Konusunu Oylayın.: Rüya ve Yaşam

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Rüya ve Yaşam
  1. 30.Kasım.2012, 14:06
    1
    yıldızlaş
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2012
    Üye No: 98717
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Rüya ve Yaşam






    Rüya ve Yaşam Mumsema Rüya;

    Öncelikle rüyamı anlatayım. Ben bu gün aslında sabaha kadar uyuyamadım ancak bir ara uykuya dalmıştım ki rüya gördüm. Rüyamda üstü buzullarla kaplı bir denizin içindeyim, tertemiz bir deniz her şey net görülüyor, kocaman siyah bir vatoz balığı ve ondan kaçan insanlar görüyorum insanlar böyle çok küçük onun yanında ve kurtulmaya çalışıyorlar ondan, bense sadece izliyorum. Sonrasında denizli rüya bitiyor ve ben akışkan olmayan balgam çıkarıyorum ve kanlı (midem bulanıyor) daha sonra sadece kan damlıyor ağzımdan ve yerde yılldız şeklini alıyor, temiz bir suya damlayıp o su ona şekli veriyor. Rüyam bu şekildeydi.

    Yaşam;

    Şu günlerde aslında kendime bir istikamet belirlemeye çalışıyorum.. Yolumu bulamıyorum bir türlü, içimde sanki bir karanlık bir insan var, bir çok güzelliği göremez anlayamaz oldum, insanlara karşı çok acımasızım, herkesi kırıyorum, tüm bunların farkındayım ve yapmamaya çalışıyorum ancak günün sonunda bir bakıyorum aman Allah'ım ne yapmışım ben, bu ben miyim diyorum. Ben dine yöneldikçe bunlar oluyor, kendimi nasıl yöneteceğim, sağlam bir iman ve doğru bir ibadet hayatına doğru yönelmek istiyorum, Elhamdülillah Allah hiç kulunu darda bırakmıyor ama bende bir şeyler eksik, neden yapamıyorum, hangi günahlar insanı ibadetten alıkoyar, ruh nasıl temizlenir?


  2. 30.Kasım.2012, 14:06
    1



    Rüya;

    Öncelikle rüyamı anlatayım. Ben bu gün aslında sabaha kadar uyuyamadım ancak bir ara uykuya dalmıştım ki rüya gördüm. Rüyamda üstü buzullarla kaplı bir denizin içindeyim, tertemiz bir deniz her şey net görülüyor, kocaman siyah bir vatoz balığı ve ondan kaçan insanlar görüyorum insanlar böyle çok küçük onun yanında ve kurtulmaya çalışıyorlar ondan, bense sadece izliyorum. Sonrasında denizli rüya bitiyor ve ben akışkan olmayan balgam çıkarıyorum ve kanlı (midem bulanıyor) daha sonra sadece kan damlıyor ağzımdan ve yerde yılldız şeklini alıyor, temiz bir suya damlayıp o su ona şekli veriyor. Rüyam bu şekildeydi.

    Yaşam;

    Şu günlerde aslında kendime bir istikamet belirlemeye çalışıyorum.. Yolumu bulamıyorum bir türlü, içimde sanki bir karanlık bir insan var, bir çok güzelliği göremez anlayamaz oldum, insanlara karşı çok acımasızım, herkesi kırıyorum, tüm bunların farkındayım ve yapmamaya çalışıyorum ancak günün sonunda bir bakıyorum aman Allah'ım ne yapmışım ben, bu ben miyim diyorum. Ben dine yöneldikçe bunlar oluyor, kendimi nasıl yöneteceğim, sağlam bir iman ve doğru bir ibadet hayatına doğru yönelmek istiyorum, Elhamdülillah Allah hiç kulunu darda bırakmıyor ama bende bir şeyler eksik, neden yapamıyorum, hangi günahlar insanı ibadetten alıkoyar, ruh nasıl temizlenir?


    Benzer Konular

    - Rüya duasından sonra görülen rüya ne anlama gelir?

    - Acaba normal bir rüya mı yoksa istihare den kaynaklanan bir rüya mı?

