Konusunu Oylayın.: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?
  1. 30.Ocak.2013, 15:28
    49
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    reklam


    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı? ile alakalı yazı mumsema.com Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?
    "ne yazıkki bu asır bazı kardeşlerimizi "her aklının almadığı şeyi inkar" edecek dereceye getirmiş"

    öncelikle aklımı hayatımda kullanmayı severim, ki Allahın emri aklı kullanmaktır. bununla birlikte din ile alakalı konularda aklın yapması gereken nakle tabi olmaktır, buna aykırı konuşan da selefin yolundan sapmıştır. Sarih akıl ile Kuran-Sünnet nakli çelişmez, çelişebilir diyenler hata etmişlerdir. Fakat bizim şu an inkar etitğimiz şeyler Kuran ve Sünnet değil, dinin kemale erdirilmesinden asırlar sonra yazılmış içinde hatalar içermesi GAYET NORMAL olan bir kitap... elbette bu kitabı Kuran ve sünnete arz edeceğiz, her söyleneni kabul edecek olsaydık memlekette ne hurafeler dönüyor...


  2. 30.Ocak.2013, 15:28
    49
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    reklam


    "ne yazıkki bu asır bazı kardeşlerimizi "her aklının almadığı şeyi inkar" edecek dereceye getirmiş"

    öncelikle aklımı hayatımda kullanmayı severim, ki Allahın emri aklı kullanmaktır. bununla birlikte din ile alakalı konularda aklın yapması gereken nakle tabi olmaktır, buna aykırı konuşan da selefin yolundan sapmıştır. Sarih akıl ile Kuran-Sünnet nakli çelişmez, çelişebilir diyenler hata etmişlerdir. Fakat bizim şu an inkar etitğimiz şeyler Kuran ve Sünnet değil, dinin kemale erdirilmesinden asırlar sonra yazılmış içinde hatalar içermesi GAYET NORMAL olan bir kitap... elbette bu kitabı Kuran ve sünnete arz edeceğiz, her söyleneni kabul edecek olsaydık memlekette ne hurafeler dönüyor...


  3. 30.Ocak.2013, 15:31
    50
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    reklam


    Alıntı
    Ayrıca, ayetleri Bediüzzamandan daha doğru ve tahkiki ve istikametli anladığını iddia eden varsa karşıma çıksın, onu tecrübe edelim."

    Ehli sünnet tefsirlerine çokça kez muhalefet etmiş Said Nursi, metodu da zaten batıl olduğu Gün ışığı gibi apaçık
    .

    başka bir iftira daha...hodr-i meydan..buyur Kur'anın en temel meselesinden bir bahis açayım..kim muhalefet etmiş ve kim doğrudan doğruya ehl-i sünnet mezhebini savunmuş görelim var mısın..

    yahu zorla insana böyle sözler söylettiriyorsunuz..

    Alıntı
    elbette bu kitabı Kuran ve sünnete arz edeceğiz, her söyleneni kabul edecek olsaydık memlekette ne hurafeler dönüyor
    Kur'an ve sünnete arzetmek için, Kur'an ve sünneti ihata etmek gerekir..Eğer sende böyle bir kabiliyet varsa seni tecrübe edlim istersen..Yani, sen diyorsun ki, ben bir İslam alimin en teferruattaki ve iman ve itikada taalluk etmeyen meselesini Kur'anın ve sünnetin en ince teferruatını da bildiğim için ona doğru veya yalnış hükmü veriririm ve benim verdiğim hüküm kesin doğrudur ve o İslam alimi orada kesin yanılmıştır" diyorsun öyle mi..madem kendine müctehid ve mücedditlerin en teferruattaki ictihadlarını bile Kur'an ve sünnete arz edecek kadar yeterli görüyorsun..Öyle ise hodr-i meydan..buyur seni tecrübe edelim.


  4. 30.Ocak.2013, 15:31
    50
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    reklam


    Alıntı
    Ayrıca, ayetleri Bediüzzamandan daha doğru ve tahkiki ve istikametli anladığını iddia eden varsa karşıma çıksın, onu tecrübe edelim."

    Ehli sünnet tefsirlerine çokça kez muhalefet etmiş Said Nursi, metodu da zaten batıl olduğu Gün ışığı gibi apaçık
    .

    başka bir iftira daha...hodr-i meydan..buyur Kur'anın en temel meselesinden bir bahis açayım..kim muhalefet etmiş ve kim doğrudan doğruya ehl-i sünnet mezhebini savunmuş görelim var mısın..

    yahu zorla insana böyle sözler söylettiriyorsunuz..

    Alıntı
    elbette bu kitabı Kuran ve sünnete arz edeceğiz, her söyleneni kabul edecek olsaydık memlekette ne hurafeler dönüyor
    Kur'an ve sünnete arzetmek için, Kur'an ve sünneti ihata etmek gerekir..Eğer sende böyle bir kabiliyet varsa seni tecrübe edlim istersen..Yani, sen diyorsun ki, ben bir İslam alimin en teferruattaki ve iman ve itikada taalluk etmeyen meselesini Kur'anın ve sünnetin en ince teferruatını da bildiğim için ona doğru veya yalnış hükmü veriririm ve benim verdiğim hüküm kesin doğrudur ve o İslam alimi orada kesin yanılmıştır" diyorsun öyle mi..madem kendine müctehid ve mücedditlerin en teferruattaki ictihadlarını bile Kur'an ve sünnete arz edecek kadar yeterli görüyorsun..Öyle ise hodr-i meydan..buyur seni tecrübe edelim.


