Konusunu Oylayın.: Yardım edin işin içinden çıkamadım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yardım edin işin içinden çıkamadım
  1. 19.Temmuz.2013, 15:59
    1
    pismanımm
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2013
    Üye No: 101641
    Mesaj Sayısı: 110
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yardım edin işin içinden çıkamadım






    Yardım edin işin içinden çıkamadım Mumsema yaklaşık 2 yıldır namaz kılıyorum son 6 aydır namazlarımı vesvese yüzünden çok az kılar hale geldim sonrada iyice tembelleştim
    sorularım şunlar

    1- abdestte fazla su kullanıyorum(gusulde haddnden fazla burnuma su çekiyorum burnum çok acıyor.)
    2-abdest alırken sanki yel çıkar gibi oluyor hep başa dönüyorum15 dk abdest alıyorum
    3-sırf abdestm yetişmez die hemen koşuyorum farzı kılıyorum sunnete gececkken ya bozulduysa diyom ve sunneti kılmadan kalkıyorum
    4-namazda rukuya giderken secdeye giderken yel çıkıyor gibi çnkü hissdiyorum ve her namazda oluyor.
    5-bazen maliki mezhebini taklit ediyorum. maliki mezhebinemi gecmem gerekiyor
    6-benm biraz sorunum var bazen yel çıkınca abdesti tazelemeden namaza devam ediyorum.
    7-artık namazdan sonra tesbihat yapamıyorum

    soruma cvp verin ltefn hocalarr

    blmeyen yazmasın:
    abdestsiz namaz kılmak el fazı küfür yazıyor du bir kitapta ben şmdi küfremi düştüm:


  2. 19.Temmuz.2013, 15:59
    1



    yaklaşık 2 yıldır namaz kılıyorum son 6 aydır namazlarımı vesvese yüzünden çok az kılar hale geldim sonrada iyice tembelleştim
    sorularım şunlar

    1- abdestte fazla su kullanıyorum(gusulde haddnden fazla burnuma su çekiyorum burnum çok acıyor.)
    2-abdest alırken sanki yel çıkar gibi oluyor hep başa dönüyorum15 dk abdest alıyorum
    3-sırf abdestm yetişmez die hemen koşuyorum farzı kılıyorum sunnete gececkken ya bozulduysa diyom ve sunneti kılmadan kalkıyorum
    4-namazda rukuya giderken secdeye giderken yel çıkıyor gibi çnkü hissdiyorum ve her namazda oluyor.
    5-bazen maliki mezhebini taklit ediyorum. maliki mezhebinemi gecmem gerekiyor
    6-benm biraz sorunum var bazen yel çıkınca abdesti tazelemeden namaza devam ediyorum.
    7-artık namazdan sonra tesbihat yapamıyorum

    soruma cvp verin ltefn hocalarr

    blmeyen yazmasın:
    abdestsiz namaz kılmak el fazı küfür yazıyor du bir kitapta ben şmdi küfremi düştüm:


    Benzer Konular

    - Zikir konusunda işin ehli biri bana yardım edin lütfen

    - Zati sıfatlar yardım edin

    - Kişinin, bir hata yaparak anlamsızca yaptığı sıkıntıların içinden çıkılmaz bir halde ise, Allah bu d

    - Keman Çalmak, Müzikten Para Kazanmak Günah mıdır? (Ben uzun zamandır bu işin içinden çıkamadım)

  3. 19.Temmuz.2013, 17:01
    2
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,540
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    Cevap: Yardım edin işin içinden çıkamadım




    Namazda Vesvese

    " ( Habibim) de ki; Şeytanların vesvesinden sana sığınırım. Rabbim! Yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."


    Vesvese nedir.?

    Vesvese , namaza uygun olmayan şeylerin namazda iken insanın aklına gelmesidir. Namazda iken şeytan tarafından insanın gönlüne atılan , insanı umutsuzluğa iten , namaza aykırı çirkin şekil ve düşüncelerdir.

    Mesela ; o der ; Senin namazın olmuyor , zaten kalbin bozuk olmasa namazda çirkin şeyler senin aklına ve kalbine gelmez. Böyle bir namazı kılmasan daha iyi olur.Çünkü kabul olmaz.

    Şeytan bu düşünceleriyle mümini namazdan soğutur ve umutsuzluğa düşürür. Nihayet ona namazı terk ettirir. Şeytanın da zaten istediği budur. Namazın içinde veya dışında şeytanın vesvese fırtınasına yakalanan bir insanın ilk ve tek yapacağı şey ayetlerde de ifade edildiği gibi Allah'a sığınmaktır.
    Allah'ı hatırlayan, onun huzurunda ve himayesinde olduğunu bilen, şeytanların şerrinden ve vesveselerinden Allah'a sığınan bir insana ne şeytanın ne de vesvesesi zarar verir...

    Mantıka bir kaide vardır;"Tahayyül hüküm değildir." yani bir insan kalbiyle ve diliyle küfür etmedikçe hayaline gelen küfür,küfür sayılmaz. Bir insan istemediği halde namazda iken namaza aykırı davranış , düşünce ve sözler insanın aklına ve hayaline geliyorsa,ona ve onun namazına zarar veremez.Çünkü onlar onun kalbinin malı değildir . İstemeden onlar onun kalbine ve hayaline gelmektedir...

    Bir insanın karnının içinde ve bağırsaklarında dolaşan necaset insanın aldığı abdesti bozmadığı gibi , insan namazda iken aklında ve hayalinde dolaşan vesveselerde namaza zarar vermez...

    Aynada görünen yılanın sureti insanı ısırmaz.Yılanın kendisiyle uğraşmadıkça. Arılar sokmaz, insan arılarla kavga etmedikçe...Vesveselerde böyledir,onlarla uğraşmadıkça onlar namaz kılanın namazına asla bir eksiklik vermez. Asıl zarar tehlike zann-ı yani , vesveseyi kafaya takmak onu büyütmek ve zarar vereceğini düşünmektir....

    Vesveseden kurtulmanın anahtarı "Eüzü billahi mineşşeytanirracim" dir .

    "Hırsız içinde hiçbir şey olmayan eve giremez. Şeytanın ,vesvesesiyle mümine musallat olması, müminin imanından kaynaklanır.Mümin dikkat etmeli Şeytana servetini kaptırmamalıdır....."



    diğer konulara tıklayıp bir okuyun

    Abdest ve namazda vesvese
    Namazda vesvese gelince tekbiri tazeleyelim mi?
    Abdeste ve namazda vesvese
    Namazda Gelen Vesvese



    Abdessiz namaz kılınmaz abdesiniz bozulduysa tazeleyip yeniden kılmanız laızm.

    Değerli kardeşimiz;
    Dinimiz bu konuda kolaylık getirmiştir. O halde namazda abdesti bozulan kimse için iki yol vardır:

    Dilerse, namaza aykırı harekette bulunmadan yakın bir mesafedeki sudan abdest alıp kaldığı yerden namazını tamamlar. Dilerse abdest aldıktan sonra o namazı yeniden kılar. Ama yeniden kılması daha faziletli sayılmıştır. Kadın erkek bu meselede eşittir. Bu daha çok yalnız başına namaz kılan için böyledir.

    Cemaatle kılan kimsenin kaldığı yerden başlaması daha uygun olur. Çünkü cemaatin faziletine erişme hususu vardır. Sahih olan da budur. (Cevher-i Neyyire.)

    Ancak namazı kaldığı yerden kılabilmek için bu meselenin cevâzıyla ilgili bir takım şartlar vardır:

    a) Meydana gelen hadesin abdesti gerektirmesi,

    b) Nadir olaylardan olmaması,

    c) Hadesin meydana gelmesinde şahsın ihtiyar ve iradesinin bulunmaması, yani ihtiyarı dışında meydana gelmesi, (Bahr-i Râik / îbn Nüceym.)

