Konusunu Oylayın.: Sürekli Tevbe mi yoksa Bir Kere Düzgünce Tevbe mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sürekli Tevbe mi yoksa Bir Kere Düzgünce Tevbe mi?
  1. 21.Haziran.2013, 02:17
    1
    qwert12380
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Mart.2013
    Üye No: 100580
    Mesaj Sayısı: 394
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Sürekli Tevbe mi yoksa Bir Kere Düzgünce Tevbe mi?






    Sürekli Tevbe mi yoksa Bir Kere Düzgünce Tevbe mi? Mumsema Arkadaşlar, işlediğim bir günahı bir türlü bırakamıyorum.O kadar bırakmaya çalıştım ama olmuyor.Bu günahı her işlediğimde tevbe ediyorum ama birkaç gün sonra yine aynı günahı işliyorum.Artık kabul ettim.Ben bu günahı evlenmeden bırakamayacağım.Ama tevbemi bozacağımı bile bile tevbe ediyorum ve bu beni çok rahatsız ediyor.Evlenince bu kötü şeyi komple terkedeceğim.Ben şimdi ne yapmalıyım? Sürekli tevbe mi edeyim yoksa ilerde 1 kere tam olarak mı edeyim? Böyle bozacağımı bile bile tevbe edince dinle dalga geçiyor gibi oluyorum.Buna benzer bi konuyu 10 gün önce açmıştım ama yanlış anlaşıldım galiba.Özür diliyorum herkesten.


  2. 21.Haziran.2013, 02:17
    1
    qwert12380 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Arkadaşlar, işlediğim bir günahı bir türlü bırakamıyorum.O kadar bırakmaya çalıştım ama olmuyor.Bu günahı her işlediğimde tevbe ediyorum ama birkaç gün sonra yine aynı günahı işliyorum.Artık kabul ettim.Ben bu günahı evlenmeden bırakamayacağım.Ama tevbemi bozacağımı bile bile tevbe ediyorum ve bu beni çok rahatsız ediyor.Evlenince bu kötü şeyi komple terkedeceğim.Ben şimdi ne yapmalıyım? Sürekli tevbe mi edeyim yoksa ilerde 1 kere tam olarak mı edeyim? Böyle bozacağımı bile bile tevbe edince dinle dalga geçiyor gibi oluyorum.Buna benzer bi konuyu 10 gün önce açmıştım ama yanlış anlaşıldım galiba.Özür diliyorum herkesten.


    Benzer Konular

    - Cok kere tevbe etdim bozdum. Simdi yine tevbe etmek istiyorum ama korkuyorum ki bozarim. Yine tevbe

    - Her günah için ayrı ayrı tevbe etmek mi gerekir yoksa bir tevbe yeterli midir?

    - Nisa suresi 17. ayet: Allah'ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tez elden t

    - Allah bütün kulların tevbesini kabul eder mi nasıl tevbe etmeliyiz sürekli tevbe etmenin sakıncası v

    - Tevbe etmek mi daha iyidir yoksa tekrar tevbeyi bozup tevbe etmemek mi iyidir?

  3. 21.Haziran.2013, 11:25
    2
    csa01
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Nisan.2013
    Üye No: 101065
    Mesaj Sayısı: 25
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Sürekli Tevbe mi yoksa Bir Kere Düzgünce Tevbe mi?




    Bende senin durumunda idim bir zamanlar açık saçık filmler izler günaha girerdim. Hatta bir vakit yemin ettim sonra bu yemin dahi gitti, sonra karar verdim bir daha pu pisliğe bulaşmayacağım diye Allah'a hamd olsun 2 yıldır kötü filmlerden uzağım, herşey senin elinde nefsin sana kötü işler yaptırır ama nefis seni değil sen nefsini yönetirsen başarılı olursun. Bizler hata yapmaya hatalarımızdan ders alarak olgunlaşmaya başlıyoruz. Evlenince bu huyun gider sanma bende bekarım bende diyordum evlenince gider diye ama önemli olan evlenmeden önce bu problemi atman sonra eşin yatakta beklerken sen gider kendi kendini tatmin edersin. Yolun yakınken dön bu tür soruları milletçe açık değiliz o yüzden nasıl ki cinsel sorunlarımızda hep içimize kapanık isek bu durumlarda böyle. Unutma başardığın sürece ayaktasın yoksa hep yataktasındır.


