Konusunu Oylayın.: Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?
  1. 18.Temmuz.2013, 17:06
    1
    Genius
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2013
    Üye No: 101781
    Mesaj Sayısı: 33
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?






    Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim? Mumsema Arkadaslar internetten müzik indirmek haramıydı diye düşünğyodum. haram oldguu geldi bu nasıl bir din ya dedim içimden küfremi düştüm. Sonra şehadet getirdim basladım bu olmadı yanlışmı geitrdim bidaha bidaha buda olmadı diye bir yardım edin ya .


  2. 18.Temmuz.2013, 17:06
    1
    Genius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Arkadaslar internetten müzik indirmek haramıydı diye düşünğyodum. haram oldguu geldi bu nasıl bir din ya dedim içimden küfremi düştüm. Sonra şehadet getirdim basladım bu olmadı yanlışmı geitrdim bidaha bidaha buda olmadı diye bir yardım edin ya .


    Benzer Konular

    - Küfre girme vesvesesi/Küfre giren ne yapmalı

    - Kendini tutamayıp küfre gülen küfre düşer mi?

    - Dinde aşırı gitmekten sakının. Çünkü sizden öncekiler, ancak dinde aşırı gitmekle yok oldular.

    - Ben vesvese ile uğraşırken küfre mi girdim ?

    - Küfre hizmet etmek küfre katkıda bulunmak küfürmüdür bunlar tekfir edilirmi?

  3. 18.Temmuz.2013, 17:12
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Küfremi girdim ?




    Din alay kabul etmez.
    Dininin hükümlerini hafife almak imanı siler sevapları siler.
    Kelimei şehadet getir ve bir daha din konusunda dikkatli ol.


  4. 18.Temmuz.2013, 17:12
    2
    Üye



    Din alay kabul etmez.
    Dininin hükümlerini hafife almak imanı siler sevapları siler.
    Kelimei şehadet getir ve bir daha din konusunda dikkatli ol.


  5. 18.Temmuz.2013, 17:24
    3
    Genius
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2013
    Üye No: 101781
    Mesaj Sayısı: 33
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?

    Tuttugum oruç günde 5 vakit kıldıgım namaz ibadetlerim salavatlarım simdi bosamı gitti hocam ağlıyorum şuan korkudan nolursunuz yardım edin. Ne yapmam lazım


  6. 18.Temmuz.2013, 17:24
    3
    Genius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Tuttugum oruç günde 5 vakit kıldıgım namaz ibadetlerim salavatlarım simdi bosamı gitti hocam ağlıyorum şuan korkudan nolursunuz yardım edin. Ne yapmam lazım


  7. 18.Temmuz.2013, 17:27
    4
    umutlucan
    Sadece ALLAH'a kul olun

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2013
    Üye No: 101338
    Mesaj Sayısı: 1,441
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15

    Cevap: Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?

    küfre düşenin yani imanı gidenin bütün sevaplarının si,lindigi rivayetler arasında vardır ama bu bir kısım alimlerimiz tarafından tartışılma konusu olmustur.
    zira kur an ı kerim de ALLAH (c.c.) şöyle buyuruyor;
    Her kim zerre kadar bir iyilik işlerse karşılığının aynısını görecektir. Her kim de zerre kadar bir kötülük, şer işlerse, karşılığının aynısını görecektir.(zilzal 7 - 8)


    söyledigimiz her söze dikkat etmeliyizz..


    hayrlı günlerrrrr....


  8. 18.Temmuz.2013, 17:27
    4
    Sadece ALLAH'a kul olun
    küfre düşenin yani imanı gidenin bütün sevaplarının si,lindigi rivayetler arasında vardır ama bu bir kısım alimlerimiz tarafından tartışılma konusu olmustur.
    zira kur an ı kerim de ALLAH (c.c.) şöyle buyuruyor;
    Her kim zerre kadar bir iyilik işlerse karşılığının aynısını görecektir. Her kim de zerre kadar bir kötülük, şer işlerse, karşılığının aynısını görecektir.(zilzal 7 - 8)


    söyledigimiz her söze dikkat etmeliyizz..


    hayrlı günlerrrrr....