    O halde namazda iken kasten idrarını akıtır, ya da büyük abdestini bozar veya yellenir ya da buna benzer bir fiili kasten meydana getirirse, artık alacağı abdestle kılmakta olduğu namazı kaldığı yerden değil, yeniden kılması gerekir. Çünkü kasde dayalı abdest bozma namazı bozmuş sayılır.

    Kasden yapmaz da ancak meydana gelen hades guslü gerektirirse, o takdirde de namaz bozulmuştur, yeniden kılması gerekir.

    Bunun gibi, meydana gelen hades, bir insanın fiiliyle oluşuyorsa, yine o namazı iade etmesi lâzımdır. Ebû Yusuf bu görüşe muhalefet etmiştir. Ona göre kaldığı yerden kılabilir. Çünkü kendi fiiliyle değil başkasının fiiliyle hades vaki olmuştur.

    Elinde olmayarak ağız dolusu kusuntu gelirse, abdest alıp kılmakta olduğu namazı kaldığı yerden tamamlar. Ancak bu arada konuşmaması gerekir.

    Namaz kılarken kendi fiili olmaksızın abdesti bozacak bir durum meydana gelirse, meselâ:

    - Atılan bir taş başını yarıp kan akmasına neden olur veya hariçten birisi onun yüzündeki yaraya dokunarak irin akmasına sebep olursa, bu takdirde namaz bozulmuştur. Abdest alıp yeniden kılması gerekir. Bu, İmam Ebû Hanîfe ile İmam Muhammed'e göredir. (Şerh-i Tahavi.)

    - Namaz kılarken damdan düşen bir taş başını yarıp kan akmasına neden olursa, bu taş oradan geçen bir kimsenin yürümesinden dolayı düşmüşse, o takdirde namazı iade etmesi gerekir. Taş kendiliğinden düşmüşse, abdest alıp kaldığı yerden kılıp tamamlayabilir.

    - Bunun gibi ağacın altında namaz kılarken düşen bir meyve kan akmasına neden olursa, bu takdirde abdest alıp namazı kaldığı yerden kılabilir. Dilerse yeniden kılar.

    - Ama namaz kılarken ayağına bir diken batması veya alnını secdeye korken yine keskin bir taş ya da dikenin batması sebebiyle kan akarsa, bunda adamın kastı olmasa bile yine de o namazı iade etmesi gerekir. Çünkü daha önce namaz kılacak yere dikkat edip ona göre durmalıydı. Namazda iken sivrisineğin ya da başka bir haşerenin ısırmasıyla çıkıp akan kan abdesti bozduğu gibi namazı da bozmuş sayılır, yeniden kılması gerekir.

    - Namazda iken aksırır ya da öksürürken yellenirse, abdesti bozulduğu gibi namazı da bozulur; abdest alıp yeniden kılması gerekir. Sahih olan da budur. (Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    - Kadın namaz kılarken tenasül cihazına yerleştirdiği bez kendiliğinden ıslak bir vaziyette düşerse, imamların ittifakıyla kadın abdest alıp o namazı kaldığı yerden tamamlayabilir. Ama bezin düşmesini kendi hareketiyle sağlamışsa, o takdirde o namazı yeniden kılması gerekir. Ebû Yusuf'a göre, bu durumda da kaldığı yerden tamamlayabilir. (El-Tebyîn / Zeylai.)

    - Namaz kılarken vücudundaki kanlı bir çıban patlar da kan ya da irin akacak olursa, abdest alıp kaldığı yerden namazını tamamlayabilir.

    - Vücudundaki çıbanı sıkar veya dizindeki çıban rükû'a eğildiğinde ellerinin dokunmasıyla patlar ve kan akarsa, yeniden abdest alıp bozulan namazı iade etmesi gerekir. (El-Muhit / Radıyüddin Serahsî.)

    - Namazda bayılır veya cinnet getirir ya da kahkaha ile gülerse, abdest alıp yeniden namaz kılması gerekir. Bunun gibi namazda uyur veya ihtilâm olursa abdest alıp yeniden namaz kılar. Bu, istihsanî bir hükümdür.

    - Namazda iken elbisesine dirhem miktarı idrar serpilirse, abdest alıp yeniden namazını kılması gerekir. Zahir rivayet budur. (Şerh-i Tahaî.)

    d) Şartlarından biri de, abdesti bozulunca hemen ayrılması,

    Aksi halde bir rükün miktarı ya yerinde bekler, ya da bir rükün eda edip öylece ayrılırsa, namazı da bozulmuş sayılır. Yeniden kılması gerekir.

    Bu durumda abdest almaya giderken veya dönerken Kur'ân'dan bir şeyler okursa, namazı yine de bozulur; iade etmesi vâcib olur. Sahih olan da bu görüştür. (Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Abdest almaya giderken ve ondan dönerken tesbihte bulunursa, bu namazı bozmaz, kaldığı yerden tamamlayabilir. En sahih olan görüş ve ictihâd budur. (El-Tebyîn / Zeylai.)
    ...

    İmam namaz kıldırırken, rükû'da abdesti bozulur, fakat o yine “Semiallahu limen hamidehu” diyerek başını kaldırır veya secdede abdesti bozulur, o bir rükün edâ etmeyi dileyerek Allahu Ekber diyerek başını kaldırırsa, hem kendisinin, hem cemaatin namazı bozulmuş olur. Ama bir rüknü yerine getirmeyi dilemeden böyle yaparsa, farklı iki görüş vardır. (El-Kâfi / El-Mervezi.)

    İmam secdede iken abdesti bozulur ve o da Allahu Ekber diyerek başını kaldırırsa, namazı bozulmuş olur. Tekbir getirmeden kaldırırsa namazı bozulmaz, yerine bir adam geçirerek namazın tamamlanmasını sağlar. (Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Uyuklayarak abdesti bozulur ve bir müddet sonra uyanırsa, yeniden abdest alıp namazı kaldığı yerden tamamlar. Ama uyandıktan sonra az da olsa bir süre beklerse, namazı bozulur. Yeniden iadesi gerekir. (Mi'racü'd-Diraye.)

    e) Şartlardan biri de, abdesti bozulduktan sonra namaza aykırı bir fiilde bulunmaması,

    O halde namazda abdesti bozulduktan sonra yürüyüp abdest almanın dışında başka bir harekette bulunur veya konuşur, güler veya bir şey yer ya da içerse namaz bozulur. Abdest aldıktan sonra yeniden kılması gerekir.

    Namazda abdesti bozulduktan sonra yeniden abdest alırken avret yeri açılırsa, namazı bozulur, yeniden kılması gerekir. (El-Bedayiü1 / Kâsani.)

    Ancak abdest alırken elde olmayan sebeplerle avret yeri açılır ve bundan sakınması mümkün olmazsa, Kaadı Ebû Ali En-Nesefîye göre, namazı bozulmaz, kaldığı yerden tamamlayabilir. (En-Nihaye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Kadına gelince, namazda abdesti bozulduktan sonra abdest almak için kollarını sıvadığında namazı bozulur. Çünkü kollar avrettir. Sahih olan da budur.

    Abdest almak için kuyu, yakında; çeşme ise uzakta olursa, en az külfetli olanı seçer. Ancak kuyudan su çekerek abdest alırsa, sahih olan şudur ki, namazını yeniden kılar. Muhtar olan kavi de budur.

    Namazda abdesti bozulduktan sonra çok yakın olan evine gitmeyip ondan biraz daha ötede olan çeşmeye giderek abdest alan kimsenin namazı bozulmuştur, yeniden kılması gerekir. Ama çeşmeyle evi arasında iki saf sığacak kadar az bir mesafe bulunursa, o takdirde namazı kaldığı yerden tamamlayabilir.

    Evinde su bulunduğunu unutarak biraz öteki çeşmeye kadar uzanıp abdest alırsa, aradaki mesafe belirttiğimizden fazla da olsa, namazı kaldığı yerden tamamlayabilir. (Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Abdest aldıktan sonra namaz kılmaya gelirken başını mesh etmediğini hatırlar da dönüp bunu yerine getirdikten sonra namazı kaldığı yerden tamamlayabilir. Ancak gelip namaza durduktan sonra bunu hatırlarsa, artık başını mesnettikten sonra o namazı yeniden kılar. (El-Hulasa - El-Mebsut / Serahsi.)