  4. 21.Haziran.2013, 11:25
    2
    csa01 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Bende senin durumunda idim bir zamanlar açık saçık filmler izler günaha girerdim. Hatta bir vakit yemin ettim sonra bu yemin dahi gitti, sonra karar verdim bir daha pu pisliğe bulaşmayacağım diye Allah'a hamd olsun 2 yıldır kötü filmlerden uzağım, herşey senin elinde nefsin sana kötü işler yaptırır ama nefis seni değil sen nefsini yönetirsen başarılı olursun. Bizler hata yapmaya hatalarımızdan ders alarak olgunlaşmaya başlıyoruz. Evlenince bu huyun gider sanma bende bekarım bende diyordum evlenince gider diye ama önemli olan evlenmeden önce bu problemi atman sonra eşin yatakta beklerken sen gider kendi kendini tatmin edersin. Yolun yakınken dön bu tür soruları milletçe açık değiliz o yüzden nasıl ki cinsel sorunlarımızda hep içimize kapanık isek bu durumlarda böyle. Unutma başardığın sürece ayaktasın yoksa hep yataktasındır.


  5. 21.Haziran.2013, 12:32
    3
    qwert12380
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Mart.2013
    Üye No: 100580
    Mesaj Sayısı: 394
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Cevap: Sürekli Tevbe mi yoksa Bir Kere Düzgünce Tevbe mi?

    csa01 Nickli Üyeden Alıntı
    Bende senin durumunda idim bir zamanlar açık saçık filmler izler günaha girerdim. Hatta bir vakit yemin ettim sonra bu yemin dahi gitti, sonra karar verdim bir daha pu pisliğe bulaşmayacağım diye Allah'a hamd olsun 2 yıldır kötü filmlerden uzağım, herşey senin elinde nefsin sana kötü işler yaptırır ama nefis seni değil sen nefsini yönetirsen başarılı olursun. Bizler hata yapmaya hatalarımızdan ders alarak olgunlaşmaya başlıyoruz. Evlenince bu huyun gider sanma bende bekarım bende diyordum evlenince gider diye ama önemli olan evlenmeden önce bu problemi atman sonra eşin yatakta beklerken sen gider kendi kendini tatmin edersin. Yolun yakınken dön bu tür soruları milletçe açık değiliz o yüzden nasıl ki cinsel sorunlarımızda hep içimize kapanık isek bu durumlarda böyle. Unutma başardığın sürece ayaktasın yoksa hep yataktasındır.
    O kadar denedim ama bırakılamıyor.Hiçbir şeye konsantre olamıyorum.Sürekli aklıma geliyor.Namaz kılarken bile kötü kötü şeyler aklıma geliyor.Hemen hıphızlı kılmaya başlıyorum.Aklımı kontrol edemiyorumki.Otomatik olarak istemsiz geliyor.Bırakamayacağımı kabul ettim zaten.Benim sorunum tevbemi bozacağımı bile bile sürekli tevbe mi etmeliyim? Dinle dalga geçiyor gibi olmaz mıyım?


  6. 21.Haziran.2013, 12:32
    3
    qwert12380 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    csa01 Nickli Üyeden Alıntı
    Bende senin durumunda idim bir zamanlar açık saçık filmler izler günaha girerdim. Hatta bir vakit yemin ettim sonra bu yemin dahi gitti, sonra karar verdim bir daha pu pisliğe bulaşmayacağım diye Allah'a hamd olsun 2 yıldır kötü filmlerden uzağım, herşey senin elinde nefsin sana kötü işler yaptırır ama nefis seni değil sen nefsini yönetirsen başarılı olursun. Bizler hata yapmaya hatalarımızdan ders alarak olgunlaşmaya başlıyoruz. Evlenince bu huyun gider sanma bende bekarım bende diyordum evlenince gider diye ama önemli olan evlenmeden önce bu problemi atman sonra eşin yatakta beklerken sen gider kendi kendini tatmin edersin. Yolun yakınken dön bu tür soruları milletçe açık değiliz o yüzden nasıl ki cinsel sorunlarımızda hep içimize kapanık isek bu durumlarda böyle. Unutma başardığın sürece ayaktasın yoksa hep yataktasındır.
    O kadar denedim ama bırakılamıyor.Hiçbir şeye konsantre olamıyorum.Sürekli aklıma geliyor.Namaz kılarken bile kötü kötü şeyler aklıma geliyor.Hemen hıphızlı kılmaya başlıyorum.Aklımı kontrol edemiyorumki.Otomatik olarak istemsiz geliyor.Bırakamayacağımı kabul ettim zaten.Benim sorunum tevbemi bozacağımı bile bile sürekli tevbe mi etmeliyim? Dinle dalga geçiyor gibi olmaz mıyım?