    - Rüya Yorumu.. ben doğmadan önce üç gece ard arda rüya görmüşBunlarda "Adını Miraç koy

    - Peygamber efendimiz şeytani rüya olabilir dinden çıkarabilir bu rüya

    - Rüya görme makinası rüya görme makinesi ve ya rüya ile ilgili kısa bi slogan bulabilir misiniz?

  3. 30.Kasım.2012, 16:40
    2
    İsmailAbi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ekim.2012
    Üye No: 98294
    Mesaj Sayısı: 222
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Rüya ve Yaşam




    yaşamının içinde yaşıyorum.


  4. 30.Kasım.2012, 16:40
    2
    Devamlı Üye



    yaşamının içinde yaşıyorum.


  5. 30.Kasım.2012, 20:22
    3
    yıldızlaş
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2012
    Üye No: 98717
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Cevap: Rüya ve Yaşam

    Nasıl? Sizde mi bu durumları yaşıyorsunuz?


  6. 30.Kasım.2012, 20:22
    3
    Nasıl? Sizde mi bu durumları yaşıyorsunuz?


  7. 04.Aralık.2012, 23:24
    4
    yıldızlaş
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2012
    Üye No: 98717
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Cevap: Rüya ve Yaşam

    Konuyu tekrar gündeme getiriyorum, çünkü bu durum devam ediyor... Medet'im Allah'tan, ama sizin aracılığınızla olacak diye düşünüyorum...


  8. 04.Aralık.2012, 23:24
    4
    Konuyu tekrar gündeme getiriyorum, çünkü bu durum devam ediyor... Medet'im Allah'tan, ama sizin aracılığınızla olacak diye düşünüyorum...


  9. 04.Aralık.2012, 23:41
    5
    baran1905
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Kasım.2012
    Üye No: 98436
    Mesaj Sayısı: 8
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Rüya ve Yaşam

    Dinimizin hoşgörü dini olduğunu unutmamalısın. Bende kendimi dine çok kaptırdığım zaman agresifleşebiliyorum. Bunun sebebi ailemin biraz dinden uzak olması beni oldukça rahatsız ettiğinden bazen çok bunalıyorum evde olmaktan. Ama unutmamalıyız dinimiz hoş görü dini peygamber efendimiz(sav) müşriklere bile müthiş bi hoşgörüyle yaklaşırken biz yakınlarımıza tahammül edemiyoruz. Bunları sürekli aklımıza getirmekte fayda var diye düşünüyorum. Allah yar ve yardımcın olsun.


  10. 04.Aralık.2012, 23:41
    5
    baran1905 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Dinimizin hoşgörü dini olduğunu unutmamalısın. Bende kendimi dine çok kaptırdığım zaman agresifleşebiliyorum. Bunun sebebi ailemin biraz dinden uzak olması beni oldukça rahatsız ettiğinden bazen çok bunalıyorum evde olmaktan. Ama unutmamalıyız dinimiz hoş görü dini peygamber efendimiz(sav) müşriklere bile müthiş bi hoşgörüyle yaklaşırken biz yakınlarımıza tahammül edemiyoruz. Bunları sürekli aklımıza getirmekte fayda var diye düşünüyorum. Allah yar ve yardımcın olsun.


  11. 04.Aralık.2012, 23:48
    6
    yıldızlaş
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2012
    Üye No: 98717
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Cevap: Rüya ve Yaşam

    Bu agresiflik durumu geçici bir durum, ancak istikrarsızlık bir türlü geçmiyor. Hani ibadet etme konusunda ısrarcı olup istikrarlı olsam bile bir süre sonra sanki rutin bir iş yapıyormuş gibi bir hissizlik durumu meydana geliyor. Bunun üzerine devam etmeye çalışıyorsun yinede, ama öyle bir şey olmuş ki ibadetlerin kesilivermiş ve sen bunu çok çok sonra fark ediyorsun. Bir türlü dengeyi bulamıyorsun, o kadar zor ki kendinle, kendi bilincinle çevren ve sosyal ilişkilerin arasında kalmak işte bunların çözümü nedir bunu arıyorum..


