Konusunu Oylayın.: Ümitsizlik Allah'a Şirk Midir?

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
Ümitsizlik Allah'a Şirk Midir?
  1. 10.Mayıs.2013, 22:36
    1
    BeyazGuvercin
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Mart.2013
    Üye No: 100491
    Mesaj Sayısı: 41
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Ankara

    Ümitsizlik Allah'a Şirk Midir?






    Ümitsizlik Allah'a Şirk Midir? Mumsema SA arkadaşlar. Bir insan çok istediği bir işten ümidini keserse bu Allah'a şirk koşmak olur mu? Ümitsizlik, manevi anlamda günah diye hatırlıyorum ama fikirlerinizi almak istiyorum.


  2. 10.Mayıs.2013, 22:36
    1
    BeyazGuvercin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    SA arkadaşlar. Bir insan çok istediği bir işten ümidini keserse bu Allah'a şirk koşmak olur mu? Ümitsizlik, manevi anlamda günah diye hatırlıyorum ama fikirlerinizi almak istiyorum.


    Benzer Konular

    - Allah yok demek şirk midir

    - Allah'a dua ederken peygamberimize s.a.v. salat etmek şirk mi? duanın öyle kabul / makbul olacağın

    - Allah'ı eleştirmek şirk midir ?

    - Aracılık şirk midir, yoksa Allah'ın kesin bir emri mi?

    - Allah vardır. Allah bir varlıktır demek şirk midir ?

  3. 11.Mayıs.2013, 00:53
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Ümitsizlik Allah'a Şirk Midir?




    hayır bu şirk değil. Kötü olan Allah'tan ümidini kesmektir.

    Ümit Dinidir İslâm, Karamsarlık Yok

    Rabbimizin hem (rahmeti) hem de (gazabı) vardır. Ancak Rahmeti mi, yoksa gazabı mı fazla? diye sorulan bir soruya Rabbimiz kendisi cevap vermektedir:
    – Rahmetim gazabımı geçmiştir!

    Evet, Rabbimizin rahmeti gazabını aşmış ve taşmıştır.

    Bunu kulunun iyiliğine yazdığı sevapla, kötülüğüne yazdığı günahtan da anlamak mümkündür.
    Kul bir iyilik yaparsa sevabını ondan başlatan Rabbimiz, bir kötülük yaparsa günahını birden başlatmakta, böylece rahmetinin gazabını geçtiğini de açıkça ilan etmiş bulunmaktadır. Kuran-ı Kerimde tekrarlanan âyetler de bunu ifade etmektedir:
    – Kim bir iyilik yaparsa on sevap yazılır. Kim de bir kötülük işlerse bir günah kaydedilir. (Enam–160).

    Görülen odur ki, kul bir iyiliğine on sevap aldığına göre ümitsizlik hissine girmemeli, sadece iyiliğini daha da çoğaltmayı hedef almalıdır. Zira bir iyiliğe on sevap yazıldığına göre kurtulması çok mümkündür. Rabbimiz de kulun kurtulmasını istediği içindir ki lehine koymuş hükmünü. Bir hayrına on sevap yazmayı takdir buyurduğunu ilan etmiştir kitabında. Hemen ilave edelim ki bu iyiliğin de zerresi zayi olmadan intikal edecektir mahşerdeki günah sevap terazisine.

    Bunu da ilan etmiştir Rabbimiz (Zilzal) suresindeki âyetinde:
    – Kim zerre kadar hayır işlerse karşılığını görecektir. Kim de zerre kadar şer işlerse cezasına uğrayacaktır. (Zilzal 7–8)

    Bir gün bu âyetleri okuyan Efendimiz (sav)in huzurunda sahabeden Ebu Said el Hudri de vardı. Dikkatle dinledikten sonra sordu:
    – Ya Resulallah, bu âyette Rabbimiz işlediğimiz hayrın da şerrin de zerresinin zayi olmayacağını haber veriyor, değil mi?
    – Evet, öyledir, buyurunca, feryadı basıyor Ebu Said el Hudri:
    – Yandın ey Ebu Said yandın, annen ağlasın haline...
    Efendimiz (sav) soruyor:
    – Seni yakan nedir ey Ebu Said?

    – Ya Resulallah diyor, işlediğim şerrin zerresi dahi zayi olmayacaksa ben nasıl içinden çıkabilir, hesabını verebilirim bunca şerrin?
    Efendimiz tebessümle izah ediyor:
    – Ey Ebu Said diyor, senin zerresi zayi olmayan sadece şerrin değil ki. Hayır olan işlerinin de zerresi zayi olmadan terazinin sevap tarafına konuyor, böylece bire bir olan günahın karşısında bire on olan sevapların da tartıya giriyor, sevapların daha ağır geleceğinden seni inşaallah kurtarıyor. Yeter ki bire on kazandıran iyilik ve hayırlarını daha da çoğalt, lehine olan durumu daha da lehine çevirmekten geri kalma.

