Konusunu Oylayın.: Sihir yaptım çok pişmanım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Sihir yaptım çok pişmanım
  1. 18.Ocak.2013, 19:35
    1
    ankara06
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Aralık.2012
    Üye No: 98916
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Sihir yaptım çok pişmanım






    Sihir yaptım çok pişmanım Mumsema neden yaptım böyle birşey bilmiyorum.daha öncede bu yaptığımla ilgili konu açmıştım.


    ben bir sitedeki büyüyü yaptım.ilk zamanlar dua sanmıştım ama sonra öğrendim büyü olduğunu ama genede bu büyü değil diyerek kendimi kandırdım ve devam ettim.şehvetimi yenik düşüp yaptım bunu.etki de etti.daha sonra ağlayak binlerce kez tövbe ettim.benim sizden istediğim bu büyü de cin musallatı mı var?çünkü yaptığım kişi bunu ilk yaptığımdan bugüne dek eylül ayından beri hasta.hamilelik belirtilerinde olan herşey var.lütfen o büyüye bakıp ne olduğunu açıklayabilir misiniz?cin musallatı varsa ne yapmalıyım lütfen yardım edin.


  2. 18.Ocak.2013, 19:35
    1
    ankara06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    neden yaptım böyle birşey bilmiyorum.daha öncede bu yaptığımla ilgili konu açmıştım.


    ben bir sitedeki büyüyü yaptım.ilk zamanlar dua sanmıştım ama sonra öğrendim büyü olduğunu ama genede bu büyü değil diyerek kendimi kandırdım ve devam ettim.şehvetimi yenik düşüp yaptım bunu.etki de etti.daha sonra ağlayak binlerce kez tövbe ettim.benim sizden istediğim bu büyü de cin musallatı mı var?çünkü yaptığım kişi bunu ilk yaptığımdan bugüne dek eylül ayından beri hasta.hamilelik belirtilerinde olan herşey var.lütfen o büyüye bakıp ne olduğunu açıklayabilir misiniz?cin musallatı varsa ne yapmalıyım lütfen yardım edin.


    Benzer Konular

    - Zina yaptım çok pişmanım

    - Hırsızlık yaptım çok pişmanım ne yapmalıyım

    - Evli olan akrabam ile zina yaptım çok pişmanım

    - 3 4 yıldır mastırbasyon yaptım ama şimdi çok pişmanım

    - Çok hırsızlık yaptım pişmanım yardım ederseniz sevinirim arkadaşlar

  3. 18.Ocak.2013, 19:43
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: lütfen yardım edin lütfen acil




    kardesim yaptigin cok büyük bir günah,
    eger bu kiz senin yüzünden aci cekiyorsa elbette bunun hesabini vereceksin,
    Allahdan af dile böyle seylere birdaha bulasma!
    askmis meskmis o kadar önemli konular varki vaktini neden böyle bos islerle mesgul ediyorsun?
    aski dahi islam helal cizgisini göstermis, ama insanoglu hep haddini asmak icin elinden geleni yapar malesef.
    hamilelik belirtileri derken anlamadim?


  4. 18.Ocak.2013, 19:43
    2
    Aciz Kul



    kardesim yaptigin cok büyük bir günah,
    eger bu kiz senin yüzünden aci cekiyorsa elbette bunun hesabini vereceksin,
    Allahdan af dile böyle seylere birdaha bulasma!
    askmis meskmis o kadar önemli konular varki vaktini neden böyle bos islerle mesgul ediyorsun?
    aski dahi islam helal cizgisini göstermis, ama insanoglu hep haddini asmak icin elinden geleni yapar malesef.
    hamilelik belirtileri derken anlamadim?


  5. 18.Ocak.2013, 19:44
    3
    ankara06
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Aralık.2012
    Üye No: 98916
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: lütfen yardım edin lütfen acil

    lütfen yardım edin.çok endişeliyim ben tövbe ettim çok dua ettim affolmak için ve etkisinin bozulması için.mesela birinde benle o benim evimdeydik.el ele tutuşuyorduk sonra ben ona seni bırakamıyorum diyordum o da bana bende seni diyordu.sonra bırakıyorduk bir anda ben içeriye odama gidiyordum ama odamın yanındaki oda da beyaz büyük bir ayı vardı.önce şaşırıyordum sonra yokmuş gibi odama giriyordum kapıyı kapatcakken ayı odama girmeye çalışıyordu bende kafasını kapıya sıkıştırarak engel olmaya çalışıyordum girmesine ve geri çekiliyordu kaıyı açıyordum ve bir bakıyorum ki kocaman beyaz ayı ezilmiş büzülmüş ayakları tutmayan sarı-beyaz renklerde golden cinsi bir köpeğe dönüşmüş ve benden kaçmaya çalışıyordu.odamın kapısına dışkısını yapıyordu.dışkısının yarısı kahverengi yarısı beyazdı.yine bu rüyayı gördüğüm gece kocaman bir dağdaydım.dağda binlerce insan vardı.kadınlar ve çocuklar aşağı inmeye çalışıyordu erkekler se dağın yukarısı koşuyordu ellerinde silah olarak kullanabilecekleri herşey ile koşuyorlardı.bende etkisi için yaptığımı aşağı indirip erkeklere katılıyordum.tekbir çıkarak koşuyordum sonra en öne varıyordum ve uçak kadar büyük bir yeşil-beyaz bir uçurtma vardı.biri onu süphanallah diyip tek başına uçurmaya çalışıyordu bende bunu görünce allahu ekber diyerek yardıma koşuyordum ve uçuruyoruk ama uçurtmayla bzde havalanıyorduk ilk atlamayı düşünüyordum ama atlamıyordum korkuyorum 2. defa atlamayı düşündüğümde yükselmişti ve bayağı atlıyordum ve o sırada aşağıdan biri bana aptallar gerizekalılar diye bağırıyordu ve uyandım.


