Konusunu Oylayın.: Sıkıntılar sorunlar..

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sıkıntılar sorunlar..
  1. 28.Kasım.2012, 02:35
    1
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Sıkıntılar sorunlar..






    Sıkıntılar sorunlar.. Mumsema Uzun zaman üstesinden gelemediğimiz sorunlarımızı nasıl aşarız? Tabi dini yönden cevap bekliyorum. Sebeplere yapışmak gerek Allah'ın bizi kurtarması için, peki neler buna vesile olabilir? Beni aydınlatırsanız sevinirim, şimdiden Allah razı olsun.


  2. 28.Kasım.2012, 02:35
    1
    Devamlı Üye



    Uzun zaman üstesinden gelemediğimiz sorunlarımızı nasıl aşarız? Tabi dini yönden cevap bekliyorum. Sebeplere yapışmak gerek Allah'ın bizi kurtarması için, peki neler buna vesile olabilir? Beni aydınlatırsanız sevinirim, şimdiden Allah razı olsun.


    Benzer Konular

    - Sıkıntılar için salavat

    - Belirtisiz sıkıntılar

    - Sıkıntılar cok sıktı ...

    - Evlilikte cekilen sıkıntılar sorunlar,eşimin ailemle olan sıkıntıları cekmem kadermidir?

    - Sıkıntılar için dualar

  3. 28.Kasım.2012, 02:39
    2
    İsmailAbi
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ekim.2012
    Üye No: 98294
    Mesaj Sayısı: 222
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Sıkıntılar sorunlar..




    Uzun süre seni yoran sorunlara alışınca belli bir süre sonra vücud panzehir sağlıyor.Allaha yakarışa ve takvaya devam.Kurtuluş için birazcık zorluklarla karşılanabilinir.Rabbim dayanma gücü versin.Ama fazla önemsememek lazım.Dünyada milyonlarca acı çeken insan var.Savaşların olmadığı yerlerde bile çocuk ve kadın istismarı hat safhada.Hale şükür etmek lazım.Çok çok şanslı olduğunu takrar takrar dile getirip yaratıcına mühendisin yüce ALLAHA sarılman lazım.


  4. 28.Kasım.2012, 02:39
    2
    Devamlı Üye



    Uzun süre seni yoran sorunlara alışınca belli bir süre sonra vücud panzehir sağlıyor.Allaha yakarışa ve takvaya devam.Kurtuluş için birazcık zorluklarla karşılanabilinir.Rabbim dayanma gücü versin.Ama fazla önemsememek lazım.Dünyada milyonlarca acı çeken insan var.Savaşların olmadığı yerlerde bile çocuk ve kadın istismarı hat safhada.Hale şükür etmek lazım.Çok çok şanslı olduğunu takrar takrar dile getirip yaratıcına mühendisin yüce ALLAHA sarılman lazım.


  5. 28.Kasım.2012, 03:15
    3
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Sıkıntılar sorunlar..

    İstanbul ya sen beni, ya ben seni alacağım Dedi... Fatih Sultan Mehmed Han....

    Ne demekti şimdi bu....???? Çokmu hırslıydı Fatih Sultan Mehmed Han..... Yada Çokmu Taşkın.

    Belki manen bir hal ile şehidlik makamlarının ulaşabileceği bir makam kendisine gösterildi ve bu makamın sahibisizin, Rab'binizden size lutfedilen makam işte budur dendi.....

    Olabilirmi....???? Allahu Alem.

    İstanbul'u aldığında Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in iltifatına mazhar olacaktı. Cennetle Müjdelenenler arasında yerini alacaktı belki..... Almuştuda belki.

    O Fatih.... Kendisine gösterilen makama ulaşmayı gaye edinmişti bir kere.

    O makamı ya şehidlikle, yada Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in vaadinden bilmekteydi.

    Ya O İstanbul'u alacak ve Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in takdir ve teveccühüne mazhar olacaktı.

    Yada O İstanbul Koskoca Fatih'i alacakta, Şehid Olacakta Yine aynı makama ulaşacaktı.


  6. 28.Kasım.2012, 03:15
    3
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    İstanbul ya sen beni, ya ben seni alacağım Dedi... Fatih Sultan Mehmed Han....

