+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 1235 ... SonuncuSonuncu
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden İslamda Kaza Namazı var mı? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. 13
    Cedd
    Devamlı Üye
    Reklam

    Cevap: İslamda Kaza Namazı var mı?

    Reklam



    Cevap: İslamda Kaza Namazı var mı? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: İslamda Kaza Namazı var mı?
    Net cevap sen namaz kılıyormusun Kılıyorsan nasıl kıldıgını bana Kurandan delilleri ile gösterirmisin çok merak ettim
    İşte bu kadar.
    Bu yanıt bile yetiyor kardeşim.


    Bunu ben de aynı şekilde söyleyen birisine söylemiştim.
    Pek yanıt alamadım. Alınan yanıtlarda genelde cami cemaati nasıl kılıyor bak diye söylemler geçer : )

    Namaz beş vakit değil denir. Secde ve rüku geçer ayette. Secde ve rüku yapılırken yine cemaate bakılır; ama cemaatin beş vaktine bakmazlar. Tabi, Mekkedeki insanların yaptıkları, Kabe'deki beş vakit namazlar da o zaman yanlış. İnsanların uydurdukları şeyler üzerine olmuş namaz. İmamları da yanlış yapıyor.

    Allah'ta zaten dünyada bir buçuk milyar olan Müslümanın yaptığı bu yanlışı görüyor ve denildiği gibi yanlışsak din de ortadan kalkmış, hükmünü yitirmiş demektir. Bütün bunlar görülüyor ve yüce Allah Kabe'de bile uydurma denilen sünneti uygulayan insanları da helak etmiyor. : )

    Evliyalara bakın! Yanlış olsaydı eğer onlar Allah dostu olmazdı. Bunları çok düşündüm ve bundan ötesini bulamadım. Onlarla oldukça anlayabilirsiniz.

    Allah namaz demiş; ama nasıl kılınacağını söylememiş. Ardından da bundan sorumlu tutmuş. Bu Allah'a saygısızlıktır bir kere. O, bütün noksanlıklardan münezzehtir. Bu kadar yarım iş yapar mı? : )

  2. 14
    Netcevap
    Emekli

    Cevap: İslamda Kaza Namazı var mı?


    Reklam


    Kuran'ın iyi anlaşılması için gerekenler;

    1-) Kuran'ın doğru çevirisi

    Çoğumuzun okuduğu çevirileri yapan çevirmenler malesef 600'lü yıllarda kullanılan Arapça sözcüklerin o zamanki anlamlarını bilmediklerinden ortaya yanlış sonuçlar çıkmış bulunmaktadır.

    2-) Özellikle peygamberimizin arkasına sığınarak küfre bulaşmış kimselerin uydurdukları hadisleri öne sürmek Kur'an a küfürdür Kur'an ı açıkça yetersiz görmektedir ki haşa ALLAH Kur'an da hiçbir şeyi eksik bırakmamıştır.

    SİZ KURAN'A YETERSİZ Mİ DEMEK İSTİYORSUNUZ?

    hadis uyduran çoğu bilinen ünlü isimlerdir ve yahudi kökenlidir. Dinimize olmadık şeyler yüklemişlerdir. Araştırın sorgulayın Kur'an akıl erdirmemizi emretmiştir.

    3-)Peygamberimiz sadece Kuran'a uymuş onun dışına çıkmamıştır. Ayetlere peygambere uyun denmesindeki kasıt şudur:

    a-)O dönemde Ondan başka kimse yoktu peygamber olarak Kuran'ı tebliğ etme göreviyle görevlendirilen.
    Yani başka kime uyulacaktı?
    -Tabii ki peygambere uyulacaktı.
    b-)Peygamber neye uyuyordu?
    -Kuran'a
    c-)Biz neye uymalıyız?
    -Peygamberin elçisi olduğu Allah'ın ayetlerine.

    Okuyunuz, düşününüz, doğru yolu bulunuz.

    Herşeyin cevabı Kur'andadır. Dini yozlaştırmayınız. Amacından saptırmayınız. O Kur'anın şanı ne yücedir. Küfre sapıp yetersiz görmeyiniz. Akıl erdiriniz.

