Konusunu Oylayın.: İslam ı araştırdım..ataist oldumm..haydi ..Güzel Dinimiz İslam-ı Araştıralım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
İslam ı araştırdım..ataist oldumm..haydi ..Güzel Dinimiz İslam-ı Araştıralım
  1. 27.Ekim.2007, 17:34
    1
    DEMETT
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Eylül.2007
    Üye No: 3164
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27

    İslam ı araştırdım..ataist oldumm..haydi ..Güzel Dinimiz İslam-ı Araştıralım






    İslam ı araştırdım..ataist oldumm..haydi ..Güzel Dinimiz İslam-ı Araştıralım Mumsema SELAMIN ALEYKÜM KARDEŞLERİMM...''İSLAM I ARAŞTIRDIM..ATAİST OLDUM''SÖZÜ TABİ Kİ DE BANA AİT DEĞİL...BUNU SÖYLEYENİ TANIMIYORUM..SADECE Bİ SİTEDE FORUMDA YAZIŞMIŞTIK..KONU SATANİSTLERDİ..O DA SÖZ BİRAZ İLERLEDİKÇE BÖYLE BİŞİ SÖLEDİ..SATANİSTLİĞİ SAVUNUYORDU..İSLAM IN GÜZELLİKLERİNİ YANSITALIM VEHAYDİİ..İSLAM I ARAŞTIRIP GERÇEKLERİ ANLAYALIM..DOĞRULARI GÖRELİM..TABİ BİÇOK KONU VAR..İNSANLARIN KAFASINDAKİ SORU İŞARETLERİNE SEBEP OLAN..ÖNCE ''KURBAN''DAN BAHSEDELİM..''KURBAN''I KATLİAM OLARAK GÖREN,,HATTA BUNU SATANİSTLERİN YAPMIŞ OLDUKLARI İĞRENÇLİKLERLE KIYASLAYIP''KİMSE KATLİAM KONUSUNDA MÜSLÜMANLARIN ELİNE SU DÖKEMEZ''YORUMUNU ÇÖKERTELİMM..


  2. 27.Ekim.2007, 17:34
    1
    DEMETT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Seyirci Üye



    SELAMIN ALEYKÜM KARDEŞLERİMM...''İSLAM I ARAŞTIRDIM..ATAİST OLDUM''SÖZÜ TABİ Kİ DE BANA AİT DEĞİL...BUNU SÖYLEYENİ TANIMIYORUM..SADECE Bİ SİTEDE FORUMDA YAZIŞMIŞTIK..KONU SATANİSTLERDİ..O DA SÖZ BİRAZ İLERLEDİKÇE BÖYLE BİŞİ SÖLEDİ..SATANİSTLİĞİ SAVUNUYORDU..İSLAM IN GÜZELLİKLERİNİ YANSITALIM VEHAYDİİ..İSLAM I ARAŞTIRIP GERÇEKLERİ ANLAYALIM..DOĞRULARI GÖRELİM..TABİ BİÇOK KONU VAR..İNSANLARIN KAFASINDAKİ SORU İŞARETLERİNE SEBEP OLAN..ÖNCE ''KURBAN''DAN BAHSEDELİM..''KURBAN''I KATLİAM OLARAK GÖREN,,HATTA BUNU SATANİSTLERİN YAPMIŞ OLDUKLARI İĞRENÇLİKLERLE KIYASLAYIP''KİMSE KATLİAM KONUSUNDA MÜSLÜMANLARIN ELİNE SU DÖKEMEZ''YORUMUNU ÇÖKERTELİMM..


    Benzer Konular

    - Dinimiz İslam'da selamlaşmanın önemi

    - İslam Büyükleri İslam Alimleri Hakkında Genel Kültür Soruları ve Cevapları

    - Dinimiz İslam'ın evlenmemeye bakış açısı nedir?

    - İslâm'ın esası ve dinin direği üçtür. İslâm bunlar üzerine kurulmuştur.

    - İslam ve Güzel ahlak

  3. 27.Ekim.2007, 18:30
    2
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA




    DEMETT Nickli Üyeden Alıntı
    SELAMIN ALEYKÜM KARDEŞLERİMM...''İSLAM I ARAŞTIRDIM..ATAİST OLDUM''SÖZÜ TABİ Kİ DE BANA AİT DEĞİL...BUNU SÖYLEYENİ TANIMIYORUM..SADECE Bİ SİTEDE FORUMDA YAZIŞMIŞTIK..KONU SATANİSTLERDİ..O DA SÖZ BİRAZ İLERLEDİKÇE BÖYLE BİŞİ SÖLEDİ..SATANİSTLİĞİ SAVUNUYORDU..İSLAM IN GÜZELLİKLERİNİ YANSITALIM VEHAYDİİ..İSLAM I ARAŞTIRIP GERÇEKLERİ ANLAYALIM..DOĞRULARI GÖRELİM..TABİ BİÇOK KONU VAR..İNSANLARIN KAFASINDAKİ SORU İŞARETLERİNE SEBEP OLAN..ÖNCE ''KURBAN''DAN BAHSEDELİM..''KURBAN''I KATLİAM OLARAK GÖREN,,HATTA BUNU SATANİSTLERİN YAPMIŞ OLDUKLARI İĞRENÇLİKLERLE KIYASLAYIP''KİMSE KATLİAM KONUSUNDA MÜSLÜMANLARIN ELİNE SU DÖKEMEZ''YORUMUNU ÇÖKERTELİMM..
    ve aleykumusselam ve rahmetullah demet.

    1.kendi adına da sorabilirsin bunda bir sakınca yok
    2.selam verme şekli iki şekildir: "selamun aleykum" yada "esselamu aleykum"
    3.Büyük harflerle yazmak yasak
    4.Allaha daha iman etmeyen birine islamın emirlerini tartışmayı abes görüyorum. sen değilde o satanist sorsa öncelikle Allaha imanı gündeme getirir ve bunu konuşurdum.
    5.Kurban kesmek dini bir vecibedir ve bunu sadece din düşmanı / Allah düşmanı olan kabullenemiyor. Asıl amaç kurban kesme değil sadece ve sadece Allaha ve mü'minlere eziyet etmektir amaçları.

    Kurban bayramında kesilen hayvanlarla ilk bakışta hayvan kesiminde bir artış oluyor gibi gözükse bile, durum bundan tamamen farklıdır. Çünkü, kurban bayramı ile birlikte kasaplar tatile çıkmaktadır. Herkesin evine et girmesi nedeniyle tüketim gerçekleşene kadar yeni hayvan ve ete ihtiyaç duyulmayacağından, bir süre hayvan kesimleri durmuş olmaktadır.
    Bir başka boyuttan sorgulanacak olursa, bu eleştirileri yapan kimseler acaba bir yıl boyunca hiç evlerinde et yemiyorlar mı?
    Ya da ihtiyaç sahiplerini tespit ederek, kaç defa onların evlerine et alıp götürmektedirler?
    Kesilen kurbanların etleri heba mı edilmektedir ki bu tür tepkiler verilmektedir ?
    Elbette ki kâinatın ve tabi ki hayvanların da yaratıcısı olan Allah (C.C). bizden daha merhametlidir !..

