Konusunu Oylayın.: Çocukluk Korkularımız

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Çocukluk Korkularımız
  1. 24.Ocak.2013, 18:27
    1
    Burcum
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Ocak.2013
    Üye No: 99384
    Mesaj Sayısı: 5
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 37
    Bulunduğu yer: Çorum

    Çocukluk Korkularımız






    Çocukluk Korkularımız Mumsema Çocuklukta kazandığımız ve bizimle bir ömür boyu süren korkular bir kader midir ?Bunlara İslami açıdan nasıl bakmalıyız ? Mesela ben de Sosyal fobi diye tanımlanan birşey var . Bazen bu duygu beni çok zorluyor.


  2. 24.Ocak.2013, 18:27
    1
    Burcum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Çocuklukta kazandığımız ve bizimle bir ömür boyu süren korkular bir kader midir ?Bunlara İslami açıdan nasıl bakmalıyız ? Mesela ben de Sosyal fobi diye tanımlanan birşey var . Bazen bu duygu beni çok zorluyor.


    Benzer Konular

    - Çocukluk ölmesin!"

    - Peygamberimizin çocukluk dönemi

    - Hz. Muhammed'in Çocukluk Dönemi

    - Çocukluk neymiş be abi

    - Çocukluk ne kadar güzeldi.

  3. 25.Ocak.2013, 00:39
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Çocukluk Korkularımız




    buyurun kardesim,
    Allah yardimciniz olsun

    Alıntı
    SORU: Bende sosyal fobi (çekingenlik) diye bir rahatsızlık var. Bu konuda bir uzmandan yardım alıyorum ama yardım aldığım uzmanın giyimi havaların da ısınması ile dinimize uygun olmayacak şekle geldi. Resmi kurum olduğu için başının açık olmasına 2 hafta katlandım ama 3.hafta mini etekli idi. Bu sorunum için başka yerlere de gittim ilaç tedavisini önerdiler. Dersimize giren hocalarımız bu psikolojik ilaçları hiç tavsiye etmiyorlar ve de ilaçların reçetesinde bağımlılık yapma, ilk 2 haftada intihar olaylarının görülmesi gibi yan etkilerini gördüm. Bu yüzden başka yerlere pek gitmek istemiyorum ama öte yandan da uzmanın giyimi… Şimdi benim 1. sorum benim bu uzmandan yardım almam caiz mi? 2.sorum seans bir odada yapılıyor. Yanlış hatırlamıyorsam hadise göre bir erkek ve kadının bir yerde yalnız kalması caiz değil. Uzmanın giyimi uygun olsa da caiz olmaz mı?

    CEVAP:
    Bir tabibin odasında yalnız olmak, ancak salonda kimsenin olmaması ve kapının kilitlenmesi ile mümkündür. Sizin böyle bir durumunuz olmadığını zannederim. Siz, muhtaç olduğunuz bir doktora mecburen gideceksiniz. Bulunduğunuz yerde alternatifiniz yoksa, sağlığınızı önemsemeniz gerekiyor. Bize yaşınızı ve genel bilgilerinizi yazarsanız sizin için daha yararlı olmaya çalışırız. Sıkıntınızın ayrıntılarını da yazın lütfen.

    Nureddin Yildiz
    Alıntı
    Depresyon, davranış bozukluğu ve sosyal fobiler Allah’tan uzaklaşmaya, sorgulamaya ve ibadetleri terk etmeye bir mazeret olabilir mi?Sorunun Detayı

    Depresyon, davranış bozukluğu, sosyal fobiler, v.b. gibi psikiyatrik hastalıklar, insanda ALLAH’tan uzaklaşma, sorgulama ve ibadetü taatlerini yapamama veya yapmama (elde olmadan) gibi durumlara sebep oluyor. İlaç içince biraz iyi oluyorsunuz ama ilacın etkisi geçince fena oluyorsunuz. En önemlisi işsiz alıyorsunuz. Tüm bunları göze alarak, acaba bizim durumumuz nedir? ALLAH’a ne gibi mazeret söyleriz? Bu tür psikolojik hastalıklı olanlar için çok aydınlatıcı bilgi verir misiniz ki bizde halimizi bilelim. Lütfen konuyu çok geniş tutun.