    Abdest alıp ayrıldıktan sonra elbisesini unuttuğunu hatırlayarak geri dönüp alırsa, artık namazı hükümsüz olmuştur, yeniden kılması gerekir. (Tatarhaniyye.)

    Abdesti mescidde namaz kılarken bozulur ve mescit içindeki su kabından abdest aldıktan sonra o kabı tek eliyle tutup namaz kılacağı yere taşırsa, namazı bozulmamış sayılır ve kaldığı yerden tamamlayabilir. Ama iki eliyle tutup taşıdığı takdirde namaz bozulmuştur, yeniden kılması gerekir. (El-Muhlt / Radıyüddin Sevahsî.)

    Abdest almak için kilitli bulunan evini, açar, abdest aldıktan sonra hırsızlık endişesiyle kapıyı tekrar kilitleyip öylece namazı tamamlamaya gelirse, kaldığı yerden kılabilir. Böyle bir endişe olmadığı halde kilitlerse, artık o ilk namaz bozulmuştur, yeniden kılması gerekir. (El-Cevheratü'n-Neyyire.)

    Namazda iken namaza mâni' olacak kadar necaset elbisesine dokunur, onu yıkarsa, bu necaset kendi bünyesinden meydana gelen bir necasetse namazı kaldığı yerden tamamlayabilir. Hariçten dokunmuşsa, namazı bozulmuştur, yeniden kılması gerekir. İmam Ebû Yusuf’a göre, hariçten de dokunmuş olsa, yine de namazı kaldığı, yerden tamamlayabilir.

    Elbisesine namazda iken necaset dokunursa, hemen oracıkta elbisesini değiştirme imkânı varsa değiştirip namazı kaldığı yerden tamamlar. Necaset dokunan elbiseyle namazın az bir bölümünü yerine getirecek olursa, namaz bozulmuş sayılır. Namazı olduğu yerde bırakır da bir süre o vaziyette beklerse, hüküm yine böyledir. (El-Muhit / Serahsi.)

    Namazda iken abdesti bozulduğu için abdest almak üzere ayrılır ve bu esnada kasten abdest bozacak bir fiilde bulunursa, artık o namaz bozulmuştur, yeniden kılınması gerekir. (Fetâvâ-yi Kaadıhan.)

    f) Şartlardan biri de, semavi bir hades arız olduktan sonra geçmiş bir hadesin ortaya çıkmaması,

    Buna bir misal verelim:

    Ayağında mest bulunduğu halde namaz kılarken abdesti bozulur, yeniden abdest almak için ayrıldığında mestlerin süresi dolarsa, artık o namazı yeniden kılması gerekir. Sahih olan da budur. (Bahr-i Râik / îbn Nüceym.)

    Bunun gibi teyemmümle namaz kılarken abdesti bozulduğu için yeniden abdest almak üzere ayrılır ve bu sırada suya rastlarsa, namazı bozulmuş sayılacağından onu yeniden kılması gerekir. (El:Muhit / Serahsi.)

    g) Şartlardan biri de, cemaat halinde namaz kılarken abdesti bozulmuşsa, yeniden abdest aldığında -imam namazı bitirmemişse- gelip imama uyması gerekir. İmam namazı bitirmişse, artık dönmesine gerek yoktur. Şayet dönüp eski yerine gelirse, namazı bozulmuş olur, yeniden kılması gerekir.

    İmam henüz namazı bitirmemişse, muktedi abdest aldıktan sonra eski yerine gelmesine gerek yoktur, ara yerde bir engel yoksa bulunduğu yerden imama uyup namazını tamamlar. (Bahr-i Râik / İbn Nüceym.)

    Yalnız başına namaz kılarken abdesti bozulduğu, için yeniden abdest alan kimse, dilerse namazı evinde tamamlar, dilerse ilk namaz kıldığı yere döner. Dönmesi afdaldır. (El-Kâfî - Hâkim-i Şehid El-Mervezi.)

    Bu konuda imam da münferit gibidir. Abdesti bozulduğunda yerine birini geçirip kendisi abdest aldıktan sonra, yerine bıraktığı imam namazı bitirmişse o artık dönmeyip olduğu yerde namazını tamamlar. Bitirmemişse, dönüp ona uyarak namazını tamamlar. (Şerh-i Vikaaye / Sadrü'ş-Şeri'a Ubeydullah.)

    h) Namazda abdesti bozulduktan sonra üzerinde kazaya kalmış bir namazı hatırlamaması gerekir.

    Abdesti bozulan kimse tertip sahibi olur da abdest aldığında kazaya kalmış bir namazı hatırlarsa, ilk başladığı namaz bozulmuş sayılır, vakit dar değilse önce kazaya kalmış namazı, sonra o namazı yeniden kılar. (Bahr-i Râik / İbn Nüceym.)

    i) Şartlardan biri de, abdesti bozulan kimse imam olursa, yerine imamete elverişli olmayan bir kişiyi geçirmemesi gerekir. Meselâ:

    Yerine imanı olmak üzere bir kadını geçirirse, namazı bozulmuş olacağından abdest aldıktan sonra yeniden kılması gerekir. Bu durumda cemaatin de namazı bozulur. (Bahr-i Râik / İbn Nüceym.)

    (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: I / 326-332)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


    Değerli kardeşimiz;
    Namaz kılarken abdesti bozulan kişi, hemen selam verip, namazdan çıkar. Nitekim bir hadiste Resulullah (sav) şöyle buyurmuş: "Namaz kılarken kimin abdesti bozulacak olursa hemen namazdan çıksın. Eğer cemaatle kılınan bir namazda ise burnunu tutarak ayrılsın." (Ebu Davud, Salat 236, no: 1114)
    Burnunu tutmasını istemesi, cemaate burnu kanamış zannını vermek içindir. Bu davranış, bir nevi edebe riayet etmektir.
    İmam, namaz anında iken abdesti bozulduğunda burnu kanamış veya buna benzer bir mazereti varmış izlenimi vererek cemaatten birisini mihraba çekip onu imam tayin edebilir. Namaza başlanıldığında imamlık yapmaya haiz biri imamın yerine geçerek imamlık yapabilir. Namaza başlanıldığında imamlık şartları kendisinde bulunmayan kişinin ise istihlâf yoluyla imamlık yapması caiz değildir.

    Abdesti bozulan imam, yerine bırakacağı kişinin namazın tümünü cemaatle kıları birisi olmasına dikkat eder. Zorunlu olmadıkça cemaate sonradan katıları ve namazın bir kısmını kılamamış bulunan birisine imamlık verilmez. Eğer böyle bir durum söz konusu olursa namazın normal rekâtlarının tamamlanmasıyla cemaate sonradan katılan, buna rağmen istihlâf yoluyla imam tayin edilen kişi namazın bitiminde selâm vermeden kendi yerine namazın tümünü kıları birisini bırakır. imamlığa geçen şahıs selâm verince o da namazının yarım kalan kısmını tamamlar.

    Abdesti bozulan imamın yerine imam olan kişi, imamın namazı nerede bıraktığını kestiremiyorsa bunu imamdan sormaya lüzum duyuyorsa imam ona işaret yoluyla namazın neresinde kaldığını anlatmaya çalışır. Eğer bu mümkün olmaz, imam konuşursa namaz bozulur ve tekrarı gerekir.

    Abdesti bozulan imam, yerine birisini imam tayin etmeksizin camiden çıksa veyahut boş bir alanda kılınan namazda safları geçerek ilerlese namaz bozulmuş olur. Ancak imamın, yerine birisini bırakmadan cemaati terkettiğinde hemen cemaatten birisinin imam olması halinde eğer imam henüz camiden çıkmamış olursa yerine geçenin kıldırdığı namaz kabul olur ve tekrarı gerekmez. Cemaatin tek kişi olması halinde ise, o kişi imamın yerine geçerek namazını tamamlar.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





  4. 19.Temmuz.2013, 17:01
    2
    Sedanur



    Namazda Vesvese

    " ( Habibim) de ki; Şeytanların vesvesinden sana sığınırım. Rabbim! Yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."


