Konusunu Oylayın.: Soru cevaplarla islam

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Soru cevaplarla islam
  1. 19.Mayıs.2008, 15:57
    61
    can isa
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2008
    Üye No: 6819
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    reklam


    --->: Sorun Cevap Vereyim (4) altıncı sayfa yazısı mumsema.com --->: Sorun Cevap Vereyim (4)
    diyanet in kuran_ı kerim mealinde hem iniş sırasına göre yazıyor hemde diziliş sırasına göre türkçe mealiyazıyor böyle birşey varmı kura_ı kerim geldiği gibi yazılmadımı


  2. 19.Mayıs.2008, 15:57
    61
    can isa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    diyanet in kuran_ı kerim mealinde hem iniş sırasına göre yazıyor hemde diziliş sırasına göre türkçe mealiyazıyor böyle birşey varmı kura_ı kerim geldiği gibi yazılmadımı


  3. 19.Mayıs.2008, 16:07
    62
    qLsm
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Nisan.2008
    Üye No: 17893
    Mesaj Sayısı: 48
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 26
    Bulunduğu yer: rüzqarın sawurduğu ßi yeR....

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    reklam


    s.a
    ben hastanede staj görüyorum ve kapalıyım.Kadın sesi haram ama ben orda hastalara seslenirken sesim yükseliyo bunun için ne yapabilirim
    ayrıca boğazımı kapatmam gerekir mi??yani düz yakalı bi kıyafet giyemez miyim
    şimdiden teşekkürler


  4. 19.Mayıs.2008, 16:07
    62
    Üye
    reklam


    s.a
    ben hastanede staj görüyorum ve kapalıyım.Kadın sesi haram ama ben orda hastalara seslenirken sesim yükseliyo bunun için ne yapabilirim
    ayrıca boğazımı kapatmam gerekir mi??yani düz yakalı bi kıyafet giyemez miyim
    şimdiden teşekkürler


  5. 19.Mayıs.2008, 16:26
    63
    iliman
    ilim+iman

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Nisan.2008
    Üye No: 16604
    Mesaj Sayısı: 674
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Brûksel

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    selamu aleykum,
    ne zaman namaz kazaya birakilir?mesela ben geç uyanmistim bir gun sabah namazini tam vaktinde kilamadim ama ogle namazina 2,3 saat vardi ve namaz kildiktan sonra annem bana sabah namazini kilamassin gecti dedi ve kus'çu namazini kilmaya diye niyet etmek gerektigini soyledi...ozur dilerim net anlasilmadiysa toparliyorum.
    namazi tam vaktinde kilamadiysak o namaz kazaya mi birakilmali? Allah razi olsun simdiden


  6. 19.Mayıs.2008, 16:26
    63
    ilim+iman
    selamu aleykum,
    ne zaman namaz kazaya birakilir?mesela ben geç uyanmistim bir gun sabah namazini tam vaktinde kilamadim ama ogle namazina 2,3 saat vardi ve namaz kildiktan sonra annem bana sabah namazini kilamassin gecti dedi ve kus'çu namazini kilmaya diye niyet etmek gerektigini soyledi...ozur dilerim net anlasilmadiysa toparliyorum.
    namazi tam vaktinde kilamadiysak o namaz kazaya mi birakilmali? Allah razi olsun simdiden


  7. 19.Mayıs.2008, 18:05
    64
    can isa
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2008
    Üye No: 6819
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    necm suresinde cebraille peygamber arasındaki mesafe ikiyay kadar yahut daha azdır diyor yüce ALLAH kafama takılan soru neden acaba tam bir netlik yok şu kadar denmiyor yoksa çevirmenler mi yanlış çeviriyor


  8. 19.Mayıs.2008, 18:05
    64
    can isa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    necm suresinde cebraille peygamber arasındaki mesafe ikiyay kadar yahut daha azdır diyor yüce ALLAH kafama takılan soru neden acaba tam bir netlik yok şu kadar denmiyor yoksa çevirmenler mi yanlış çeviriyor


  9. 19.Mayıs.2008, 18:28
    65
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    can isa Nickli Üyeden Alıntı
    necm suresinde cebraille peygamber arasındaki mesafe ikiyay kadar yahut daha azdır diyor yüce ALLAH kafama takılan soru neden acaba tam bir netlik yok şu kadar denmiyor yoksa çevirmenler mi yanlış çeviriyor
    ******************************