    Bu tür itirazlarda bulunanlar, tükettiği yemeklerde et türü gıdalarla beslenmiyorlar mı, hayvanların diğer yan ürünlerinden elbise, ayakkabı vs. şekillerde yararlanmıyorlar mı acaba?
    Kurbana itiraz etmek, bu sosyal boyutlu gerçekleri görmezden gelmek demek olmuyor mu? Bu şekil yaklaşımlarda art niyet yok ise şayet, bir ön yargı yada çifte standartlı tutum veya cehalet olduğu muhakkaktır.
    Kendi zevkleri için yeryüzünde her gün, binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenler, yılda bir kez Allah rızası için bir miktar hayvanın muhtaçların yararlanması ve bizzat Allah emrettiği için Kurban adı altında kesilmesini çok görmeleri, doğrusu düşündürücü bir durumdur. Bazı ülkelerde düzenlenen festivallerde ve boğa güreşlerindeki hayvan katli----- eğlence ve spor gözü ile bakılmaktadır. Yılbaşı gecelerinde Noel kutlamak adına hindiler ve çam ağaçları kesilirken benzer tartışma ve eleştirileri kamuoyunda ne yazık ki göremiyoruz ! Eğer birazcık düşünecek olursak, bunun değerlendirmesini her akıl ve vicdan sahibi rahatlıkla yapabilecektir.
    Rasulullah (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Kimin imkânı olup da kurban kesmezse yanımıza, namazgâhımıza asla yaklaşmasın.” (İbn-i Mace)
    "Kesilen kurban, Kıyâmette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mîzâna konur." (İsfehânî)
    " Kurbanlarınız, semiz olsun. Onlar, Sırâtta bineklerinizdir." (Zâd-ül mukvîn)
    Kuranı Kerimde ise Allah Teâlâ (C.C): “Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik.” (4)

    “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.” (5) buyrulmaktadır.
    Bu nedenlerle, kurbanın kanından rahatsızlık duymaya gerek yoktur. Vatanlara saldırı yapılırken, mâbedler yıkılırken, kadınlara tecavüz edilirken, namuslar çiğnenirken, ülkelerin kaynakları sömürülürken, çocuklar kurşunlanırken; çevre, kültür, sanat, ahlak, tarih, ilim, vs.. gibi değerler kural tanımaz bir şekilde tek tek yıkılırken, işte bütün bunlara karşı tepki duyabilmeyi öğrenebilmek gerekmektedir. Dünyada asıl kurban edilen insanlıktır. İnsani değerlerdir.
    İstiklal Marşı şairinin ifadesinde tanımını bulan; “medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diye belirttiği sömürgecilerce, kutsal bildiğimiz değerlerimiz kurban edilmektedir. Bu tecavüzler karşısında, şartlar oluştuğunda ve gerektiğinde yani kan akıtabilmenin meşru görüldüğü zamanlar için, Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşlarında oluğu gibi, Allah’ ın emri olarak bir bakıma; merhamet adına, merhametsiz olabilmenin antremanı ve uygulama pratiğidir, kurban kesmek !..
    Bir ibadet olmasının yanısıra; gerçek anlamda kurban ruhunu yakalamak, dini, sosyal, manevi ve duygusal açılardan her yönüyle kurbanı idrak etmek ve kurbandan beklenen istifadelerin gerçekleşmesi dileğiyle, kurbanlarınız kabul ve makbul olsun...
    Allah yâr ve yardımcınız olsun.


    Kurban, yakınlık ve yaklaşma anlamlarına gelmektedir. İslam dininde; Allah'ın emrine uyarak ibadet etmek ve sevap kazanmak amacıyla, Allah'a yakınlaşma aracı olarak kesilen hayvana kurban ismi verilmektedir. Kurban, mali yeterliliği yerinde olan Müslümanların yaptığı ibadetlerdendir. Bu görev, Hak yolunda Allah istediğinde, onun emrine uymanın bir ölçüsü olarak yerine getirilmektedir.
    Kurban kesmenin meşruiyeti; Kur’an, Hadis ve İcma-ı Ümmet ile sabittir. İmam-ı Azam Ebû Hanife (R.A) ile İmam-ı Muhammed (R.A) göre de; Kurban kesmek, hür, zengin ve seferi halde bulunmayan her mü'min üzerine vaciptir. Kur’anı Kerimde; “Biz sana Kevser’i verdik. Onun için Rabbine kulluk et ve kurban kes! Gerçekten ebter olan şüphesiz seni kötüleyendir.” (1) buyrulmaktadır. Yine ; “Biz her ümmete kurban ibadeti koyduk ki Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları keserken Allah'ın adını ansınlar. Şunu unutmayın ki hepinizin ilahı bir tek İlahtır. Öyleyse yalnız O'na teslim olun. Sen ey Resulüm! O alçak gönüllü, samimi ve ihlâslı olanları müjdele!” (2) şeklinde emredilmektedir.

    Kurban kesmenin meşruiyeti; din, ahlak, toplum ve sosyal yararları bakımından bir takım ihtiyaç ve ibretlere dayanmaktadır. Kurban kesmek, İslam’a ait insani ve sosyal bir fedakarlık olup, bu ibadet ile toplumsal kaynaşma, dayanışma ve yardımlaşma tesis edilmektedir. Bu sebeptendir ki Ülkemiz kamuoyunda yer alan tartışmalarda anlatılan “kurban kesmek bir hayvan katliamıdır” şeklinde yapılan yorum ve eleştirilere katılmak mümkün değildir. İslam’a ait inanç, ibadet ve diğer hususlardaki konular kamuoyuna taşınırken ve tartışılırken, gerekli özen ve hassasiyet gösterilmelidir.

    Dini mevzularda magazinsel boyutun ötesine geçilmeli, her hususta olması gerektiği gibi kurban konusu da işin ruhuna uygun samimi insanlarla tartışılmalı, görüntü ve gürültü kirliliği açısından halkın duyguları ve inançlarıyla oynanarak samimi insanlar incitilmemelidir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ; "Kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesin! Çünkü hiç bir müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyâmette kendi mîzânına konan sevâbı olmasın!" (Deylemî) buyurmuşlardır.

