Konusunu Oylayın.: Tuvaletten Çıkar Çıkmaz Abdest Alınır mı?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 11 kişi
Tuvaletten Çıkar Çıkmaz Abdest Alınır mı?
  1. 06.Mayıs.2013, 13:34
    1
    qwert12380
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Mart.2013
    Üye No: 100580
    Mesaj Sayısı: 394
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4

    Tuvaletten Çıkar Çıkmaz Abdest Alınır mı?






    Tuvaletten Çıkar Çıkmaz Abdest Alınır mı? Mumsema Tuvaletten çıkar çıkmaz abdest alınır mı? Bende abdest alınca vesveseler oluyor.10 dakika zor tutuyorum.O yüzden tuvaletten çıkar çıkmaz abdest alıyorum.Ya da tuvaletten çıkınca 40-50 adım yürüyorum.Bu yeterli mi? Tuvaletten çıkınca ne kadar beklemek veya yürümek gerek? 1-2 dakika neyse de 5-10 dakika hayatta bekleyemem.Çünkü o kadar bekleyince bir daha geliyor.


  2. 06.Mayıs.2013, 13:34
    1
    qwert12380 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Tuvaletten çıkar çıkmaz abdest alınır mı? Bende abdest alınca vesveseler oluyor.10 dakika zor tutuyorum.O yüzden tuvaletten çıkar çıkmaz abdest alıyorum.Ya da tuvaletten çıkınca 40-50 adım yürüyorum.Bu yeterli mi? Tuvaletten çıkınca ne kadar beklemek veya yürümek gerek? 1-2 dakika neyse de 5-10 dakika hayatta bekleyemem.Çünkü o kadar bekleyince bir daha geliyor.


    Benzer Konular

    - Tuvaletten hemen sonra abdest alınır mı?

    - Sefere (yolculuğa) çıkan kişi, evinden çıkar çıkmaz namazlarını kısaltarak mı kılar? Ramazanda sabah

    - Tuvaletten çıkıp da abdest almadan önce elleri sabunlamak gerekir mi?

    - Abdest nasıl alınır?

    - Abdest Nasıl Alınır? Abdest alınışı hakkında bilgi

  3. 08.Mayıs.2013, 14:50
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Tuvaletten Çıkar Çıkmaz Abdest Alınır mı?




    İSTİBRÂ (küçük abdest) VE İSTİNCÂDA (büyük abdest) FIKHİ ÖLÇÜLER


    Dinimiz temiz olmaya ve temiz durmaya çok büyük bir değer vermiştir. Bu sebeple kirlenen yer, vücudumuzun bir kısmı ise mevziî taharetin; umûmî ise durumun gerektirdiği temizliğin îfasını emretmiştir. İslâm dini, vücut ve elbise temizliğini namazla sınırlı tutmamış, her zaman her yerde temiz olarak bulunmayı vazife hâline getirmiştir.
    Cesedimizin muayyen yerlerinden birinin temizlenmesine örnek olarak "istibrâ" ve "istincâ"yı ele alacak, önce bunların tarif ve iza-hını yapacak, daha sonra bu temizliklerin nasıl yapılacağını izâha çalışacağız.
    a) İstibrâ ve İstincânın tarifi:
    İstibrâ; erkeklerin, idrar sıkıntısını giderdikten sonra , çıkan veya içerde kalan idrar sıçrantı veya sızıntılarından beri (ve temiz) olmayı istemesi ve bu hususla ilgili tavsiyeleri işlemesidir. Kadın için istibrâ
    yoktur, onlar, idrardan sonra, bir mikdâr eyleşir sonra kalkarla(1).

    İstincâ, necasetin ve necis sayılan kan, meni ve benzerlerinin çıktıkları yerleri temizlemektir. İstincâ adı verilen temizlik, erkek ve kadın her müsiümâna şâmildir.

