Konusunu Oylayın.: İftitah tekbiri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İftitah tekbiri
  1. 06.Temmuz.2013, 19:50
    1
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,249
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    İftitah tekbiri






    İftitah tekbiri Mumsema imamı azama göre iftitah tekbiri namazı namazın şartı rüknü değil.peki imamı azama göre iftitah tekbirini aldıktan sonra namaza girmiş olmuyoruz değil mi.aynı kıble gibi namazın dışındaki bir şart bu.yani diyelimki tekbiri aldık setri avrete uygun halde değilken.tekbir almak bitti biz hala namazda değiliz değil mi.


  2. 06.Temmuz.2013, 19:50
    1
    Hadis Öğrencisi



    imamı azama göre iftitah tekbiri namazı namazın şartı rüknü değil.peki imamı azama göre iftitah tekbirini aldıktan sonra namaza girmiş olmuyoruz değil mi.aynı kıble gibi namazın dışındaki bir şart bu.yani diyelimki tekbiri aldık setri avrete uygun halde değilken.tekbir almak bitti biz hala namazda değiliz değil mi.


    Benzer Konular

    - İftitah Tekbiri hangi an söylenmeli?

    - İftitah tekbiri nedir? Kısaca

    - İftitah Tekbiri Ne Demektir?

    - İftitah tekbiri hakkında…, İftitah tekbiri alırken “allâhu ekber” cümlesinde lafz-ı celaldeki “hu”

    - İftitah Tekbiri Hakkında

  3. 07.Temmuz.2013, 11:10
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Iftitah tekbiri




    Tekbirden önce zaten niyet ediliyor, dolayısıyla tekbir getiren namaza girmiş oluyor.
    Alıntı

    İSLAMDA (4 Mezhepte) İFTİTAH TEKBİRİ

    Namaz farzlarından biri. Namaza bu tekbirle başlandığı için "iftitah tekbiri"
    denmiştir. Namaz içinde bazı şeylerin yapılması bu tekbirle haram kılındığı için
    buna,"tahrim tekbiri", "tekbiretü'l-ihram" da denilir.

    İslâm âlimleri, namaza
    Allah'ın ismini anmakla başlamanın gerekli bir emir olduğu üzerinde icma
    etmişlerdir. Binaenaleyh "iftitah tekbiri" getirilmeden başlanılan namaz sahih
    olmaz.

    Fakîhler, bu
    görüşlerini, Kitap ve Sünnetten getirdikleri delillerle teyid etmeye çalışırlar.
    Kitaptan delilleri: "Ey bürünen! Kalk inzâr et ve Rabbini yücelt" (el-Müddessir,
    74/1-3) ayetidir ki, burada geçen "Rabbini yücelt" lafzı, Kur'an'da "ve rabbeke
    fekebbir" şeklindedir.

    Sünnet'ten istidlal edilen en sahih hadis, Hz. Ali
    (r.a)'den rivayet edilen şu hadistir: "Namazın anahtarı abdesttir. Tahrimi ise
    tekbir, tahlili de selâmdır" (Ebû Dâvud, Taharet, 31: Tirmizî, Taharet, 3;
    Dârimî, Vudû', 22).

    Hanefi mezhebine göre, namaza "Allahü ekber" lafzıyla
    başlamak şart değildir, ancak vaciptir. Bunun yerine başka bir lafız söylenecek
    olursa, namaz yine sahihtir. Ancak vacip terkedilmiş olduğundan günah işlenmiş
    olur.

    Matlup olan;
    namaza, "Allahu ekber" lafzıyla başlanmasıdır. Mamafih namazın sahih olması
    için, Cenâb-ı Hakk'ı ta'zime delâlet eden herhangi bir lafızla başlamak da
    yeterlidir. Meselâ Sübhanellah" veya "lâilâhe illallah" yahut "Allahü rahımün"
    ya da "Allahü kerimün" vb. lafızlardan biriyle iftitah yapılabilir. "Eûzü
    billâh", "Lâ havle ve lâ kuvvete illa billâh" ya da "Estağfirullah" lafızları
    tamamen tazime delâlet etmediği için "iftitah tekbiri" yerine bunlardan biri
    söylenecek olursa, namaz sahih olmaz. Çünkü bunlarda talep manası mevcuttur.

    Tekbirde kullanılan
    lafızların "Allah" lafz-ı celâli ile birlikte olması lazımdır. Binaenaleyh
    sadece "Kerîm" ya da "Rahîm" vb. sıfatları söylemek yeterli değildir. "Allah,
    Rahmân veya Rab" gibi isimle iftitah yapılacak olursa, Ebu Hanife'ye göre sahih
    olur. Çünkü Ebû Hanife'ye göre, Kur'an'da emir şeklinde geçen "kebbir" sözü,
    mutlaka "ekber" denilmesini değil, tazim ifade eden herhangi bir lafzın
    söylenmesini amirdir.