  5. 30.Ocak.2013, 15:38
    51
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    bakın ben de henüz tam manası ile okumaya başlamış değilim, bana da vesile olur. ehli sünnetin ittifakla kabul ettiği tefsirlerden biri olan ibn kesir tefsirine başlayalım isterseniz okumak için. Said nursi apaçık Nostradamus luk yapmış, ehli sünnette böyle bir tefsir anlayışı yoktur. Tefsir usulünü benden daha iyi biliyorsunuzdur heralde, bir ayeti tefsir ederken önce Kurana bakılır tefsir için sonra da sünnete bakılır o ayet ile alakalı bir açıklama var mıdır diye, sahabeden yapılacak sahih nakiller de yer bulabilir. Fakat hiçbir tefsircinin yahudilerin dinden sapmasına vesile olan bu "ilim" ile tefsir yaptığı görülmemiştir. "Tefsirde İsrailliyat" adlı kitaptan birkaç parçayı internetten okumuştum, pek çok hurafe denebilecek şey belki de iyi niyetle İslami Tefsirlerin arasına karışmış. Size de tavsiyem olaya Nurculuk gözü ile değil, Müslümanlık gözü ile bakmanızdır. Nurculuk iyi hasletler taşıyor olabilir, belki hoş görülecek pek çok şeyi vardır, ancak Müslümanlıktan uzak bir nurculuk cennetin yolu değildir.


  6. 30.Ocak.2013, 15:38
    51
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    bakın ben de henüz tam manası ile okumaya başlamış değilim, bana da vesile olur. ehli sünnetin ittifakla kabul ettiği tefsirlerden biri olan ibn kesir tefsirine başlayalım isterseniz okumak için. Said nursi apaçık Nostradamus luk yapmış, ehli sünnette böyle bir tefsir anlayışı yoktur. Tefsir usulünü benden daha iyi biliyorsunuzdur heralde, bir ayeti tefsir ederken önce Kurana bakılır tefsir için sonra da sünnete bakılır o ayet ile alakalı bir açıklama var mıdır diye, sahabeden yapılacak sahih nakiller de yer bulabilir. Fakat hiçbir tefsircinin yahudilerin dinden sapmasına vesile olan bu "ilim" ile tefsir yaptığı görülmemiştir. "Tefsirde İsrailliyat" adlı kitaptan birkaç parçayı internetten okumuştum, pek çok hurafe denebilecek şey belki de iyi niyetle İslami Tefsirlerin arasına karışmış. Size de tavsiyem olaya Nurculuk gözü ile değil, Müslümanlık gözü ile bakmanızdır. Nurculuk iyi hasletler taşıyor olabilir, belki hoş görülecek pek çok şeyi vardır, ancak Müslümanlıktan uzak bir nurculuk cennetin yolu değildir.


  7. 30.Ocak.2013, 15:47
    52
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    Alıntı
    Said nursi apaçık Nostradamus luk yapmış, ehli sünnette böyle bir tefsir anlayışı yoktur. Tefsir usulünü benden daha iyi biliyorsunuzdur heralde, bir ayeti tefsir ederken önce Kurana bakılır tefsir için sonra da sünnete bakılır o ayet ile alakalı bir açıklama var mıdır diye, sahabeden yapılacak sahih nakiller de yer bulabilir.
    Yahu kardeşim, bu konu hakkında sayfalar dolusu yazı yazabilirim..fakat gerek duymuyorum...Risale-i Nurun Kur'anın tefsiri olmadığını iddia eden sensin..Sen bu konunun uzmanı olmadığın ve Risale-i Nuru tanımadığın için elbette bu hükmünün kıymeti yoktur...Bak benim sana açık bir teklifim var..Mesela karşımızda İslamiyeti ve Kur'anı ve Peygamberi araştıran ve tanımak isteyen ve bunlar hakkında aklında yüzlerce sorusu olan bir zat olduğunu farzedelim...Bu kişi bize soru sorsun ve ikimiz de bu kimseye cevap verelim ve Kur'anı ve İslamiyeti ve nübüvvet hakikatini anlatalım..sorularına cevap verelim..İstediğin tefsirden istifade edebilirsin..Ben de Risale-i Nurdaki hakikatlerden bu kimseye cevap vereceğim..Buyur, bu iddia sahiplerinden buna cesaret edebilecek kimse varsa karşıma çıksın...var mısın.


  8. 30.Ocak.2013, 15:47
    52
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Said nursi apaçık Nostradamus luk yapmış, ehli sünnette böyle bir tefsir anlayışı yoktur. Tefsir usulünü benden daha iyi biliyorsunuzdur heralde, bir ayeti tefsir ederken önce Kurana bakılır tefsir için sonra da sünnete bakılır o ayet ile alakalı bir açıklama var mıdır diye, sahabeden yapılacak sahih nakiller de yer bulabilir.
    Yahu kardeşim, bu konu hakkında sayfalar dolusu yazı yazabilirim..fakat gerek duymuyorum...Risale-i Nurun Kur'anın tefsiri olmadığını iddia eden sensin..Sen bu konunun uzmanı olmadığın ve Risale-i Nuru tanımadığın için elbette bu hükmünün kıymeti yoktur...Bak benim sana açık bir teklifim var..Mesela karşımızda İslamiyeti ve Kur'anı ve Peygamberi araştıran ve tanımak isteyen ve bunlar hakkında aklında yüzlerce sorusu olan bir zat olduğunu farzedelim...Bu kişi bize soru sorsun ve ikimiz de bu kimseye cevap verelim ve Kur'anı ve İslamiyeti ve nübüvvet hakikatini anlatalım..sorularına cevap verelim..İstediğin tefsirden istifade edebilirsin..Ben de Risale-i Nurdaki hakikatlerden bu kimseye cevap vereceğim..Buyur, bu iddia sahiplerinden buna cesaret edebilecek kimse varsa karşıma çıksın...var mısın.