    b) İstibrânın yapılışı:
    İdrarın tabiî halde çıkması tamam olduktan sonra, mevâddi-i gaitanın çıkış mahalli olan yerin ön tarafından tenâsül uzvunun ucuna doğru sıvazlıyarak, kanal içinde kalan sidiğin dışarı atılmasına çalışılır. Bu usul tekrarlanarak kurulandıktan sonra ayağa kalkılır ve kanal içindeki idrar kalıntılarını tamamen dışarı çıkarıp kurulanmaya devam edilir. Temizlik işinin bu noktasında, şahsa göre değişen veya daha faydalı olan bazı yöntemler vardır. Şöyle ki: Bir mikdâr yürümekle, öksürmekle, yan tarafı üzerine uzanıp biraz istirâhât etmekle, yahut sağ veya sol ayağını çaprazlama olarak diğerinin üzerine atıp karın kısmı onun üzerine gelecek şekilde eğilip tazyik yapmakla içerde kalması ihtimâl'i bulunan idrar bakiyesinin dışarıya çakması temin edilir.
    Kurulanma işi tamamlandıktan ve içeride idrar kalmadığına kesin bir kanâat hâsıl olduktan sonra sıra abdest almaya gelir. Bu gibi tedbirler almamadan ve kurulanma işi kesin bir sonuca ulaşmadan abdeste başlanacak olursa, endişe verici iki ihtimâl vardır: Ya bu sırada veya daha sonra, içerde kalan sidik, sızıntı hâlide dışarıya çıkacak olursa abdestsiz namaz kılmış olur. Bu durumu önlemenin çâresi, usûlüne uygun bir biçimde istibrâ yapılmasıdır.

    c) İstincânın Yapılışı:
    Bu isimle anılan temizlikte tuvalet kâğıdı veya taş kullanmakla yetinilecek ise bakılır. Husyeler aşağıya doğru sarkık durumda bulunuyorsa, birinci silme, ön taraftan arkaya doğru yapılır. İkincide arkadan öne, üçüncüde önden arka tarafa doğru çekilir. Şâyet yumurtalar aşağıya doğru sarkmış değilse, silme işi arkadan öne doğru başlar. İkinci önden arkaya, üçüncü, arkadan ön tarafa doğru çekilirek silme işi tamamlanır. Kadınların silinme işi, her mevsimde ve her hâlde, önden arkaya doğru başlarayarak devam eder.
    İstincâ su ile yıkamak suretiyle yapılacak ise önce el yıkanır. Daha sonra orta parmak şehadet parmağı ile küçük parmağın yanındaki parmağın üzerine gelecek şekilde yükseltilir ve bu şekilde yıkama işine başlanır. Daha sonra "bınsır"(2) adı verilen parmağı da orta parmağın yanına getirip temizlik işi iki parmakla tamamlanır. Kirli mahallin arıtılması tamam olduktan sonra elini ikinci defa yıkar. Şâyet oruçlu ise, ayağa kalkmadan önce, bez veya tuvalette kullanılan kâğıt ile ıslak olan mahal kurulanır.

    d) İstincânın Hükmü:
    Arka veya önden çıkan pislik, çıktığı yerin etrafına bulaşmamış ise istincâ sünnettir. Şâyet mahrecinin etrafına bulaşmış ve makdârı da dirhem (3,2 gram) kadar olursa istincâ vaciptir. Dirhem ağırlığından daha fazla bir bulaşma olduğu tahmin ediliyorsa bu temizlik farz olur<4>.
    Sadece silinme yoluyla temizlik sünnetin asgarî şeklidir. Su ile yıkamak, daha sevimli (ve hikmete daha uygun temizlik şekli)dir. Her ikisini birlikte yapmak ise faziletçe daha üstündür.



    (1) İbni Âbidin c. 1 s. 319
    (2) "Bınsır" orta parmak ile küçük parmağın arasındaki parmağın arapça ismi
    dir.
    (3) Nûr^-îdâh s. U
    (4) Merakıl-felâh s. 12
    (5) Nûr'ul-îdâh s. 13


  4. 08.Mayıs.2013, 14:50
    2
    Moderatör



    İSTİBRÂ (küçük abdest) VE İSTİNCÂDA (büyük abdest) FIKHİ ÖLÇÜLER


    Dinimiz temiz olmaya ve temiz durmaya çok büyük bir değer vermiştir. Bu sebeple kirlenen yer, vücudumuzun bir kısmı ise mevziî taharetin; umûmî ise durumun gerektirdiği temizliğin îfasını emretmiştir. İslâm dini, vücut ve elbise temizliğini namazla sınırlı tutmamış, her zaman her yerde temiz olarak bulunmayı vazife hâline getirmiştir.
    Cesedimizin muayyen yerlerinden birinin temizlenmesine örnek olarak "istibrâ" ve "istincâ"yı ele alacak, önce bunların tarif ve iza-hını yapacak, daha sonra bu temizliklerin nasıl yapılacağını izâha çalışacağız.
    a) İstibrâ ve İstincânın tarifi:
    İstibrâ; erkeklerin, idrar sıkıntısını giderdikten sonra , çıkan veya içerde kalan idrar sıçrantı veya sızıntılarından beri (ve temiz) olmayı istemesi ve bu hususla ilgili tavsiyeleri işlemesidir. Kadın için istibrâ
    yoktur, onlar, idrardan sonra, bir mikdâr eyleşir sonra kalkarla(1).