    Vesvese nedir.?

    Vesvese , namaza uygun olmayan şeylerin namazda iken insanın aklına gelmesidir. Namazda iken şeytan tarafından insanın gönlüne atılan , insanı umutsuzluğa iten , namaza aykırı çirkin şekil ve düşüncelerdir.

    Mesela ; o der ; Senin namazın olmuyor , zaten kalbin bozuk olmasa namazda çirkin şeyler senin aklına ve kalbine gelmez. Böyle bir namazı kılmasan daha iyi olur.Çünkü kabul olmaz.

    Şeytan bu düşünceleriyle mümini namazdan soğutur ve umutsuzluğa düşürür. Nihayet ona namazı terk ettirir. Şeytanın da zaten istediği budur. Namazın içinde veya dışında şeytanın vesvese fırtınasına yakalanan bir insanın ilk ve tek yapacağı şey ayetlerde de ifade edildiği gibi Allah'a sığınmaktır.
    Allah'ı hatırlayan, onun huzurunda ve himayesinde olduğunu bilen, şeytanların şerrinden ve vesveselerinden Allah'a sığınan bir insana ne şeytanın ne de vesvesesi zarar verir...

    Mantıka bir kaide vardır;"Tahayyül hüküm değildir." yani bir insan kalbiyle ve diliyle küfür etmedikçe hayaline gelen küfür,küfür sayılmaz. Bir insan istemediği halde namazda iken namaza aykırı davranış , düşünce ve sözler insanın aklına ve hayaline geliyorsa,ona ve onun namazına zarar veremez.Çünkü onlar onun kalbinin malı değildir . İstemeden onlar onun kalbine ve hayaline gelmektedir...

    Bir insanın karnının içinde ve bağırsaklarında dolaşan necaset insanın aldığı abdesti bozmadığı gibi , insan namazda iken aklında ve hayalinde dolaşan vesveselerde namaza zarar vermez...

    Aynada görünen yılanın sureti insanı ısırmaz.Yılanın kendisiyle uğraşmadıkça. Arılar sokmaz, insan arılarla kavga etmedikçe...Vesveselerde böyledir,onlarla uğraşmadıkça onlar namaz kılanın namazına asla bir eksiklik vermez. Asıl zarar tehlike zann-ı yani , vesveseyi kafaya takmak onu büyütmek ve zarar vereceğini düşünmektir....

    Vesveseden kurtulmanın anahtarı "Eüzü billahi mineşşeytanirracim" dir .

    "Hırsız içinde hiçbir şey olmayan eve giremez. Şeytanın ,vesvesesiyle mümine musallat olması, müminin imanından kaynaklanır.Mümin dikkat etmeli Şeytana servetini kaptırmamalıdır....."



    diğer konulara tıklayıp bir okuyun

    Abdest ve namazda vesvese
    Namazda vesvese gelince tekbiri tazeleyelim mi?
    Abdeste ve namazda vesvese
    Namazda Gelen Vesvese



    Abdessiz namaz kılınmaz abdesiniz bozulduysa tazeleyip yeniden kılmanız laızm.

    Değerli kardeşimiz;
    Dinimiz bu konuda kolaylık getirmiştir. O halde namazda abdesti bozulan kimse için iki yol vardır:

    Dilerse, namaza aykırı harekette bulunmadan yakın bir mesafedeki sudan abdest alıp kaldığı yerden namazını tamamlar. Dilerse abdest aldıktan sonra o namazı yeniden kılar. Ama yeniden kılması daha faziletli sayılmıştır. Kadın erkek bu meselede eşittir. Bu daha çok yalnız başına namaz kılan için böyledir.

    Cemaatle kılan kimsenin kaldığı yerden başlaması daha uygun olur. Çünkü cemaatin faziletine erişme hususu vardır. Sahih olan da budur. (Cevher-i Neyyire.)

    Ancak namazı kaldığı yerden kılabilmek için bu meselenin cevâzıyla ilgili bir takım şartlar vardır:

    a) Meydana gelen hadesin abdesti gerektirmesi,

    b) Nadir olaylardan olmaması,

    c) Hadesin meydana gelmesinde şahsın ihtiyar ve iradesinin bulunmaması, yani ihtiyarı dışında meydana gelmesi, (Bahr-i Râik / îbn Nüceym.)

    O halde namazda iken kasten idrarını akıtır, ya da büyük abdestini bozar veya yellenir ya da buna benzer bir fiili kasten meydana getirirse, artık alacağı abdestle kılmakta olduğu namazı kaldığı yerden değil, yeniden kılması gerekir. Çünkü kasde dayalı abdest bozma namazı bozmuş sayılır.

    Kasden yapmaz da ancak meydana gelen hades guslü gerektirirse, o takdirde de namaz bozulmuştur, yeniden kılması gerekir.

    Bunun gibi, meydana gelen hades, bir insanın fiiliyle oluşuyorsa, yine o namazı iade etmesi lâzımdır. Ebû Yusuf bu görüşe muhalefet etmiştir. Ona göre kaldığı yerden kılabilir. Çünkü kendi fiiliyle değil başkasının fiiliyle hades vaki olmuştur.

    Elinde olmayarak ağız dolusu kusuntu gelirse, abdest alıp kılmakta olduğu namazı kaldığı yerden tamamlar. Ancak bu arada konuşmaması gerekir.

    Namaz kılarken kendi fiili olmaksızın abdesti bozacak bir durum meydana gelirse, meselâ:

    - Atılan bir taş başını yarıp kan akmasına neden olur veya hariçten birisi onun yüzündeki yaraya dokunarak irin akmasına sebep olursa, bu takdirde namaz bozulmuştur. Abdest alıp yeniden kılması gerekir. Bu, İmam Ebû Hanîfe ile İmam Muhammed'e göredir. (Şerh-i Tahavi.)

    - Namaz kılarken damdan düşen bir taş başını yarıp kan akmasına neden olursa, bu taş oradan geçen bir kimsenin yürümesinden dolayı düşmüşse, o takdirde namazı iade etmesi gerekir. Taş kendiliğinden düşmüşse, abdest alıp kaldığı yerden kılıp tamamlayabilir.

    - Bunun gibi ağacın altında namaz kılarken düşen bir meyve kan akmasına neden olursa, bu takdirde abdest alıp namazı kaldığı yerden kılabilir. Dilerse yeniden kılar.

    - Ama namaz kılarken ayağına bir diken batması veya alnını secdeye korken yine keskin bir taş ya da dikenin batması sebebiyle kan akarsa, bunda adamın kastı olmasa bile yine de o namazı iade etmesi gerekir. Çünkü daha önce namaz kılacak yere dikkat edip ona göre durmalıydı. Namazda iken sivrisineğin ya da başka bir haşerenin ısırmasıyla çıkıp akan kan abdesti bozduğu gibi namazı da bozmuş sayılır, yeniden kılması gerekir.

    - Namazda iken aksırır ya da öksürürken yellenirse, abdesti bozulduğu gibi namazı da bozulur; abdest alıp yeniden kılması gerekir. Sahih olan da budur. (Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    - Kadın namaz kılarken tenasül cihazına yerleştirdiği bez kendiliğinden ıslak bir vaziyette düşerse, imamların ittifakıyla kadın abdest alıp o namazı kaldığı yerden tamamlayabilir. Ama bezin düşmesini kendi hareketiyle sağlamışsa, o takdirde o namazı yeniden kılması gerekir. Ebû Yusuf'a göre, bu durumda da kaldığı yerden tamamlayabilir. (El-Tebyîn / Zeylai.)

    - Namaz kılarken vücudundaki kanlı bir çıban patlar da kan ya da irin akacak olursa, abdest alıp kaldığı yerden namazını tamamlayabilir.

