Konusunu Oylayın.: Namaz kılarken gaz sıkışıyor

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Namaz kılarken gaz sıkışıyor
  1. 23.Ağustos.2013, 15:46
    1
    pismanımm
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2013
    Üye No: 101641
    Mesaj Sayısı: 110
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Namaz kılarken gaz sıkışıyor






    Namaz kılarken gaz sıkışıyor Mumsema 1-)abdest alıyorum namaz kılarken gaz sıkışıyor bazen çkkıyor namaza devam ediyorum arkasından başka nmazda kılıyorum abdest tazelemden ?cogu kez oluyor durumum özür olrmu yoksa küfürmüdür. abdetsiz nmaz kılarsak ne olur bu durumda?

    2- gaz problemim var demiştim sadece abdette malikiyi taklit etsem her abdestte kndi mezbebmden çıkmam dimi*???

    3- bu gibi sebblerden dolayı yaklaşık 3 aydır 5 vakit namaz kılmıyorum sadece cumu yatsı namzları akşam bazende sahab namazı kazası yani çok kötü haldeyim?

    cvplayın hocam ltfnnnn


  2. 23.Ağustos.2013, 15:46
    1



    1-)abdest alıyorum namaz kılarken gaz sıkışıyor bazen çkkıyor namaza devam ediyorum arkasından başka nmazda kılıyorum abdest tazelemden ?cogu kez oluyor durumum özür olrmu yoksa küfürmüdür. abdetsiz nmaz kılarsak ne olur bu durumda?

    2- gaz problemim var demiştim sadece abdette malikiyi taklit etsem her abdestte kndi mezbebmden çıkmam dimi*???

    3- bu gibi sebblerden dolayı yaklaşık 3 aydır 5 vakit namaz kılmıyorum sadece cumu yatsı namzları akşam bazende sahab namazı kazası yani çok kötü haldeyim?

    cvplayın hocam ltfnnnn


    Benzer Konular

    - Namaz kılarken kedim seccadeye geliyor ve ben namaz kılarken benimle oynuyor

    - Namaz kılarken ezberlediğim bir kaç dua var onlara bakıyorum namaz kılarken bu günah mı?

    - Namaz kılarken onunde uyuyan bir erkek olsa namaz bozulurmu daha dogrusu namaz kılınırmı ?

    - Namaz kılarken farklı şeyler düşününce namaz kabul olmaz mı? Namaz kıldığı halde günah işleyenin dur

    - Örtü ve namaz (Namaz kılarken neden baş açık namaz kılınmaz?)

  3. 24.Ağustos.2013, 15:57
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Hocam 3 sorum var ??




    Özür Ne Demektir?

    1- Sürekli devam eden abdest bozucu hallere özür denir. Meselâ, idrarını tutamama, devamlı gaz çıkarma, sık sık burnu kanama, yarasından devamlı su akma gibi haller, birer özür hâlidir. Kendisinde bu gibi abdest bozucu bir özür bulunan kimseye ise, sâhib-i özür (özür sâhibi) veya ma'zur (özürlü) denir.

    Özürlü Sayılmanın Şartı Nedir?

    Kişinin özürlü sayılabilmesi için, abdest bozucu bir hâlin, tam bir namaz vakti boyunca devam etmesi, yani, abdest alıp namaz kılacak kadar kısa bir süre dahi olsun kesilmemesi şarttır. (Bu özrün başlamasının şartıdır.) Bundan sonra da, her namaz vaktinde, en az bir kere aynı hâl ortaya çıkmalıdır. (Bu da özrün devamının şartıdır.)

    Bunu bir misalle îzah edelim: Bir kimsenin burnu, öğle vaktinin başlangıcından itibaren kanamaya başlasa ve bu hal, öğle vakti geçinceye kadar hiç kesilmeden devam etse, bu kişi için özür hâlinin başlama şartı gerçekleşmiş olur. Artık bundan sonraki her namaz vakti içinde en az bir kere bu kanama hâli görülse, o kimse "ÖZÜRLÜ" sayılır.