    Değerli kardeşimiz;
    - Psikolojik sorunlarda yaşamın gerekleri kadar, ibadetin düzenli takip edilmesi çok önemlidir. Mutlaka ibadetler sürdürülmelidir. Sürdürülemeyen veya terk edilen ibadet, bizi daha sorunlu yapar. En azından ibadeti hayata tutunduğumuz bir dal olarak kabul etmemiz önemlidir. Yaşamak Allah’ın bize emrettiği ve takdir buyurduğu bir süreçtir.
    - Yaşanılan acılara gelince. Elbette zorlanmışsınız. Sizi anlıyorum ve inanıyorum da. Lakin size iki soru soracağım:
    1. ''Allah kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez'' veya ''Allah dağına göre kar yağdırır, duman verir'' sözlerine inanır mısınız?
    2. Cevabınız ''Hayır'' ise bu konuda güvendiğiniz kişilere sorunuz. Cevabınız''Evet!'' ise, kendinize acımaktan hoşlandığınızın farkında mısınız? Acındığınızın ve çevrenizi de buna zorladığınızın farkında olunuz ve vazgeçiniz.
    Elbette zordu, ama siz de bu güçlükleri yenecek kadar güçlüydünüz. Baksanıza hepsi geçmiş ve siz hala ayaktasınız. Belki alkışlanmak istiyordunuz, takdir edilmediniz, güvenilmediniz vs. vs.
    Çevrenizin bütün cümlelerinden daha önemlisi ve büyüğü hala ''Allah''diyebilmeniz ve nefes alabiliyor olmanızdır. İnançlarınıza ve yaşama sıkı sıkıya sarılarak ''Evet, sıradaki dert gelsin'' demeliydiniz. Unutmamalıyız ki sıkıntılarımız bizi olgunlaştırır ve güçlendirir.
    Düşünsenize yaşadıklarınızdan dolayı edindiğiniz tecrübeleri bilmek için sabırsızlıkla bekleyen kaç insan var. Alkış bekleyen figüran oyuncu muyuz, yaşamanın gereklerini yapan kahraman mı? Tercih ve sorumluluk sizin.
    Hangi denizleri, hangi fırtınaları aştığınızın ne önemi var, geminizi limana götürmeye bakın.
    - Psikolojik rahatsızlıklar da bir hastalıktır ve bedensel hasta bireylerinşer'i ibadetlerindeki gibi istisnai haklara sahiptirler. Eli olmayan bireyin secdede elini göz hizasına koymamasına tepki veremezseniz, psikolojik olarak kolunu bile oynatamayacak kişinin de elini nereye koyduğuna bakmamalısınız.
    İlaçlarınızı düzenli alınız; ancak yaşamınızı düzenlemeye, hayatınıza önem vermeye, sosyal ilişkilerinizi geliştirmeye, yaşamsal ödevlere dikkat etmeye, sevmeye, güvenmeye, gülümsemeye de gayret gösteriniz.
    Mutlaka tanımadığınız kişilere dahi selam veriniz ve iyi dileklerinizi söyleyiniz. Bazıları garipsese de, alacağınız güzel yanıtlar sizin gününüzü renklendirecektir, bunu iyileşmek için ilaç gibi düşününüz.
    Her fırsatta çevrenize “teşekkür” ediniz, bu teşekkürler Allah'ın kaderine razı olduğunuz anlamına da gelecektir ve hem değerinizi, hem de ruh halinizi iyileştirmiş olursunuz.
    - Size derdi verene mazeret sayamazsınız. Çok iyi olsanız da bu iyiliğin de anlamı yok. Allah içinizde olanı mutlaka ve elbette bilir.
    Yapmamız gereken tek şey; Her zaman Allah'ın huzurunda olduğumuzu bilerek, O'nun kuluna yaraşır biçimde, 'edep'li, yani Kur'an ahlakı ile davranan kişi olmaktır, mazeret sayan değil.
    Yapamadıklarımız için mazeret saymak yerine; bir özür, bir af dilemek, yine şans istemek, yapabilmek için O'nun desteğini dilemek, yani dua etmek ve bir damla samimi gözyaşı yeter de, artar bile; çünkü O er-Rahim'dir yani bağışlayandır.


