrenmiştir.



  3. 12.Eylül.2013, 14:49
    2
    Üye



    İmam azam ebu hanifenin En Meşhur Üstadları

    Ebû Hanîfe'nin kendilerinden ders aldığı ve muayyen bir fikir tarzı olup da onun üzerinde bir tesir bırakan bu üstadîanm tanımak, Ebû Hanîfe'nin feyz aldığı yerleri, ilim susuzluğunu gidermek için kana kana içtiği menbalan bize öğretmiş olur Ve "böylece onun fıkhî kültürünün her cephesi ay*dınlanmış, bulunur
    Ebû Hanîfe'nin en başta gelen üstadı, ölünceye kadar dersi*ne devam ettiği Hammâd b. Ebî Süleyman Eş'arî'dir Hammâd, îbrahim b Ebî Musa el-Eş'arî'nin kölesi idi. Kûfe'de yetişti İbra*him Nahaî'den fıkıh okudu Onun re'y ve görüşünü en iyi bilen*lerdendi. 120 hicrî yılında vefat etti Hammâd, yaînız îbrahim Na*haî'den fıkıh Öğrenmekle kalmadı, Şa'bî'den de fıkıh dersi aldı. Bu ikisi Şureyh'den, Alkame b. Kays'dan, Mesruk Ecda'den ders al*mışlardır. Bu üstadlar da Abdullah b. Mes'ud, Ali b EbîfTalib gi*bi iki büyük Sahabeden fıkıh ilmini öğrenmişlerdir. Kibâr-ı As-habdan olan bu iki zat yâni Hz. Ali ve îbn-i Mes'ud Kûfe'de ika*met etmeleri hasebiyle Kûfe'ye kendi ilimlerini mîras bıraktılar ki, Küfe fıkhının temeli bu olmuştur. Bu ikisinin fetvaları ve onların izinden giden talebelerinin ekvali sayesinde o büyük fıkıh mirası ortaya çıkmıştır İşte Hammâd bu ilmin içinde yetişti. * îbrahim Nahaî'nin fıkhını ve Şâ'bî'nin fıkhını okudu, öğrendi. Öyle görü*nüyor ki, Hammâd daha ziyade îbrahim Nahaî'nin fıkhım tuttu.Onun fıkhı ehl-i re'y fıkhı kulundandır. Şâ*bî ise ehl-i re'y fukahâsın-dan ziyade ehl-i Hadîs fukahâsma daha yakındır. Kendisi her ne kadar Irak'da yaşadı ve orada okuyup yetişti ise de Eserci ulema*dandır. Ehl-i re'y fukahâsının yolunu beğenip sevemedi
    Ebû Hanîfe 18 sene Hammâd'ın dersine devam etti. Ondan ehl-i Irak fıkhım Öğrendi ki, bu fıkhı, Hz Aîi ve Abdullah îbn-i Mes'ud'un fıkıhlarının hulâsası demektir. îbrahim Nahaî'nin fet*valarını, fıkıh hükümlerini Hammâd'dan bizzat aldı. Onun için, Şah Veliyullah Dehlevî, «Hanefiyye fıkhının kaynağı îbrahim Na*haî'nin kavilleridir» hükmünü vermektedir. Hüccet'ullahi'1-Bâliga kitabında şöyle diyor: «Ebû Hanîfe Hazretleri (Allah razı olsun) ibrahim Nahaî'nin ve akranlarının mezhebine sarılmıştı. îbrahim Nahaî'nin dediklerinden geçmiyor, onları aşmıyordu. Ancak az bir şey bundan hariç kalır Onun mezhebine göre, mes'ele çıkarma hususunda büyük dirayeti vardı Tahric yollarında gayet ince görüsü vardı. Furu1 mes'elelerini cok1 mükemmel işlivordu Eğer bu dediklerimin hakikata uygun olduğunu anlamak istersen : Kitab'ül-Asâr'dan, Abdu'r-Râzık’ın El-Camitnden, Ebü Bekir b. Şeybe'nin Musannef'inden îbrahim Nahaî'nin akvalini topla, sonra onları Ebû Hanîfe'nin mezhebiyle mukayese yap, göreceksin ki, gayet az meseleler hariç, Ebû Hanîfe bu delillerden ayrılmıyor ve gayet az olan mes'elelerde de yine Küfe fukahâsmm kail olduklarından dı*şarı çıkmıyor.»[9]
    îşi bu kadar dar bir çerçeve içine sokmakta belki de biraz mübalâğa vardır. Ebû Hanîfe'nin fıkhı aşın derecede dar göste*rilmiş oluyor. Fakat Ebû Hanîfe'nin Hammâd'a devamı ve Ham-mâd'ın da bütün rivayetlerde geçtiği veçhile, İbrahim Nahaî'nin fıkhını en iyi bi.en bir insan olması, şüpheye yer bırakmadan or*taya çıkıyor ki, Ebû Hanîfe fıkhının en büyük-ve başlıca kayna*ğı üstadı Hammâd'm, îbrahim Nahaî'den aldığı ilim mirasıdır Hanefiyye'nİn eski eserlerini dikkatle okumakda bilhassa bunu isbat etmektedir


