Konusunu Oylayın.: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

5 üzerinden 4.86 | Toplam : 7 kişi
Nefsi öldürmek mümkün müdür?
  1. 07.Mayıs.2013, 04:14
    1
    Jordisss94
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2013
    Üye No: 101037
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Nefsi öldürmek mümkün müdür?






    Nefsi öldürmek mümkün müdür? Mumsema Selamun Aleyküm , kardeşlerim nefsi öldürmek mümkün müdür , ben iyi güzel bir şekilde yaşarken Allah'ın belası nefs her birşeyi mahvediyor berbat ediyor hep benim karşımda duruyor , dünyanın eş kötü şeyi bence o , yemin ediyorum karşımda olsa ona öyle kötü şeyler yaparım ki cehennem melekleri bile imrenir bizden daha işkencecilerde varmış diye , nefsi öldürmek mümkün müdür ben o tabiri cahizse şimdi dini bir sitede sövmeyim , o şerefsizle aynı vücutta yaşamak istemiyorum hatta bana o kadar uzak olsun ki bugüne kadar var olmuş olmamış hiç aklıma bile gelmesin , bir dua vardı onu okuduktan sonra dize geliyor ama bir kaç saatlik , ben istiyorum ki öldürmek , yok olsun şerefsiz , o şerefsizi öldürmenin bir yolu var mıdır çünkü dünyada en sevmediğin şey ile aynı vücutta yaşamak ne kadar kötüdür tahmin edebiliyorsunuz , benim psikolojik hastalıklarım oldu sizin nefsinizle aynı mıdır bilmiyorum , benimki her mutlu anımda mutluluğumu bozmak , her iyi birşey olduğunda iyiliği geçiştirmek , bütün güzellikleri bozmak , olan herşeyi inkar edip olmayan saçma şeylere inanmak ve benzeri iğrenç iğrenç işler yapıyor ve ben bu adi şerefsiz ile yaşamak istemiyorum , nefsi terbiye falan onlar nefsi normal olan insanlar için , ama benim içimde gerçekten bir şerefsiz var , ben bu nefsi nasıl öldürebilirim ? terbiye demiyorum öldürmek


  2. 07.Mayıs.2013, 04:14
    1
    Jordisss94 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Selamun Aleyküm , kardeşlerim nefsi öldürmek mümkün müdür , ben iyi güzel bir şekilde yaşarken Allah'ın belası nefs her birşeyi mahvediyor berbat ediyor hep benim karşımda duruyor , dünyanın eş kötü şeyi bence o , yemin ediyorum karşımda olsa ona öyle kötü şeyler yaparım ki cehennem melekleri bile imrenir bizden daha işkencecilerde varmış diye , nefsi öldürmek mümkün müdür ben o tabiri cahizse şimdi dini bir sitede sövmeyim , o şerefsizle aynı vücutta yaşamak istemiyorum hatta bana o kadar uzak olsun ki bugüne kadar var olmuş olmamış hiç aklıma bile gelmesin , bir dua vardı onu okuduktan sonra dize geliyor ama bir kaç saatlik , ben istiyorum ki öldürmek , yok olsun şerefsiz , o şerefsizi öldürmenin bir yolu var mıdır çünkü dünyada en sevmediğin şey ile aynı vücutta yaşamak ne kadar kötüdür tahmin edebiliyorsunuz , benim psikolojik hastalıklarım oldu sizin nefsinizle aynı mıdır bilmiyorum , benimki her mutlu anımda mutluluğumu bozmak , her iyi birşey olduğunda iyiliği geçiştirmek , bütün güzellikleri bozmak , olan herşeyi inkar edip olmayan saçma şeylere inanmak ve benzeri iğrenç iğrenç işler yapıyor ve ben bu adi şerefsiz ile yaşamak istemiyorum , nefsi terbiye falan onlar nefsi normal olan insanlar için , ama benim içimde gerçekten bir şerefsiz var , ben bu nefsi nasıl öldürebilirim ? terbiye demiyorum öldürmek


    Benzer Konular

    - Nefsi Müdafaa Adam öldürmek caizmidir?

    - Nefsi terbiye etmek mi, yoksa onu öldürmek mi tercih edilmelidir

    - Kadının nefsi mi fazladır erkeğin nefsi?

    - Cinlerin nefsi var mıdır?

    - Akrep ve yılan öldürmek kafir öldürmek gibidir. Böyle bir hadis var mıdır

  3. 07.Mayıs.2013, 07:12
    2
    BeyazGuvercin
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Mart.2013
    Üye No: 100491
    Mesaj Sayısı: 41
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür




    Nefsi öldürmek tabii ki mümkündür. Ancak bunun için güçlü bir irade gereklidir. Bir yandan nefsinizi yenmek için Allah'a dua ederken diğer yandan da nefsinizin istemediğiniz halde size yakınlaştırdığı şeylerden uzak kalmalısınız. Allah yardımcınız olsun.