    - Vücudundaki çıbanı sıkar veya dizindeki çıban rükû'a eğildiğinde ellerinin dokunmasıyla patlar ve kan akarsa, yeniden abdest alıp bozulan namazı iade etmesi gerekir. (El-Muhit / Radıyüddin Serahsî.)

    - Namazda bayılır veya cinnet getirir ya da kahkaha ile gülerse, abdest alıp yeniden namaz kılması gerekir. Bunun gibi namazda uyur veya ihtilâm olursa abdest alıp yeniden namaz kılar. Bu, istihsanî bir hükümdür.

    - Namazda iken elbisesine dirhem miktarı idrar serpilirse, abdest alıp yeniden namazını kılması gerekir. Zahir rivayet budur. (Şerh-i Tahaî.)

    d) Şartlarından biri de, abdesti bozulunca hemen ayrılması,

    Aksi halde bir rükün miktarı ya yerinde bekler, ya da bir rükün eda edip öylece ayrılırsa, namazı da bozulmuş sayılır. Yeniden kılması gerekir.

    Bu durumda abdest almaya giderken veya dönerken Kur'ân'dan bir şeyler okursa, namazı yine de bozulur; iade etmesi vâcib olur. Sahih olan da bu görüştür. (Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Abdest almaya giderken ve ondan dönerken tesbihte bulunursa, bu namazı bozmaz, kaldığı yerden tamamlayabilir. En sahih olan görüş ve ictihâd budur. (El-Tebyîn / Zeylai.)
    ...

    İmam namaz kıldırırken, rükû'da abdesti bozulur, fakat o yine “Semiallahu limen hamidehu” diyerek başını kaldırır veya secdede abdesti bozulur, o bir rükün edâ etmeyi dileyerek Allahu Ekber diyerek başını kaldırırsa, hem kendisinin, hem cemaatin namazı bozulmuş olur. Ama bir rüknü yerine getirmeyi dilemeden böyle yaparsa, farklı iki görüş vardır. (El-Kâfi / El-Mervezi.)

    İmam secdede iken abdesti bozulur ve o da Allahu Ekber diyerek başını kaldırırsa, namazı bozulmuş olur. Tekbir getirmeden kaldırırsa namazı bozulmaz, yerine bir adam geçirerek namazın tamamlanmasını sağlar. (Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Uyuklayarak abdesti bozulur ve bir müddet sonra uyanırsa, yeniden abdest alıp namazı kaldığı yerden tamamlar. Ama uyandıktan sonra az da olsa bir süre beklerse, namazı bozulur. Yeniden iadesi gerekir. (Mi'racü'd-Diraye.)

    e) Şartlardan biri de, abdesti bozulduktan sonra namaza aykırı bir fiilde bulunmaması,

    O halde namazda abdesti bozulduktan sonra yürüyüp abdest almanın dışında başka bir harekette bulunur veya konuşur, güler veya bir şey yer ya da içerse namaz bozulur. Abdest aldıktan sonra yeniden kılması gerekir.

    Namazda abdesti bozulduktan sonra yeniden abdest alırken avret yeri açılırsa, namazı bozulur, yeniden kılması gerekir. (El-Bedayiü1 / Kâsani.)

    Ancak abdest alırken elde olmayan sebeplerle avret yeri açılır ve bundan sakınması mümkün olmazsa, Kaadı Ebû Ali En-Nesefîye göre, namazı bozulmaz, kaldığı yerden tamamlayabilir. (En-Nihaye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Kadına gelince, namazda abdesti bozulduktan sonra abdest almak için kollarını sıvadığında namazı bozulur. Çünkü kollar avrettir. Sahih olan da budur.

    Abdest almak için kuyu, yakında; çeşme ise uzakta olursa, en az külfetli olanı seçer. Ancak kuyudan su çekerek abdest alırsa, sahih olan şudur ki, namazını yeniden kılar. Muhtar olan kavi de budur.

    Namazda abdesti bozulduktan sonra çok yakın olan evine gitmeyip ondan biraz daha ötede olan çeşmeye giderek abdest alan kimsenin namazı bozulmuştur, yeniden kılması gerekir. Ama çeşmeyle evi arasında iki saf sığacak kadar az bir mesafe bulunursa, o takdirde namazı kaldığı yerden tamamlayabilir.

    Evinde su bulunduğunu unutarak biraz öteki çeşmeye kadar uzanıp abdest alırsa, aradaki mesafe belirttiğimizden fazla da olsa, namazı kaldığı yerden tamamlayabilir. (Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Abdest aldıktan sonra namaz kılmaya gelirken başını mesh etmediğini hatırlar da dönüp bunu yerine getirdikten sonra namazı kaldığı yerden tamamlayabilir. Ancak gelip namaza durduktan sonra bunu hatırlarsa, artık başını mesnettikten sonra o namazı yeniden kılar. (El-Hulasa - El-Mebsut / Serahsi.)

    Abdest alıp ayrıldıktan sonra elbisesini unuttuğunu hatırlayarak geri dönüp alırsa, artık namazı hükümsüz olmuştur, yeniden kılması gerekir. (Tatarhaniyye.)

    Abdesti mescidde namaz kılarken bozulur ve mescit içindeki su kabından abdest aldıktan sonra o kabı tek eliyle tutup namaz kılacağı yere taşırsa, namazı bozulmamış sayılır ve kaldığı yerden tamamlayabilir. Ama iki eliyle tutup taşıdığı takdirde namaz bozulmuştur, yeniden kılması gerekir. (El-Muhlt / Radıyüddin Sevahsî.)

    Abdest almak için kilitli bulunan evini, açar, abdest aldıktan sonra hırsızlık endişesiyle kapıyı tekrar kilitleyip öylece namazı tamamlamaya gelirse, kaldığı yerden kılabilir. Böyle bir endişe olmadığı halde kilitlerse, artık o ilk namaz bozulmuştur, yeniden kılması gerekir. (El-Cevheratü'n-Neyyire.)

    Namazda iken namaza mâni' olacak kadar necaset elbisesine dokunur, onu yıkarsa, bu necaset kendi bünyesinden meydana gelen bir necasetse namazı kaldığı yerden tamamlayabilir. Hariçten dokunmuşsa, namazı bozulmuştur, yeniden kılması gerekir. İmam Ebû Yusuf’a göre, hariçten de dokunmuş olsa, yine de namazı kaldığı, yerden tamamlayabilir.

    Elbisesine namazda iken necaset dokunursa, hemen oracıkta elbisesini değiştirme imkânı varsa değiştirip namazı kaldığı yerden tamamlar. Necaset dokunan elbiseyle namazın az bir bölümünü yerine getirecek olursa, namaz bozulmuş sayılır. Namazı olduğu yerde bırakır da bir süre o vaziyette beklerse, hüküm yine böyledir. (El-Muhit / Serahsi.)

    Namazda iken abdesti bozulduğu için abdest almak üzere ayrılır ve bu esnada kasten abdest bozacak bir fiilde bulunursa, artık o namaz bozulmuştur, yeniden kılınması gerekir. (Fetâvâ-yi Kaadıhan.)

    f) Şartlardan biri de, semavi bir hades arız olduktan sonra geçmiş bir hadesin ortaya çıkmaması,

    Buna bir misal verelim:

    Ayağında mest bulunduğu halde namaz kılarken abdesti bozulur, yeniden abdest almak için ayrıldığında mestlerin süresi dolarsa, artık o namazı yeniden kılması gerekir. Sahih olan da budur. (Bahr-i Râik / îbn Nüceym.)

    Bunun gibi teyemmümle namaz kılarken abdesti bozulduğu için yeniden abdest almak üzere ayrılır ve bu sırada suya rastlarsa, namazı bozulmuş sayılacağından onu yeniden kılması gerekir. (El:Muhit / Serahsi.)

    g) Şartlardan biri de, cemaat halinde namaz kılarken abdesti bozulmuşsa, yeniden abdest aldığında -imam namazı bitirmemişse- gelip imama uyması gerekir. İmam namazı bitirmişse, artık dönmesine gerek yoktur. Şayet dönüp eski yerine gelirse, namazı bozulmuş olur, yeniden kılması gerekir.