  9. 18.Temmuz.2013, 17:50
    5
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?

    İçinden geçirmişse dinden çıkmaz dinden çıkması için diliyle söyleyip kalbiyle tasdik etmesi lazım söylediği sözleri. eğer içinden geçenleri sen istemeyerek içinden geçirmişsen bil ki o şeytanın vesvesesidir.

    Alıntı
    Allah Teâlâ şöyle buyurur:“Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. İçinizde olanı açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi ondan hesaba çekecektir. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Bakara 2/284)Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi:“Bakın, vücutta bir et parçası vardır. O iyi olursa vücudun tamamı iyi olur, o bozulursa vücudun tamamı bozulur. İşte o kalptir.” (Müslim, Müsâkât, 107)İçinde olan ile içinden geçen aynı değildir. İçinde olan; iman, küfür, sevgi, nefret, kin, iyi niyet gibi hayata yön veren şeylerdir. İçinden geçen ise genellikle şeytan vesvesesidir. Bazen içinize öyle şeyler gelir ki “acaba kâfir mi oldum?” dersiniz. Bu, doğru yolda olduğunuzu gösterir. Çünkü şeytan, kıyâmete kadar süre alınca şöyle demişti:“… And olsun onlar için, senin doğru yolunun üstünde oturacağım.Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım. Onların çoğunu sana şükreder bulamayacaksın.” (Araf 7/16-17)Şeytana izin verildiği için vesvesesine engel olunamaz. Bundan peygamberler de kurtulamazlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur:“Senden önce gönderdiğimiz bir tek nebi ve elçi yoktur ki, bir şeyi kursun da şeytan onun kurgusuna vesvese karıştırmış olmasın. Allah şeytanın karıştırdığını giderir, sonra âyetlerini pekiştirir. Allah bilendir, hakîmdir.”(Hac 22/52)Şeytan vesvesesinden kurtulmaya güç yetmeyeceği için onun sorumluluğu olmaz. Allah Teâlâ şöyle buyurur:“Allah, kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez.” (Bakara 2/286)
    (KAYNAK: Abdulaziz Bayındır, Kur’an Işığında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar, Süleymaniye Vakfı Yayınları, 2. Bs., İstanbul, 2007, s: 106-108)



    Alıntı

    “İster içinizdekini açığa vurun ister gizli tutun Allah onunla sizi hesaba çeker” (Bakara 2/284) mealindeki ayetin zahiri anlamına baktığımız zaman bu anlaşılmaktadır.
    Bu ayetin manası üzerinde duran alimlerin farklı açıklamaları söz konusudur. Hepsini vermek yerine tercih ettiklerimizi esas alarak konuyu birkaç madde halinde özetlemeye çalışacağız:
    İnsanın içine doğan duygular iki çeşittir. Bir kısmı insanın iradesi dışında kalbe gelen hayaller hatıralar ve tasavvurlardır. İnsanın bu tür hatıralardan (kalbe doğan düşüncelerden) ötürü sorguya çekilmeyeceği konusunda herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Çünkü bu tür tasavvurlar insanın iradesinin dışında meydana gelmektedir.
    “Şüphesiz ki Allah—eyleme dönüştürmedikleri ve seslendirmedikleri sürece—içlerine doğan kötü düşüncelerden ötürü ümmetimi sorgulamaktan muaf tutmuştur” (Buharî Eyman1; Müslim İman202) mealindeki hadiste söz konusu olan tolerans bu tür düşünceler için geçerlidir.
    İçe doğan düşüncelerin diğer bir kısmı ise insanın iradesine bağlı olarak gelen ve sahibi tarafından azimle pekiştirilen düşüncelerdir. Bunlar da kendi aralarında iki çeşittir:

    1- Eyleme dönüştürülemeyeler: Bunlar küfür haset kibir gibi düşüncelerdir. İnsanoğlu bu gibi düşüncelerinden ötürü mutlaka hesaba çekilecektir. Çünkü kişi bunları azim ve iradesiyle gönlüne koyduğu gibi aynı şekilde gönlünden çıkarabilir de.

