Konusunu Oylayın.: Mevlit nedir? Mevlüt ne demektir? Mevlud tarihi ve Mevlid hakkında geniş bilgi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mevlit nedir? Mevlüt ne demektir? Mevlud tarihi ve Mevlid hakkında geniş bilgi
  1. 09.Aralık.2012, 16:21
    1
    sonayarslan
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Kasım.2012
    Üye No: 98801
    Mesaj Sayısı: 1
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Mevlit nedir? Mevlüt ne demektir? Mevlud tarihi ve Mevlid hakkında geniş bilgi






    Mevlit nedir? Mevlüt ne demektir? Mevlud tarihi ve Mevlid hakkında geniş bilgi Mumsema Selam Aleykum Musluman Karanda$larim.karde$lerim beni kurcalayan konu.Mevlid.Selefi Ittikatinda kesinnlikle caiz deyildir demektedirler ve kesinnlikle bidad olduunu soyilemektedirler ve Selef Ittikadinda iii veyaa kotu bidat yoktur bidatin her turlusu kotudur denilmektedir.Ve ayirica.Peygamber Efendimizin hadisini one surmektedirler ki her bidat delialetir ve her delialet ate$tir.Din karde$lerim bana $ioyile bir suaal,sordular.Sahabe'i.Kiram Efendilerimiz(r.t.a.e)Peyigamber Efendimizin Vefaatindan sonra.Efendimiz Muhammed(s.a.v)neden.Mevlid okumadilar....Mukmin Karde$lerim ve ayirica $unuda sormak istiyorum Mevlidin okunnmasinda sevab varmidir.Karde$lerim sorulan bu sorulara,eer ispat ve delil iile bana cevabini yazirsaniz beni inanin 4ok mutlu ve bahtiyar edersiniz ve Seliam.....


  2. 09.Aralık.2012, 16:21
    1



    Selam Aleykum Musluman Karanda$larim.karde$lerim beni kurcalayan konu.Mevlid.Selefi Ittikatinda kesinnlikle caiz deyildir demektedirler ve kesinnlikle bidad olduunu soyilemektedirler ve Selef Ittikadinda iii veyaa kotu bidat yoktur bidatin her turlusu kotudur denilmektedir.Ve ayirica.Peygamber Efendimizin hadisini one surmektedirler ki her bidat delialetir ve her delialet ate$tir.Din karde$lerim bana $ioyile bir suaal,sordular.Sahabe'i.Kiram Efendilerimiz(r.t.a.e)Peyigamber Efendimizin Vefaatindan sonra.Efendimiz Muhammed(s.a.v)neden.Mevlid okumadilar....Mukmin Karde$lerim ve ayirica $unuda sormak istiyorum Mevlidin okunnmasinda sevab varmidir.Karde$lerim sorulan bu sorulara,eer ispat ve delil iile bana cevabini yazirsaniz beni inanin 4ok mutlu ve bahtiyar edersiniz ve Seliam.....


    Benzer Konular

    - Sofilik Nedir? Sofilik Hakkında Geniş Bilgi - Kimlere Sofi Nedir?

    - Mevlit nedir? Mevlid ne zaman yazıldı?

    - Kuran Ahlakı Nedir? hakkında geniş bilgi istiyorum

    - Mevlid Gecesi nedir? Mevlid Gecesi hakkında bilgi

    - Mevlit kandili hakkında bilgi

  3. 09.Aralık.2012, 17:57
    2
    Sumame
    Tombik Ammo

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Mart.2009
    Üye No: 47625
    Mesaj Sayısı: 1,056
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 22

    Cevap: Mevlıd




    Mevlit nedir
    Mevlüt ne demektir
    Mevlud tarihi
    Mevlid hakkında geniş bilgi


    *Mevlit nedir? Mevlid ne zaman yazıldı?