  7. 21.Haziran.2013, 13:28
    4
    İnanc
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93990
    Mesaj Sayısı: 2,028
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Yalan Dünyada Bir Yer.

    Cevap: Sürekli Tevbe mi yoksa Bir Kere Düzgünce Tevbe mi?

    Alıntı
    O kadar denedim ama bırakılamıyor.Hiçbir şeye konsantre olamıyorum.Sürekli aklıma geliyor.Namaz kılarken bile kötü kötü şeyler aklıma geliyor.Hemen hıphızlı kılmaya başlıyorum.Aklımı kontrol edemiyorumki.Otomatik olarak istemsiz geliyor.Bırakamayacağımı kabul ettim zaten.Benim sorunum tevbemi bozacağımı bile bile sürekli tevbe mi etmeliyim? Dinle dalga geçiyor gibi olmaz mıyım?
    SelamunAleykum. Allah ıslah etin
    Kardeşim öncelikle bir kale düşün bu kalenin askerleri yok muhafızları yok padişahi veziri yok savunması yok böyle bir kale hayal et . Bu kaleye kim olursa olsun rahatlıkla içeri girer ve kaleyi fetheder neden çünkü yöneticisi koruyucusu yok . Şimdi gelelim soruna nefsinide bu kale gibi düşün korumasız yöneticisiz muhafızsız düşün bu kaleye şeytan bir vesvese bir şüphe veya cinsel içerikli bir bilgi atsa bu kale hemen yıkılır . Ama kaleyi güçlü tutarsan ve korumasını iyi yaparsan bir şey olmaz .
    Kaleyi güçlü tutmanın yollarını sana söylim.

    Kalenin Yönetici '' KURAN-I KERİM AHLAK-I , SÜNNET-İ SENİYYE , FIKIH ''
    Kalenin Koruması '' KURAN-I KERİM VE MEALİ , HUŞU İÇİNDE TADİLİ ERKANI DÜZGÜN BİÇİMDE KILINAN NAMAZ ''
    Kalenin Muhafızı '' GÖZLER HARAMA BAKMAYAN GÖZLER TV İZLEMEYEN GÖZLER BOŞ KONUŞMAYAN DİLLER SUKÜT EDEN NEFİSLER ''

    Bunları Kalene ( NEFSİNE ) uygula farkı göreceksin....

    Ayrıca İSTİMNANIN ZARARLARI :

    MASTÜRBASYONUN BAZI ZARARLARI

    1) Psikolojik Yönden:

    1. Aşırı mastürbasyon düşkünlerinde üzüntü, dalgınlık ve aşağılık duygusu meydana gelir. Her mastürbasyondan sonra umumiyetle bir pişmanlık ve ruh sıkıntısı kendini gösterir. Yapılan bu işin de olgunluktan uzak bir durum arz ettiği hatıra geldikçe bu işi yapanlar, bir aşağılık ve suçluluk duygusuna kapılarak, moral kırıklığına uğrarlar.

    2. Mastürbasyon alışkanlığı, bir kısım sinir bozukluklarına yol açar. Fazla sinirlenmeler, el ve kol titremesi, baş dönmesi, uykusuzluk, kalça ve bacaklarda dermansızlık, yorgunluk hasıl olur.

    3. Mastürbasyon alışkanlığı, insanı aşk ve sevgiden mahrum eder. Sevgi, insan için bir ihtiyaç olduğu gibi, eşler arasındaki cinsi münasebetlerin başarılı ve neşeli olması da, her ikisinde müşterek sevgi ve anlaşmanın varlığına bağlıdır. Evlilikteki saadet temelleri, sevgi bağları üzerinde kurulur. Evlenen çiftlerin, sadece bedenlerinin birleşmesi evlilik saadetini meydana getiremez; bedenle birlikte her iki ruhun aşk ve sevgiyle birleşip kaynaşmaları lazımdır. Masturbasyona çok düşkün olanlar ise, ruhun derinliklerinden fışkıran bu sevgi pınarından, gereken hisseyi alamazlar. Mastürbasyon, sevgi cevherini köreltmektedir.

    4. Fazla mastürbasyon, hafıza zayıflığı, dikkatsizlik ve unutkanlık yapar. Buna düşkün kimselerin, bir şeyi ezberlemeleri güçleşir. Ezberlediklerim de çabuk unuturlar. Bir konuyu okurken, bütün dikkatlerini toplayamazlar. Dikkat dağınıklığı meydana gelir. Okuduklarını da kolay anlayamazlar. Bunun için, fazla masturbasyona düşkün olan talebeler derslerinde zorluk çekerler. Henüz buluğa ermemiş çocuklarda, mastürbasyon ile meni gelmediğinden, diğer zararlara pek hedef olmazlarsa da, aşırı mastürbasyon bu çocuklarda, beyin ve sinir sarsıntısı yapar, zihni gelişmeye mani olur.