    2- Eyleme dönüştürülebilenler: İnsan bunları eyleme dönüştürdüğü zaman mutlaka hesaba çekilir. Sözgelimi bir insan hırsızlık yapmaya azmettikten sonra gidip hırsızlık ederse hem kötü niyetinden hem de hırsızlık fiilinden dolayı sorguya çekilecektir.
    Eğer kişi hırsızlık yapmaya azmettikten sonra kendi özgür iradesiyle o teşebbüsten vazgeçtiği takdirde ise bu dönüşün bir mükâfatı olarak kötü niyetinden dolayı hesaba çekilmeyecektir.
    “Kim bir kötülük yapmaya karar verip de sonra bu kararından vazgeçerse kendisine bir iyilik yazılır” mealindeki hadiste bu hususa işaret edilmiştir (Krş. İbn Aşur ilgili ayetin tefsiri).
    Abdullah b. Ömer (Buharî Tefsir55) ve Ebu Hureyre (Müslim İman199) “Allah hiç kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez” (Bakara 2/285) mealindeki ayetle bu ayetin hükmü nesih edildiğini—ortadan kaldırıldığını—söylemişlerdir. Aynı görüş Abdullah b. Abbas’tan da rivayet edilmiştir (Bkz. Zemahşerî ilgili ayetin tefsiri).

    İman ve vesvese ilişkisi

    EBU HUREYRE anlatıyor: Sahabelerden bazı kimseler Hz. Peygamber (a.s.m)’e geldiler ve: “Birimizin dillendirip seslendirmeye cesaret edemeyeceği kadar büyük (suç olarak) gördüğü bazı şeyler içimizden geçmektedir” diyerek şikâyette bulundular. Hz. Peygamber (a.s.m) “Gerçekten böyle bir şey görüyor musunuz?” diye sordu. Onlar “Evet” deyince “İşte bu açıkça imanın bir yansımasıdır” diye buyurdu (Müslim İman 209).
    Burada “imanın bir yansıması” olarak ifade edilen şey kötü düşüncelere karşı verilen iç mücadeledir duyulan üzüntüdür. Kalbin bu menfi duygulara karşı sergilediği müspet tavır onun iman potansiyeline sahip olduğunun göstergesidir.

    ZEMAHŞERÎ de Bakara 284. ayetinde geçen duygu ve düşüncelerin durumuna dikkat çekmiş ve özetle şu görüşlere yer vermiştir: İnsanın içine doğan vesvese ve “hadisu’n-nefs” denilen nefsin kendi içindeki tasavvur ve tehayülleri sorgulamaya tabi değildir. Çünkü onları tamamen ortadan kaldırmak insan gücünün dışında bir şeydir. Ayette sahibinin hesaba çekileceği bildirilen husus kişi tarafından gerçekten itikat edilen ve eyleme dönüştürülmeye azmedilen duygu ve düşüncelerdir (Zemahşerî ilgili ayetin tefsiri).
    Bu konuyu en güzel açıklayanlardan biri de Bediüzzaman Said Nursi’dir. İnsanın iradesi dışında kalbine gelen kötü duygu ve düşüncelerden sorumlu olmadığını belirten Nursi’nin değerlendirmesini şöyle özetlemek mümkündür:

    1- İnsanın kalbine gelen kötü duygu ve düşünceler insan kalbinin ürünü değil şeytan tarafından telkin edilen vesveselerdir. Bunun en açık delili kalbin bu duygulardan ötürü duyduğu rahatsızlıktır. Şayet kendi ürünü olsaydı kalp üzülmez ve rahatsızlık duymazdı.

