Konusunu Oylayın.: Evlilik ve kader hakkında soru

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Evlilik ve kader hakkında soru
  1. 11.Şubat.2013, 18:05
    1
    Gül-i ayşe
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Şubat.2013
    Üye No: 100097
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Evlilik ve kader hakkında soru






    Evlilik ve kader hakkında soru Mumsema selamün aleyküm çok güzel açıklamışşsınız Allah razı olsun. fakat bişey sormak istiyorum demişsiniz ki "Yani siz bir aday tipi belirliyorsunuz ve arıyorsunuz. Allah’ta sizin istediğiniz vasıflara sahip birkaç kişiyi önünüze çıkarıyor. Sizde bunlardan birini iradenizle beğenip kabul ediyorsunuz. Alah’ın alacağınız eşin kim olduğunu ezelde bilmesi kader, fakat sizin iradenizle seçmeniz cüz’i irade dediğimiz insanın mesuliyet sınırlarıdır" sormak istediğim şu karşımıza Rabbim birkaç kişi çıkrıyor isteğimize göre peki bu da duayla değilmi her insanın her istediği olur veya olmazbunlar hep Dua tesiriyle meydana gelen şeyler değilmidir?


  2. 11.Şubat.2013, 18:05
    1



    selamün aleyküm çok güzel açıklamışşsınız Allah razı olsun. fakat bişey sormak istiyorum demişsiniz ki "Yani siz bir aday tipi belirliyorsunuz ve arıyorsunuz. Allah’ta sizin istediğiniz vasıflara sahip birkaç kişiyi önünüze çıkarıyor. Sizde bunlardan birini iradenizle beğenip kabul ediyorsunuz. Alah’ın alacağınız eşin kim olduğunu ezelde bilmesi kader, fakat sizin iradenizle seçmeniz cüz’i irade dediğimiz insanın mesuliyet sınırlarıdır" sormak istediğim şu karşımıza Rabbim birkaç kişi çıkrıyor isteğimize göre peki bu da duayla değilmi her insanın her istediği olur veya olmazbunlar hep Dua tesiriyle meydana gelen şeyler değilmidir?


    Benzer Konular

    - Çok evlilik hakkında soru

    - Evlilik Kader mi? iki insanın birbiriyle evlenmeleri de ızdırari kader olmuyor mu?

    - Kader Hakkında... Kur'an ve Hadislere dayanarak net bi şekilde kader konusunu anlatabilirmi?

    - Evlilik kader midir? Seçtiğimiz iyi bir eş sonradan değişirse bu da kader midir?

    - Evlilik hakkında bir soru

  3. 12.Şubat.2013, 18:27
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Evlilik ve kader hakkında soru




    ve aleykumusselam,
    bu ayetler cevab olarak yeterli sanirim kardesim..
    rabbimiz ne dua edecegimizide bilir..

    "Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var." (Furkan suresi 77.Ayet)
    "Rabbimiz buyurduki: Bana dua edin size cevap vereyim."
    (Mü'min suresi 60. Ayet)

    Evleneceğimiz insanı bizmi seçeriz yoksa kısmetimizde yazılımıdır?


    Kısmetin kapalı olup olmadığını insan bilemediği için kendi isteği olan bir şeyi elde etmek için bazı sebeplere teşebbüs etmesi gerekir. Bu sebeplere teşebbüsten sonra şayet istediğimiz şeyi elde edersek şükrederiz. Şayet istediğimz şey elde edilmez ise o zaman “hakkımızda hayırlı değilmiş” deyip verilmediği için ve ahirette isteğimizin daha güzelinin verileceğine iman edip yine şükretmek gerekir.

    Kısmet beklemelerde yanlış yorumlardan uzak kalınmalıdır. Bazı kimselerde yanlış bir kısmet bağlama anlayışı görülmektedir.

    Evham ve su-i zanna kapılan bu kimseler tereddüt etmeden konuşabiliyorlar:

    – Kızımızın ya da oğlumuzun kısmeti bir türlü çıkmıyor çıkınca da anlaşmayla sonuçlanmıyor bir bahane bulunup iş bozuluyor! Demek ki kısmetini bağlamışlar. Zaten falan ve filan komşulardan da şüphe ediyoruz.. diye hüküm verebiliyorlar.

    Halbuki Allah (cc) hiçbir insana bir başkasının kısmetini bağlama imkan ve salahiyeti vermemiştir. Bu sebeple kısmet bağlanması diye bir olay olamaz. Ama kısmet beklenmesi diye bir gerçek olur.