    Benim güzel kardeşlerim. Allahın soracağı hesabı başkasına sormak ne haddinize.

    Arabistan; malum İslamiyetin merkezi. Arabistan'da 10 dk'da akan toplam petrol Somali vb. ülkeleri günlük olarak doyurmaya yeter. Hani onların İslamiyeti doğru yaşama anlayışı? Sen altın içinde yüzeceksin İslam'ı kendi çıkarların için saptırımcı bir şekilde yaşayacaksın ve yaşatacaksın üstüne üstelik aç yatan bir milleti göz göre göre kaderine mahkum edeceksin sonra çıkıp ben müslüman ülkeyim diyip geçineceksin!! Bırakın arapların saçma rejimlerini dostlar açın gözünüzü..

    Okuyunuz, Kur'an bile arapları, bedevileri yerden yere vurmaktadır!


    Hanginiz bana diyebilir müslümanların başında bela yoktur diye?

  3. 15
    EarthQuake®
    Yolcu
    Konuyu saptırıyorsun. Arapların şu anki yaşayış tarzıyla belirttiğin hususun ne alakası var? Sen Peygamber Efendimiz (Sav) 'ı haşa hiçe saydığının farkında mısın? Peygamber Efendimiz (sav)'ın sünnetlerine de uymak, Kur'an'ı Kerim'i yetersiz görüşümüzden değildir haşa. Ama sen bunu idrak edebilecek durumda değilsin anladığım kadarıyla.

  4. 16
    @mir
    âb ü kil
    Netcevap isimli üyenin verdiği linkteki şarlatan
    bırakın hadisleri
    Kur'an'daki ayetlerin diziliş sıralarının bile
    yanlış olduğunu iddia eden
    ayetleri kendi kafasına göre bir sıraya sokup
    kendince yorumlar yazan birisidir

  5. 17
    Netcevap
    Emekli
    Dediğin doğruysa Peygamberimiz Kuran'ı Allah'la ortak yazmıştır sonucuna çıkar bu yol. Anlamıyor ve idrak edemiyorsun. Bahsettiğiniz kavramlar neden Kuran'da yok sorusuna verecek cevabınız var mı? Yok. Olması gerekir miydi? Evet. Peygamber Kuran'da olmayan birşeyi iddia eder mi? Etmez. Yazdıklarımı irdeleyerek okursan anlarsın.

  6. 18
    @mir
    âb ü kil
    benim
    ya da sana karşı çıkan bir başkasının dediklerinin doğru olması
    neden senin değil de
    Kur'an'ın yanlış olduğu anlamına geliyor ki?

    yanlış yolda olduğunun en başta gelen delillerinden birisi
    böyle bir cümle kurabilmendir
    iyi düşün

  7. 19
    Netcevap
    Emekli
    Amir kardeşim imzanda ne güzel yazmışsın Al-imran 7. ayeti. Fakat daha o ayetin ne amaçla geldiğini dahi bilmiyorsun. Keyfime göre tevil yapmıyorum burada.

    birisine şarlatan demeden önce oturup oku ve anla;

    -------------------------------

    Senin müslümanlık anlayışın gıybet etmekten çekinmemekse bil ki müminler kötü sözden sakınırlar. Burada karşılıklı fikir alışverişi yapıyoruz.

  8. 20
    @mir
    âb ü kil
    o siteden birçok makale okudum
    doğruları da olmakla beraber
    o da senin gibi kendini beğenmişin biri
    ama o sadece kendi işine gelmediği yerlerde
    Kur'an ayetlerinin diziliş sıralarını eğip bükerken
    sen
    "muarızlarımın dediği doğru ise Kur'an yanlıştır" havasındasın
    yani boynuz kulağı geçmiş

    arkadaşlar flood yapacağım ama kusuruma bakılmasın
    Netcevap isimli üyenin reklamını yaptığı
    hakkı yılmaz isimli şahsın
    linkini en sonda vereceğim sitesinde
    Buruc Suresi hakkında şu tahrifat yer almaktadır:

    SÛREYLE İLGİLİ ÖZEL BİR AÇIKLAMA:
    Âyetlerin tahliline başlamadan önce, çok önemli gördüğümüz bir tespiti açıklamak ve bu tespit konusundaki görüşlerimizi belirtmek ihtiyacını duymaktayız.

