Konusunu Oylayın.: Kendine hakim olamamak

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kendine hakim olamamak
  1. 14.Mayıs.2013, 21:50
    1
    YalnızKurt
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2013
    Üye No: 101343
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Kendine hakim olamamak






    Kendine hakim olamamak Mumsema Sa arkadaşlar.Şeytan mı vesvese veriyor anlamış değilim gözümü elliyorum içimden bir ses elle diyor bende elliyorum parmaklıyorum gözüm bozulacak diye korkuyorum hatta sulanmaya başladı ama kendime hakim olamıyorum nasıl kurutulurum arkadaşlar bu illetten?


  2. 14.Mayıs.2013, 21:50
    1



    Sa arkadaşlar.Şeytan mı vesvese veriyor anlamış değilim gözümü elliyorum içimden bir ses elle diyor bende elliyorum parmaklıyorum gözüm bozulacak diye korkuyorum hatta sulanmaya başladı ama kendime hakim olamıyorum nasıl kurutulurum arkadaşlar bu illetten?


    Benzer Konular

    - Kendine kendine biri hakkında konuşmak Gıybet sayılır mı?

    - Faydalı olamamak ve akılsızlık

    - Namazda emin olamamak

    - Hakim (Hakîm, Hakem, Hayru'l-Hâkimîn, Ahkemü'l-Hâkimîn) Ne Demektir?

    - Nefsimize Neden Hakim Olamıyoruz Hakim Olma Yolları nelerdir?

  3. 16.Mayıs.2013, 16:17
    2
    kumtanesi_
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Kasım.2012
    Üye No: 98632
    Mesaj Sayısı: 7
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Kendine hakim olamamak




    Bu konunun kötü ahlak sıfatlarıyla ne alakası var?


  4. 16.Mayıs.2013, 16:17
    2



    Bu konunun kötü ahlak sıfatlarıyla ne alakası var?


  5. 16.Mayıs.2013, 16:21
    3
    caferi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Aralık.2007
    Üye No: 5927
    Mesaj Sayısı: 250
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Kendine hakim olamamak

    Konuyu yanlış açmış. sizden gelen sorularda olması gerekirdi.
    ============================================