    İstincâ, necasetin ve necis sayılan kan, meni ve benzerlerinin çıktıkları yerleri temizlemektir. İstincâ adı verilen temizlik, erkek ve kadın her müsiümâna şâmildir.

    b) İstibrânın yapılışı:
    İdrarın tabiî halde çıkması tamam olduktan sonra, mevâddi-i gaitanın çıkış mahalli olan yerin ön tarafından tenâsül uzvunun ucuna doğru sıvazlıyarak, kanal içinde kalan sidiğin dışarı atılmasına çalışılır. Bu usul tekrarlanarak kurulandıktan sonra ayağa kalkılır ve kanal içindeki idrar kalıntılarını tamamen dışarı çıkarıp kurulanmaya devam edilir. Temizlik işinin bu noktasında, şahsa göre değişen veya daha faydalı olan bazı yöntemler vardır. Şöyle ki: Bir mikdâr yürümekle, öksürmekle, yan tarafı üzerine uzanıp biraz istirâhât etmekle, yahut sağ veya sol ayağını çaprazlama olarak diğerinin üzerine atıp karın kısmı onun üzerine gelecek şekilde eğilip tazyik yapmakla içerde kalması ihtimâl'i bulunan idrar bakiyesinin dışarıya çakması temin edilir.
    Kurulanma işi tamamlandıktan ve içeride idrar kalmadığına kesin bir kanâat hâsıl olduktan sonra sıra abdest almaya gelir. Bu gibi tedbirler almamadan ve kurulanma işi kesin bir sonuca ulaşmadan abdeste başlanacak olursa, endişe verici iki ihtimâl vardır: Ya bu sırada veya daha sonra, içerde kalan sidik, sızıntı hâlide dışarıya çıkacak olursa abdestsiz namaz kılmış olur. Bu durumu önlemenin çâresi, usûlüne uygun bir biçimde istibrâ yapılmasıdır.

    c) İstincânın Yapılışı:
    Bu isimle anılan temizlikte tuvalet kâğıdı veya taş kullanmakla yetinilecek ise bakılır. Husyeler aşağıya doğru sarkık durumda bulunuyorsa, birinci silme, ön taraftan arkaya doğru yapılır. İkincide arkadan öne, üçüncüde önden arka tarafa doğru çekilir. Şâyet yumurtalar aşağıya doğru sarkmış değilse, silme işi arkadan öne doğru başlar. İkinci önden arkaya, üçüncü, arkadan ön tarafa doğru çekilirek silme işi tamamlanır. Kadınların silinme işi, her mevsimde ve her hâlde, önden arkaya doğru başlarayarak devam eder.
    İstincâ su ile yıkamak suretiyle yapılacak ise önce el yıkanır. Daha sonra orta parmak şehadet parmağı ile küçük parmağın yanındaki parmağın üzerine gelecek şekilde yükseltilir ve bu şekilde yıkama işine başlanır. Daha sonra "bınsır"(2) adı verilen parmağı da orta parmağın yanına getirip temizlik işi iki parmakla tamamlanır. Kirli mahallin arıtılması tamam olduktan sonra elini ikinci defa yıkar. Şâyet oruçlu ise, ayağa kalkmadan önce, bez veya tuvalette kullanılan kâğıt ile ıslak olan mahal kurulanır.

    d) İstincânın Hükmü:
    Arka veya önden çıkan pislik, çıktığı yerin etrafına bulaşmamış ise istincâ sünnettir. Şâyet mahrecinin etrafına bulaşmış ve makdârı da dirhem (3,2 gram) kadar olursa istincâ vaciptir. Dirhem ağırlığından daha fazla bir bulaşma olduğu tahmin ediliyorsa bu temizlik farz olur<4>.
    Sadece silinme yoluyla temizlik sünnetin asgarî şeklidir. Su ile yıkamak, daha sevimli (ve hikmete daha uygun temizlik şekli)dir. Her ikisini birlikte yapmak ise faziletçe daha üstündür.



    (1) İbni Âbidin c. 1 s. 319
    (2) "Bınsır" orta parmak ile küçük parmağın arasındaki parmağın arapça ismi
    dir.
    (3) Nûr^-îdâh s. U
    (4) Merakıl-felâh s. 12
    (5) Nûr'ul-îdâh s. 13





+ Yorum Gönder