    5.i Mastürbasyonla meşgul olanların, şehvet hayalleri ve şehevi düşünceleri artar. Masturbasyoncu genç, gece yatağına girdiği zaman, körü körüne bir sürü şehvet hayalleriyle zihnini meşgul eder. Aklı fikri bu duygularla meşguldür. Bu suretle hem masturbasyona daha fazla müptela olur, hem de iyi şeyler düşünmeye fırsat bulamaz.

    2) Aşırı Mastürbasyonun Bedensel, Cinsel ve Sosyal Zararları:

    Erkekler, genellikle bu işi elle görürler. Seyrek olarak yastık ve yatağa sürtme şeklinde de yaparlar. Batıda pornografinin serbestlik kazanması sonucu seks shoplarda değişik aletler satışa sunulmuştur. İnsanı maddi yönden sömürmeye yönelik bu tür gereçler, bunları kullanan erkeklerde ruhsal çöküntülere neden olmaktadırlar. Tıbbi seksoloji açısından bu tür alışkanlıklardan kaçınılması önerilmektedir.

    Mastürbasyon, insanı ölçüsüzlüğe sevk eder. Aslında masturbasyon insanı tatmin etmez; doygunluk ve rahatlık meydana getirmez. İnsanın cinsi zevk ve hislerini tatmin edilmemiş bırakarak, daha fazla tahrik eder, azdırır. Bundan dolayıdır ki masturbasyona devam edenlerin, bu arzuları gittikçe şiddetlenerek bu işi fazla ileri götürürler. Bu da zararı arttırır. Haddinden fazla cinsi münasebetler de zararlıdır; fakat mastürbasyonun fazlası çok daha zararlıdır.

    Fazla mastürbasyonlar, çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara sebep olabilir. Mastürbasyon, doğrudan doğruya hastalık yapıcı değil ise de, dolayısıyla buna sebep olur. Çünkü ölçüsüz mastürbasyonlarla, vücut kuvvetten düşerek bünyedeki kan tabii kudretini kaybettiğinden, bazı rahatsızlık ve hastalıklara yol açar.

    Mastürbasyon müptelaları, cinsel münasebetten gereken zevki alamazlar. Bu işi mutlak alışkanlık haline getiren kimseler, cinsi münasebetlere -aile hayatında- önem vermezler. Bundan pek zevklenmezler. Bu hal, mastürbasyon düşkünü kadın ve erkeklerin her iki cinsinde görülebilir. İkisi de kendilerini tatsız zevk (!) alışkanlığına kaptırdığından, eşleriyle yaptıkları münasebetten tatmin olamazlar. Böyle kimseler için, mastürbasyon daha cazip görünür. Cinsi münasebetten sonra ayrıca masturbasyona el atmaktan çekinmezler.

    Mastürbasyon, asla cinsi temas zevkine -onda birine dahi- ulaşamaz; fakat gençler için adatıcı bir illet kesilir. Mastürbasyon ile cinsel ilişki zevki arasında, gübrelik ve gülistan misali fark vardır. Kadın ve erkeği yaratan büyük San'atkar, onları öyle bir san'at ve ustalıkla yoğurmuş ki onların cinsel birleşme esnasındaki zevk alışverişi, başka hiçbir yapmacık usullerle elde edilemez...

    Mastürbasyon neticesinde vücut yorulur, ruh sıkılır. Halbuki başarılı bir cinsel münasebette vücut dinlenir, ruh ferahlanır. Çünkü olgun bir cimada, karşılıklı olarak sevgi, heyecan ve hararetle, bir takım kimyevi elektrik alışverişi vardır. Mastürbasyonda ise bunların hiçbiri olmadığı gibi, kıymetli kimyevi maddeler zorla kapı dışarı edilmektedir. Bunun neticesinde, insanda ferahlıktan uzak bir çöküntü ve yorgunluk oluşmaktadır.