    DÜŞÜNCEYE HAKİM OLMANıN YOLLARI
    Kendine öyle hareket hattı çizeceksin ki, gerek yalnız kaldığın gerek insanların arasına karışacağın zamanlar bu hattı takip edeceğini hesaplayacaksın.
    Fikri devamlı kontrol altında tutarak ruhun eğilimini değiştirmek mümkündür. Ruhumuzun her yana yalpalamasına ve çeşit çeşit konularla yüzeysel olarak uğraşmasına meydan vermemiz manasızdır.
    irade kuvveti, düşünceyi hüküm ve idaresi altına alabilir. Ruhumuzu dilediğimiz yola yönelterek orada yoğunlaştırabilmemiz için bir parça idman kafidir. iradenin kontrolü altında akıl ve mantıkla idare edilen bir itina ruhu ve düşünceyi disiplin altına sokarak daima daha yükseklere, ideale kadar götürebilir. O zaman kötü duygular, kötü düşünceler şuurun dışına çıkar ve akıl, varmış olduğu ideal zirvesinde kalır. Bu yalnız bir disiplin meselesidir.
    Düşünceye..,hakim olmak için filozofların tavsiye ettikleri metodlar çeşitli olmakla beraber, pratik tarafları birbirine benzemektedir. Karışık formülleri ve mistik yöntemleri meraklılarına bırakabiliriz.
    W. J. Colville diyor ki: "Hint yöntemlerini Amerikalılara aynen kabul ettirmek mümkün değildir. Zira Anglo-Sakson ırkının ihtiyaçları, dış bakımdan, Doğudaki esmer renkli kardeşlerimizin ihtiyaçlarına benzemez. Fakat 'yoğunlaştırmak' (Concentration) ve 'hayal etmek' (Meditation) kelimelerinin temsil ettikleri kudret, küremizin her iki yarısında birbirine eşittir. Tutulacak yol şudur: İnsan istediği şeyi hareket ve arzuyla istemelidir. Onu hayalinde, sanki artık eline geçirmiş gibi açık ve berrak görmelidir. Bütün varlığını bu isteği üzerinde yoğunlaştırmalı ve yolu üzerinde kendisine yardım edebilecek ve cesaret verebilecek şeylerle temas ederek, hedefine devamlı bir gayretle yaklaşmalıdır. Böyle yapılırsa engellerin birer birer kaybolduğu ve başlangıçta insan gücünün
    yetmeyeceği derecede zor sanılan şeylerin basit, hatta kolay,
    bir şekil aldığı görülür. Bütün mesele hedefi devamlı göz önünde bulundurmak ve irade kuvvetinin gevşemesine meydan bırakmamaktır.
    Herkese tavsiye edilebilecek en mükemmel metod sessizlik içinde düşünüp karar vermek, sonra da bu kararı var kuvvetiyle yürürlüğe koymaktır. Kendinizi isteğinize varmış ve aradığınız duruma erişmiş bir halde kabul edin ve hayal edin. Sebatlı bir hayalin isteği gerçekleştirmekte ve olanaksız sanılan işleri bile başarmakta büyük yardımı olur. Fakat yalnız hayal ile maksada varılabileceği sanılmamalıdır. Hayalimiz ne kadar mükemmel olursa olsun fiili gayretlerden bizi alıkoyamaz. Hayal yalnız yapacağımız gayretleri ve nasıl çalışacağımızı bize gösteren bir araçtır."
    Bir yazar bu yöntemin aşağı yukarı aynını tavsiye ettiği sırada diyor ki: "Süklit içinde zihninizi yoğunlaştırınız, düşüncenizi aynı noktada toplayınız; böylece arzu ettiğiniz kudrete kavuşacaksınız; çünkü bu kudret her zaman herkese gelmeye hazırdır. Onu elde ettikten sonra sizden ayırabilecek birşey varsa o da yalnız kendinizdir."
    "Kudrete Doğru" adlı eserinde EB. Wilson diyor ki: "Et*rafımızı saran hava düşüncenin bir ürünüdür. Onu böyle yapan şey düşüncedir ve yalnız düşünce istediği zaman, onu değiştirebilir."
    Belirli bir amaç üzerinde yoğunlaştırılan düşüncenin gözle görünmeyen ışını kuvvetli bir yalnızlık duygusu yaratır. Etrafınızı saran hava düşüncenin bir ürünü olduğuna göre bütün kuvvetini düşünceye varlık veren yaratıcı enerjiden, yani aklımızdan alır.
    Akıl sistemimizin hakimi kendimizi, şu halde düşüncelerimizi karşılaştırmak ve kendi havamızı yaratmak elimizdedir. Kendimiz için en çok arzu ettiğimiz özelliği hergün süklit içinde üzerimize doğru çekersek arzu ettiğimiz havayı yaratmanın yolunu açmış oluruz. Bu tecrübeleri hergün yapmalıdır, yaparken mümkün olduğu kadar pasif kalınmalı, fakat kap şüpheden serbest bırakılmalıdır. Bu tecrübelere zaman ayırdığınızda başka herhangi bir teşebbüsten çok amacınıza yaklaşmanıza yardım edecektir.
    Charles Brodie Patterson düşünceyi kontrol etmenin yollarını, vücudun menfaati bakımından inceleyerek diyor ki:
    Zihnimizi saf ve berrak tutalım, yüksek düşüncelerle dolduralım, herkes için iyilikler düşünelim. Hiçbir şeyden korkmayalım, bütün ihtiyaçlarımızı tatmin edebilen ilahi kudretin parçalarından bir zerre olduğumuzu bilelim. Şuna da iyice emin olalım ki, sağlık, kuvvet ve saadet bize doğu*şumuzda verilen meşru haklarımızdır, bunlar iç hayatlarımızda her zaman düşünce halinde var oldukları gibi vücudumuzda dahi varlıklarını hissettirider. Bu haklarımıza inanmak ve emniyet etmek vücudumuza kuvvet ve sağlık getirmeye yardım edecektir. Herkese akıl veren ve kendi hayatlarında da tatbik eden filozofları dinlersek düşüncemizi yükseklere çıkarmak, bütün bayağılıkları düşünceden dışarıya atmak ve bu nedenle hayatımızın seviyesini yükseltmek pek zor olmayacaktır.
    Etrafınızda olumlu bir hava yaratırsanız, yani olumsuzluğu ve bozgunculuğu düşüncenizden kovarsanız, ahenksizlik, hastalık, felaket, başarısızlık telkin eden duygulardan silkinirseniz, özetle zihninizde yalnız yaratıcı, yapıcı ve yükseltici düşünceleri barındırırsanız karakteriniz az zamanda iyiliğe dönecektir; başarınızın ve saadetinizin düşmanlarına meydan okuyabileceksiniz, bu düşmanlar ruhunuza girmeye çalışırlarken onları kovabileceksiniz, ümit ve cesaret veren, ışık ve güzellik getiren, temiz duygular ilham eden sözleri ve düşünceleri ruhunuza hararet ve arzuyla kabul ederek ötekileri şiddetle kovacaksınız.
    Ruh tahlilleriyle uğraşan düşünürler kötülük getiren duyguların kaynaklarını araştırmışlar ve düşman duygularımızın sayısını azaltarak onlarla yapacağımız mücadeleyi kolaylaştırmışlar ve bize cesaret vermişlerdir.
    Mesela Horace Fletcher diyor ki: "Bütün kötü duygularımız aleyhine savaş açmak ihtiyacında değiliz. Gayretlerinizi yalnız hiddet ve hoşnutsuzluk duygularınız aleyhine yoğunlaştırınız, zira bütün kötü duygular bu ana babanın evlatlarıdırlar. Bu büyük düşmanlarınıza karşı sağlam bir cephe kurunuz, onlara kahraman a saldırınız. Kaçarlarken bütün evlatlarını birlikte götürecekler ve bir defa içinizden çıktıktan sonra bir daha yanınıza uğramayacaklardır." W. Atkinson da şöyle diyor: "Tasa korkunun evladıdır ve babasına çok benzer. Korku ailesine zararlı böcekler gibi muamele ediniz. Üremesine meydan bırakmamak için ilk önce eski dölleri temizleyiniz." Bir yere yoğunlaşma kudretini kazandıktan sonra tam ve mükemmel bir güven sahibi olmaya da çalışmalıyız. Onunla birlikte bize neşe ve hoşnutluk gelecektir, neticede saadete, ilim ve ilerlemeye kavuşacağız. "iradenin Kudreti" adlı eserinde Frank C. Haddock'un tavsiye ettiği kaideler pratik ve faydalı olduğundan bunları da, bu bölümü kapatırken, burada zikredelim:
    "Ruhunuzu iyi bir eğilim içinde bulundurmakta sebat ediniz. Bunun için iradenizi, sebatlı bir surette, şu yüksek realitelere yöneltmeniz lazımdır: Doğru idealler, sağlık, barış, hakikat, başarı, başkalarına yardım, temiz edebiyat, sanat, fen, iyi eserler, samimi iman.
    "Başkalarıyla bir arada bulunduğunuz zamanlar şahsi havanızda devamlı ve mükemmel bir sükunet muhafaza ediniz. Bu sükunet o kadar mükemmel olmalıdır ki, onu bozmamak için kendi nefsiniz üzerinde yaptığınız gayret bile dışarıdan sezilmemelidir. Sükunetinizin soğukluğunuza, yahut düşmanlığınızı gizlediğinize hamledilmemesine dikkat etmelisiniz. Yani başkalarının bilinç dışı duygularla sükunetinize böyle bir mana vermelerine uygun bir hareketten çekinmelisiniz.
    "Her türlü sakat heyacanlardan,. şahsi rekabetlerden kendinizi koruyunuz."
    "Zihninizde başkalarına üzüntü verebilecek şeyler dolaşırsa bunları açığa vurmayınız."
    "Kibir ve gururu kovunuz. Hırs, hiddet, öfke, gazap duygularınızın içinizden dışarıya sızmasına müsaade etmeyiniz."
    "Temas ettiğiniz adamlara güvensizlik göstermekten sakınınız."
    "Gayretlerinizin neticesine güvensizlik düşüncelerinizi
    de zihninizden kovunuz."
    "Gerek kendinizde, gerek etrafınızda güven, neşe ve dinamizmle dolu bir hava yaratınız ve bu havanın bozulmamasına dikkat ediniz."