    Rasulullah (S.A.V) Efendimiz bir başka Hadis-i Şeriflerinde: "Yâ Fâtıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Yere akacak ilk kan damlası ile, geçmiş günâhların affedilir." (İbni Hibbân) Diğer bir Hadisi Şerifte ise; “İnsanoğlu Allah nezdinde, kurban gününde kurban kesmekten daha sevgili bir iş işlememiştir. O kurban; kıyamet gününde boynuzları, postu ve tırnakları ile gelir. Kurban kanının Allah nezdinde büyük itibarı vardır. Kan akıp yere düşmeden kurban kabul olur. Kurbanı temiz ve hâlis bir kalp ile Allah'a takdim edin.” (Tirmizî) buyurmak suretiyle kurban kesmenin önemine dikkat çekmişlerdir.

    Kurban kesilirken; “Benim namazım, ibadetlerim, yaşayışım ve ölümüm alemlerin Rabbı Allah içindir ki, Onun ortağı yoktur” (3) anlamina gelen ayeti kerime okunmaktadır.

    Kurban bayramında kesilen hayvanlarla ilk bakışta hayvan kesiminde bir artış oluyor gibi gözükse bile, durum bundan tamamen farklıdır. Çünkü, kurban bayramı ile birlikte kasaplar tatile çıkmaktadır. Herkesin evine et girmesi nedeniyle tüketim gerçekleşene kadar yeni hayvan ve ete ihtiyaç duyulmayacağından, bir süre hayvan kesimleri durmuş olmaktadır.
    Bir başka boyuttan sorgulanacak olursa, bu eleştirileri yapan kimseler acaba bir yıl boyunca hiç evlerinde et yemiyorlar mı? Ya da ihtiyaç sahiplerini tespit ederek, kaç defa onların evlerine et alıp götürmektedirler? Kesilen kurbanların etleri heba mı edilmektedir ki bu tür tepkiler verilmektedir ? Elbette ki kâinatın ve tabi ki hayvanların da yaratıcısı olan Allah (C.C). bizden daha merhametlidir !..

    Bu tür itirazlarda bulunanlar, tükettiği yemeklerde et türü gıdalarla beslenmiyorlar mı, hayvanların diğer yan ürünlerinden elbise, ayakkabı vs. şekillerde yararlanmıyorlar mı acaba? Kurbana itiraz etmek, bu sosyal boyutlu gerçekleri görmezden gelmek demek olmuyor mu? Bu şekil yaklaşımlarda art niyet yok ise şayet, bir ön yargı yada çifte standartlı tutum veya cehalet olduğu muhakkaktır.
    Kendi zevkleri için yeryüzünde her gün, binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenler, yılda bir kez Allah rızası için bir miktar hayvanın muhtaçların yararlanması ve bizzat Allah emrettiği için Kurban adı altında kesilmesini çok görmeleri, doğrusu düşündürücü bir durumdur. Bazı ülkelerde düzenlenen festivallerde ve boğa güreşlerindeki hayvan katli----- eğlence ve spor gözü ile bakılmaktadır. Yılbaşı gecelerinde Noel kutlamak adına hindiler ve çam ağaçları kesilirken benzer tartışma ve eleştirileri kamuoyunda ne yazık ki göremiyoruz ! Eğer birazcık düşünecek olursak, bunun değerlendirmesini her akıl ve vicdan sahibi rahatlıkla yapabilecektir.
    Rasulullah (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Kimin imkânı olup da kurban kesmezse yanımıza, namazgâhımıza asla yaklaşmasın.” (İbn-i Mace)
    "Kesilen kurban, Kıyâmette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mîzâna konur." (İsfehânî)
    " Kurbanlarınız, semiz olsun. Onlar, Sırâtta bineklerinizdir." (Zâd-ül mukvîn)
    Kuranı Kerimde ise Allah Teâlâ (C.C): “Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik.” (4)

    “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.” (5) buyrulmaktadır.
    Bu nedenlerle, kurbanın kanından rahatsızlık duymaya gerek yoktur. Vatanlara saldırı yapılırken, mâbedler yıkılırken, kadınlara tecavüz edilirken, namuslar çiğnenirken, ülkelerin kaynakları sömürülürken, çocuklar kurşunlanırken; çevre, kültür, sanat, ahlak, tarih, ilim, vs.. gibi değerler kural tanımaz bir şekilde tek tek yıkılırken, işte bütün bunlara karşı tepki duyabilmeyi öğrenebilmek gerekmektedir. Dünyada asıl kurban edilen insanlıktır. İnsani değerlerdir.
    İstiklal Marşı şairinin ifadesinde tanımını bulan; “medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diye belirttiği sömürgecilerce, kutsal bildiğimiz değerlerimiz kurban edilmektedir. Bu tecavüzler karşısında, şartlar oluştuğunda ve gerektiğinde yani kan akıtabilmenin meşru görüldüğü zamanlar için, Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşlarında oluğu gibi, Allah’ ın emri olarak bir bakıma; merhamet adına, merhametsiz olabilmenin antremanı ve uygulama pratiğidir, kurban kesmek !..
    Bir ibadet olmasının yanısıra; gerçek anlamda kurban ruhunu yakalamak, dini, sosyal, manevi ve duygusal açılardan her yönüyle kurbanı idrak etmek ve kurbandan beklenen istifadelerin gerçekleşmesi dileğiyle, kurbanlarınız kabul ve makbul olsun...
    Allah yâr ve yardımcınız olsun.

    Kaynak:
    1- Kevser Suresi
    2- Hacc sûresi: (34)
    3- En’am Suresi (162)
    4- Saffat Sûresi (37)
    5- (Hac 37)



  4. 27.Ekim.2007, 18:30
    2
    Administrator



    DEMETT Nickli Üyeden Alıntı
    SELAMIN ALEYKÜM KARDEŞLERİMM...''İSLAM I ARAŞTIRDIM..ATAİST OLDUM''SÖZÜ TABİ Kİ DE BANA AİT DEĞİL...BUNU SÖYLEYENİ TANIMIYORUM..SADECE Bİ SİTEDE FORUMDA YAZIŞMIŞTIK..KONU SATANİSTLERDİ..O DA SÖZ BİRAZ İLERLEDİKÇE BÖYLE BİŞİ SÖLEDİ..SATANİSTLİĞİ SAVUNUYORDU..İSLAM IN GÜZELLİKLERİNİ YANSITALIM VEHAYDİİ..İSLAM I ARAŞTIRIP GERÇEKLERİ ANLAYALIM..DOĞRULARI GÖRELİM..TABİ BİÇOK KONU VAR..İNSANLARIN KAFASINDAKİ SORU İŞARETLERİNE SEBEP OLAN..ÖNCE ''KURBAN''DAN BAHSEDELİM..''KURBAN''I KATLİAM OLARAK GÖREN,,HATTA BUNU SATANİSTLERİN YAPMIŞ OLDUKLARI İĞRENÇLİKLERLE KIYASLAYIP''KİMSE KATLİAM KONUSUNDA MÜSLÜMANLARIN ELİNE SU DÖKEMEZ''YORUMUNU ÇÖKERTELİMM..
    ve aleykumusselam ve rahmetullah demet.