    Herkesin bildiği ve kabul ettiği gibi, Sûrenin ilk üç Âyeti kasem/yemindir. Ancak bu üç Âyetin neyin kasemi/kanıtı olduğu 12. Âyete kadar anlaşılamamaktadır. Çünkü kaseme cevap olan cümle ancak 12. Âyette karşımıza çıkmaktadır. Bu durum Arapça dilbilgisi kurallarına aykırı olduğu gibi, Sûrenin doğru anlaşılmasını da zorlaştırmaktadır.

    İlk üç Âyetteki kasemin cevap cümlesinin Sûrenin 12. Âyeti olması gerektiği yönündeki görüşümüzü dayandırdığımız esas nokta Arapçadaki dilbilgisi kurallarıdır. Bu kurallar Kalem Sûresinin tahlilinde "Kasem Cümlesi" başlığı altında mevcuttur.

    Sûrenin ilk üç Âyetinde kasem edilen "burûçlar sahibi semâ, vaat edilmiş gün, tanık ve tanıklık edilen" olmak üzere üç şey, 12. Âyette ileri sürülen "Allah'ın kıskıvrak yakalayacağı" şeklindeki ilâhî tehdidin kanıtları durumundadır. Böylece Rabbimiz tarafından yapılan kasemler ile daha sonra yine O'nun tarafından haber verilen tehdit, iki öğesiyle tam bir kasem cümlesi oluşturmaktadır. Ne var ki, elimizdeki klâsik Mushaf'a baktığımızda, 1–3. Âyetlerin oluşturduğu "kasem bölümü" ile 12. Âyetten oluşan "cevap Bölümü"nden ibaret olması gereken kasem cümlesinin içine 4–11. Âyetlerin de girdiği görülmektedir. Bu, bir cümlenin içine o cümlenin kendi öğelerinden olmayan başka sözcüklerin de girmiş olması demektir. Bu aynı zamanda mesajın doğru anlaşılmasını zorlaştıran bir durumdur. Zira bir cümlenin içine başka bir cümleye ait herhangi bir sözcüğün, paragrafın veya pasajın girmesi hâlinde, her iki cümle de cümle olmaktan çıkar, anlaşılmaz söz yığını olur.

    Ama görünen odur ki, Sûreler düzenlenirken ya da mushaf tertip edilirken bu kural sahabe tarafından maalesef dikkate alınmamıştır. Benzer örneklerini ileride Kaf, Nazâiat ve Sâd Sûrelerinde de göreceğimiz bu uygulamanın Allah ve peygamberimiz tarafından yapılmış olması mümkün değildir, olsa olsa sahabe tarafından Mushaf'ın tertibi sırasında yapılan bir dikkatsizlikle ilgilidir.

    Burûç Sûresi'nin eldeki tertibi üzerinde çalışan ve yorum yapan eski tefsirciler, 4. Âyeti kaseme cevap yapabilmek için olmadık yollara başvurmuşlardır. Kimileri takdir yaparak Âyetin içine لقد - lekad sözcüğünü eklemişler, kimileri de kasemin cevabını mahzuf [gizlenmiş] sayıp kaseme "mutlaka kıyâmet kopacaktır" anlamında bir cevap takdir etmişlerdir. Günümüzde de buna benzer yaklaşımları benimseyen birçok meal ve tefsire rastlanmaktadır.

    Oysa 12. Âyet, teknik yapısını yukarıda belirttiğimiz kasem cümlesinin "kaseme cevap" bölümünü oluşturmaktadır ve bu nedenle de Sûrede ilk 3 Âyetten oluşan "kasem bölümü"nden hemen sonra yer almalıdır. Gerek dilbilgisi kurallarına, gerekse Sûredeki söz akışına uygun olan bu durumun Arapça'yı ve Kur'ân ilimlerini bilenler tarafından reddedilmesi mümkün değildir.