  12. 04.Aralık.2012, 23:48
    6
    Bu agresiflik durumu geçici bir durum, ancak istikrarsızlık bir türlü geçmiyor. Hani ibadet etme konusunda ısrarcı olup istikrarlı olsam bile bir süre sonra sanki rutin bir iş yapıyormuş gibi bir hissizlik durumu meydana geliyor. Bunun üzerine devam etmeye çalışıyorsun yinede, ama öyle bir şey olmuş ki ibadetlerin kesilivermiş ve sen bunu çok çok sonra fark ediyorsun. Bir türlü dengeyi bulamıyorsun, o kadar zor ki kendinle, kendi bilincinle çevren ve sosyal ilişkilerin arasında kalmak işte bunların çözümü nedir bunu arıyorum..


  13. 05.Aralık.2012, 00:56
    7
    baran1905
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Kasım.2012
    Üye No: 98436
    Mesaj Sayısı: 8
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Rüya ve Yaşam

    Namaza başladığım ilk zamanlarda bendede bu hissiyat vardı şeytan inanılmaz uğraşıyo ilk 4-5 ay. İçimden Allahım namaz kılmanın sonu yok ömrümün sonuna kadar nasıl kılcam diye içim içimi kemiriyodu. Hatta bırakma noktasına bile geldim ama bırakmadım ve inat ettim Allahıma şükürler olsunki 1.5 yıldır kılıyorum ve inan artık namaz bana yemek içmek nekadar insan için zorunluysa okadar zorunlu geliyo. Yani o zorakilik emin ol bir süre sonra geçiyo. Ama tabi çevre inanılmaz etkiliyo. seni din konusunda kimin kısıtladığını maneviyatına zarar verdiğini düşünüyosan arana mesafe koy. Allahın emrinden daha önemli değil onların arkadaşlıkları. Birde namazın rutin olması ile ilgili bi yazı paylaşım yararlı olur umarım

    Efendim, bu konuya ait bir değerlendirmeyi İmam-ı Şarani'nin Levakıh'ından özetlemiştim vaktiyle. Ona bir daha göz atacak olursak ümit verici bir yaklaşımın olduğunu görecek, ibadetlerinizde ne kadar karışık ruh hali olursa olsun bir gevşeme söz konusu olmayacaktır inşaallah. Hazret-i İmam, ibadetlerde zevk almama, huzur duymama halini anlatırken şu bilgileri vermektedir.

    İbadetlerinde zevk almak, heyecan duymak hemen hepimizin hoşuna giden bir güzel mazhariyettir. İnsanı etkileyen bir derinliktir. Bunu herkes arzular. Bu derinlik olmalıdır da... Ancak istenen bu huzur yakalanamadığı takdirde ümitsizliğe kapılmak da yanlıştır.

    Hatta, Allah'ın öyle kulları da olmuş ki, ibadet ve itaatlerinde zevk alıp derin huzur duymaktan memnun olmamış, bu hislerini ibadet ve itaatin ruhu olan ihlasa aykırı bile bulmuş, zevk ve huzur için ibadet ediyor duruma girdiklerini düşünerek dualarında şöyle demişlerdir:

    "Allah'ım, bizi sana ibadet ve itaat ettiren ibadetlerimizde aldığımız zevk ve huzur ise biz bundan sana sığınıyor, zayıfları teşvik için verdiğin bu ücreti içimizden silmeni diliyoruz... "

    İmam bundan sonra şu değerlendirmeyi yaparak diyor ki:

    - Bir kimse namazında, niyazında duyduğu zevk ve huzurdan çok seviniyor da bunu namazın şartı gibi hep bekliyorsa, bilsin ki o kimse lezzet ve huzur bağımlısıdır. Daldığı huzur ve aldığı lezzetin teşvikiyle ibadet ediyor, ihlasın ve karşılıksızlığın gereğiyle değil.

