Konusunu Oylayın.: Azrail'i döven Hz. Musa

5 üzerinden 4.20 | Toplam : 5 kişi
Azrail'i döven Hz. Musa
  1. 28.Aralık.2012, 02:02
    61
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa

    reklam


    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa altıncı sayfa yazısı mumsema.com Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa
    Alıntı
    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edilen bir hadis:,

    Melekü'l-mevt / Ölüm Meleği, Musa aleyhisselâma (ruhunu kabzetmek üzere) gönderildiğinde, kendisine:

    "Rabbinin (ölüm) davetini kabul eyle" dedi. Hz. Musa ölüm meleğine bir tokat vurarak gözünü kör etti. Melek; geriye dönüp de Allah'a şöyle niyaz etti:

    "Sen beni, ölmeyi istemiyen bir kuluna göndermişsin. O benim gözümü kör etti" Allahu Teâlâ ona göz(ünün görme hassasını) iade etti ve şöyle buyurdu:
    "Geri dön, kulum (Musa)ya var da "Sen yaşamayı mı diliyorsun? Şayet (uzun müddet) hayat (da kalmay)ı istiyorsan, elini bir öküzün sırtı üstüne koy. Elin ne kadar kılı (kaplar ve) kapatırsa, hiç şüphen olmasın ki, sen o (kılların sayısı kadar) sene yaşayacaksın" de!" buyurdu.

    Hz. Musa (bu vaad-i ilâhîden haberdar olunca) dedi ki:
    — "Sonra ne olacak?"
    Cebrail:
    — "Sonra gene öleceksin" cevabını verdi.
    Hz. Musa:
    — "Şimdi yakın (yol)dan (ölüme varmak isterim). Ya Rabbi, benim ruhumu arzı mukaddese bir taş atımı (mesafelik) bir yerde kabzet" dedi.

    (Buhârî, c. 2, s. 92; Müslim, c. 7, s. 100; Müsned-i Ahmed b. Hanbel, e. 2, s. 269.)


    Yukarıda yazılı olan metin, bir hadismi....??? Yoksa İsrailiyatmı.....???

    TEK TEK ELE ALALIM.....

    Alıntı
    Melekü'l-mevt / Ölüm Meleği, Musa aleyhisselâma (ruhunu kabzetmek üzere) gönderildiğinde, kendisine:

    "Rabbinin (ölüm) davetini kabul eyle" dedi.


    Bunu Azrail dedi. Aracı dedi. Halbuki Rab'bi VAHY'en zaten kuluna bildiriyordu. Bunda Peygamberi(A.S.) haklı gibi. Rab'binden VAHY alan bir Peygamber(A.S.) doğaldır ki; kendisinin canını almak için vazifeli olduğunu söyleyen birine el kaldırabilir. Zira o el kalktığında yere düşmez. Zira Rab'biden habersiz yaprak dahi kımıldamaz.

    Alıntı
    Hz. Musa ölüm meleğine bir tokat vurarak gözünü kör etti.


    Meleklerin gözleri kör olurmu....????

    Meleklerinde gözleri kör olur. Rab'bim hiç bir yaradılmışı eksiksiz yaratmamıştır. Şeytan Aleyyullana'nın gözü kör oluyorda, Azrail'inmi gözü kör olmaz....????

    Alıntı
    Melek; geriye dönüp de Allah'a şöyle niyaz etti:

    "Sen beni, ölmeyi istemiyen bir kuluna göndermişsin. O benim gözümü kör etti" Allahu Teâlâ ona göz(ünün görme hassasını) iade etti


    Şikayette bulunan bir ölüm meleği.... Bu arada ölmesi gereken milyonlarca insan'da ölümden kurtulmuş oldular öylemi.....???? Gitti, geldi, o öyle dedi, bu böyle dedi derken, sakat kaldı azrail ve huzur-u İlahi'de göz talep ediyor.....???? Yada Peygamber(A.S.)'mı Rab'bine şikayet ediyor....

    Alıntı
    Allahu Teâlâ ona göz(ünün görme hassasını) iade etti ve şöyle buyurdu:
    "Geri dön, kulum (Musa)ya var da "Sen yaşamayı mı diliyorsun? Şayet (uzun müddet) hayat (da kalmay)ı istiyorsan, elini bir öküzün sırtı üstüne koy. Elin ne kadar kılı (kaplar ve) kapatırsa, hiç şüphen olmasın ki, sen o (kılların sayısı kadar) sene yaşayacaksın" de!" buyurdu.