    1.kendi adına da sorabilirsin bunda bir sakınca yok
    2.selam verme şekli iki şekildir: "selamun aleykum" yada "esselamu aleykum"
    3.Büyük harflerle yazmak yasak
    4.Allaha daha iman etmeyen birine islamın emirlerini tartışmayı abes görüyorum. sen değilde o satanist sorsa öncelikle Allaha imanı gündeme getirir ve bunu konuşurdum.
    5.Kurban kesmek dini bir vecibedir ve bunu sadece din düşmanı / Allah düşmanı olan kabullenemiyor. Asıl amaç kurban kesme değil sadece ve sadece Allaha ve mü'minlere eziyet etmektir amaçları.

    Kurban bayramında kesilen hayvanlarla ilk bakışta hayvan kesiminde bir artış oluyor gibi gözükse bile, durum bundan tamamen farklıdır. Çünkü, kurban bayramı ile birlikte kasaplar tatile çıkmaktadır. Herkesin evine et girmesi nedeniyle tüketim gerçekleşene kadar yeni hayvan ve ete ihtiyaç duyulmayacağından, bir süre hayvan kesimleri durmuş olmaktadır.
    Bir başka boyuttan sorgulanacak olursa, bu eleştirileri yapan kimseler acaba bir yıl boyunca hiç evlerinde et yemiyorlar mı?
    Ya da ihtiyaç sahiplerini tespit ederek, kaç defa onların evlerine et alıp götürmektedirler?
    Kesilen kurbanların etleri heba mı edilmektedir ki bu tür tepkiler verilmektedir ?
    Elbette ki kâinatın ve tabi ki hayvanların da yaratıcısı olan Allah (C.C). bizden daha merhametlidir !..

    Bu tür itirazlarda bulunanlar, tükettiği yemeklerde et türü gıdalarla beslenmiyorlar mı, hayvanların diğer yan ürünlerinden elbise, ayakkabı vs. şekillerde yararlanmıyorlar mı acaba?
    Kurbana itiraz etmek, bu sosyal boyutlu gerçekleri görmezden gelmek demek olmuyor mu? Bu şekil yaklaşımlarda art niyet yok ise şayet, bir ön yargı yada çifte standartlı tutum veya cehalet olduğu muhakkaktır.
    Kendi zevkleri için yeryüzünde her gün, binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenler, yılda bir kez Allah rızası için bir miktar hayvanın muhtaçların yararlanması ve bizzat Allah emrettiği için Kurban adı altında kesilmesini çok görmeleri, doğrusu düşündürücü bir durumdur. Bazı ülkelerde düzenlenen festivallerde ve boğa güreşlerindeki hayvan katli----- eğlence ve spor gözü ile bakılmaktadır. Yılbaşı gecelerinde Noel kutlamak adına hindiler ve çam ağaçları kesilirken benzer tartışma ve eleştirileri kamuoyunda ne yazık ki göremiyoruz ! Eğer birazcık düşünecek olursak, bunun değerlendirmesini her akıl ve vicdan sahibi rahatlıkla yapabilecektir.
    Rasulullah (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Kimin imkânı olup da kurban kesmezse yanımıza, namazgâhımıza asla yaklaşmasın.” (İbn-i Mace)
    "Kesilen kurban, Kıyâmette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mîzâna konur." (İsfehânî)
    " Kurbanlarınız, semiz olsun. Onlar, Sırâtta bineklerinizdir." (Zâd-ül mukvîn)
    Kuranı Kerimde ise Allah Teâlâ (C.C): “Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik.” (4)

    “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.” (5) buyrulmaktadır.
    Bu nedenlerle, kurbanın kanından rahatsızlık duymaya gerek yoktur. Vatanlara saldırı yapılırken, mâbedler yıkılırken, kadınlara tecavüz edilirken, namuslar çiğnenirken, ülkelerin kaynakları sömürülürken, çocuklar kurşunlanırken; çevre, kültür, sanat, ahlak, tarih, ilim, vs.. gibi değerler kural tanımaz bir şekilde tek tek yıkılırken, işte bütün bunlara karşı tepki duyabilmeyi öğrenebilmek gerekmektedir. Dünyada asıl kurban edilen insanlıktır. İnsani değerlerdir.
    İstiklal Marşı şairinin ifadesinde tanımını bulan; “medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diye belirttiği sömürgecilerce, kutsal bildiğimiz değerlerimiz kurban edilmektedir. Bu tecavüzler karşısında, şartlar oluştuğunda ve gerektiğinde yani kan akıtabilmenin meşru görüldüğü zamanlar için, Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşlarında oluğu gibi, Allah’ ın emri olarak bir bakıma; merhamet adına, merhametsiz olabilmenin antremanı ve uygulama pratiğidir, kurban kesmek !..
    Bir ibadet olmasının yanısıra; gerçek anlamda kurban ruhunu yakalamak, dini, sosyal, manevi ve duygusal açılardan her yönüyle kurbanı idrak etmek ve kurbandan beklenen istifadelerin gerçekleşmesi dileğiyle, kurbanlarınız kabul ve makbul olsun...
    Allah yâr ve yardımcınız olsun.


    Kurban, yakınlık ve yaklaşma anlamlarına gelmektedir. İslam dininde; Allah'ın emrine uyarak ibadet etmek ve sevap kazanmak amacıyla, Allah'a yakınlaşma aracı olarak kesilen hayvana kurban ismi verilmektedir. Kurban, mali yeterliliği yerinde olan Müslümanların yaptığı ibadetlerdendir. Bu görev, Hak yolunda Allah istediğinde, onun emrine uymanın bir ölçüsü olarak yerine getirilmektedir.
    Kurban kesmenin meşruiyeti; Kur’an, Hadis ve İcma-ı Ümmet ile sabittir. İmam-ı Azam Ebû Hanife (R.A) ile İmam-ı Muhammed (R.A) göre de; Kurban kesmek, hür, zengin ve seferi halde bulunmayan her mü'min üzerine vaciptir. Kur’anı Kerimde; “Biz sana Kevser’i verdik. Onun için Rabbine kulluk et ve kurban kes! Gerçekten ebter olan şüphesiz seni kötüleyendir.” (1) buyrulmaktadır. Yine ; “Biz her ümmete kurban ibadeti koyduk ki Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları keserken Allah'ın adını ansınlar. Şunu unutmayın ki hepinizin ilahı bir tek İlahtır. Öyleyse yalnız O'na teslim olun. Sen ey Resulüm! O alçak gönüllü, samimi ve ihlâslı olanları müjdele!” (2) şeklinde emredilmektedir.