    İmam henüz namazı bitirmemişse, muktedi abdest aldıktan sonra eski yerine gelmesine gerek yoktur, ara yerde bir engel yoksa bulunduğu yerden imama uyup namazını tamamlar. (Bahr-i Râik / İbn Nüceym.)

    Yalnız başına namaz kılarken abdesti bozulduğu, için yeniden abdest alan kimse, dilerse namazı evinde tamamlar, dilerse ilk namaz kıldığı yere döner. Dönmesi afdaldır. (El-Kâfî - Hâkim-i Şehid El-Mervezi.)

    Bu konuda imam da münferit gibidir. Abdesti bozulduğunda yerine birini geçirip kendisi abdest aldıktan sonra, yerine bıraktığı imam namazı bitirmişse o artık dönmeyip olduğu yerde namazını tamamlar. Bitirmemişse, dönüp ona uyarak namazını tamamlar. (Şerh-i Vikaaye / Sadrü'ş-Şeri'a Ubeydullah.)

    h) Namazda abdesti bozulduktan sonra üzerinde kazaya kalmış bir namazı hatırlamaması gerekir.

    Abdesti bozulan kimse tertip sahibi olur da abdest aldığında kazaya kalmış bir namazı hatırlarsa, ilk başladığı namaz bozulmuş sayılır, vakit dar değilse önce kazaya kalmış namazı, sonra o namazı yeniden kılar. (Bahr-i Râik / İbn Nüceym.)

    i) Şartlardan biri de, abdesti bozulan kimse imam olursa, yerine imamete elverişli olmayan bir kişiyi geçirmemesi gerekir. Meselâ:

    Yerine imanı olmak üzere bir kadını geçirirse, namazı bozulmuş olacağından abdest aldıktan sonra yeniden kılması gerekir. Bu durumda cemaatin de namazı bozulur. (Bahr-i Râik / İbn Nüceym.)

    (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: I / 326-332)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


    Değerli kardeşimiz;
    Namaz kılarken abdesti bozulan kişi, hemen selam verip, namazdan çıkar. Nitekim bir hadiste Resulullah (sav) şöyle buyurmuş: "Namaz kılarken kimin abdesti bozulacak olursa hemen namazdan çıksın. Eğer cemaatle kılınan bir namazda ise burnunu tutarak ayrılsın." (Ebu Davud, Salat 236, no: 1114)
    Burnunu tutmasını istemesi, cemaate burnu kanamış zannını vermek içindir. Bu davranış, bir nevi edebe riayet etmektir.
    İmam, namaz anında iken abdesti bozulduğunda burnu kanamış veya buna benzer bir mazereti varmış izlenimi vererek cemaatten birisini mihraba çekip onu imam tayin edebilir. Namaza başlanıldığında imamlık yapmaya haiz biri imamın yerine geçerek imamlık yapabilir. Namaza başlanıldığında imamlık şartları kendisinde bulunmayan kişinin ise istihlâf yoluyla imamlık yapması caiz değildir.

    Abdesti bozulan imam, yerine bırakacağı kişinin namazın tümünü cemaatle kıları birisi olmasına dikkat eder. Zorunlu olmadıkça cemaate sonradan katıları ve namazın bir kısmını kılamamış bulunan birisine imamlık verilmez. Eğer böyle bir durum söz konusu olursa namazın normal rekâtlarının tamamlanmasıyla cemaate sonradan katılan, buna rağmen istihlâf yoluyla imam tayin edilen kişi namazın bitiminde selâm vermeden kendi yerine namazın tümünü kıları birisini bırakır. imamlığa geçen şahıs selâm verince o da namazının yarım kalan kısmını tamamlar.

    Abdesti bozulan imamın yerine imam olan kişi, imamın namazı nerede bıraktığını kestiremiyorsa bunu imamdan sormaya lüzum duyuyorsa imam ona işaret yoluyla namazın neresinde kaldığını anlatmaya çalışır. Eğer bu mümkün olmaz, imam konuşursa namaz bozulur ve tekrarı gerekir.

    Abdesti bozulan imam, yerine birisini imam tayin etmeksizin camiden çıksa veyahut boş bir alanda kılınan namazda safları geçerek ilerlese namaz bozulmuş olur. Ancak imamın, yerine birisini bırakmadan cemaati terkettiğinde hemen cemaatten birisinin imam olması halinde eğer imam henüz camiden çıkmamış olursa yerine geçenin kıldırdığı namaz kabul olur ve tekrarı gerekmez. Cemaatin tek kişi olması halinde ise, o kişi imamın yerine geçerek namazını tamamlar.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





  5. 19.Temmuz.2013, 17:41
    3
    ResûlÖzlemi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Mayıs.2013
    Üye No: 101379
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Yardım edin işin içinden çıkamadım

    Senin anlattigin hersey apacik bir vesvesedir kardesim. Senin bu denli hale gelmenin tek bir nedeni var; her kucuk vesveseyi kâle ala ala buyumus gittikce, simdi de bu hale gelmissin. 15 dakika da abdest aliyorum diyorsun. boyle bir durum inanilmaz birsey. Sen 3 kere agzina su mu verdin? tamam bitti. yok sefer mi verdim yok 2 sefer mi acaba diyerek basa donme! zaten 3 kere yaptgimiz seyler sunnet. 1 sefer yikasan farzi yerine gelmis oluyor. Org: (agza, buruna, yuzleri vs) bu yuzden vesveseye aldiris etme.

    Gusulde haddinden fazla burnuma su cekiyorum ve aciyor burnum diyorsun. Kardesim sen kendin soyluyorsun iste; neden haddinden fazla cekip kendine zulmediyorsun ki?!


    Yel durumuna bir cevabim var. Sakina unutma cunku artik bunu okuduktan sonra duzeleceksin insaAllah!



    şeytan insanın her işinde hazır bulunur. O
    yüzden bir işe başlanılacağı vakit euzubesmele
    ile (ALLAH'a sığınarak ve ALLAH'ın ismini
    anarak)başlanılmalıdır. Bu sayede şeytan
    uzaklaştırılır. Bir işte acelede şeytandandır.
    Namazdayken şeytan namaz kılanın yanına gelir.
    Kişinin namazdan ayrılmaması onu kızdırır.
    Abdest bozuldu hissini vermek için kişinin
    dübürüne üfler. Bu durumda yellenme
    olmadıkca, ses duyulmadıkca namaz bozulmaz.
    Namazda uyuklamak ve aksırmak şeytandandır.



    Namazda dübürüne üfleyip yellenmis hissi verip namazi bozdurmaya calisan seytanin ayni seyi abdest alirkende yapmasi olasidir.
    Bu yuzden ses duymadikca veya yellendigini hissetmedikce durumu kâle alma. Cunku bu vesvesedir.



    Bu dediklerimi unutma ve hafizana kaydet. Cunku sorundan anlasiliyorki tum sorunlarin abdest vesvesesinden kaynaklaniyor. Diger sorunlarinda bundan kaynaklandigi icin bu yazilanlari uyguladigin surece tum sorunlarin cozulmus olur insAllah.



    Son olarak mâliki mezhebini neden taklit ediyorsun? soylersen o soruna da cevap vermeye calisirim insaAllah.



  6. 19.Temmuz.2013, 17:41
    3
    Devamlı Üye
    Senin anlattigin hersey apacik bir vesvesedir kardesim. Senin bu denli hale gelmenin tek bir nedeni var; her kucuk vesveseyi kâle ala ala buyumus gittikce, simdi de bu hale gelmissin. 15 dakika da abdest aliyorum diyorsun. boyle bir durum inanilmaz birsey. Sen 3 kere agzina su mu verdin? tamam bitti. yok sefer mi verdim yok 2 sefer mi acaba diyerek basa donme! zaten 3 kere yaptgimiz seyler sunnet. 1 sefer yikasan farzi yerine gelmis oluyor. Org: (agza, buruna, yuzleri vs) bu yuzden vesveseye aldiris etme.