    Bize göre, kasem cümlesinin teknik özellikleri ve Sûrenin bütünündeki söz akışı dikkate alınarak Büruc Sûresi aşağıdaki tertip üzerine okunup anlaşılmalıdır:
    1. Burûçlar sahibi gökyüzüne,

    2. söz verilmiş o güne,

    3. şahitlik edene ve şahitlik edilene kasem olsun ki,

    12. Rabbinin kıskıvrak yakalaması gerçekten çok şiddetlidir.

    13. Kesinlikle başlatan ve iade eden yalnızca O'dur.

    14. Ve O çok bağışlayandır, çok sevendir,

    15. Arş'ın sahibidir, Mecîd'dir,

    16. dilediğini en ileri derecede yapandır.

    17,18. O orduların; Firavun ve Semûd'un haberi sana geldi mi?

    4. Ashâb-ı Uhdud öldürüldü.

    5. Şiddetli tutuşturulmuş ateşin.

    6. Hani onlar onun üzerine oturmuşlar,

    7. ve inananlara yaptıklarına tanık idiler.

    8,9. Müminleri cezalandırmalarının [intikamlarının] sebebi de, onların yalnız çok güçlü, övgüye lâyık, göklerin ve yerin hükümranlığı kendinin olan ve her şeye şahit olan Allah'a iman etmelerinden başka bir şey değildi.

    10. Şüphesiz ki inanan erkek ve kadınları ateşlere salıp [işkence edip] sonra da tövbe etmeyenler için cehennem azabı vardır, yangın azabı da onlar içindir.

    11. Muhakkak ki, inanan ve sâlihâtı işleyenler için altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu büyük kurtuluştur.

    19. Fakat o inkârcılar hâlâ bir yalanlama içindedirler.

    20. Oysa Allah onları arkalarından kuşatıcıdır.

    21. Aksine o, Mecîd/ şerefli bir Kur'ân'dır.

    22. Korunmuş levhada.

    gördüğünüz üzere hakkı yılmaz
    Kur'an'ı ashabın tertib ettiğini iddia etmekte
    üstelik Ashabın Arapça'yı iyi bilmediğini
    Ashabın bilmediği Arapça'yı kendisinin bildiğini iddia etmekte
    üstelik Ashab'ın Kur'an'ı hatalı yazdığını
    tüm bunlar olurken
    Allah'ın, kitabını korumak için bir şey yapmadığını ya da yapamadığını
    ve
    Kur'an ayetlerinin sıralaması kendi kafasına göre olmaz ise
    onun anlaşılmaz bir söz yığını olduğunu iddia etmektedir



    Alıntı Netcevap Nickli Üyeden Alıntı
    Senin müslümanlık anlayışın gıybet etmekten çekinmemekse bil ki müminler kötü sözden sakınırlar
    Elhamdulillah
    benim Müslümanlık anlayışımda fasığın gıybeti caizdir

    Alıntı Netcevap Nickli Üyeden Alıntı
    oku ve anla
    gördün mü?
    okumuş ve anlamış mıyım?

    sen de okudun ve anladın mı?

    banlandın ama bunları hala okuyabilir
    ve hatta belki bir iki gün içinde cevap da yazabilirsin

  9. 21
    islamyolu
    Emekli
    Amir kardeşim imzanda ne güzel yazmışsın Al-imran 7. ayeti. Fakat daha o ayetin ne amaçla geldiğini dahi bilmiyorsun. Keyfime göre tevil yapmıyorum burada.
    @mir bunlar sana rahmet okutur Be Böylelerini görünce şaşıyorum kalıyorum. Hadi @mir kardeşim. şu Ehli sünnet mezheblerinin birinin yoluna gir. ben kendi kafamdan çözerim deme. Doğruyu yanlışı bende bulurum deme. o zaman gör bak senle kimse baş gelemez. Vallahi sonuna kadar arkanda olurum.