    Şarani Hazretleri burada bir örnek de veriyor:

    - Mısır'ın maneviyat büyüklerinden Efdalüddin Hazretleri bir gün bana şöyle dedi: Uzun zamandır gece ibadetlerimde ilerlemeler kaydediyor, kendi kendime ihlasım gittikçe artıyor, diye düşünüyordum. Bir gece tefekkürümde farklı şeyler ilham edildi bana. İçimden bir ses beni ikaz etti. Senin ibadetlerinde ilerlemen ihlastan değil, ibadet sırasında aldığın ruhani lezzet ile duyduğun huzurdan dolayıdır. Hele bir aldığın zevk bitsin, duyduğun huzur kaybolsun, nefsin itiraz etsin, kafan, gönlün karmakarışık durumda ibadet eder hale gel de o zaman gör ihlasının artıp artmadığını!.. Efdalüddin Hazretleri konuyu şöyle bağlamaktadır:

    - Bundan sonra zevk almadan, huzur duymadan yaptığım ibadetleri nefsimle daha ciddi mücadele ederek yaptığım ibadetler olarak gördüm, asıl ihlasın böyle nefisle mücadele ederek yapılan ibadette olduğunu anladım!..

    Bu yoruma göre denebilir ki, günlük meşguliyetlerin içinde gözümüze, gönlümüze akseden görüntüler kafamızı karıştırıp, zihnimizi meşgul edebilir, ibadetlerimizde huzur duyamaz, zevk alamaz hale getirebilir. Adeta nefsimizle cebelleşerek ibadet yapıyor duruma bile düşebiliriz. Ama bütün bunlara rağmen ibadetlerimizde bir gevşeme ve şüpheye düşme söz konusu olamaz. Biliriz ki, bizler ruhani zevk ve huzur için değil, Rabb'imizin emri olduğu için ibadet ediyoruz. Görevimiz İlahi emri hiçbir beklenti içine girmeden yerine getirmektir...


  14. 05.Aralık.2012, 00:56
    7
    baran1905 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Namaza başladığım ilk zamanlarda bendede bu hissiyat vardı şeytan inanılmaz uğraşıyo ilk 4-5 ay. İçimden Allahım namaz kılmanın sonu yok ömrümün sonuna kadar nasıl kılcam diye içim içimi kemiriyodu. Hatta bırakma noktasına bile geldim ama bırakmadım ve inat ettim Allahıma şükürler olsunki 1.5 yıldır kılıyorum ve inan artık namaz bana yemek içmek nekadar insan için zorunluysa okadar zorunlu geliyo. Yani o zorakilik emin ol bir süre sonra geçiyo. Ama tabi çevre inanılmaz etkiliyo. seni din konusunda kimin kısıtladığını maneviyatına zarar verdiğini düşünüyosan arana mesafe koy. Allahın emrinden daha önemli değil onların arkadaşlıkları. Birde namazın rutin olması ile ilgili bi yazı paylaşım yararlı olur umarım

    Efendim, bu konuya ait bir değerlendirmeyi İmam-ı Şarani'nin Levakıh'ından özetlemiştim vaktiyle. Ona bir daha göz atacak olursak ümit verici bir yaklaşımın olduğunu görecek, ibadetlerinizde ne kadar karışık ruh hali olursa olsun bir gevşeme söz konusu olmayacaktır inşaallah. Hazret-i İmam, ibadetlerde zevk almama, huzur duymama halini anlatırken şu bilgileri vermektedir.

    İbadetlerinde zevk almak, heyecan duymak hemen hepimizin hoşuna giden bir güzel mazhariyettir. İnsanı etkileyen bir derinliktir. Bunu herkes arzular. Bu derinlik olmalıdır da... Ancak istenen bu huzur yakalanamadığı takdirde ümitsizliğe kapılmak da yanlıştır.

    Hatta, Allah'ın öyle kulları da olmuş ki, ibadet ve itaatlerinde zevk alıp derin huzur duymaktan memnun olmamış, bu hislerini ibadet ve itaatin ruhu olan ihlasa aykırı bile bulmuş, zevk ve huzur için ibadet ediyor duruma girdiklerini düşünerek dualarında şöyle demişlerdir:

    "Allah'ım, bizi sana ibadet ve itaat ettiren ibadetlerimizde aldığımız zevk ve huzur ise biz bundan sana sığınıyor, zayıfları teşvik için verdiğin bu ücreti içimizden silmeni diliyoruz... "

    İmam bundan sonra şu değerlendirmeyi yaparak diyor ki:

    - Bir kimse namazında, niyazında duyduğu zevk ve huzurdan çok seviniyor da bunu namazın şartı gibi hep bekliyorsa, bilsin ki o kimse lezzet ve huzur bağımlısıdır. Daldığı huzur ve aldığı lezzetin teşvikiyle ibadet ediyor, ihlasın ve karşılıksızlığın gereğiyle değil.

