Konusunu Oylayın.: İmam nikahında iddet bekleme

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İmam nikahında iddet bekleme
  1. 21.Aralık.2012, 00:11
    1
    seza_zen
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Aralık.2012
    Üye No: 98890
    Mesaj Sayısı: 13
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    İmam nikahında iddet bekleme






    İmam nikahında iddet bekleme Mumsema 3 talakla boşanıldığında, hamile de olunmadığı kesinse, 3 talak da gittiği için geri dönme gibi bir ihtimal de yoksa, yine iddet bekleme müddeti 3 hayız dönemi midir?

    Bir de iddet müddeti 3. hayız başladığı gün mü biter, sona erdiği gün mü?


  2. 21.Aralık.2012, 00:11
    1
    seza_zen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    3 talakla boşanıldığında, hamile de olunmadığı kesinse, 3 talak da gittiği için geri dönme gibi bir ihtimal de yoksa, yine iddet bekleme müddeti 3 hayız dönemi midir?

    Bir de iddet müddeti 3. hayız başladığı gün mü biter, sona erdiği gün mü?


    Benzer Konular

    - İmam nikahında boşanma ve tekrar evlenme

    - İmam nikahında vekalet nasıl verilir?

    - İmam nikahında şahit kim olur?

    - İmam nikahında sorulan sorular

    - İmam nikahında kadının boşaması

  3. 21.Aralık.2012, 00:28
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İmam nikahında iddet bekleme




    Alıntı
    3 talakla boşanıldığında, hamile de olunmadığı kesinse, 3 talak da gittiği için geri dönme gibi bir ihtimal de yoksa, yine iddet bekleme müddeti 3 hayız dönemi midir?

    Bir de iddet müddeti 3. hayız başladığı gün mü biter, sona erdiği gün mü?
    evet yinede iddet beklemesi farzdır.
    iddet bekleme illeti/sebebi, hamilelik değildir.

    Alıntı
    İDDET

    Muayyen sayı ve bunun son haddi. Topluluk. İslâm hukukunda evliliğin ölüm, boşanma veya fesih sebeplerinden birisiyle sona ermesi halinde yeniden evlenebilmek için kadının beklemeğe mecbur olduğu müddet.
    İslâm'da kadının iddet süresi, evliliğin sona erme sebebine göre değişik olmaktadır.
    1) Evlilik kocanın ölümüyle sona ermişse, kadın dört ay on gün iddet bekler. Nitekim Kur'an'da şu ayet bunu açıklamaktadır "İçinden ölenlerin geride bıraktıkları hanımları, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler" (el-Bakara, 2/234).
    2) Hamile kadının iddeti doğuma kadardır. Burada evlenme gerek kocanın ölümü ve gerekse boşanma sebebiyle sona ersin, hüküm değişmez. Ayette "Hamile kadınların iddetlerinin sonu, çocuklarını doğurmalarına kadardır" (et-Talâk, 65/4) buyurulur.
