Konusunu Oylayın.: Teyümmümden sonra su görülürse

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Teyümmümden sonra su görülürse
  1. 18.Mart.2013, 18:28
    1
    ATEİST ÖLDÜ!
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mart.2013
    Üye No: 100673
    Mesaj Sayısı: 6
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Teyümmümden sonra su görülürse






    Teyümmümden sonra su görülürse Mumsema Selamün aleyküm.
    Sitenize yeni geldim.Sizlere şunu sormak istiyorum:
    Teyümmüm alıp namaz kıldıktan sonra su görürsek namaz kabul olur mu?(şeytanın vesvesi sanırım)
    Bir hatam varsa affedin.
    Allah'a emanet olun.


  2. 18.Mart.2013, 18:28
    1



  3. 18.Mart.2013, 19:18
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,511
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Teyümmümden sonra su görülürse




    Teyemmüm ile eda edilen namaz iade edilir mi?

    Bir kimse, su bulamadığından dolayı teyemmüm edip namaz kılsa, sonra da vakit çıktıktan sonra su bulacak olsa, ittifakla o namazı iade etmesi gerekmez.
    Hanefi mezhebine göre, başka sebebler dolayısıyla teyemmüm eden ve vakit içerisinde suyu bulan bir kimsenin de namazını iade etmesi gerekmez. Yalnız teyemmümle namaz kılan mahpus bundan müstesnadır. Böyle bir kimse eğer ikamet halinse ise, namazını iade eder. Seferde ise iade etmez. (Meraki’l-Felah; 19)
    Şafii mezhebine göre, su bulunmadığı zaman teyemmüm eder, sonra da suyu görürse, eğer bu namaza girişinden önce ise teyemmümü bâtıl olur. Namaz esnasında suyu görecek olur ve şayet mukim ise, teyemmümü de namazı da bâtıl olur. Şayet seferi ise, mezhepte kabul edilen görüşe göre, teyemmümü bâtıl olmaz. Namazı bitirdikten sonra suyu görecek olursa, şayet mukim ise namazı iade eder. Şayet yolculukta ise, iade etmesi lazım değildir. İmam-ı Şafii’den gelmiş iki görüşün en meşhuruna göre hüküm budur. Hastalık ya da soğuk sebebiyle teyemmüm eden bir kimse de, namazını iade eder.
    Teyemmüm ile eda edilmiş namazların kazasına gelince, suyu bulamadığı için teyemmüm eden mukim kaza eder, seferinin ise etmesi gerekmez.
    Taharet organlarından her hangi birisinde suyu kullanma imkanı bulunmayan yahut teyemmüm yeri olan yüz ve ellerde sargı gibi bir şey bulunduğundan ya da onun dışında hadesli olarak konulmuş bir sargının varlığı halinde teyemmüm etmiş bulunan kimse, namazını kaza eder. (el-Mecmû; 2/342-352, Muğni’l-Muhtac; 1/101-106)

    TEYEMMÜMÜN VÜCUBUNUN ŞARTLARI
    Abdestin sebebi ve vücubunun şartları, teyemmümün de sebeb ve vücubunun şartları gibidir.