    2- Mantık’ta tasdik ile tasavvur farklı şeylerdir. Tasdik bir hükümdür iradeye bağlı bir kabuldür. Tasavvur ise bir hüküm bir onay bir kabullenme değildir. Bu sebeple sonuçları itibariyle müspet veya menfi bir etkiye sahip değildir. Sözgelimi—samimi olarak niyet etmeksizin—namaz kılmayı oruç tutmayı zekât vermeyi hacca gitmeyi zihninde tasavvur eden bir insan bu tasavvurundan ötürü bir sevap kazanmadığı gibi bu ibadetlerin tersini aynı şekilde tasavvur etmekte de bir günah yoktur. Bunun gibi küfrü tahayyül etmek dalaleti tasavvur etmek de küfür ve dalalet değildir.

    3- Şeytanın en büyük bir hilesi şudur: İnsana zatî bir ihtimali zihnî (aklî) bir ihtimal olarak göstermesidir. Halbuki zatî bir ihtimalin kesin olarak bilinen ilmî bir gerçek karşısında hiçbir değeri yoktur. Sözgelimi zatî imkân (ihtimal) yönüyle Marmara denizinin şu anda yere batıp yok olması mümkündür ihtimal dahilindedir. Fakat bu ihtimal şu anda onun yerinde durduğuna dair kesin bilgimiz karşısında hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Çünkü bir emareden bir delilden kaynaklanmayan zatî bir ihtimal aklî (zihnî) bir ihtimal olmaz ki şüpheye tereddüde sebep olsun.

    4- Yine kalbin yakınında insana güzel şeyleri telkin eden ilham eden kuvve-i melekiye olduğu gibi kötü şeyleri telkin eden lümme-i şeytaniye de vardır. Şeytanın bu lümmesinden çıkan ve şeytan tarafından imal edilen kutsal varlıklar hakkındaki bazı çirkin tasavvurlar ister istemez kalbin ekranına da yansımaktadır. Şeytan bu çirkin sözlerin kişinin kendi kalbinden çıktığını telkin ederek onu vartaya düşürmeye çalışır. Halbuki onun bu düşünceden ötürü korkması ve titremesi ve ondan hoşnut olmaması o çirkin sözlerin tasavvurların kendi kalbinden çıkmadığının delilidir (bu konuda geniş bilgi için bk. B. Said Nursi Lemalar/13. Lema). Bütün bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere insanın iradesinin dışında içine doğan veya iradesiyle de olsa sadece bir tasavvur bir tahayyül olarak ortaya çıkan duygu ve dürtülerden ötürü insan için bir sorumluluk söz konusu değildir. Sorumluluk hattı niyet azim ve tasdik santralına bağlı olarak çalışır


    Niyazi Beki
    Zafer Dergisi




  10. 18.Temmuz.2013, 17:50
    5
    Medine'nin Gülüne Hasret
    İçinden geçirmişse dinden çıkmaz dinden çıkması için diliyle söyleyip kalbiyle tasdik etmesi lazım söylediği sözleri. eğer içinden geçenleri sen istemeyerek içinden geçirmişsen bil ki o şeytanın vesvesesidir.

    Alıntı
    Allah Teâlâ şöyle buyurur:“Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. İçinizde olanı açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi ondan hesaba çekecektir. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Bakara 2/284)Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle dedi:“Bakın, vücutta bir et parçası vardır. O iyi olursa vücudun tamamı iyi olur, o bozulursa vücudun tamamı bozulur. İşte o kalptir.” (Müslim, Müsâkât, 107)İçinde olan ile içinden geçen aynı değildir. İçinde olan; iman, küfür, sevgi, nefret, kin, iyi niyet gibi hayata yön veren şeylerdir. İçinden geçen ise genellikle şeytan vesvesesidir. Bazen içinize öyle şeyler gelir ki “acaba kâfir mi oldum?” dersiniz. Bu, doğru yolda olduğunuzu gösterir. Çünkü şeytan, kıyâmete kadar süre alınca şöyle demişti:“… And olsun onlar için, senin doğru yolunun üstünde oturacağım.Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım. Onların çoğunu sana şükreder bulamayacaksın.” (Araf 7/16-17)Şeytana izin verildiği için vesvesesine engel olunamaz. Bundan peygamberler de kurtulamazlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur:“Senden önce gönderdiğimiz bir tek nebi ve elçi yoktur ki, bir şeyi kursun da şeytan onun kurgusuna vesvese karıştırmış olmasın. Allah şeytanın karıştırdığını giderir, sonra âyetlerini pekiştirir. Allah bilendir, hakîmdir.”(Hac 22/52)Şeytan vesvesesinden kurtulmaya güç yetmeyeceği için onun sorumluluğu olmaz. Allah Teâlâ şöyle buyurur:“Allah, kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez.” (Bakara 2/286)
    (KAYNAK: Abdulaziz Bayındır, Kur’an Işığında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar, Süleymaniye Vakfı Yayınları, 2. Bs., İstanbul, 2007, s: 106-108)