    Eğer hamilelik evlilik dışı meydana gelmiş olur ve kadın tabîi baba olan suç ortağı erkekle evlenmek isterse, beklemeksizin evlenebilirler. Yabancı bir erkekle evlenmek isterse, Hanefi ve Şâfiîlere göre yine beklemeksizin nikah akdi yapılabilir, fakat zifaf doğuma kadar geciktirilir. Evlilik dışı birleşmede kadının hamile olup olmadığı belli değilse ve başka bir erkekle evlenmek isterse bir defa hayız görünceye kadar iddet beklemesi gerekir. Eğer kadın hayız görmeyen cinstense bir ay beklemesi yeterlidir.
    3) Boşanan kadınların iddeti, eğer hamile değilse üç hayız (kurû) süresidir. Bu da normal hayız gören kadınlarda yaklaşık üç ay kadar bir sürede gerçekleşir:
    "Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç hayız ve temizlenme süresi beklerler" (el-Bakara, 2/228).
    4) Hayız görmeyen küçüklerle hayızdan ümit kesilen yaşlıların iddeti üç aydır: "Kadınlarınızdan artık hayızdan ümit kesmiş olanlarla, henüz hayız görmeyecek kadar küçük olanların iddeti, şüphelenirseniz, biliniz ki, üç aydır" (et-Talâk, 65/4). Bu duruma göre, henüz bülûğ çağına girmemiş veya yaşı ilerlediği için artık hayızdan kesilmiş olan kadınların iddet süresi boşanmadan sonra üç aydır.
    Geçerli bir evlilik, rıc'î (dönülebilir) veya bâin (kesin) boşama ile sona ermişse, kadın iddet suresince nafaka hakkına sahip olur. Yani boşandığı kocası kadının geçimini sağlamakla yükümlüdür. Ancak evlilik, kocanın ölümüyle sona ermişse, kadın nafaka alamaz. Çünkü nafaka yükümlüsü olan erkek ölmüştür. Geride bıraktığı malı, artık miras hükümlerine göre, varislerinin hakkıdır. Karısı da, eğer ölen kocasının çocukları varsa sekizde bir, yoksa dörtte bir nisbetinde miras hakkına sahip olur. İşte nafaka istemek yerine, onun bu hakkını alarak geçimini sağlaması mümkündür. Diğer yandan kadının eğer varsa kendisine ait mülkü veya daha önce almadığı mehir hakkı da devreye girer ve bunlar kadın için koruyucu haklardan olur.
    Bu duruma göre, iddet süresince nikâhın bazı iz ve etkileri devam eder. İddet bittikten sonra ise artık erkekle kadının ilgisi tamamen kesilmiş bulunur. Kadın üç talakla boşanmışsa, artık hulle'den (bk. hulle mad.) önce bu erkeğin onunla yeniden evlenmesi mümkün olmaz. Bir veya iki defa boşanmış durumda ise, ric'î boşamada iddet devam ederken eşler barışabilir ve yeni bir nikâh akdine gerek bulunmaz. İddet sonunda ise ric'î boşama bâin'e dönüşür. Eşler yeni bir nikâh akdi ile yeniden evlenebilirler. Tek boşama hâlinde iki, iki defa boşama hâlinde, ise bir boşama hakkı ile evlilik devam eder.
    Şamil İA