    Şarani Hazretleri burada bir örnek de veriyor:

    - Mısır'ın maneviyat büyüklerinden Efdalüddin Hazretleri bir gün bana şöyle dedi: Uzun zamandır gece ibadetlerimde ilerlemeler kaydediyor, kendi kendime ihlasım gittikçe artıyor, diye düşünüyordum. Bir gece tefekkürümde farklı şeyler ilham edildi bana. İçimden bir ses beni ikaz etti. Senin ibadetlerinde ilerlemen ihlastan değil, ibadet sırasında aldığın ruhani lezzet ile duyduğun huzurdan dolayıdır. Hele bir aldığın zevk bitsin, duyduğun huzur kaybolsun, nefsin itiraz etsin, kafan, gönlün karmakarışık durumda ibadet eder hale gel de o zaman gör ihlasının artıp artmadığını!.. Efdalüddin Hazretleri konuyu şöyle bağlamaktadır:

    - Bundan sonra zevk almadan, huzur duymadan yaptığım ibadetleri nefsimle daha ciddi mücadele ederek yaptığım ibadetler olarak gördüm, asıl ihlasın böyle nefisle mücadele ederek yapılan ibadette olduğunu anladım!..

    Bu yoruma göre denebilir ki, günlük meşguliyetlerin içinde gözümüze, gönlümüze akseden görüntüler kafamızı karıştırıp, zihnimizi meşgul edebilir, ibadetlerimizde huzur duyamaz, zevk alamaz hale getirebilir. Adeta nefsimizle cebelleşerek ibadet yapıyor duruma bile düşebiliriz. Ama bütün bunlara rağmen ibadetlerimizde bir gevşeme ve şüpheye düşme söz konusu olamaz. Biliriz ki, bizler ruhani zevk ve huzur için değil, Rabb'imizin emri olduğu için ibadet ediyoruz. Görevimiz İlahi emri hiçbir beklenti içine girmeden yerine getirmektir...


  15. 05.Aralık.2012, 03:31
    8
    yıldızlaş
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2012
    Üye No: 98717
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Cevap: Rüya ve Yaşam

    Allah razı olsun, paylaştığın fikirlerin, deneyimlerin ve bu yazı için çok teşekkür ederim. Bu yazdıkların biraz daha aydınlattı beni.


  16. 05.Aralık.2012, 03:31
    8
    Allah razı olsun, paylaştığın fikirlerin, deneyimlerin ve bu yazı için çok teşekkür ederim. Bu yazdıkların biraz daha aydınlattı beni.


  17. 05.Aralık.2012, 05:40
    9
    İsmailAbi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ekim.2012
    Üye No: 98294
    Mesaj Sayısı: 222
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Rüya ve Yaşam

    yıldızlaş Nickli Üyeden Alıntı
    Nasıl? Sizde mi bu durumları yaşıyorsunuz?
    aynılarını yaşıyorum uyku problemimde var.sıkıntılıyım.


  18. 05.Aralık.2012, 05:40
    9
    Devamlı Üye
    yıldızlaş Nickli Üyeden Alıntı
    Nasıl? Sizde mi bu durumları yaşıyorsunuz?
    aynılarını yaşıyorum uyku problemimde var.sıkıntılıyım.


  19. 05.Aralık.2012, 18:57
    10
    yıldızlaş
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Kasım.2012
    Üye No: 98717
    Mesaj Sayısı: 19
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Cevap: Rüya ve Yaşam

    Allah hepimizin yardımcısı olsun ne diyeyim.


  20. 05.Aralık.2012, 18:57
    10
    Allah hepimizin yardımcısı olsun ne diyeyim.





+ Yorum Gönder