    Doğum, doğum zamanı, doğum yeri. Arapça "ve-le-de" kökünden türetilmiş olup Rasulullah (s.a.s)'in doğumuna, bununla ilgili yapılan merasimlere, yazılan eserlere ve Rasulullah (s.a.s)'ın doğduğu eve de "mevlid" denilmektedir. Halk arasında yanlış olarak "mevlud" ve "mevlüt" şeklinde de kullanılmaktadır.
    Rasulullah (s.a.s.), Fil yılında, Rebi'ülevvel ayının on ikinci pazartesi gecesi dünyaya gelmiştir (İbn Sa'd,et-Tabakatul-Kübrâ, Beyrut, t.y. I, 100-101). Bu, miladî takvime göre, 571 yılının Nisan ayının yirmisi olarak hesaplanmıştır. Onun doğduğu ev, Beytullah'ın doğusundaki Safa tepesinin yanında Mevlid sokağı diye adlandırılan yerdedir.
    Rasulullah (s.a.s.), doğduğu gece, bir takım mucizevî olaylar zuhur etmiş; Kisranın sarayındaki burçlar çatlamış, bin yıldan beri yanmakta olan ateşgedelerindeki ateş sönmüştü. Ayrıca, doğumu anında orada bulunan kadınlar da bir takım harikuladeliklere şahid olmuşlardı.
    Abdulmuttalip, doğumdan yedi gün sonra Mekke'de büyük bir ziyafet tertiplemiş ve çocuğa, Arapların o güne kadar kullanmadıkları bir isim olan Muhammed adını verdiğini ilan etmişti.
    İslâm dünyasında mevlid merasimi ilk defa, Mısır'da hüküm süren Fatımîler (910-1171) tarafından tertiplenmiştir. Bu merasimler saraya ait olup, sadece devlet erkanı arasında cereyan etmekte idi. Fatimîler, Hz. Ali (r.a.) ve Fatıma (r.anha.)'ın doğum günlerinde de mevlid merasimleri tertip ederlerdi.
    Sünnî müslümanlarda ilk mevlid merasimi, Hicri 604 yılında, Selahaddin Eyyubî'nin eniştesi ve Erbil atabeği Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafından tertiplenmiştir. Uzun hazırlıklarla düzenlenen merasimler, bütün halkı kapsayan bir şekilde düzenlenirdi. Muzafferuddin, çevre bölgelerden fakıh, sûfi, vaiz ve diğer alimleri Erbil'e çağırır ve kutlamalar gayet debdebeli bir şekilde cereyan ederdi.
    Daha sonra, değişikliğe uğrayarak, Mekke'de de mevlid merasimleri tertiplenmeye başlanmıştır (bk. Asım Köksal, İslam Tarihi (Mekke Devri), İstanbul 1981, 50 vd.).
    Mekke ve Medine'den sonra mevlid merasimleri, İslam coğrafyasının her tarafında birbirinden farklı şekillerde tertiplenmeye başlanmış ve bu, bugüne kadar sürekliliğini korumuştur.
    Osmanlılar tarafından mevlid, ilk defa III. Murat zamanında, 1588'de resmi hale getirildi. Merasimler, belirlenmiş teşrifât kaidelerine uygun olarak sarayda tertiplenir, ayrıca, önceleri Ayasofya Camii'nde, sonraları ise Sultan Ahmed Camii'nde yapılan merasimlere, devlet erkanıyla birlikte halk da katılırdı.
    Bu merasimlerde, önce müezzin tarafından Kur'an-ı Kerîm okunur, bunun peşinden de vaazlar verilirdi. Daha sonra mevlidhân kürsüye çıkar ve bir bölüm okuduktan sonra iner hediyesini alır ve ikinci mevlidhan kürsüye çıkarak, okumaya devam eder ve belirlenmiş kaideler çerçevesinde mevlid kutlamaları son bulurdu. Bu resmi kutlamalar daha sonraları laiklik ilkesine rağmen Diyanet aracılığı ile Radyo ve TV'lerde aynen sürdürülmüştür.
    Rasulullah (s.a.s.)'ın doğumunu ve hayatını medh ve senâ eden, "Mevlid" adını taşıyan çok eser kaleme alınmıştır. Bu eserler daha sonra, mevlid merasimlerinde, mevlidhanlar tarafından teğannî ile okunmaya başlanmıştır. Bunların Türkçede en meşhur olanı Süleyman Çelebi'nin Vesiletun-Necât adındaki mevlididir. Ancak, Süleyman Çelebi hakkında kaynaklarda pek fazla bir bilgi yoktur. Onun, Yıldırım Beyazıt zamanında Divan-ı Hümayûn Hocası olduğu, sonra da Bursa Ulu Camii'ne imam tayin edildiği bilinmektedir.
    İstanbul kütüphanelerinde bulunan Mevlid nüshaları arasındaki farklardan, Süleyman Çelebi'nin kaleme almış olduğu Mevlid'in bir hayli değiştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
    Arap ve Türk edebiyatında mevlid türü eserler iyice yer etmiş olmasına rağmen, İran edebiyatında bu tür bir eser kaleme alınmamıştır.
    İlk zamanlar, sırf Resulullah (s.a.s.)'in doğduğu zaman ve sadece camilerde okunan mevlid, sonraları para karşılığında hanendeler tarafından rastgele zamanlarda okunur olmuştur. Kandil gecelerinde, ölülerin ardından; kırkıncı, elli ikinci gecelerinde, sene-i devriyelerinde de mevlidler okunmaya başlanmıştır.
    Mevlid metinlerini kaleme alanlar, hiç bir zaman hanendeler tarafından camilerde, makamlı bir şekilde, ibadet yapıyor süsü verilerek türkü, şarkı söyler gibi okunmasını akıllarına getirmemişler; yalnızca Peygamber'e olan aşırı sevgileri onları, onun hatırasını canlı tutmak için bu tür eserleri yazmaya sevketmiştir.
    Mevlidler, dinde olmadığı halde varmış gibi, ibadet çeşitleri arasına katılmıştır. Bundan dolayı, mevlid merasimleri düzenlemek ve mevlid okumak bir bid'attır. Hattâ İslâm'da olmayan, ölünün kırkıncı, elli ikinci gecelerinde okunması İslamla ilgili olmayan bir merasim ve ibadet şekli ile icra edilmesi haramdır.
    Alimler, mevlid okumak ve merasimler düzenlemek hakkında, ihtilaf etmişlerdir. Bazı alimler, buna şiddetle karşı çıkarken, bazıları da, İslamî ölçülerin dışına çıkılmaması kaydıyla itiraz da bulunmamışlardır. Okunmasına cevaz verenler, inananların kalplerindeki Rasulullah (s.a.s.) sevgisini canlı tutması ve ona olan muhabbeti artırmasındaki maslahatı gözetmişlerdir. Zira Rasullulah (s.a.s.)'ı sevmek, imanın temel kıstaslarından biridir. Rasulullah (s.a.s.)'ın şu hadisi şerifi bunun en açık delilidir: "Sonsuz kudret sahibi olan Allah'a yemin ederim ki, sizden hiçbiriniz beni babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe, iman etmiş sayılmaz" (Buhari, İman 8).
    Ancak, Mevlid, halk arasında büyük bir ibadet olarak kabul edilmekte, ölülerin ruhu için mevlidler okutularak, onların günahlarının bağışlanacağı zannedilmektedir. Halkın cehaletinden ve yanlış itikadlarından istifade eden mevlid okuyucu hanendeler, bir piyasa oluşturarak, bunu ticarî bir çıkar aracı yapmışlardır. Bu tip bir kabul ve davranışın İslamî olmadığı hususu ile ilgili herhangi bir ihtilaf sözkonusu değildir. Böyle bir olaya sebeb olan herkes dinen sorumludur. Merasimlerde mevlid okunmasının vazgeçilmez bir âdet haline getirilişinin sakıncalarından biri de, netice olarak insan kelâmı bir şiir olan bu metinlerin, okunması ve dinlenilmesi ibadet olan Kur'an ile eşdeğerde görülmeğe ve değerlendirilmeğe başlanılması tehlikesidir.

    Ömer TELLİOĞLU




  4. 09.Aralık.2012, 17:57
    2
    Tombik Ammo



    Mevlit nedir
    Mevlüt ne demektir
    Mevlud tarihi
    Mevlid hakkında geniş bilgi


    *Mevlit nedir? Mevlid ne zaman yazıldı?

    Doğum, doğum zamanı, doğum yeri. Arapça "ve-le-de" kökünden türetilmiş olup Rasulullah (s.a.s)'in doğumuna, bununla ilgili yapılan merasimlere, yazılan eserlere ve Rasulullah (s.a.s)'ın doğduğu eve de "mevlid" denilmektedir. Halk arasında yanlış olarak "mevlud" ve "mevlüt" şeklinde de kullanılmaktadır.
    Rasulullah (s.a.s.), Fil yılında, Rebi'ülevvel ayının on ikinci pazartesi gecesi dünyaya gelmiştir (İbn Sa'd,et-Tabakatul-Kübrâ, Beyrut, t.y. I, 100-101). Bu, miladî takvime göre, 571 yılının Nisan ayının yirmisi olarak hesaplanmıştır. Onun doğduğu ev, Beytullah'ın doğusundaki Safa tepesinin yanında Mevlid sokağı diye adlandırılan yerdedir.
    Rasulullah (s.a.s.), doğduğu gece, bir takım mucizevî olaylar zuhur etmiş; Kisranın sarayındaki burçlar çatlamış, bin yıldan beri yanmakta olan ateşgedelerindeki ateş sönmüştü. Ayrıca, doğumu anında orada bulunan kadınlar da bir takım harikuladeliklere şahid olmuşlardı.
    Abdulmuttalip, doğumdan yedi gün sonra Mekke'de büyük bir ziyafet tertiplemiş ve çocuğa, Arapların o güne kadar kullanmadıkları bir isim olan Muhammed adını verdiğini ilan etmişti.
    İslâm dünyasında mevlid merasimi ilk defa, Mısır'da hüküm süren Fatımîler (910-1171) tarafından tertiplenmiştir. Bu merasimler saraya ait olup, sadece devlet erkanı arasında cereyan etmekte idi. Fatimîler, Hz. Ali (r.a.) ve Fatıma (r.anha.)'ın doğum günlerinde de mevlid merasimleri tertip ederlerdi.
    Sünnî müslümanlarda ilk mevlid merasimi, Hicri 604 yılında, Selahaddin Eyyubî'nin eniştesi ve Erbil atabeği Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafından tertiplenmiştir. Uzun hazırlıklarla düzenlenen merasimler, bütün halkı kapsayan bir şekilde düzenlenirdi. Muzafferuddin, çevre bölgelerden fakıh, sûfi, vaiz ve diğer alimleri Erbil'e çağırır ve kutlamalar gayet debdebeli bir şekilde cereyan ederdi.
    Daha sonra, değişikliğe uğrayarak, Mekke'de de mevlid merasimleri tertiplenmeye başlanmıştır (bk. Asım Köksal, İslam Tarihi (Mekke Devri), İstanbul 1981, 50 vd.).
    Mekke ve Medine'den sonra mevlid merasimleri, İslam coğrafyasının her tarafında birbirinden farklı şekillerde tertiplenmeye başlanmış ve bu, bugüne kadar sürekliliğini korumuştur.
    Osmanlılar tarafından mevlid, ilk defa III. Murat zamanında, 1588'de resmi hale getirildi. Merasimler, belirlenmiş teşrifât kaidelerine uygun olarak sarayda tertiplenir, ayrıca, önceleri Ayasofya Camii'nde, sonraları ise Sultan Ahmed Camii'nde yapılan merasimlere, devlet erkanıyla birlikte halk da katılırdı.
    Bu merasimlerde, önce müezzin tarafından Kur'an-ı Kerîm okunur, bunun peşinden de vaazlar verilirdi. Daha sonra mevlidhân kürsüye çıkar ve bir bölüm okuduktan sonra iner hediyesini alır ve ikinci mevlidhan kürsüye çıkarak, okumaya devam eder ve belirlenmiş kaideler çerçevesinde mevlid kutlamaları son bulurdu. Bu resmi kutlamalar daha sonraları laiklik ilkesine rağmen Diyanet aracılığı ile Radyo ve TV'lerde aynen sürdürülmüştür.
    Rasulullah (s.a.s.)'ın doğumunu ve hayatını medh ve senâ eden, "Mevlid" adını taşıyan çok eser kaleme alınmıştır. Bu eserler daha sonra, mevlid merasimlerinde, mevlidhanlar tarafından teğannî ile okunmaya başlanmıştır. Bunların Türkçede en meşhur olanı Süleyman Çelebi'nin Vesiletun-Necât adındaki mevlididir. Ancak, Süleyman Çelebi hakkında kaynaklarda pek fazla bir bilgi yoktur. Onun, Yıldırım Beyazıt zamanında Divan-ı Hümayûn Hocası olduğu, sonra da Bursa Ulu Camii'ne imam tayin edildiği bilinmektedir.
    İstanbul kütüphanelerinde bulunan Mevlid nüshaları arasındaki farklardan, Süleyman Çelebi'nin kaleme almış olduğu Mevlid'in bir hayli değiştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
    Arap ve Türk edebiyatında mevlid türü eserler iyice yer etmiş olmasına rağmen, İran edebiyatında bu tür bir eser kaleme alınmamıştır.
    İlk zamanlar, sırf Resulullah (s.a.s.)'in doğduğu zaman ve sadece camilerde okunan mevlid, sonraları para karşılığında hanendeler tarafından rastgele zamanlarda okunur olmuştur. Kandil gecelerinde, ölülerin ardından; kırkıncı, elli ikinci gecelerinde, sene-i devriyelerinde de mevlidler okunmaya başlanmıştır.
    Mevlid metinlerini kaleme alanlar, hiç bir zaman hanendeler tarafından camilerde, makamlı bir şekilde, ibadet yapıyor süsü verilerek türkü, şarkı söyler gibi okunmasını akıllarına getirmemişler; yalnızca Peygamber'e olan aşırı sevgileri onları, onun hatırasını canlı tutmak için bu tür eserleri yazmaya sevketmiştir.
    Mevlidler, dinde olmadığı halde varmış gibi, ibadet çeşitleri arasına katılmıştır. Bundan dolayı, mevlid merasimleri düzenlemek ve mevlid okumak bir bid'attır. Hattâ İslâm'da olmayan, ölünün kırkıncı, elli ikinci gecelerinde okunması İslamla ilgili olmayan bir merasim ve ibadet şekli ile icra edilmesi haramdır.
    Alimler, mevlid okumak ve merasimler düzenlemek hakkında, ihtilaf etmişlerdir. Bazı alimler, buna şiddetle karşı çıkarken, bazıları da, İslamî ölçülerin dışına çıkılmaması kaydıyla itiraz da bulunmamışlardır. Okunmasına cevaz verenler, inananların kalplerindeki Rasulullah (s.a.s.) sevgisini canlı tutması ve ona olan muhabbeti artırmasındaki maslahatı gözetmişlerdir. Zira Rasullulah (s.a.s.)'ı sevmek, imanın temel kıstaslarından biridir. Rasulullah (s.a.s.)'ın şu hadisi şerifi bunun en açık delilidir: "Sonsuz kudret sahibi olan Allah'a yemin ederim ki, sizden hiçbiriniz beni babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe, iman etmiş sayılmaz" (Buhari, İman 8).
    Ancak, Mevlid, halk arasında büyük bir ibadet olarak kabul edilmekte, ölülerin ruhu için mevlidler okutularak, onların günahlarının bağışlanacağı zannedilmektedir. Halkın cehaletinden ve yanlış itikadlarından istifade eden mevlid okuyucu hanendeler, bir piyasa oluşturarak, bunu ticarî bir çıkar aracı yapmışlardır. Bu tip bir kabul ve davranışın İslamî olmadığı hususu ile ilgili herhangi bir ihtilaf sözkonusu değildir. Böyle bir olaya sebeb olan herkes dinen sorumludur. Merasimlerde mevlid okunmasının vazgeçilmez bir âdet haline getirilişinin sakıncalarından biri de, netice olarak insan kelâmı bir şiir olan bu metinlerin, okunması ve dinlenilmesi ibadet olan Kur'an ile eşdeğerde görülmeğe ve değerlendirilmeğe başlanılması tehlikesidir.

    Ömer TELLİOĞLU




  5. 07.Ocak.2016, 04:16
    3
    Misafir

    Cevap: Mevlit nedir? Mevlüt ne demektir? Mevlud tarihi ve Mevlid hakkında geniş bilgi

    Mevlitin bidat olduğunu ancak cahiller söyler Resulullah(s.a.v)mi methi sena etmeyipde kimi edeceğiz.Mevlitte selat selam methiye vardır bunun neresi bidattır herkes malını mülkünü arabasını çocuğunu metheder kimse birşey demez ama söz konusu peygamber(s.a.v)olunca her cahilin alimliği tutar akıllı olmak selefilerin itikatsızlığından kaçmak sakınmak lazım akıllı bilen sağlam itikata sahip olmak lazım Mevla onlarıda islah eylesin


  6. 07.Ocak.2016, 04:16
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Mevlitin bidat olduğunu ancak cahiller söyler Resulullah(s.a.v)mi methi sena etmeyipde kimi edeceğiz.Mevlitte selat selam methiye vardır bunun neresi bidattır herkes malını mülkünü arabasını çocuğunu metheder kimse birşey demez ama söz konusu peygamber(s.a.v)olunca her cahilin alimliği tutar akıllı olmak selefilerin itikatsızlığından kaçmak sakınmak lazım akıllı bilen sağlam itikata sahip olmak lazım Mevla onlarıda islah eylesin


  7. 08.Ocak.2016, 17:04
    4
    vekil kim?
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ocak.2016
    Üye No: 107497
    Mesaj Sayısı: 17
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Mevlit nedir? Mevlüt ne demektir? Mevlud tarihi ve Mevlid hakkında geniş bilgi

    sahabeden daha çok mu itikatlısın onlardan daha mı iyi biliyorsun onlar böyle bir şey yapmış mı? kafana göre konuşma istersen...


  8. 08.Ocak.2016, 17:04
    4
    vekil kim? - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    sahabeden daha çok mu itikatlısın onlardan daha mı iyi biliyorsun onlar böyle bir şey yapmış mı? kafana göre konuşma istersen...


  9. 08.Ocak.2016, 17:56
    5
    Molla_Efdal
    ملا افدال

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Temmuz.2015
    Üye No: 106610
    Mesaj Sayısı: 742
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: tabiki ev :)

    Cevap: Mevlit nedir? Mevlüt ne demektir? Mevlud tarihi ve Mevlid hakkında geniş bilgi

    Rasulullah (s.a.v) hadis-i şeriflerini okusaydınız mevlidin bid'at olmadığını anlardınız.


  10. 08.Ocak.2016, 17:56
    5
    ملا افدال
    Rasulullah (s.a.v) hadis-i şeriflerini okusaydınız mevlidin bid'at olmadığını anlardınız.





+ Yorum Gönder