  9. 30.Ocak.2013, 15:47
    53
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    Alıntı
    Sen kimden özür dileyeceksin kiSen ahirete intikal etmiş bir zata söylemediği bir sözü inad ettinYani, hem gıybet, hem de iftira attınEğer o kimse dünyada olsaydı "kusura bakma senin söylemediğin bir cümleyi, hiç araştırmadan kulaktan dolma bilgilerle söyledim ve çoğu kimseye senin hakkında su-i zanna sebep oldumhakkını helal et" diyebilirsinHalbuki hayatta değil.ben seni daha önce ikaz etmiştim ama beni dinlemedinBence bu iftiraya karşı titre ve kendine gelbir daha kulaktan dolma bilgilerle bir İslam alimine iftira atma
    öncelikle bu cümlelerinden başlayalım

    kimseye iftira atmadık,olmayan birşeyi söylemedim,eğer ki yoksa özür dilemeye hazırım dedim

    asıl sen Alahın ayetlerine ama diye başlayarak said nursinin yorumlarını katarsan öbür tarafta ne yapacaksın sen düşün

    ahirette sana sorulacak şeylere örnekler verelim;

    Bu uzun macerayı, ihtiyarlığımın rica kapıları içinde derci, adeta ihtiyarımla olmadı. İstemiyordum, belki usandıracak diye çekiniyordum. Fakat bana yazdırıldı diyebilirim

    bu meseleye dair yalnız bir, iki, üç satır yazmak niyet edip başlarken, ihtiyarım haricinde olarak uzun yazdırıldı. Hikmetini de anlamadık, belki bir hikmeti var diye öylece bıraktık, kusura bakmayınız.

    Bütün Sözlerde konuşan ben değilim. Belki, işârât-ı Kur’âniye nâmına hakikattir. Hakikat ise hak söyler, doğru konuşur. Eğer yanlış bir şey gördünüz; muhakkak biliniz ki, haberim olmadan fikrim karışmış, karıştırmış, yanlış etmiş.

    daha çokkk var

    yazdırıldı-haberim olmadan fikrim karıştı-ihtiyarım haricinde olarak uzun yazdırıldı. Hikmetini de anlamadık, belki bir hikmeti var diye öylece bıraktık,bütün bunlara inanmanın hesabını düşün önce

    Yani Said nursi kendi iradesiyle yazmadı,haşa risale Allahın sözü???

    cvp veremeyeceksin,cvp vermek için yine risaleden alıntı yapacaksın

    Alıntı
    Yahu elbette bizim gaybi bilgimiz varÇünkü, bu gaybi bilgiyi Kur'an bize haber veriyor
    sorduğum soruya cvp verirken ne kadar komik duruma düşüyorsun

    said nursinin ebced hessabıyla gelecekten haber vermesini soruyorum,sen bana Kuran gelecekten haber veriyor diyosun

    Kuranın söyledikleri başımızın üstünde

    ya said nursinin ebced hesaplarına ne dersin

    Yoksa onlarda gaybın bilgisimi var ki yazıp duruyorlar? Necm Suresi 47

    ayet varken,olsun said nursi ebced hesabıyla bilmiştir mi diyorsun

    inandığına göre diyorsun?

    Alıntı
    Bence sen kendi aklınla hareket etmiyorsun
    bana diyene bakrisalede yazan herşeyi ama herşeyi sarsılmaz olarak doğru kabul eden,en ufak dahi bir hata olmadığını ve eleştriyi kabul etmeyen biri


  10. 30.Ocak.2013, 15:47
    53
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Sen kimden özür dileyeceksin kiSen ahirete intikal etmiş bir zata söylemediği bir sözü inad ettinYani, hem gıybet, hem de iftira attınEğer o kimse dünyada olsaydı "kusura bakma senin söylemediğin bir cümleyi, hiç araştırmadan kulaktan dolma bilgilerle söyledim ve çoğu kimseye senin hakkında su-i zanna sebep oldumhakkını helal et" diyebilirsinHalbuki hayatta değil.ben seni daha önce ikaz etmiştim ama beni dinlemedinBence bu iftiraya karşı titre ve kendine gelbir daha kulaktan dolma bilgilerle bir İslam alimine iftira atma
    öncelikle bu cümlelerinden başlayalım

    kimseye iftira atmadık,olmayan birşeyi söylemedim,eğer ki yoksa özür dilemeye hazırım dedim

    asıl sen Alahın ayetlerine ama diye başlayarak said nursinin yorumlarını katarsan öbür tarafta ne yapacaksın sen düşün

    ahirette sana sorulacak şeylere örnekler verelim;

    Bu uzun macerayı, ihtiyarlığımın rica kapıları içinde derci, adeta ihtiyarımla olmadı. İstemiyordum, belki usandıracak diye çekiniyordum. Fakat bana yazdırıldı diyebilirim

    bu meseleye dair yalnız bir, iki, üç satır yazmak niyet edip başlarken, ihtiyarım haricinde olarak uzun yazdırıldı. Hikmetini de anlamadık, belki bir hikmeti var diye öylece bıraktık, kusura bakmayınız.

    Bütün Sözlerde konuşan ben değilim. Belki, işârât-ı Kur’âniye nâmına hakikattir. Hakikat ise hak söyler, doğru konuşur. Eğer yanlış bir şey gördünüz; muhakkak biliniz ki, haberim olmadan fikrim karışmış, karıştırmış, yanlış etmiş.

    daha çokkk var

    yazdırıldı-haberim olmadan fikrim karıştı-ihtiyarım haricinde olarak uzun yazdırıldı. Hikmetini de anlamadık, belki bir hikmeti var diye öylece bıraktık,bütün bunlara inanmanın hesabını düşün önce

    Yani Said nursi kendi iradesiyle yazmadı,haşa risale Allahın sözü???

    cvp veremeyeceksin,cvp vermek için yine risaleden alıntı yapacaksın

    Alıntı
    Yahu elbette bizim gaybi bilgimiz varÇünkü, bu gaybi bilgiyi Kur'an bize haber veriyor
    sorduğum soruya cvp verirken ne kadar komik duruma düşüyorsun

    said nursinin ebced hessabıyla gelecekten haber vermesini soruyorum,sen bana Kuran gelecekten haber veriyor diyosun

    Kuranın söyledikleri başımızın üstünde

    ya said nursinin ebced hesaplarına ne dersin

    Yoksa onlarda gaybın bilgisimi var ki yazıp duruyorlar? Necm Suresi 47

    ayet varken,olsun said nursi ebced hesabıyla bilmiştir mi diyorsun

    inandığına göre diyorsun?