  4. 21.Aralık.2012, 00:28
    2
    Moderatör



    Alıntı
    3 talakla boşanıldığında, hamile de olunmadığı kesinse, 3 talak da gittiği için geri dönme gibi bir ihtimal de yoksa, yine iddet bekleme müddeti 3 hayız dönemi midir?

    Bir de iddet müddeti 3. hayız başladığı gün mü biter, sona erdiği gün mü?
    evet yinede iddet beklemesi farzdır.
    iddet bekleme illeti/sebebi, hamilelik değildir.

    Alıntı
    İDDET

    Muayyen sayı ve bunun son haddi. Topluluk. İslâm hukukunda evliliğin ölüm, boşanma veya fesih sebeplerinden birisiyle sona ermesi halinde yeniden evlenebilmek için kadının beklemeğe mecbur olduğu müddet.
    İslâm'da kadının iddet süresi, evliliğin sona erme sebebine göre değişik olmaktadır.
    1) Evlilik kocanın ölümüyle sona ermişse, kadın dört ay on gün iddet bekler. Nitekim Kur'an'da şu ayet bunu açıklamaktadır "İçinden ölenlerin geride bıraktıkları hanımları, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler" (el-Bakara, 2/234).
    2) Hamile kadının iddeti doğuma kadardır. Burada evlenme gerek kocanın ölümü ve gerekse boşanma sebebiyle sona ersin, hüküm değişmez. Ayette "Hamile kadınların iddetlerinin sonu, çocuklarını doğurmalarına kadardır" (et-Talâk, 65/4) buyurulur.
    Eğer hamilelik evlilik dışı meydana gelmiş olur ve kadın tabîi baba olan suç ortağı erkekle evlenmek isterse, beklemeksizin evlenebilirler. Yabancı bir erkekle evlenmek isterse, Hanefi ve Şâfiîlere göre yine beklemeksizin nikah akdi yapılabilir, fakat zifaf doğuma kadar geciktirilir. Evlilik dışı birleşmede kadının hamile olup olmadığı belli değilse ve başka bir erkekle evlenmek isterse bir defa hayız görünceye kadar iddet beklemesi gerekir. Eğer kadın hayız görmeyen cinstense bir ay beklemesi yeterlidir.
    3) Boşanan kadınların iddeti, eğer hamile değilse üç hayız (kurû) süresidir. Bu da normal hayız gören kadınlarda yaklaşık üç ay kadar bir sürede gerçekleşir:
    "Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç hayız ve temizlenme süresi beklerler" (el-Bakara, 2/228).
    4) Hayız görmeyen küçüklerle hayızdan ümit kesilen yaşlıların iddeti üç aydır: "Kadınlarınızdan artık hayızdan ümit kesmiş olanlarla, henüz hayız görmeyecek kadar küçük olanların iddeti, şüphelenirseniz, biliniz ki, üç aydır" (et-Talâk, 65/4). Bu duruma göre, henüz bülûğ çağına girmemiş veya yaşı ilerlediği için artık hayızdan kesilmiş olan kadınların iddet süresi boşanmadan sonra üç aydır.
    Geçerli bir evlilik, rıc'î (dönülebilir) veya bâin (kesin) boşama ile sona ermişse, kadın iddet suresince nafaka hakkına sahip olur. Yani boşandığı kocası kadının geçimini sağlamakla yükümlüdür. Ancak evlilik, kocanın ölümüyle sona ermişse, kadın nafaka alamaz. Çünkü nafaka yükümlüsü olan erkek ölmüştür. Geride bıraktığı malı, artık miras hükümlerine göre, varislerinin hakkıdır. Karısı da, eğer ölen kocasının çocukları varsa sekizde bir, yoksa dörtte bir nisbetinde miras hakkına sahip olur. İşte nafaka istemek yerine, onun bu hakkını alarak geçimini sağlaması mümkündür. Diğer yandan kadının eğer varsa kendisine ait mülkü veya daha önce almadığı mehir hakkı da devreye girer ve bunlar kadın için koruyucu haklardan olur.
    Bu duruma göre, iddet süresince nikâhın bazı iz ve etkileri devam eder. İddet bittikten sonra ise artık erkekle kadının ilgisi tamamen kesilmiş bulunur. Kadın üç talakla boşanmışsa, artık hulle'den (bk. hulle mad.) önce bu erkeğin onunla yeniden evlenmesi mümkün olmaz. Bir veya iki defa boşanmış durumda ise, ric'î boşamada iddet devam ederken eşler barışabilir ve yeni bir nikâh akdine gerek bulunmaz. İddet sonunda ise ric'î boşama bâin'e dönüşür. Eşler yeni bir nikâh akdi ile yeniden evlenebilirler. Tek boşama hâlinde iki, iki defa boşama hâlinde, ise bir boşama hakkı ile evlilik devam eder.
    Şamil İA



  5. 21.Aralık.2012, 00:55
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İmam nikahında iddet bekleme

    Detaylı olarak buraya bakabilirsin...