  6. 16.Mayıs.2013, 16:21
    3
    Devamlı Üye
    Konuyu yanlış açmış. sizden gelen sorularda olması gerekirdi.
    ============================================


    DÜŞÜNCEYE HAKİM OLMANıN YOLLARI
    Kendine öyle hareket hattı çizeceksin ki, gerek yalnız kaldığın gerek insanların arasına karışacağın zamanlar bu hattı takip edeceğini hesaplayacaksın.
    Fikri devamlı kontrol altında tutarak ruhun eğilimini değiştirmek mümkündür. Ruhumuzun her yana yalpalamasına ve çeşit çeşit konularla yüzeysel olarak uğraşmasına meydan vermemiz manasızdır.
    irade kuvveti, düşünceyi hüküm ve idaresi altına alabilir. Ruhumuzu dilediğimiz yola yönelterek orada yoğunlaştırabilmemiz için bir parça idman kafidir. iradenin kontrolü altında akıl ve mantıkla idare edilen bir itina ruhu ve düşünceyi disiplin altına sokarak daima daha yükseklere, ideale kadar götürebilir. O zaman kötü duygular, kötü düşünceler şuurun dışına çıkar ve akıl, varmış olduğu ideal zirvesinde kalır. Bu yalnız bir disiplin meselesidir.
    Düşünceye..,hakim olmak için filozofların tavsiye ettikleri metodlar çeşitli olmakla beraber, pratik tarafları birbirine benzemektedir. Karışık formülleri ve mistik yöntemleri meraklılarına bırakabiliriz.
    W. J. Colville diyor ki: "Hint yöntemlerini Amerikalılara aynen kabul ettirmek mümkün değildir. Zira Anglo-Sakson ırkının ihtiyaçları, dış bakımdan, Doğudaki esmer renkli kardeşlerimizin ihtiyaçlarına benzemez. Fakat 'yoğunlaştırmak' (Concentration) ve 'hayal etmek' (Meditation) kelimelerinin temsil ettikleri kudret, küremizin her iki yarısında birbirine eşittir. Tutulacak yol şudur: İnsan istediği şeyi hareket ve arzuyla istemelidir. Onu hayalinde, sanki artık eline geçirmiş gibi açık ve berrak görmelidir. Bütün varlığını bu isteği üzerinde yoğunlaştırmalı ve yolu üzerinde kendisine yardım edebilecek ve cesaret verebilecek şeylerle temas ederek, hedefine devamlı bir gayretle yaklaşmalıdır. Böyle yapılırsa engellerin birer birer kaybolduğu ve başlangıçta insan gücünün
    yetmeyeceği derecede zor sanılan şeylerin basit, hatta kolay,
    bir şekil aldığı görülür. Bütün mesele hedefi devamlı göz önünde bulundurmak ve irade kuvvetinin gevşemesine meydan bırakmamaktır.
    Herkese tavsiye edilebilecek en mükemmel metod sessizlik içinde düşünüp karar vermek, sonra da bu kararı var kuvvetiyle yürürlüğe koymaktır. Kendinizi isteğinize varmış ve aradığınız duruma erişmiş bir halde kabul edin ve hayal edin. Sebatlı bir hayalin isteği gerçekleştirmekte ve olanaksız sanılan işleri bile başarmakta büyük yardımı olur. Fakat yalnız hayal ile maksada varılabileceği sanılmamalıdır. Hayalimiz ne kadar mükemmel olursa olsun fiili gayretlerden bizi alıkoyamaz. Hayal yalnız yapacağımız gayretleri ve nasıl çalışacağımızı bize gösteren bir araçtır."