    Gusulde haddinden fazla burnuma su cekiyorum ve aciyor burnum diyorsun. Kardesim sen kendin soyluyorsun iste; neden haddinden fazla cekip kendine zulmediyorsun ki?!


    Yel durumuna bir cevabim var. Sakina unutma cunku artik bunu okuduktan sonra duzeleceksin insaAllah!



    şeytan insanın her işinde hazır bulunur. O
    yüzden bir işe başlanılacağı vakit euzubesmele
    ile (ALLAH'a sığınarak ve ALLAH'ın ismini
    anarak)başlanılmalıdır. Bu sayede şeytan
    uzaklaştırılır. Bir işte acelede şeytandandır.
    Namazdayken şeytan namaz kılanın yanına gelir.
    Kişinin namazdan ayrılmaması onu kızdırır.
    Abdest bozuldu hissini vermek için kişinin
    dübürüne üfler. Bu durumda yellenme
    olmadıkca, ses duyulmadıkca namaz bozulmaz.
    Namazda uyuklamak ve aksırmak şeytandandır.



    Namazda dübürüne üfleyip yellenmis hissi verip namazi bozdurmaya calisan seytanin ayni seyi abdest alirkende yapmasi olasidir.
    Bu yuzden ses duymadikca veya yellendigini hissetmedikce durumu kâle alma. Cunku bu vesvesedir.



    Bu dediklerimi unutma ve hafizana kaydet. Cunku sorundan anlasiliyorki tum sorunlarin abdest vesvesesinden kaynaklaniyor. Diger sorunlarinda bundan kaynaklandigi icin bu yazilanlari uyguladigin surece tum sorunlarin cozulmus olur insAllah.



    Son olarak mâliki mezhebini neden taklit ediyorsun? soylersen o soruna da cevap vermeye calisirim insaAllah.



  7. 19.Temmuz.2013, 17:58
    4
    pismanımm
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2013
    Üye No: 101641
    Mesaj Sayısı: 110
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Yardım edin işin içinden çıkamadım

    çünkü maliki mezhebine göre elde olmadan çıkan yel abdesti bozmazmış:
    ama bn hata yapmak istemiyorum


  8. 19.Temmuz.2013, 17:58
    4
    çünkü maliki mezhebine göre elde olmadan çıkan yel abdesti bozmazmış:
    ama bn hata yapmak istemiyorum


  9. 19.Temmuz.2013, 18:00
    5
    pismanımm
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Haziran.2013
    Üye No: 101641
    Mesaj Sayısı: 110
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Yardım edin işin içinden çıkamadım

    sedanur

    çok tesekkür ederim ama ben vesveseyle ilgili çok yazı okudum çok hocaya sordum.ama kurtulamadım böyle uzun uzun belirtmen bişi degistirmezbu bana yol göstermez bana yol göstermen için şöyle yap yada oldu yada olmadı desen daha kafi olrdu


  10. 19.Temmuz.2013, 18:00
    5
    sedanur

    çok tesekkür ederim ama ben vesveseyle ilgili çok yazı okudum çok hocaya sordum.ama kurtulamadım böyle uzun uzun belirtmen bişi degistirmezbu bana yol göstermez bana yol göstermen için şöyle yap yada oldu yada olmadı desen daha kafi olrdu


  11. 19.Temmuz.2013, 18:14
    6
    Snowdrop
    Elhamdülillah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97785
    Mesaj Sayısı: 593
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: Azerbaycan

    Cevap: Yardım edin işin içinden çıkamadım

    1-(Vesvese şeytandandır. Abdest alırken, guslederken ve necaset temizlerken, şeytanın vesvesesinden sakının.) [Tirmizi]

    (Bir zaman gelecek, insanlar temizlikte fazla titiz hareket edecek, [vesvese ederek] dinde haddi aşacaklardır.) [Ebu Davud]

    Vesvese, suyu israf etmeye, namazı geciktirmeye, cemaati, hatta namaz vaktini kaçırmaya, vakti, ömrü zayi etmeye sebep olur.Abdesti guzel aliyim deyip vesveseye kanarak suyu israf edersin ki israfta gunaha sokmus olur seni
    koku ve ses yoksa o zaman o vesvesedir yani abdest bozulmaz

    yel cikinca hemen git normal bir sekilde vesveseue kanmadan 15 dak olmadan abdest al ve namazina kaldigin yerden devam et.tesbihatlarini da yap emin ol bu sana fayda verecekdir hemde ne kadar vaktini alirki az bir vaktini alsa bile vakytini boyle guzel isler icin gitmesine sevin

    Dinimiz, kolaylık dinidir. Mesela, abdest aldığını bilip sonra bozulduğunda şüphe etse de, abdesti var demektir. Abdest aldıktan sonra, kuru yer kalmıştır zannıyla yeniden abdest alınmaz, alınırsa mekruh olur. Abdest aldıktan sonra, iç çamaşırında yaşlık görüp, idrar mı, su mu diye şüphe eden, abdestten önce çamaşırına su serpmeli! Sonra orada bir yaşlık görürse, (Bu benim serptiğim su) demeli. Hatta o yaşlık idrar bile olsa, onun idrar olduğu kesin olarak bilinmediği için yıkamak gerekmez.

    Vesveseden kurtuluş çaresi, hangi meselede vesvese ediliyorsa dinimizin o konudaki hükmünü öğrenmek ve iyi bilmektir. İyi bilen kesinlikle vesvese etmez. Mesela mesh etmek, ıslak el ile yavaşça saçların üstüne sürmektir. Ama vesveseli bunu bilmediği için, başını ezecek gibi mesh eder veya avucuna su doldurup, saçlarını iyice ıslatır. Abdest alırken şuraya el değmedi galiba, şurası yıkanmadı diyerek tekrar tekrar yıkar. Halbuki, bir yer yıkanmasa bile, yıkanmadığı bilinmeyince yani kasten yıkamayı terk etmediği için abdesti sahih olur. Bu kadarını bilmek bile vesveseyi onler.Abdestten sonra, (Acaba başımı mesh ettim mi) veya (Abdestim var mı) diye şüphe etmek, namaz kıldıktan sonra "Elbisem temiz mi idi" veya "İftitah tekbirini almış mıydım?" gibi şüpheler vaki olsa da, yeniden abdest alınmaz, elbise yıkanmaz, namaz da iade edilmez.

    İbadetlerimizi eksik yapmakla, hâşâ Allahü teâlânın bir kaybı, fazla yapmakla da bir kazancı olmaz.Vesvese, dua ve zikir ile de azalıp yok olur. Bunun için, vesvese gelince, hemen Allahü teâlâyı anmalı, istiğfar, salevat ve dua okuyarak şeytanı uzaklaştırmaya çalışmalı! Şeytanın vesvesesinden kurtulmak için, her gün şu duayı da okumak iyidir:
    (Ya Allah-ür-rakib-ül-hafiz-ür-rahim. Ya Allah-ül-hayy-ül-halim-ülazim-ür-rauf-ül-kerim. Ya Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kaimü alâ külli nefsin bima kesebet, hul beyni ve beyne adüvvi!)