  6. 18.Ocak.2013, 19:44
    3
    ankara06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    lütfen yardım edin.çok endişeliyim ben tövbe ettim çok dua ettim affolmak için ve etkisinin bozulması için.mesela birinde benle o benim evimdeydik.el ele tutuşuyorduk sonra ben ona seni bırakamıyorum diyordum o da bana bende seni diyordu.sonra bırakıyorduk bir anda ben içeriye odama gidiyordum ama odamın yanındaki oda da beyaz büyük bir ayı vardı.önce şaşırıyordum sonra yokmuş gibi odama giriyordum kapıyı kapatcakken ayı odama girmeye çalışıyordu bende kafasını kapıya sıkıştırarak engel olmaya çalışıyordum girmesine ve geri çekiliyordu kaıyı açıyordum ve bir bakıyorum ki kocaman beyaz ayı ezilmiş büzülmüş ayakları tutmayan sarı-beyaz renklerde golden cinsi bir köpeğe dönüşmüş ve benden kaçmaya çalışıyordu.odamın kapısına dışkısını yapıyordu.dışkısının yarısı kahverengi yarısı beyazdı.yine bu rüyayı gördüğüm gece kocaman bir dağdaydım.dağda binlerce insan vardı.kadınlar ve çocuklar aşağı inmeye çalışıyordu erkekler se dağın yukarısı koşuyordu ellerinde silah olarak kullanabilecekleri herşey ile koşuyorlardı.bende etkisi için yaptığımı aşağı indirip erkeklere katılıyordum.tekbir çıkarak koşuyordum sonra en öne varıyordum ve uçak kadar büyük bir yeşil-beyaz bir uçurtma vardı.biri onu süphanallah diyip tek başına uçurmaya çalışıyordu bende bunu görünce allahu ekber diyerek yardıma koşuyordum ve uçuruyoruk ama uçurtmayla bzde havalanıyorduk ilk atlamayı düşünüyordum ama atlamıyordum korkuyorum 2. defa atlamayı düşündüğümde yükselmişti ve bayağı atlıyordum ve o sırada aşağıdan biri bana aptallar gerizekalılar diye bağırıyordu ve uyandım.


  7. 18.Ocak.2013, 19:45
    4
    ankara06
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Aralık.2012
    Üye No: 98916
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: lütfen yardım edin lütfen acil

    rana kardeşim ben onda cin musallatı varmı onu öğrenmek istiyorum.lütfen yardım et,belirtileri var gibi


  8. 18.Ocak.2013, 19:45
    4
    ankara06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    rana kardeşim ben onda cin musallatı varmı onu öğrenmek istiyorum.lütfen yardım et,belirtileri var gibi


  9. 18.Ocak.2013, 19:56
    5
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Sihir yaptım çok pişmanım

    varmi yokmu ancak kendisi bilir ben nerden bilebilirim ama sunu unutma kardes cinle ugurasan cin musallat olabilir.. kim neyle ugurasirsa karsilik alir.
    o nedenle onu bunu birak, islami yasa kardesim.


  10. 18.Ocak.2013, 19:56
    5
    Aciz Kul
    varmi yokmu ancak kendisi bilir ben nerden bilebilirim ama sunu unutma kardes cinle ugurasan cin musallat olabilir.. kim neyle ugurasirsa karsilik alir.
    o nedenle onu bunu birak, islami yasa kardesim.


  11. 18.Ocak.2013, 20:00
    6
    ankara06
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Aralık.2012
    Üye No: 98916
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: lütfen yardım edin lütfen acil

    yukarıdaki 2. yorumumda istihareyi anlattım yazmayı unutmuşum


  12. 18.Ocak.2013, 20:00
    6
    ankara06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    yukarıdaki 2. yorumumda istihareyi anlattım yazmayı unutmuşum


  13. 18.Ocak.2013, 20:25
    7
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Sihir yaptım çok pişmanım

    istihareye ne icin yattiniz anlamadim?
    o sayfa hicte güvenilir bir sayfa degil ve sacma sapan seylerden bahsedilmis.
    sacma sapan sitelerden böyle islere karisiyorsunuz

    Allah affetsin, ders olmus oldu.

    Alıntı
    NÂS SURESİ'NİN KARANLIK GÜÇLERE VE BÜYÜYE KARŞI OKUNMASI

    "De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, İnsanların hükümdarına, insanların ilahına, O sinsi vesvesecilerin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan." (Nas suresi, 1-6.)

    Gerek görünüp bilinen, gerekse görünüp bilinmeyen gizli düşmanlarımıza karşı okunan ve kendisiyle Allah'a sığınılan dua makamında bulunan ve "Muavvizat" denilen, Kur'ân-ı Kerim'in son üç suresi, yani "İhlas, Felâk ve Nas" sureleri, her derde deva niteliğindedir ve (deyim yerindeyse) bu üç sure, "Kur'ân eczanesinin aspirinleri"dir. Bu sebeple, bunlarla Allah'a sığınmalı ve gecenin karanlığından, şeytanların, cinlerin, büyücülerin, vesvesecilerin şerrinden bunlarla korunmalıdır.

    Malumdur ki, büyünün tesir etmesi, kişinin içinde bulunduğu psikolojik durumlarla, karamsarlık, evham ve şüphelerle de yakından ilgilidir. Felâk ve Nas Sûresi'nde ise bu noktalara işaretle, normal durumlarda olduğu gibi, insanın başına böyle bir hal geldiğinde de yine sadece Allah'a sığınması istenmektedir. Nitekim, Kur'ân-ı Kerimde, "Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar" buyuruluyor. (En'am suresi, 112.)

    Mealini verdiğimiz, bu ayete göre; insanın her türlü tehlikeye açık olduğu, cinlerden ve insanlardan olan düşmanlarının gerek muhatap olduğu yaldızlı ve sihirli sözlerle, gerekse kitaplara dökülen ve asıl niyetlerinin ne olduğu bilinmeyen kurgu dolu yazılarla rahatça kandırılabileceğini görmekteyiz. Bütün bunlara karşı da, dinlediği kimseyi Allah adına dinlemesi ve işine O'nun adıyla, "Euzü-Besmele" ile başlaması gerekliğini, okuduğu kitapları da hak namına okuyup, hakikate dair mesajlar almak kaydıyla ve yine "Euzü-Besmele" çekerek okuması gerektiğini anlıyoruz. Çünkü şeytan, Allah namına başlanılıp bitirilen işlerde çok rahat parmak oynatamaz. Büyücülerin ve insanı kandırmak amacı güden bir kısım edebiyatçı ve felsefecinin kötü niyetleri de ancak bu yolla akim kalır. Yoksa bunların bu yollarla insanları aldatması, okuyucularını veya dinleyicilerini konunun ritmine kaptırıp büyülemeleri mümkündür. Zaten sapıtanların çoğu da böyle saptırılmaktadır. İşte, buna binaen, bu üç surede, önce İhlas Sûresi ile "Tevhid İnancı" telkin edilerek başlanması, Felâk ve Nâs Sûresi ile de Allah'a sığınılması istenmektedir.

    Nitekim, Yazır, bu sureyi genişçe tefsir etmiş ve bu surenin tefsirini yaparken Kurtubi'nin Ebu Zer'den naklettiği ilginç bir hadis-i şerifi de nakletmiştir. Ki, bu hadiste Hz. Peygamber (a.s.m.), "insan şeytanlarına" dikkat çekerek; "Sen insan şeytanından Allah'a sığındın mı?" (Hak Dini Kuran Dili, X. 191 ) buyurmuştur.

    Kısacası, günlük hayatımızda dua ve ibadetlerimize dikkat eder, dualarla Allah'a sığınır ve gerektiği gibi yakın olursak, O’nun himayesine girer, büyüden ve büyüyü uygulayabilecek büyücülerden, habis ruhlardan korunmuş oluruz.
    Bu çalışmayı yaptığım sırada, daha önceleri de merak ettiğim bir medyumla tanıştım. Arkadaşlarımın da ısrarıyla, bana bir bakmasını istemiştim. Suya baktı, cinlerini çağırdı ve onlara, bende büyü olup olmadığını sordu. Sonra, birkaç defa bir suya bir de bana baktı ve "Ne ile korunuyorsun?" diye sordu. Ben de "Nasıl yani?" diye karşılık verince, merakla, "Her gün ne okuyorsun?" dedi. Bunun üzerine, "Ne oldu ki?" deyince, bana, "Size pek çok kere büyü yapılmış ama tutturamamışlar. Eğer bunları özel bir dua ile korunmayan, normal bir insana yapmış olsalardı, şimdiye çoktan işi biterdi!" dedi. Ben de her gün mutlaka "Cevşen'ül-Kebir" okuduğumu ve namazlardan sonra da sünnete uygun dua ve tesbihatlarımı yaptığımı söyledim.

    Bu durumda, tedavi olmak için, habis ruhlarla ilişki kurup yanlış işler de yaptığını bildiğimiz büyücüler yerine, doktorlara ve tıbba müracaat etmek gerekir. Dua ile yapılacak tedavilerde de, Resulullah'ın (a.s.m.) tavsiye ettiği dualara, ayrıca, Kur'ân'dan örneklerini verdiğimiz dualara başvurmak gerekir. Efendimizin (a.s.m.) kendisinin de yaptığı, Hz. Âişe'den (r.a.) rivayet edilen şu tavsiyeye uymak da en doğru davranış olur; "Hz. Peygamber (a.s.m.), yatağına girdiği zaman, ellerine üfleyip Muavvizeteyn'i ( Felak ve Nas sureleri) ve Kul Hüvallahu Ehad'i okur, ellerini, yüzüne ve vücuduna sürer, bunu da üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman, aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi." (Buhari, Fedail-ul Kur’an, 14, Tıbb,39)

    Hz. Peygamber (a.s.m.), hastaları, tedavi etmek için büyücülere göndermemiştir. Ya tıbba havale edip hekimlere göndermiş, ya da Kur'ân ve Sünnet eczahanesine göndermiştir. Böylece evrensel şifalardan faydalanmasını istemiştir. Hem zaten Yüce Allah, Kur'ân'ın, müminler için bir —rahmet ve bir şifa olduğunu bildirmiş (İsra Suresi,82), manevi dertlerimiz için başvuru kaynağı olarak da Kur'ân'ı göstermiştir.

    Arif ARSLAN, Büyü Fal Ve KehanetSelam ve dua ile...

    Sorularla İslamiyet
    Alıntı
    Sihir yapmanın, bununla meşgul olmanın hükmü hususunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Nevevî der ki:
    "Sihir yapmak haramdır, büyük günahlardan olduğunda alimler arasında ittifak vardır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sihir yapmayı yedi büyük günahtan biri saymıştır."
    Ancak, sihrin öğrenilmesi de öğretilmesi de haramdır. Bazı âlimler iki sebebe binaen sihir öğrenmeye cevaz vermişlerdir:

    1. İçerisinde küfür olan sihirle, küfür olmayan sihrin farkını görmek ve göstermek için.

    2. Kendisine sihir yapılmış olan bir kimseden sihri kaldırmak için.

    Birincisi, sadece itikad açısından sakıncalı olabilir. Sihre inanmadıkça, sadece onun hakkında bilgi edinme yasaklanamaz. Bu durum, tıpkı putperestlerin putlarına nasıl ibadet ettiklerini öğrenmek gibidir. Zîra, sihirbazın yaptığı şeyin keyfiyetini bilmek, bir fiilin veya bir kavlin hikaye edilip anlatılmasından ibarettir, ama ona girişip onu yapmak başka bir şeydir.

    İkincisi ise, büyülenen kimsedeki büyüyü çözmek, onu sihirden kurtarmak için yapılan bu mukabil ameliyeye Nüşre denir. Buna da câiz değil diyen olmuşsa da ailmlerin çoğuan göre caizdir. Saîd İbnu'l-Müseyyeb'in: "Allah, zarar veren (sihr)i yasakladı, fayda vereni yasaklamadı." dediği rivâyet edilir. Katâde merhum da: "Kişi, kendisine yapılan sihri tedavi edecek kimseyi arar" der. İbnu'l-Cevzî, bu ruhsatı şöyle ifade eder: "Nüşre, büyülenmiş, kimsenin büyüsünü çözme meselesinde, Ahmed İbnu Hanbel'e sorulunca: "Bunda bir sakınca yoktur" cevabını verir. Gerçi Ebû Dâvud, el-Merâsil'de Hasan Basrî'nin bir mürseli olarak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'in: “Nüşre (büyü bozma) şeytan işidir" buyurduğunu rivayet etmiştir. Âlimler bu hadisi: "Resûlullah amelin aslına işaret etmiş olmalıdır, çünkü asıl itibariyle bu da sihirdir, hüküm kasda göre değişir, kim bununla hayır kastederse, bu hayırdır, kim de şer kastederse şerdir" diyerek yoruma kavuştururlar. İbnu Hacer şu hususa da dikkat çeker: Hasan Basrî'nin hasr ifade eden mürselinin zâhirine göre amel edilmemelidir. Çünkü, sihir bazan, (esas itibariyle meşru olan) rukye, dua ve ta'viz (muska) yoluyla da çözülebilmektedir.Öyle ise nüşre iki nev'e ayrılmış olmaktadır:

    a) Sihirle yapılan nüşre ki hadisteki yasak buna bakar.

    b) Meşru vasıtalarla yapılan nüşre ki, meşru olan nüşre ile de bunlar kastedilir.

    Sihre karşı yapılacak mukabil tedavi yönteminin, helal olduğuna delil olarak gösterilen bir rivayet Hz. Câbir (radıyallâhu anh)'den gelen şu Müslim hadisidir. Der ki: "Benim bir dayım vardı, akrep sokmasına karşı rukye yapardık. (Dua, muska vb. yolla sihri zararsız hale getiriridik.) Bir ara Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) rukyeyi yasakladı. Bunun üzerine Efendimize gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü! Siz rukyeyi yasakladınız, ben ise akrep sokmasına karşı rukye yapıyorum" dedi. Dayıma: "Sizden kim kardeşine faydalı olabiliyorsa onu yapsın" diyerek ruhsat tanıdı."

    Bu meseleyi te'yîd eden bir diğer delil başta Buhârî olmak üzere pek çok hadis kitabında rivayet edilmiş olan: "Göz değmesi haktır" hadisidir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) göz değmesinin hak olduğunu, yani bunun sabit bir vak'a olduğunu ifade buyurmuş ve göz değmesine karşı tedavi yolları tavsiye etmiştir.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu meselelerdeki yasaklamasının mahiyeti hususunda bir bilgi edinmek üzere Müslim'in Avf İbnu Mâlik el-Eşcaî (radıyallâhu anh)'den kaydettiği şu rivayete nazar edebiliriz: "Biz cahaliye devrinde rukye yapardık. Bir ara: "Ey Allah'ın Resûlü, bu hususta ne dersiniz? (Rukye helâl midir, haram mıdır?)" diye sorduk. Şu cevabı verdi:
    "Rukyelerinizi bana arzedin (okuyun bir göreyim, neler okuyorsunuz? Şunu bilin ki,) içerisinde şirke delâlet eden bir ifade olmadıkça, rukyelerinizde bir mahzur yoktur."
    Soruda geçen Hadis-i şerif ise şöyledir: Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim bir şey asarsa, o astığı şeye havale edilir." (Nesâî, Tahrîm 19, (7, 112)
    Bu Hadis farklı şekillerde yorumlanmıştır:

    - Bunu yapan müşriklerin yaptığı bir işi yapmış olur. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu hadislerinde sihir mânasını taşıyan davranışları yasaklamaktadır. Zîra, herhangi bir iplik alıp buna düğüm atıp, sonra da bir şeyler okuyup düğüm üzerine üfleme işi sihirbazların işidir. Şu halde böyle bir davranışta bulunan, sihirbazların yaptığı işi yapmış olmaktadır. Bu ise, şirk ehlinin amelidir. Zîra, faydalı şeylerin elde edilmesi ve zararlı şeylerin uzaklaştırılması ancak Allah'tan bilinir, O'ndan istenir. Düğümlere üflemek suretiyle faydalıyı elde etmek veya zararlıyı defetmek düşüncesi, Allah'a inanıp O'na tevekkül eden kimseye yakışmaz, ancak müşriklere yakışır.

    - "Bu davranışıyla sihrin gerçek tesirinin olacağına inanmışsa bu şirk olur." Çünkü Allah’tan başka hakiki tesir eden yoktur.

    - Bazı âlimler hadiste geçen şirki, "Maksad şirk-i hafî'dir, zîra tevekkül ve Allah'a itimad terkedilmiş olmaktadır" diye açıklamışlardır.

    Bir şey asma meselesine gelince, bununla büyüklerin veya küçüklerin boyunlarına fayda maksadıyla asılan muska, nazarlık gibi şeyler kastedilmiştir. Zînet için takılan şeyler buraya girmez. Bazı âlimler bundan maksad: "Cahiliye devrinde boncuklardan, vahşi hayvanların tırnak ve kemiklerinden mâmul kolyelerdir" der ve hadiste gelen yasağı oldukça kayıtlar. Bunlara göre, Kur'ân âyetlerinde Allah'ın isimlerinden yazıp asılacak muskalar bu yasağa girmezler. Hatta bunlar câizdir. Nitekim, Abdullah İbnu Amr'ın çocuklara bu çeşit şeyler astığı rivâyet edilmiştir. Bazı âlimler de: "Burada takbih edilen husus faydanın celbine ve zararın def'ine inanılarak yapılan asmadır, değilse teberrük gayesiyle yer verilen asmalarda mahzur yoktur, câizdir" demiştir. Ebû Bekr İbnu'l-Arabî: "Kur'an'(dan bir şeyler yazıp) asmak sünnet yolu değildir, bu husustaki sünnet, asma değil zikirdir" der.

    "Kim bir şey asarsa, o astığına havale edilir" ibaresi, Cenâb-ı Hakk'ın yardımından mahrum kalır" mânasında yer verilen bir kinaye olarak da değerlendirilmiştir. (bk. Kütüb-i Site, Tercüme ve Şerhi, Sihir ve Kehanet Bölümü)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





  14. 18.Ocak.2013, 20:25
    7
    Aciz Kul
    istihareye ne icin yattiniz anlamadim?
    o sayfa hicte güvenilir bir sayfa degil ve sacma sapan seylerden bahsedilmis.
    sacma sapan sitelerden böyle islere karisiyorsunuz

    Allah affetsin, ders olmus oldu.

    Alıntı
    NÂS SURESİ'NİN KARANLIK GÜÇLERE VE BÜYÜYE KARŞI OKUNMASI

    "De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, İnsanların hükümdarına, insanların ilahına, O sinsi vesvesecilerin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan." (Nas suresi, 1-6.)

    Gerek görünüp bilinen, gerekse görünüp bilinmeyen gizli düşmanlarımıza karşı okunan ve kendisiyle Allah'a sığınılan dua makamında bulunan ve "Muavvizat" denilen, Kur'ân-ı Kerim'in son üç suresi, yani "İhlas, Felâk ve Nas" sureleri, her derde deva niteliğindedir ve (deyim yerindeyse) bu üç sure, "Kur'ân eczanesinin aspirinleri"dir. Bu sebeple, bunlarla Allah'a sığınmalı ve gecenin karanlığından, şeytanların, cinlerin, büyücülerin, vesvesecilerin şerrinden bunlarla korunmalıdır.

    Malumdur ki, büyünün tesir etmesi, kişinin içinde bulunduğu psikolojik durumlarla, karamsarlık, evham ve şüphelerle de yakından ilgilidir. Felâk ve Nas Sûresi'nde ise bu noktalara işaretle, normal durumlarda olduğu gibi, insanın başına böyle bir hal geldiğinde de yine sadece Allah'a sığınması istenmektedir. Nitekim, Kur'ân-ı Kerimde, "Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar" buyuruluyor. (En'am suresi, 112.)

    Mealini verdiğimiz, bu ayete göre; insanın her türlü tehlikeye açık olduğu, cinlerden ve insanlardan olan düşmanlarının gerek muhatap olduğu yaldızlı ve sihirli sözlerle, gerekse kitaplara dökülen ve asıl niyetlerinin ne olduğu bilinmeyen kurgu dolu yazılarla rahatça kandırılabileceğini görmekteyiz. Bütün bunlara karşı da, dinlediği kimseyi Allah adına dinlemesi ve işine O'nun adıyla, "Euzü-Besmele" ile başlaması gerekliğini, okuduğu kitapları da hak namına okuyup, hakikate dair mesajlar almak kaydıyla ve yine "Euzü-Besmele" çekerek okuması gerektiğini anlıyoruz. Çünkü şeytan, Allah namına başlanılıp bitirilen işlerde çok rahat parmak oynatamaz. Büyücülerin ve insanı kandırmak amacı güden bir kısım edebiyatçı ve felsefecinin kötü niyetleri de ancak bu yolla akim kalır. Yoksa bunların bu yollarla insanları aldatması, okuyucularını veya dinleyicilerini konunun ritmine kaptırıp büyülemeleri mümkündür. Zaten sapıtanların çoğu da böyle saptırılmaktadır. İşte, buna binaen, bu üç surede, önce İhlas Sûresi ile "Tevhid İnancı" telkin edilerek başlanması, Felâk ve Nâs Sûresi ile de Allah'a sığınılması istenmektedir.

    Nitekim, Yazır, bu sureyi genişçe tefsir etmiş ve bu surenin tefsirini yaparken Kurtubi'nin Ebu Zer'den naklettiği ilginç bir hadis-i şerifi de nakletmiştir. Ki, bu hadiste Hz. Peygamber (a.s.m.), "insan şeytanlarına" dikkat çekerek; "Sen insan şeytanından Allah'a sığındın mı?" (Hak Dini Kuran Dili, X. 191 ) buyurmuştur.

    Kısacası, günlük hayatımızda dua ve ibadetlerimize dikkat eder, dualarla Allah'a sığınır ve gerektiği gibi yakın olursak, O’nun himayesine girer, büyüden ve büyüyü uygulayabilecek büyücülerden, habis ruhlardan korunmuş oluruz.
    Bu çalışmayı yaptığım sırada, daha önceleri de merak ettiğim bir medyumla tanıştım. Arkadaşlarımın da ısrarıyla, bana bir bakmasını istemiştim. Suya baktı, cinlerini çağırdı ve onlara, bende büyü olup olmadığını sordu. Sonra, birkaç defa bir suya bir de bana baktı ve "Ne ile korunuyorsun?" diye sordu. Ben de "Nasıl yani?" diye karşılık verince, merakla, "Her gün ne okuyorsun?" dedi. Bunun üzerine, "Ne oldu ki?" deyince, bana, "Size pek çok kere büyü yapılmış ama tutturamamışlar. Eğer bunları özel bir dua ile korunmayan, normal bir insana yapmış olsalardı, şimdiye çoktan işi biterdi!" dedi. Ben de her gün mutlaka "Cevşen'ül-Kebir" okuduğumu ve namazlardan sonra da sünnete uygun dua ve tesbihatlarımı yaptığımı söyledim.

    Bu durumda, tedavi olmak için, habis ruhlarla ilişki kurup yanlış işler de yaptığını bildiğimiz büyücüler yerine, doktorlara ve tıbba müracaat etmek gerekir. Dua ile yapılacak tedavilerde de, Resulullah'ın (a.s.m.) tavsiye ettiği dualara, ayrıca, Kur'ân'dan örneklerini verdiğimiz dualara başvurmak gerekir. Efendimizin (a.s.m.) kendisinin de yaptığı, Hz. Âişe'den (r.a.) rivayet edilen şu tavsiyeye uymak da en doğru davranış olur; "Hz. Peygamber (a.s.m.), yatağına girdiği zaman, ellerine üfleyip Muavvizeteyn'i ( Felak ve Nas sureleri) ve Kul Hüvallahu Ehad'i okur, ellerini, yüzüne ve vücuduna sürer, bunu da üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman, aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi." (Buhari, Fedail-ul Kur’an, 14, Tıbb,39)

    Hz. Peygamber (a.s.m.), hastaları, tedavi etmek için büyücülere göndermemiştir. Ya tıbba havale edip hekimlere göndermiş, ya da Kur'ân ve Sünnet eczahanesine göndermiştir. Böylece evrensel şifalardan faydalanmasını istemiştir. Hem zaten Yüce Allah, Kur'ân'ın, müminler için bir —rahmet ve bir şifa olduğunu bildirmiş (İsra Suresi,82), manevi dertlerimiz için başvuru kaynağı olarak da Kur'ân'ı göstermiştir.

    Arif ARSLAN, Büyü Fal Ve KehanetSelam ve dua ile...