    TEYEMMÜMÜN FARZLARI
    Hanefi mezhebine göre, teyemmümün farzı ikidir:
    1- İki eli temiz toprağa vurup yüzü meshetmek.
    2- İki eli tekrar toprağa vurup, dirseklere kadar kolları meshetmek.
    Hanefi mezhebine göre, bu farzlardan hariç, teyemmümün sahih olabilmesi için bazı şartlar da vardır.
    1-) Niyet; Niyetin mahiyeti, yapılması istenen şeye kalbi bağlamaktır. Vakti; kendisiyle teyemmüm edilecek şeylerin üzerine ellerin vurulduğu zamandır. Teyemmümün niyetinin sahih olması için şu üç şeyden birine niyet etmek şarttır.
    a- Hadesten (abdestsizlikten) taharete niyet etmek.
    b- Namazı mübah kılmaya niyet etmek.
    c- Şükür secdesi, tilavet secdesi, cenaze namazı, Kur’an’ı elle tutmak veya Kâbe’yi tavaf etmeye niyet etmek.
    Bu üç şeyden birisine niyet edilmeksizin alınan bir teyemmüm ile namaz kılınmaz. Sadece teyemmümü niyet etmek yeterli değildir.
    Bu duruma göre su bulamayan abdestsiz bir kimse, Kur-an’ı eline almak veya bir mescide girmek niyetiyle teyemmüm etse, bu teyemmüm ile namaz kılması sahih olmaz. Çünkü bu gibi işler özel olarak kasdedilen işlerden değildir. Ancak cünüp olan bir kimse, Kur’an okumayı kasdederek teyemmüm ederse namaz kılabilir. Çünkü küçük hades sahibinin Kur’an okuması caizdir. Cünüp kimsenin ise caiz değildir.
    2-) Teyemmümü mübah kılacak bir sebebin bulunması.
    3-) Mesh ederken teyemmüm azalarını tamamen mesh etmek.
    4-) Teyemmüm meshini elin tamamı ya da parmakların çoğu ile yapmak. Buna göre iki parmakla yapılan mesh sahih değildir.
    5-) Teyemmüm yaparken hayız, nifas ve abdestsizlik gibi, teyemmüme aykırı hallerin kesilmiş olması.
    6-) Mum, iç yağı ve yağlı boya gibi teyemmümün meshine engel olan şeylerin vücuttan temizlenmesi. (Durrü’l-Muhtar; 1/213-228, Meraki’l-Felah; 19)
    Hanefi mezhebine göre, namaz vakti girmeden önce teyemmüm etmek sahihtir. Bir kimse aldığı teyemmümle istediği kadar farz ve nafile namaz kılabilir.
    Şafii mezhebine göre, teyemmümün farzları şunlardır;
    1-) Niyet; Niyetin toprağı taşıma ve yüzün bir kısmını meshetmeyle birlikte olması gerekir. Bu da iki kısımdır;
    a-) Farz namaz, tavaf ve cuma hutbesi gibi farz olan her hangi bir şeyin mübah kılınması için niyet getirmektir. Bir farzı mübah kılmak için niyet getiren kimse, o teyemmümle farzı eda edebildiği gibi, nafile namazını da eda edebilir.
    b-) Nafile namaz gibi her hangi bir nafile ibadeti mübah kılmak için niyet getirmek. Bir kimse mutlak niyetini veya nafile namaz niyetini getirirse, sadece nafile namazını kılabilir. Teyemmüm niyeti; “farz namazı mübah kılmaya niyet ettim.” şeklinde olmalıdır. Hadesi kaldırdım şeklinde bir niyet kafi değildir.
    2-) Meshedilecek organa toprağı taşımak; Buna göre bir kimse rüzgara karşı durur, yüz ve ellerine gelen toprağı bulaştırırsa kafi gelmez. Fakat avuçlarıyla rüzgarın savurduğu toprağı alır, yüzüne nakledip meshederse kafidir.
    3-) Önce yüzü, sonra elleri dirseklerle birlikte meshetmek;
    4-) Tertibe riayet etmek; Yani önce yüzü sonra elleri meshetmek gerekir. (Muğni’l-Muhtac; 1/97-99)
    Şafii mezhebine göre, teyemmümün şartlarında da geçeceği üzere, vakit girmeden evvel teyemmüm etmek sahih değildir. Bu sahih olmadığı gibi, vaktin girdiğini bilmeden teyemmüm etmek de sahih değildir. Su bulunmadığından dolayı teyemmüm edildiği için bu teyemmümle ancak bir farz namaz kılınabilir. Fakat vakit içerisinde istediği kadar nafile kılabilir.
    Şafii mezhebine göre, teyemmümüm şartları şunlardır;
    1-) Hastalık veya suyun bulunmayışı gibi bir mazeretin bulunmasıdır.
    2-) Vaktin girdiğini bilmesi.
    3-) Vaktin duhûlünden sonra suyu aramak.
    4-) Tozu bulunan temiz bir toprak ile olması.
    5-) Suyu bulupta hastalık gibi bir mazeretten dolayı, teyemmüm eden kimsenin teyemmümden evvel mevcut olan necaseti gidermesidir.