    Bir yazar bu yöntemin aşağı yukarı aynını tavsiye ettiği sırada diyor ki: "Süklit içinde zihninizi yoğunlaştırınız, düşüncenizi aynı noktada toplayınız; böylece arzu ettiğiniz kudrete kavuşacaksınız; çünkü bu kudret her zaman herkese gelmeye hazırdır. Onu elde ettikten sonra sizden ayırabilecek birşey varsa o da yalnız kendinizdir."
    "Kudrete Doğru" adlı eserinde EB. Wilson diyor ki: "Et*rafımızı saran hava düşüncenin bir ürünüdür. Onu böyle yapan şey düşüncedir ve yalnız düşünce istediği zaman, onu değiştirebilir."
    Belirli bir amaç üzerinde yoğunlaştırılan düşüncenin gözle görünmeyen ışını kuvvetli bir yalnızlık duygusu yaratır. Etrafınızı saran hava düşüncenin bir ürünü olduğuna göre bütün kuvvetini düşünceye varlık veren yaratıcı enerjiden, yani aklımızdan alır.
    Akıl sistemimizin hakimi kendimizi, şu halde düşüncelerimizi karşılaştırmak ve kendi havamızı yaratmak elimizdedir. Kendimiz için en çok arzu ettiğimiz özelliği hergün süklit içinde üzerimize doğru çekersek arzu ettiğimiz havayı yaratmanın yolunu açmış oluruz. Bu tecrübeleri hergün yapmalıdır, yaparken mümkün olduğu kadar pasif kalınmalı, fakat kap şüpheden serbest bırakılmalıdır. Bu tecrübelere zaman ayırdığınızda başka herhangi bir teşebbüsten çok amacınıza yaklaşmanıza yardım edecektir.
    Charles Brodie Patterson düşünceyi kontrol etmenin yollarını, vücudun menfaati bakımından inceleyerek diyor ki:
    Zihnimizi saf ve berrak tutalım, yüksek düşüncelerle dolduralım, herkes için iyilikler düşünelim. Hiçbir şeyden korkmayalım, bütün ihtiyaçlarımızı tatmin edebilen ilahi kudretin parçalarından bir zerre olduğumuzu bilelim. Şuna da iyice emin olalım ki, sağlık, kuvvet ve saadet bize doğu*şumuzda verilen meşru haklarımızdır, bunlar iç hayatlarımızda her zaman düşünce halinde var oldukları gibi vücudumuzda dahi varlıklarını hissettirider. Bu haklarımıza inanmak ve emniyet etmek vücudumuza kuvvet ve sağlık getirmeye yardım edecektir. Herkese akıl veren ve kendi hayatlarında da tatbik eden filozofları dinlersek düşüncemizi yükseklere çıkarmak, bütün bayağılıkları düşünceden dışarıya atmak ve bu nedenle hayatımızın seviyesini yükseltmek pek zor olmayacaktır.
    Etrafınızda olumlu bir hava yaratırsanız, yani olumsuzluğu ve bozgunculuğu düşüncenizden kovarsanız, ahenksizlik, hastalık, felaket, başarısızlık telkin eden duygulardan silkinirseniz, özetle zihninizde yalnız yaratıcı, yapıcı ve yükseltici düşünceleri barındırırsanız karakteriniz az zamanda iyiliğe dönecektir; başarınızın ve saadetinizin düşmanlarına meydan okuyabileceksiniz, bu düşmanlar ruhunuza girmeye çalışırlarken onları kovabileceksiniz, ümit ve cesaret veren, ışık ve güzellik getiren, temiz duygular ilham eden sözleri ve düşünceleri ruhunuza hararet ve arzuyla kabul ederek ötekileri şiddetle kovacaksınız.