    Selam ve dua ile...











    Sorularla İslamiyet



  4. 25.Ocak.2013, 00:39
    2
    Aciz Kul



    buyurun kardesim,
    Allah yardimciniz olsun

    Alıntı
    SORU: Bende sosyal fobi (çekingenlik) diye bir rahatsızlık var. Bu konuda bir uzmandan yardım alıyorum ama yardım aldığım uzmanın giyimi havaların da ısınması ile dinimize uygun olmayacak şekle geldi. Resmi kurum olduğu için başının açık olmasına 2 hafta katlandım ama 3.hafta mini etekli idi. Bu sorunum için başka yerlere de gittim ilaç tedavisini önerdiler. Dersimize giren hocalarımız bu psikolojik ilaçları hiç tavsiye etmiyorlar ve de ilaçların reçetesinde bağımlılık yapma, ilk 2 haftada intihar olaylarının görülmesi gibi yan etkilerini gördüm. Bu yüzden başka yerlere pek gitmek istemiyorum ama öte yandan da uzmanın giyimi… Şimdi benim 1. sorum benim bu uzmandan yardım almam caiz mi? 2.sorum seans bir odada yapılıyor. Yanlış hatırlamıyorsam hadise göre bir erkek ve kadının bir yerde yalnız kalması caiz değil. Uzmanın giyimi uygun olsa da caiz olmaz mı?

    CEVAP:
    Bir tabibin odasında yalnız olmak, ancak salonda kimsenin olmaması ve kapının kilitlenmesi ile mümkündür. Sizin böyle bir durumunuz olmadığını zannederim. Siz, muhtaç olduğunuz bir doktora mecburen gideceksiniz. Bulunduğunuz yerde alternatifiniz yoksa, sağlığınızı önemsemeniz gerekiyor. Bize yaşınızı ve genel bilgilerinizi yazarsanız sizin için daha yararlı olmaya çalışırız. Sıkıntınızın ayrıntılarını da yazın lütfen.

    Nureddin Yildiz
    Alıntı
    Depresyon, davranış bozukluğu ve sosyal fobiler Allah’tan uzaklaşmaya, sorgulamaya ve ibadetleri terk etmeye bir mazeret olabilir mi?Sorunun Detayı

    Depresyon, davranış bozukluğu, sosyal fobiler, v.b. gibi psikiyatrik hastalıklar, insanda ALLAH’tan uzaklaşma, sorgulama ve ibadetü taatlerini yapamama veya yapmama (elde olmadan) gibi durumlara sebep oluyor. İlaç içince biraz iyi oluyorsunuz ama ilacın etkisi geçince fena oluyorsunuz. En önemlisi işsiz alıyorsunuz. Tüm bunları göze alarak, acaba bizim durumumuz nedir? ALLAH’a ne gibi mazeret söyleriz? Bu tür psikolojik hastalıklı olanlar için çok aydınlatıcı bilgi verir misiniz ki bizde halimizi bilelim. Lütfen konuyu çok geniş tutun.