    TEYEMMÜMÜN SÜNNETLERİ
    Hanefi mezhebine göre, teyemmümün sünnetleri şunlardır;
    1-) Abdest ve gusülde olduğu gibi besmele çekmek.
    2-) Her iki eli temiz toprak veya toprak cinsinden bir şey üzerine koyup, kaldırmadan ileri doğru sürmek.
    3-) Elleri toprağa vurduktan sonra, birbirine vurarak silkelemek.
    4-) Toprağın parmak aralarına ulaşması için parmakları aralıklı tutmak.
    5-) Tertip; yani önce yüzü sonra kolları meshetmek.
    6-) Bu hareketleri aralıksız yapmak. (Durrü’l-Muhtar; 1/213, Meraki’l-Felah; 20)
    Şafii mezhebine göre, teyemmümün sünnetleri on beş civarındadır; Besmele çekmek, yüzün üstünden başlamak, sağ eli sol ele takdim etmek, birinci vuruşta parmakları aralamak, parmakların aralarını hilallemek, Kıbleye yönelmek, teyemmümden sonra şahadet getirmek, birinci vuruşta yüzüğün çıkarılması, besmele ile toprağın organlara nakledilmesi arasında misvak kullanmak, teyemmümün akabinde iki rekat namaz kılmak, bir kısım sünnetlerdendir. (Muğni’l-Muhtac; 1/99)

    TEYEMMÜM HANGİ MADDELERLE YAPILIR?
    İmam-ı Azam ve İmam Muhammed’e göre, temiz olup yandığı zaman kül olmayan ve erimeyen toprak cinsinden her şey ile teyemmüm yapılabilir. Buna göre toprak, kum, taş, kireç, alçı tuğla mermer, çömlek gibi şeylerle teyemmüm yapılabilir. Yanınca kül olan odun gibi şeylerle, ateşte yumuşatılıp eritilebilen demir, bakır, tunç, cam ve benzeri şeylerle teyemmüm yapılmaz. Sade toz ile de teyemmüm caizdir. Hatta bir kimse, elbisenin tozuyla da teyemmüm edebilir.
    İmam-ı Şafii ve Hanefilerden Ebu Yusuf’a göre, teyemmüm ancak uzuvlara tozu yapışan toprakla yapılabilir. (Fethu’l-Kadir; 1/88, Muğni’l-Muhtac; 1/96)
    TEYEMMÜMÜ BOZAN ŞEYLER;
    1-) Abdest ve guslü bozan her şey teyemmümü de bozar; Bunda ittifak vardır. Çünkü teyemmüm bu ikisinin bedelidir. Aslı bozan şey onun yerine geçeni de bozar.
    2-) Teyemmüm etmeyi mübah kılan özrün kaybolması; Hanefi ve Şafii mezhebine göre, mesela düşmanın gitmesi, hastalığın sonra ermesi, soğuğun geçmesi, suyu çekecek aracın bulunması gibi haller teyemmümü bozar. Çünkü her hangi bir özür sebebiyle caiz olan bir amel, bu özrün kaybolması ile batıl olur.
    3-) Suyu görmek veya yeterli miktarda su kullanacak gücü elde etmek; Hanefi ve Şafii mezhebine göre, suyu görmek veya yeterli miktarda su kullanacak gücü elde etmek teyemmümü bozar.
    4-) Cenaze ve bayram namazı bittikten sonra; Daha önce de belirtildiği gibi bu hüküm Hanefi mezhebine göredir. Vaktin geçmesinden korktuğu için su bulunduğu halde teyemmüm ile, cenaze veya bayram namazı kılan kişinin, söz konusu namazlardan sonra teyemmümü bozulmuş olur. Çünkü bu durumda teyemmüm, zaruret dolayısıyla sadece cenaze veya bayram namazı için alınmıştır. Aynı teyemmüm ile başka bir namaz kılınamaz. Çünkü diğer namazlar için abdest alacak hem vakit, hem de su vardır.
    5-) İrtidad etmek; Şafii mezhebine göre, islamdan irtidad etmek de teyemmümü bozar. (Muğni’l-Muhtac; 1/101, Durrü’l-Muhtar; 1/224-226, Meraki’l-Felah; 21)

    ABDEST VE TEYEMMÜM ALMAYA GÜCÜ YETMEYEN KİMSENİN DURUMU
    İmam-ı Azam ve İmam Muhammed’e göre, ne abdest almaya, ne de teyemmüm almaya güç yetiremeyen ve kendisine abdest aldıracak veya teyemmüm yaptıracak bir kimseyi de bulamayan bir kimsenin üzerinden namaz sakıt olur.
    İmam Muhammed b. Fadl (rh.a) ise şöyle demiştir;
    “İmam Kerhinin Camiu’s-Sağir isimli kitabında; iki eli ve iki ayağı kesik olan kimsenin yüzünde yara da varsa, bu halde abdestsiz ve teyemmümsüz namaz kılar, sonradan bu namazını iade etmez.”
    Şafii mezhebine göre ise, abdest ve teyemmüm almaya gücü yetmeyen bir kimse, tek başına durumuna göre niyet ve kıraat ile sadece farzını kılar. Bu vaktin hürmeti dolayısıyla yapılır. Bilahare gücü yettiği zamanda bu namazını iade eder.


  4. 18.Mart.2013, 19:18
    2
    Üye



    Teyemmüm ile eda edilen namaz iade edilir mi?

    Bir kimse, su bulamadığından dolayı teyemmüm edip namaz kılsa, sonra da vakit çıktıktan sonra su bulacak olsa, ittifakla o namazı iade etmesi gerekmez.
    Hanefi mezhebine göre, başka sebebler dolayısıyla teyemmüm eden ve vakit içerisinde suyu bulan bir kimsenin de namazını iade etmesi gerekmez. Yalnız teyemmümle namaz kılan mahpus bundan müstesnadır. Böyle bir kimse eğer ikamet halinse ise, namazını iade eder. Seferde ise iade etmez. (Meraki’l-Felah; 19)
    Şafii mezhebine göre, su bulunmadığı zaman teyemmüm eder, sonra da suyu görürse, eğer bu namaza girişinden önce ise teyemmümü bâtıl olur. Namaz esnasında suyu görecek olur ve şayet mukim ise, teyemmümü de namazı da bâtıl olur. Şayet seferi ise, mezhepte kabul edilen görüşe göre, teyemmümü bâtıl olmaz. Namazı bitirdikten sonra suyu görecek olursa, şayet mukim ise namazı iade eder. Şayet yolculukta ise, iade etmesi lazım değildir. İmam-ı Şafii’den gelmiş iki görüşün en meşhuruna göre hüküm budur. Hastalık ya da soğuk sebebiyle teyemmüm eden bir kimse de, namazını iade eder.
    Teyemmüm ile eda edilmiş namazların kazasına gelince, suyu bulamadığı için teyemmüm eden mukim kaza eder, seferinin ise etmesi gerekmez.
    Taharet organlarından her hangi birisinde suyu kullanma imkanı bulunmayan yahut teyemmüm yeri olan yüz ve ellerde sargı gibi bir şey bulunduğundan ya da onun dışında hadesli olarak konulmuş bir sargının varlığı halinde teyemmüm etmiş bulunan kimse, namazını kaza eder. (el-Mecmû; 2/342-352, Muğni’l-Muhtac; 1/101-106)

    TEYEMMÜMÜN VÜCUBUNUN ŞARTLARI
    Abdestin sebebi ve vücubunun şartları, teyemmümün de sebeb ve vücubunun şartları gibidir.

    TEYEMMÜMÜN FARZLARI
    Hanefi mezhebine göre, teyemmümün farzı ikidir:
    1- İki eli temiz toprağa vurup yüzü meshetmek.
    2- İki eli tekrar toprağa vurup, dirseklere kadar kolları meshetmek.
    Hanefi mezhebine göre, bu farzlardan hariç, teyemmümün sahih olabilmesi için bazı şartlar da vardır.
    1-) Niyet; Niyetin mahiyeti, yapılması istenen şeye kalbi bağlamaktır. Vakti; kendisiyle teyemmüm edilecek şeylerin üzerine ellerin vurulduğu zamandır. Teyemmümün niyetinin sahih olması için şu üç şeyden birine niyet etmek şarttır.
    a- Hadesten (abdestsizlikten) taharete niyet etmek.
    b- Namazı mübah kılmaya niyet etmek.
    c- Şükür secdesi, tilavet secdesi, cenaze namazı, Kur’an’ı elle tutmak veya Kâbe’yi tavaf etmeye niyet etmek.
    Bu üç şeyden birisine niyet edilmeksizin alınan bir teyemmüm ile namaz kılınmaz. Sadece teyemmümü niyet etmek yeterli değildir.
    Bu duruma göre su bulamayan abdestsiz bir kimse, Kur-an’ı eline almak veya bir mescide girmek niyetiyle teyemmüm etse, bu teyemmüm ile namaz kılması sahih olmaz. Çünkü bu gibi işler özel olarak kasdedilen işlerden değildir. Ancak cünüp olan bir kimse, Kur’an okumayı kasdederek teyemmüm ederse namaz kılabilir. Çünkü küçük hades sahibinin Kur’an okuması caizdir. Cünüp kimsenin ise caiz değildir.
    2-) Teyemmümü mübah kılacak bir sebebin bulunması.
    3-) Mesh ederken teyemmüm azalarını tamamen mesh etmek.
    4-) Teyemmüm meshini elin tamamı ya da parmakların çoğu ile yapmak. Buna göre iki parmakla yapılan mesh sahih değildir.
    5-) Teyemmüm yaparken hayız, nifas ve abdestsizlik gibi, teyemmüme aykırı hallerin kesilmiş olması.
    6-) Mum, iç yağı ve yağlı boya gibi teyemmümün meshine engel olan şeylerin vücuttan temizlenmesi. (Durrü’l-Muhtar; 1/213-228, Meraki’l-Felah; 19)
    Hanefi mezhebine göre, namaz vakti girmeden önce teyemmüm etmek sahihtir. Bir kimse aldığı teyemmümle istediği kadar farz ve nafile namaz kılabilir.
    Şafii mezhebine göre, teyemmümün farzları şunlardır;
    1-) Niyet; Niyetin toprağı taşıma ve yüzün bir kısmını meshetmeyle birlikte olması gerekir. Bu da iki kısımdır;
    a-) Farz namaz, tavaf ve cuma hutbesi gibi farz olan her hangi bir şeyin mübah kılınması için niyet getirmektir. Bir farzı mübah kılmak için niyet getiren kimse, o teyemmümle farzı eda edebildiği gibi, nafile namazını da eda edebilir.
    b-) Nafile namaz gibi her hangi bir nafile ibadeti mübah kılmak için niyet getirmek. Bir kimse mutlak niyetini veya nafile namaz niyetini getirirse, sadece nafile namazını kılabilir. Teyemmüm niyeti; “farz namazı mübah kılmaya niyet ettim.” şeklinde olmalıdır. Hadesi kaldırdım şeklinde bir niyet kafi değildir.
    2-) Meshedilecek organa toprağı taşımak; Buna göre bir kimse rüzgara karşı durur, yüz ve ellerine gelen toprağı bulaştırırsa kafi gelmez. Fakat avuçlarıyla rüzgarın savurduğu toprağı alır, yüzüne nakledip meshederse kafidir.
    3-) Önce yüzü, sonra elleri dirseklerle birlikte meshetmek;
    4-) Tertibe riayet etmek; Yani önce yüzü sonra elleri meshetmek gerekir. (Muğni’l-Muhtac; 1/97-99)
    Şafii mezhebine göre, teyemmümün şartlarında da geçeceği üzere, vakit girmeden evvel teyemmüm etmek sahih değildir. Bu sahih olmadığı gibi, vaktin girdiğini bilmeden teyemmüm etmek de sahih değildir. Su bulunmadığından dolayı teyemmüm edildiği için bu teyemmümle ancak bir farz namaz kılınabilir. Fakat vakit içerisinde istediği kadar nafile kılabilir.
    Şafii mezhebine göre, teyemmümüm şartları şunlardır;
    1-) Hastalık veya suyun bulunmayışı gibi bir mazeretin bulunmasıdır.
    2-) Vaktin girdiğini bilmesi.
    3-) Vaktin duhûlünden sonra suyu aramak.
    4-) Tozu bulunan temiz bir toprak ile olması.
    5-) Suyu bulupta hastalık gibi bir mazeretten dolayı, teyemmüm eden kimsenin teyemmümden evvel mevcut olan necaseti gidermesidir.

    TEYEMMÜMÜN SÜNNETLERİ
    Hanefi mezhebine göre, teyemmümün sünnetleri şunlardır;
    1-) Abdest ve gusülde olduğu gibi besmele çekmek.
    2-) Her iki eli temiz toprak veya toprak cinsinden bir şey üzerine koyup, kaldırmadan ileri doğru sürmek.
    3-) Elleri toprağa vurduktan sonra, birbirine vurarak silkelemek.
    4-) Toprağın parmak aralarına ulaşması için parmakları aralıklı tutmak.
    5-) Tertip; yani önce yüzü sonra kolları meshetmek.
    6-) Bu hareketleri aralıksız yapmak. (Durrü’l-Muhtar; 1/213, Meraki’l-Felah; 20)
    Şafii mezhebine göre, teyemmümün sünnetleri on beş civarındadır; Besmele çekmek, yüzün üstünden başlamak, sağ eli sol ele takdim etmek, birinci vuruşta parmakları aralamak, parmakların aralarını hilallemek, Kıbleye yönelmek, teyemmümden sonra şahadet getirmek, birinci vuruşta yüzüğün çıkarılması, besmele ile toprağın organlara nakledilmesi arasında misvak kullanmak, teyemmümün akabinde iki rekat namaz kılmak, bir kısım sünnetlerdendir. (Muğni’l-Muhtac; 1/99)

    TEYEMMÜM HANGİ MADDELERLE YAPILIR?
    İmam-ı Azam ve İmam Muhammed’e göre, temiz olup yandığı zaman kül olmayan ve erimeyen toprak cinsinden her şey ile teyemmüm yapılabilir. Buna göre toprak, kum, taş, kireç, alçı tuğla mermer, çömlek gibi şeylerle teyemmüm yapılabilir. Yanınca kül olan odun gibi şeylerle, ateşte yumuşatılıp eritilebilen demir, bakır, tunç, cam ve benzeri şeylerle teyemmüm yapılmaz. Sade toz ile de teyemmüm caizdir. Hatta bir kimse, elbisenin tozuyla da teyemmüm edebilir.
    İmam-ı Şafii ve Hanefilerden Ebu Yusuf’a göre, teyemmüm ancak uzuvlara tozu yapışan toprakla yapılabilir. (Fethu’l-Kadir; 1/88, Muğni’l-Muhtac; 1/96)
    TEYEMMÜMÜ BOZAN ŞEYLER;
    1-) Abdest ve guslü bozan her şey teyemmümü de bozar; Bunda ittifak vardır. Çünkü teyemmüm bu ikisinin bedelidir. Aslı bozan şey onun yerine geçeni de bozar.
    2-) Teyemmüm etmeyi mübah kılan özrün kaybolması; Hanefi ve Şafii mezhebine göre, mesela düşmanın gitmesi, hastalığın sonra ermesi, soğuğun geçmesi, suyu çekecek aracın bulunması gibi haller teyemmümü bozar. Çünkü her hangi bir özür sebebiyle caiz olan bir amel, bu özrün kaybolması ile batıl olur.
    3-) Suyu görmek veya yeterli miktarda su kullanacak gücü elde etmek; Hanefi ve Şafii mezhebine göre, suyu görmek veya yeterli miktarda su kullanacak gücü elde etmek teyemmümü bozar.
    4-) Cenaze ve bayram namazı bittikten sonra; Daha önce de belirtildiği gibi bu hüküm Hanefi mezhebine göredir. Vaktin geçmesinden korktuğu için su bulunduğu halde teyemmüm ile, cenaze veya bayram namazı kılan kişinin, söz konusu namazlardan sonra teyemmümü bozulmuş olur. Çünkü bu durumda teyemmüm, zaruret dolayısıyla sadece cenaze veya bayram namazı için alınmıştır. Aynı teyemmüm ile başka bir namaz kılınamaz. Çünkü diğer namazlar için abdest alacak hem vakit, hem de su vardır.
    5-) İrtidad etmek; Şafii mezhebine göre, islamdan irtidad etmek de teyemmümü bozar. (Muğni’l-Muhtac; 1/101, Durrü’l-Muhtar; 1/224-226, Meraki’l-Felah; 21)

    ABDEST VE TEYEMMÜM ALMAYA GÜCÜ YETMEYEN KİMSENİN DURUMU
    İmam-ı Azam ve İmam Muhammed’e göre, ne abdest almaya, ne de teyemmüm almaya güç yetiremeyen ve kendisine abdest aldıracak veya teyemmüm yaptıracak bir kimseyi de bulamayan bir kimsenin üzerinden namaz sakıt olur.
    İmam Muhammed b. Fadl (rh.a) ise şöyle demiştir;
    “İmam Kerhinin Camiu’s-Sağir isimli kitabında; iki eli ve iki ayağı kesik olan kimsenin yüzünde yara da varsa, bu halde abdestsiz ve teyemmümsüz namaz kılar, sonradan bu namazını iade etmez.”
    Şafii mezhebine göre ise, abdest ve teyemmüm almaya gücü yetmeyen bir kimse, tek başına durumuna göre niyet ve kıraat ile sadece farzını kılar. Bu vaktin hürmeti dolayısıyla yapılır. Bilahare gücü yettiği zamanda bu namazını iade eder.





+ Yorum Gönder