Konusunu Oylayın.: Havas ilmini kulluanmak günahmıdır ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Havas ilmini kulluanmak günahmıdır ?
  1. 19.Mayıs.2013, 01:17
    1
    abdülsamet
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Nisan.2013
    Üye No: 101154
    Mesaj Sayısı: 15
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Havas ilmini kulluanmak günahmıdır ?






    Havas ilmini kulluanmak günahmıdır ? Mumsema ben şunu merak ediyorum havas ilmini kulluanmak günahmıdır ?


  2. 19.Mayıs.2013, 01:17
    1



    ben şunu merak ediyorum havas ilmini kulluanmak günahmıdır ?


    Benzer Konular

    - Havas ilmi(!)

    - Havas ve havas benzeri kitaplar

    - Havas Ne Demektir?

    - Havas İlmi Nedir?

    - Havas bid atmıdır ?

  3. 19.Mayıs.2013, 01:54
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,606
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Havas ilmini kulluanmak günahmıdır ?




    Not: Konu başlıklarını tek kelime ile açmayalım ve mutlaka forum kurallarını okuyalım!
    __________________________________________________ ___________________

    Havas hakkında bilgi

    Havas, sözlükte "bir nesneyi diğerlerinden farklı ve üstün kılan nitelik" anlamına ge­len hâssa kelimesinin çoğulu olup, genel­likle avam karşıtı olarak "seçkin kişiler" mânasında kullanılır.

    Tasavvufta, herkes­te bulunmayan birtakım bilgilere ve hal­lere, yetenek ve ruh temizliğine sahip ve­lîlere havas veya ehl-i husus, bunların en üstün olanlarına hâssü'l-havâs veya hâssatü'l-hâssa adı verilir; böylece tasavvufi anlayışta Müslümanlar avam ve havas şeklinde iki kategoriye ayrılır. Havas ve hâssü'l-havâs, şer'î yükümlülükler konu­sunda avamla aynı hükümlere tâbi olup avama uygulanan hükümler onlara da uy­gulanır. Ancak havas nafile ibadetlere bü­yük önem vermesi, haram ve mekruh olan şeylerden titizlikle kaçınması, dinî hayatı en mükemmel şekliyle yaşamaya çalış­ması sonucunda birtakım özel bilgilere ve hallere sahip olarak avamdan ayrılır.

    Mutasavvıflara göre Hz. Peygamber (asv)'in vahiy alma, mi'raca çıkma ve mucize gös­terme gibi sadece kendine has bazı hal­leri (hasâisü'n-nebî) vardır. Aynı şekilde Resûl-i Ekrem (asv) sırdaşı olan Huzeyfe b. Yemân'a başkalarının bilmediği bazı şeyleri haber verdiği gibi Ali'ye de başkalarının bilmediği yetmiş kadar ilim dalını öğret­miş, ancak Hz. Ali (ra), avamın kendisini ya­lancılıkla suçlamasından çekindiği için bunları açıklamamıştı. Hz. Ebû Bekir (ra) fırâsete ve ilhama mazhar olmuş, Hz. Ömer (ra) hak ile bâtılı birbirinden ayırma ye­teneğine sahip olduğu için kendisine "Fârûk" denilmiştir. (Serrâc, el-Luma', Kahire, 1960, s. 38, 168-182)

    Hadis âlimleri hadis alanında, fıkıh âlimleri hukuk alanında uzman oldukları gibi, sûfiler de ruh ve gönül halleri husu­sunda uzmandır. Bu konudaki bilgilerin ve hallerin bir bölümü Hz. Peygamber (asv) ve sahabeden kendilerine intikal etmiş, bir kısmına ise ibadet, ahlâk, edep konularında hassasiyet göstermek, ruh ve kalp hallerini kontrol altında tutmak, nefsi günah kirinden arındırmak, İlâhî hakika­ti ve sırrı kavramaya çalışmak suretiyle kendileri ulaşmıştır. Büyük bir ruhî çaba ve manevî tecrübe ile kazanılan bu bilgi­lere "İlm-i husus" adı verilir. "Ledün ilmi" veya "bâtın ilmi" de denilir. Havas ve hâssatü'l-havâs, bu ilim sayesinde Kur'an ve hadisten herkesin farkına varama­dığı mânaları bulur ve ortaya çıkarır. Me­selâ Hz. İbrahim (as)'in gördüğü yıldız his, ay akıl, güneş Hak nuru şeklinde yorumlan­mış; bundan da avamın his, havassın akıl, hâssatü'l-havâssın Hak nuru ile irşad edildiği sonucuna varılmıştır. (Hay­dar el-Âmülî, Camiu'l-esrar, Tahran, 1378, s. 359).

    Havastan olan bir kişinin kalbi uyanık, ahlâkı güzeldir. Hayır yapar, başkalarını buna davet eder. İyiliği emredip kötülük­ten menetme sorumluluğu çerçevesin­de hükümdarlarla barış içinde bulunur. (Sülemî, s. 226) Mutasavvıflar edep, ah­lâk, hal, ilim ve marifet gibi meziyetler bakımından halktan ileride olan havassın aynı zamanda mütevazi, sabırlı ve hayır sever olmaları gerektiğini söylerler.