    59- Ders Aldığ Diğer Kimseler


    Hammâd'm dersine devam eden bir talebe olmakla beraber başkalarından da ders alıyordu. Bunu yukarıda da söylemiştik. Hammâd'm ölümünden sonra dersi bırakıp ilimden vazgeçmiş de*ğildi. Hem öğreniyor, hem Öğretiyor. Bu hususta Hz. Peygamber'-in Hadîs-i şerîfiyle amel eden ilme sadık ulema gibi hareket edi*yordu. «Bir adam ilim peşinde oldukça âlim olmakta devam eder. Alim olduğu zannına düştüğü zaman cahil olur gider.» Yukanda da zikrettiğimiz gibi Ebû Hanîfe Hac mevsiminde hacca gittiğin*de ve Mekke'ye vâki olan seyahatlerinde Atâ b. Ebî Rabah'dan ders alıyor, Beyt-i şerifte mücavir bulunduğu müddetçe oradaki ders halkalarına devam ediyordu. Hayatında 55 defa Hac ettiğim söylerler. Bunun mânâsı delikanlılık çağına ayak bastıktan sonra her sene haccetmiş demektir. Biz bu sayının kesin olduğuna hük*metmiş değiliz. Hac niyetiyle Mekke'ye gelince bir taraftan ilim ve Hadîs öğrenme imkânını buluyordu. Diğer taraftan da hac menâ-sikini, hacda yapılması gereken ibadetleri yapmakla dînî farîzesini ifa ediyor, takvasını tamamlıyordu. Mekke ekolünde Atâ'dan İbn-i Abbas'ın ilmini aldığı gibi onun azadhsı Ikrime'den de ilim aldı. Bu Ikrime, Efendisi tbn-i Abbas'ın ilmine vâristi. îbn-i Abbas'm ölümünden sonra oğlu onu dört bin dinara satınca:
    — Senden hayır gelmez, babanın ilmini dört bin dinara satı*yorsun, dedi. O da bu satıştan vazgeçti.
    Hz. Ömer'in ve onun oğlu Abdullah'ın ilimlerini, Abdullah'ın azadhsı Nâfi'den aldı. Böylece îbn-i Mes'ud'un ilmiyle Hz. Ali'nin iimini Küfe ekolü voliyle almış oldu. Hz. Ömer'in ve tbn-i Abbas'-m ilimlerini de görüşüp buluştuğu Tabiînden ahp öğrendi.

    60- Zeyd B. Ali'den Ders Alması


    Buna göre İslâm cemaatının fıkıhlarım türlü yollardan aldı*ğını söyleyebiliriz. Her ne kadar kendisinde^ ehl-i re'y ve kryasçila-rın görüşü galip ise de, bu böyledir. Hattâ ehl-i re'yin üstadı sayıl*mıştır. Fakat Ebû Hanîfe yalnız bu üstadlardan ilim almalka ikti*fa etmedi, hattâ Şia imamlarından da ilim aldı, ders okudu. On*larla zaten münasebeli vardı, onlara yardımda bulunuyordu. Eme-vîler zamanında olduğu gibi Abbasîler zamanında da, ihtiyarlık çağında bu yüzden hesaba çekildi. Nihayet Ali Beyt'e olan candan bağlılığı sebebiyle ihlâsı uğruna şehid oldu. Hak ve takvadan ay*rılmadan bu uğurda can verdi. Bu imamlardan Zeyd b. Ali, Mu-hamftıed Bakır, Ebû Muhammed Abdullah b. Hasan'dan ilim öğ*rendi. Bunların her biri fıkıhda ve ilimde esaslı bilgi sahibidirler.
    îmânı Zeyd b. Ali Zeynel-Abidin (ölümü 122 hicrî senesi) her nevi islâm ilimlerinde gayet geniş bilgi sahibi olan bir âlimdi. Kur'ân-m okunma tarzına dair kıraat ilimlerini ve diğer Kur'an ilimlerini çok iyi bilirdi. O fıkıh ilminde olduğu gibi, akaid ve ke*lâm ilminde de üstad idi. Hattâ mu'tezile, kelâmdaki üstün bilgi*sinden dolayı pnu kendi üstadlanndan sayarlar. Ebû Hanîfe iki sene kadar ona talebelik yaptığını söyler. (Ravdun-Nâdir) in kay*dettiğine göre Ebû Hanîfe şöyle demiştir: «Zeyd b. Ali'yi ve arka*daşlarım gördüm. Zamanında ondan daha fakıh, ondan daha bil*gili olan bir kimse görmedim. Onun kadar sür'atle cevap veren ve gayet açık sözlü olan yoktu. O emsalsizdi.»
    Ebû Hanîfe'nin onunla görüştüğünde bizim hiç şüphemiz yok. Fakat onun dersine devam ettiği kanaatmda değiliz. Belki dersine devam etmeden onunla görüştüğü, buluştuğu zamanlarda onun bilgisinden istifade etmiş, ondan ilim öğrenmiştir.






+ Yorum Gönder