    Talakla ilgili ayetlerde (Talak, 65/1-2, Bakara, 2/229), birinci ve ikinci boşanmanın iddet süresinin üç kur’ yani üç temizlik dönemi olduğu bizlere bildirilmektedir. Talak Suresinin “Bilemezsin, belki Allah bunun ardından yeni bir durum ortaya çıkaracaktır.” (Talak 65/1) ayetinde ise, iddet beklemenin hikmeti açıklanmaktadır. Talakla ilgili tüm ayetleri (Bakara, 2/229 ve Talak, 65/2) göz önünde bulundurduğumuzda, o ayetlerde anlatılan iddetin, ric’î (dönüşlü) talak için olduğu görülmektedir.
    Üçüncü talaktan sonra eşlerin birbirilerine dönmeleri helal olmadığından (Bakara, 2/230), bu durumda kadının üç kur’ iddet beklemesi de gerekmemektedir. Böyle birinin bekleyeceği süre bir hayız dönemidir. Bu da “istibra” yani kadının hamile olmadığının belli olması içindir.
    Üçüncü talaktan sonra iddet beklenmesi/beklenmemesi ile ilgili olarak peygamber aleyhisselam’dan çok sayıda hadis rivayet edilmemiş olması da bu konunun ayetlerde gayet açık olmasından dolayıdır. Konuyla ilgili bir hadis şöyledir:
    Ebû Amr b. Hafs, Fatıma’yı gıyaben boşamış da vekili ona arpa göndermiş. Fâtıma buna razı olmamış. Fakat Ebû Amr’ın vekili;
    — Vallahi senin bizde bir hakkın yoktur; demiş. Bunun üzerine Fatıma, Resülüllah aleyhisselama gelerek bu meseleyi ona anlatmış. Peygamber aleyhisselam: “Senin onda nafaka hakkın yoktur.” buyurmuş ve iddetini Ümmü Şerîk’in evinde geçirmesini emretmiş. Sonra: “Ümmü Şerik ashabımın daima ziyaretine gittikleri bir kadındır. Sen İbn Ümmi Mektûm’un yanında iddet bekle, çünkü o a’mâ bir adamdır. (Yanında) çarşafını atabilirsin! (evlenmek için) helâl olduğun zaman bana bildir!” buyurmuşlar….” (Müslim Talak, 36(1480)
    Hadiste görüleceği gibi Peygamber aleyhisselam Fatıma bnt. Kays’a, “git üç kur’ bekle” dememiş, aksine “git, iddetini geçir ve helal olduğunda (yani evlenebileceğin zaman geldiğinde) bana gel” demiştir.
    Bu hadisle ilgili olarak İbn Teymiyye şunları söylemiştir:
    “Bu hadisin lafızlarında “üç hayız müddeti iddet bekle” ibaresi yoktur. Bize ulaştığı kadarıyla âlimler de böyle bir şey söylememişlerdir. Şayet bu görüş icma ise, bu haktır ve ümmet batıl üzerinde birleşmez. “Üçüncü boşanma sonrası kadının beklemesi gereken süre üç hayız süresi değildir ancak istibra’dır” sözü, şayet bazı âlimlerin görüşü ise, bu taktirde bu görüşü güçlü kılacak bir yön vardır. Şöyle ki: İddet süresinin uzun olması, ric’at hakkının sabit olmasıyla ilgilidir. Yani iddetin üç hayız süresi olması bundandır. Ric’at hakkı olmayanlar, üç hayız süresi beklemez. Kur’an’ın zahirinde bu söze uygunluktan başka bir şey de yoktur.” (İbn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetava, c: 32, s: 342)
    Hul’ yoluyla kocasından ayrılan kadının durumuna gelince: Bu konu talaktan bahseden Bakara Suresinin 229. ayetinin devamında anlatılmaktadır. Ancak bu olay ayet-i kerimede hul’ veya talak olarak değil, “iftid┠şeklinde geçmektedir.
    Kur’an-ı Kerim ve Peygamber aleyhisselamın sünnetinde iftida, talak sayılmadığından bu yolla eşinden ayrılan kadının da üç kur’ iddet beklemesi gerekmemektedir.
    Abdullah İbn Abbas (r.a.)’tan gelen rivayete göre Sabit b. Kays’ın karısı Resûlullah aleyhisselam zamanında Sabit’ten hul’ yoluyla (yani bir bedel karşılığında) ayrılmıştı. Peygamber aleyhisselam ona bir hayız müddeti iddet beklemesini emretmişti. (Tirmizi, Hul’, 10)
    Görüldüğü gibi iftidâ sonucu kocasından ayrılan kadının beklemesi gereken süre, bir hayız müddetidir. Bu da kadının hamile olup olmadığının tespiti içindir.



  6. 21.Aralık.2012, 00:55
    3
    Editör
    Detaylı olarak buraya bakabilirsin...