    Mastürbasyon alışkanlığı, bel gevşekliğine (erken boşalmaya ve idrar yolları da dahil olmak üzere diğer rahatsızlıklara) yol açar. Evlilik hayatında, erkeklerin şikayetlerinden en çok görüleni de bel gevşekliğidir. Yani erken inzal; cinsi münasebete başlar başlamaz, meninin hemen boşalmasıdır. Erkeğin böyle çabucak münasebeti bitirmesi, bilhassa kadını doyumsuz bırakır. Bu hallerin devamı ise, eşler arası huzursuzluğa yol açar. Bel gevşekliğinin çeşitli sebepleri olabilir ama, mastürbasyon da başta gelen sebeblerdendir. Bu ıztıraptan kurtulmanın bir çaresi de, mastürbasyonu terk etmektir.

    Aşırı mastürbasyon alışkanlığı, kadınlarda cinsel soğukluğa da sebep olur. Cinsel soğukluk: Kadının cinsi münasebetten zevk duymaması, hissen soğuk ve isteksiz olmasıdır. Bu his soğukluğunun çeşitli sebeplerinden biri de, alışkanlık haline getirilen aşırı mastürbasyondur.

    İşin garip tarafı, bu tip bazı kimseler, evlendikten sonra da bu illeti devam ettirirler. Çok mühim bir evlilik vazifesi olan cinsel münasebet faaliyetlerinde, eşleriyle pek ilgilenmezler. Neticede eşler birbirlerinden uzaklaşırlar. "Cinsel isteklerini' kendi kendine dindirmekten zevk alanlar, tenha yerleri sever, hep yalnız kalmak ister, fırsat buldukça bu kötü oyunu oynar.

    Vajinaya bir takım cisimler sokarak mastürbasyon yapan kızların, "kızlık" nişanı olan bekaretlerine bir zarar gelebilir. Bu durumda bazı cisimlerin içeride kalarak, ameliyatı lüzum etmiş muhtelif vak'alarına, tıp tarihinde çok rastlanmıştır.

    Mastürbasyon tiryakilerinden bazı gençler, bu fena işe başkalarını da alıştırırlar. Sadece kendi yaptıklarıyla kalmayıp, cemiyetin birçok çocukları ve gençleri arasında, bu kötü illetin yayılmasına sebep olurlar.

    Bir diğer zararı da, çiftlerin birbirinden nefret etmesi, cinsel duygu duymamasıdır. Çünkü masturbasyoncu kişi, başka bir yoldan şehvetini tatmin ederek doygun kalmaktadır. Bunun manası, eşlerin birbirinden beklediğini bulamaması ve ümitlerinin kırılmasıdır. Sonunda eşler birbirinden uzaklaşır ve başka tatmin yolları ararlar; gayrimeşru yollara giderler.

    Uzman ilim adamlarının mastürbasyon konusunda araştırma neticesi ortaya koydukları gerçek şudur: Aşırı masturbasyona devam edenler, çok tehlikeli akla yönelik hastalıklara maruz kalır. Bunları şöyle sıralıyabiliriz:

    Zühul ve nisyan (unutma, geçiştirme), irade zayıflığı, hafızada gerileme, yalnızlığa heves, çabuk unutma, korku ve gevşeme, üzüntü ve sıkıntı, birtakım suçları işlemeyi tasarlama, intihar.

    Buna benzer birtakım düşünceyi alt-üst eden, iradeyi iyice zayıflatıp şaşkınlaştıran, kişiliğin zedelenmesi gibi arazlar, illetler.

    İslam hukukunun aşırı mastürbasyonun doğuracağı kötülükleri nazara alarak koyduğu hükümlere gelince, aşağıdaki deliller bunu yansıtmaktadır:

    Allah (c.c.) buyuruyor:

    "Onlar ki namus ve iffetlerini (haramdan ve şüpheden) korurlar. Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı (cinsel arzu duyarlar da) bu yüzden kınanmazlar. Artık kimler bu meşru sınırı geçerse, işte onlar haddi aşanlardır." (Mü'minun, 23/6-7)

    Bu ayetin genel mana ve hükmüne giren şudur: "Artık kim bu meşru sınırı aşar veya geçerse, işte onlar haddi aşanlardır."

    O halde evlilik yolundan başka bir yolda şehveti boşaltmak, zina, livata, el ile mastürbasyon gibi, ölçüsüzlük ve aşırılık haddi aşmak demektir.


    AYRICA DÜNYADA BİLECEĞİN TEK ŞEY HADDİN OLSUN !
    HADDİNİ AŞMA GERESİ İPLİK SOKUĞU GİBİ GELİR KARDEŞİM ALLAH YAR VE YARDIMCIN OLSUN...