    Kurban kesmenin meşruiyeti; din, ahlak, toplum ve sosyal yararları bakımından bir takım ihtiyaç ve ibretlere dayanmaktadır. Kurban kesmek, İslam’a ait insani ve sosyal bir fedakarlık olup, bu ibadet ile toplumsal kaynaşma, dayanışma ve yardımlaşma tesis edilmektedir. Bu sebeptendir ki Ülkemiz kamuoyunda yer alan tartışmalarda anlatılan “kurban kesmek bir hayvan katliamıdır” şeklinde yapılan yorum ve eleştirilere katılmak mümkün değildir. İslam’a ait inanç, ibadet ve diğer hususlardaki konular kamuoyuna taşınırken ve tartışılırken, gerekli özen ve hassasiyet gösterilmelidir.

    Dini mevzularda magazinsel boyutun ötesine geçilmeli, her hususta olması gerektiği gibi kurban konusu da işin ruhuna uygun samimi insanlarla tartışılmalı, görüntü ve gürültü kirliliği açısından halkın duyguları ve inançlarıyla oynanarak samimi insanlar incitilmemelidir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ; "Kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesin! Çünkü hiç bir müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyâmette kendi mîzânına konan sevâbı olmasın!" (Deylemî) buyurmuşlardır.

    Rasulullah (S.A.V) Efendimiz bir başka Hadis-i Şeriflerinde: "Yâ Fâtıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Yere akacak ilk kan damlası ile, geçmiş günâhların affedilir." (İbni Hibbân) Diğer bir Hadisi Şerifte ise; “İnsanoğlu Allah nezdinde, kurban gününde kurban kesmekten daha sevgili bir iş işlememiştir. O kurban; kıyamet gününde boynuzları, postu ve tırnakları ile gelir. Kurban kanının Allah nezdinde büyük itibarı vardır. Kan akıp yere düşmeden kurban kabul olur. Kurbanı temiz ve hâlis bir kalp ile Allah'a takdim edin.” (Tirmizî) buyurmak suretiyle kurban kesmenin önemine dikkat çekmişlerdir.

    Kurban kesilirken; “Benim namazım, ibadetlerim, yaşayışım ve ölümüm alemlerin Rabbı Allah içindir ki, Onun ortağı yoktur” (3) anlamina gelen ayeti kerime okunmaktadır.

    Kurban bayramında kesilen hayvanlarla ilk bakışta hayvan kesiminde bir artış oluyor gibi gözükse bile, durum bundan tamamen farklıdır. Çünkü, kurban bayramı ile birlikte kasaplar tatile çıkmaktadır. Herkesin evine et girmesi nedeniyle tüketim gerçekleşene kadar yeni hayvan ve ete ihtiyaç duyulmayacağından, bir süre hayvan kesimleri durmuş olmaktadır.
    Bir başka boyuttan sorgulanacak olursa, bu eleştirileri yapan kimseler acaba bir yıl boyunca hiç evlerinde et yemiyorlar mı? Ya da ihtiyaç sahiplerini tespit ederek, kaç defa onların evlerine et alıp götürmektedirler? Kesilen kurbanların etleri heba mı edilmektedir ki bu tür tepkiler verilmektedir ? Elbette ki kâinatın ve tabi ki hayvanların da yaratıcısı olan Allah (C.C). bizden daha merhametlidir !..

    Bu tür itirazlarda bulunanlar, tükettiği yemeklerde et türü gıdalarla beslenmiyorlar mı, hayvanların diğer yan ürünlerinden elbise, ayakkabı vs. şekillerde yararlanmıyorlar mı acaba? Kurbana itiraz etmek, bu sosyal boyutlu gerçekleri görmezden gelmek demek olmuyor mu? Bu şekil yaklaşımlarda art niyet yok ise şayet, bir ön yargı yada çifte standartlı tutum veya cehalet olduğu muhakkaktır.
    Kendi zevkleri için yeryüzünde her gün, binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenler, yılda bir kez Allah rızası için bir miktar hayvanın muhtaçların yararlanması ve bizzat Allah emrettiği için Kurban adı altında kesilmesini çok görmeleri, doğrusu düşündürücü bir durumdur. Bazı ülkelerde düzenlenen festivallerde ve boğa güreşlerindeki hayvan katli----- eğlence ve spor gözü ile bakılmaktadır. Yılbaşı gecelerinde Noel kutlamak adına hindiler ve çam ağaçları kesilirken benzer tartışma ve eleştirileri kamuoyunda ne yazık ki göremiyoruz ! Eğer birazcık düşünecek olursak, bunun değerlendirmesini her akıl ve vicdan sahibi rahatlıkla yapabilecektir.
    Rasulullah (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Kimin imkânı olup da kurban kesmezse yanımıza, namazgâhımıza asla yaklaşmasın.” (İbn-i Mace)
    "Kesilen kurban, Kıyâmette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mîzâna konur." (İsfehânî)
    " Kurbanlarınız, semiz olsun. Onlar, Sırâtta bineklerinizdir." (Zâd-ül mukvîn)
    Kuranı Kerimde ise Allah Teâlâ (C.C): “Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik.” (4)

    “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.” (5) buyrulmaktadır.
    Bu nedenlerle, kurbanın kanından rahatsızlık duymaya gerek yoktur. Vatanlara saldırı yapılırken, mâbedler yıkılırken, kadınlara tecavüz edilirken, namuslar çiğnenirken, ülkelerin kaynakları sömürülürken, çocuklar kurşunlanırken; çevre, kültür, sanat, ahlak, tarih, ilim, vs.. gibi değerler kural tanımaz bir şekilde tek tek yıkılırken, işte bütün bunlara karşı tepki duyabilmeyi öğrenebilmek gerekmektedir. Dünyada asıl kurban edilen insanlıktır. İnsani değerlerdir.
    İstiklal Marşı şairinin ifadesinde tanımını bulan; “medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diye belirttiği sömürgecilerce, kutsal bildiğimiz değerlerimiz kurban edilmektedir. Bu tecavüzler karşısında, şartlar oluştuğunda ve gerektiğinde yani kan akıtabilmenin meşru görüldüğü zamanlar için, Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşlarında oluğu gibi, Allah’ ın emri olarak bir bakıma; merhamet adına, merhametsiz olabilmenin antremanı ve uygulama pratiğidir, kurban kesmek !..
    Bir ibadet olmasının yanısıra; gerçek anlamda kurban ruhunu yakalamak, dini, sosyal, manevi ve duygusal açılardan her yönüyle kurbanı idrak etmek ve kurbandan beklenen istifadelerin gerçekleşmesi dileğiyle, kurbanlarınız kabul ve makbul olsun...
    Allah yâr ve yardımcınız olsun.