    Demek ki mesele kısmet bağlanması değil kısmetin beklenmesi meselesidir.

    Bu kısmet bekleme meselesini maneviyat büyüğü İsmail Fakirullah Hazretlerinin verdiği misal pek güzel açıklamaktadır. Öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir Fakirullah Hazretleri.

    Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar ta ikindiye kadar oyun sürer. Nihayet gün batarken aceleyle testiyi doldurup döner. Bunca vakittir orada oyuna dalan öğrenciyi bu defa arkadaşları aralarına alıp hırpalamak isterler. Ancak Fakirullah Hazretleri müdahale ederek der ki:

    – Neye suçluyorsunuz arkadaşınızı?

    – Kuşluk vakti gönderdiniz ikindi üzeri döndü bizi bu kadar bekletmeye hakkı var mı? derler.

    Büyük insan şöyle izah eder geç kalma sebebini.

    – Arkadaşınızın kabahati yoktur bu bekleyişte. Çünkü der çeşmenin başında oyuna dalmaya mecburdu. Kısmetiniz olan su henüz kurnaya gelmemişti yoldaydı. Başkalarının kısmetini doldurup ta size getiremezdi. Ne zaman yoldaki sizin kısmetiniz kurnaya geldi işte o zaman oynamayı bırakıp testiyi çeşmeye tutarak kısmetinizi doldurup getirdi. Onun kabahati yoktur yoldaki kısmetinizi beklemiştir.

    İşte evlenme olayındaki bekleme de yoldaki kısmeti beklemeden başkası değildir.

    Demek ki kısmet bağlaması yoktur ama kısmet beklemesi vardır.

    Şunu hiç unutmamak gerektir ki Allah yarattığı kulunun kısmetini asla bağlamaz. O kadar bağlamaz ki dünyada evlenemeden vefat edenleri bile Cennette otuz üç yaşında en güzel bir Cennet genci olarak olarak evlendirir kısmetini yine karşısına çıkarır asla kısmetsiz bırakmaz. Onlar da o zaman asla pişmanlık duymazlar dünyadaki bekleyişlerinden dolayı. Çünkü Cennet evliliği dünyadakiyle kıyaslanamayacak kadar özel ve güzel bir evlilik olur.. Bütünüyle mutluluk ve saadet kaynağı halini alır.

    Bence burada unutulmaması gereken en mühim nokta şu olmalıdır.

    Dünyadaki kısmetini bekleyenler bekleme süresini büyük bir fırsat bilmeli bu sıralarda kendi özelliklerini geliştirip vasıflarını çoğaltmayı hedef almalı vasıfsız işçi durumundan çıkıp aranan vasıflı aday özelliğini kazanmalı kendini bir çok vasıflarla değerli durumuna getirmelidir. Çünkü denklik dünyada da ahirette de esastır. Dünyada vasıflı olanlar Cennette de vasıflılarla evlenirler. Bu bakımdan da kısmet bekleme devresini güzel vasıfları kazanma çoğaltma devresi olarak düşünmeli yüksek vasıflılara layık hale gelmeye gayret göstermelidir.

    Zaten beklemenin bir faydalı yanı da güzel vasıflarını çoğalt ikazını yapıyor olmasıdır

    alıntı



  4. 12.Şubat.2013, 18:27
    2
    Aciz Kul



    ve aleykumusselam,
    bu ayetler cevab olarak yeterli sanirim kardesim..
    rabbimiz ne dua edecegimizide bilir..

    "Deki; Eğer duanız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var." (Furkan suresi 77.Ayet)
    "Rabbimiz buyurduki: Bana dua edin size cevap vereyim."
    (Mü'min suresi 60. Ayet)

    Evleneceğimiz insanı bizmi seçeriz yoksa kısmetimizde yazılımıdır?


    Kısmetin kapalı olup olmadığını insan bilemediği için kendi isteği olan bir şeyi elde etmek için bazı sebeplere teşebbüs etmesi gerekir. Bu sebeplere teşebbüsten sonra şayet istediğimiz şeyi elde edersek şükrederiz. Şayet istediğimz şey elde edilmez ise o zaman “hakkımızda hayırlı değilmiş” deyip verilmediği için ve ahirette isteğimizin daha güzelinin verileceğine iman edip yine şükretmek gerekir.

    Kısmet beklemelerde yanlış yorumlardan uzak kalınmalıdır. Bazı kimselerde yanlış bir kısmet bağlama anlayışı görülmektedir.