  10. 22
    @mir
    âb ü kil
    bununla üç veya dört mesajında beni pohpohluyorsun
    yergilerinle yapamadığını övgülerinle yapmayı ummuyorsundur İnşaallah.

    Ashabtan biri, Allah Resûlünün (s.a.v.) huzurunda bulunan bir şahsi, yaptığı bir hayır sebebiyle övmüştü. Hak ve hakikat istikametine ışık tutan Peygamber (s.a.v.),

    "Yazık sana! (sanki) Sen, arkadaşının boynunu kestin." (Müslim, 8/227) buyurdu.

    İslâmî ölçülere riayetkâr olan bir mü'min, din kardeşlerinden bir şahsı muhakkak övmek isterse ve dile getireceği şeyler onda mevcut ise, sözlerini onun bulunmadığı bir mecliste ifade etmelidir. Huzurunda bulunan bir şahsi övmek isterse "Onun şöyle şöyle olduğunu zannediyorum. Hiçbir kimseyi Allaha karşı temize çıkarmaya çalışmıyorum." (İbn Mâce, 2/1232) demelidir.


    Bir adamı medh eden ve övgüsünde aşırı laflar sarf eden kimsenin söylediklerini Resûl-i Ekrem (s.a.v.) işitmişti. Bunun üzerine,

    "Andolsun ki siz onu (kibre sevk ederek) helâk ettiniz veya bu adamı sırtından bıçakladınız." (Müslim, VIII/228) buyurdu.

    Resûl-i Ekrem (s.a.v.), bir kimseyi kendisinde olmayan hasletlerle övmeyi şiddetle takbih etmiş ve bunu önlemek için,

    "Meddahların suratına toprak serpiniz." (Feyzü'l-Kadir, 1/182)

    emrini vermiş bulunmaktadır. Bu işi bir menfaat beklemeden ve karşılıklı nezaket tavrı olarak yapmak da yasaktır. Bu hükmü tesbit eden bir hadis-i şerifte,

    "Karşılıklı övüşmelerden sakınınız. Zira bu, hiç şüphesiz, (birbirini) boğazlamaktır." (İbn Mace, Edeb, 36) buyrulmaktadır.
    sana daha önce de yazmıştım
    sen ehli sünneti sadece kendi cemmatin sanıyorsun
    birileri bir konuda
    senin cemaatindeki hocalarınkine aykırı bir fetva verse
    onu hemen mezhebsizlikle itham ediyorsun
    halbuki o kişi belki de
    ehlisünnetin başka bir mezhebine göre hak olan birşey söylüyor olabilir
    hatta o kişi senin mezhebindeki bir başka alimin fetvasını da dillendiriyor olabilir
    ama sen ehli sünneti sadece İsmailağa cemaatinden ibaret sanıyorsun
    ve onlardan duyduğunun hilafına olan herşeye
    sonsuz bir düşmanlık güdüyorsun

    bak bu dediklerime yakın bir misal vereyim istersen
    daha geçenlerde
    "hayızlı kadın da Kur'an okuyabilir. bu da sevabtır." vb laflar etti diye
    Abdulaziz Bayındır'a demediğinizi bırakmadınız
    ama sonraki mesajlarda da görüldüğü üzere
    dört mezhebin hepsinde de hayızlı kadının
    Kur'an okumasına cevaz veren alimler varmış
    hatta bunlardan biri de İmam Malik imiş
    fakat sana cemaatin içinde sadece bir tek mezhebin
    hatta o mezhebin sadece bir ekolünün fetvaları öğretildiği için
    diğer herkesi ehli sünnet değilmiş
    ehli sünneti yıkmaya çalışan düşmanlarmış gibi görüyorsun

    artık şu mezhebçiliğini bırakıp mezhebli olsan
    bir konunun hükmünü sadece bir ekole bağlı hocalar yerine
    dört mezhebe göre araştırsan ne zararı olur sanıyorsun?
    bak ben sana bir faydasını söyleyeyim:
    bir daha kimseye iftira atmamış olursun

    39-Zümer-18-O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler,sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