    Öküzün sırtındaki kılların üzerine, o göz çıkartan el konduğunda, bir öküzün sırtını kaplayan el içerisinde yaklaşık 100.000 kıl olur. Hadi yarı yarıya azaltalım ve 50.000 diyelim. Bizim Rab'bimizin Vaadide hak'tır. Hazreti Musa(A.S.)'mında yaşadığı tarih yaklaşık MİLATTAN ÖNCE (M.Ö. 1250) hadi biraz daha abartalım.... M.Ö. 1500 daha çok abartalım M.Ö. 3000 desek..... Bu durumda avuç içindeki kıllar süresince yaşadığında, 3000 + 2012 = 5012 yapar..... 50.000 kıl yada yıldan 5012'yi çıkarttığınızda, yaklaşık 45.000 yıl daha dünyanın ömrü var demektir. Yani bunu kabul edecek olursak, kıyametin kopmasına yaklaşık 45.000 yıl daha var demektir.

    Devam edelim....

    Alıntı
    Hz. Musa (bu vaad-i ilâhîden haberdar olunca) dedi ki:
    — "Sonra ne olacak?"
    Cebrail:
    — "Sonra gene öleceksin" cevabını verdi.
    Hz. Musa:
    — "Şimdi yakın (yol)dan (ölüme varmak isterim).


    Sonra gene öleceksin cevabını verdi Kim verdi bu cevabı....???? CEBRAİL.

    Azrail nerede....???? Korktudamı gelmiyor. Yoksa Azrail saf dışı bırakıldıda Cebrail tanınan melek onun gözü çıkartılmazmı.....????

    Sonunda Musa(A.S.)'m öleceğini anlar ve yakın yoldan ölmek ister. Öyleya VAADEDİLEN ölüm dünyadadır O'nun için....

    Ancak son bir hamle ile şöyle der Hazreti Musa(A.S.)

    Alıntı
    Ya Rabbi, benim ruhumu arzı mukaddese bir taş atımı (mesafelik) bir yerde kabzet" dedi.


    Bu durumda KUDÜS'üde bir taş atımlık bölgede olmak kaydıyla kendi kavmine (İsrailoğullarına) hediye etmiş oldu....

    Eğer bu söylenen Peygamber Efendimiz(S.A.V.)'in ağzından çıkmış ise, nakli yapan kişi bişeyleri eksik anladı veya aktardı demektir.

    Yok Eğer Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in ağzından çıkmamış ise, muhakkak İSRAİLİYAT UYDURMASI'dır gibi görünüyor.

    Takdir sizin....


  2. 28.Aralık.2012, 02:02
    61
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    reklam


    Alıntı
    Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edilen bir hadis:,

    Melekü'l-mevt / Ölüm Meleği, Musa aleyhisselâma (ruhunu kabzetmek üzere) gönderildiğinde, kendisine:

    "Rabbinin (ölüm) davetini kabul eyle" dedi. Hz. Musa ölüm meleğine bir tokat vurarak gözünü kör etti. Melek; geriye dönüp de Allah'a şöyle niyaz etti:

    "Sen beni, ölmeyi istemiyen bir kuluna göndermişsin. O benim gözümü kör etti" Allahu Teâlâ ona göz(ünün görme hassasını) iade etti ve şöyle buyurdu:
    "Geri dön, kulum (Musa)ya var da "Sen yaşamayı mı diliyorsun? Şayet (uzun müddet) hayat (da kalmay)ı istiyorsan, elini bir öküzün sırtı üstüne koy. Elin ne kadar kılı (kaplar ve) kapatırsa, hiç şüphen olmasın ki, sen o (kılların sayısı kadar) sene yaşayacaksın" de!" buyurdu.

    Hz. Musa (bu vaad-i ilâhîden haberdar olunca) dedi ki:
    — "Sonra ne olacak?"
    Cebrail:
    — "Sonra gene öleceksin" cevabını verdi.
    Hz. Musa:
    — "Şimdi yakın (yol)dan (ölüme varmak isterim). Ya Rabbi, benim ruhumu arzı mukaddese bir taş atımı (mesafelik) bir yerde kabzet" dedi.

    (Buhârî, c. 2, s. 92; Müslim, c. 7, s. 100; Müsned-i Ahmed b. Hanbel, e. 2, s. 269.)


    Yukarıda yazılı olan metin, bir hadismi....??? Yoksa İsrailiyatmı.....???

    TEK TEK ELE ALALIM.....

    Alıntı
    Melekü'l-mevt / Ölüm Meleği, Musa aleyhisselâma (ruhunu kabzetmek üzere) gönderildiğinde, kendisine:

    "Rabbinin (ölüm) davetini kabul eyle" dedi.


    Bunu Azrail dedi. Aracı dedi. Halbuki Rab'bi VAHY'en zaten kuluna bildiriyordu. Bunda Peygamberi(A.S.) haklı gibi. Rab'binden VAHY alan bir Peygamber(A.S.) doğaldır ki; kendisinin canını almak için vazifeli olduğunu söyleyen birine el kaldırabilir. Zira o el kalktığında yere düşmez. Zira Rab'biden habersiz yaprak dahi kımıldamaz.

    Alıntı
    Hz. Musa ölüm meleğine bir tokat vurarak gözünü kör etti.