    Kaynak:
    1- Kevser Suresi
    2- Hacc sûresi: (34)
    3- En’am Suresi (162)
    4- Saffat Sûresi (37)
    5- (Hac 37)



  5. 27.Ekim.2007, 18:46
    3
    DEMETT
    Seyirci Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Eylül.2007
    Üye No: 3164
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA

    tamam,,selamun aleyküm kardeşlerimm..bu soruma cevabın ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM..bu soruyu kendi adıma sormam,,çünkü cevabını bilmesem de bunun ve diğer bütün soruların islam da cevabı olduunu biliyorum..ama ayet ve hadislerle ispatlayamam..onun için de sizlerle paylaştım..yardımın için saol..


  6. 27.Ekim.2007, 18:46
    3
    DEMETT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Seyirci Üye
    tamam,,selamun aleyküm kardeşlerimm..bu soruma cevabın ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM..bu soruyu kendi adıma sormam,,çünkü cevabını bilmesem de bunun ve diğer bütün soruların islam da cevabı olduunu biliyorum..ama ayet ve hadislerle ispatlayamam..onun için de sizlerle paylaştım..yardımın için saol..


  7. 28.Ekim.2007, 00:28
    4
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA

    DEMETT Nickli Üyeden Alıntı
    tamam,,selamun aleyküm kardeşlerimm..bu soruma cevabın ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM..bu soruyu kendi adıma sormam,,çünkü cevabını bilmesem de bunun ve diğer bütün soruların islam da cevabı olduunu biliyorum..ama ayet ve hadislerle ispatlayamam..onun için de sizlerle paylaştım..yardımın için saol..

    ve a.selam

    sorular çok güzel cevap versinler bakalım

    Alıntı
    eleştirileri yapan kimseler acaba bir yıl boyunca hiç evlerinde et yemiyorlar mı?
    Ya da ihtiyaç sahiplerini tespit ederek, kaç defa onların evlerine et alıp götürmektedirler?
    Kesilen kurbanların etleri heba mı edilmektedir ki bu tür tepkiler verilmektedir ?
    Elbette ki kâinatın ve tabi ki hayvanların da yaratıcısı olan Allah (cc). bizden daha merhametlidir !..


    Bu tür itirazlarda bulunanlar, tükettiği yemeklerde et türü gıdalarla beslenmiyorlar mı, hayvanların diğer yan ürünlerinden elbise, ayakkabı vs. şekillerde yararlanmıyorlar mı acaba?

    Kurbana itiraz etmek, bu sosyal boyutlu gerçekleri görmezden gelmek demek olmuyor mu?



  8. 28.Ekim.2007, 00:28
    4
    Moderatör
    DEMETT Nickli Üyeden Alıntı
    tamam,,selamun aleyküm kardeşlerimm..bu soruma cevabın ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM..bu soruyu kendi adıma sormam,,çünkü cevabını bilmesem de bunun ve diğer bütün soruların islam da cevabı olduunu biliyorum..ama ayet ve hadislerle ispatlayamam..onun için de sizlerle paylaştım..yardımın için saol..

    ve a.selam

    sorular çok güzel cevap versinler bakalım

    Alıntı
    eleştirileri yapan kimseler acaba bir yıl boyunca hiç evlerinde et yemiyorlar mı?
    Ya da ihtiyaç sahiplerini tespit ederek, kaç defa onların evlerine et alıp götürmektedirler?
    Kesilen kurbanların etleri heba mı edilmektedir ki bu tür tepkiler verilmektedir ?
    Elbette ki kâinatın ve tabi ki hayvanların da yaratıcısı olan Allah (cc). bizden daha merhametlidir !..


    Bu tür itirazlarda bulunanlar, tükettiği yemeklerde et türü gıdalarla beslenmiyorlar mı, hayvanların diğer yan ürünlerinden elbise, ayakkabı vs. şekillerde yararlanmıyorlar mı acaba?

    Kurbana itiraz etmek, bu sosyal boyutlu gerçekleri görmezden gelmek demek olmuyor mu?



  9. 28.Ekim.2007, 00:59
    5
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 3,319
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 40

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA

    mumsema gerekli acıklamayı yapmış
    ama nedense bu kurban katliamı olayı müslümanlara mal ediliyor, misal noel adı verilen kutlamalarda milyarlarca hindiler kesilirken bunu katliam olarak değerlendiren insanlar neden ses cıkarmıyor? bu medeniyet olarak algılanırken, müslümanların bunu sadece ibadet şuuru altında yaparken katliam olarak değerlendirilmeside ayrı konu


  10. 28.Ekim.2007, 00:59
    5
    Devamlı Üye
    mumsema gerekli acıklamayı yapmış
    ama nedense bu kurban katliamı olayı müslümanlara mal ediliyor, misal noel adı verilen kutlamalarda milyarlarca hindiler kesilirken bunu katliam olarak değerlendiren insanlar neden ses cıkarmıyor? bu medeniyet olarak algılanırken, müslümanların bunu sadece ibadet şuuru altında yaparken katliam olarak değerlendirilmeside ayrı konu


  11. 28.Ekim.2007, 08:45
    6
    Rengigül
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2007
    Üye No: 3340
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Hem nasıl kader-i İlâhî netice ve meyveler itibâriyle şerden ve çirkinlikten münezzehtir; öyle de, illet ve sebep itibâriyle dahi zulümden ve kubuhtan mukaddestir. Çünkü, kader hakiki illetlere bakar, adâlet eder; insanlar, zâhirî gördükleri illetlere hükümlerini binâ eder, kaderin aynı adâletinde zulme düşerler.

    İşte umum hayvânâtın, horoz gibi çobanlık eden erkeklerine ve tavuk gibi validelerine bak, anla ki, bunlar kendi hesabına ve kendileri n-----, kendi kemalleri için o vazifeyi görmüyorlar. Çünkü hayatını, vazifede lâzım gelse feda ediyorlar. Belki vazifeleri, onları o vazifeyle tavzif eden ve o vazife içinde rahmetiyle bir lezzet derc eden Mün'im-i Kerîmin hesabına ve Fâtır-ı Zülcelâlin n----- görüyorlar.


    onların, emr-i İlâhînin imtisalinden öyle bir lezzetleri var ki, nefsini mahvedip çürütüyor.


  12. 28.Ekim.2007, 08:45
    6
    Rengigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Hem nasıl kader-i İlâhî netice ve meyveler itibâriyle şerden ve çirkinlikten münezzehtir; öyle de, illet ve sebep itibâriyle dahi zulümden ve kubuhtan mukaddestir. Çünkü, kader hakiki illetlere bakar, adâlet eder; insanlar, zâhirî gördükleri illetlere hükümlerini binâ eder, kaderin aynı adâletinde zulme düşerler.