    Ruh tahlilleriyle uğraşan düşünürler kötülük getiren duyguların kaynaklarını araştırmışlar ve düşman duygularımızın sayısını azaltarak onlarla yapacağımız mücadeleyi kolaylaştırmışlar ve bize cesaret vermişlerdir.
    Mesela Horace Fletcher diyor ki: "Bütün kötü duygularımız aleyhine savaş açmak ihtiyacında değiliz. Gayretlerinizi yalnız hiddet ve hoşnutsuzluk duygularınız aleyhine yoğunlaştırınız, zira bütün kötü duygular bu ana babanın evlatlarıdırlar. Bu büyük düşmanlarınıza karşı sağlam bir cephe kurunuz, onlara kahraman a saldırınız. Kaçarlarken bütün evlatlarını birlikte götürecekler ve bir defa içinizden çıktıktan sonra bir daha yanınıza uğramayacaklardır." W. Atkinson da şöyle diyor: "Tasa korkunun evladıdır ve babasına çok benzer. Korku ailesine zararlı böcekler gibi muamele ediniz. Üremesine meydan bırakmamak için ilk önce eski dölleri temizleyiniz." Bir yere yoğunlaşma kudretini kazandıktan sonra tam ve mükemmel bir güven sahibi olmaya da çalışmalıyız. Onunla birlikte bize neşe ve hoşnutluk gelecektir, neticede saadete, ilim ve ilerlemeye kavuşacağız. "iradenin Kudreti" adlı eserinde Frank C. Haddock'un tavsiye ettiği kaideler pratik ve faydalı olduğundan bunları da, bu bölümü kapatırken, burada zikredelim:
    "Ruhunuzu iyi bir eğilim içinde bulundurmakta sebat ediniz. Bunun için iradenizi, sebatlı bir surette, şu yüksek realitelere yöneltmeniz lazımdır: Doğru idealler, sağlık, barış, hakikat, başarı, başkalarına yardım, temiz edebiyat, sanat, fen, iyi eserler, samimi iman.
    "Başkalarıyla bir arada bulunduğunuz zamanlar şahsi havanızda devamlı ve mükemmel bir sükunet muhafaza ediniz. Bu sükunet o kadar mükemmel olmalıdır ki, onu bozmamak için kendi nefsiniz üzerinde yaptığınız gayret bile dışarıdan sezilmemelidir. Sükunetinizin soğukluğunuza, yahut düşmanlığınızı gizlediğinize hamledilmemesine dikkat etmelisiniz. Yani başkalarının bilinç dışı duygularla sükunetinize böyle bir mana vermelerine uygun bir hareketten çekinmelisiniz.
    "Her türlü sakat heyacanlardan,. şahsi rekabetlerden kendinizi koruyunuz."
    "Zihninizde başkalarına üzüntü verebilecek şeyler dolaşırsa bunları açığa vurmayınız."
    "Kibir ve gururu kovunuz. Hırs, hiddet, öfke, gazap duygularınızın içinizden dışarıya sızmasına müsaade etmeyiniz."
    "Temas ettiğiniz adamlara güvensizlik göstermekten sakınınız."
    "Gayretlerinizin neticesine güvensizlik düşüncelerinizi
    de zihninizden kovunuz."
    "Gerek kendinizde, gerek etrafınızda güven, neşe ve dinamizmle dolu bir hava yaratınız ve bu havanın bozulmamasına dikkat ediniz."





+ Yorum Gönder