    "İftitah Tekbiri"nin özellikle "Allahü ekber" lafzıyla
    söylenmesinin vücûbuna gelince; çünkü Peygamber (s.a.s), namazda, hep buna devam
    etmiştir (bk. Abdurrahman el-Cezirî, "el-Fıkhu Ala Mezâhibi'l-Arbaa", Mısır,
    1939 I. 198-220; Fetâvâ'l-Hindiye, I, 68; Vehbe ez-Zühaylî, "el-Fıkhu'l-İslâmî
    ve Edilletühü", 1989 Dımaşk, I, 631 vd.).

    Hanefilere göre "iftitah tekbiri"nin edasının
    şartları:

    1- Vaktin
    girmesi

    2- Vaktin
    girdiğini bilmek veya zann-ı gâlib ile hükmetmek

    3- Setr-i avret

    4- Bedenin, elbisenin ve
    namaz kılman yerin temiz olması

    5- Gücü yetenin, farz ve vacip namazlarla sabahın
    sünnetinde tekbiri ayakta getirmesi

    6- Kılmak istediği namaza niyet getirmesi

    7- Kılacağı namazı tayin
    etmesi (öğle, ikindi vs.)

    8- Vacip namazı da tayin etmesi (tavaf, vitir ve
    bayram namazları)

    9-
    Kendisi duyacak kadar tekbiri sesli söylemesi

    10- Tekbir niyetiyle söylediği lafızların zikir ifade
    etmesi.

    1 l- iftitah
    tekbirine delâlet eden lafzın taleb ya da hacet ifade etmemesi

    12- Bu lafzın "Besmele"
    olmaması

    13- Gücü
    yetenin Arapça tekbir getirmesi

    14- Lafzatullah'dan (h) harfinin hazfedilmemesi

    15- "Allah" lafzının
    hemzesinin uzatılmaması

    16- "Ekber" lafzının hemzesinin uzatılmaması

    17- Yine "Ekber"
    lafzının (b)sinin uzatılmaması

    18- Niyetle iftitah tekbirinin arasının ayrılmaması

    19- "İftitah tekbiri"nin
    niyetten önce olmaması

    20- Muktedinin imamdan önce tekbir getirmemesi,
    şarttır.

    "İftitah
    tekbiri"nin Arapça'dan başka bir dille getirilmesi de caizdir (Vehbe ez-Zühaylî,
    a.g.e, I. 634).

    Üzerinde necaset olduğu halde "İftitah tekbiri"
    getiren ve tekbiri bitirince necaseti gideren veya tekbir getirirken avret
    mahalli açık olup, tekbiri bitirince avret yerini örten ya da tekbire başlarken
    yönü kıbleden dönük iken, tekbiri bitirince kıbleye yönelen kimsenin namazı
    sahihtir. Fetva Ebu Hanife'ye göre verilmiştir. Müslümanlar için bunda kolaylık
    vardır (Fetâvâ'l-Hindiye, aynı yer).

    Halid ERBOĞA



  4. 07.Temmuz.2013, 11:10
    2
    Moderatör



    Tekbirden önce zaten niyet ediliyor, dolayısıyla tekbir getiren namaza girmiş oluyor.
    Alıntı

    İSLAMDA (4 Mezhepte) İFTİTAH TEKBİRİ

    Namaz farzlarından biri. Namaza bu tekbirle başlandığı için "iftitah tekbiri"
    denmiştir. Namaz içinde bazı şeylerin yapılması bu tekbirle haram kılındığı için
    buna,"tahrim tekbiri", "tekbiretü'l-ihram" da denilir.

    İslâm âlimleri, namaza
    Allah'ın ismini anmakla başlamanın gerekli bir emir olduğu üzerinde icma
    etmişlerdir. Binaenaleyh "iftitah tekbiri" getirilmeden başlanılan namaz sahih
    olmaz.

    Fakîhler, bu
    görüşlerini, Kitap ve Sünnetten getirdikleri delillerle teyid etmeye çalışırlar.
    Kitaptan delilleri: "Ey bürünen! Kalk inzâr et ve Rabbini yücelt" (el-Müddessir,
    74/1-3) ayetidir ki, burada geçen "Rabbini yücelt" lafzı, Kur'an'da "ve rabbeke
    fekebbir" şeklindedir.

    Sünnet'ten istidlal edilen en sahih hadis, Hz. Ali
    (r.a)'den rivayet edilen şu hadistir: "Namazın anahtarı abdesttir. Tahrimi ise
    tekbir, tahlili de selâmdır" (Ebû Dâvud, Taharet, 31: Tirmizî, Taharet, 3;
    Dârimî, Vudû', 22).

    Hanefi mezhebine göre, namaza "Allahü ekber" lafzıyla
    başlamak şart değildir, ancak vaciptir. Bunun yerine başka bir lafız söylenecek
    olursa, namaz yine sahihtir. Ancak vacip terkedilmiş olduğundan günah işlenmiş
    olur.