    İşte umum hayvânâtın, horoz gibi çobanlık eden erkeklerine ve tavuk gibi validelerine bak, anla ki, bunlar kendi hesabına ve kendileri n-----, kendi kemalleri için o vazifeyi görmüyorlar. Çünkü hayatını, vazifede lâzım gelse feda ediyorlar. Belki vazifeleri, onları o vazifeyle tavzif eden ve o vazife içinde rahmetiyle bir lezzet derc eden Mün'im-i Kerîmin hesabına ve Fâtır-ı Zülcelâlin n----- görüyorlar.


    onların, emr-i İlâhînin imtisalinden öyle bir lezzetleri var ki, nefsini mahvedip çürütüyor.


  13. 28.Ekim.2007, 10:09
    7
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA

    Rengigül Nickli Üyeden Alıntı
    Hem nasıl kader-i İlâhî netice ve meyveler itibâriyle şerden ve çirkinlikten münezzehtir; öyle de, illet ve sebep itibâriyle dahi zulümden ve kubuhtan mukaddestir. Çünkü, kader hakiki illetlere bakar, adâlet eder; insanlar, zâhirî gördükleri illetlere hükümlerini binâ eder, kaderin aynı adâletinde zulme düşerler.

    İşte umum hayvânâtın, horoz gibi çobanlık eden erkeklerine ve tavuk gibi validelerine bak, anla ki, bunlar kendi hesabına ve kendileri n-----, kendi kemalleri için o vazifeyi görmüyorlar. Çünkü hayatını, vazifede lâzım gelse feda ediyorlar. Belki vazifeleri, onları o vazifeyle tavzif eden ve o vazife içinde rahmetiyle bir lezzet derc eden Mün'im-i Kerîmin hesabına ve Fâtır-ı Zülcelâlin n----- görüyorlar.


    onların, emr-i İlâhînin imtisalinden öyle bir lezzetleri var ki, nefsini mahvedip çürütüyor.
    herkes risaleyi anlamaz kardeşim şunları sade bir dille yazsan ne güzel olur.


  14. 28.Ekim.2007, 10:09
    7
    Moderatör
    Rengigül Nickli Üyeden Alıntı
    Hem nasıl kader-i İlâhî netice ve meyveler itibâriyle şerden ve çirkinlikten münezzehtir; öyle de, illet ve sebep itibâriyle dahi zulümden ve kubuhtan mukaddestir. Çünkü, kader hakiki illetlere bakar, adâlet eder; insanlar, zâhirî gördükleri illetlere hükümlerini binâ eder, kaderin aynı adâletinde zulme düşerler.

    İşte umum hayvânâtın, horoz gibi çobanlık eden erkeklerine ve tavuk gibi validelerine bak, anla ki, bunlar kendi hesabına ve kendileri n-----, kendi kemalleri için o vazifeyi görmüyorlar. Çünkü hayatını, vazifede lâzım gelse feda ediyorlar. Belki vazifeleri, onları o vazifeyle tavzif eden ve o vazife içinde rahmetiyle bir lezzet derc eden Mün'im-i Kerîmin hesabına ve Fâtır-ı Zülcelâlin n----- görüyorlar.


    onların, emr-i İlâhînin imtisalinden öyle bir lezzetleri var ki, nefsini mahvedip çürütüyor.
    herkes risaleyi anlamaz kardeşim şunları sade bir dille yazsan ne güzel olur.


  15. 28.Ekim.2007, 11:41
    8
    Rengigül
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2007
    Üye No: 3340
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA

    şem'a Nickli Üyeden Alıntı
    herkes risaleyi anlamaz kardeşim şunları sade bir dille yazsan ne güzel olur.
    Onun yerine bazı forumlarda var(v-bulletin ne oldugunu bilmiyorum ama sizinkinden) iki kez tıklayınca kelimenin karşılıgını veren lugat,yönetim olarak siz koyamaz mısınız?

    Hem lugata ihtiyaç diger büyük zatların kitaplarında da olabilir.


  16. 28.Ekim.2007, 11:41
    8
    Rengigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    şem'a Nickli Üyeden Alıntı
    herkes risaleyi anlamaz kardeşim şunları sade bir dille yazsan ne güzel olur.
    Onun yerine bazı forumlarda var(v-bulletin ne oldugunu bilmiyorum ama sizinkinden) iki kez tıklayınca kelimenin karşılıgını veren lugat,yönetim olarak siz koyamaz mısınız?

    Hem lugata ihtiyaç diger büyük zatların kitaplarında da olabilir.


  17. 28.Ekim.2007, 11:44
    9
    Rengigül
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2007
    Üye No: 3340
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA

    O doktor, o meselede o kadar eblehâne hareket ediyor ki, sözlerini dinlemek yahut ehemmiyet verip cevap vermekten çok aşağıdır. Bu bîçâre, küfür ve îmân ortasını bulmak istiyor. Onun ehemmiyetsiz bahsine karşı değil, belki yalnız Ömer Efendinin istifsârına göre derim:

    Me'mûrât ve menhiyât-ı şer'iyede illet, emr-i İlâhîdir ve nehy-i İlâhîdir. Maslahatlar ve hikmetler ise, müreccihtirler; emir ve nehyin taallûklarına ism-i Hakîm noktasında sebep olabilir.

    Meselâ, sefer eden, namazını kasreder. Bu namazın kasrına bir illet ve bir hikmet var. İllet, seferdir; hikmet, meşakkattir. Sefer bulunsa, meşakkat olmasa da, namaz kasredilir. Sefer olmasa, hânesinde yüz meşakkat görse, yine namaz kasredilmez. Çünkü meşakkat filcümle bazan seferde bulunması, kasr-ı namaza hikmet olmasına kâfidir ve seferi illet yapmasına da yine kâfidir.
    İşte, bu kaide-i şer'iyeye binâen, ahkâm-ı şer'iye hikmetlere göre tegayyür etmiyor, hakikî illetlere bakar. Meselâ, o doktorun bahsettiği gibi, hınzırın etinden bildiği zarardan, hastalıktan başka, "Hınzır eti yiyen bir cihette hınzırlaşır" Haşiye
    kaidesiyle ve o hayvan, sâir hayvânât-ı ehliye gibi zararsız yapılmıyor. Etinden gelen menfaatten ziyade, çok zarar îrâs etmekle beraber, etindeki kuvvetli yağ, kuvvetli soğuk memleketi olan firengistandan başka tıbben muzır olduğu gibi, mânen ve hakikaten çok zararlı olduğu tahakkuk etmiş.