  4. 07.Mayıs.2013, 07:12
    2
    BeyazGuvercin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Nefsi öldürmek tabii ki mümkündür. Ancak bunun için güçlü bir irade gereklidir. Bir yandan nefsinizi yenmek için Allah'a dua ederken diğer yandan da nefsinizin istemediğiniz halde size yakınlaştırdığı şeylerden uzak kalmalısınız. Allah yardımcınız olsun.


  5. 07.Mayıs.2013, 15:44
    3
    Jordisss94
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2013
    Üye No: 101037
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    güçlü bir irade olduğuna inanıyorum , yıllarca onlarca yüzlerce şey değişmesine rağmen benim sevdiğim ve sevmediğim şeyler değişmedi , insanlar dedi diye pek bir şey yapmadım , veya benim istemediğim nefsin istediği bir şey yapmadım , ama farklı bir şey şu pislik nefsi susturmanın en iyi yolu başarı , yapamazsın dediği bir şeyi yapmak vs türü şeyler , ama ben onları çok yaptım , rezil oldu şerefsiz ama ben kendime yakıştıramıyorum öyle iğrenç adi pislik birşey ile bırak aynı vücutta olmayı aynı gezegende olmak bile istemiyorum , öbür tarafta Allah beni o nefs ile birlikte yargılarsa cehenneme gitme ihtimalim %98 falan olur herhalde , benim o pislikten kurtulmam lazım hem dünya için hem ahiret için


  6. 07.Mayıs.2013, 15:44
    3
    Jordisss94 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    güçlü bir irade olduğuna inanıyorum , yıllarca onlarca yüzlerce şey değişmesine rağmen benim sevdiğim ve sevmediğim şeyler değişmedi , insanlar dedi diye pek bir şey yapmadım , veya benim istemediğim nefsin istediği bir şey yapmadım , ama farklı bir şey şu pislik nefsi susturmanın en iyi yolu başarı , yapamazsın dediği bir şeyi yapmak vs türü şeyler , ama ben onları çok yaptım , rezil oldu şerefsiz ama ben kendime yakıştıramıyorum öyle iğrenç adi pislik birşey ile bırak aynı vücutta olmayı aynı gezegende olmak bile istemiyorum , öbür tarafta Allah beni o nefs ile birlikte yargılarsa cehenneme gitme ihtimalim %98 falan olur herhalde , benim o pislikten kurtulmam lazım hem dünya için hem ahiret için


  7. 07.Mayıs.2013, 20:08
    4
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?


    Nefis terbiyesini "nefsi öldürmek" şeklinde uygulayanlar nefsin hoşuna giden her şeyden uzak kalırlar. Bunun neticesinde; dünyayı sevmez, hırs göstermez, inat etmez, hiç öfkelenmez bir hale gelebilirler. Bunun da bir nefis terbiyesi olduğunu kabulle beraber, nefsi öldürmek yerine, onu hayra yönlendirmenin daha iyi olacağı kanaatindeyiz. Birincisi, huysuz atın yemini kısıp, onu zayıflatarak ona hakim olmaya; ikincisi ise, yemini normal verip, ama onu iyi bir terbiyeden geçirerek güçlü bir atla hedefe daha kısa zamanda varmaya benzer.

    *

    Evet, dünyanın sevilecek tarafları vardır, sevilmeyecek yönleri vardır. Hırs gösterilecek yerler vardır, gösterilmeyecek yerler vardır. İnadın güzel olduğu durumlar vardır, çirkin olduğu durumlar vardır. Öfkenin kötü olduğu haller vardır, iyi olduğu haller vardır.

    *

    Dünyayı, Cenab-ı Hakk'ın isimlerine ayna ve ahirete bir tarla (Acluni, I, 412) olarak sevmek güzeldir. İnsanın heveslerine hitab eden ve gaflet perdesi olan yönünü sevmek çirkindir. (Nursi, Sözler, s.,584) İlimde ve hizmette hırs göstermek güzeldir, şöhret için malda ve makamda hırs göstermek çirkindir. Hakta inat etmek güzeldir. Batılda inat etmek, çirkindir. Zalimlere öfke duymak güzeldir, müminlere öfke duymak çirkindir.