    Meleklerin gözleri kör olurmu....????

    Meleklerinde gözleri kör olur. Rab'bim hiç bir yaradılmışı eksiksiz yaratmamıştır. Şeytan Aleyyullana'nın gözü kör oluyorda, Azrail'inmi gözü kör olmaz....????

    Alıntı
    Melek; geriye dönüp de Allah'a şöyle niyaz etti:

    "Sen beni, ölmeyi istemiyen bir kuluna göndermişsin. O benim gözümü kör etti" Allahu Teâlâ ona göz(ünün görme hassasını) iade etti


    Şikayette bulunan bir ölüm meleği.... Bu arada ölmesi gereken milyonlarca insan'da ölümden kurtulmuş oldular öylemi.....???? Gitti, geldi, o öyle dedi, bu böyle dedi derken, sakat kaldı azrail ve huzur-u İlahi'de göz talep ediyor.....???? Yada Peygamber(A.S.)'mı Rab'bine şikayet ediyor....

    Alıntı
    Allahu Teâlâ ona göz(ünün görme hassasını) iade etti ve şöyle buyurdu:
    "Geri dön, kulum (Musa)ya var da "Sen yaşamayı mı diliyorsun? Şayet (uzun müddet) hayat (da kalmay)ı istiyorsan, elini bir öküzün sırtı üstüne koy. Elin ne kadar kılı (kaplar ve) kapatırsa, hiç şüphen olmasın ki, sen o (kılların sayısı kadar) sene yaşayacaksın" de!" buyurdu.


    Öküzün sırtındaki kılların üzerine, o göz çıkartan el konduğunda, bir öküzün sırtını kaplayan el içerisinde yaklaşık 100.000 kıl olur. Hadi yarı yarıya azaltalım ve 50.000 diyelim. Bizim Rab'bimizin Vaadide hak'tır. Hazreti Musa(A.S.)'mında yaşadığı tarih yaklaşık MİLATTAN ÖNCE (M.Ö. 1250) hadi biraz daha abartalım.... M.Ö. 1500 daha çok abartalım M.Ö. 3000 desek..... Bu durumda avuç içindeki kıllar süresince yaşadığında, 3000 + 2012 = 5012 yapar..... 50.000 kıl yada yıldan 5012'yi çıkarttığınızda, yaklaşık 45.000 yıl daha dünyanın ömrü var demektir. Yani bunu kabul edecek olursak, kıyametin kopmasına yaklaşık 45.000 yıl daha var demektir.

    Devam edelim....

    Alıntı
    Hz. Musa (bu vaad-i ilâhîden haberdar olunca) dedi ki:
    — "Sonra ne olacak?"
    Cebrail:
    — "Sonra gene öleceksin" cevabını verdi.
    Hz. Musa:
    — "Şimdi yakın (yol)dan (ölüme varmak isterim).


    Sonra gene öleceksin cevabını verdi Kim verdi bu cevabı....???? CEBRAİL.

    Azrail nerede....???? Korktudamı gelmiyor. Yoksa Azrail saf dışı bırakıldıda Cebrail tanınan melek onun gözü çıkartılmazmı.....????

    Sonunda Musa(A.S.)'m öleceğini anlar ve yakın yoldan ölmek ister. Öyleya VAADEDİLEN ölüm dünyadadır O'nun için....

    Ancak son bir hamle ile şöyle der Hazreti Musa(A.S.)

    Alıntı
    Ya Rabbi, benim ruhumu arzı mukaddese bir taş atımı (mesafelik) bir yerde kabzet" dedi.


    Bu durumda KUDÜS'üde bir taş atımlık bölgede olmak kaydıyla kendi kavmine (İsrailoğullarına) hediye etmiş oldu....

    Eğer bu söylenen Peygamber Efendimiz(S.A.V.)'in ağzından çıkmış ise, nakli yapan kişi bişeyleri eksik anladı veya aktardı demektir.

    Yok Eğer Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in ağzından çıkmamış ise, muhakkak İSRAİLİYAT UYDURMASI'dır gibi görünüyor.

    Takdir sizin....


  3. 28.Aralık.2012, 18:33
    62
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa

    reklam


    Alıntı
    Hadis alimlerinin kim olduğunu öğrenmek isterseniz bir hadis tarihi kitabı okumalısınız.

    Ahir zaman insanlarının bir kısmı vebale girmemek için her duyduğuna inanmayarak Kuran ile değerlendiriyor.Bir kısmı ise hurafeleri din zannediyor.
    evet bencede hadis alimi kim oldugunu ögrenmek gerek, bu sizin icinde gecerli!
    ayrica sadece kuran diyenlerin vay haline!


  4. 28.Aralık.2012, 18:33
    62
    Aciz Kul
    reklam


    Alıntı
    Hadis alimlerinin kim olduğunu öğrenmek isterseniz bir hadis tarihi kitabı okumalısınız.

