Konusunu Oylayın.: Sivilce duası varmıdır ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sivilce duası varmıdır ?
  1. 11.Şubat.2013, 19:32
    1
    Kjkteam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ağustos.2012
    Üye No: 97525
    Mesaj Sayısı: 61
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Sivilce duası varmıdır ?






    Sivilce duası varmıdır ? Mumsema Merhabalar ben 13 yasındayım suratımda bazı sivilceleri m var anlımda daha doğrusu acaba bunların geçmesi için bi sivilce duası varmıdır teşekkürler şimdiden.


  2. 11.Şubat.2013, 19:32
    1
    Kjkteam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



  3. 12.Şubat.2013, 18:19
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Sivilce duası varmıdır ?




    Merhaba kardesim,
    ergenlik cagin belirtileri, bir kac seneye kaybolacaktir, hic merak etme..

    Alıntı
    Yüzde sivilcelerin çıkması, her insanın ergenlik döneminde karşılaştığı bir durumdur. Bu konuda kendinizi sıkmanıza gerek yoktur. Tıbbi olarak gerekli olanlar yapıldıktan sonra sabretmek gerekir. Kendinizden daha sıkıntılı insanların durumunu düşünüp şükretmek gerektir. Bir kaza eseri yüzü yanan bir insanla karşılaştıysanız eğer, biraz tefekkür edin, halinize çok şükredeceksiniz.
    Beğenilme arzusu her insanda vardır. Toplum içerisinde çok güzel görünmek beğeni toplama insanı gaflete ve dolayısıyla da günahlara itebilir. Hakkımızdan neyin hayırlı olduğunu bilemeyiz. Müminin görevi Allah'dan gelen her sıkıntıya sabretmektir.

    Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuşlardır:

    "Sabır ve tahammül gösteren kimseyi Cenab-ı Hak sabırlı kılar. Sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet hiç bir kimseye verilmemiştir." (Tirmizi, Birr, 76).

    "Hoşlanmadığın şeye sabretmende büyük fayda vardır."(Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 307)
    Ayrıca Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
    "Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz; sabredenleri müjdele." (Bakara, 2/ 155).
    Bu ve benzeri âyetlerden Allah Teâlâ'nın insanları çeşitli sıkıntılara uğratarak imtihan ettiğini ve bu imtihanı sabredenlerin kazandığım öğreniyoruz.

    Sabırla bütün zorluklar halledilmekte, her türlü engel aşılmaktadır. Onun için atalarımız, "Sabırla koruk, helva olur." demişlerdir.

    Hz. Peygamber (asm) şöyle buyuruyor:

    "Mü'minin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü'mine özgüdür. Zira sevinirse şükreder; bu ise onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder; bu da onun için hayırlıdır."(Riyâzüs-Sâlihin, I/54).
    Bizim için mutlaka hayırlı olduğuna inandığımız sabır, bütün peygamberlerin ortak sıfatıdır. Allah'ın dinini tebliğ ederken hepsi çeşitli sıkıntılara uğramış, kendilerine eziyet edilmiş, yurtlarından çıkarılmış. Hükümdarlar tarafından zindana atılmış, ama onlar daima sabretmişlerdi. Kur'an-ı Kerim'de peygamberlerin sabrını dile getiren pek çok ayet-i kerime vardır. Rasulullah'ın (asm) hayatı ise, baştan sona en güzel sabır örnekleri ile doludur. Bu sebeple her Müslümana düşen görev, kurtuluşun sabırda olduğunu düşünerek, Allah'tan sabır dilemek ve sabırlı olmaktır.

    Şu dualar Peygamberimiz'in (asm) hastalara okuduğu dualardır:

    "Es'elü'llâhe'l-azîm. Rabbe'l-arşi'l-azîm en yeşfiyeke."

    "Arş-ı Azimin Rabbi olan Allahü Azîmüşşan'dan sana şifalar ihsan etmesini dilerim."
    Aile fertlerinin birinin hastalanması halinde Efendimiz (asm) mübarek elini hastanın alnına koyar, şöyle duâ ettiği olurdu:
    "Allahümme Rabbenâ. Ezhibi'l-be'se, işfi, ente'ş-Şâfi. Lâ şifâen illâ şifâüke, şifâen lâ yuğâdiru sekamen."

    "Allah'ım, sen bütün insanların Rabbisin. Bu hastanın ızdırabını gider. Şifa ver. Şifayı veren sensin. Senden başka şifa yaratan yoktur. Ancak senin şifan vardır. Bu kuluna da hastalıktan eser bırakmayacak şekilde şifalar ihsan eyle."
    Hz. Eyyub (as) çok şiddetli bir hastalığa yakalanmış ,hastalığı uzun sürmüş ve çeşitli imtihanlara, musîbetlere maruz kalmıştı... Fakat tüm musîbetler, O’nu hep sabredici bulmuş ve SABIR KAHRAMANI ünvanını almıştı. Sonra imtihan daha da şiddetlenmiş, hastalık o kadar ilerlemişti ki; Allah’ı anan diline ve kalbine zarar vermeye başlamıştı. İşte o zaman kendi bedenî sağlığı için değil, Allah’ı anmasına zarar gelmemesi için, O’na (CC) şu şekilde dua etmişti;
    “Rabbi İnnî messeniyedurru ve EnteErhamurrâhimîn”

    “Bana zarar dokundu, Ey Rabbim sen en merhametli ve en şefkatlisin.”
    Bunun üzerine Allah, O’nun sabrına ve halis niyetine hürmetle şifa vermişti...
    Selam ve dua ile...

    Sorularla İslamiyet



  4. 12.Şubat.2013, 18:19
    2
    Aciz Kul



    Merhaba kardesim,
    ergenlik cagin belirtileri, bir kac seneye kaybolacaktir, hic merak etme..

    Alıntı
    Yüzde sivilcelerin çıkması, her insanın ergenlik döneminde karşılaştığı bir durumdur. Bu konuda kendinizi sıkmanıza gerek yoktur. Tıbbi olarak gerekli olanlar yapıldıktan sonra sabretmek gerekir. Kendinizden daha sıkıntılı insanların durumunu düşünüp şükretmek gerektir. Bir kaza eseri yüzü yanan bir insanla karşılaştıysanız eğer, biraz tefekkür edin, halinize çok şükredeceksiniz.
    Beğenilme arzusu her insanda vardır. Toplum içerisinde çok güzel görünmek beğeni toplama insanı gaflete ve dolayısıyla da günahlara itebilir. Hakkımızdan neyin hayırlı olduğunu bilemeyiz. Müminin görevi Allah'dan gelen her sıkıntıya sabretmektir.

    Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuşlardır:

    "Sabır ve tahammül gösteren kimseyi Cenab-ı Hak sabırlı kılar. Sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet hiç bir kimseye verilmemiştir." (Tirmizi, Birr, 76).

    "Hoşlanmadığın şeye sabretmende büyük fayda vardır."(Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 307)
    Ayrıca Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:
    "Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz; sabredenleri müjdele." (Bakara, 2/ 155).
    Bu ve benzeri âyetlerden Allah Teâlâ'nın insanları çeşitli sıkıntılara uğratarak imtihan ettiğini ve bu imtihanı sabredenlerin kazandığım öğreniyoruz.

    Sabırla bütün zorluklar halledilmekte, her türlü engel aşılmaktadır. Onun için atalarımız, "Sabırla koruk, helva olur." demişlerdir.

    Hz. Peygamber (asm) şöyle buyuruyor:

    "Mü'minin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü'mine özgüdür. Zira sevinirse şükreder; bu ise onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder; bu da onun için hayırlıdır."(Riyâzüs-Sâlihin, I/54).
    Bizim için mutlaka hayırlı olduğuna inandığımız sabır, bütün peygamberlerin ortak sıfatıdır. Allah'ın dinini tebliğ ederken hepsi çeşitli sıkıntılara uğramış, kendilerine eziyet edilmiş, yurtlarından çıkarılmış. Hükümdarlar tarafından zindana atılmış, ama onlar daima sabretmişlerdi. Kur'an-ı Kerim'de peygamberlerin sabrını dile getiren pek çok ayet-i kerime vardır. Rasulullah'ın (asm) hayatı ise, baştan sona en güzel sabır örnekleri ile doludur. Bu sebeple her Müslümana düşen görev, kurtuluşun sabırda olduğunu düşünerek, Allah'tan sabır dilemek ve sabırlı olmaktır.

    Şu dualar Peygamberimiz'in (asm) hastalara okuduğu dualardır:

    "Es'elü'llâhe'l-azîm. Rabbe'l-arşi'l-azîm en yeşfiyeke."

    "Arş-ı Azimin Rabbi olan Allahü Azîmüşşan'dan sana şifalar ihsan etmesini dilerim."
    Aile fertlerinin birinin hastalanması halinde Efendimiz (asm) mübarek elini hastanın alnına koyar, şöyle duâ ettiği olurdu:
    "Allahümme Rabbenâ. Ezhibi'l-be'se, işfi, ente'ş-Şâfi. Lâ şifâen illâ şifâüke, şifâen lâ yuğâdiru sekamen."

    "Allah'ım, sen bütün insanların Rabbisin. Bu hastanın ızdırabını gider. Şifa ver. Şifayı veren sensin. Senden başka şifa yaratan yoktur. Ancak senin şifan vardır. Bu kuluna da hastalıktan eser bırakmayacak şekilde şifalar ihsan eyle."
    Hz. Eyyub (as) çok şiddetli bir hastalığa yakalanmış ,hastalığı uzun sürmüş ve çeşitli imtihanlara, musîbetlere maruz kalmıştı... Fakat tüm musîbetler, O’nu hep sabredici bulmuş ve SABIR KAHRAMANI ünvanını almıştı. Sonra imtihan daha da şiddetlenmiş, hastalık o kadar ilerlemişti ki; Allah’ı anan diline ve kalbine zarar vermeye başlamıştı. İşte o zaman kendi bedenî sağlığı için değil, Allah’ı anmasına zarar gelmemesi için, O’na (CC) şu şekilde dua etmişti;
    “Rabbi İnnî messeniyedurru ve EnteErhamurrâhimîn”

    “Bana zarar dokundu, Ey Rabbim sen en merhametli ve en şefkatlisin.”
    Bunun üzerine Allah, O’nun sabrına ve halis niyetine hürmetle şifa vermişti...
    Selam ve dua ile...

    Sorularla İslamiyet



  5. 06.Mayıs.2014, 10:02
    3
    Misafir

    Cevap: Sivilce duası varmıdır ?

    Benim sivilcelerim var ve tibbi yardim almama ragmen gecmekte gecikiyolar dua yi okudum ve uyguluycam insaAllah rabbim herkesin derdine derman olur!


  6. 06.Mayıs.2014, 10:02
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Benim sivilcelerim var ve tibbi yardim almama ragmen gecmekte gecikiyolar dua yi okudum ve uyguluycam insaAllah rabbim herkesin derdine derman olur!





+ Yorum Gönder