    Evet, Rabbimizin rahmeti gazabını geçmiştir. Bir iyilik ve hayra on sevap verir, bunun da zerresini zayi etmeden terazisinde tartar, kulunu kurtarır. Yeter ki kul buna rağmen günahını ağır getirecek bir ihmal ve ilgisizliğe yönelmiş olmasın. Hayrı, şerrine galip gelsin.

    Bundan dolayı söylenmiştir şu söz:
    – Ümit dinidir İslâm, karamsarlığa yer yoktur!
    – Çünkü Rabbimizin rahmeti, gazabından çoktur!


  4. 11.Mayıs.2013, 00:53
    2
    Moderatör



    hayır bu şirk değil. Kötü olan Allah'tan ümidini kesmektir.

    Ümit Dinidir İslâm, Karamsarlık Yok

    Rabbimizin hem (rahmeti) hem de (gazabı) vardır. Ancak Rahmeti mi, yoksa gazabı mı fazla? diye sorulan bir soruya Rabbimiz kendisi cevap vermektedir:
    – Rahmetim gazabımı geçmiştir!

    Evet, Rabbimizin rahmeti gazabını aşmış ve taşmıştır.

    Bunu kulunun iyiliğine yazdığı sevapla, kötülüğüne yazdığı günahtan da anlamak mümkündür.
    Kul bir iyilik yaparsa sevabını ondan başlatan Rabbimiz, bir kötülük yaparsa günahını birden başlatmakta, böylece rahmetinin gazabını geçtiğini de açıkça ilan etmiş bulunmaktadır. Kuran-ı Kerimde tekrarlanan âyetler de bunu ifade etmektedir:
    – Kim bir iyilik yaparsa on sevap yazılır. Kim de bir kötülük işlerse bir günah kaydedilir. (Enam–160).

    Görülen odur ki, kul bir iyiliğine on sevap aldığına göre ümitsizlik hissine girmemeli, sadece iyiliğini daha da çoğaltmayı hedef almalıdır. Zira bir iyiliğe on sevap yazıldığına göre kurtulması çok mümkündür. Rabbimiz de kulun kurtulmasını istediği içindir ki lehine koymuş hükmünü. Bir hayrına on sevap yazmayı takdir buyurduğunu ilan etmiştir kitabında. Hemen ilave edelim ki bu iyiliğin de zerresi zayi olmadan intikal edecektir mahşerdeki günah sevap terazisine.

    Bunu da ilan etmiştir Rabbimiz (Zilzal) suresindeki âyetinde:
    – Kim zerre kadar hayır işlerse karşılığını görecektir. Kim de zerre kadar şer işlerse cezasına uğrayacaktır. (Zilzal 7–8)

    Bir gün bu âyetleri okuyan Efendimiz (sav)in huzurunda sahabeden Ebu Said el Hudri de vardı. Dikkatle dinledikten sonra sordu:
    – Ya Resulallah, bu âyette Rabbimiz işlediğimiz hayrın da şerrin de zerresinin zayi olmayacağını haber veriyor, değil mi?
    – Evet, öyledir, buyurunca, feryadı basıyor Ebu Said el Hudri:
    – Yandın ey Ebu Said yandın, annen ağlasın haline...
    Efendimiz (sav) soruyor:
    – Seni yakan nedir ey Ebu Said?

    – Ya Resulallah diyor, işlediğim şerrin zerresi dahi zayi olmayacaksa ben nasıl içinden çıkabilir, hesabını verebilirim bunca şerrin?
    Efendimiz tebessümle izah ediyor:
    – Ey Ebu Said diyor, senin zerresi zayi olmayan sadece şerrin değil ki. Hayır olan işlerinin de zerresi zayi olmadan terazinin sevap tarafına konuyor, böylece bire bir olan günahın karşısında bire on olan sevapların da tartıya giriyor, sevapların daha ağır geleceğinden seni inşaallah kurtarıyor. Yeter ki bire on kazandıran iyilik ve hayırlarını daha da çoğalt, lehine olan durumu daha da lehine çevirmekten geri kalma.

    Evet, Rabbimizin rahmeti gazabını geçmiştir. Bir iyilik ve hayra on sevap verir, bunun da zerresini zayi etmeden terazisinde tartar, kulunu kurtarır. Yeter ki kul buna rağmen günahını ağır getirecek bir ihmal ve ilgisizliğe yönelmiş olmasın. Hayrı, şerrine galip gelsin.

    Bundan dolayı söylenmiştir şu söz:
    – Ümit dinidir İslâm, karamsarlığa yer yoktur!
    – Çünkü Rabbimizin rahmeti, gazabından çoktur!





+ Yorum Gönder