    Evham ve su-i zanna kapılan bu kimseler tereddüt etmeden konuşabiliyorlar:

    – Kızımızın ya da oğlumuzun kısmeti bir türlü çıkmıyor çıkınca da anlaşmayla sonuçlanmıyor bir bahane bulunup iş bozuluyor! Demek ki kısmetini bağlamışlar. Zaten falan ve filan komşulardan da şüphe ediyoruz.. diye hüküm verebiliyorlar.

    Halbuki Allah (cc) hiçbir insana bir başkasının kısmetini bağlama imkan ve salahiyeti vermemiştir. Bu sebeple kısmet bağlanması diye bir olay olamaz. Ama kısmet beklenmesi diye bir gerçek olur.

    Demek ki mesele kısmet bağlanması değil kısmetin beklenmesi meselesidir.

    Bu kısmet bekleme meselesini maneviyat büyüğü İsmail Fakirullah Hazretlerinin verdiği misal pek güzel açıklamaktadır. Öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir Fakirullah Hazretleri.

    Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar ta ikindiye kadar oyun sürer. Nihayet gün batarken aceleyle testiyi doldurup döner. Bunca vakittir orada oyuna dalan öğrenciyi bu defa arkadaşları aralarına alıp hırpalamak isterler. Ancak Fakirullah Hazretleri müdahale ederek der ki:

    – Neye suçluyorsunuz arkadaşınızı?

    – Kuşluk vakti gönderdiniz ikindi üzeri döndü bizi bu kadar bekletmeye hakkı var mı? derler.

    Büyük insan şöyle izah eder geç kalma sebebini.

    – Arkadaşınızın kabahati yoktur bu bekleyişte. Çünkü der çeşmenin başında oyuna dalmaya mecburdu. Kısmetiniz olan su henüz kurnaya gelmemişti yoldaydı. Başkalarının kısmetini doldurup ta size getiremezdi. Ne zaman yoldaki sizin kısmetiniz kurnaya geldi işte o zaman oynamayı bırakıp testiyi çeşmeye tutarak kısmetinizi doldurup getirdi. Onun kabahati yoktur yoldaki kısmetinizi beklemiştir.

    İşte evlenme olayındaki bekleme de yoldaki kısmeti beklemeden başkası değildir.

    Demek ki kısmet bağlaması yoktur ama kısmet beklemesi vardır.

    Şunu hiç unutmamak gerektir ki Allah yarattığı kulunun kısmetini asla bağlamaz. O kadar bağlamaz ki dünyada evlenemeden vefat edenleri bile Cennette otuz üç yaşında en güzel bir Cennet genci olarak olarak evlendirir kısmetini yine karşısına çıkarır asla kısmetsiz bırakmaz. Onlar da o zaman asla pişmanlık duymazlar dünyadaki bekleyişlerinden dolayı. Çünkü Cennet evliliği dünyadakiyle kıyaslanamayacak kadar özel ve güzel bir evlilik olur.. Bütünüyle mutluluk ve saadet kaynağı halini alır.

    Bence burada unutulmaması gereken en mühim nokta şu olmalıdır.

    Dünyadaki kısmetini bekleyenler bekleme süresini büyük bir fırsat bilmeli bu sıralarda kendi özelliklerini geliştirip vasıflarını çoğaltmayı hedef almalı vasıfsız işçi durumundan çıkıp aranan vasıflı aday özelliğini kazanmalı kendini bir çok vasıflarla değerli durumuna getirmelidir. Çünkü denklik dünyada da ahirette de esastır. Dünyada vasıflı olanlar Cennette de vasıflılarla evlenirler. Bu bakımdan da kısmet bekleme devresini güzel vasıfları kazanma çoğaltma devresi olarak düşünmeli yüksek vasıflılara layık hale gelmeye gayret göstermelidir.

    Zaten beklemenin bir faydalı yanı da güzel vasıflarını çoğalt ikazını yapıyor olmasıdır

    alıntı



  5. 13.Şubat.2013, 22:12
    3
    Gül-i ayşe
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Şubat.2013
    Üye No: 100097
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Evlilik ve kader hakkında soru

    tam olarak buna değinilmediği için sorma gereği duydum okuyanlar açısından bi soru işareti olsun istemedim
    yazan kardeşime teşekkür ediyorum


  6. 13.Şubat.2013, 22:12
    3
    tam olarak buna değinilmediği için sorma gereği duydum okuyanlar açısından bi soru işareti olsun istemedim
    yazan kardeşime teşekkür ediyorum





+ Yorum Gönder