    Alıntı

    “İster içinizdekini açığa vurun ister gizli tutun Allah onunla sizi hesaba çeker” (Bakara 2/284) mealindeki ayetin zahiri anlamına baktığımız zaman bu anlaşılmaktadır.
    Bu ayetin manası üzerinde duran alimlerin farklı açıklamaları söz konusudur. Hepsini vermek yerine tercih ettiklerimizi esas alarak konuyu birkaç madde halinde özetlemeye çalışacağız:
    İnsanın içine doğan duygular iki çeşittir. Bir kısmı insanın iradesi dışında kalbe gelen hayaller hatıralar ve tasavvurlardır. İnsanın bu tür hatıralardan (kalbe doğan düşüncelerden) ötürü sorguya çekilmeyeceği konusunda herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Çünkü bu tür tasavvurlar insanın iradesinin dışında meydana gelmektedir.
    “Şüphesiz ki Allah—eyleme dönüştürmedikleri ve seslendirmedikleri sürece—içlerine doğan kötü düşüncelerden ötürü ümmetimi sorgulamaktan muaf tutmuştur” (Buharî Eyman1; Müslim İman202) mealindeki hadiste söz konusu olan tolerans bu tür düşünceler için geçerlidir.
    İçe doğan düşüncelerin diğer bir kısmı ise insanın iradesine bağlı olarak gelen ve sahibi tarafından azimle pekiştirilen düşüncelerdir. Bunlar da kendi aralarında iki çeşittir:

    1- Eyleme dönüştürülemeyeler: Bunlar küfür haset kibir gibi düşüncelerdir. İnsanoğlu bu gibi düşüncelerinden ötürü mutlaka hesaba çekilecektir. Çünkü kişi bunları azim ve iradesiyle gönlüne koyduğu gibi aynı şekilde gönlünden çıkarabilir de.

    2- Eyleme dönüştürülebilenler: İnsan bunları eyleme dönüştürdüğü zaman mutlaka hesaba çekilir. Sözgelimi bir insan hırsızlık yapmaya azmettikten sonra gidip hırsızlık ederse hem kötü niyetinden hem de hırsızlık fiilinden dolayı sorguya çekilecektir.
    Eğer kişi hırsızlık yapmaya azmettikten sonra kendi özgür iradesiyle o teşebbüsten vazgeçtiği takdirde ise bu dönüşün bir mükâfatı olarak kötü niyetinden dolayı hesaba çekilmeyecektir.
    “Kim bir kötülük yapmaya karar verip de sonra bu kararından vazgeçerse kendisine bir iyilik yazılır” mealindeki hadiste bu hususa işaret edilmiştir (Krş. İbn Aşur ilgili ayetin tefsiri).
    Abdullah b. Ömer (Buharî Tefsir55) ve Ebu Hureyre (Müslim İman199) “Allah hiç kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez” (Bakara 2/285) mealindeki ayetle bu ayetin hükmü nesih edildiğini—ortadan kaldırıldığını—söylemişlerdir. Aynı görüş Abdullah b. Abbas’tan da rivayet edilmiştir (Bkz. Zemahşerî ilgili ayetin tefsiri).

    İman ve vesvese ilişkisi

    EBU HUREYRE anlatıyor: Sahabelerden bazı kimseler Hz. Peygamber (a.s.m)’e geldiler ve: “Birimizin dillendirip seslendirmeye cesaret edemeyeceği kadar büyük (suç olarak) gördüğü bazı şeyler içimizden geçmektedir” diyerek şikâyette bulundular. Hz. Peygamber (a.s.m) “Gerçekten böyle bir şey görüyor musunuz?” diye sordu. Onlar “Evet” deyince “İşte bu açıkça imanın bir yansımasıdır” diye buyurdu (Müslim İman 209).
    Burada “imanın bir yansıması” olarak ifade edilen şey kötü düşüncelere karşı verilen iç mücadeledir duyulan üzüntüdür. Kalbin bu menfi duygulara karşı sergilediği müspet tavır onun iman potansiyeline sahip olduğunun göstergesidir.

    ZEMAHŞERÎ de Bakara 284. ayetinde geçen duygu ve düşüncelerin durumuna dikkat çekmiş ve özetle şu görüşlere yer vermiştir: İnsanın içine doğan vesvese ve “hadisu’n-nefs” denilen nefsin kendi içindeki tasavvur ve tehayülleri sorgulamaya tabi değildir. Çünkü onları tamamen ortadan kaldırmak insan gücünün dışında bir şeydir. Ayette sahibinin hesaba çekileceği bildirilen husus kişi tarafından gerçekten itikat edilen ve eyleme dönüştürülmeye azmedilen duygu ve düşüncelerdir (Zemahşerî ilgili ayetin tefsiri).
    Bu konuyu en güzel açıklayanlardan biri de Bediüzzaman Said Nursi’dir. İnsanın iradesi dışında kalbine gelen kötü duygu ve düşüncelerden sorumlu olmadığını belirten Nursi’nin değerlendirmesini şöyle özetlemek mümkündür:

    1- İnsanın kalbine gelen kötü duygu ve düşünceler insan kalbinin ürünü değil şeytan tarafından telkin edilen vesveselerdir. Bunun en açık delili kalbin bu duygulardan ötürü duyduğu rahatsızlıktır. Şayet kendi ürünü olsaydı kalp üzülmez ve rahatsızlık duymazdı.

    2- Mantık’ta tasdik ile tasavvur farklı şeylerdir. Tasdik bir hükümdür iradeye bağlı bir kabuldür. Tasavvur ise bir hüküm bir onay bir kabullenme değildir. Bu sebeple sonuçları itibariyle müspet veya menfi bir etkiye sahip değildir. Sözgelimi—samimi olarak niyet etmeksizin—namaz kılmayı oruç tutmayı zekât vermeyi hacca gitmeyi zihninde tasavvur eden bir insan bu tasavvurundan ötürü bir sevap kazanmadığı gibi bu ibadetlerin tersini aynı şekilde tasavvur etmekte de bir günah yoktur. Bunun gibi küfrü tahayyül etmek dalaleti tasavvur etmek de küfür ve dalalet değildir.

    3- Şeytanın en büyük bir hilesi şudur: İnsana zatî bir ihtimali zihnî (aklî) bir ihtimal olarak göstermesidir. Halbuki zatî bir ihtimalin kesin olarak bilinen ilmî bir gerçek karşısında hiçbir değeri yoktur. Sözgelimi zatî imkân (ihtimal) yönüyle Marmara denizinin şu anda yere batıp yok olması mümkündür ihtimal dahilindedir. Fakat bu ihtimal şu anda onun yerinde durduğuna dair kesin bilgimiz karşısında hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Çünkü bir emareden bir delilden kaynaklanmayan zatî bir ihtimal aklî (zihnî) bir ihtimal olmaz ki şüpheye tereddüde sebep olsun.

    4- Yine kalbin yakınında insana güzel şeyleri telkin eden ilham eden kuvve-i melekiye olduğu gibi kötü şeyleri telkin eden lümme-i şeytaniye de vardır. Şeytanın bu lümmesinden çıkan ve şeytan tarafından imal edilen kutsal varlıklar hakkındaki bazı çirkin tasavvurlar ister istemez kalbin ekranına da yansımaktadır. Şeytan bu çirkin sözlerin kişinin kendi kalbinden çıktığını telkin ederek onu vartaya düşürmeye çalışır. Halbuki onun bu düşünceden ötürü korkması ve titremesi ve ondan hoşnut olmaması o çirkin sözlerin tasavvurların kendi kalbinden çıkmadığının delilidir (bu konuda geniş bilgi için bk. B. Said Nursi Lemalar/13. Lema). Bütün bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere insanın iradesinin dışında içine doğan veya iradesiyle de olsa sadece bir tasavvur bir tahayyül olarak ortaya çıkan duygu ve dürtülerden ötürü insan için bir sorumluluk söz konusu değildir. Sorumluluk hattı niyet azim ve tasdik santralına bağlı olarak çalışır


    Niyazi Beki
    Zafer Dergisi




  11. 18.Temmuz.2013, 18:38
    6
    Genius
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2013
    Üye No: 101781
    Mesaj Sayısı: 33
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?

    Hocam o an sanki kendi kendime ben söyledim diye hatırlıyorum içimden kendi kendime konustum gibi. Zaten heryerden vesvese alıyorum suan bile hersey haram dıye ıcımden geçırıyor şeytan bende töbe töbe diyip susturuyorum .


  12. 18.Temmuz.2013, 18:38
    6
    Genius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hocam o an sanki kendi kendime ben söyledim diye hatırlıyorum içimden kendi kendime konustum gibi. Zaten heryerden vesvese alıyorum suan bile hersey haram dıye ıcımden geçırıyor şeytan bende töbe töbe diyip susturuyorum .


  13. 18.Temmuz.2013, 18:39
    7
    umutlucan
    Sadece ALLAH'a kul olun

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2013
    Üye No: 101338
    Mesaj Sayısı: 1,441
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15

    Cevap: Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?

    ihlas felak nas surelerini her zamn oku .
    inşaALLAH kurtulursun


  14. 18.Temmuz.2013, 18:39
    7
    Sadece ALLAH'a kul olun
    ihlas felak nas surelerini her zamn oku .
    inşaALLAH kurtulursun


  15. 18.Temmuz.2013, 19:04
    8
    Genius
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2013
    Üye No: 101781
    Mesaj Sayısı: 33
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?

    Ben oruçtum bide kazamı edeceğim.


  16. 18.Temmuz.2013, 19:04
    8
    Genius - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Ben oruçtum bide kazamı edeceğim.


  17. 18.Temmuz.2013, 19:57
    9
    ResûlÖzlemi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Mayıs.2013
    Üye No: 101379
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Dinde bir yasağı eleştirdim. Küfre mi girdim?

    hemen uzulme kardesim. kim nerden biliyor tum sevaplarinin silindigini?!

    kardesim bi besmele cek sakinles. İcinden geliyor bu dusunceler ve de kalbiniz bu dusuncelerden dolayi rahatsiz oluyorsa; bu vesvesedir. Yok kalbinizde dusuncelerinizi tasdik ediyorsa bu sizin dusuncenizdir. Saniyorum vesvese almissin. ve abartmissin. kendine gel. anlattigim sekilde icinden gelen dusuncelerden rahatsiz oluyorsan vesvesedir. aglamaya gerek yok


  18. 18.Temmuz.2013, 19:57
    9
    Devamlı Üye
    hemen uzulme kardesim. kim nerden biliyor tum sevaplarinin silindigini?!

    kardesim bi besmele cek sakinles. İcinden geliyor bu dusunceler ve de kalbiniz bu dusuncelerden dolayi rahatsiz oluyorsa; bu vesvesedir. Yok kalbinizde dusuncelerinizi tasdik ediyorsa bu sizin dusuncenizdir. Saniyorum vesvese almissin. ve abartmissin. kendine gel. anlattigim sekilde icinden gelen dusuncelerden rahatsiz oluyorsan vesvesedir. aglamaya gerek yok





+ Yorum Gönder