    Ahir zaman insanlarının bir kısmı vebale girmemek için her duyduğuna inanmayarak Kuran ile değerlendiriyor.Bir kısmı ise hurafeleri din zannediyor.
    evet bencede hadis alimi kim oldugunu ögrenmek gerek, bu sizin icinde gecerli!
    ayrica sadece kuran diyenlerin vay haline!


  5. 28.Aralık.2012, 23:27
    63
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa

    Alıntı
    Yok Eğer Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in ağzından çıkmamış ise, muhakkak İSRAİLİYAT UYDURMASI'dır gibi görünüyor.

    Takdir sizin
    Allah razı olsun ELHAMDÜLİLLAH kardeşim yorumun için teşekkür ederim.

    Alıntı
    evet bencede hadis alimi kim oldugunu ögrenmek gerek, bu sizin icinde gecerli!
    ayrica sadece kuran diyenlerin vay haline!
    Ben size tavsiye ettiğim kitapları okuyorum endişeninz olmasın.Her sözü Kuran ile değerlendirmekten korkmayın.Kuran,Furkan'dır hakkı batıldan ayırandır.


  6. 28.Aralık.2012, 23:27
    63
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Yok Eğer Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in ağzından çıkmamış ise, muhakkak İSRAİLİYAT UYDURMASI'dır gibi görünüyor.

    Takdir sizin
    Allah razı olsun ELHAMDÜLİLLAH kardeşim yorumun için teşekkür ederim.

    Alıntı
    evet bencede hadis alimi kim oldugunu ögrenmek gerek, bu sizin icinde gecerli!
    ayrica sadece kuran diyenlerin vay haline!
    Ben size tavsiye ettiğim kitapları okuyorum endişeninz olmasın.Her sözü Kuran ile değerlendirmekten korkmayın.Kuran,Furkan'dır hakkı batıldan ayırandır.


  7. 29.Aralık.2012, 00:27
    64
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa

    Alıntı
    Ben size tavsiye ettiğim kitapları okuyorum endişeninz olmasın.Her sözü Kuran ile değerlendirmekten korkmayın.Kuran,Furkan'dır hakkı batıldan ayırandır.
    yanlis anlamakda direnin siz.. vesSelam..


  8. 29.Aralık.2012, 00:27
    64
    Aciz Kul
    Alıntı
    Ben size tavsiye ettiğim kitapları okuyorum endişeninz olmasın.Her sözü Kuran ile değerlendirmekten korkmayın.Kuran,Furkan'dır hakkı batıldan ayırandır.
    yanlis anlamakda direnin siz.. vesSelam..


  9. 29.Aralık.2012, 02:05
    65
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa

    Alıntı
    yanlis anlamakda direnin siz vesSelam
    Aslında aynı şeyi ben de sizin için düşünüyorum çünkü "Sadece Kuran" diyen bir kimse yok karşınızda.Uydurma hadislerle itikat oluşturulmasına karşı olan,sahih hadislerin doğru anlaşılmasını dileyen biri var.

    Hadislerin sahihlerinin doğru anlaşılarak insanlara ulaşması Kuran'ın da doğru anlaşılmasını sağlayacaktır.Bunun için çok önemlidir.Ancak içine tarih içerisinde çok fazla uydurmalar karışan hadislerin tamamını sahihmiş gibi kabul eder ve insanlara sunarsak,Kuran'ın,hadislerin ve Allah'ın dininin anlaşılmasını o kadar çok engelleriz.Bu davranışımızla dine karşı olan kimse ile aramızda bir fark kalmaz.

    Dinin kurallarını,itikadını yanlış anlatan biri ile dine karşı olan dinin yayılmasını ve yaşanmasını istemeyen kişiler sizce de aynı sonuca ulaşmazlar mı?İkisinin yaptığı da Allah'ın dininin insanlara ulaşmasına engel olmak değil midir?


  10. 29.Aralık.2012, 02:05
    65
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    yanlis anlamakda direnin siz vesSelam
    Aslında aynı şeyi ben de sizin için düşünüyorum çünkü "Sadece Kuran" diyen bir kimse yok karşınızda.Uydurma hadislerle itikat oluşturulmasına karşı olan,sahih hadislerin doğru anlaşılmasını dileyen biri var.

    Hadislerin sahihlerinin doğru anlaşılarak insanlara ulaşması Kuran'ın da doğru anlaşılmasını sağlayacaktır.Bunun için çok önemlidir.Ancak içine tarih içerisinde çok fazla uydurmalar karışan hadislerin tamamını sahihmiş gibi kabul eder ve insanlara sunarsak,Kuran'ın,hadislerin ve Allah'ın dininin anlaşılmasını o kadar çok engelleriz.Bu davranışımızla dine karşı olan kimse ile aramızda bir fark kalmaz.