  8. 21.Haziran.2013, 13:28
    4
    Devamlı Üye
    Alıntı
    O kadar denedim ama bırakılamıyor.Hiçbir şeye konsantre olamıyorum.Sürekli aklıma geliyor.Namaz kılarken bile kötü kötü şeyler aklıma geliyor.Hemen hıphızlı kılmaya başlıyorum.Aklımı kontrol edemiyorumki.Otomatik olarak istemsiz geliyor.Bırakamayacağımı kabul ettim zaten.Benim sorunum tevbemi bozacağımı bile bile sürekli tevbe mi etmeliyim? Dinle dalga geçiyor gibi olmaz mıyım?
    SelamunAleykum. Allah ıslah etin
    Kardeşim öncelikle bir kale düşün bu kalenin askerleri yok muhafızları yok padişahi veziri yok savunması yok böyle bir kale hayal et . Bu kaleye kim olursa olsun rahatlıkla içeri girer ve kaleyi fetheder neden çünkü yöneticisi koruyucusu yok . Şimdi gelelim soruna nefsinide bu kale gibi düşün korumasız yöneticisiz muhafızsız düşün bu kaleye şeytan bir vesvese bir şüphe veya cinsel içerikli bir bilgi atsa bu kale hemen yıkılır . Ama kaleyi güçlü tutarsan ve korumasını iyi yaparsan bir şey olmaz .
    Kaleyi güçlü tutmanın yollarını sana söylim.

    Kalenin Yönetici '' KURAN-I KERİM AHLAK-I , SÜNNET-İ SENİYYE , FIKIH ''
    Kalenin Koruması '' KURAN-I KERİM VE MEALİ , HUŞU İÇİNDE TADİLİ ERKANI DÜZGÜN BİÇİMDE KILINAN NAMAZ ''
    Kalenin Muhafızı '' GÖZLER HARAMA BAKMAYAN GÖZLER TV İZLEMEYEN GÖZLER BOŞ KONUŞMAYAN DİLLER SUKÜT EDEN NEFİSLER ''

    Bunları Kalene ( NEFSİNE ) uygula farkı göreceksin....

    Ayrıca İSTİMNANIN ZARARLARI :

    MASTÜRBASYONUN BAZI ZARARLARI

    1) Psikolojik Yönden:

    1. Aşırı mastürbasyon düşkünlerinde üzüntü, dalgınlık ve aşağılık duygusu meydana gelir. Her mastürbasyondan sonra umumiyetle bir pişmanlık ve ruh sıkıntısı kendini gösterir. Yapılan bu işin de olgunluktan uzak bir durum arz ettiği hatıra geldikçe bu işi yapanlar, bir aşağılık ve suçluluk duygusuna kapılarak, moral kırıklığına uğrarlar.

    2. Mastürbasyon alışkanlığı, bir kısım sinir bozukluklarına yol açar. Fazla sinirlenmeler, el ve kol titremesi, baş dönmesi, uykusuzluk, kalça ve bacaklarda dermansızlık, yorgunluk hasıl olur.

    3. Mastürbasyon alışkanlığı, insanı aşk ve sevgiden mahrum eder. Sevgi, insan için bir ihtiyaç olduğu gibi, eşler arasındaki cinsi münasebetlerin başarılı ve neşeli olması da, her ikisinde müşterek sevgi ve anlaşmanın varlığına bağlıdır. Evlilikteki saadet temelleri, sevgi bağları üzerinde kurulur. Evlenen çiftlerin, sadece bedenlerinin birleşmesi evlilik saadetini meydana getiremez; bedenle birlikte her iki ruhun aşk ve sevgiyle birleşip kaynaşmaları lazımdır. Masturbasyona çok düşkün olanlar ise, ruhun derinliklerinden fışkıran bu sevgi pınarından, gereken hisseyi alamazlar. Mastürbasyon, sevgi cevherini köreltmektedir.

    4. Fazla mastürbasyon, hafıza zayıflığı, dikkatsizlik ve unutkanlık yapar. Buna düşkün kimselerin, bir şeyi ezberlemeleri güçleşir. Ezberlediklerim de çabuk unuturlar. Bir konuyu okurken, bütün dikkatlerini toplayamazlar. Dikkat dağınıklığı meydana gelir. Okuduklarını da kolay anlayamazlar. Bunun için, fazla masturbasyona düşkün olan talebeler derslerinde zorluk çekerler. Henüz buluğa ermemiş çocuklarda, mastürbasyon ile meni gelmediğinden, diğer zararlara pek hedef olmazlarsa da, aşırı mastürbasyon bu çocuklarda, beyin ve sinir sarsıntısı yapar, zihni gelişmeye mani olur.