  12. 19.Temmuz.2013, 18:14
    6
    Elhamdülillah
    1-(Vesvese şeytandandır. Abdest alırken, guslederken ve necaset temizlerken, şeytanın vesvesesinden sakının.) [Tirmizi]

    (Bir zaman gelecek, insanlar temizlikte fazla titiz hareket edecek, [vesvese ederek] dinde haddi aşacaklardır.) [Ebu Davud]

    Vesvese, suyu israf etmeye, namazı geciktirmeye, cemaati, hatta namaz vaktini kaçırmaya, vakti, ömrü zayi etmeye sebep olur.Abdesti guzel aliyim deyip vesveseye kanarak suyu israf edersin ki israfta gunaha sokmus olur seni
    koku ve ses yoksa o zaman o vesvesedir yani abdest bozulmaz

    yel cikinca hemen git normal bir sekilde vesveseue kanmadan 15 dak olmadan abdest al ve namazina kaldigin yerden devam et.tesbihatlarini da yap emin ol bu sana fayda verecekdir hemde ne kadar vaktini alirki az bir vaktini alsa bile vakytini boyle guzel isler icin gitmesine sevin

    Dinimiz, kolaylık dinidir. Mesela, abdest aldığını bilip sonra bozulduğunda şüphe etse de, abdesti var demektir. Abdest aldıktan sonra, kuru yer kalmıştır zannıyla yeniden abdest alınmaz, alınırsa mekruh olur. Abdest aldıktan sonra, iç çamaşırında yaşlık görüp, idrar mı, su mu diye şüphe eden, abdestten önce çamaşırına su serpmeli! Sonra orada bir yaşlık görürse, (Bu benim serptiğim su) demeli. Hatta o yaşlık idrar bile olsa, onun idrar olduğu kesin olarak bilinmediği için yıkamak gerekmez.

    Vesveseden kurtuluş çaresi, hangi meselede vesvese ediliyorsa dinimizin o konudaki hükmünü öğrenmek ve iyi bilmektir. İyi bilen kesinlikle vesvese etmez. Mesela mesh etmek, ıslak el ile yavaşça saçların üstüne sürmektir. Ama vesveseli bunu bilmediği için, başını ezecek gibi mesh eder veya avucuna su doldurup, saçlarını iyice ıslatır. Abdest alırken şuraya el değmedi galiba, şurası yıkanmadı diyerek tekrar tekrar yıkar. Halbuki, bir yer yıkanmasa bile, yıkanmadığı bilinmeyince yani kasten yıkamayı terk etmediği için abdesti sahih olur. Bu kadarını bilmek bile vesveseyi onler.Abdestten sonra, (Acaba başımı mesh ettim mi) veya (Abdestim var mı) diye şüphe etmek, namaz kıldıktan sonra "Elbisem temiz mi idi" veya "İftitah tekbirini almış mıydım?" gibi şüpheler vaki olsa da, yeniden abdest alınmaz, elbise yıkanmaz, namaz da iade edilmez.

    İbadetlerimizi eksik yapmakla, hâşâ Allahü teâlânın bir kaybı, fazla yapmakla da bir kazancı olmaz.Vesvese, dua ve zikir ile de azalıp yok olur. Bunun için, vesvese gelince, hemen Allahü teâlâyı anmalı, istiğfar, salevat ve dua okuyarak şeytanı uzaklaştırmaya çalışmalı! Şeytanın vesvesesinden kurtulmak için, her gün şu duayı da okumak iyidir:
    (Ya Allah-ür-rakib-ül-hafiz-ür-rahim. Ya Allah-ül-hayy-ül-halim-ülazim-ür-rauf-ül-kerim. Ya Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kaimü alâ külli nefsin bima kesebet, hul beyni ve beyne adüvvi!)


  13. 19.Temmuz.2013, 18:16
    7
    ResûlÖzlemi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Mayıs.2013
    Üye No: 101379
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Yardım edin işin içinden çıkamadım

    Seda karsesim benim yazdigim sey cok acik ve net. Uzun olan bir onceki kardesimizin paylasimi sanirim. Son kez yaziyim.


    Ses duyulmadikca ve yellenme hissedilmedikce abdest bozulmaz.


    Hem uzun diye okumazsan cevaplari nasil cozum bulacaksin ki...
    2.Soruna gelince ;


    Bir mezhepten diğerine tamamen geçmek
    mümkün olduğu gibi, kendi mezhebinde çıkış
    yolu bulamayan bir kimse o mevzuda diğer
    mezhebin içtihadına , görüşüne göre amel
    edebilir . Bu caizdir. Fakat bu taklit keyfi ve
    nefisten gelen bir arzu ile olmamalıdır . Bir
    zaruret ve maslahata göre yapılmalıdır. Bir
    meselede kendi mezhebinden başka bir
    mezhebi taklit eden kimse şu hususlara
    dikkat etmelidir .
    Birincisi: Bir ibadet veya muamele başka bir
    hak mezhebe göre taklit edilecekse, o ibadet
    veya muamelenin daha önce yapılmamış
    olması gerekir . Meselâ, Şâfiî mezhebine
    mensup olan bir kimse , namaz a başlamadan
    önce hanımına eliyle dokunduğunu namaz ı
    kıldıktan sonra hatırlasa ; sonra da , "Nasıl
    olsa abdestim Hanefi mezhebine göre
    tamamdır ." deyip o meselede Hanefiye tabi
    olsa, namaz ı sahih olmaz .
    İkincisi: Taklit eden kimse , her mezhepten
    kolayına geleni seçip ona göre amel etme gibi
    bir yola girmemelidir . Böyle bir hareket,
    farklı mezheplere göre birbirine zıt meseleleri
    birarada yapma sayılır ki , buna "telfik "
    denir. Telfik ise caiz değildir . Meselâ,
    abdestini Hanefi mezhebine göre alan
    kimsenin , niyet etmese de abdesti tamamdır .
    Çünkü bu mezhebe göre niyet abdestin
    farzlarından değildir . Fakat bu kişinin aynı
    mezhebe göre başının dörtte birini
    meshetmesi lâzım gelirken, bu hususta Şâfiî
    mezhebine uyarak başının dörtte birinden
    azını meshederse, bu abdest tamamlanmış
    sayılmaz. Böyle bir davranış "telfik "
    sayılacağından caiz değildir .


  14. 19.Temmuz.2013, 18:16
    7
    Devamlı Üye
    Seda karsesim benim yazdigim sey cok acik ve net. Uzun olan bir onceki kardesimizin paylasimi sanirim. Son kez yaziyim.


    Ses duyulmadikca ve yellenme hissedilmedikce abdest bozulmaz.


    Hem uzun diye okumazsan cevaplari nasil cozum bulacaksin ki...
    2.Soruna gelince ;


    Bir mezhepten diğerine tamamen geçmek
    mümkün olduğu gibi, kendi mezhebinde çıkış
    yolu bulamayan bir kimse o mevzuda diğer
    mezhebin içtihadına , görüşüne göre amel
    edebilir . Bu caizdir. Fakat bu taklit keyfi ve
    nefisten gelen bir arzu ile olmamalıdır . Bir
    zaruret ve maslahata göre yapılmalıdır. Bir
    meselede kendi mezhebinden başka bir
    mezhebi taklit eden kimse şu hususlara
    dikkat etmelidir .
    Birincisi: Bir ibadet veya muamele başka bir
    hak mezhebe göre taklit edilecekse, o ibadet
    veya muamelenin daha önce yapılmamış
    olması gerekir . Meselâ, Şâfiî mezhebine
    mensup olan bir kimse , namaz a başlamadan
    önce hanımına eliyle dokunduğunu namaz ı
    kıldıktan sonra hatırlasa ; sonra da , "Nasıl
    olsa abdestim Hanefi mezhebine göre
    tamamdır ." deyip o meselede Hanefiye tabi
    olsa, namaz ı sahih olmaz .
    İkincisi: Taklit eden kimse , her mezhepten
    kolayına geleni seçip ona göre amel etme gibi
    bir yola girmemelidir . Böyle bir hareket,
    farklı mezheplere göre birbirine zıt meseleleri
    birarada yapma sayılır ki , buna "telfik "
    denir. Telfik ise caiz değildir . Meselâ,
    abdestini Hanefi mezhebine göre alan
    kimsenin , niyet etmese de abdesti tamamdır .
    Çünkü bu mezhebe göre niyet abdestin
    farzlarından değildir . Fakat bu kişinin aynı
    mezhebe göre başının dörtte birini
    meshetmesi lâzım gelirken, bu hususta Şâfiî
    mezhebine uyarak başının dörtte birinden
    azını meshederse, bu abdest tamamlanmış
    sayılmaz. Böyle bir davranış "telfik "
    sayılacağından caiz değildir .





+ Yorum Gönder