+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Sizden gelen sorular Kategorisinden İmanın şartlarında kadere iman var mı? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. cavraşım
    Devamlı Üye
    Reklam

    İmanın şartlarında kadere iman var mı?

    Reklam





    İmanın şartlarında kadere iman var mı? Mumsema Sohbet toplantımızda hocamız(ilahiyat mezunu ve hafız) imanın şartlarının içinde kadare iman yoktur dedi

    açıklamasını kısaca yapmıştı ama hatırlamıyorum


    açıklamasını bilen var mı?





  2. Hoca
    erimeye devam...

    Cevap: İmanın şartlarında kadere iman var mı?


    Reklam


    KAZA VE KADER, İMAN ESASLARINDAN MIDIR?

    ....
    Ehl-i Sünnet'e göre; "kaza ve kadere iman", iman esaslarındandır.
    Ehl-i Sünnet'e göre Allahu Teâlâ'ya ve O'nun mukaddes sıfatlarına iman etmek, "kaza ve kadere" imanı da gerektirir.
    Çünkü kader, Hak Teâlâ'nın "ilim" ve "irade" sıfatlarının, kaza da "kudret" veya "tekvin" sıfatının birer gereğidir.
    Yani, "kaza ve kader akidesi" Allah'a ve O'nun ilim, irade, kudret ve tekvin sıfatlarına iman etmenin zorunlu bir neticesidir.
    Kadere imanı inkâr etmek, zâtullaha sâbit olan zâtî ve subûtî sıfatları inkâr etmek demektir.
    Bu yüzden önemi dikkate alınarak, kaza ve kadere iman Islâm'da iman esaslarından sayılmış ve altıncı esas olarak

    "Müslüman'ın Âmentüsü"nde yer almıştır. Nitekim Buhâri ve Müslim'in Sahihler'inde zikredilen (bk. Kitâbu'l Iman, Kitâbu'l-Kader) Hz. Ömer (r.a)'in Rasûlullah (s.a.s)'den naklettiği meşhur "Cibril Hadisi"nde, "Kadere iman" iman esasları arasında, aynen tasrih edilmiştir. Rivayete göre; bir gün Peygamber (s.a.s) ashabıyla mescidde otururken, insan suretinde gelen Cebrâil (a.s), "Iman, Islâm ve Ihsan"ın manasını Peygamber (s.a.s)'e sormuş ve her sualin sonunda, (Sadakte) diyerek doğruluğunu tasdik etmiştir. "Iman nedir?" sorusuna Rasulullah (s.a.s): "Iman; Allah'a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine ve Ahiret gününe inanmaktır (ayrıca) hayrı ve şerri ile kadere iman etmektir" buyurmuşlardır.

    "Bu konudaki hadisler ‚ahad hadislerdir, sahih ve meşhur da olsa zannı ifade eder. Zannî deliller akaid ve iman konularında delil olarak kullanılamaz" denilemez. Çünkü bu hadislerin delâlet ettiği mana kesinlik ifade eden âyetlerle te'kid edilmiştir. Bu durumda zannî deliller de kesinleşir. Yukarıda bazıları zikredilen bir çok âyeti kerimelerde her şeyin ilâhî takdire tabi olduğu ve Allah'ın kazası (emir hüküm ve yaratma) ile meydana geldiğine işaret buyrulmuştur (Âlu Imran, 3/47, en-Nisâ, 4/78, 143, e!Mâide, 5/77, el-En'am, 6/86-88, et-Tevbe, 9/51, el-Hicr, 15/60, el-Isrâ, 17/29, Tâhâ, 20/72, Sebe, 34/18, Meryem, 19/21, Fussilet, 41/12, el-Kamer, 54/49, el-Hadıd, 57/22).
    Bu bakımdan, "kaza ve kadere iman", iman esaslarını birarada zikreden (el-Bakara, 2/177, 285, en-Nisâ 4/136) gibi âyetlerde ayrıca sayılmamıştır.

    Peygamberimiz (s.a.s)'in vefatından bir müddet önce "kader meselesi" ve "hayır ve şer" etrafında yapılan bazı tartışmalar üzerine; "Kadere, hayrın da, şerrin de Allahu Teâlâ'nın takdiri ve yaratması ile olduğuna" inanmanın "iman esaslarından olduğu, Peygamberimiz (s.a.s) tarafından beyan edilmiştir. Kendi aklı ve şahsi kanaati ile değil, daima ilâhî vahiyle dini hüküm ve esasları ümmetine aynen tebliğ eden Rasûlullah (en-Necm, 53/3-4) Cibril hadisiyle bildirdiği iman esasları, zamanla tevatür derecesine ulaştığını ehl-i sünnet imamları bu gerçeği ittifakla kabul etmiş ve bu hususu eserlerinde zikretmişlerdir (Bu konuda geniş bilgi için bk. Faruk Ahmed ed-Derühi: El-Kada ve'l-Kader Fi'l-Islam, Beyrut 1986, III, s. 5-6; Ali Arslan Aydın: Islam da Iman ve Esasları, Istanbul 1982, s.394-397; Abdülkerim el-Hatib-el-Kadâ ve'I-Kader, Kahire 1961, s.225-227).

  3. cavraşım
    Devamlı Üye
    yani kadere iman,imanın şartı

    ben mi yanlış anladım acaba diyorum ama doğru hatırladığımı düşünüyorum

    hocamızda gayet donanımlı bir arkadaşımız

    hatta yanlış hatırlamıyorsam abbasiler döneminde eklenmiş bir konu demişti

    en iyisi ben teferruatlı bir şekilde öğrenip tekrar sorayım hocam

+ Yorum Gönder