    5.i Mastürbasyonla meşgul olanların, şehvet hayalleri ve şehevi düşünceleri artar. Masturbasyoncu genç, gece yatağına girdiği zaman, körü körüne bir sürü şehvet hayalleriyle zihnini meşgul eder. Aklı fikri bu duygularla meşguldür. Bu suretle hem masturbasyona daha fazla müptela olur, hem de iyi şeyler düşünmeye fırsat bulamaz.

    2) Aşırı Mastürbasyonun Bedensel, Cinsel ve Sosyal Zararları:

    Erkekler, genellikle bu işi elle görürler. Seyrek olarak yastık ve yatağa sürtme şeklinde de yaparlar. Batıda pornografinin serbestlik kazanması sonucu seks shoplarda değişik aletler satışa sunulmuştur. İnsanı maddi yönden sömürmeye yönelik bu tür gereçler, bunları kullanan erkeklerde ruhsal çöküntülere neden olmaktadırlar. Tıbbi seksoloji açısından bu tür alışkanlıklardan kaçınılması önerilmektedir.

    Mastürbasyon, insanı ölçüsüzlüğe sevk eder. Aslında masturbasyon insanı tatmin etmez; doygunluk ve rahatlık meydana getirmez. İnsanın cinsi zevk ve hislerini tatmin edilmemiş bırakarak, daha fazla tahrik eder, azdırır. Bundan dolayıdır ki masturbasyona devam edenlerin, bu arzuları gittikçe şiddetlenerek bu işi fazla ileri götürürler. Bu da zararı arttırır. Haddinden fazla cinsi münasebetler de zararlıdır; fakat mastürbasyonun fazlası çok daha zararlıdır.

    Fazla mastürbasyonlar, çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara sebep olabilir. Mastürbasyon, doğrudan doğruya hastalık yapıcı değil ise de, dolayısıyla buna sebep olur. Çünkü ölçüsüz mastürbasyonlarla, vücut kuvvetten düşerek bünyedeki kan tabii kudretini kaybettiğinden, bazı rahatsızlık ve hastalıklara yol açar.

    Mastürbasyon müptelaları, cinsel münasebetten gereken zevki alamazlar. Bu işi mutlak alışkanlık haline getiren kimseler, cinsi münasebetlere -aile hayatında- önem vermezler. Bundan pek zevklenmezler. Bu hal, mastürbasyon düşkünü kadın ve erkeklerin her iki cinsinde görülebilir. İkisi de kendilerini tatsız zevk (!) alışkanlığına kaptırdığından, eşleriyle yaptıkları münasebetten tatmin olamazlar. Böyle kimseler için, mastürbasyon daha cazip görünür. Cinsi münasebetten sonra ayrıca masturbasyona el atmaktan çekinmezler.

    Mastürbasyon, asla cinsi temas zevkine -onda birine dahi- ulaşamaz; fakat gençler için adatıcı bir illet kesilir. Mastürbasyon ile cinsel ilişki zevki arasında, gübrelik ve gülistan misali fark vardır. Kadın ve erkeği yaratan büyük San'atkar, onları öyle bir san'at ve ustalıkla yoğurmuş ki onların cinsel birleşme esnasındaki zevk alışverişi, başka hiçbir yapmacık usullerle elde edilemez...

    Mastürbasyon neticesinde vücut yorulur, ruh sıkılır. Halbuki başarılı bir cinsel münasebette vücut dinlenir, ruh ferahlanır. Çünkü olgun bir cimada, karşılıklı olarak sevgi, heyecan ve hararetle, bir takım kimyevi elektrik alışverişi vardır. Mastürbasyonda ise bunların hiçbiri olmadığı gibi, kıymetli kimyevi maddeler zorla kapı dışarı edilmektedir. Bunun neticesinde, insanda ferahlıktan uzak bir çöküntü ve yorgunluk oluşmaktadır.

    Mastürbasyon alışkanlığı, bel gevşekliğine (erken boşalmaya ve idrar yolları da dahil olmak üzere diğer rahatsızlıklara) yol açar. Evlilik hayatında, erkeklerin şikayetlerinden en çok görüleni de bel gevşekliğidir. Yani erken inzal; cinsi münasebete başlar başlamaz, meninin hemen boşalmasıdır. Erkeğin böyle çabucak münasebeti bitirmesi, bilhassa kadını doyumsuz bırakır. Bu hallerin devamı ise, eşler arası huzursuzluğa yol açar. Bel gevşekliğinin çeşitli sebepleri olabilir ama, mastürbasyon da başta gelen sebeblerdendir. Bu ıztıraptan kurtulmanın bir çaresi de, mastürbasyonu terk etmektir.

    Aşırı mastürbasyon alışkanlığı, kadınlarda cinsel soğukluğa da sebep olur. Cinsel soğukluk: Kadının cinsi münasebetten zevk duymaması, hissen soğuk ve isteksiz olmasıdır. Bu his soğukluğunun çeşitli sebeplerinden biri de, alışkanlık haline getirilen aşırı mastürbasyondur.

    İşin garip tarafı, bu tip bazı kimseler, evlendikten sonra da bu illeti devam ettirirler. Çok mühim bir evlilik vazifesi olan cinsel münasebet faaliyetlerinde, eşleriyle pek ilgilenmezler. Neticede eşler birbirlerinden uzaklaşırlar. "Cinsel isteklerini' kendi kendine dindirmekten zevk alanlar, tenha yerleri sever, hep yalnız kalmak ister, fırsat buldukça bu kötü oyunu oynar.

    Vajinaya bir takım cisimler sokarak mastürbasyon yapan kızların, "kızlık" nişanı olan bekaretlerine bir zarar gelebilir. Bu durumda bazı cisimlerin içeride kalarak, ameliyatı lüzum etmiş muhtelif vak'alarına, tıp tarihinde çok rastlanmıştır.

    Mastürbasyon tiryakilerinden bazı gençler, bu fena işe başkalarını da alıştırırlar. Sadece kendi yaptıklarıyla kalmayıp, cemiyetin birçok çocukları ve gençleri arasında, bu kötü illetin yayılmasına sebep olurlar.

    Bir diğer zararı da, çiftlerin birbirinden nefret etmesi, cinsel duygu duymamasıdır. Çünkü masturbasyoncu kişi, başka bir yoldan şehvetini tatmin ederek doygun kalmaktadır. Bunun manası, eşlerin birbirinden beklediğini bulamaması ve ümitlerinin kırılmasıdır. Sonunda eşler birbirinden uzaklaşır ve başka tatmin yolları ararlar; gayrimeşru yollara giderler.

    Uzman ilim adamlarının mastürbasyon konusunda araştırma neticesi ortaya koydukları gerçek şudur: Aşırı masturbasyona devam edenler, çok tehlikeli akla yönelik hastalıklara maruz kalır. Bunları şöyle sıralıyabiliriz:

    Zühul ve nisyan (unutma, geçiştirme), irade zayıflığı, hafızada gerileme, yalnızlığa heves, çabuk unutma, korku ve gevşeme, üzüntü ve sıkıntı, birtakım suçları işlemeyi tasarlama, intihar.

    Buna benzer birtakım düşünceyi alt-üst eden, iradeyi iyice zayıflatıp şaşkınlaştıran, kişiliğin zedelenmesi gibi arazlar, illetler.

    İslam hukukunun aşırı mastürbasyonun doğuracağı kötülükleri nazara alarak koyduğu hükümlere gelince, aşağıdaki deliller bunu yansıtmaktadır:

    Allah (c.c.) buyuruyor:

    "Onlar ki namus ve iffetlerini (haramdan ve şüpheden) korurlar. Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı (cinsel arzu duyarlar da) bu yüzden kınanmazlar. Artık kimler bu meşru sınırı geçerse, işte onlar haddi aşanlardır." (Mü'minun, 23/6-7)

    Bu ayetin genel mana ve hükmüne giren şudur: "Artık kim bu meşru sınırı aşar veya geçerse, işte onlar haddi aşanlardır."

    O halde evlilik yolundan başka bir yolda şehveti boşaltmak, zina, livata, el ile mastürbasyon gibi, ölçüsüzlük ve aşırılık haddi aşmak demektir.


    AYRICA DÜNYADA BİLECEĞİN TEK ŞEY HADDİN OLSUN !
    HADDİNİ AŞMA GERESİ İPLİK SOKUĞU GİBİ GELİR KARDEŞİM ALLAH YAR VE YARDIMCIN OLSUN...



  9. 21.Haziran.2013, 16:31
    5
    csa01
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 16.Nisan.2013
    Üye No: 101065
    Mesaj Sayısı: 25
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Sürekli Tevbe mi yoksa Bir Kere Düzgünce Tevbe mi?

    Gerçekten aydınlatıcı bir bilgi Allah razı olsun.


  10. 21.Haziran.2013, 16:31
    5
    csa01 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Gerçekten aydınlatıcı bir bilgi Allah razı olsun.





+ Yorum Gönder