    Dinin kurallarını,itikadını yanlış anlatan biri ile dine karşı olan dinin yayılmasını ve yaşanmasını istemeyen kişiler sizce de aynı sonuca ulaşmazlar mı?İkisinin yaptığı da Allah'ın dininin insanlara ulaşmasına engel olmak değil midir?


  11. 29.Aralık.2012, 02:08
    66
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa

    Kuran hakkı batıldan ayırandır, eyvallah. ancak sizin kurana arz edip doğruluğunu inkar ettiğiniz şeyleri biz arz ettiğimizde doğru bulabiliyoruz. yine kurana arz metodunun geçersizliğine dair çokça şey ortaya sunulabilir, kurana arz etme diye bir şeyi yapma ihtimalimiz ve imkanımız yoktur yapacağımız arz kendi kuran algımızdan öteye gitmeyecektir VE BU ÜZERİNDEN DOĞRU-YANLIŞ belirlenebilecek bir şey olmayacaktır, keza hadis usulünde de "kurana arz" gibi bir yöntem yoktur.


  12. 29.Aralık.2012, 02:08
    66
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    Kuran hakkı batıldan ayırandır, eyvallah. ancak sizin kurana arz edip doğruluğunu inkar ettiğiniz şeyleri biz arz ettiğimizde doğru bulabiliyoruz. yine kurana arz metodunun geçersizliğine dair çokça şey ortaya sunulabilir, kurana arz etme diye bir şeyi yapma ihtimalimiz ve imkanımız yoktur yapacağımız arz kendi kuran algımızdan öteye gitmeyecektir VE BU ÜZERİNDEN DOĞRU-YANLIŞ belirlenebilecek bir şey olmayacaktır, keza hadis usulünde de "kurana arz" gibi bir yöntem yoktur.


  13. 29.Aralık.2012, 06:04
    67
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa

    Alıntı
    sizin kurana arz edip doğruluğunu inkar ettiğiniz şeyleri
    Doğru olan şeyin doğruluğu Kuran'a arz edildikten sonra nasıl inkar edilebilir.Kuran'da lehine delil olan neyi inkar ettik?

    Doğru bilinen yanlışlar var.Bunların yanlışlığını ortaya koymak hakikati ortaya çıkarmaktır.İnkar değildir.Doğruya yanlış derseniz bu inkar olur.

    Bunlara örnek olarak hepimizin üzerinde uzun uzun tartıştığı forumda da artık tartışılması yasaklanan konular var.Bu konularla alakalı olarak Kuran'a baktığımızda bir tek destekleyen ayet bulamamakla birlikte karşı olan pek çok ayet mevcut olduğunu görmekteyiz.(örnek vesile konusu)

    Bizim,doğru olduğu halde Kuran'a arz ettikten sonra yinede doğru olan fakat bizim yanlış dediğimiz ne var?Bu söylediğinizle alakalı müşahhas bir örnek verebilir misiniz?

    Alıntı
    yine kurana arz metodunun geçersizliğine dair çokça şey ortaya sunulabilir
    Bu sözünüzden kast ettiğiniz şeyin anlaşılandan farklı olduğunu düşünüyorum zira aşşağıdaki ayet gibi onlarca ayet bu sözünüzün doğru olmadığını bizlere bildiriyor.Bu sözünüzü açıklarsanız belki daha iyi anlayabiliriz.

    86/ et-Târık -13- Şüphesiz o Kur’ân, hakk ile bâtılı ayırd eden bir sözdür.

    Alıntı
    kurana arz etme diye bir şeyi yapma ihtimalimiz ve imkanımız yoktur yapacağımız arz kendi kuran algımızdan öteye gitmeyecektir
    Neden?Kuran anlaşılmaz bir kitap mıdır?Ya da Kuran yanlış anlaşılabilecek bir Kitap mıdır?Ya da biz herşeyi yanlış mı anlarız?Ya da anlamadığımızı düşündüğümüz bir şeyi araştırarak öğrenme imkanımız yok mudur?Bu sözünüzü de açıklarsanız memnun olurum.

    Alıntı
    VE BU ÜZERİNDEN DOĞRU-YANLIŞ belirlenebilecek bir şey olmayacaktır
    Doğru ve yanlışı Kuran'a göre belirleyemeyecek isek neye göre belirleyebilriz?Bu sözünüzü de yanlış anladıysam kusura bakmayın.

    Alıntı
    keza hadis usulünde de "kurana arz" gibi bir yöntem yoktur.
    Bu sözünüzün aksine hadislerin Kuran'a uygunluğu veya Kuran'a arzı konusu sahabe zamanından beri bilinen ve uygulanan bir yöntem olduğu çeşitli kitaplarda geçmektedir.(Zerkeşi el icabe-Dumeyni mutunis sünne ben bu kitaplardan bizzat okumuş değilim ancak okuduğum kitaplarda bu kaynaklar verilmekte.)