    Ne demekti şimdi bu....???? Çokmu hırslıydı Fatih Sultan Mehmed Han..... Yada Çokmu Taşkın.

    Belki manen bir hal ile şehidlik makamlarının ulaşabileceği bir makam kendisine gösterildi ve bu makamın sahibisizin, Rab'binizden size lutfedilen makam işte budur dendi.....

    Olabilirmi....???? Allahu Alem.

    İstanbul'u aldığında Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in iltifatına mazhar olacaktı. Cennetle Müjdelenenler arasında yerini alacaktı belki..... Almuştuda belki.

    O Fatih.... Kendisine gösterilen makama ulaşmayı gaye edinmişti bir kere.

    O makamı ya şehidlikle, yada Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in vaadinden bilmekteydi.

    Ya O İstanbul'u alacak ve Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in takdir ve teveccühüne mazhar olacaktı.

    Yada O İstanbul Koskoca Fatih'i alacakta, Şehid Olacakta Yine aynı makama ulaşacaktı.


  7. 28.Kasım.2012, 05:17
    4
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Sıkıntılar sorunlar..

    Şu videoyu seyredersen faydalı olur inşallah A.Bayındır Hoca çok güzel açıklamış.

    http://www.mumsema.com/kuran-arapca-...dir-video.html


  8. 28.Kasım.2012, 05:17
    4
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Şu videoyu seyredersen faydalı olur inşallah A.Bayındır Hoca çok güzel açıklamış.

    http://www.mumsema.com/kuran-arapca-...dir-video.html


  9. 28.Kasım.2012, 13:46
    5
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Sıkıntılar sorunlar..

    Üçüncü Nokta: İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet hakikî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre hâdisatın tazyikatından kurtulabilir. "Tevekkeltü alallah" der, sefine-i hayatta kemal-i emniyetle hâdisatın dağlarvari dalgaları içinde seyran eder. Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak'ın yed-i kudretine emanet eder, rahatla dünyadan geçer, berzahta istirahat eder. Sonra saadet-i ebediyeye girmek için Cennet'e uçabilir. Yoksa tevekkül etmezse, dünyanın ağırlıkları uçmasına değil, belki esfel-i safilîne çeker. Demek iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder. Fakat yanlış anlama. Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbabı dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-i fiilî telakki ederek; müsebbebatı yalnız Cenab-ı Hak'tan istemek ve neticeleri ondan bilmek ve ona minnettar olmaktan ibarettir.

    Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer:

    Vaktiyle iki adam hem bellerine, hem başlarına ağır yükler yüklenip, büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi girer girmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup nezaret eder. Diğeri hem ahmak, hem mağrur olduğundan yükünü yere bırakmıyor. Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et." O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. Belki zayi' olur. Ben kuvvetliyim. Malımı, belimde ve başımda muhafaza edeceğim." Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir, daha ziyade iyi muhafaza eder. Belki başın döner, yükün ile beraber denize düşersin. Hem gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın gittikçe ağırlaşan şu yüklere tâkat getiremeyecek. Kaptan dahi eğer seni bu halde görse, ya divanedir diye seni tardedecek. Ya haindir, gemimizi ittiham ediyor, bizimle istihza ediyor, hapis edilsin, diye emredecektir. Hem herkese maskara olursun. Çünki ehl-i dikkat nazarında, za'fı gösteren tekebbürün ile, aczi gösteren gururun ile, riyayı ve zilleti gösteren tasannuun ile kendini halka mudhike yaptın. Herkes sana gülüyor." denildikten sonra o bîçarenin aklı başına geldi. Yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh!.. Allah senden razı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum." dedi.