    Çünkü, her namaz vakti içinde özür hâli tekerrür ettiği için, özrün devam ettiği ortaya çıkmış, özürlü sayılmanın ikinci şartı da böylece gerçekleşmiştir. Özür durumunun ortadan kalkması için, özür hâlinin bir namaz vakti içinde tamamen ortadan kalkması, hiç görülmemesi gereklidir. Böyle olan kimse, artık özürlü sayılmaktan çıkmış olur.

    Özür Sâhipleri ile İlgili Hükümler Nelerdir?

    Özür sâhipleri için, dînimiz büyük bir kolaylık göstermiştir. Bunların abdestleri, abdest bozucu özürleri devam ettiği halde bozulmaz. Bu halde iken namazlarını kılarlar. Abdest bozucu kan, irin, idrar gibi akıntıların kirlettiği yeri tekrar temizlemekle de mükellef tutulmazlar. Çünkü, bu kirler temizlendikten hemen sonra yeniden vâki olmaktadır.

    Meselâ, devamlı idrarı gelen bir kimsenin, abdestini idrar akıntısı bozmadığı gibi, gelen bu idrarın kirlettiği yeri yıkamak mecburiyeti de yoktur. İdrar kirletmesi mevcut olduğu halde namazını kılar.Dînimizin özür sâhiplerine sağladığı bu kolaylığa karşı, onların da dikkat edecekleri bir husus vardır. O da şudur:

    Özürlü olduğunu tesbit eden kimse, her namaz vakti için, ayrı abdest alır, o vakit için aldığı bu abdestle dilediği kadar nafile veya kaza namazı kılabilir. Vitir ve cenaze namazlarını edâ edebilir. Özür sâhibinin aldığı abdest, sadece içinde bulunduğu namaz vakti süresince geçerlidir. Bir namaz vaktinin çıkıp diğer vaktin girmesiyle abdesti bozulur. Giren yeni vakit namazı için, yeniden abdest alması gerekir.

    Meselâ; bir özür sâhibi sabah namazı için vaktinde abdest alsa, bu abdesti sabah namazının vaktinin çıkmasına kadar muteberdir. Vaktin çıkmasıyla, yani, güneş doğmasıyla abdest bozulur, hükmü kalmaz. Artık bu abdestle hiçbir namaz kılamaz.

    2- Şeytan insanı ibadetten uzaklaştırmak için, dübürüne üfürür. insan da "yellendim ve abdetim bozuldu" deyip, abdestini tekrar almaya çalışır. Oysa abdesti bozulmamıştır. İşte bu duruma mani olmak için hadiste " sesini veya kokusunu almadığınız şeylerden dolayı abdest almayınız" buyurulmuştur. Fakat kesin bir şekilde yellendiğini bildiği halde, "sesini ve kokusunu almadım" deyip, abdest almamak ta tehlikelidir.

    Eğer abdestinizin bozulmadığından eminseniz bu vesvesedir. Vesveselere ise dikkat etmeme gerekir. Çünkü vesvesenin üzerine gittikçe büyür. Ehemmiyet vermediğin zaman kaybolur gider.

    Ayrıca kan akmıyorsa ve sadece yaranın üzerinde kalıyorsa bu da abdesti bozmaz. Diğer taraftan yaranın üzerindeki kan etrafa akmadan bir beze veya kağıta bulaşıyorsa bu da abdesti bozmaz. Özellikle vesveseli insanlar bu fetvalardan yararlanarak vesveseden kurulabilir.
    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet


  4. 24.Ağustos.2013, 15:57
    2
    Üye



    Özür Ne Demektir?

    1- Sürekli devam eden abdest bozucu hallere özür denir. Meselâ, idrarını tutamama, devamlı gaz çıkarma, sık sık burnu kanama, yarasından devamlı su akma gibi haller, birer özür hâlidir. Kendisinde bu gibi abdest bozucu bir özür bulunan kimseye ise, sâhib-i özür (özür sâhibi) veya ma'zur (özürlü) denir.

    Özürlü Sayılmanın Şartı Nedir?

    Kişinin özürlü sayılabilmesi için, abdest bozucu bir hâlin, tam bir namaz vakti boyunca devam etmesi, yani, abdest alıp namaz kılacak kadar kısa bir süre dahi olsun kesilmemesi şarttır. (Bu özrün başlamasının şartıdır.) Bundan sonra da, her namaz vaktinde, en az bir kere aynı hâl ortaya çıkmalıdır. (Bu da özrün devamının şartıdır.)