    Bu yöntemi önemle ve kuvvetle uygulayan alimlerin başında İmam Azam Ebu Hanife ve öğrencileri gelmektedir.

    Bu konuda İmam Azam şöyle demektedir.

    "Eğer bir kimse Peygamberin her söylediğine inanıyorum,ancak Nebi haksız konuşmaz ve Kuran'a muhalefet etmez derse bu onun Peygamberi tastik ettiğini ve Onu Kuran'a muhalefetten tenzih ettiğini gösterir.Şayet Peygamber,Kuran'a muhalefet etse ve Allah'a karşı haktan başka birşey söyleseydi,Allah teala " eğer Muhammed bize karşı Ona (Kuran'a) bazı sözler katmış olsaydı,biz Onu kuvvetle yakalardık,sonra Onun şah damarını koparırdık,hiçbiriniz de Onu koruyamazdınız." (el Hakka 44-47) ayetine uygun olarak,Onu kuvvetle yakalar ve şahdamarını koparırdı.Allah'ın Resulü Allah'ın kitabına muhalefet etmez.Allah'ın Kitabına muhalefet eden de Allah'ın Resulü olamaz.Nebi'den Kuran'a aykırı hadis rivayet eden kimseyi red,Peygamberi red ve Onu yalanlama değildir.Bu ancak Peygamberden batıl rivayette bulunan kimseyi red etmektir.Töhmet bu kimseyedir,Peygamber'e değil.Onun için Peygamber'in söylediği her söz işitelim işitmeyelim başımız gözümüz üstünedir.Buna iman eder ve Allah'ın Resulünün söylediğine,olduğu gibi şehadet ederiz.Ve yine şehadet ederiz ki O Allah'ın nehyettiği birşeyi emretmez.Allah'ın bağladığı birşeyi koparmaz.Allah'ın tavsif ettiği birşeyi Ona aykırı bir şekilde tavsif etmez.Şehadet ederiz ki O işlerde Allah' muvafıktır.Bid'at olabilecek hiçbirşey yapmamıştır.Allah'ın söylediği söze hiçbirşey katmamış ve zorlayıcılardan olmamıştır.Onun için Allah teala "kim Peygamber'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur."(Nisa-80) Ebu hanife el Alim sayfa26-27

    Ebu Yusuf'da bu konuda şöyle söylemektedir.

    "Rivayetler çoğaldıkça bunlar arasından bilinmeyen,fıkıh ehlinin bilmediği,Kitaba,Sünnete uygun olmayan rivayetler ortaya çıkar.Şaz(bilinmeyen) hadislerden sakın hadisçilerin ve fukahanın bildikleri,kabul ettikleri ile Kuran ve sünnete uygun olanları al,diğerlerini buna göre değerlendir.Çünkü Kuran'a muhalif olan,Hz. Peygamber'den rivayet edilmiş dahi olsa ondan değildir."Ebu Yusuf er Redd 31

    Bu sözün devamında Ebu Yusuf Peygamberimizden şu hadisi rivayet etmektedir."Resulullah ölüm döşeğinde şöyle dedi."Ben yanlızca Kuran'ın haram kıldıklarını haram kılarım.Allah'a yemin ederim ki benim adıma birşeye engel olmasınlar."
    Ebu Yusuf bu konuda şöyle devam eder."Kuran'a ve bildiğin ( senin için maruf olan) kendine önder ve rehber yap.Buna tabii ol.Kuran ve sünnetten sana manası açık gelmeyen meseleleri buna kıyas et." Ebu Yusuf er Redd 31

    Ebu yusuf yine aynı kitabında şu hadisi rivayet etmektedir.

    "Bize İbni ebi kerime,Ebu cafer'den O da Resulullah'tan şöyle rivayet etti.Resulullah yahudileri çağırarak bazı şeyler sordu.Onlar da anlattılar ve Hz. İsa konusunda yalan söylediler.Bunun üzerine Nebi minbere çıktı ve insanlara hitaben şöyle söyledi.Benden hadisler yayılacak,size gelenlerden Kuran'a uygun olanlar bendendir,Kuran'a aykırı olanlarsa benden değildir.Ebu Yusuf er Redd 24-25

    Başka bir hadiste Peygamberimiz,

    "Allah'ın kitabında olmayan herşey batıldır ve Allah'ın Kitabı en haklı olandır." (Serahsi Usul 364) buyurmuştur

    Hz Ayşe annemizde de şöyle bir rivayet vardır.Peygamberimiz,
    "İnsanlara ne oluyor da,Allah'ın kitabında olmayan şartları,şart olarak ileri sürüyorlar.Kim Allah'ın Kitabında olmayan bir şartı şart koşarsa bu batıldır.Böyle yüz şart ileri sürse bile Allah'ın şartı en haklı ve en güvenilir olandır."Buhari Büyü 67 buyurmuşlardır.

    İmam Azam ve Onun öğrencileri rivayet ederken tercih ettikleri değerlendirmeler aşşağıdadır.
    1-Kuran'a uygunluk
    2-Akla uygunluk
    3-İnsana verilen değer
    4-Kolay ve maslahata uygun olanı tercih
    5-Maksada uygun olanı tercih
    6-Örfe uygunluk
    7-Zamanla ortaya çıkan gelişmeleri dikkate alma

    Yukarıdaki verdiğim bilgilere göre sözlerinizi açıklamak istermisiniz.Ya da yukarıdaki bilgiler ilginizi çekti ise bu konuya devam da edebilirim.


  14. 29.Aralık.2012, 06:04
    67
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    sizin kurana arz edip doğruluğunu inkar ettiğiniz şeyleri
    Doğru olan şeyin doğruluğu Kuran'a arz edildikten sonra nasıl inkar edilebilir.Kuran'da lehine delil olan neyi inkar ettik?

    Doğru bilinen yanlışlar var.Bunların yanlışlığını ortaya koymak hakikati ortaya çıkarmaktır.İnkar değildir.Doğruya yanlış derseniz bu inkar olur.

    Bunlara örnek olarak hepimizin üzerinde uzun uzun tartıştığı forumda da artık tartışılması yasaklanan konular var.Bu konularla alakalı olarak Kuran'a baktığımızda bir tek destekleyen ayet bulamamakla birlikte karşı olan pek çok ayet mevcut olduğunu görmekteyiz.(örnek vesile konusu)

    Bizim,doğru olduğu halde Kuran'a arz ettikten sonra yinede doğru olan fakat bizim yanlış dediğimiz ne var?Bu söylediğinizle alakalı müşahhas bir örnek verebilir misiniz?

    Alıntı
    yine kurana arz metodunun geçersizliğine dair çokça şey ortaya sunulabilir
    Bu sözünüzden kast ettiğiniz şeyin anlaşılandan farklı olduğunu düşünüyorum zira aşşağıdaki ayet gibi onlarca ayet bu sözünüzün doğru olmadığını bizlere bildiriyor.Bu sözünüzü açıklarsanız belki daha iyi anlayabiliriz.

    86/ et-Târık -13- Şüphesiz o Kur’ân, hakk ile bâtılı ayırd eden bir sözdür.

    Alıntı
    kurana arz etme diye bir şeyi yapma ihtimalimiz ve imkanımız yoktur yapacağımız arz kendi kuran algımızdan öteye gitmeyecektir
    Neden?Kuran anlaşılmaz bir kitap mıdır?Ya da Kuran yanlış anlaşılabilecek bir Kitap mıdır?Ya da biz herşeyi yanlış mı anlarız?Ya da anlamadığımızı düşündüğümüz bir şeyi araştırarak öğrenme imkanımız yok mudur?Bu sözünüzü de açıklarsanız memnun olurum.

    Alıntı
    VE BU ÜZERİNDEN DOĞRU-YANLIŞ belirlenebilecek bir şey olmayacaktır
    Doğru ve yanlışı Kuran'a göre belirleyemeyecek isek neye göre belirleyebilriz?Bu sözünüzü de yanlış anladıysam kusura bakmayın.

    Alıntı
    keza hadis usulünde de "kurana arz" gibi bir yöntem yoktur.
    Bu sözünüzün aksine hadislerin Kuran'a uygunluğu veya Kuran'a arzı konusu sahabe zamanından beri bilinen ve uygulanan bir yöntem olduğu çeşitli kitaplarda geçmektedir.(Zerkeşi el icabe-Dumeyni mutunis sünne ben bu kitaplardan bizzat okumuş değilim ancak okuduğum kitaplarda bu kaynaklar verilmekte.)

    Bu yöntemi önemle ve kuvvetle uygulayan alimlerin başında İmam Azam Ebu Hanife ve öğrencileri gelmektedir.

    Bu konuda İmam Azam şöyle demektedir.

    "Eğer bir kimse Peygamberin her söylediğine inanıyorum,ancak Nebi haksız konuşmaz ve Kuran'a muhalefet etmez derse bu onun Peygamberi tastik ettiğini ve Onu Kuran'a muhalefetten tenzih ettiğini gösterir.Şayet Peygamber,Kuran'a muhalefet etse ve Allah'a karşı haktan başka birşey söyleseydi,Allah teala " eğer Muhammed bize karşı Ona (Kuran'a) bazı sözler katmış olsaydı,biz Onu kuvvetle yakalardık,sonra Onun şah damarını koparırdık,hiçbiriniz de Onu koruyamazdınız." (el Hakka 44-47) ayetine uygun olarak,Onu kuvvetle yakalar ve şahdamarını koparırdı.Allah'ın Resulü Allah'ın kitabına muhalefet etmez.Allah'ın Kitabına muhalefet eden de Allah'ın Resulü olamaz.Nebi'den Kuran'a aykırı hadis rivayet eden kimseyi red,Peygamberi red ve Onu yalanlama değildir.Bu ancak Peygamberden batıl rivayette bulunan kimseyi red etmektir.Töhmet bu kimseyedir,Peygamber'e değil.Onun için Peygamber'in söylediği her söz işitelim işitmeyelim başımız gözümüz üstünedir.Buna iman eder ve Allah'ın Resulünün söylediğine,olduğu gibi şehadet ederiz.Ve yine şehadet ederiz ki O Allah'ın nehyettiği birşeyi emretmez.Allah'ın bağladığı birşeyi koparmaz.Allah'ın tavsif ettiği birşeyi Ona aykırı bir şekilde tavsif etmez.Şehadet ederiz ki O işlerde Allah' muvafıktır.Bid'at olabilecek hiçbirşey yapmamıştır.Allah'ın söylediği söze hiçbirşey katmamış ve zorlayıcılardan olmamıştır.Onun için Allah teala "kim Peygamber'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur."(Nisa-80) Ebu hanife el Alim sayfa26-27

    Ebu Yusuf'da bu konuda şöyle söylemektedir.

    "Rivayetler çoğaldıkça bunlar arasından bilinmeyen,fıkıh ehlinin bilmediği,Kitaba,Sünnete uygun olmayan rivayetler ortaya çıkar.Şaz(bilinmeyen) hadislerden sakın hadisçilerin ve fukahanın bildikleri,kabul ettikleri ile Kuran ve sünnete uygun olanları al,diğerlerini buna göre değerlendir.Çünkü Kuran'a muhalif olan,Hz. Peygamber'den rivayet edilmiş dahi olsa ondan değildir."Ebu Yusuf er Redd 31

    Bu sözün devamında Ebu Yusuf Peygamberimizden şu hadisi rivayet etmektedir."Resulullah ölüm döşeğinde şöyle dedi."Ben yanlızca Kuran'ın haram kıldıklarını haram kılarım.Allah'a yemin ederim ki benim adıma birşeye engel olmasınlar."
    Ebu Yusuf bu konuda şöyle devam eder."Kuran'a ve bildiğin ( senin için maruf olan) kendine önder ve rehber yap.Buna tabii ol.Kuran ve sünnetten sana manası açık gelmeyen meseleleri buna kıyas et." Ebu Yusuf er Redd 31

    Ebu yusuf yine aynı kitabında şu hadisi rivayet etmektedir.

    "Bize İbni ebi kerime,Ebu cafer'den O da Resulullah'tan şöyle rivayet etti.Resulullah yahudileri çağırarak bazı şeyler sordu.Onlar da anlattılar ve Hz. İsa konusunda yalan söylediler.Bunun üzerine Nebi minbere çıktı ve insanlara hitaben şöyle söyledi.Benden hadisler yayılacak,size gelenlerden Kuran'a uygun olanlar bendendir,Kuran'a aykırı olanlarsa benden değildir.Ebu Yusuf er Redd 24-25

    Başka bir hadiste Peygamberimiz,

    "Allah'ın kitabında olmayan herşey batıldır ve Allah'ın Kitabı en haklı olandır." (Serahsi Usul 364) buyurmuştur

    Hz Ayşe annemizde de şöyle bir rivayet vardır.Peygamberimiz,
    "İnsanlara ne oluyor da,Allah'ın kitabında olmayan şartları,şart olarak ileri sürüyorlar.Kim Allah'ın Kitabında olmayan bir şartı şart koşarsa bu batıldır.Böyle yüz şart ileri sürse bile Allah'ın şartı en haklı ve en güvenilir olandır."Buhari Büyü 67 buyurmuşlardır.

    İmam Azam ve Onun öğrencileri rivayet ederken tercih ettikleri değerlendirmeler aşşağıdadır.
    1-Kuran'a uygunluk
    2-Akla uygunluk
    3-İnsana verilen değer
    4-Kolay ve maslahata uygun olanı tercih
    5-Maksada uygun olanı tercih
    6-Örfe uygunluk
    7-Zamanla ortaya çıkan gelişmeleri dikkate alma

    Yukarıdaki verdiğim bilgilere göre sözlerinizi açıklamak istermisiniz.Ya da yukarıdaki bilgiler ilginizi çekti ise bu konuya devam da edebilirim.


  15. 29.Aralık.2012, 11:51
    68
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Azrail'i döven Hz. Musa

    Acaba bu hadis İsraliyat kaynaklarında varmıdır? Çelebi israliyat kaynaklarını açıklarsa seviniriz?


  16. 29.Aralık.2012, 11:51
    68
    Devamlı Üye
    Acaba bu hadis İsraliyat kaynaklarında varmıdır? Çelebi israliyat kaynaklarını açıklarsa seviniriz?





+ Yorum Gönder
Git İlk 356