    Alıntı
    Bence sen kendi aklınla hareket etmiyorsun
    bana diyene bakrisalede yazan herşeyi ama herşeyi sarsılmaz olarak doğru kabul eden,en ufak dahi bir hata olmadığını ve eleştriyi kabul etmeyen biri


  11. 30.Ocak.2013, 15:54
    54
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    risale i nur komple hata içeren bir kitaptır iddiasında hiçbir zaman bulunmadım. ateistlere, şüphelilere verilebilecek güzel cevapları da ihtiva eder bu kitap. fakat bu içindeki çelişkileri, hataları yok etmez.


    Alıntı
    10- Risale-i Nur'da anlatılan bir söz,Hadis mi?değil mi?anlaşılamıyor.
    Lem'alar kitabında hadis dediğine,Muhakemat kitabında "Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır. " demiş.

    hadis dediği bölüm:

    "On Dördüncü Lem'a
    İki makamdır.
    BİRİNCİ MAKAM : Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdan sorulmuş ki:"Arz ne üstünde duruyor?" Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş Yani, "Öküz ve balık üstünde duruyor." şu hadîse dâir çok münâkaşât vardır. Coğrafyacılar (hâşâ) bu hadîsi inkâr ediyorlar.
    İşte, bu hadîsin hakîki mânâsını, üç vecihle, bu risâlenin Birinci Makamı öyle bir tarzda beyân ediyor ki, münkirlerin zerre miktar insafı varsa ve coğrafyacıların hakka karşı zerre miktar iz'anları bulunsa, bu hadîsi, bâhir bir mu'cize-i Ahmediye (a.s.m.) sayacaklardır. Çünkü o üç cevap hem hakîki ve katî, hem mânidardırlar. " (Lemalar- Fihrist-s.376/377)



    yukarda hadis dediği aynı söze Teslim etmiyoruz ki, hadistir dediği bölüm:


    "İkinci Mesele

    Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin dahil ve tufeylîsidir. Râvisiyle beraber Müslüman olmuştur. İstersen, Mukaddeme-i Saliseye git, göreceksin, hangi kapıdan daire-i İslâmiyete dahil olmuştur.
    Amma, İbn-i Abbas'a olan nispetin ittisali ise: Dördüncü Mukaddemenin aynasına bak; o ilhakın sırrını göreceksin. Bundan sonra mervîdir: "Arz, Sevr ve Hût üzerindedir." Hadis olarak rivayet ediliyor.
    Evvelâ:Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır.
    Saniyen: Hadis olsa da zaaf-ı ittisal için yalnız zannı ifade eden âhâddendir. Akideye dahil olmaz. Zira yakîn şarttır. "
    (Muhakemat-İkinci Mesele-52)
    en başta bu var, devamını da koyalım inşallah.

    Alıntı
    Şehidlerin ve Hz. Hamza’nın(r.anha); Rabıta ve Tevessulle Yardım İsteyenlerin İşini Dünyaya Dönerek Görmesi!

    Evet, şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarik-i hakta feda ettikleri için, Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı âlem-i berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar. Yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar, kemâl-i saadetle mütelezziz oluyorlar, ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar.
    Ehl-i kuburun çendan ruhları bâkidir; fakat kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın lezzetine yetişmez.
    Nasıl ki, iki adam bir rüyada cennet gibi bir güzel saraya girerler. Birisi rüyada olduğunu bilir; aldığı keyif ve lezzet pek noksandır. "Ben uyansam şu lezzet kaçacak" diye düşünür. Diğeri rüyada olduğunu bilmiyor; hakikî lezzet ile hakikî saadete mazhar olur. İşte, âlem-i berzahtaki emvat ve şühedanın hayat-ı berzahiyeden istifadeleri öyle farklıdır. Hadsiz vakıatla ve rivayatla, şühedanın bu tarz-ı hayata mazhariyetleri ve kendilerini sağ bildikleri sabit ve katîdir.
    Hattâ, Seyyidü’ş-Şüheda olan Hazret-i Hamza Radıyallahu Anh, mükerrer vakıatla, kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve ispat edilmiş.
    Hattâ, ben kendim, Ubeyd isminde bir yeğenim ve talebem vardı. Benim yanımda ve benim yerime şehid olduktan sonra, üç aylık mesafede esarette bulunduğum zaman, mahall-i defnini bilmediğim halde, bence bir rüya-yı sadıkada, tahte’l-arz bir menzil suretindeki kabrine girmişim. Onu şüheda tabaka-i hayatında gördüm. O beni ölmüş biliyormuş; benim için çok ağladığını söyledi. Kendisini hayatta biliyor. Fakat Rus’un istilâsından çekindiği için, yeraltında kendine güzel bir menzil yapmış. İşte bu cüz’î rüya, bazı şerâit ve emâratla, geçen hakikate bana şuhud derecesinde bir kanaat vermiştir.


    Mektubat, Sayfa 12 - 13

    TIKLA : http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Mektubat&Page=12
    TIKLA : http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Mektubat&Page=13



  12. 30.Ocak.2013, 15:54
    54
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    risale i nur komple hata içeren bir kitaptır iddiasında hiçbir zaman bulunmadım. ateistlere, şüphelilere verilebilecek güzel cevapları da ihtiva eder bu kitap. fakat bu içindeki çelişkileri, hataları yok etmez.