    Değerli kardeşimiz;
    - Psikolojik sorunlarda yaşamın gerekleri kadar, ibadetin düzenli takip edilmesi çok önemlidir. Mutlaka ibadetler sürdürülmelidir. Sürdürülemeyen veya terk edilen ibadet, bizi daha sorunlu yapar. En azından ibadeti hayata tutunduğumuz bir dal olarak kabul etmemiz önemlidir. Yaşamak Allah’ın bize emrettiği ve takdir buyurduğu bir süreçtir.
    - Yaşanılan acılara gelince. Elbette zorlanmışsınız. Sizi anlıyorum ve inanıyorum da. Lakin size iki soru soracağım:
    1. ''Allah kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez'' veya ''Allah dağına göre kar yağdırır, duman verir'' sözlerine inanır mısınız?
    2. Cevabınız ''Hayır'' ise bu konuda güvendiğiniz kişilere sorunuz. Cevabınız''Evet!'' ise, kendinize acımaktan hoşlandığınızın farkında mısınız? Acındığınızın ve çevrenizi de buna zorladığınızın farkında olunuz ve vazgeçiniz.
    Elbette zordu, ama siz de bu güçlükleri yenecek kadar güçlüydünüz. Baksanıza hepsi geçmiş ve siz hala ayaktasınız. Belki alkışlanmak istiyordunuz, takdir edilmediniz, güvenilmediniz vs. vs.
    Çevrenizin bütün cümlelerinden daha önemlisi ve büyüğü hala ''Allah''diyebilmeniz ve nefes alabiliyor olmanızdır. İnançlarınıza ve yaşama sıkı sıkıya sarılarak ''Evet, sıradaki dert gelsin'' demeliydiniz. Unutmamalıyız ki sıkıntılarımız bizi olgunlaştırır ve güçlendirir.
    Düşünsenize yaşadıklarınızdan dolayı edindiğiniz tecrübeleri bilmek için sabırsızlıkla bekleyen kaç insan var. Alkış bekleyen figüran oyuncu muyuz, yaşamanın gereklerini yapan kahraman mı? Tercih ve sorumluluk sizin.
    Hangi denizleri, hangi fırtınaları aştığınızın ne önemi var, geminizi limana götürmeye bakın.
    - Psikolojik rahatsızlıklar da bir hastalıktır ve bedensel hasta bireylerinşer'i ibadetlerindeki gibi istisnai haklara sahiptirler. Eli olmayan bireyin secdede elini göz hizasına koymamasına tepki veremezseniz, psikolojik olarak kolunu bile oynatamayacak kişinin de elini nereye koyduğuna bakmamalısınız.
    İlaçlarınızı düzenli alınız; ancak yaşamınızı düzenlemeye, hayatınıza önem vermeye, sosyal ilişkilerinizi geliştirmeye, yaşamsal ödevlere dikkat etmeye, sevmeye, güvenmeye, gülümsemeye de gayret gösteriniz.
    Mutlaka tanımadığınız kişilere dahi selam veriniz ve iyi dileklerinizi söyleyiniz. Bazıları garipsese de, alacağınız güzel yanıtlar sizin gününüzü renklendirecektir, bunu iyileşmek için ilaç gibi düşününüz.
    Her fırsatta çevrenize “teşekkür” ediniz, bu teşekkürler Allah'ın kaderine razı olduğunuz anlamına da gelecektir ve hem değerinizi, hem de ruh halinizi iyileştirmiş olursunuz.
    - Size derdi verene mazeret sayamazsınız. Çok iyi olsanız da bu iyiliğin de anlamı yok. Allah içinizde olanı mutlaka ve elbette bilir.
    Yapmamız gereken tek şey; Her zaman Allah'ın huzurunda olduğumuzu bilerek, O'nun kuluna yaraşır biçimde, 'edep'li, yani Kur'an ahlakı ile davranan kişi olmaktır, mazeret sayan değil.
    Yapamadıklarımız için mazeret saymak yerine; bir özür, bir af dilemek, yine şans istemek, yapabilmek için O'nun desteğini dilemek, yani dua etmek ve bir damla samimi gözyaşı yeter de, artar bile; çünkü O er-Rahim'dir yani bağışlayandır.


    Selam ve dua ile...











    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder