Konusunu Oylayın.: Hz. İsa gelecek mi ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Hz. İsa gelecek mi ?
  1. 02.Ocak.2013, 14:46
    13
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    reklam


    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Hz. İsa gelecek mi ?
    Alıntı
    Celebiler
    Biz sunniyiz ve başka inanç görüş kabul etmiyoruz.
    Bu fikirlerini kendine sakla.
    Bunlar fikir değil Allah'ın ayetleridir.Kuran'a inanan kim varsa böyle inanmak zorundadır.Sünni olman seni ayrıcalıklı kılmaz sünni oldun diye hırıstiyanlar gibi inanamazsın.İsa'nın geri geleceği inancı hırıstıyanlarda vardır.Mehdiyi de yahudiler beklemektedirler.Kuran'da İsa'nın geleceğine,mehdi'nin geleceğine,deccalin çıkacağına dair bir tane ayet gösterebilir misin?

    Bir tane dahi ayet olmadığı halde bunlara inanıyorsan inancını sorgula.Bu inançlara sahip olmak ta Sünnilik değildir.Çünkü bu inançlar en yoğun haliyle şiada mevcuttur.Mehdi ile alakalı çok daha teferruatlı bilgiye sahip olmak istersen şia kaynaklı hadisleri araştır.Bak bakalım o zaman bu meseleler Sünni kaynaklı mı Şia kaynaklı mı kendin karar ver.


  2. 02.Ocak.2013, 14:46
    13
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    Celebiler
    Biz sunniyiz ve başka inanç görüş kabul etmiyoruz.
    Bu fikirlerini kendine sakla.
    Bunlar fikir değil Allah'ın ayetleridir.Kuran'a inanan kim varsa böyle inanmak zorundadır.Sünni olman seni ayrıcalıklı kılmaz sünni oldun diye hırıstiyanlar gibi inanamazsın.İsa'nın geri geleceği inancı hırıstıyanlarda vardır.Mehdiyi de yahudiler beklemektedirler.Kuran'da İsa'nın geleceğine,mehdi'nin geleceğine,deccalin çıkacağına dair bir tane ayet gösterebilir misin?

    Bir tane dahi ayet olmadığı halde bunlara inanıyorsan inancını sorgula.Bu inançlara sahip olmak ta Sünnilik değildir.Çünkü bu inançlar en yoğun haliyle şiada mevcuttur.Mehdi ile alakalı çok daha teferruatlı bilgiye sahip olmak istersen şia kaynaklı hadisleri araştır.Bak bakalım o zaman bu meseleler Sünni kaynaklı mı Şia kaynaklı mı kendin karar ver.


  3. 02.Ocak.2013, 18:25
    14
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    reklam


    Senin ne olduğun belli değil çelebi çünkü ehli sünnet ulemasının görüşlerini daha bilmiyorsun...Yok Bu görüş hristiyan görüşü yok bu görüş yahudi görüşü yok bu görüş şia görüşü sadece kendini kabul ettiğin görüşleri sen bak bakalım kimin görüşleri....İslam Alimlerinin bu konudaki görüşü bellidir...Sen necisin veledi efendi?


  4. 02.Ocak.2013, 18:25
    14
    Devamlı Üye
    reklam


    Senin ne olduğun belli değil çelebi çünkü ehli sünnet ulemasının görüşlerini daha bilmiyorsun...Yok Bu görüş hristiyan görüşü yok bu görüş yahudi görüşü yok bu görüş şia görüşü sadece kendini kabul ettiğin görüşleri sen bak bakalım kimin görüşleri....İslam Alimlerinin bu konudaki görüşü bellidir...Sen necisin veledi efendi?


  5. 02.Ocak.2013, 19:00
    15
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,632
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Alıntı
    Bunlar fikir değil Allah'ın ayetleridir.Kuran'a inanan kim varsa böyle inanmak zorundadır.Sünni olman seni ayrıcalıklı kılmaz sünni oldun diye hırıstiyanlar gibi inanamazsın.İsa'nın geri geleceği inancı hırıstıyanlarda vardır.Mehdiyi de yahudiler beklemektedirler.Kuran'da İsa'nın geleceğine,mehdi'nin geleceğine,deccalin çıkacağına dair bir tane ayet gösterebilir misin?

    Bir tane dahi ayet olmadığı halde bunlara inanıyorsan inancını sorgula.Bu inançlara sahip olmak ta Sünnilik değildir.Çünkü bu inançlar en yoğun haliyle şiada mevcuttur.Mehdi ile alakalı çok daha teferruatlı bilgiye sahip olmak istersen şia kaynaklı hadisleri araştır.Bak bakalım o zaman bu meseleler Sünni kaynaklı mı Şia kaynaklı mı kendin karar ver.
    Alıntı
    Sonuç olarak, Hz. İsa aleyhisselam hakkındaki inancımız şu olmalıdır:

    Hz. İsâ (as) düşmanları tarafından öldürülmek istenince ruhlu-bedenli olarak ilâhî huzura yükseltilmiştir. Kıyametin vukuundan önce dünyaya inecek, son peygamberin getirdiği vahiylere tâbi olacak ve Deccal’ı öldürüp yeryüzünde adaleti hâkim kılacaktır. Âyet ve hadisler buna inanmayı gerektirir. Zira âyetlerde Hz. İsâ (as)'ın düşmanlarınca öldürülmediği, ileride Allah tarafından ruhunun kabzedileceği belirtilmiştir.
    Şia ile Sünniliği benzettiğine göre iki mezhebide bilmiyorsun.
    Bizim/Ehli sünnetin inancı bu.
    ALLAH HERKESE EHLİ SÜNNET OLMAYI NASP ETSİN.
    öyle cevaplar veriyorsun ki bilgisi olmayanlar, seni kurana uyuyor, biz kurana zıt hareket ediyor zannedecek..
    Ehli sünnetin inacını oku, dayandığı delilleri araştır öğren sonra daha sağlam kaynak biliyorsan uyarsın.
    Allah hidayet versin.


  6. 02.Ocak.2013, 19:00
    15
    Moderatör
    Alıntı
    Bunlar fikir değil Allah'ın ayetleridir.Kuran'a inanan kim varsa böyle inanmak zorundadır.Sünni olman seni ayrıcalıklı kılmaz sünni oldun diye hırıstiyanlar gibi inanamazsın.İsa'nın geri geleceği inancı hırıstıyanlarda vardır.Mehdiyi de yahudiler beklemektedirler.Kuran'da İsa'nın geleceğine,mehdi'nin geleceğine,deccalin çıkacağına dair bir tane ayet gösterebilir misin?

    Bir tane dahi ayet olmadığı halde bunlara inanıyorsan inancını sorgula.Bu inançlara sahip olmak ta Sünnilik değildir.Çünkü bu inançlar en yoğun haliyle şiada mevcuttur.Mehdi ile alakalı çok daha teferruatlı bilgiye sahip olmak istersen şia kaynaklı hadisleri araştır.Bak bakalım o zaman bu meseleler Sünni kaynaklı mı Şia kaynaklı mı kendin karar ver.
    Alıntı
    Sonuç olarak, Hz. İsa aleyhisselam hakkındaki inancımız şu olmalıdır:

    Hz. İsâ (as) düşmanları tarafından öldürülmek istenince ruhlu-bedenli olarak ilâhî huzura yükseltilmiştir. Kıyametin vukuundan önce dünyaya inecek, son peygamberin getirdiği vahiylere tâbi olacak ve Deccal’ı öldürüp yeryüzünde adaleti hâkim kılacaktır. Âyet ve hadisler buna inanmayı gerektirir. Zira âyetlerde Hz. İsâ (as)'ın düşmanlarınca öldürülmediği, ileride Allah tarafından ruhunun kabzedileceği belirtilmiştir.
    Şia ile Sünniliği benzettiğine göre iki mezhebide bilmiyorsun.
    Bizim/Ehli sünnetin inancı bu.
    ALLAH HERKESE EHLİ SÜNNET OLMAYI NASP ETSİN.
    öyle cevaplar veriyorsun ki bilgisi olmayanlar, seni kurana uyuyor, biz kurana zıt hareket ediyor zannedecek..
    Ehli sünnetin inacını oku, dayandığı delilleri araştır öğren sonra daha sağlam kaynak biliyorsan uyarsın.
    Allah hidayet versin.


  7. 02.Ocak.2013, 20:38
    16
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Alıntı
    .Sen necisin veledi efendi?
    ömerhattap bu sözden ne kastettiysen sen onun 2 katısın.

    Alıntı
    Şia ile Sünniliği benzettiğine göre iki mezhebide bilmiyorsun.
    mum ben bilmiyorum sünni ve şii mezheplerinde mehdi ve isa nın gelmesi nasıl geçiyor.Bu sitede herkes sana "hoca" diye hitap ediyor ya sen biliyorsundur herhalde zahmet olmazsa iki mezhebin hadislerinden de bir iki örnek verebilirmisin?Bakalım şia ve sünni mezhepler bu konuda birbirlerine benzemiyorlar mı?

    Kuran'dan isanın ve mehdinin geleceği,deccalin çıkacağına dair bir ayet gösterirsen Kuran'a uyuyormuyuz yoksa Kuran'da olmayan birşeye mi inanıyoruz daha iyi anlarız.

    Tüm kaynakların en sağlamı Kuran olduğuna göre ve isanın geleceği,mehdinin geleceği ve deccalin çıkacağı hadisleri Kuran ile teyid edilmediğine,Kuran ile doğrulanmadığına göre en sağlam kaynak olan Kuran'da bu mevzular geçmediğine göre Ben de bu mevzuların hiçbirisinin gerçekleşmeyeceğine inanıyorum.

    Bu mevzular hırıstiyanlık ve yahudilikte geçen konulardır.Daha bir kaç gün önce hırıstıyanlar çam ağacı süslemediler mi neden çam ağacı süslüyorlar?"İsa en güzel süslenmiş çam ağacının olduğu yere inecek" diye inandıkları için çam ağacı süslüyorlar.

    Yahudiler de Peygamberimiz döneminde bir Peygamberin geleceğinden haberleri vardı.Hayberdeki krallar Peygamberimizi gördüklerinde "Bu beklediğimiz Peygamberdir.Fakat Ona tabi olursak elimizdeki herşeyi kaybederiz.Bu yüzden onunla savaşacağız" dediklerinde bu sözleri duyan Sevde Annemiz savaş sonunda Peygamber olduğuna iman ettiği Peygamberimizle evlenmedi mi?O zamanda Peygamberimizi inkar eden yahudiler halen peygamber beklemektedirler.

    Allah hidayet versin.


  8. 02.Ocak.2013, 20:38
    16
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    .Sen necisin veledi efendi?
    ömerhattap bu sözden ne kastettiysen sen onun 2 katısın.

    Alıntı
    Şia ile Sünniliği benzettiğine göre iki mezhebide bilmiyorsun.
    mum ben bilmiyorum sünni ve şii mezheplerinde mehdi ve isa nın gelmesi nasıl geçiyor.Bu sitede herkes sana "hoca" diye hitap ediyor ya sen biliyorsundur herhalde zahmet olmazsa iki mezhebin hadislerinden de bir iki örnek verebilirmisin?Bakalım şia ve sünni mezhepler bu konuda birbirlerine benzemiyorlar mı?

    Kuran'dan isanın ve mehdinin geleceği,deccalin çıkacağına dair bir ayet gösterirsen Kuran'a uyuyormuyuz yoksa Kuran'da olmayan birşeye mi inanıyoruz daha iyi anlarız.

    Tüm kaynakların en sağlamı Kuran olduğuna göre ve isanın geleceği,mehdinin geleceği ve deccalin çıkacağı hadisleri Kuran ile teyid edilmediğine,Kuran ile doğrulanmadığına göre en sağlam kaynak olan Kuran'da bu mevzular geçmediğine göre Ben de bu mevzuların hiçbirisinin gerçekleşmeyeceğine inanıyorum.

    Bu mevzular hırıstiyanlık ve yahudilikte geçen konulardır.Daha bir kaç gün önce hırıstıyanlar çam ağacı süslemediler mi neden çam ağacı süslüyorlar?"İsa en güzel süslenmiş çam ağacının olduğu yere inecek" diye inandıkları için çam ağacı süslüyorlar.

    Yahudiler de Peygamberimiz döneminde bir Peygamberin geleceğinden haberleri vardı.Hayberdeki krallar Peygamberimizi gördüklerinde "Bu beklediğimiz Peygamberdir.Fakat Ona tabi olursak elimizdeki herşeyi kaybederiz.Bu yüzden onunla savaşacağız" dediklerinde bu sözleri duyan Sevde Annemiz savaş sonunda Peygamber olduğuna iman ettiği Peygamberimizle evlenmedi mi?O zamanda Peygamberimizi inkar eden yahudiler halen peygamber beklemektedirler.

    Allah hidayet versin.


  9. 02.Ocak.2013, 20:47
    17
    kaars
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2007
    Üye No: 1797
    Mesaj Sayısı: 384
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: Yeryüzü

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Alıntı
    mum ben bilmiyorum sünni ve şii mezheplerinde mehdi ve isa nın gelmesi nasıl geçiyor.Bu sitede herkes sana "hoca" diye hitap ediyor ya sen biliyorsundur herhalde zahmet olmazsa iki mezhebin hadislerinden de bir iki örnek verebilirmisin?Bakalım şia ve sünni mezhepler bu konuda birbirlerine benzemiyorlar mı?

    Kuran'dan isanın ve mehdinin geleceği,deccalin çıkacağına dair bir ayet gösterirsen Kuran'a uyuyormuyuz yoksa Kuran'da olmayan birşeye mi inanıyoruz daha iyi anlarız.

    Tüm kaynakların en sağlamı Kuran olduğuna göre ve isanın geleceği,mehdinin geleceği ve deccalin çıkacağı hadisleri Kuran ile teyid edilmediğine,Kuran ile doğrulanmadığına göre en sağlam kaynak olan Kuran'da bu mevzular geçmediğine göre Ben de bu mevzuların hiçbirisinin gerçekleşmeyeceğine inanıyorum.

    Bu mevzular hırıstiyanlık ve yahudilikte geçen konulardır.Daha bir kaç gün önce hırıstıyanlar çam ağacı süslemediler mi neden çam ağacı süslüyorlar?"İsa en güzel süslenmiş çam ağacının olduğu yere inecek" diye inandıkları için çam ağacı süslüyorlar.

    Yahudiler de Peygamberimiz döneminde bir Peygamberin geleceğinden haberleri vardı.Hayberdeki krallar Peygamberimizi gördüklerinde "Bu beklediğimiz Peygamberdir.Fakat Ona tabi olursak elimizdeki herşeyi kaybederiz.Bu yüzden onunla savaşacağız" dediklerinde bu sözleri duyan Sevde Annemiz savaş sonunda Peygamber olduğuna iman ettiği Peygamberimizle evlenmedi mi?O zamanda Peygamberimizi inkar eden yahudiler halen peygamber beklemektedirler.

    Allah hidayet versin.

    okuda bilgilen çelebi
    hem kitap hem sünnetten





    Hz. İsa aleyhisselamın inmesine inanmak gerekli midir? Delilleri nelerdir? Maturidi ve Eşari'nin erkan-ı imaniyeden saydıklarını idda edenler olduğu gibi, bu alimlerin erkan-ı imaniyeden saymadıklarını idda edenler de vardır.

    a. İslam'da inanç esaslarını Tevhid, Nübüvvet ve Meâd (ahiret) olarak üç ana başlıkta özetleyebiliriz. Ancak Hz. İsa (as)'nın nüzulünü bu inanç esasları arasında göremeyiz. Konuyla ilgili ayetlerden çıkarılan anlamlar, hadisler ve ümmetin kabulü esas alınınca nüzûl-ü İsa’ya inanmak Efendimiz (asm)’e îtimadın ve güvenin ifadesidir, denilebilir. Fakat bunu inkâr etmek küfre sebep olmaz, yani kişi kafir olmaz.
    b. Kur'an'da anlatılan Hz. İsa (as), Hristiyan teolojisinde anlatılan İsa (as)'dan farklıdır. Kur'an’da Hz. İsa (as) ile ilgili anlatılan haberlerin temel vurgusu, onun bir insan olduğu (Zuhruf, 43/59), annesi Meryem'in günahsız bir kadın olduğu ve ilahi bir mucize ile İsa (as)'yı babasız olarak dünyaya getirdiği (Meryem, 19/16-34), İsa (as)'ın babasız dünyaya gelişini idrak edemeyen ve onun Allah'ın oğlu olduğunu iddia eden Hristiyanların dalalet içerinde oldukları ve tevhidi şirke bulaştırdıkları üzerinedir. (Maide, 5/72).

    Hz. İsâ (as)'ın ölümü ve kıyametin kopmasından önce kıyametin bir alâmeti olarak tekrar dünyaya gelişi genellikle "nüzûl-İ İsa" adı altında âlimler arasında tartışılmıştır. Kur'ân-ı Kerîm'de, İsâ (as)'ın kıyametin kopmasından önce yer yüzüne ineceğine dair açık bir beyan yoktur. Kur'an'da İsâ (as)'ya inanmayanların ona tuzak kurdukları, fakat Allah'ın onların tuzaklarını boşa çıkardığı ifade edildikten sonra,
    "Ey İsâ! Senin ruhunu kabzedeceğim, seni nezdime yükseltecek ve kâfirlerden çekip arındıracağım." (Âl-i İmrân, 3/54-55)
    denilmektedir. Diğer bir âyette ise Yahudilerin, "Meryem oğlu İsâ'yı öldürdük." demeleri şiddetle eleştirilmekte ve şöyle buyurulmaktadır:
    "Halbuki onu ne öldürdüler ne de astılar, sadece onlara öyle göründü." (Nisâ 4/157)
    Âyette geçen "teveffı" kelimesi Arapça'da "ruhu bedenden ayırmak, öldürmek" anlamına geldiği halde bazı müfessirlerce buna "yeryüzünden çekip almak, göğe yükseltmek" mânası verilir. Bazılarınca da teveffînin gerçek ölüm değil "uykuda ruhu alıkoyma" anlamına geldiği kabul edilir. Bir kısım müfessirler. teveffî kelimesi "öldürmek" mânasına geldiğinden bunun Hz. İsâ (as)'ın ruhunun kabzedildiğini açıkça ifade ettiği görüşündedir. (Taberî, III/290-291; İbn Kesîr, Tefsîrü'l-Kur-ân, 1, 366; Reşîd Rızâ, III/316-317) Âl-İ İmrân süresindeki âyette yer alan "ref" kavramı ise cansız varlıklarla ilgili olarak zikredilince maddî, insanlar hakkında kullanılınca mânevi yükseltmeyi ifade eder. Kur'an'da ref bazan mutlak olarak da geçer ve mertebenin veya ruhun yükseltilmesi kastedilir. Âyetlerde (Âl-i imrân 3/55; Nisâ 4/158) Hz. İsa (as)'ın Allah'a yükseltildiği bildirilir, fakat bunun mahiyetine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmaz.

    c. Muhtelif hadis rivayetlerinde Hz. İsâ (as)'ın kıyamet alâmeti olarak yeryüzüne ineceğine dair bilgiler yer almaktadır. Kütüb-i Sitte'deki rivayetlerde belirtildiğine göre Hz. İsâ (as), Deccâl ortaya çıktıktan sonra inecek, Müslümanlar arasında adaletle hükmedecek, haçı kırıp domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak, hac ve umre ziyareti yapacak, nefesi kâfirleri öldürecek,Deccal’ı katlettikten sonra yedi veya kırk yıl yaşayacak ve vefat edecektir. (bk. Buhârî, Büyü, 102; Müslim, İmân, 242-243. 247, Fiten, 34, 39; Tirmizî, Fiten, 21, 54, 59, 62)

    Kütüb-i Sitte dışındaki literatürde yer alan rivayetlerde ise Hz. İsâ (as)'ın ineceği yer, yapacağı işler, dünyadaki ömrü ve ölümü hakkında daha ayrıntılı bilgiler yer alır. Buna göre İsâ ruhlu-bedenli olarak göktedir, Hz. Peygamber (asm) Mi'rac yolculuğunda onunla karşılaşmış ve gökten inişini idrak etmeleri halinde kendisine selâmını iletmelerini ashabına vasiyet etmiştir. (Zemahşerî, lll/424; Kurtubî, Tezkire, II/546; Jbn Kesîr, Nihâye, I/183)

    Taberî, İbn Kesîr, Keşmîrî ve M. Zâhid Kevserî gibi âlimler nüzûl-i İsâ'ya dair rivayetlerin mütevâtir olduğunu söylerken M. Reşîd Rızâ ve Abdülkerim el-Hatîb gibi bazı son dönem âlimleri bu görüşü reddederler. Bunlara göre söz konusu metinlerin çoğu Kâ'b el-Ahbâr vb. Ehl-i kitap menşeli râvilerce nakledilmiş olup tedvin döneminde kaynaklara hadis olarak intikal etmiş ve dinin esasıyla ilgili görülmediğinden bu konuda titiz davranılmamıştır. (Abdülkerîm el-Hatîb, el Mesîh fi’l-Kur'ân, s. 539)

    Nüzûl-i İsâ meselesi erken devirlerden itibaren Sünnî ve Şiî kaynaklarında kısaca yer almış, son dönemlerde ise bu konudaki tartışmalar çoğalmıştır.

    Bu tartışmaları şu şekilde özetlemek mümkündür:

    1. Hz. İsâ (as) düşmanları tarafından öldürülmek istenince ruhlu-bedenli olarak ilâhî huzura yükseltilmiştir. Kıyametin vukuundan önce dünyaya inecek, son peygamberin getirdiği vahiylere tâbi olacak ve Deccal’ı öldürüp yeryüzünde adaleti hâkim kılacaktır. Âyet ve hadisler buna inanmayı gerektirir. Zira âyetlerde İsâ (as)'ın düşmanlarınca öldürülmediği, ileride Allah tarafından ruhunun kabzedileceği belirtilmiştir. (Âl-İ İmrân 3/55; Nisâ, 4/ 157) İsâ (as)'ın ruhunun Allah tarafından kabzedildiğini mazi sîgasıyla bildiren âyetteki teveffî kavramı (Mâide, 5/117) bunun kıyametin kopmasından önce gerçekleşeceği tarzında yorumlanmalıdır. Çünkü başka âyetlerde Ehl-i kitabın her birinin Hz. İsâ (as)'ın ölümünden önce ona iman edeceği haber verilmiş (Nisâ, 4/159) ve İsâ (as)'ın bir kıyamet alâmeti olduğu açıklanmıştır. (Zuhruf, 43/61) Ayrıca tevatür derecesine ulaşan hadisler nüzûl-i İsâ konusuna açıklık getirmektedir. Ehl-i sünnet kelâmcıları ile Selefiyye ve Şîa bu görüştedir. Her ne kadar İbn Haldun, Şîa'da îsâ'nın nüzulü yerine Mehdî inancının geçtiğini söylemişse de Şîa kaynaklarında Mehdî'nin ortaya çıkacağı inancı yanında nüzûl-i İsâ inancının da benimsendiğine dair bilgiler vardır. (İbn Bâbeveyh. s. 69; Tabersî, II, 758-759)

    2. Hz. İsa (as) düşmanlarınca öldürülmek istendiği anda, Allah tarafından tabii bir ölümle öldürülerek ruhen kendi katına yükseltilmiştir. Mu'tezile kelâmcılarının yanı sıra Ahmed Emîn, Abdülkerîm el-Hatîb, Ebû Reyye ve Muhammed İzzet Derveze gibi çağdaş âlimler bu görüştedir.

    3. Hz. İsâ (as)'ın ölümü ve âhir zamanda dünyaya dönüşüne ilişkin âyetler açık anlamlı olmadığı ve bu konuda pek çok hadis bulunduğundan nüzûl-i İsâ olayını bütünüyle reddetmek doğru değildir. Buna göre İsâ (as) ruhlu-bedenli bir varlık olarak ilâhî huzura yükseltilmemiş, tabii ölümle ruhu kabzedilmiştir. Ancak konuyla ilgili hadisler de dikkate alınarak uygun şekilde te'vil edilmelidir. Buna göre ileriki asırlarda Hz. İsâ (as)'ın manevî şahsiyetinin ortaya çıkıp insanlığa getirdiği sevgi, barış, şefkat gibi değerlerin onun mensupları tarafından uygulanacağını söylemek mümkündür. Muhammed Abduh, M. Re-şîd Rızâ gibi son devir âlimleri bu görüştedir. Halîmî ve Teftâzânî gibi bazı eski kelâmcılar da nüzûl-i İsâ'ya dair nasları te'vil etmeyi caiz görmüşlerdir.

    Hz. İsâ (as)'ın ölümü ve dünyaya inişine dair görüşlerden ikincisiyle üçüncüsünün Hz. İsâ (as)'ın tabii bir ölümle öldüğü, ruhlu bedenli olarak ilâhî huzura yükseltilmediği ve dolayısıyla kıyametten önce dünyaya bir insan olarak inmesinin mümkün olmadığı hususunda birleştiği görülmektedir.
    Hz. İsa (as)’ın Yahudiler tarafından öldürüldüğü iddiası, asla doğru değildir. (bk. TDV. Nuzul-i İsa Md.)

    Sonuç olarak, Hz. İsa aleyhisselam hakkındaki inancımız şu olmalıdır:

    Hz. İsâ (as) düşmanları tarafından öldürülmek istenince ruhlu-bedenli olarak ilâhî huzura yükseltilmiştir. Kıyametin vukuundan önce dünyaya inecek, son peygamberin getirdiği vahiylere tâbi olacak ve Deccal’ı öldürüp yeryüzünde adaleti hâkim kılacaktır. Âyet ve hadisler buna inanmayı gerektirir. Zira âyetlerde Hz. İsâ (as)'ın düşmanlarınca öldürülmediği, ileride Allah tarafından ruhunun kabzedileceği belirtilmiştir.


  10. 02.Ocak.2013, 20:47
    17
    Devamlı Üye
    Alıntı
    mum ben bilmiyorum sünni ve şii mezheplerinde mehdi ve isa nın gelmesi nasıl geçiyor.Bu sitede herkes sana "hoca" diye hitap ediyor ya sen biliyorsundur herhalde zahmet olmazsa iki mezhebin hadislerinden de bir iki örnek verebilirmisin?Bakalım şia ve sünni mezhepler bu konuda birbirlerine benzemiyorlar mı?

    Kuran'dan isanın ve mehdinin geleceği,deccalin çıkacağına dair bir ayet gösterirsen Kuran'a uyuyormuyuz yoksa Kuran'da olmayan birşeye mi inanıyoruz daha iyi anlarız.

    Tüm kaynakların en sağlamı Kuran olduğuna göre ve isanın geleceği,mehdinin geleceği ve deccalin çıkacağı hadisleri Kuran ile teyid edilmediğine,Kuran ile doğrulanmadığına göre en sağlam kaynak olan Kuran'da bu mevzular geçmediğine göre Ben de bu mevzuların hiçbirisinin gerçekleşmeyeceğine inanıyorum.

    Bu mevzular hırıstiyanlık ve yahudilikte geçen konulardır.Daha bir kaç gün önce hırıstıyanlar çam ağacı süslemediler mi neden çam ağacı süslüyorlar?"İsa en güzel süslenmiş çam ağacının olduğu yere inecek" diye inandıkları için çam ağacı süslüyorlar.

    Yahudiler de Peygamberimiz döneminde bir Peygamberin geleceğinden haberleri vardı.Hayberdeki krallar Peygamberimizi gördüklerinde "Bu beklediğimiz Peygamberdir.Fakat Ona tabi olursak elimizdeki herşeyi kaybederiz.Bu yüzden onunla savaşacağız" dediklerinde bu sözleri duyan Sevde Annemiz savaş sonunda Peygamber olduğuna iman ettiği Peygamberimizle evlenmedi mi?O zamanda Peygamberimizi inkar eden yahudiler halen peygamber beklemektedirler.

    Allah hidayet versin.

    okuda bilgilen çelebi
    hem kitap hem sünnetten





    Hz. İsa aleyhisselamın inmesine inanmak gerekli midir? Delilleri nelerdir? Maturidi ve Eşari'nin erkan-ı imaniyeden saydıklarını idda edenler olduğu gibi, bu alimlerin erkan-ı imaniyeden saymadıklarını idda edenler de vardır.

    a. İslam'da inanç esaslarını Tevhid, Nübüvvet ve Meâd (ahiret) olarak üç ana başlıkta özetleyebiliriz. Ancak Hz. İsa (as)'nın nüzulünü bu inanç esasları arasında göremeyiz. Konuyla ilgili ayetlerden çıkarılan anlamlar, hadisler ve ümmetin kabulü esas alınınca nüzûl-ü İsa’ya inanmak Efendimiz (asm)’e îtimadın ve güvenin ifadesidir, denilebilir. Fakat bunu inkâr etmek küfre sebep olmaz, yani kişi kafir olmaz.
    b. Kur'an'da anlatılan Hz. İsa (as), Hristiyan teolojisinde anlatılan İsa (as)'dan farklıdır. Kur'an’da Hz. İsa (as) ile ilgili anlatılan haberlerin temel vurgusu, onun bir insan olduğu (Zuhruf, 43/59), annesi Meryem'in günahsız bir kadın olduğu ve ilahi bir mucize ile İsa (as)'yı babasız olarak dünyaya getirdiği (Meryem, 19/16-34), İsa (as)'ın babasız dünyaya gelişini idrak edemeyen ve onun Allah'ın oğlu olduğunu iddia eden Hristiyanların dalalet içerinde oldukları ve tevhidi şirke bulaştırdıkları üzerinedir. (Maide, 5/72).

    Hz. İsâ (as)'ın ölümü ve kıyametin kopmasından önce kıyametin bir alâmeti olarak tekrar dünyaya gelişi genellikle "nüzûl-İ İsa" adı altında âlimler arasında tartışılmıştır. Kur'ân-ı Kerîm'de, İsâ (as)'ın kıyametin kopmasından önce yer yüzüne ineceğine dair açık bir beyan yoktur. Kur'an'da İsâ (as)'ya inanmayanların ona tuzak kurdukları, fakat Allah'ın onların tuzaklarını boşa çıkardığı ifade edildikten sonra,
    "Ey İsâ! Senin ruhunu kabzedeceğim, seni nezdime yükseltecek ve kâfirlerden çekip arındıracağım." (Âl-i İmrân, 3/54-55)
    denilmektedir. Diğer bir âyette ise Yahudilerin, "Meryem oğlu İsâ'yı öldürdük." demeleri şiddetle eleştirilmekte ve şöyle buyurulmaktadır:
    "Halbuki onu ne öldürdüler ne de astılar, sadece onlara öyle göründü." (Nisâ 4/157)
    Âyette geçen "teveffı" kelimesi Arapça'da "ruhu bedenden ayırmak, öldürmek" anlamına geldiği halde bazı müfessirlerce buna "yeryüzünden çekip almak, göğe yükseltmek" mânası verilir. Bazılarınca da teveffînin gerçek ölüm değil "uykuda ruhu alıkoyma" anlamına geldiği kabul edilir. Bir kısım müfessirler. teveffî kelimesi "öldürmek" mânasına geldiğinden bunun Hz. İsâ (as)'ın ruhunun kabzedildiğini açıkça ifade ettiği görüşündedir. (Taberî, III/290-291; İbn Kesîr, Tefsîrü'l-Kur-ân, 1, 366; Reşîd Rızâ, III/316-317) Âl-İ İmrân süresindeki âyette yer alan "ref" kavramı ise cansız varlıklarla ilgili olarak zikredilince maddî, insanlar hakkında kullanılınca mânevi yükseltmeyi ifade eder. Kur'an'da ref bazan mutlak olarak da geçer ve mertebenin veya ruhun yükseltilmesi kastedilir. Âyetlerde (Âl-i imrân 3/55; Nisâ 4/158) Hz. İsa (as)'ın Allah'a yükseltildiği bildirilir, fakat bunun mahiyetine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmaz.

    c. Muhtelif hadis rivayetlerinde Hz. İsâ (as)'ın kıyamet alâmeti olarak yeryüzüne ineceğine dair bilgiler yer almaktadır. Kütüb-i Sitte'deki rivayetlerde belirtildiğine göre Hz. İsâ (as), Deccâl ortaya çıktıktan sonra inecek, Müslümanlar arasında adaletle hükmedecek, haçı kırıp domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak, hac ve umre ziyareti yapacak, nefesi kâfirleri öldürecek,Deccal’ı katlettikten sonra yedi veya kırk yıl yaşayacak ve vefat edecektir. (bk. Buhârî, Büyü, 102; Müslim, İmân, 242-243. 247, Fiten, 34, 39; Tirmizî, Fiten, 21, 54, 59, 62)

    Kütüb-i Sitte dışındaki literatürde yer alan rivayetlerde ise Hz. İsâ (as)'ın ineceği yer, yapacağı işler, dünyadaki ömrü ve ölümü hakkında daha ayrıntılı bilgiler yer alır. Buna göre İsâ ruhlu-bedenli olarak göktedir, Hz. Peygamber (asm) Mi'rac yolculuğunda onunla karşılaşmış ve gökten inişini idrak etmeleri halinde kendisine selâmını iletmelerini ashabına vasiyet etmiştir. (Zemahşerî, lll/424; Kurtubî, Tezkire, II/546; Jbn Kesîr, Nihâye, I/183)

    Taberî, İbn Kesîr, Keşmîrî ve M. Zâhid Kevserî gibi âlimler nüzûl-i İsâ'ya dair rivayetlerin mütevâtir olduğunu söylerken M. Reşîd Rızâ ve Abdülkerim el-Hatîb gibi bazı son dönem âlimleri bu görüşü reddederler. Bunlara göre söz konusu metinlerin çoğu Kâ'b el-Ahbâr vb. Ehl-i kitap menşeli râvilerce nakledilmiş olup tedvin döneminde kaynaklara hadis olarak intikal etmiş ve dinin esasıyla ilgili görülmediğinden bu konuda titiz davranılmamıştır. (Abdülkerîm el-Hatîb, el Mesîh fi’l-Kur'ân, s. 539)

    Nüzûl-i İsâ meselesi erken devirlerden itibaren Sünnî ve Şiî kaynaklarında kısaca yer almış, son dönemlerde ise bu konudaki tartışmalar çoğalmıştır.

    Bu tartışmaları şu şekilde özetlemek mümkündür:

    1. Hz. İsâ (as) düşmanları tarafından öldürülmek istenince ruhlu-bedenli olarak ilâhî huzura yükseltilmiştir. Kıyametin vukuundan önce dünyaya inecek, son peygamberin getirdiği vahiylere tâbi olacak ve Deccal’ı öldürüp yeryüzünde adaleti hâkim kılacaktır. Âyet ve hadisler buna inanmayı gerektirir. Zira âyetlerde İsâ (as)'ın düşmanlarınca öldürülmediği, ileride Allah tarafından ruhunun kabzedileceği belirtilmiştir. (Âl-İ İmrân 3/55; Nisâ, 4/ 157) İsâ (as)'ın ruhunun Allah tarafından kabzedildiğini mazi sîgasıyla bildiren âyetteki teveffî kavramı (Mâide, 5/117) bunun kıyametin kopmasından önce gerçekleşeceği tarzında yorumlanmalıdır. Çünkü başka âyetlerde Ehl-i kitabın her birinin Hz. İsâ (as)'ın ölümünden önce ona iman edeceği haber verilmiş (Nisâ, 4/159) ve İsâ (as)'ın bir kıyamet alâmeti olduğu açıklanmıştır. (Zuhruf, 43/61) Ayrıca tevatür derecesine ulaşan hadisler nüzûl-i İsâ konusuna açıklık getirmektedir. Ehl-i sünnet kelâmcıları ile Selefiyye ve Şîa bu görüştedir. Her ne kadar İbn Haldun, Şîa'da îsâ'nın nüzulü yerine Mehdî inancının geçtiğini söylemişse de Şîa kaynaklarında Mehdî'nin ortaya çıkacağı inancı yanında nüzûl-i İsâ inancının da benimsendiğine dair bilgiler vardır. (İbn Bâbeveyh. s. 69; Tabersî, II, 758-759)

    2. Hz. İsa (as) düşmanlarınca öldürülmek istendiği anda, Allah tarafından tabii bir ölümle öldürülerek ruhen kendi katına yükseltilmiştir. Mu'tezile kelâmcılarının yanı sıra Ahmed Emîn, Abdülkerîm el-Hatîb, Ebû Reyye ve Muhammed İzzet Derveze gibi çağdaş âlimler bu görüştedir.

    3. Hz. İsâ (as)'ın ölümü ve âhir zamanda dünyaya dönüşüne ilişkin âyetler açık anlamlı olmadığı ve bu konuda pek çok hadis bulunduğundan nüzûl-i İsâ olayını bütünüyle reddetmek doğru değildir. Buna göre İsâ (as) ruhlu-bedenli bir varlık olarak ilâhî huzura yükseltilmemiş, tabii ölümle ruhu kabzedilmiştir. Ancak konuyla ilgili hadisler de dikkate alınarak uygun şekilde te'vil edilmelidir. Buna göre ileriki asırlarda Hz. İsâ (as)'ın manevî şahsiyetinin ortaya çıkıp insanlığa getirdiği sevgi, barış, şefkat gibi değerlerin onun mensupları tarafından uygulanacağını söylemek mümkündür. Muhammed Abduh, M. Re-şîd Rızâ gibi son devir âlimleri bu görüştedir. Halîmî ve Teftâzânî gibi bazı eski kelâmcılar da nüzûl-i İsâ'ya dair nasları te'vil etmeyi caiz görmüşlerdir.

    Hz. İsâ (as)'ın ölümü ve dünyaya inişine dair görüşlerden ikincisiyle üçüncüsünün Hz. İsâ (as)'ın tabii bir ölümle öldüğü, ruhlu bedenli olarak ilâhî huzura yükseltilmediği ve dolayısıyla kıyametten önce dünyaya bir insan olarak inmesinin mümkün olmadığı hususunda birleştiği görülmektedir.
    Hz. İsa (as)’ın Yahudiler tarafından öldürüldüğü iddiası, asla doğru değildir. (bk. TDV. Nuzul-i İsa Md.)

    Sonuç olarak, Hz. İsa aleyhisselam hakkındaki inancımız şu olmalıdır:

    Hz. İsâ (as) düşmanları tarafından öldürülmek istenince ruhlu-bedenli olarak ilâhî huzura yükseltilmiştir. Kıyametin vukuundan önce dünyaya inecek, son peygamberin getirdiği vahiylere tâbi olacak ve Deccal’ı öldürüp yeryüzünde adaleti hâkim kılacaktır. Âyet ve hadisler buna inanmayı gerektirir. Zira âyetlerde Hz. İsâ (as)'ın düşmanlarınca öldürülmediği, ileride Allah tarafından ruhunun kabzedileceği belirtilmiştir.


  11. 02.Ocak.2013, 21:06
    18
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Kendiniz bilmediğiniz halde kopyala yapıştır yaparak benim okuyup öğrenmemi istemeniz ne kadar hoş bir söz ve davranış olmuş.Teşekkür ederim.

    Demek ki beni kendinizden çok düşünüyorsunuz.Bilseydiniz kopyala yapıştır yapmadan yazardınız bu daha kibarca bir davranış olurdu.Buna rağmen kopyala yapıştır yaptıklarınızı iyi niyetinizden emin olduğum için okuyacağım ve bu yazı ile ilgili kanaatimi de tekrar sizinle paylaşacağım.Tabi kopyala yapıştır yapmadan.


  12. 02.Ocak.2013, 21:06
    18
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Kendiniz bilmediğiniz halde kopyala yapıştır yaparak benim okuyup öğrenmemi istemeniz ne kadar hoş bir söz ve davranış olmuş.Teşekkür ederim.

    Demek ki beni kendinizden çok düşünüyorsunuz.Bilseydiniz kopyala yapıştır yapmadan yazardınız bu daha kibarca bir davranış olurdu.Buna rağmen kopyala yapıştır yaptıklarınızı iyi niyetinizden emin olduğum için okuyacağım ve bu yazı ile ilgili kanaatimi de tekrar sizinle paylaşacağım.Tabi kopyala yapıştır yapmadan.


  13. 02.Ocak.2013, 21:10
    19
    kaars
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Ağustos.2007
    Üye No: 1797
    Mesaj Sayısı: 384
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: Yeryüzü

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Okuyoruz, kopyala yapıştır edip zahmet ediyoruz. sende bir zahmet oku da sünnilerin delillerini öğren.
    son açtığım iki ayet / tefsir konusuna yorumlarını bekliyorum.

    Kuran tek kaynak diyen, elinin tersiyle hadisleri atanlara Allah hidayet versin.
    Bayındır kafası


  14. 02.Ocak.2013, 21:10
    19
    Devamlı Üye
    Okuyoruz, kopyala yapıştır edip zahmet ediyoruz. sende bir zahmet oku da sünnilerin delillerini öğren.
    son açtığım iki ayet / tefsir konusuna yorumlarını bekliyorum.

    Kuran tek kaynak diyen, elinin tersiyle hadisleri atanlara Allah hidayet versin.
    Bayındır kafası


  15. 02.Ocak.2013, 22:38
    20
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Alıntı
    Okuyoruz, kopyala yapıştır edip zahmet ediyoruz. sende bir zahmet oku da sünnilerin delillerini öğren.
    son açtığım iki ayet / tefsir konusuna yorumlarını bekliyorum.

    Kuran tek kaynak diyen, elinin tersiyle hadisleri atanlara Allah hidayet versin.
    Bayındır kafası
    Çok zahmet olmuş kopyala yapıştır yapmanız teşekkür ederim.

    Tüm kopyala yapıştır yaptığınız yazıyı okudum.İtiraf etmeliyim ki Sorularla İslamiyet sitesinden ummadığım derecede güzel açıklamışlar konuyu ancak satır aralarında atladıkları şeyler tam anlaşılması gerektiği yerleri yine karanlıkta bırakmış.

    Yazının sonuç bölümünde ise sanki yukarıda yaptıkları tüm açıklamaları yalanlayarak yazıdan hiçte çıkmayacak bir sonuçla yine aynı beklediğim sonuçlarını sunmuşlar.

    Bu yazının sonunda ya yukarıda yaptıkları açıklamalar ya da sonuç bölümü yanlış olmalıdır.Açıklamalar ve sonuç birbirleriyle uyuşmamaktadır.

    Satır aralarında atladıkları şeyler dediğim yerleri de açıklamaya çalışayım.

    Alıntı
    Bazılarınca da teveffînin gerçek ölüm değil "uykuda ruhu alıkoyma" anlamına geldiği kabul edilir.
    Kuran'da vefat kelimesi yukarıdaki belirttikleri uyku manasında kullanıldığı zaman buradaki vefat kelimesi "gece" kelimesiyle birlikte kullanılır ki burada anlaşılması gereken vefatın,uykumuzda ruhumuzun kabzedilmesi olduğu anlaşılır.Enam suresi 60. ayette bunun örneğini görebilirsiniz.Bu manadaki her vefat kelimesinden sonra uyku olduğu sonrasında mutlaka gelen "gece" kelimesinden anlaşılır.

    İsa Peygamberin vefatından bahseden vefat kelimeleri bu manada değildir.Bildiğimiz ölüm manasındadır.

    En'am Suresi 60
    (Ve huvellezî yeteveffâkum bil leyli )Ve geceleyin sizi vefat ettiren (uykuya sokan), gündüzleri ne kazandığınızı bilen, sonra “ecel-i müsemmanın” (belirlenmiş zamanın, ömrün) tamamlanması için gündüzün içinde sizi tekrar dirilten O'dur. Sizin dönüşünüz sonra O'nadır. Sonra, yapmış olduklarınızı size haber verecek.

    "Ref" kelimesiyle ilgili olarak açıklamaları da güzel yapmışlar.Bende bu kelimeyi ezan duasında kullandığımızı hatırlatarak manasının,manevi olarak yükselme olduğunu belirtmek isterim.Zira hergün Peygamberimiz için ezandan sonra ettiğimiz duada derece olarak maneviyetının mahmut makamına eriştirmesi için Rabbimize dua ederiz.

    İtirazım bu yazının sonuç bölümünedir.Yukarıdaki açıklamalar konuyu güzel anlatmış.Hatta aşşağıdaki cümle ile benim iddialarımı doğrulamışlar.

    Alıntı
    Ayrıca tevatür derecesine ulaşan hadisler nüzûl-i İsâ konusuna açıklık getirmektedir. Ehl-i sünnet kelâmcıları ile Selefiyye ve Şîa bu görüştedir.
    Konuyu böyle güzel açıklayan bir yazıyı yayınladığınız için tekrar teşekkür ederim.


  16. 02.Ocak.2013, 22:38
    20
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Okuyoruz, kopyala yapıştır edip zahmet ediyoruz. sende bir zahmet oku da sünnilerin delillerini öğren.
    son açtığım iki ayet / tefsir konusuna yorumlarını bekliyorum.

    Kuran tek kaynak diyen, elinin tersiyle hadisleri atanlara Allah hidayet versin.
    Bayındır kafası
    Çok zahmet olmuş kopyala yapıştır yapmanız teşekkür ederim.

    Tüm kopyala yapıştır yaptığınız yazıyı okudum.İtiraf etmeliyim ki Sorularla İslamiyet sitesinden ummadığım derecede güzel açıklamışlar konuyu ancak satır aralarında atladıkları şeyler tam anlaşılması gerektiği yerleri yine karanlıkta bırakmış.

    Yazının sonuç bölümünde ise sanki yukarıda yaptıkları tüm açıklamaları yalanlayarak yazıdan hiçte çıkmayacak bir sonuçla yine aynı beklediğim sonuçlarını sunmuşlar.

    Bu yazının sonunda ya yukarıda yaptıkları açıklamalar ya da sonuç bölümü yanlış olmalıdır.Açıklamalar ve sonuç birbirleriyle uyuşmamaktadır.

    Satır aralarında atladıkları şeyler dediğim yerleri de açıklamaya çalışayım.

    Alıntı
    Bazılarınca da teveffînin gerçek ölüm değil "uykuda ruhu alıkoyma" anlamına geldiği kabul edilir.
    Kuran'da vefat kelimesi yukarıdaki belirttikleri uyku manasında kullanıldığı zaman buradaki vefat kelimesi "gece" kelimesiyle birlikte kullanılır ki burada anlaşılması gereken vefatın,uykumuzda ruhumuzun kabzedilmesi olduğu anlaşılır.Enam suresi 60. ayette bunun örneğini görebilirsiniz.Bu manadaki her vefat kelimesinden sonra uyku olduğu sonrasında mutlaka gelen "gece" kelimesinden anlaşılır.

    İsa Peygamberin vefatından bahseden vefat kelimeleri bu manada değildir.Bildiğimiz ölüm manasındadır.

    En'am Suresi 60
    (Ve huvellezî yeteveffâkum bil leyli )Ve geceleyin sizi vefat ettiren (uykuya sokan), gündüzleri ne kazandığınızı bilen, sonra “ecel-i müsemmanın” (belirlenmiş zamanın, ömrün) tamamlanması için gündüzün içinde sizi tekrar dirilten O'dur. Sizin dönüşünüz sonra O'nadır. Sonra, yapmış olduklarınızı size haber verecek.

    "Ref" kelimesiyle ilgili olarak açıklamaları da güzel yapmışlar.Bende bu kelimeyi ezan duasında kullandığımızı hatırlatarak manasının,manevi olarak yükselme olduğunu belirtmek isterim.Zira hergün Peygamberimiz için ezandan sonra ettiğimiz duada derece olarak maneviyetının mahmut makamına eriştirmesi için Rabbimize dua ederiz.

    İtirazım bu yazının sonuç bölümünedir.Yukarıdaki açıklamalar konuyu güzel anlatmış.Hatta aşşağıdaki cümle ile benim iddialarımı doğrulamışlar.

    Alıntı
    Ayrıca tevatür derecesine ulaşan hadisler nüzûl-i İsâ konusuna açıklık getirmektedir. Ehl-i sünnet kelâmcıları ile Selefiyye ve Şîa bu görüştedir.
    Konuyu böyle güzel açıklayan bir yazıyı yayınladığınız için tekrar teşekkür ederim.


  17. 02.Ocak.2013, 22:53
    21
    Tuğra
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Ocak.2013
    Üye No: 99368
    Mesaj Sayısı: 3
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Allah razı olsun aradığım bir konu idi. bunun için sitenize üye oldum faydalı bir siteye benziyor.


  18. 02.Ocak.2013, 22:53
    21
    Tuğra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Allah razı olsun aradığım bir konu idi. bunun için sitenize üye oldum faydalı bir siteye benziyor.


  19. 03.Ocak.2013, 01:08
    22
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Hazreti İsa(A.S.) ölmedi. Onlar öyle gördüler ve gördüklerinede iman ettiler.

    Vakta ki;

    Kur'an-ı Kerim MAİDE SURESİ 116. Ayet-i Kerime.

    Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o vakti ki, Allah Teâlâ «Ey Meryem'in oğlu İsâ! Sen mi insanlara beni ve anamı Allah'tan başka iki ilâh ittihaz ediniz dedin?» diye sual buyurdu. Dedi ki: «Seni tenzih ederim, benim için hak olmayan bir şeyi söylemek layık olamaz, eğer ben onu söylemiş isem, Sen onu elbette bilmişsindir, Sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben ise Senin zâtındakini bilemem. Şüphe yok ki, gaybleri bilen ancak Sensin, Sen»

    Ve o vakti ki, Allah Teâlâ «Ey Meryem'in oğlu İsâ! Sen mi insanlara beni ve anamı Allah'tan başka iki ilâh ittihaz ediniz dedin?» diye sual buyurdu.

    Rab'bi Peygamberi(A.S.) ile konuşuyor. Henüz sağ ve berzaha kaldırılmamış.

    Nereden biliyoruz henüz sağ ve berzaha kaldırılmamış olduğunu.....????

    Çünkü Peygamberi (A.S.) ile konuşuyor. Senmi dedin diyor.....

    Musa (A.S.) ilede konuşuyordu....???? Evet ama öldükten sonra değil. Zira ölüm ile geri dönüş arasında BERZAH vardır.

    Ama İsa(A.S.) ile konuşuyor.

    Devamıda şu şekilde....

    Elmalılı Hamdi Yazır : sen bana ne emrettinse ben onlara ancak onu söyledim: hep rabbim ve rabbiniz Allaha kulluk edin dedim ve içlerinde bulunduğum müddetce üzerlerinde şâhid idim, vaktâki beni içlerinden aldın üzerlerinde murâkıb ancak sen kaldın ve zaten sen her şey'e şahidsin

    Vakta Ki;

    Vakta ki; beni içlerinden aldın.....

    Aldımı....???? Vefat mı ettirdi....????

    Kur'an-ı Kerim NİSA SURESİ 157. Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri : (156-157) Bir de inkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve “Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

    Benim Rab'bim ONU KESİN OLARAK ÖLDÜRMEDİLER diyor.

    Benim Rab'bim boş kelam etmez. Boştan konuşmaz. İlim ve Hikmet sahibidir.

    Vakta ki;

    Habil ile Kabil'den bir koyun almıştı kurban edilmek üzere Rab'bim..... Yine onların nesline yani İbrahim'e adanmak üzere. Kurban göğe kaldırıldıda daha sonra kurban edilmek üzere onların nesline iade edildi. Zira Rab'bimin kurbanın etine ve kanına asla ihtiyacı yoktur. O kurban için göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zamandır. Ancak yer yüzünde binlerce yıl geçmiştir. Hazreti İsa(A.S.) içinde durum bundan farkıl olmayacaktır. Zira O duasının karşılığını bulacaktır. Hazreti Muhammed (S.A.V.)'e ümmet gelecektir.

    Hazreti İsa(A.S.) ölmediğine göre diridir. Hazreti Muhammed (S.A.V.)'de öyle. Rab'bi O'nu hay kılmıştır.

    Hatta biz biraz daha ileri gidelim ve şöyle diyelim.

    Hazreti Mehdi diye beklenen, Hazreti Muhammed (S.A.V.)'den başkası değildir.

    Hazreti İsa(A.S.)'da Hazreti Muhammed(S.A.V.)'e biat edecek ve O'ndan ümmetlik talep edecek. Duasının karşılığını bizzat görecek. İmam Olarakda Hazreti Muhammed(S.A.V.)'i tüm dünyaya KUTLU MÜJDECİ olarak takdim edecekte O'dur. Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'de ÜMMETİNİN ÇOKLUĞUYLA İFTİHAR EDECEKTİR..... İnşaAllah ve Biiznillah.

    Rab'bim Yardımcıları olacaktır İnşaAllah. Zira öyle ilim ehli çıkacaktır ki; ilk önce dünyada onlar inkara yeltenecek ve hak gördüklerini dahi batıl ile örtmeye yelteneceklerdir.

    Ancak bunların hiç biri bizim zamanımızla alakalı değildir ve bizi suret-i kat'iyede ilgilendirmez. Yaşadığımız çağın gereği, imanımızı kurtarıp iman ile gitmeyi emreder bize.

    İnşaAllah Rab'bime Kul, Rasulu(S.A.V.)'e ümmet olma yolunda devam ederiz. Gerisi ne bizim yaşadığımız zaman, ne bizim yaşayacağımız mekan olacaktır.


  20. 03.Ocak.2013, 01:08
    22
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Hazreti İsa(A.S.) ölmedi. Onlar öyle gördüler ve gördüklerinede iman ettiler.

    Vakta ki;

    Kur'an-ı Kerim MAİDE SURESİ 116. Ayet-i Kerime.

    Ömer Nasuhi Bilmen : Ve o vakti ki, Allah Teâlâ «Ey Meryem'in oğlu İsâ! Sen mi insanlara beni ve anamı Allah'tan başka iki ilâh ittihaz ediniz dedin?» diye sual buyurdu. Dedi ki: «Seni tenzih ederim, benim için hak olmayan bir şeyi söylemek layık olamaz, eğer ben onu söylemiş isem, Sen onu elbette bilmişsindir, Sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben ise Senin zâtındakini bilemem. Şüphe yok ki, gaybleri bilen ancak Sensin, Sen»

    Ve o vakti ki, Allah Teâlâ «Ey Meryem'in oğlu İsâ! Sen mi insanlara beni ve anamı Allah'tan başka iki ilâh ittihaz ediniz dedin?» diye sual buyurdu.

    Rab'bi Peygamberi(A.S.) ile konuşuyor. Henüz sağ ve berzaha kaldırılmamış.

    Nereden biliyoruz henüz sağ ve berzaha kaldırılmamış olduğunu.....????

    Çünkü Peygamberi (A.S.) ile konuşuyor. Senmi dedin diyor.....

    Musa (A.S.) ilede konuşuyordu....???? Evet ama öldükten sonra değil. Zira ölüm ile geri dönüş arasında BERZAH vardır.

    Ama İsa(A.S.) ile konuşuyor.

    Devamıda şu şekilde....

    Elmalılı Hamdi Yazır : sen bana ne emrettinse ben onlara ancak onu söyledim: hep rabbim ve rabbiniz Allaha kulluk edin dedim ve içlerinde bulunduğum müddetce üzerlerinde şâhid idim, vaktâki beni içlerinden aldın üzerlerinde murâkıb ancak sen kaldın ve zaten sen her şey'e şahidsin

    Vakta Ki;

    Vakta ki; beni içlerinden aldın.....

    Aldımı....???? Vefat mı ettirdi....????

    Kur'an-ı Kerim NİSA SURESİ 157. Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri : (156-157) Bir de inkârlarından ve Meryem’e büyük bir iftira atmalarından ve “Biz Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

    Benim Rab'bim ONU KESİN OLARAK ÖLDÜRMEDİLER diyor.

    Benim Rab'bim boş kelam etmez. Boştan konuşmaz. İlim ve Hikmet sahibidir.

    Vakta ki;

    Habil ile Kabil'den bir koyun almıştı kurban edilmek üzere Rab'bim..... Yine onların nesline yani İbrahim'e adanmak üzere. Kurban göğe kaldırıldıda daha sonra kurban edilmek üzere onların nesline iade edildi. Zira Rab'bimin kurbanın etine ve kanına asla ihtiyacı yoktur. O kurban için göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zamandır. Ancak yer yüzünde binlerce yıl geçmiştir. Hazreti İsa(A.S.) içinde durum bundan farkıl olmayacaktır. Zira O duasının karşılığını bulacaktır. Hazreti Muhammed (S.A.V.)'e ümmet gelecektir.

    Hazreti İsa(A.S.) ölmediğine göre diridir. Hazreti Muhammed (S.A.V.)'de öyle. Rab'bi O'nu hay kılmıştır.

    Hatta biz biraz daha ileri gidelim ve şöyle diyelim.

    Hazreti Mehdi diye beklenen, Hazreti Muhammed (S.A.V.)'den başkası değildir.

    Hazreti İsa(A.S.)'da Hazreti Muhammed(S.A.V.)'e biat edecek ve O'ndan ümmetlik talep edecek. Duasının karşılığını bizzat görecek. İmam Olarakda Hazreti Muhammed(S.A.V.)'i tüm dünyaya KUTLU MÜJDECİ olarak takdim edecekte O'dur. Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'de ÜMMETİNİN ÇOKLUĞUYLA İFTİHAR EDECEKTİR..... İnşaAllah ve Biiznillah.

    Rab'bim Yardımcıları olacaktır İnşaAllah. Zira öyle ilim ehli çıkacaktır ki; ilk önce dünyada onlar inkara yeltenecek ve hak gördüklerini dahi batıl ile örtmeye yelteneceklerdir.

    Ancak bunların hiç biri bizim zamanımızla alakalı değildir ve bizi suret-i kat'iyede ilgilendirmez. Yaşadığımız çağın gereği, imanımızı kurtarıp iman ile gitmeyi emreder bize.

    İnşaAllah Rab'bime Kul, Rasulu(S.A.V.)'e ümmet olma yolunda devam ederiz. Gerisi ne bizim yaşadığımız zaman, ne bizim yaşayacağımız mekan olacaktır.


  21. 03.Ocak.2013, 18:35
    23
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Hz. İsa gelecek mi ?

    Yine İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "Ey İsa, şüphesiz ki seni vefat ettirecek olan (onlar değil) benim" âyetindeki (Âl-i İmrân, 55) seni vefat ettirecek olan (müteveffîke) ibâresini "seni öldürecek olan" diye açıklanmıştır. Bu rivayeti Buhârî, bab başlığında kaydetmiştir. (Tefsir, Suretu'l-Mâide 13). AÇIKLAMA:Âyette Hz. İsa ile alakalı olarak geçen "müteveffîke" kelimesine âlimler muhtelif mânâlar vermişlerdir. Normalde, lügat açısından, kelimenin kökü teveffi "kabzedip almak" demektir. Canlılar hakkında kullanınca vefat ettirmek yani eceline yetiştirip ruhunu kabzetmek mânasına gelir. Açık bir delil olmadıkça başka mânaya tevili de câiz değildir. Ancak Hz. İsa hakkında bir başka âyette: (Nisa, 157) denmektedir. Bu sebeple, kelimeyi lügat manasında anlamak güçleşiyor. Âyetin devamı: buyurulmaktadır.Kur'ân-ı Kerîm'de de ifâde edildiği üzere Hz. İsâ'nın ref edilmesi keyfiyeti ehl-i kitap arasında çok münâkaşalı olduğu gibi, İslâm âlimleri arasında da farklı yorumlara sebep olmuştur. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in: sözü ile bunu te'yid eden başka beyanlarını nazar-ı dikkate alan İslâm âlimleri Hz. İsâ hakkında şu inançtadırlar: "Hz. İsa öldürülmemiş ve ölmemiştir. Kendisine tertiplenen suikast sırasında, bir lütf-i ilahî olarak semaya çekilmiş, suikastçiler öldürdük zannetmişlerdir.


  22. 03.Ocak.2013, 18:35
    23
    Devamlı Üye
    Yine İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ), "Ey İsa, şüphesiz ki seni vefat ettirecek olan (onlar değil) benim" âyetindeki (Âl-i İmrân, 55) seni vefat ettirecek olan (müteveffîke) ibâresini "seni öldürecek olan" diye açıklanmıştır. Bu rivayeti Buhârî, bab başlığında kaydetmiştir. (Tefsir, Suretu'l-Mâide 13). AÇIKLAMA:Âyette Hz. İsa ile alakalı olarak geçen "müteveffîke" kelimesine âlimler muhtelif mânâlar vermişlerdir. Normalde, lügat açısından, kelimenin kökü teveffi "kabzedip almak" demektir. Canlılar hakkında kullanınca vefat ettirmek yani eceline yetiştirip ruhunu kabzetmek mânasına gelir. Açık bir delil olmadıkça başka mânaya tevili de câiz değildir. Ancak Hz. İsa hakkında bir başka âyette: (Nisa, 157) denmektedir. Bu sebeple, kelimeyi lügat manasında anlamak güçleşiyor. Âyetin devamı: buyurulmaktadır.Kur'ân-ı Kerîm'de de ifâde edildiği üzere Hz. İsâ'nın ref edilmesi keyfiyeti ehl-i kitap arasında çok münâkaşalı olduğu gibi, İslâm âlimleri arasında da farklı yorumlara sebep olmuştur. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in: sözü ile bunu te'yid eden başka beyanlarını nazar-ı dikkate alan İslâm âlimleri Hz. İsâ hakkında şu inançtadırlar: "Hz. İsa öldürülmemiş ve ölmemiştir. Kendisine tertiplenen suikast sırasında, bir lütf-i ilahî olarak semaya çekilmiş, suikastçiler öldürdük zannetmişlerdir.


  23. 31.Ekim.2016, 07:41
    24
    Gül988
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Ekim.2016
    Üye No: 109924
    Mesaj Sayısı: 285
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: rusya

    Yorum: Hz. İsa gelecek mi ?

    Ha İsa peygamber gelicek , ama Yeni bir kitapla degil , ve Peygamberimizin Sallalahu Aleyhi Ve Sellam işini devam etmicek demek doğru mudur ? Yani ki Yeni bir kitapla degil yani bir şeratla degil demek istemişimdir


  24. 31.Ekim.2016, 07:41
    24
    Devamlı Üye
    Ha İsa peygamber gelicek , ama Yeni bir kitapla degil , ve Peygamberimizin Sallalahu Aleyhi Ve Sellam işini devam etmicek demek doğru mudur ? Yani ki Yeni bir kitapla degil yani bir şeratla degil demek istemişimdir





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son