    *

    İşte, nefsin mahiyetinde yer alan duyguların, arzuların hayra yönlendirilmesi, nefsin öldürülmesinden, yani büsbütün sesini kesmekten çok daha faydalıdır. (bk. Nursi, Mektubat, Envar Neş. İst. 1993, s. 33-34) Bu ise, nefsin arzu ve isteklerine iyi bir mecra bulmak, onu hayırlı şeylere sevk etmekle olur; coşarak çevreye zarar veren bir nehrin önüne baraj yapmak ve onunla çevreyi sulamak gibi.

    *

    İnsana daima kötülüğü emreden "nefs-i emmare" yatıştırılabilir. Böylece onun kötü istek ve arzuları da susturabilir. Böylece Nefs-i emmâre, levvâmeye veya mutmainneye inkılâp eder. Ancak bu durumda her şey bitmiş değildir. İnsanın imtihanı, mücahedesi ve manevi terakkisinin, ömür boyu devam etmesi için "mânevî bir nefs-i emmare" devreye girer. Heves, damar, asab, tabiat ve hissiyat halitasından çıkan bu mecazi nefs, hakikisinden daha şiddetlidir, daha ziyade söz dinlemez ve kötü ahlâka çok teşvik eder. İmam-ı Rabbani gibi büyük zatların bile nefs-i emmareden şekva ettikleri söylenir. Halbuki onların şekvaları, hakikisinden değil, işte bu mecazî olan nefistendir. Nefs-i emmâre çoktan öldüğü halde, onun izleri yine görünür. Çok büyük asfiya ve evliya var ki, nefisleri mutmainne iken, nefs-i emmâreden şekvâ etmişler. Kalbleri günah kirlerinden arınmış ve nurlanmış, kalbi hastalıkların ağlayıp sızlanmışlar. Bu zatlardaki, nefs-i emmâre değil, âsâba devredilen nefs-i emmârenin vazifesidir. Hastalıklar ise, kalbî değil, aksine hayalîdir.
    *

    Bu ikinci nefis şuursuz, kör hissiyatla hareket ettiği için akıl ve kalbin sözlerini anlamaz ve dinlemez, bu yüzden de onlarla ıslah olmaz, kusurunu görmez. Yalnız musibetler ve elemler ile nefret edebilir veya tam bir fedailikle her hissini, maksadına feda edebilir ve enaniyetini, her şeyini bırakabilir.
    *

    Evet, akıl, kalb ve ruhun rağmına olarak nefs, heva, his ve vehme mağlup olup ihlâssızlık gösterenler, (mesela kendi sahasında çalışan bir kardeşinin muvaffakiyetini alkışlayamayıp "neden ben yapmadım ki" diyenler) bu vartadan kurtulmak için, talihliyseler ya şefkat tokatı yerler, uyanırlar ya da enaniyetlerini ayakları altına alıp kusurunu itiraf ederler. Kusurunu itiraf etmek mânevî bir istiğfardır, İnsanı muaccel elem ve azaptan kurtarır.
    *

    Bu nedenle, nefs-i emmaresini öldürenlerin, ölünceye kadar imtihanları ve mücahedeleri devam etmesi için öncekinden daha ağır olarak yeni bir nefis verilir. Bu konuda Bediüzzaman Hazretleri şu açıklamayı yapar:
    *

    "Bir zaman, evliya-yı azîmeden, nefs-i emmâresinden kurtulanlardan birkaç zattan, şiddetli mücahede-i nefsiyeler ve nefs-i emmâreden şekvâlarını gördüm. Çok hayret ediyordum. Hayli zaman sonra, nefs-i emmârenin kendi desaisinden başka, daha şiddetli ve daha ziyade söz dinlemez ve daha ziyade ahlâk-ı seyyieyi idame eden ve heves ve damar ve âsab, tabiat ve hissiyat halitasından (karışımından) çıkan ve nefs-i emmârenin son tahassungâhı bulunan ve nefs-i emmâreyi tezkiyeden sonra onun eski vazife-i seyyiesini gören ve mücahedeyi âhir ömre kadar devam ettiren bir mânevî nefs-i emmâreyi gördüm. Ve anladım ki, o mübarek zatlar, hakikî nefs-i emmâreden değil, belki mecazî bir nefs-i emmâreden şekvâ etmişler. Sonra gördüm ki, İmam-ı Rabbanî dahi bu mecazî nefs-i emmâreden haber veriyor.
    *

    Bu ikinci nefs-i emmârede şuursuz kör hissiyat bulunduğu için, akıl ve kalbin sözlerini anlamıyor ve dinlemiyor ki onlarla ıslah olsun ve kusurunu anlasın. Yalnız tokatlar ve elemlerle nefret edip, veya tam bir fedailiğe her hissini maksadına feda etsin.