    Alıntı
    10- Risale-i Nur'da anlatılan bir söz,Hadis mi?değil mi?anlaşılamıyor.
    Lem'alar kitabında hadis dediğine,Muhakemat kitabında "Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır. " demiş.

    hadis dediği bölüm:

    "On Dördüncü Lem'a
    İki makamdır.
    BİRİNCİ MAKAM : Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdan sorulmuş ki:"Arz ne üstünde duruyor?" Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş Yani, "Öküz ve balık üstünde duruyor." şu hadîse dâir çok münâkaşât vardır. Coğrafyacılar (hâşâ) bu hadîsi inkâr ediyorlar.
    İşte, bu hadîsin hakîki mânâsını, üç vecihle, bu risâlenin Birinci Makamı öyle bir tarzda beyân ediyor ki, münkirlerin zerre miktar insafı varsa ve coğrafyacıların hakka karşı zerre miktar iz'anları bulunsa, bu hadîsi, bâhir bir mu'cize-i Ahmediye (a.s.m.) sayacaklardır. Çünkü o üç cevap hem hakîki ve katî, hem mânidardırlar. " (Lemalar- Fihrist-s.376/377)



    yukarda hadis dediği aynı söze Teslim etmiyoruz ki, hadistir dediği bölüm:


    "İkinci Mesele

    Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin dahil ve tufeylîsidir. Râvisiyle beraber Müslüman olmuştur. İstersen, Mukaddeme-i Saliseye git, göreceksin, hangi kapıdan daire-i İslâmiyete dahil olmuştur.
    Amma, İbn-i Abbas'a olan nispetin ittisali ise: Dördüncü Mukaddemenin aynasına bak; o ilhakın sırrını göreceksin. Bundan sonra mervîdir: "Arz, Sevr ve Hût üzerindedir." Hadis olarak rivayet ediliyor.
    Evvelâ:Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır.
    Saniyen: Hadis olsa da zaaf-ı ittisal için yalnız zannı ifade eden âhâddendir. Akideye dahil olmaz. Zira yakîn şarttır. "
    (Muhakemat-İkinci Mesele-52)
    en başta bu var, devamını da koyalım inşallah.

    Alıntı
    Şehidlerin ve Hz. Hamza’nın(r.anha); Rabıta ve Tevessulle Yardım İsteyenlerin İşini Dünyaya Dönerek Görmesi!

    Evet, şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarik-i hakta feda ettikleri için, Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı âlem-i berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar. Yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar, kemâl-i saadetle mütelezziz oluyorlar, ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar.
    Ehl-i kuburun çendan ruhları bâkidir; fakat kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın lezzetine yetişmez.
    Nasıl ki, iki adam bir rüyada cennet gibi bir güzel saraya girerler. Birisi rüyada olduğunu bilir; aldığı keyif ve lezzet pek noksandır. "Ben uyansam şu lezzet kaçacak" diye düşünür. Diğeri rüyada olduğunu bilmiyor; hakikî lezzet ile hakikî saadete mazhar olur. İşte, âlem-i berzahtaki emvat ve şühedanın hayat-ı berzahiyeden istifadeleri öyle farklıdır. Hadsiz vakıatla ve rivayatla, şühedanın bu tarz-ı hayata mazhariyetleri ve kendilerini sağ bildikleri sabit ve katîdir.
    Hattâ, Seyyidü’ş-Şüheda olan Hazret-i Hamza Radıyallahu Anh, mükerrer vakıatla, kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve ispat edilmiş.
    Hattâ, ben kendim, Ubeyd isminde bir yeğenim ve talebem vardı. Benim yanımda ve benim yerime şehid olduktan sonra, üç aylık mesafede esarette bulunduğum zaman, mahall-i defnini bilmediğim halde, bence bir rüya-yı sadıkada, tahte’l-arz bir menzil suretindeki kabrine girmişim. Onu şüheda tabaka-i hayatında gördüm. O beni ölmüş biliyormuş; benim için çok ağladığını söyledi. Kendisini hayatta biliyor. Fakat Rus’un istilâsından çekindiği için, yeraltında kendine güzel bir menzil yapmış. İşte bu cüz’î rüya, bazı şerâit ve emâratla, geçen hakikate bana şuhud derecesinde bir kanaat vermiştir.


    Mektubat, Sayfa 12 - 13

    TIKLA : http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Mektubat&Page=12
    TIKLA : http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Mektubat&Page=13



  13. 30.Ocak.2013, 15:57
    55
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    bana bir tane ebced ile gelecek hesabını caiz kılacak delil getirebilir misin ilimcik? küfür olduğuna kurandan delilleri cavraşım kardeş çokça kez koydu. ibn abbas da(Allah ondan razı olsun) "Yıldızlarla, ebced harfleri ile uğraşan kimsenin Allah katında bir nasibi yoktur" demiştir. tefsir konusunda tüm ehli sünnet ibn abbas ın tefsirinin ilk ve örnek olduğunu söylemişlerdir. yani sahabe olmasının yanında tefsirciliği de var.


  14. 30.Ocak.2013, 15:57
    55
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    bana bir tane ebced ile gelecek hesabını caiz kılacak delil getirebilir misin ilimcik? küfür olduğuna kurandan delilleri cavraşım kardeş çokça kez koydu. ibn abbas da(Allah ondan razı olsun) "Yıldızlarla, ebced harfleri ile uğraşan kimsenin Allah katında bir nasibi yoktur" demiştir. tefsir konusunda tüm ehli sünnet ibn abbas ın tefsirinin ilk ve örnek olduğunu söylemişlerdir. yani sahabe olmasının yanında tefsirciliği de var.