    Bunu bir misalle îzah edelim: Bir kimsenin burnu, öğle vaktinin başlangıcından itibaren kanamaya başlasa ve bu hal, öğle vakti geçinceye kadar hiç kesilmeden devam etse, bu kişi için özür hâlinin başlama şartı gerçekleşmiş olur. Artık bundan sonraki her namaz vakti içinde en az bir kere bu kanama hâli görülse, o kimse "ÖZÜRLÜ" sayılır.

    Çünkü, her namaz vakti içinde özür hâli tekerrür ettiği için, özrün devam ettiği ortaya çıkmış, özürlü sayılmanın ikinci şartı da böylece gerçekleşmiştir. Özür durumunun ortadan kalkması için, özür hâlinin bir namaz vakti içinde tamamen ortadan kalkması, hiç görülmemesi gereklidir. Böyle olan kimse, artık özürlü sayılmaktan çıkmış olur.

    Özür Sâhipleri ile İlgili Hükümler Nelerdir?

    Özür sâhipleri için, dînimiz büyük bir kolaylık göstermiştir. Bunların abdestleri, abdest bozucu özürleri devam ettiği halde bozulmaz. Bu halde iken namazlarını kılarlar. Abdest bozucu kan, irin, idrar gibi akıntıların kirlettiği yeri tekrar temizlemekle de mükellef tutulmazlar. Çünkü, bu kirler temizlendikten hemen sonra yeniden vâki olmaktadır.

    Meselâ, devamlı idrarı gelen bir kimsenin, abdestini idrar akıntısı bozmadığı gibi, gelen bu idrarın kirlettiği yeri yıkamak mecburiyeti de yoktur. İdrar kirletmesi mevcut olduğu halde namazını kılar.Dînimizin özür sâhiplerine sağladığı bu kolaylığa karşı, onların da dikkat edecekleri bir husus vardır. O da şudur:

    Özürlü olduğunu tesbit eden kimse, her namaz vakti için, ayrı abdest alır, o vakit için aldığı bu abdestle dilediği kadar nafile veya kaza namazı kılabilir. Vitir ve cenaze namazlarını edâ edebilir. Özür sâhibinin aldığı abdest, sadece içinde bulunduğu namaz vakti süresince geçerlidir. Bir namaz vaktinin çıkıp diğer vaktin girmesiyle abdesti bozulur. Giren yeni vakit namazı için, yeniden abdest alması gerekir.

    Meselâ; bir özür sâhibi sabah namazı için vaktinde abdest alsa, bu abdesti sabah namazının vaktinin çıkmasına kadar muteberdir. Vaktin çıkmasıyla, yani, güneş doğmasıyla abdest bozulur, hükmü kalmaz. Artık bu abdestle hiçbir namaz kılamaz.

    2- Şeytan insanı ibadetten uzaklaştırmak için, dübürüne üfürür. insan da "yellendim ve abdetim bozuldu" deyip, abdestini tekrar almaya çalışır. Oysa abdesti bozulmamıştır. İşte bu duruma mani olmak için hadiste " sesini veya kokusunu almadığınız şeylerden dolayı abdest almayınız" buyurulmuştur. Fakat kesin bir şekilde yellendiğini bildiği halde, "sesini ve kokusunu almadım" deyip, abdest almamak ta tehlikelidir.

    Eğer abdestinizin bozulmadığından eminseniz bu vesvesedir. Vesveselere ise dikkat etmeme gerekir. Çünkü vesvesenin üzerine gittikçe büyür. Ehemmiyet vermediğin zaman kaybolur gider.

    Ayrıca kan akmıyorsa ve sadece yaranın üzerinde kalıyorsa bu da abdesti bozmaz. Diğer taraftan yaranın üzerindeki kan etrafa akmadan bir beze veya kağıta bulaşıyorsa bu da abdesti bozmaz. Özellikle vesveseli insanlar bu fetvalardan yararlanarak vesveseden kurulabilir.
    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet


  5. 24.Ağustos.2013, 15:57
    3
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Hocam 3 sorum var ??

    Özürlü kimse cuma namazı için ne zaman abdest alır?


    Özrün Hükmü:

    Özürlü olan kimse, her namaz vakti abdest alır. O vakit içinde aldığı abdestle abdesti bozacak -özür hali dışında- bir başka şey olmadıkça dilediği kadar farz ve nafile namaz kılabilir. Kazaya kalmış namazları kılabilir. Vitir namazı ile bayram ve cenaze namazlarını da kılabilir. Ancak illet devam etmelidir.

    Misal: Özürlü bir kimse, sabah namazı için tam vaktinde abdest alsa, bu abdest, sabah namazı vaktinin çıkmasına kadar devam eder. Bu vaktin çıkması (güneşin doğması) ile son bulur. Artık vakti çıktıktan sonra o abdest ile başka namaz kılınamaz. Ancak muvakkat bir zaman için özrü kesildikten sonra abdest almışsa ve henüz özrü de belirmemişse, başka bozacak bir hâl de olmamışsa, vaktin çıkması ile abdesti bozulmuş olmaz.

    Fakat özürlü kimse, güneşin doğmasından sonra abdest almış olursa, onun abdesti öğle vakti çıkıncaya kadar devam eder, dilediği namazları kılar. Yeter ki, kendisinden abdesti bozan başka bir hal çıkmasın.

    Sonuç: Özürlü olanların abdestleri, namaz vaktinin girmesi ile bozulmaz; vaktin çıkması ile bozulur. Bu hüküm İmam-ı Azam'a göredir. Tercih edilen görüş de budur. Buna göre, öğle namazı vakti girmeden abdest alan özürlü bir kimse, o abdestle öğle namazını veya cuma namazını kılabilir.

    İmam Ebû Yusuf'a göre: Özürlünün abdesti, hem namaz vaktinin girmesiyle, hem de çıkmasıyla bozulur. Bu bakımdan güneş doğduktan sonra özürlünün aldığı abdest, öğle vaktinin girmesi ile bozulur. İmam Züfer'e göre ise, özürlünün abdesti, yalnız namaz vaktinin girmesi ile bozulur; çıkması ile bozulmaz. Bu bakımdan, özürlünün sabah namazı için aldığı abdest, güneşin doğup vaktin çıkması ile bozulmaz. Ancak öğle vaktinin girmesi ile bozulur.

    İmam Şafiî'ye göre, özürlünün her namaz için ayrı ayrı abdest alması gerekir. Bunun abdesti, kıldığı namazın sona ermesi ile bozulur.

    Bir özürlünün özrü kesilmişken, abdesti bozan başka bir halden dolayı abdest aldıktan sonra özrü yine meydana çıkarsa, abdesti bozulmuş olur, yeniden abdest alması gerekir. Çünkü önceki abdesti, bu özür sebebi ile değildi.

    Fakat özrü kesilmediği halde, vakit içinde özründen veya başka bir abdestsizlik halinden dolayı abdest alır da, o vakit içinde özrü meydana çıkarsa, onun abdesti bozulmaz. Çünkü onun aldığı bu abdest, hem özrü için, hem de diğer abdestsizlik hali için alınmış sayılır.

    Özürlü bir adam, oturmak, secde yerine işaretle namaz kılmak, özrün çıkış yolunu rahatça tıkayabilmek gibi yollarla özrün ortaya çıkmasına engel olabilirse, artık özürlü sayılmaz. Bunun için, abdest aldıktan sonra özrü meydana çıksa o abdest ile namaz kılamaz.

    Özürlü kimsenin özründen dolayı çamaşırına bulaşan pislikler, özrü devam ettikçe namazının sıhhatına engel olmaz. Namaza engel olan ölçü miktarını taşmış olsalar bile, namaza engel sayılmazlar. Fakat bu pislikler tekrar çamaşırına dokunmayacaklarsa onları yıkamak gerekir.

    Görülüyor ki, mübarek İslâm dini, bir kolaylık dinidir. Özürlüler için her yönden kolaylık gösterilmiştir. Artık dinin yüklediği görevleri yerine getirme bakımından hiç kimse bir özür ileri süremez.

    (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali)


  6. 24.Ağustos.2013, 15:57
    3
    Üye
    Özürlü kimse cuma namazı için ne zaman abdest alır?


    Özrün Hükmü:

    Özürlü olan kimse, her namaz vakti abdest alır. O vakit içinde aldığı abdestle abdesti bozacak -özür hali dışında- bir başka şey olmadıkça dilediği kadar farz ve nafile namaz kılabilir. Kazaya kalmış namazları kılabilir. Vitir namazı ile bayram ve cenaze namazlarını da kılabilir. Ancak illet devam etmelidir.

    Misal: Özürlü bir kimse, sabah namazı için tam vaktinde abdest alsa, bu abdest, sabah namazı vaktinin çıkmasına kadar devam eder. Bu vaktin çıkması (güneşin doğması) ile son bulur. Artık vakti çıktıktan sonra o abdest ile başka namaz kılınamaz. Ancak muvakkat bir zaman için özrü kesildikten sonra abdest almışsa ve henüz özrü de belirmemişse, başka bozacak bir hâl de olmamışsa, vaktin çıkması ile abdesti bozulmuş olmaz.

    Fakat özürlü kimse, güneşin doğmasından sonra abdest almış olursa, onun abdesti öğle vakti çıkıncaya kadar devam eder, dilediği namazları kılar. Yeter ki, kendisinden abdesti bozan başka bir hal çıkmasın.

    Sonuç: Özürlü olanların abdestleri, namaz vaktinin girmesi ile bozulmaz; vaktin çıkması ile bozulur. Bu hüküm İmam-ı Azam'a göredir. Tercih edilen görüş de budur. Buna göre, öğle namazı vakti girmeden abdest alan özürlü bir kimse, o abdestle öğle namazını veya cuma namazını kılabilir.

    İmam Ebû Yusuf'a göre: Özürlünün abdesti, hem namaz vaktinin girmesiyle, hem de çıkmasıyla bozulur. Bu bakımdan güneş doğduktan sonra özürlünün aldığı abdest, öğle vaktinin girmesi ile bozulur. İmam Züfer'e göre ise, özürlünün abdesti, yalnız namaz vaktinin girmesi ile bozulur; çıkması ile bozulmaz. Bu bakımdan, özürlünün sabah namazı için aldığı abdest, güneşin doğup vaktin çıkması ile bozulmaz. Ancak öğle vaktinin girmesi ile bozulur.

    İmam Şafiî'ye göre, özürlünün her namaz için ayrı ayrı abdest alması gerekir. Bunun abdesti, kıldığı namazın sona ermesi ile bozulur.

    Bir özürlünün özrü kesilmişken, abdesti bozan başka bir halden dolayı abdest aldıktan sonra özrü yine meydana çıkarsa, abdesti bozulmuş olur, yeniden abdest alması gerekir. Çünkü önceki abdesti, bu özür sebebi ile değildi.

    Fakat özrü kesilmediği halde, vakit içinde özründen veya başka bir abdestsizlik halinden dolayı abdest alır da, o vakit içinde özrü meydana çıkarsa, onun abdesti bozulmaz. Çünkü onun aldığı bu abdest, hem özrü için, hem de diğer abdestsizlik hali için alınmış sayılır.

    Özürlü bir adam, oturmak, secde yerine işaretle namaz kılmak, özrün çıkış yolunu rahatça tıkayabilmek gibi yollarla özrün ortaya çıkmasına engel olabilirse, artık özürlü sayılmaz. Bunun için, abdest aldıktan sonra özrü meydana çıksa o abdest ile namaz kılamaz.

    Özürlü kimsenin özründen dolayı çamaşırına bulaşan pislikler, özrü devam ettikçe namazının sıhhatına engel olmaz. Namaza engel olan ölçü miktarını taşmış olsalar bile, namaza engel sayılmazlar. Fakat bu pislikler tekrar çamaşırına dokunmayacaklarsa onları yıkamak gerekir.

    Görülüyor ki, mübarek İslâm dini, bir kolaylık dinidir. Özürlüler için her yönden kolaylık gösterilmiştir. Artık dinin yüklediği görevleri yerine getirme bakımından hiç kimse bir özür ileri süremez.

    (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali)





+ Yorum Gönder