    "Bu acip asırda dehşetli bir aşılamak ve şırıngayla hem hakikî, hem mecazî iki nefs-i emmâre ittifak edip öyle seyyiata, öyle günahlara severek giriyor. Kâinatı hiddete getiriyor." (bk. Nursi, Mektubat, 26. Mektup; Kastamonıu Lâhikası - Mektup No: 150)
    *

    Hakikate göre mecaz çok zayıf düşüyor ama burada durum tam aksi. “Daha ziyade söz dinlemez ve daha ziyade ahlâk-ı seyyieyi idame eden” tâbirleri bu gölge nefsin, nefs-i emmareyi bazen çok gerilerde bıraktığını ifade ediyor. “Bu da nasıl olur?” diye bir soru aklımıza gelebilir. Ama biraz dikkat ettiğimizde bunun nice örnekleriyle hayatımızın âdeta kaynaştığını görürüz. Bakıyoruz, nefsimiz bize kumar oynamayı hoş gösteremiyor, içkiyi emredemiyor, ‘namaz kılma’ diyemiyor. Demek ki, bu konularda nefs-i emmarenin üzerimizde bir hâkimiyeti kalmamış, diyoruz.
    *

    O büyük insanlara birkaç hususta da olsa birazcık benzeyebilmenin hazzını yaşıyoruz. Ama gel gör ki, dünyanın fâni olduğunu çok iyi bildiğimiz ve mü’minlerin kardeş olduklarına inandığımız halde, bir mü’min kardeşimizin eline geçen fâni bir makamı yahut menfaati kıskanmaktan kendimizi alamıyoruz. Kıskançlık damarı bizde hükmedince, iç âlemimiz altüst oluyor, huzurumuz kaybolup gidiyor. “Dünya öyle bir metâ değil ki, bir nizâa değsin” diyen Sadi-i Şirazî’den nice ışık yılı uzaklarda kaldığımızı vicdanımız bize teessüfle haber veriyor. Ama biz kıskançlık damarıyla bu dersi de rahatlıkla kulak ardı edebiliyoruz.

    İhlas ile halkı irşada çalışan bir büyük insan, bu hizmeti kendisinden daha güzel yapanları gördükçe sevinir, kalbi takdir hisleriyle dolar. Ama insaniyet hali, bazen kendi mensuplarının artmaması yahut azalması karşısında üzüntüye kapıldığı da olur. İşte bu hâl o ince ruhu feverana getirmeye kâfi gelir. “Ben ne yapıyorum? Halkın teveccühüne mi gönül bağlıyorum? Yoksa rızayı bırakıp riyaya mı sapıyorum?” diye derinden derine üzüntü duyar. Defalarca tövbe eder, istiğfar eder. İşte bu zatta bir an için mecazî nefs-i emmare hükmetmiş ve onun terakkisinin devamına sebep olmuştur.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *



  8. 07.Mayıs.2013, 20:08
    4
    Devamlı Üye
    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?


    Nefis terbiyesini "nefsi öldürmek" şeklinde uygulayanlar nefsin hoşuna giden her şeyden uzak kalırlar. Bunun neticesinde; dünyayı sevmez, hırs göstermez, inat etmez, hiç öfkelenmez bir hale gelebilirler. Bunun da bir nefis terbiyesi olduğunu kabulle beraber, nefsi öldürmek yerine, onu hayra yönlendirmenin daha iyi olacağı kanaatindeyiz. Birincisi, huysuz atın yemini kısıp, onu zayıflatarak ona hakim olmaya; ikincisi ise, yemini normal verip, ama onu iyi bir terbiyeden geçirerek güçlü bir atla hedefe daha kısa zamanda varmaya benzer.

    *

    Evet, dünyanın sevilecek tarafları vardır, sevilmeyecek yönleri vardır. Hırs gösterilecek yerler vardır, gösterilmeyecek yerler vardır. İnadın güzel olduğu durumlar vardır, çirkin olduğu durumlar vardır. Öfkenin kötü olduğu haller vardır, iyi olduğu haller vardır.

    *

    Dünyayı, Cenab-ı Hakk'ın isimlerine ayna ve ahirete bir tarla (Acluni, I, 412) olarak sevmek güzeldir. İnsanın heveslerine hitab eden ve gaflet perdesi olan yönünü sevmek çirkindir. (Nursi, Sözler, s.,584) İlimde ve hizmette hırs göstermek güzeldir, şöhret için malda ve makamda hırs göstermek çirkindir. Hakta inat etmek güzeldir. Batılda inat etmek, çirkindir. Zalimlere öfke duymak güzeldir, müminlere öfke duymak çirkindir.