    Matlup olan;
    namaza, "Allahu ekber" lafzıyla başlanmasıdır. Mamafih namazın sahih olması
    için, Cenâb-ı Hakk'ı ta'zime delâlet eden herhangi bir lafızla başlamak da
    yeterlidir. Meselâ Sübhanellah" veya "lâilâhe illallah" yahut "Allahü rahımün"
    ya da "Allahü kerimün" vb. lafızlardan biriyle iftitah yapılabilir. "Eûzü
    billâh", "Lâ havle ve lâ kuvvete illa billâh" ya da "Estağfirullah" lafızları
    tamamen tazime delâlet etmediği için "iftitah tekbiri" yerine bunlardan biri
    söylenecek olursa, namaz sahih olmaz. Çünkü bunlarda talep manası mevcuttur.

    Tekbirde kullanılan
    lafızların "Allah" lafz-ı celâli ile birlikte olması lazımdır. Binaenaleyh
    sadece "Kerîm" ya da "Rahîm" vb. sıfatları söylemek yeterli değildir. "Allah,
    Rahmân veya Rab" gibi isimle iftitah yapılacak olursa, Ebu Hanife'ye göre sahih
    olur. Çünkü Ebû Hanife'ye göre, Kur'an'da emir şeklinde geçen "kebbir" sözü,
    mutlaka "ekber" denilmesini değil, tazim ifade eden herhangi bir lafzın
    söylenmesini amirdir.

    "İftitah Tekbiri"nin özellikle "Allahü ekber" lafzıyla
    söylenmesinin vücûbuna gelince; çünkü Peygamber (s.a.s), namazda, hep buna devam
    etmiştir (bk. Abdurrahman el-Cezirî, "el-Fıkhu Ala Mezâhibi'l-Arbaa", Mısır,
    1939 I. 198-220; Fetâvâ'l-Hindiye, I, 68; Vehbe ez-Zühaylî, "el-Fıkhu'l-İslâmî
    ve Edilletühü", 1989 Dımaşk, I, 631 vd.).

    Hanefilere göre "iftitah tekbiri"nin edasının
    şartları:

    1- Vaktin
    girmesi

    2- Vaktin
    girdiğini bilmek veya zann-ı gâlib ile hükmetmek

    3- Setr-i avret

    4- Bedenin, elbisenin ve
    namaz kılman yerin temiz olması

    5- Gücü yetenin, farz ve vacip namazlarla sabahın
    sünnetinde tekbiri ayakta getirmesi

    6- Kılmak istediği namaza niyet getirmesi

    7- Kılacağı namazı tayin
    etmesi (öğle, ikindi vs.)

    8- Vacip namazı da tayin etmesi (tavaf, vitir ve
    bayram namazları)

    9-
    Kendisi duyacak kadar tekbiri sesli söylemesi

    10- Tekbir niyetiyle söylediği lafızların zikir ifade
    etmesi.

    1 l- iftitah
    tekbirine delâlet eden lafzın taleb ya da hacet ifade etmemesi

    12- Bu lafzın "Besmele"
    olmaması

    13- Gücü
    yetenin Arapça tekbir getirmesi

    14- Lafzatullah'dan (h) harfinin hazfedilmemesi

    15- "Allah" lafzının
    hemzesinin uzatılmaması

    16- "Ekber" lafzının hemzesinin uzatılmaması

    17- Yine "Ekber"
    lafzının (b)sinin uzatılmaması

    18- Niyetle iftitah tekbirinin arasının ayrılmaması

    19- "İftitah tekbiri"nin
    niyetten önce olmaması

    20- Muktedinin imamdan önce tekbir getirmemesi,
    şarttır.

    "İftitah
    tekbiri"nin Arapça'dan başka bir dille getirilmesi de caizdir (Vehbe ez-Zühaylî,
    a.g.e, I. 634).

    Üzerinde necaset olduğu halde "İftitah tekbiri"
    getiren ve tekbiri bitirince necaseti gideren veya tekbir getirirken avret
    mahalli açık olup, tekbiri bitirince avret yerini örten ya da tekbire başlarken
    yönü kıbleden dönük iken, tekbiri bitirince kıbleye yönelen kimsenin namazı
    sahihtir. Fetva Ebu Hanife'ye göre verilmiştir. Müslümanlar için bunda kolaylık
    vardır (Fetâvâ'l-Hindiye, aynı yer).

    Halid ERBOĞA



  5. 07.Temmuz.2013, 16:14
    3
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,249
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: Iftitah tekbiri

    tekbir getiren imameyne göre namaza girmiş oluyor.imamı azam rukun değildir diyor.ben o sormuştum


  6. 07.Temmuz.2013, 16:14
    3
    Hadis Öğrencisi
    tekbir getiren imameyne göre namaza girmiş oluyor.imamı azam rukun değildir diyor.ben o sormuştum





+ Yorum Gönder