    Tasavvufta genellikle ibadet, hal, ahlâk, edep, ilim ve irfan üçlü bir sınıflandırma­ya tâbi tutulur. Buna göre meselâ bir ah­lâk kuralı alelade, iyi veya en iyi şekilde uygulanabilir. Avam bu kuralları alelade, havas iyi, hâssü'l-havâs ise en iyi şekilde yerine getirir. Kur'an'da, "Allah'a koşunuz" (Zâriyât, 51/50) buyurulmuştur. (Diyanet İslam Ansiklopedisi, Havas Md.)


  4. 19.Mayıs.2013, 01:54
    2
    Moderatör



    Not: Konu başlıklarını tek kelime ile açmayalım ve mutlaka forum kurallarını okuyalım!
    __________________________________________________ ___________________

    Havas hakkında bilgi

    Havas, sözlükte "bir nesneyi diğerlerinden farklı ve üstün kılan nitelik" anlamına ge­len hâssa kelimesinin çoğulu olup, genel­likle avam karşıtı olarak "seçkin kişiler" mânasında kullanılır.

    Tasavvufta, herkes­te bulunmayan birtakım bilgilere ve hal­lere, yetenek ve ruh temizliğine sahip ve­lîlere havas veya ehl-i husus, bunların en üstün olanlarına hâssü'l-havâs veya hâssatü'l-hâssa adı verilir; böylece tasavvufi anlayışta Müslümanlar avam ve havas şeklinde iki kategoriye ayrılır. Havas ve hâssü'l-havâs, şer'î yükümlülükler konu­sunda avamla aynı hükümlere tâbi olup avama uygulanan hükümler onlara da uy­gulanır. Ancak havas nafile ibadetlere bü­yük önem vermesi, haram ve mekruh olan şeylerden titizlikle kaçınması, dinî hayatı en mükemmel şekliyle yaşamaya çalış­ması sonucunda birtakım özel bilgilere ve hallere sahip olarak avamdan ayrılır.

    Mutasavvıflara göre Hz. Peygamber (asv)'in vahiy alma, mi'raca çıkma ve mucize gös­terme gibi sadece kendine has bazı hal­leri (hasâisü'n-nebî) vardır. Aynı şekilde Resûl-i Ekrem (asv) sırdaşı olan Huzeyfe b. Yemân'a başkalarının bilmediği bazı şeyleri haber verdiği gibi Ali'ye de başkalarının bilmediği yetmiş kadar ilim dalını öğret­miş, ancak Hz. Ali (ra), avamın kendisini ya­lancılıkla suçlamasından çekindiği için bunları açıklamamıştı. Hz. Ebû Bekir (ra) fırâsete ve ilhama mazhar olmuş, Hz. Ömer (ra) hak ile bâtılı birbirinden ayırma ye­teneğine sahip olduğu için kendisine "Fârûk" denilmiştir. (Serrâc, el-Luma', Kahire, 1960, s. 38, 168-182)

    Hadis âlimleri hadis alanında, fıkıh âlimleri hukuk alanında uzman oldukları gibi, sûfiler de ruh ve gönül halleri husu­sunda uzmandır. Bu konudaki bilgilerin ve hallerin bir bölümü Hz. Peygamber (asv) ve sahabeden kendilerine intikal etmiş, bir kısmına ise ibadet, ahlâk, edep konularında hassasiyet göstermek, ruh ve kalp hallerini kontrol altında tutmak, nefsi günah kirinden arındırmak, İlâhî hakika­ti ve sırrı kavramaya çalışmak suretiyle kendileri ulaşmıştır. Büyük bir ruhî çaba ve manevî tecrübe ile kazanılan bu bilgi­lere "İlm-i husus" adı verilir. "Ledün ilmi" veya "bâtın ilmi" de denilir. Havas ve hâssatü'l-havâs, bu ilim sayesinde Kur'an ve hadisten herkesin farkına varama­dığı mânaları bulur ve ortaya çıkarır. Me­selâ Hz. İbrahim (as)'in gördüğü yıldız his, ay akıl, güneş Hak nuru şeklinde yorumlan­mış; bundan da avamın his, havassın akıl, hâssatü'l-havâssın Hak nuru ile irşad edildiği sonucuna varılmıştır. (Hay­dar el-Âmülî, Camiu'l-esrar, Tahran, 1378, s. 359).

    Havastan olan bir kişinin kalbi uyanık, ahlâkı güzeldir. Hayır yapar, başkalarını buna davet eder. İyiliği emredip kötülük­ten menetme sorumluluğu çerçevesin­de hükümdarlarla barış içinde bulunur. (Sülemî, s. 226) Mutasavvıflar edep, ah­lâk, hal, ilim ve marifet gibi meziyetler bakımından halktan ileride olan havassın aynı zamanda mütevazi, sabırlı ve hayır sever olmaları gerektiğini söylerler.

    Tasavvufta genellikle ibadet, hal, ahlâk, edep, ilim ve irfan üçlü bir sınıflandırma­ya tâbi tutulur. Buna göre meselâ bir ah­lâk kuralı alelade, iyi veya en iyi şekilde uygulanabilir. Avam bu kuralları alelade, havas iyi, hâssü'l-havâs ise en iyi şekilde yerine getirir. Kur'an'da, "Allah'a koşunuz" (Zâriyât, 51/50) buyurulmuştur. (Diyanet İslam Ansiklopedisi, Havas Md.)





+ Yorum Gönder