Konusunu Oylayın.: Yaradan çıkan su ve irin necismidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Yaradan çıkan su ve irin necismidir?
  1. 10.Temmuz.2013, 00:07
    1
    ertuna
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Kasım.2011
    Üye No: 91468
    Mesaj Sayısı: 132
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 20

    Yaradan çıkan su ve irin necismidir?

  2. 10.Temmuz.2013, 03:36
    2
    ResûlÖzlemi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Mayıs.2013
    Üye No: 101379
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Yaradan çıkan su ve irin necismidir?




    Hanefiler ve Malikîler (1) şunları necasetten
    ayrı saymışlardır:


    İçinde kan bulunan ve bulunmayan irin,
    yarık, uyuz, kaşıma gibi sebeplerle
    kabarcıklardan çıkan sıvılar. Şu kadar ki sarı
    su ve irinin azı, kanın azı gibi bağışlanır.


    Şafiîler ve Hanbelîler de (2) diğer
    imamlarla irin ve sarı suyun necis
    olduğuna ittifak ettiler.
    Lâkin Hanbelîler, kan ve ondan meydana
    gelen irin, sarı su ve yaradan çıkan sıvıların
    azının, sıvı ve yiyecek dışındakilerde
    bağışlanacağını söylediler. Çünkü insan,
    genelde bundan kurtulamaz. Taşla
    temizlenmede kalan iz gibi, bundan sakınmak
    da zordur. Ancak sıvı ve yiyecekte bunlar
    bağışlanmaz.
    Bağışlanan "az"ın miktarı: Abdesti
    bozmayacak kadar olandır. Yani göze çok
    görünmeyen. İrin vb. şeylerde bağışlanan
    miktar, kanda bağışlanandan daha fazladır.
    Bağışlama, ön ve arka avret yerlerinden
    gelmeyen yara suları için geçerlidir. O
    yollardan olursa bağışlanmaz.


    Şafiîlerdeki kesin görüş şudur:


    Sivilce kanı, pire kanı, sinek pisliği, yara ve
    yanık ya da kokulu (kokusuz) çiçek
    hastalığından çıkan su (azhar olan görüş)
    çatlayan damar ve hacamat yerinden akan -az
    veya çok su- temizdir. Yine azhar olan,
    insandan çıkıp ayrıldıktan sonra tekrar ona
    dönen kanın da temiz olduğudur.


    Kaynaklar:

    1. El-Bedâyi, I/60; Ed-Dürrul-Muhtar, I/294;
    Şerhu'l-Kebir, I/56; Eş-Şerhu's-Sağîr, I/5; el-
    Kavâinü’l - Fıkhiyye, 33.
    2. Keşşafu'l-Kına, I/219; Muğmi'l-Muhtac, 1,79,
    193, 194; el-Mühezzeb, 1,47.


  3. 10.Temmuz.2013, 03:36
    2
    Devamlı Üye



    Hanefiler ve Malikîler (1) şunları necasetten
    ayrı saymışlardır:


    İçinde kan bulunan ve bulunmayan irin,
    yarık, uyuz, kaşıma gibi sebeplerle
    kabarcıklardan çıkan sıvılar. Şu kadar ki sarı
    su ve irinin azı, kanın azı gibi bağışlanır.


    Şafiîler ve Hanbelîler de (2) diğer
    imamlarla irin ve sarı suyun necis
    olduğuna ittifak ettiler.
    Lâkin Hanbelîler, kan ve ondan meydana
    gelen irin, sarı su ve yaradan çıkan sıvıların
    azının, sıvı ve yiyecek dışındakilerde
    bağışlanacağını söylediler. Çünkü insan,
    genelde bundan kurtulamaz. Taşla
    temizlenmede kalan iz gibi, bundan sakınmak
    da zordur. Ancak sıvı ve yiyecekte bunlar
    bağışlanmaz.
    Bağışlanan "az"ın miktarı: Abdesti
    bozmayacak kadar olandır. Yani göze çok
    görünmeyen. İrin vb. şeylerde bağışlanan
    miktar, kanda bağışlanandan daha fazladır.
    Bağışlama, ön ve arka avret yerlerinden
    gelmeyen yara suları için geçerlidir. O
    yollardan olursa bağışlanmaz.


    Şafiîlerdeki kesin görüş şudur:


    Sivilce kanı, pire kanı, sinek pisliği, yara ve
    yanık ya da kokulu (kokusuz) çiçek
    hastalığından çıkan su (azhar olan görüş)
    çatlayan damar ve hacamat yerinden akan -az
    veya çok su- temizdir. Yine azhar olan,
    insandan çıkıp ayrıldıktan sonra tekrar ona
    dönen kanın da temiz olduğudur.


    Kaynaklar:

    1. El-Bedâyi, I/60; Ed-Dürrul-Muhtar, I/294;
    Şerhu'l-Kebir, I/56; Eş-Şerhu's-Sağîr, I/5; el-
    Kavâinü’l - Fıkhiyye, 33.
    2. Keşşafu'l-Kına, I/219; Muğmi'l-Muhtac, 1,79,
    193, 194; el-Mühezzeb, 1,47.





+ Yorum Gönder