  15. 30.Ocak.2013, 16:00
    56
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    Alıntı
    Mehmet Kırkıncı bir röportajda şöyle diyor; Eğer Nurlara bir el girerse bu iş ayrana döner. Üstad Hazretleri 28. Mektup’un 8. Meselesinde, “Bu libaslar fıtrî olarak geliyor” diyor. Üstad kendisi diyor bunu. “Manaların lafızları, libasları fıtridir, benim bile bunları değiştirmeye salahiyetim yoktur” diyor Üstad. Bu da bitiriyor meseleyi yani. Üstad benim salahiyetim yok dedikten sonra, kimin haddi var ki bu Risaleleri sadeleştirmeye cüret ediyorlar. Risaleler sadeleştirilmeye bir başlandı mı o zaman ayrana döner…
    kitabın kutsallaştırılması işte böyle olur

    kardeş,karadamlaların dediğine katılıyorum,kitapta faydalı şeyler yoktur demiyorum,daha öncede yazdım,risalelelrin tamamını okumadım ama çoğu kitabını okudum ve faydasını gördüm-bunu daha öncede yazmıştım

    amma velakin yanlışlarda var

    ama nurcular en ufak bir hata olmadığını savunuyorsunuz


  16. 30.Ocak.2013, 16:00
    56
    Devamlı Üye
    Alıntı
    Mehmet Kırkıncı bir röportajda şöyle diyor; Eğer Nurlara bir el girerse bu iş ayrana döner. Üstad Hazretleri 28. Mektup’un 8. Meselesinde, “Bu libaslar fıtrî olarak geliyor” diyor. Üstad kendisi diyor bunu. “Manaların lafızları, libasları fıtridir, benim bile bunları değiştirmeye salahiyetim yoktur” diyor Üstad. Bu da bitiriyor meseleyi yani. Üstad benim salahiyetim yok dedikten sonra, kimin haddi var ki bu Risaleleri sadeleştirmeye cüret ediyorlar. Risaleler sadeleştirilmeye bir başlandı mı o zaman ayrana döner…
    kitabın kutsallaştırılması işte böyle olur

    kardeş,karadamlaların dediğine katılıyorum,kitapta faydalı şeyler yoktur demiyorum,daha öncede yazdım,risalelelrin tamamını okumadım ama çoğu kitabını okudum ve faydasını gördüm-bunu daha öncede yazmıştım

    amma velakin yanlışlarda var

    ama nurcular en ufak bir hata olmadığını savunuyorsunuz


  17. 30.Ocak.2013, 16:11
    57
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    Alıntı
    kimseye iftira atmadık,olmayan birşeyi söylemedim,eğer ki yoksa özür dilemeye hazırım dedim
    yahu hem "olmadık, olmayan bir şeyi söylmedim" diye kesin bir hüküm veriyorsun..sonra da "eğer yoksa özür dilemeye hazırım" diyorsun..

    Ben de sana bağıra bağıra "öyle bir cümle Risale-i Nurda yok" diyorum..Bunun gıybet ve iftira olduğunu söylüyorum..Sen ise hala "yoksa" diyorsun..

    Ayrıca, ahirete intikal etmiş bir zattan nasıl özür dileyeceksin..Eğer bu zat hayatta olsaydı "Kusura bakma ben kulaktan dolma bilgilerle seni hem gıybet ettim, hem de senin söylemediğin bir sözü söylediğini söyleyerek seni dalalet ve küfür ile ittiham ettim..hakkını helal et." diyebilirdin..Vefat etmiş birinden nasıl özür dileyeceksin..Buyur, ayıkla şimdi pirincin taşını..

    Alıntı
    sorduğum soruya cvp verirken ne kadar komik duruma düşüyorsun

    said nursinin ebced hessabıyla gelecekten haber vermesini soruyorum,sen bana Kuran gelecekten haber veriyor diyosun

    Kuranın söyledikleri başımızın üstünde

    ya said nursinin ebced hesaplarına ne dersin

    Yoksa onlarda gaybın bilgisimi var ki yazıp duruyorlar? Necm Suresi 47

    ayet varken,olsun said nursi ebced hesabıyla bilmiştir mi diyorsun

    inandığına göre diyorsun?
    Yahu ey aklını kullandığını zanneden arkadaş...Madem Kur'an mekkenin fethine işaret ediyor..onun gibi ahirzamandaki ehemmiyetli hadiselerden biri olan bir neferine ve ordusuna da işaret ediyor...Nasıl ki mekkenin fethini Kur'andan çıkarıyorsun, öyle de "Risale-i Nuru" da Kur'andan çıkarıyorsun..Bediüzzaman "Kur'an ayetleri Risale-i Nura işaret ediyor" diyor..Biz sana "ebced hesabı Risale-i Nura işaret ediyor demiyoruz"..."Kur'an Risale-i Nura işaret ediyor ve ebced hesabı da bu işareti destekliyor" diyoruz...Öyle ise, senin sözlerin ne kadar mantıksız olduğunu anla...Yahu bir kimse "Kur'an Risale-i Nura işaret etmiyor" diye itiraz edebilir...Çünkü, Risale-i Nurun Kur'ana ve imana hizmetinin derecesini bilmeyebilir..Fakat, sanki bu meselede uzmanmış gibi ve Kur'anın kesin bir hükmü varmış gibi itiraz etmek hakkaniyete ve insafa sığmaz..

    Dediğim gibi, aklına çok güvendiğin için sana bu meselenin maksadını ve makamını ve derecesini söylediğimiz halde, sanki haşa iman esasatını kabul veya red varmış gibi davranıyorsun..her ne ise..o iftira seni mahkum etmeye yeter de artar bile..


  18. 30.Ocak.2013, 16:11
    57
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Alıntı
    kimseye iftira atmadık,olmayan birşeyi söylemedim,eğer ki yoksa özür dilemeye hazırım dedim
    yahu hem "olmadık, olmayan bir şeyi söylmedim" diye kesin bir hüküm veriyorsun..sonra da "eğer yoksa özür dilemeye hazırım" diyorsun..

    Ben de sana bağıra bağıra "öyle bir cümle Risale-i Nurda yok" diyorum..Bunun gıybet ve iftira olduğunu söylüyorum..Sen ise hala "yoksa" diyorsun..

    Ayrıca, ahirete intikal etmiş bir zattan nasıl özür dileyeceksin..Eğer bu zat hayatta olsaydı "Kusura bakma ben kulaktan dolma bilgilerle seni hem gıybet ettim, hem de senin söylemediğin bir sözü söylediğini söyleyerek seni dalalet ve küfür ile ittiham ettim..hakkını helal et." diyebilirdin..Vefat etmiş birinden nasıl özür dileyeceksin..Buyur, ayıkla şimdi pirincin taşını..