    İşte bu gibi hikmetler, onun haram olmasına ve nehy-i İlâhî taallûkuna da bir hikmet olmuştur. Hikmet her fertte ve her vakitte bulunmak lâzım değildir. O hikmetin tebeddülü ile illet değişmez. İllet değişmezse hüküm değişmez. İşte bu kaideye göre, o bîçâre adamın ne kadar şeriatın rûhundan uzak konuştuğu anlaşılsın. Şeriat nâmına onun sözüne ehemmiyet verilmez. Hâlikın çok akılsız filozoflar suretinde hayvanları vardır!


  18. 28.Ekim.2007, 11:44
    9
    Rengigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    O doktor, o meselede o kadar eblehâne hareket ediyor ki, sözlerini dinlemek yahut ehemmiyet verip cevap vermekten çok aşağıdır. Bu bîçâre, küfür ve îmân ortasını bulmak istiyor. Onun ehemmiyetsiz bahsine karşı değil, belki yalnız Ömer Efendinin istifsârına göre derim:

    Me'mûrât ve menhiyât-ı şer'iyede illet, emr-i İlâhîdir ve nehy-i İlâhîdir. Maslahatlar ve hikmetler ise, müreccihtirler; emir ve nehyin taallûklarına ism-i Hakîm noktasında sebep olabilir.

    Meselâ, sefer eden, namazını kasreder. Bu namazın kasrına bir illet ve bir hikmet var. İllet, seferdir; hikmet, meşakkattir. Sefer bulunsa, meşakkat olmasa da, namaz kasredilir. Sefer olmasa, hânesinde yüz meşakkat görse, yine namaz kasredilmez. Çünkü meşakkat filcümle bazan seferde bulunması, kasr-ı namaza hikmet olmasına kâfidir ve seferi illet yapmasına da yine kâfidir.
    İşte, bu kaide-i şer'iyeye binâen, ahkâm-ı şer'iye hikmetlere göre tegayyür etmiyor, hakikî illetlere bakar. Meselâ, o doktorun bahsettiği gibi, hınzırın etinden bildiği zarardan, hastalıktan başka, "Hınzır eti yiyen bir cihette hınzırlaşır" Haşiye
    kaidesiyle ve o hayvan, sâir hayvânât-ı ehliye gibi zararsız yapılmıyor. Etinden gelen menfaatten ziyade, çok zarar îrâs etmekle beraber, etindeki kuvvetli yağ, kuvvetli soğuk memleketi olan firengistandan başka tıbben muzır olduğu gibi, mânen ve hakikaten çok zararlı olduğu tahakkuk etmiş.

    İşte bu gibi hikmetler, onun haram olmasına ve nehy-i İlâhî taallûkuna da bir hikmet olmuştur. Hikmet her fertte ve her vakitte bulunmak lâzım değildir. O hikmetin tebeddülü ile illet değişmez. İllet değişmezse hüküm değişmez. İşte bu kaideye göre, o bîçâre adamın ne kadar şeriatın rûhundan uzak konuştuğu anlaşılsın. Şeriat nâmına onun sözüne ehemmiyet verilmez. Hâlikın çok akılsız filozoflar suretinde hayvanları vardır!


  19. 28.Ekim.2007, 11:47
    10
    Rengigül
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2007
    Üye No: 3340
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA

    Şu küçük kısım aslında yeterli bir cevap zannedersem:

    Cevaben dedim:
    Hayvan gibi olamazsın. Çünkü, hayvanın mazi ve müstakbeli yok. Ne geçmişten elemler ve teessüfler alır ve ne de gelecekten endişeler ve korkular gelir. Lezzetini tam alır. Rahatla yaşar, yatar, Hâlıkına şükreder. Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, birşey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur. Demek en büyük bir rahmet, bir şefkat-i İlâhiye, gaybı bildirmemektedir ve başa gelen şeyleri setretmektedir. Hususan mâsum hayvanlar hakkında daha mükemmeldir.


  20. 28.Ekim.2007, 11:47
    10
    Rengigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Şu küçük kısım aslında yeterli bir cevap zannedersem:

    Cevaben dedim:
    Hayvan gibi olamazsın. Çünkü, hayvanın mazi ve müstakbeli yok. Ne geçmişten elemler ve teessüfler alır ve ne de gelecekten endişeler ve korkular gelir. Lezzetini tam alır. Rahatla yaşar, yatar, Hâlıkına şükreder. Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, birşey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur. Demek en büyük bir rahmet, bir şefkat-i İlâhiye, gaybı bildirmemektedir ve başa gelen şeyleri setretmektedir. Hususan mâsum hayvanlar hakkında daha mükemmeldir.


  21. 28.Ekim.2007, 11:52
    11
    Rengigül
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2007
    Üye No: 3340
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    --->: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..GÜZEL DİNİMİZ İSLAM I ARAŞTIRIRA

    Tamam bu sefer son

    31.Söz
    Kardeşim kitabı kebiri Kainatı mütalaa ettiğini zanned en mağrur insan nefsi hakika tı halde daha öşri mişarını bile okuyam amış.Dolayısıyla bizim ademi ilmimiz o şeyin hikmetinin olmaması anlamina gelmez.
    Temessülat tecell iyatı esma olan mektub atı Sameda niye'nin gaye-i hilkatı sadece ziişurun mütaalasına münhasır değildir.
    Asıl gayeleri Cemal ve Kemal Sahibi olan Zatı Zülcelal'in bizzat kendi kemal ve cemalini görmek istemesidir.


  22. 28.Ekim.2007, 11:52
    11
    Rengigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Tamam bu sefer son

    31.Söz
    Kardeşim kitabı kebiri Kainatı mütalaa ettiğini zanned en mağrur insan nefsi hakika tı halde daha öşri mişarını bile okuyam amış.Dolayısıyla bizim ademi ilmimiz o şeyin hikmetinin olmaması anlamina gelmez.
    Temessülat tecell iyatı esma olan mektub atı Sameda niye'nin gaye-i hilkatı sadece ziişurun mütaalasına münhasır değildir.
    Asıl gayeleri Cemal ve Kemal Sahibi olan Zatı Zülcelal'in bizzat kendi kemal ve cemalini görmek istemesidir.


  23. 22.Nisan.2014, 18:44
    12
    Hüseyin
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Nisan.2014
    Üye No: 103504
    Mesaj Sayısı: 48
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: ''islam ı araştırdım..ataist oldumm..''haydi ..Güzel Dinimiz İslam-ı Araştıralım

    Müslüman olup, imanı kalbinin derinliklerine inen hiç bir müslüman asla ateist olamaz.
    Müslüman ateist olmuşs, gerçekte o tam anlamıyla müslüman olamamıştır zaten


  24. 22.Nisan.2014, 18:44
    12
    Hüseyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Müslüman olup, imanı kalbinin derinliklerine inen hiç bir müslüman asla ateist olamaz.
    Müslüman ateist olmuşs, gerçekte o tam anlamıyla müslüman olamamıştır zaten





+ Yorum Gönder
Git 12 Son