  11. 23
    islamyolu
    Emekli
    bununla üç veya dört mesajında beni pohpohluyorsun
    yergilerinle yapamadığını övgülerinle yapmayı ummuyorsundur İnşaallah.
    ne yapayım seni bu dertten kurtarmak istiyorum. Mezheb leri savunmuyorsun ama onların içinden de çıkmıyorsun. O kadar zekisin ki zeka fışkırıyor. doğruları tek başına sen ayırt edeceksin. Diyorum yeni bir mezheb çıkacak. @miri mezhebi . Ehli sünnet dışı , bidat fırkalara katılırsın artık

    bak bu dediklerime yakın bir misal vereyim istersen
    daha geçenlerde
    "hayızlı kadın da Kur'an okuyabilir. bu da sevabtır." vb laflar etti diye
    Abdulaziz Bayındır'a demediğinizi bırakmadınız
    ama sonraki mesajlarda da görüldüğü üzere
    dört mezhebin hepsinde de hayızlı kadının
    Kur'an okumasına cevaz veren alimler varmış
    hatta bunlardan biri de İmam Malik imiş
    fakat sana cemaatin içinde sadece bir tek mezhebin
    hatta o mezhebin sadece bir ekolünün fetvaları öğretildiği için
    diğer herkesi ehli sünnet değilmiş
    ehli sünneti yıkmaya çalışan düşmanlarmış gibi görüyorsun
    @mir 4 mezhebi tutmayan sen şimdide mezheplerimi savunmaya kalkıyorsun. hele birde Abdullaziz bayındırı savunuyorsun. KArdeşim hiç bir mezhep hayızlı kadının kuran okumasına tutmasına müsade vermiyor. Sadece Maliki mezhebinde şaz bir görüş vardır. oda İmam-ı Malik in fetvası değildir. Mezhep içinde şaz bir görüştür. onun için cevaz verilmez.

    Zaten kendi mezhebinin tamamen Red ettiği bir konuda bir mezhebin şaz görüşünü benimseyip o mezhebe göre Amel etmek uygun değildir. şaşıyorum sana. adam orada demiş Hayızlı kadının kuran okuması Sevaptır. yavv sevaptır birde demiş sen gelmişin onu savunuyorsun. aynı kafadasınız ondan. birbirinizi atarmısınız. nasılda savunmuş Abdullaziz bayındır ' ı . neredese yeni bir fetva çıkaracaksınız Hoca ve talebe olarak. Hayızlı kadın kur'an okursa cennete gider diyeceksiniz

    artık şu mezhebçiliğini bırakıp mezhebli olsan
    bir konunun hükmünü sadece bir ekole bağlı hocalar yerine
    dört mezhebe göre araştırsan ne zararı olur sanıyorsun?
    bak ben sana bir faydasını söyleyeyim:
    bir daha kimseye iftira atmamış olursun
    sen bu iftira iftira diye göçecen bu dünyadan. ne çok iftira deme meraklısısın ya. mücahid_tr nin demesi gibi Mir bir mezhep tut sende. doğru yolu bul. zorlama kendini senden müçtehid çıkmaz. Mezhepsizliği bırak , bundan önceki Mesajda demiştim ya bunlar sana Rahmet okutur diye. Sende Vahhabi fırkasına Rahmet okutursun.

    Üyelerimizde bilsinler senin mezhepsiz olduğunuda Bari ona göre yorumlarını okumasınlar bile. yoldan çıkaracan milleti ya. ne yapalım Ahir zamandayız. Peygamberimiz (Sallahu aleyhi ve sellem) seni ve Hocanı da bize bildirmişti..

  12. 24
    tuğbaa bngl
    Üye

    Reklam


    burası farklı görüşlerin tartışma sitesimi ?

    hangi konu başlığını açtıysam @mir le islamyolu adlı kişilerin farklı yorumları var .

+ Yorum Gönder
2. Sayfa BirinciBirinci 1235 ... SonuncuSonuncu

kaza namazı var mı

kaza namazi varmidir

kaza namazı var mıdır

kaza namazı varmıkaza namazı diye birşey varmıkuranda kaza namazı var mıkaza namazi varmi