    Talakla ilgili ayetlerde (Talak, 65/1-2, Bakara, 2/229), birinci ve ikinci boşanmanın iddet süresinin üç kur’ yani üç temizlik dönemi olduğu bizlere bildirilmektedir. Talak Suresinin “Bilemezsin, belki Allah bunun ardından yeni bir durum ortaya çıkaracaktır.” (Talak 65/1) ayetinde ise, iddet beklemenin hikmeti açıklanmaktadır. Talakla ilgili tüm ayetleri (Bakara, 2/229 ve Talak, 65/2) göz önünde bulundurduğumuzda, o ayetlerde anlatılan iddetin, ric’î (dönüşlü) talak için olduğu görülmektedir.
    Üçüncü talaktan sonra eşlerin birbirilerine dönmeleri helal olmadığından (Bakara, 2/230), bu durumda kadının üç kur’ iddet beklemesi de gerekmemektedir. Böyle birinin bekleyeceği süre bir hayız dönemidir. Bu da “istibra” yani kadının hamile olmadığının belli olması içindir.
    Üçüncü talaktan sonra iddet beklenmesi/beklenmemesi ile ilgili olarak peygamber aleyhisselam’dan çok sayıda hadis rivayet edilmemiş olması da bu konunun ayetlerde gayet açık olmasından dolayıdır. Konuyla ilgili bir hadis şöyledir:
    Ebû Amr b. Hafs, Fatıma’yı gıyaben boşamış da vekili ona arpa göndermiş. Fâtıma buna razı olmamış. Fakat Ebû Amr’ın vekili;
    — Vallahi senin bizde bir hakkın yoktur; demiş. Bunun üzerine Fatıma, Resülüllah aleyhisselama gelerek bu meseleyi ona anlatmış. Peygamber aleyhisselam: “Senin onda nafaka hakkın yoktur.” buyurmuş ve iddetini Ümmü Şerîk’in evinde geçirmesini emretmiş. Sonra: “Ümmü Şerik ashabımın daima ziyaretine gittikleri bir kadındır. Sen İbn Ümmi Mektûm’un yanında iddet bekle, çünkü o a’mâ bir adamdır. (Yanında) çarşafını atabilirsin! (evlenmek için) helâl olduğun zaman bana bildir!” buyurmuşlar….” (Müslim Talak, 36(1480)
    Hadiste görüleceği gibi Peygamber aleyhisselam Fatıma bnt. Kays’a, “git üç kur’ bekle” dememiş, aksine “git, iddetini geçir ve helal olduğunda (yani evlenebileceğin zaman geldiğinde) bana gel” demiştir.
    Bu hadisle ilgili olarak İbn Teymiyye şunları söylemiştir:
    “Bu hadisin lafızlarında “üç hayız müddeti iddet bekle” ibaresi yoktur. Bize ulaştığı kadarıyla âlimler de böyle bir şey söylememişlerdir. Şayet bu görüş icma ise, bu haktır ve ümmet batıl üzerinde birleşmez. “Üçüncü boşanma sonrası kadının beklemesi gereken süre üç hayız süresi değildir ancak istibra’dır” sözü, şayet bazı âlimlerin görüşü ise, bu taktirde bu görüşü güçlü kılacak bir yön vardır. Şöyle ki: İddet süresinin uzun olması, ric’at hakkının sabit olmasıyla ilgilidir. Yani iddetin üç hayız süresi olması bundandır. Ric’at hakkı olmayanlar, üç hayız süresi beklemez. Kur’an’ın zahirinde bu söze uygunluktan başka bir şey de yoktur.” (İbn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetava, c: 32, s: 342)
    Hul’ yoluyla kocasından ayrılan kadının durumuna gelince: Bu konu talaktan bahseden Bakara Suresinin 229. ayetinin devamında anlatılmaktadır. Ancak bu olay ayet-i kerimede hul’ veya talak olarak değil, “iftid┠şeklinde geçmektedir.
    Kur’an-ı Kerim ve Peygamber aleyhisselamın sünnetinde iftida, talak sayılmadığından bu yolla eşinden ayrılan kadının da üç kur’ iddet beklemesi gerekmemektedir.
    Abdullah İbn Abbas (r.a.)’tan gelen rivayete göre Sabit b. Kays’ın karısı Resûlullah aleyhisselam zamanında Sabit’ten hul’ yoluyla (yani bir bedel karşılığında) ayrılmıştı. Peygamber aleyhisselam ona bir hayız müddeti iddet beklemesini emretmişti. (Tirmizi, Hul’, 10)
    Görüldüğü gibi iftidâ sonucu kocasından ayrılan kadının beklemesi gereken süre, bir hayız müddetidir. Bu da kadının hamile olup olmadığının tespiti içindir.



  7. 21.Aralık.2012, 14:01
    4
    seza_zen
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Aralık.2012
    Üye No: 98890
    Mesaj Sayısı: 13
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: İmam nikahında iddet bekleme

    Allah razı olsun hocam. Düşününce de öyle geldi bana çünkü hamilelik yok, geri de dönülme gibi bir durum yok. Çok teşekkür ederim.


  8. 21.Aralık.2012, 14:01
    4
    seza_zen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Allah razı olsun hocam. Düşününce de öyle geldi bana çünkü hamilelik yok, geri de dönülme gibi bir durum yok. Çok teşekkür ederim.





+ Yorum Gönder