    Alıntı
    sorduğum soruya cvp verirken ne kadar komik duruma düşüyorsun

    said nursinin ebced hessabıyla gelecekten haber vermesini soruyorum,sen bana Kuran gelecekten haber veriyor diyosun

    Kuranın söyledikleri başımızın üstünde

    ya said nursinin ebced hesaplarına ne dersin

    Yoksa onlarda gaybın bilgisimi var ki yazıp duruyorlar? Necm Suresi 47

    ayet varken,olsun said nursi ebced hesabıyla bilmiştir mi diyorsun

    inandığına göre diyorsun?
    Yahu ey aklını kullandığını zanneden arkadaş...Madem Kur'an mekkenin fethine işaret ediyor..onun gibi ahirzamandaki ehemmiyetli hadiselerden biri olan bir neferine ve ordusuna da işaret ediyor...Nasıl ki mekkenin fethini Kur'andan çıkarıyorsun, öyle de "Risale-i Nuru" da Kur'andan çıkarıyorsun..Bediüzzaman "Kur'an ayetleri Risale-i Nura işaret ediyor" diyor..Biz sana "ebced hesabı Risale-i Nura işaret ediyor demiyoruz"..."Kur'an Risale-i Nura işaret ediyor ve ebced hesabı da bu işareti destekliyor" diyoruz...Öyle ise, senin sözlerin ne kadar mantıksız olduğunu anla...Yahu bir kimse "Kur'an Risale-i Nura işaret etmiyor" diye itiraz edebilir...Çünkü, Risale-i Nurun Kur'ana ve imana hizmetinin derecesini bilmeyebilir..Fakat, sanki bu meselede uzmanmış gibi ve Kur'anın kesin bir hükmü varmış gibi itiraz etmek hakkaniyete ve insafa sığmaz..

    Dediğim gibi, aklına çok güvendiğin için sana bu meselenin maksadını ve makamını ve derecesini söylediğimiz halde, sanki haşa iman esasatını kabul veya red varmış gibi davranıyorsun..her ne ise..o iftira seni mahkum etmeye yeter de artar bile..


  19. 30.Ocak.2013, 16:15
    58
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    Karaadamlar sen de başkasının aklıyla hareket ettiğin için, iftira ve gıybet kervanına katıldın..Bir meselenin önünü ve arkasını görmeden bir hüküm verdin..burada belki de münafıkların naşir-i efkarlığını yapıyorsunuz...ne diyelim Allah kurtarsın..


  20. 30.Ocak.2013, 16:15
    58
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Karaadamlar sen de başkasının aklıyla hareket ettiğin için, iftira ve gıybet kervanına katıldın..Bir meselenin önünü ve arkasını görmeden bir hüküm verdin..burada belki de münafıkların naşir-i efkarlığını yapıyorsunuz...ne diyelim Allah kurtarsın..


  21. 30.Ocak.2013, 16:17
    59
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    Alıntı
    bana bir tane ebced ile gelecek hesabını caiz kılacak delil getirebilir misin ilimcik?
    elbette..hem akli..hem nakli deliller şunlardır:

    Beşinci Nokta: Bu hesab-ı ebcedî, makbul ve umumî bir düstur-u ilmî ve bir kanun-u edebî olduğuna deliller pek çoktur. Burada yalnız dört-beş tanesini nümune için beyan edeceğiz:

    Birincisi: Bir zaman Benî-İsrail âlimlerinden bir kısmı huzur-u Peygamberî'de surelerin başlarındaki آلم ٭ كهيعص gibi mukattaat-ı hurufiyeyi işittikleri vakit, hesab-ı cifrî ile dediler: "Ya Muhammed! Senin ümmetinin müddeti azdır." Onlara mukabil dedi: "Az değil." Sair surelerin başlarındaki mukattaatı okudu ve ferman etti: "Daha var." Onlar sustular.

    İkincisi: Hazret-i Ali Radıyallahü Anh'ın en meşhur Kaside-i Celcelutiyesi, baştan nihayete kadar bir nevi hesab-ı ebcedî ve cifir ile te'lif edilmiş ve öyle de matbaalarda basılmış.

    Üçüncüsü: Cafer-i Sadık Radıyallahü Anh ve Muhyiddin-i Arabî (R.A.) gibi esrar-ı gaybiye ile uğraşan zâtlar ve esrar-ı huruf ilmine çalışanlar, bu hesab-ı ebcedîyi gaybî bir düstur ve bir anahtar kabul etmişler.

    Dördüncüsü: Yüksek edibler bu hesabı, edebî bir kanun-u letafet kabul edip, eski zamandan beri onu istimal etmişler. Hattâ letafetin hatırı için, iradî ve sun'î ve taklidî olmamak lâzım gelirken, sun'î ve kasdî bir surette o gaybî anahtarların taklidini yapıyorlar.

    Beşincisi: Ulûm-u riyaziye ülemasının münasebet-i adediye içinde en latif düsturları ve avamca hârika görünen kanunları, bu hesab-ı tevafukînin cinsindendirler. Hattâ fıtrat-ı eşyada Fâtır-ı Hakîm bu tevafuk-u hesabîyi bir düstur-u nizam ve bir kanun-u vahdet ve insicam ve bir medar-ı tenasüb ve ittifak ve bir namus-u hüsün ve ittisak yapmış. Meselâ; nasılki iki elin ve iki ayağın parmakları, a'sabları, kemikleri, hattâ hüceyratları, mesamatları hesabca birbirine tevafuk ederler. Öyle de; bu ağaç, bu baharda ve geçen bahardaki çiçek, yaprak, meyvece tevafuk ettiği gibi, bu baharda dahi az bir farkla geçen bahara tevafuk ve istikbal baharları dahi mazi baharlarına ihtiyar ve irade-i İlahiyeyi gösteren sırlı ve az farkla muvafakatları, Sâni'-i Hakîm-i Zülcemal'in vahdetini gösteren kuvvetli bir şahid-i vahdaniyettir.

    İşte madem bu tevafuk-u cifrî ve ebcedî, bir kanun-u ilmî ve bir düstur-u riyazî ve bir namus-u fıtrî ve bir usûl-ü edebî ve bir anahtar-ı gaybî oluyor. Elbette menba-ı ulûm ve maden-i esrar ve fıtratın tercüman-ı âyât-ı tekviniyesi ve edebiyatın mu'cize-i kübrası ve lisan-ül gayb olan Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan, o kanun-u tevafukîyi işaratında istihdam, istimal etmesi i'cazının muktezasıdır.
    Şualar ( 713 )


  22. 30.Ocak.2013, 16:17
    59
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Alıntı
    bana bir tane ebced ile gelecek hesabını caiz kılacak delil getirebilir misin ilimcik?
    elbette..hem akli..hem nakli deliller şunlardır:

    Beşinci Nokta: Bu hesab-ı ebcedî, makbul ve umumî bir düstur-u ilmî ve bir kanun-u edebî olduğuna deliller pek çoktur. Burada yalnız dört-beş tanesini nümune için beyan edeceğiz:

    Birincisi: Bir zaman Benî-İsrail âlimlerinden bir kısmı huzur-u Peygamberî'de surelerin başlarındaki آلم ٭ كهيعص gibi mukattaat-ı hurufiyeyi işittikleri vakit, hesab-ı cifrî ile dediler: "Ya Muhammed! Senin ümmetinin müddeti azdır." Onlara mukabil dedi: "Az değil." Sair surelerin başlarındaki mukattaatı okudu ve ferman etti: "Daha var." Onlar sustular.

    İkincisi: Hazret-i Ali Radıyallahü Anh'ın en meşhur Kaside-i Celcelutiyesi, baştan nihayete kadar bir nevi hesab-ı ebcedî ve cifir ile te'lif edilmiş ve öyle de matbaalarda basılmış.

    Üçüncüsü: Cafer-i Sadık Radıyallahü Anh ve Muhyiddin-i Arabî (R.A.) gibi esrar-ı gaybiye ile uğraşan zâtlar ve esrar-ı huruf ilmine çalışanlar, bu hesab-ı ebcedîyi gaybî bir düstur ve bir anahtar kabul etmişler.

    Dördüncüsü: Yüksek edibler bu hesabı, edebî bir kanun-u letafet kabul edip, eski zamandan beri onu istimal etmişler. Hattâ letafetin hatırı için, iradî ve sun'î ve taklidî olmamak lâzım gelirken, sun'î ve kasdî bir surette o gaybî anahtarların taklidini yapıyorlar.

    Beşincisi: Ulûm-u riyaziye ülemasının münasebet-i adediye içinde en latif düsturları ve avamca hârika görünen kanunları, bu hesab-ı tevafukînin cinsindendirler. Hattâ fıtrat-ı eşyada Fâtır-ı Hakîm bu tevafuk-u hesabîyi bir düstur-u nizam ve bir kanun-u vahdet ve insicam ve bir medar-ı tenasüb ve ittifak ve bir namus-u hüsün ve ittisak yapmış. Meselâ; nasılki iki elin ve iki ayağın parmakları, a'sabları, kemikleri, hattâ hüceyratları, mesamatları hesabca birbirine tevafuk ederler. Öyle de; bu ağaç, bu baharda ve geçen bahardaki çiçek, yaprak, meyvece tevafuk ettiği gibi, bu baharda dahi az bir farkla geçen bahara tevafuk ve istikbal baharları dahi mazi baharlarına ihtiyar ve irade-i İlahiyeyi gösteren sırlı ve az farkla muvafakatları, Sâni'-i Hakîm-i Zülcemal'in vahdetini gösteren kuvvetli bir şahid-i vahdaniyettir.

    İşte madem bu tevafuk-u cifrî ve ebcedî, bir kanun-u ilmî ve bir düstur-u riyazî ve bir namus-u fıtrî ve bir usûl-ü edebî ve bir anahtar-ı gaybî oluyor. Elbette menba-ı ulûm ve maden-i esrar ve fıtratın tercüman-ı âyât-ı tekviniyesi ve edebiyatın mu'cize-i kübrası ve lisan-ül gayb olan Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan, o kanun-u tevafukîyi işaratında istihdam, istimal etmesi i'cazının muktezasıdır.
    Şualar ( 713 )


  23. 30.Ocak.2013, 16:21
    60
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Nisa suresi 174 Ayetten yazıdaki mana çıkar mı?

    Alıntı
    kitabın kutsallaştırılması işte böyle olur
    cavraşım kardeşim, tevhidi ihata edemediğiniz için bu gibi hükümleri vermen normaldir..Fakat, işin en acı tarafı bilmediğini de bilmiyorsun...Bu meselenin anlaşılması için sana bir soru sorayım:

    Söyle bakalım.."diyelim ki bir bebeğin oldu...bu bebek senin eserin mi, sen olmasaydın o bebek var olur muydu? Yoksa, Allah o bebeği yaratıp, fıtri bir libas mı giydiriyor?" bu sorunun cevabını bekliyorum.


  24. 30.Ocak.2013, 16:21
    60
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Alıntı
    kitabın kutsallaştırılması işte böyle olur
    cavraşım kardeşim, tevhidi ihata edemediğiniz için bu gibi hükümleri vermen normaldir..Fakat, işin en acı tarafı bilmediğini de bilmiyorsun...Bu meselenin anlaşılması için sana bir soru sorayım:

    Söyle bakalım.."diyelim ki bir bebeğin oldu...bu bebek senin eserin mi, sen olmasaydın o bebek var olur muydu? Yoksa, Allah o bebeği yaratıp, fıtri bir libas mı giydiriyor?" bu sorunun cevabını bekliyorum.





+ Yorum Gönder
Git İlk 2456 Son