    Sorularla İslamiyet
    Alıntı
    Sihir yapmanın, bununla meşgul olmanın hükmü hususunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Nevevî der ki:
    "Sihir yapmak haramdır, büyük günahlardan olduğunda alimler arasında ittifak vardır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sihir yapmayı yedi büyük günahtan biri saymıştır."
    Ancak, sihrin öğrenilmesi de öğretilmesi de haramdır. Bazı âlimler iki sebebe binaen sihir öğrenmeye cevaz vermişlerdir:

    1. İçerisinde küfür olan sihirle, küfür olmayan sihrin farkını görmek ve göstermek için.

    2. Kendisine sihir yapılmış olan bir kimseden sihri kaldırmak için.

    Birincisi, sadece itikad açısından sakıncalı olabilir. Sihre inanmadıkça, sadece onun hakkında bilgi edinme yasaklanamaz. Bu durum, tıpkı putperestlerin putlarına nasıl ibadet ettiklerini öğrenmek gibidir. Zîra, sihirbazın yaptığı şeyin keyfiyetini bilmek, bir fiilin veya bir kavlin hikaye edilip anlatılmasından ibarettir, ama ona girişip onu yapmak başka bir şeydir.

    İkincisi ise, büyülenen kimsedeki büyüyü çözmek, onu sihirden kurtarmak için yapılan bu mukabil ameliyeye Nüşre denir. Buna da câiz değil diyen olmuşsa da ailmlerin çoğuan göre caizdir. Saîd İbnu'l-Müseyyeb'in: "Allah, zarar veren (sihr)i yasakladı, fayda vereni yasaklamadı." dediği rivâyet edilir. Katâde merhum da: "Kişi, kendisine yapılan sihri tedavi edecek kimseyi arar" der. İbnu'l-Cevzî, bu ruhsatı şöyle ifade eder: "Nüşre, büyülenmiş, kimsenin büyüsünü çözme meselesinde, Ahmed İbnu Hanbel'e sorulunca: "Bunda bir sakınca yoktur" cevabını verir. Gerçi Ebû Dâvud, el-Merâsil'de Hasan Basrî'nin bir mürseli olarak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'in: “Nüşre (büyü bozma) şeytan işidir" buyurduğunu rivayet etmiştir. Âlimler bu hadisi: "Resûlullah amelin aslına işaret etmiş olmalıdır, çünkü asıl itibariyle bu da sihirdir, hüküm kasda göre değişir, kim bununla hayır kastederse, bu hayırdır, kim de şer kastederse şerdir" diyerek yoruma kavuştururlar. İbnu Hacer şu hususa da dikkat çeker: Hasan Basrî'nin hasr ifade eden mürselinin zâhirine göre amel edilmemelidir. Çünkü, sihir bazan, (esas itibariyle meşru olan) rukye, dua ve ta'viz (muska) yoluyla da çözülebilmektedir.Öyle ise nüşre iki nev'e ayrılmış olmaktadır:

    a) Sihirle yapılan nüşre ki hadisteki yasak buna bakar.

    b) Meşru vasıtalarla yapılan nüşre ki, meşru olan nüşre ile de bunlar kastedilir.

    Sihre karşı yapılacak mukabil tedavi yönteminin, helal olduğuna delil olarak gösterilen bir rivayet Hz. Câbir (radıyallâhu anh)'den gelen şu Müslim hadisidir. Der ki: "Benim bir dayım vardı, akrep sokmasına karşı rukye yapardık. (Dua, muska vb. yolla sihri zararsız hale getiriridik.) Bir ara Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) rukyeyi yasakladı. Bunun üzerine Efendimize gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü! Siz rukyeyi yasakladınız, ben ise akrep sokmasına karşı rukye yapıyorum" dedi. Dayıma: "Sizden kim kardeşine faydalı olabiliyorsa onu yapsın" diyerek ruhsat tanıdı."

    Bu meseleyi te'yîd eden bir diğer delil başta Buhârî olmak üzere pek çok hadis kitabında rivayet edilmiş olan: "Göz değmesi haktır" hadisidir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) göz değmesinin hak olduğunu, yani bunun sabit bir vak'a olduğunu ifade buyurmuş ve göz değmesine karşı tedavi yolları tavsiye etmiştir.

    Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu meselelerdeki yasaklamasının mahiyeti hususunda bir bilgi edinmek üzere Müslim'in Avf İbnu Mâlik el-Eşcaî (radıyallâhu anh)'den kaydettiği şu rivayete nazar edebiliriz: "Biz cahaliye devrinde rukye yapardık. Bir ara: "Ey Allah'ın Resûlü, bu hususta ne dersiniz? (Rukye helâl midir, haram mıdır?)" diye sorduk. Şu cevabı verdi:
    "Rukyelerinizi bana arzedin (okuyun bir göreyim, neler okuyorsunuz? Şunu bilin ki,) içerisinde şirke delâlet eden bir ifade olmadıkça, rukyelerinizde bir mahzur yoktur."
    Soruda geçen Hadis-i şerif ise şöyledir: Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
    "Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim bir şey asarsa, o astığı şeye havale edilir." (Nesâî, Tahrîm 19, (7, 112)
    Bu Hadis farklı şekillerde yorumlanmıştır:

    - Bunu yapan müşriklerin yaptığı bir işi yapmış olur. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu hadislerinde sihir mânasını taşıyan davranışları yasaklamaktadır. Zîra, herhangi bir iplik alıp buna düğüm atıp, sonra da bir şeyler okuyup düğüm üzerine üfleme işi sihirbazların işidir. Şu halde böyle bir davranışta bulunan, sihirbazların yaptığı işi yapmış olmaktadır. Bu ise, şirk ehlinin amelidir. Zîra, faydalı şeylerin elde edilmesi ve zararlı şeylerin uzaklaştırılması ancak Allah'tan bilinir, O'ndan istenir. Düğümlere üflemek suretiyle faydalıyı elde etmek veya zararlıyı defetmek düşüncesi, Allah'a inanıp O'na tevekkül eden kimseye yakışmaz, ancak müşriklere yakışır.

    - "Bu davranışıyla sihrin gerçek tesirinin olacağına inanmışsa bu şirk olur." Çünkü Allah’tan başka hakiki tesir eden yoktur.

    - Bazı âlimler hadiste geçen şirki, "Maksad şirk-i hafî'dir, zîra tevekkül ve Allah'a itimad terkedilmiş olmaktadır" diye açıklamışlardır.

    Bir şey asma meselesine gelince, bununla büyüklerin veya küçüklerin boyunlarına fayda maksadıyla asılan muska, nazarlık gibi şeyler kastedilmiştir. Zînet için takılan şeyler buraya girmez. Bazı âlimler bundan maksad: "Cahiliye devrinde boncuklardan, vahşi hayvanların tırnak ve kemiklerinden mâmul kolyelerdir" der ve hadiste gelen yasağı oldukça kayıtlar. Bunlara göre, Kur'ân âyetlerinde Allah'ın isimlerinden yazıp asılacak muskalar bu yasağa girmezler. Hatta bunlar câizdir. Nitekim, Abdullah İbnu Amr'ın çocuklara bu çeşit şeyler astığı rivâyet edilmiştir. Bazı âlimler de: "Burada takbih edilen husus faydanın celbine ve zararın def'ine inanılarak yapılan asmadır, değilse teberrük gayesiyle yer verilen asmalarda mahzur yoktur, câizdir" demiştir. Ebû Bekr İbnu'l-Arabî: "Kur'an'(dan bir şeyler yazıp) asmak sünnet yolu değildir, bu husustaki sünnet, asma değil zikirdir" der.

    "Kim bir şey asarsa, o astığına havale edilir" ibaresi, Cenâb-ı Hakk'ın yardımından mahrum kalır" mânasında yer verilen bir kinaye olarak da değerlendirilmiştir. (bk. Kütüb-i Site, Tercüme ve Şerhi, Sihir ve Kehanet Bölümü)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





  15. 18.Ocak.2013, 20:39
    8
    ankara06
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Aralık.2012
    Üye No: 98916
    Mesaj Sayısı: 43
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Sihir yaptım çok pişmanım

    yardımların için teşekkür ederim kardeşim.istihare ye de büyünün etkisi kayboldumu? cin musallatı bıraktı mı niyeti ile yattım.inan bana ne yapacağımı şaşırdım şu anda hamilelik belirtilerine benzer belirtiler var demiştim ya araştırdım biraz.o sitedeki yüzsüz adam her kadın da olan cini görevlendirirseniz demişti.araştırınca öğrendim ki o büyülerde kadının rahmine cin yerleştiriyormuşsun o orayı mesken tutuyormuş,sahipleniyormuş,ileri de kısırlık yaratırmış sonra rahim kanseri...


  16. 18.Ocak.2013, 20:39
    8
    ankara06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    yardımların için teşekkür ederim kardeşim.istihare ye de büyünün etkisi kayboldumu? cin musallatı bıraktı mı niyeti ile yattım.inan bana ne yapacağımı şaşırdım şu anda hamilelik belirtilerine benzer belirtiler var demiştim ya araştırdım biraz.o sitedeki yüzsüz adam her kadın da olan cini görevlendirirseniz demişti.araştırınca öğrendim ki o büyülerde kadının rahmine cin yerleştiriyormuşsun o orayı mesken tutuyormuş,sahipleniyormuş,ileri de kısırlık yaratırmış sonra rahim kanseri...


  17. 19.Ocak.2013, 22:25
    9
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Sihir yaptım çok pişmanım

    diyelimki oldu kardesim bu vebali nasil kaldirirsin seytanlasmis insanlara nasil kandin bilmiyorum ama af dile Allaha sigin ve o insan icinde dua et..


  18. 19.Ocak.2013, 22:25
    9
    Aciz Kul
    diyelimki oldu kardesim bu vebali nasil kaldirirsin seytanlasmis insanlara nasil kandin bilmiyorum ama af dile Allaha sigin ve o insan icinde dua et..


  19. 23.Ocak.2013, 07:58
    10
    NarKo
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2013
    Üye No: 99742
    Mesaj Sayısı: 4
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Sihir yaptım çok pişmanım

    bu sitede büyü tarifi mi var ?


  20. 23.Ocak.2013, 07:58
    10
    Üye
    bu sitede büyü tarifi mi var ?





+ Yorum Gönder