    Yani, "Cibril, gökyüzünün doğu tarafında göründü ve Hz. Peygamber'e (s.a) yaklaşarak havada durdu. Sonra daha da yaklaştı, hatta o kadar yaklaştı ki, aralarındaki iki yay veya ondan daha az bir mesafe kaldı" Müfessirler genelde "" ifadesini iki yay ile karşılamışlardır İbn Mes'ud ve İbn Abbas "Kays" kelimesini "zir'a" şeklinde tercüme etmişlerdir. Yani aralarında iki zir'a mesafesinde bir uzaklık kalmıştır. (mevdudi)
    __________________________________


  10. 19.Mayıs.2008, 18:28
    65
    Administrator
    can isa Nickli Üyeden Alıntı
    necm suresinde cebraille peygamber arasındaki mesafe ikiyay kadar yahut daha azdır diyor yüce ALLAH kafama takılan soru neden acaba tam bir netlik yok şu kadar denmiyor yoksa çevirmenler mi yanlış çeviriyor
    ******************************

    Yani, "Cibril, gökyüzünün doğu tarafında göründü ve Hz. Peygamber'e (s.a) yaklaşarak havada durdu. Sonra daha da yaklaştı, hatta o kadar yaklaştı ki, aralarındaki iki yay veya ondan daha az bir mesafe kaldı" Müfessirler genelde "" ifadesini iki yay ile karşılamışlardır İbn Mes'ud ve İbn Abbas "Kays" kelimesini "zir'a" şeklinde tercüme etmişlerdir. Yani aralarında iki zir'a mesafesinde bir uzaklık kalmıştır. (mevdudi)
    __________________________________


  11. 19.Mayıs.2008, 18:46
    66
    can isa
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2008
    Üye No: 6819
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    ALLAH razı olsun demekki o zaman bir uzunluk birimi yoktuki CENABI ALLAH yay örneğini verdi veya mesafeyi tam ifade edecek bir birim yoktu ki iki yay kadar veya daha az kaldı dedi


  12. 19.Mayıs.2008, 18:46
    66
    can isa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    ALLAH razı olsun demekki o zaman bir uzunluk birimi yoktuki CENABI ALLAH yay örneğini verdi veya mesafeyi tam ifade edecek bir birim yoktu ki iki yay kadar veya daha az kaldı dedi


  13. 19.Mayıs.2008, 18:53
    67
    jeodezi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Nisan.2008
    Üye No: 17780
    Mesaj Sayısı: 58
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 50
    Bulunduğu yer: konya

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    o zaman savaşlarda yay ve kılınç kullanıldığı için,kulun anlayacağı bu temsiller kullanılmış olabilir.


  14. 19.Mayıs.2008, 18:53
    67
    Devamlı Üye
    o zaman savaşlarda yay ve kılınç kullanıldığı için,kulun anlayacağı bu temsiller kullanılmış olabilir.


  15. 19.Mayıs.2008, 18:57
    68
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,075
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    can isa Nickli Üyeden Alıntı
    ALLAH razı olsun demekki o zaman bir uzunluk birimi yoktuki CENABI ALLAH yay örneğini verdi veya mesafeyi tam ifade edecek bir birim yoktu ki iki yay kadar veya daha az kaldı dedi
    Diyanet tefsiri "Kur'an Yolu"nda epey açıklama var. onuda okuyalım inşallah iyice anlaşılmış olur.

    "Sonra yaklaştıkça yaklaştı" şeklinde çevrilen 8. âyetteki "denâ" ve "tedellâ" fiillerinin öznesi açık olmadığı için üç türlü yorum yapılmıştır:
    a) Cebrail'in Re- sûlullah'a yaklaşması ve ona doğru inişi.
    b) Cenab-ı Allah'ın Resûlullah'a yaklaş­ması, onu kendine cezbetmesi.
    c) Resûlullah'ın Yüce Allah'a yaklaşması, O'nun çekmesiyle yukarılara yükseltilmesi kastedilmiştir. Bazı müfessirler ikinci fiilin sözlük anlamlarından birine dayanarak burada habîb (seven) ve mahbûb (sevilen) arasındaki naz ve muhabbet tecellilerini ifade eden edebî bir anlatım bulunduğu­nu ileri sürmüşlerdir.
    "O kadar ki iki yay kadar hatta daha yakın oldu" diye çevrilen 9. âyetteki "kavseyn" "iki yay" mânasına gelir; "kab" de yayın kabzasıyla kirişlerin bağlan­dığı iki köşe aralığına denir ki bir yayda iki kab bulunur. Kab kelimesinin yayın kabzasıyla kirişi arasını ifade etmek için kullanıldığı da olur. "Kabe kavseyn" ifa­desi hakkında çok geniş açıklamalar ve burada kastedilen mâna ile ilgili değişik yorumlar yapılmıştır. Bunlar şöyle özetlenebilir:
    a) O dönemde Araplar bir anlaş­ma yaparlarken iki yay çıkarıp üst üste koyarak tek bir yay görünümü verirler (kablerini birleştirirler), sonra ikisini birlikte çekip bir ok atarlar böylece tam ola­rak ahitleştiklerini simgelerlerdi. Buna göre "kabe kavseyn" hem maddî anlamda fevkalade yakın olmayı hem de manevî bir yakınlığı ifade eder.
    b) Hicaz dilinde "kavs" kelimesi bir uzunluk ölçüsü (zira) anlamında kullanılırdı. Buna göre iki ar­şın uzunluğunda bir mesafenin kastedildiği söylenebilir.
    c) "Kabe kavseyn" ifade­sini dönüştürme (kalb) yöntemine göre "bir yayın iki ucu arasındaki mesafe kadar" şeklinde anlamak da mümkündür. Âyet "hatta daha yakın oldu" şeklinde tamam­lanmakta, böylece "adetâ elini uzatsa değecek kadar yakındı" mânasına gelen maddî bir yakınlık tasviri yapılarak, -manevî anlamda- Resûlullah'ın vahyi aldığı kaynağın sağlamlığına, araya vahye hiçbir şeyin karışma ihtimalinin bulunmadığı­na dikkat çekmenin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Daha çok tasavvuf! ve işâri tef­sirlerde itibar edilen bîr yoruma göre ise buradaki yaklaşma olayı miracda Allah ile Peygamber'i arasında gerçekleşmiştir.


  16. 19.Mayıs.2008, 18:57
    68
    Administrator
    can isa Nickli Üyeden Alıntı
    ALLAH razı olsun demekki o zaman bir uzunluk birimi yoktuki CENABI ALLAH yay örneğini verdi veya mesafeyi tam ifade edecek bir birim yoktu ki iki yay kadar veya daha az kaldı dedi
    Diyanet tefsiri "Kur'an Yolu"nda epey açıklama var. onuda okuyalım inşallah iyice anlaşılmış olur.

    "Sonra yaklaştıkça yaklaştı" şeklinde çevrilen 8. âyetteki "denâ" ve "tedellâ" fiillerinin öznesi açık olmadığı için üç türlü yorum yapılmıştır:
    a) Cebrail'in Re- sûlullah'a yaklaşması ve ona doğru inişi.
    b) Cenab-ı Allah'ın Resûlullah'a yaklaş­ması, onu kendine cezbetmesi.
    c) Resûlullah'ın Yüce Allah'a yaklaşması, O'nun çekmesiyle yukarılara yükseltilmesi kastedilmiştir. Bazı müfessirler ikinci fiilin sözlük anlamlarından birine dayanarak burada habîb (seven) ve mahbûb (sevilen) arasındaki naz ve muhabbet tecellilerini ifade eden edebî bir anlatım bulunduğu­nu ileri sürmüşlerdir.
    "O kadar ki iki yay kadar hatta daha yakın oldu" diye çevrilen 9. âyetteki "kavseyn" "iki yay" mânasına gelir; "kab" de yayın kabzasıyla kirişlerin bağlan­dığı iki köşe aralığına denir ki bir yayda iki kab bulunur. Kab kelimesinin yayın kabzasıyla kirişi arasını ifade etmek için kullanıldığı da olur. "Kabe kavseyn" ifa­desi hakkında çok geniş açıklamalar ve burada kastedilen mâna ile ilgili değişik yorumlar yapılmıştır. Bunlar şöyle özetlenebilir:
    a) O dönemde Araplar bir anlaş­ma yaparlarken iki yay çıkarıp üst üste koyarak tek bir yay görünümü verirler (kablerini birleştirirler), sonra ikisini birlikte çekip bir ok atarlar böylece tam ola­rak ahitleştiklerini simgelerlerdi. Buna göre "kabe kavseyn" hem maddî anlamda fevkalade yakın olmayı hem de manevî bir yakınlığı ifade eder.
    b) Hicaz dilinde "kavs" kelimesi bir uzunluk ölçüsü (zira) anlamında kullanılırdı. Buna göre iki ar­şın uzunluğunda bir mesafenin kastedildiği söylenebilir.
    c) "Kabe kavseyn" ifade­sini dönüştürme (kalb) yöntemine göre "bir yayın iki ucu arasındaki mesafe kadar" şeklinde anlamak da mümkündür. Âyet "hatta daha yakın oldu" şeklinde tamam­lanmakta, böylece "adetâ elini uzatsa değecek kadar yakındı" mânasına gelen maddî bir yakınlık tasviri yapılarak, -manevî anlamda- Resûlullah'ın vahyi aldığı kaynağın sağlamlığına, araya vahye hiçbir şeyin karışma ihtimalinin bulunmadığı­na dikkat çekmenin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Daha çok tasavvuf! ve işâri tef­sirlerde itibar edilen bîr yoruma göre ise buradaki yaklaşma olayı miracda Allah ile Peygamber'i arasında gerçekleşmiştir.


  17. 19.Mayıs.2008, 19:16
    69
    can isa
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Ocak.2008
    Üye No: 6819
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    ALLAH sizlerden razı olsun çok oldum heralde hocam şu ilahiyi bulamıyorum heralde mustafa yılmaz söylüyor gözlerine doyamam bicanımsın efendim bakmayada kıyamam sultanımsın efendim hasretinle yansam yansam bilalinle efendim


  18. 19.Mayıs.2008, 19:16
    69
    can isa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    ALLAH sizlerden razı olsun çok oldum heralde hocam şu ilahiyi bulamıyorum heralde mustafa yılmaz söylüyor gözlerine doyamam bicanımsın efendim bakmayada kıyamam sultanımsın efendim hasretinle yansam yansam bilalinle efendim


  19. 20.Mayıs.2008, 20:10
    70
    trojan-exe
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mayıs.2008
    Üye No: 21187
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 37

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    sevgili kardeşim ben cok hemde cok sinirli bir insanım herşeye cabuk parlarım ve acayip şekilde küfür ediyorum ve bundan cok pişman oluyorum ve bunu bırakmak istiyorum bana önerebilecegin bi konu var mı bi yöntem varmı eger cevablarsan allah razı olsun


  20. 20.Mayıs.2008, 20:10
    70
    trojan-exe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    sevgili kardeşim ben cok hemde cok sinirli bir insanım herşeye cabuk parlarım ve acayip şekilde küfür ediyorum ve bundan cok pişman oluyorum ve bunu bırakmak istiyorum bana önerebilecegin bi konu var mı bi yöntem varmı eger cevablarsan allah razı olsun


  21. 20.Mayıs.2008, 20:35
    71
    Sedanur
    Sedanur

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Mart.2008
    Üye No: 12019
    Mesaj Sayısı: 1,540
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    trojan-exe Nickli Üyeden Alıntı
    sevgili kardeşim ben cok hemde cok sinirli bir insanım herşeye cabuk parlarım ve acayip şekilde küfür ediyorum ve bundan cok pişman oluyorum ve bunu bırakmak istiyorum bana önerebilecegin bi konu var mı bi yöntem varmı eger cevablarsan allah razı olsun
    buyur kardeşim bu konuları bir oku istersen...



    Sinir
    Soru
    insanlarla ilişkilerimde bazen çabuk doluyorum agresifleşiyorum uyumsuzluk yapıyorum bazende kibirleniyorum bazende karşı taraf agresifleşiyor anlayışşız oluyor önyargılı bakıp hırçın davranıyor genel olarak söylüyorum ne yapmalıyım anlatırmısınız hemde bunun hariçinde hz.peygamberden rivayet hadis ve örneklerle anlatırmısınız bu arada bediüzzamanın yaşadıgı olaylara anl risale de ne denir bu konuda ve bediüzzamandan vecize de olursa sevinirim sizi uğraştırıcaz ama hakkınızı helal edin

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Peygamberimiz en büyük pehlivanın öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsenin olduğunu söyler. Bizim en büyük düşmanımız ise nefsimidir.

    Öfkeyi yenmek için:
    1- nefsin ve şeytanın dediğini yapmamak
    2- öfkelendiği zaman susmak
    3- öfkelendiği zaman abdest almak
    4- öfkelendiği zaman yer değiştirmek
    5- dini ve imani konuları okuyarak nefsini ikna etmek
    6- dua, tesbih, ibadet, namaz, oruç gibi ibadetlere dikkat edip devam etmek
    7- haksız yere zarar verince zararı telafi edip özür dilemek
    8- ölümü çok düşünmek
    9- bize verilen güzelliklerin Allah’ın emaneti olduğunu bilerek ona göre hareket etmek
    10- …

    Öfke, ahlâkî eksikliklerdendir. İnsanda varolan gazab kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir âfettir. Öfke anında insan doğru düşünemez. Normal davranışlarda bulunamaz. Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir. Bunun için "Öfke ile kalkan zararla oturur" denilmiştir.

    Bir anlık öfke ile cinayet işleyenlere sık sık rastlanır. Öfke ev ve iş yerlerinde huzursuzluklara ve rahatsızlıklara sebep olur. İnsan, iradesini kullanarak öfkesini yenmeye, kendisini öfkelendirenleri bağışlamaya çalışmalıdır. Cenab-ı Hak;

    "(O takva sahipleri) bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever" (Âl-i İmran, 3/ 134) buyurmuştur.

    Peygamberimiz'e gelerek kendisine öğüt vermesini isteyen bir adama Resulullah (s.a.s); "Öfkelenme!” demiş ve bu sözünü birkaç kere tekrarlamıştır (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Öfke anında Allah'a sığınmak ve öfkenin geçmesini istemek gerekir. Öfkeli birisini gören Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Ben bir kelime biliyorum ki, eğer şu adam o kelimeyi söylese muhakkak öfkesi geçer. O kelime: Eûzü billahi mineş-şeytânirracîm", sözüdür" (Müslim, Birr ve Sıla, 109).

    Başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:

    "Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Kuvvetli ve kahraman pehlivan ancak öfke zamanında nefsine mâlik olan ve öfkesini yenen kimsedir" (Müslim, Birr ve Sıla, 107).

    Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur:

    Bir kimse öfkesinin gereğini yapmaya kadir olduğu halde öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde halkın gözü önünde onu çağırır, huriler içinden istediğini seçmekte muhayyer kılar" (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Kur'an-ı Kerim'de genellikle kâfirlerin müminlere karşı duydukları öfkeden bahsedilmiştir. Aksine müminler öfkelerini yenen insanlardır.

    Peygamber Efendimiz, Cenab-ı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilâcı olarak tavsiye etmiş, insanın kendi kendine telkinle ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir. Yine Peygamberimiz öfkeyi güç ve kuvvetin değil zayıflığın ve aczin alâmeti olarak görmüştür. Öfke nefse hâkim olamamanın işaretidir. Nefislerine hâkim olamayanların sonu ise hüsrandır. Müslüman, işlerini öfke ile değil; teennî, sabır ve yumuşaklıkla halletmelidir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör


  22. 20.Mayıs.2008, 20:35
    71
    Sedanur
    trojan-exe Nickli Üyeden Alıntı
    sevgili kardeşim ben cok hemde cok sinirli bir insanım herşeye cabuk parlarım ve acayip şekilde küfür ediyorum ve bundan cok pişman oluyorum ve bunu bırakmak istiyorum bana önerebilecegin bi konu var mı bi yöntem varmı eger cevablarsan allah razı olsun
    buyur kardeşim bu konuları bir oku istersen...



    Sinir
    Soru
    insanlarla ilişkilerimde bazen çabuk doluyorum agresifleşiyorum uyumsuzluk yapıyorum bazende kibirleniyorum bazende karşı taraf agresifleşiyor anlayışşız oluyor önyargılı bakıp hırçın davranıyor genel olarak söylüyorum ne yapmalıyım anlatırmısınız hemde bunun hariçinde hz.peygamberden rivayet hadis ve örneklerle anlatırmısınız bu arada bediüzzamanın yaşadıgı olaylara anl risale de ne denir bu konuda ve bediüzzamandan vecize de olursa sevinirim sizi uğraştırıcaz ama hakkınızı helal edin

    Cevabımız

    Değerli Kardeşimiz;

    Peygamberimiz en büyük pehlivanın öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsenin olduğunu söyler. Bizim en büyük düşmanımız ise nefsimidir.

    Öfkeyi yenmek için:
    1- nefsin ve şeytanın dediğini yapmamak
    2- öfkelendiği zaman susmak
    3- öfkelendiği zaman abdest almak
    4- öfkelendiği zaman yer değiştirmek
    5- dini ve imani konuları okuyarak nefsini ikna etmek
    6- dua, tesbih, ibadet, namaz, oruç gibi ibadetlere dikkat edip devam etmek
    7- haksız yere zarar verince zararı telafi edip özür dilemek
    8- ölümü çok düşünmek
    9- bize verilen güzelliklerin Allah’ın emaneti olduğunu bilerek ona göre hareket etmek
    10- …

    Öfke, ahlâkî eksikliklerdendir. İnsanda varolan gazab kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir âfettir. Öfke anında insan doğru düşünemez. Normal davranışlarda bulunamaz. Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir. Bunun için "Öfke ile kalkan zararla oturur" denilmiştir.

    Bir anlık öfke ile cinayet işleyenlere sık sık rastlanır. Öfke ev ve iş yerlerinde huzursuzluklara ve rahatsızlıklara sebep olur. İnsan, iradesini kullanarak öfkesini yenmeye, kendisini öfkelendirenleri bağışlamaya çalışmalıdır. Cenab-ı Hak;

    "(O takva sahipleri) bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever" (Âl-i İmran, 3/ 134) buyurmuştur.

    Peygamberimiz'e gelerek kendisine öğüt vermesini isteyen bir adama Resulullah (s.a.s); "Öfkelenme!” demiş ve bu sözünü birkaç kere tekrarlamıştır (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Öfke anında Allah'a sığınmak ve öfkenin geçmesini istemek gerekir. Öfkeli birisini gören Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    "Ben bir kelime biliyorum ki, eğer şu adam o kelimeyi söylese muhakkak öfkesi geçer. O kelime: Eûzü billahi mineş-şeytânirracîm", sözüdür" (Müslim, Birr ve Sıla, 109).

    Başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:

    "Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Kuvvetli ve kahraman pehlivan ancak öfke zamanında nefsine mâlik olan ve öfkesini yenen kimsedir" (Müslim, Birr ve Sıla, 107).

    Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur:

    Bir kimse öfkesinin gereğini yapmaya kadir olduğu halde öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde halkın gözü önünde onu çağırır, huriler içinden istediğini seçmekte muhayyer kılar" (Riyazü's-Salihîn, I, 80).

    Kur'an-ı Kerim'de genellikle kâfirlerin müminlere karşı duydukları öfkeden bahsedilmiştir. Aksine müminler öfkelerini yenen insanlardır.

    Peygamber Efendimiz, Cenab-ı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilâcı olarak tavsiye etmiş, insanın kendi kendine telkinle ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir. Yine Peygamberimiz öfkeyi güç ve kuvvetin değil zayıflığın ve aczin alâmeti olarak görmüştür. Öfke nefse hâkim olamamanın işaretidir. Nefislerine hâkim olamayanların sonu ise hüsrandır. Müslüman, işlerini öfke ile değil; teennî, sabır ve yumuşaklıkla halletmelidir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör


  23. 20.Mayıs.2008, 20:44
    72
    iliman
    ilim+iman

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Nisan.2008
    Üye No: 16604
    Mesaj Sayısı: 674
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Yaş: 29
    Bulunduğu yer: Brûksel

    --->: Sorun Cevap Vereyim (4)

    Hocam bunlarin tercumesini alabilirmiyim bi zahmet.

    1.Estagfurullahi el aziym ellezi lailahe illa hû el hayyul kayyum ve etebu ileyk.
    2.La havle vela kuvvete illabillahil aliy el azim.
    3.Lailahe illahu vahdehu la serikele lehul mulku ve letul hamdu yuhyi ve yumitu ve hu ve ala kulli seyin kadir.

    Allah razi olsun


  24. 20.Mayıs.2008, 20:44
    72
    ilim+iman
    Hocam bunlarin tercumesini alabilirmiyim bi zahmet.

    1.Estagfurullahi el aziym ellezi lailahe illa hû el hayyul kayyum ve etebu ileyk.
    2.La havle vela kuvvete illabillahil aliy el azim.
    3.Lailahe illahu vahdehu la serikele lehul mulku ve letul hamdu yuhyi ve yumitu ve hu ve ala kulli seyin kadir.

    Allah razi olsun





+ Yorum Gönder
Git İlk 3567 Son