    *

    İşte, nefsin mahiyetinde yer alan duyguların, arzuların hayra yönlendirilmesi, nefsin öldürülmesinden, yani büsbütün sesini kesmekten çok daha faydalıdır. (bk. Nursi, Mektubat, Envar Neş. İst. 1993, s. 33-34) Bu ise, nefsin arzu ve isteklerine iyi bir mecra bulmak, onu hayırlı şeylere sevk etmekle olur; coşarak çevreye zarar veren bir nehrin önüne baraj yapmak ve onunla çevreyi sulamak gibi.

    *

    İnsana daima kötülüğü emreden "nefs-i emmare" yatıştırılabilir. Böylece onun kötü istek ve arzuları da susturabilir. Böylece Nefs-i emmâre, levvâmeye veya mutmainneye inkılâp eder. Ancak bu durumda her şey bitmiş değildir. İnsanın imtihanı, mücahedesi ve manevi terakkisinin, ömür boyu devam etmesi için "mânevî bir nefs-i emmare" devreye girer. Heves, damar, asab, tabiat ve hissiyat halitasından çıkan bu mecazi nefs, hakikisinden daha şiddetlidir, daha ziyade söz dinlemez ve kötü ahlâka çok teşvik eder. İmam-ı Rabbani gibi büyük zatların bile nefs-i emmareden şekva ettikleri söylenir. Halbuki onların şekvaları, hakikisinden değil, işte bu mecazî olan nefistendir. Nefs-i emmâre çoktan öldüğü halde, onun izleri yine görünür. Çok büyük asfiya ve evliya var ki, nefisleri mutmainne iken, nefs-i emmâreden şekvâ etmişler. Kalbleri günah kirlerinden arınmış ve nurlanmış, kalbi hastalıkların ağlayıp sızlanmışlar. Bu zatlardaki, nefs-i emmâre değil, âsâba devredilen nefs-i emmârenin vazifesidir. Hastalıklar ise, kalbî değil, aksine hayalîdir.
    *

    Bu ikinci nefis şuursuz, kör hissiyatla hareket ettiği için akıl ve kalbin sözlerini anlamaz ve dinlemez, bu yüzden de onlarla ıslah olmaz, kusurunu görmez. Yalnız musibetler ve elemler ile nefret edebilir veya tam bir fedailikle her hissini, maksadına feda edebilir ve enaniyetini, her şeyini bırakabilir.
    *

    Evet, akıl, kalb ve ruhun rağmına olarak nefs, heva, his ve vehme mağlup olup ihlâssızlık gösterenler, (mesela kendi sahasında çalışan bir kardeşinin muvaffakiyetini alkışlayamayıp "neden ben yapmadım ki" diyenler) bu vartadan kurtulmak için, talihliyseler ya şefkat tokatı yerler, uyanırlar ya da enaniyetlerini ayakları altına alıp kusurunu itiraf ederler. Kusurunu itiraf etmek mânevî bir istiğfardır, İnsanı muaccel elem ve azaptan kurtarır.
    *

    Bu nedenle, nefs-i emmaresini öldürenlerin, ölünceye kadar imtihanları ve mücahedeleri devam etmesi için öncekinden daha ağır olarak yeni bir nefis verilir. Bu konuda Bediüzzaman Hazretleri şu açıklamayı yapar:
    *

    "Bir zaman, evliya-yı azîmeden, nefs-i emmâresinden kurtulanlardan birkaç zattan, şiddetli mücahede-i nefsiyeler ve nefs-i emmâreden şekvâlarını gördüm. Çok hayret ediyordum. Hayli zaman sonra, nefs-i emmârenin kendi desaisinden başka, daha şiddetli ve daha ziyade söz dinlemez ve daha ziyade ahlâk-ı seyyieyi idame eden ve heves ve damar ve âsab, tabiat ve hissiyat halitasından (karışımından) çıkan ve nefs-i emmârenin son tahassungâhı bulunan ve nefs-i emmâreyi tezkiyeden sonra onun eski vazife-i seyyiesini gören ve mücahedeyi âhir ömre kadar devam ettiren bir mânevî nefs-i emmâreyi gördüm. Ve anladım ki, o mübarek zatlar, hakikî nefs-i emmâreden değil, belki mecazî bir nefs-i emmâreden şekvâ etmişler. Sonra gördüm ki, İmam-ı Rabbanî dahi bu mecazî nefs-i emmâreden haber veriyor.
    *

    Bu ikinci nefs-i emmârede şuursuz kör hissiyat bulunduğu için, akıl ve kalbin sözlerini anlamıyor ve dinlemiyor ki onlarla ıslah olsun ve kusurunu anlasın. Yalnız tokatlar ve elemlerle nefret edip, veya tam bir fedailiğe her hissini maksadına feda etsin.


    "Bu acip asırda dehşetli bir aşılamak ve şırıngayla hem hakikî, hem mecazî iki nefs-i emmâre ittifak edip öyle seyyiata, öyle günahlara severek giriyor. Kâinatı hiddete getiriyor." (bk. Nursi, Mektubat, 26. Mektup; Kastamonıu Lâhikası - Mektup No: 150)
    *

    Hakikate göre mecaz çok zayıf düşüyor ama burada durum tam aksi. “Daha ziyade söz dinlemez ve daha ziyade ahlâk-ı seyyieyi idame eden” tâbirleri bu gölge nefsin, nefs-i emmareyi bazen çok gerilerde bıraktığını ifade ediyor. “Bu da nasıl olur?” diye bir soru aklımıza gelebilir. Ama biraz dikkat ettiğimizde bunun nice örnekleriyle hayatımızın âdeta kaynaştığını görürüz. Bakıyoruz, nefsimiz bize kumar oynamayı hoş gösteremiyor, içkiyi emredemiyor, ‘namaz kılma’ diyemiyor. Demek ki, bu konularda nefs-i emmarenin üzerimizde bir hâkimiyeti kalmamış, diyoruz.
    *

    O büyük insanlara birkaç hususta da olsa birazcık benzeyebilmenin hazzını yaşıyoruz. Ama gel gör ki, dünyanın fâni olduğunu çok iyi bildiğimiz ve mü’minlerin kardeş olduklarına inandığımız halde, bir mü’min kardeşimizin eline geçen fâni bir makamı yahut menfaati kıskanmaktan kendimizi alamıyoruz. Kıskançlık damarı bizde hükmedince, iç âlemimiz altüst oluyor, huzurumuz kaybolup gidiyor. “Dünya öyle bir metâ değil ki, bir nizâa değsin” diyen Sadi-i Şirazî’den nice ışık yılı uzaklarda kaldığımızı vicdanımız bize teessüfle haber veriyor. Ama biz kıskançlık damarıyla bu dersi de rahatlıkla kulak ardı edebiliyoruz.

    İhlas ile halkı irşada çalışan bir büyük insan, bu hizmeti kendisinden daha güzel yapanları gördükçe sevinir, kalbi takdir hisleriyle dolar. Ama insaniyet hali, bazen kendi mensuplarının artmaması yahut azalması karşısında üzüntüye kapıldığı da olur. İşte bu hâl o ince ruhu feverana getirmeye kâfi gelir. “Ben ne yapıyorum? Halkın teveccühüne mi gönül bağlıyorum? Yoksa rızayı bırakıp riyaya mı sapıyorum?” diye derinden derine üzüntü duyar. Defalarca tövbe eder, istiğfar eder. İşte bu zatta bir an için mecazî nefs-i emmare hükmetmiş ve onun terakkisinin devamına sebep olmuştur.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet
    *



  9. 07.Mayıs.2013, 20:55
    5
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    alıntı yaptığınız site sanıyorum tasavvufi bir site,yazı da çok güzel teşekkür ediyoruz, payşatığınız için.
    birde bu nefis teskiyesi nerde,nasıl yapılır,teskiyenin yolu,usulü,hocası,alimi varmı yazsaydınız,mürşidi kamilsiz nefis terbiyesinde başırılı olmuş kaç alim var ve mürşidi kamil rehberliğinde irşad makamına gelmiş alimlerden de bahsederseniz memnun oluruz inşallah.


  10. 07.Mayıs.2013, 20:55
    5
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    alıntı yaptığınız site sanıyorum tasavvufi bir site,yazı da çok güzel teşekkür ediyoruz, payşatığınız için.
    birde bu nefis teskiyesi nerde,nasıl yapılır,teskiyenin yolu,usulü,hocası,alimi varmı yazsaydınız,mürşidi kamilsiz nefis terbiyesinde başırılı olmuş kaç alim var ve mürşidi kamil rehberliğinde irşad makamına gelmiş alimlerden de bahsederseniz memnun oluruz inşallah.


  11. 07.Mayıs.2013, 21:14
    6
    Jordisss94
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2013
    Üye No: 101037
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    çok teşekkür ederim , yalnız şimdi ben onu öldürürsem yerine başka nefs mi gelicek , ama bana yaptığı kötülükleri bilseniz , olsun ya ben öldüreyim de ne geliyorsa gelsin


  12. 07.Mayıs.2013, 21:14
    6
    Jordisss94 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    çok teşekkür ederim , yalnız şimdi ben onu öldürürsem yerine başka nefs mi gelicek , ama bana yaptığı kötülükleri bilseniz , olsun ya ben öldüreyim de ne geliyorsa gelsin


  13. 07.Mayıs.2013, 21:26
    7
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    yukardaki yazı nefsi öldürmeyi teşvik değil,eğitmeye teşvik içindir, nesif ölmez ancak sıkı bir terbiye ile tabiri caiz ise adam edilir,

    Alıntı
    nefsin mahiyetinde yer alan duyguların, arzuların hayra yönlendirilmesi, nefsin öldürülmesinden, yani büsbütün sesini kesmekten çok daha faydalıdır
    nefsin türleri vardır, daima kötülüğü emreden nefis nefsi emmaredir, eğer bu adam edilirse,terbiye edilirse nefsi levvameye ulaşılır; levvame kınayan nefistir, günah işler tövbe eder, bir daha yapmayacağım der yine yapar,yine pişman olur böylece devam eder,
    ondan sonraki nefis basamağına geçmek gerek,mülhime gelir ondan sonra; bunuda ben anlatamam ilmim yetersiz kalıyor,
    selametle.


  14. 07.Mayıs.2013, 21:26
    7
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    yukardaki yazı nefsi öldürmeyi teşvik değil,eğitmeye teşvik içindir, nesif ölmez ancak sıkı bir terbiye ile tabiri caiz ise adam edilir,

    Alıntı
    nefsin mahiyetinde yer alan duyguların, arzuların hayra yönlendirilmesi, nefsin öldürülmesinden, yani büsbütün sesini kesmekten çok daha faydalıdır
    nefsin türleri vardır, daima kötülüğü emreden nefis nefsi emmaredir, eğer bu adam edilirse,terbiye edilirse nefsi levvameye ulaşılır; levvame kınayan nefistir, günah işler tövbe eder, bir daha yapmayacağım der yine yapar,yine pişman olur böylece devam eder,
    ondan sonraki nefis basamağına geçmek gerek,mülhime gelir ondan sonra; bunuda ben anlatamam ilmim yetersiz kalıyor,
    selametle.


  15. 07.Mayıs.2013, 21:36
    8
    Jordisss94
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Nisan.2013
    Üye No: 101037
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    ama onları ben yapıyorum zaten 19 yaşındayım günde 100 kez tövbe ediyorumdur , pek fazla namaz kılamıyorum ama kılıyorum yine de , bu şerefsiz nefs ben ne zaman iyi birşey yapmak istersem engellemeye çalışıyor , sevap işlemek istersem çabuk bitir az sevaba gir gibisinden şeyler yapıyor , başıma gelen kötülükleri katmerli şekilde yaşıyorum , mesela yere bir nimet düşüreyim bütün günüm kötü geçiyor , ama dünyanın en güzel şeyini yapayım 5 dk sonra balon gibi sönüyor , sonra anladım bu şerefsiz nefsin parmağı var işte , benim o şerefsize o kadar kinim var ki , dedimya Allah onu karşıma getirse ona öyle şeyler yaparım ki insanların aklı durur


  16. 07.Mayıs.2013, 21:36
    8
    Jordisss94 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    ama onları ben yapıyorum zaten 19 yaşındayım günde 100 kez tövbe ediyorumdur , pek fazla namaz kılamıyorum ama kılıyorum yine de , bu şerefsiz nefs ben ne zaman iyi birşey yapmak istersem engellemeye çalışıyor , sevap işlemek istersem çabuk bitir az sevaba gir gibisinden şeyler yapıyor , başıma gelen kötülükleri katmerli şekilde yaşıyorum , mesela yere bir nimet düşüreyim bütün günüm kötü geçiyor , ama dünyanın en güzel şeyini yapayım 5 dk sonra balon gibi sönüyor , sonra anladım bu şerefsiz nefsin parmağı var işte , benim o şerefsize o kadar kinim var ki , dedimya Allah onu karşıma getirse ona öyle şeyler yaparım ki insanların aklı durur


  17. 23.Mayıs.2014, 20:32
    9
    Misafir

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    ALLAH hpimizi nefsmzden korusun.. Nefstn korunmnin en guzel yolu kalpten ALLAH a imn etmek ve siginmaktir.. Kardesim ALLAH yardmcn olsun ama untma biraz sabr ve snnda selamet vardir "ALLAH sabrednlerle beraberdr"


  18. 23.Mayıs.2014, 20:32
    9
    eliff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    eliff
    Misafir
    ALLAH hpimizi nefsmzden korusun.. Nefstn korunmnin en guzel yolu kalpten ALLAH a imn etmek ve siginmaktir.. Kardesim ALLAH yardmcn olsun ama untma biraz sabr ve snnda selamet vardir "ALLAH sabrednlerle beraberdr"


  19. 10.Şubat.2016, 13:23
    10
    Misafir

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    Kalbimize giren kiskanclik gibi seytani duygularin etkisiyle 2.nefse uymamak icin Allahtan yardim isteriz.Ya Halim ismi serifini zikredersek kalpte beliren paslari,kara noktalari temizleyebilirmisiz.
    ALLAH ismi serifi 99isminin de şifalarini barindiran ismiymis.Kitabimizdada sık sık Kalpler Allahi zikretmekle huzura erer deniyor..Esmaul Husna yi okuyup Arastirmak faydali olacaktir..


  20. 10.Şubat.2016, 13:23
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kalbimize giren kiskanclik gibi seytani duygularin etkisiyle 2.nefse uymamak icin Allahtan yardim isteriz.Ya Halim ismi serifini zikredersek kalpte beliren paslari,kara noktalari temizleyebilirmisiz.
    ALLAH ismi serifi 99isminin de şifalarini barindiran ismiymis.Kitabimizdada sık sık Kalpler Allahi zikretmekle huzura erer deniyor..Esmaul Husna yi okuyup Arastirmak faydali olacaktir..


  21. 28.Şubat.2016, 07:42
    11
    Misafir

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    Kardes sen 5 vakit namaz kiliyor musun?? Ve birde bazen biseyin ustune gitmek onu buyutur sen ona laf etmeyi birak kabullen (ama bu demek degilki her dedigini yap) oruc tutmak iyidir sana cok yardimi olur
    Aklinizi hep onunla mesgul etmeyin vesselam


  22. 28.Şubat.2016, 07:42
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kardes sen 5 vakit namaz kiliyor musun?? Ve birde bazen biseyin ustune gitmek onu buyutur sen ona laf etmeyi birak kabullen (ama bu demek degilki her dedigini yap) oruc tutmak iyidir sana cok yardimi olur
    Aklinizi hep onunla mesgul etmeyin vesselam


  23. 24.Nisan.2016, 04:38
    12
    Misafir

    Cevap: Nefsi öldürmek mümkün müdür?

    İnsanı 3 şey ayakta tutar fikir zikir şükür. Bende aynıydım. Namazını kıl zikrini ihmal etme yok ben beceremem diyorsan benim gibi git el tut O muhterem şefaat etsin. Namazını kılmak için niyet ettiğinde nefsin yat diye emir vermez sana sadece telkin eder. Kılmasan da olur Allah affeder hem bak nasıl uykun var peşine bi de esneme verdi mi. Bitmiştir. İşte mübarek o araya girip silleyi suratına çarpar seninde elinden tutar bi bakmışsın tesbih elinde namaz sonrası zikre başlaışsın. Birini tavsiye istiyorsan tavsiye çok ama git bi Adıyaman-Menzil 3 gün gez toz ye iç eğlen. Geri döndüünde anlayacaksın ne demek istediğimi inşaAllah. Rabbim hidayet versin. Nefs dediğin büyüttüğünkadar değil inan aynı örnekteki at gibi bir kez bacağını kır daha işe yaramaz. Ama eskiden uyu diyen nefsinin kararlılığını kalk demesine yönlendirmen içinde yardım alman lazım 😉


  24. 24.Nisan.2016, 04:38
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    İnsanı 3 şey ayakta tutar fikir zikir şükür. Bende aynıydım. Namazını kıl zikrini ihmal etme yok ben beceremem diyorsan benim gibi git el tut O muhterem şefaat etsin. Namazını kılmak için niyet ettiğinde nefsin yat diye emir vermez sana sadece telkin eder. Kılmasan da olur Allah affeder hem bak nasıl uykun var peşine bi de esneme verdi mi. Bitmiştir. İşte mübarek o araya girip silleyi suratına çarpar seninde elinden tutar bi bakmışsın tesbih elinde namaz sonrası zikre başlaışsın. Birini tavsiye istiyorsan tavsiye çok ama git bi Adıyaman-Menzil 3 gün gez toz ye iç eğlen. Geri döndüünde anlayacaksın ne demek istediğimi inşaAllah. Rabbim hidayet versin. Nefs dediğin büyüttüğünkadar değil inan aynı örnekteki at gibi bir kez bacağını kır daha işe yaramaz. Ama eskiden uyu diyen nefsinin kararlılığını kalk demesine yönlendirmen içinde yardım alman lazım 😉





+ Yorum Gönder