    İşte ey tevekkülsüz insan! Sen de bu adam gibi aklını başına al, tevekkül et. Tâ bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisenin karşısında titremekten ve hodfüruşluktan ve maskaralıktan ve şekavet-i uhreviyeden ve tazyikat-ı dünyeviye hapsinden kurtulasın.
    Sözler ( 315 )


  10. 28.Kasım.2012, 13:46
    5
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Üçüncü Nokta: İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet hakikî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre hâdisatın tazyikatından kurtulabilir. "Tevekkeltü alallah" der, sefine-i hayatta kemal-i emniyetle hâdisatın dağlarvari dalgaları içinde seyran eder. Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlak'ın yed-i kudretine emanet eder, rahatla dünyadan geçer, berzahta istirahat eder. Sonra saadet-i ebediyeye girmek için Cennet'e uçabilir. Yoksa tevekkül etmezse, dünyanın ağırlıkları uçmasına değil, belki esfel-i safilîne çeker. Demek iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder. Fakat yanlış anlama. Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbabı dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-i fiilî telakki ederek; müsebbebatı yalnız Cenab-ı Hak'tan istemek ve neticeleri ondan bilmek ve ona minnettar olmaktan ibarettir.

    Tevekkül eden ve etmeyenin misalleri, şu hikâyeye benzer:

    Vaktiyle iki adam hem bellerine, hem başlarına ağır yükler yüklenip, büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi girer girmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup nezaret eder. Diğeri hem ahmak, hem mağrur olduğundan yükünü yere bırakmıyor. Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et." O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. Belki zayi' olur. Ben kuvvetliyim. Malımı, belimde ve başımda muhafaza edeceğim." Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir, daha ziyade iyi muhafaza eder. Belki başın döner, yükün ile beraber denize düşersin. Hem gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın gittikçe ağırlaşan şu yüklere tâkat getiremeyecek. Kaptan dahi eğer seni bu halde görse, ya divanedir diye seni tardedecek. Ya haindir, gemimizi ittiham ediyor, bizimle istihza ediyor, hapis edilsin, diye emredecektir. Hem herkese maskara olursun. Çünki ehl-i dikkat nazarında, za'fı gösteren tekebbürün ile, aczi gösteren gururun ile, riyayı ve zilleti gösteren tasannuun ile kendini halka mudhike yaptın. Herkes sana gülüyor." denildikten sonra o bîçarenin aklı başına geldi. Yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh!.. Allah senden razı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum." dedi.

    İşte ey tevekkülsüz insan! Sen de bu adam gibi aklını başına al, tevekkül et. Tâ bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisenin karşısında titremekten ve hodfüruşluktan ve maskaralıktan ve şekavet-i uhreviyeden ve tazyikat-ı dünyeviye hapsinden kurtulasın.
    Sözler ( 315 )


  11. 28.Kasım.2012, 13:52
    6
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Sıkıntılar sorunlar..

    Kırlangıç kardeşim,

    Size YİRMİBEŞİNCİ LEM'A olan HASTALAR RİSALESİNİ ve İKİNCİ LEM'A ve YİRMİNCİ MEKTUBU tavsiye ediyorum..Ben bu risalelerden derdime derman bulduğum için bir kardeşiniz olarak şefkatle size tavsiye ediyorum...Eğer dikkatli olarak okursanız siz de bu Kur'an eczanesinden alınmış ilaçlar ile dertlerinize derman bulursunuz inşaallah.


  12. 28.Kasım.2012, 13:52
    6
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Kırlangıç kardeşim,

    Size YİRMİBEŞİNCİ LEM'A olan HASTALAR RİSALESİNİ ve İKİNCİ LEM'A ve YİRMİNCİ MEKTUBU tavsiye ediyorum..Ben bu risalelerden derdime derman bulduğum için bir kardeşiniz olarak şefkatle size tavsiye ediyorum...Eğer dikkatli olarak okursanız siz de bu Kur'an eczanesinden alınmış ilaçlar ile dertlerinize derman bulursunuz inşaallah.


  13. 28.Kasım.2012, 19:29
    7
    dfk__
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Kasım.2012
    Üye No: 98763
    Mesaj Sayısı: 16
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Sıkıntılar sorunlar..

    Selamun Aleyküm,

    Tabiki ALLAHA sığınarak aşabilirsiniz.Peygamberimiz( sav) dünyada ençok sıkıntılara maruz kalmış ama hep Rabbisine müracat etmiş ve üstesinden gelmiş. Bizde daima Rabbimize dua ile yardım isteyip kendimizde gayret etmeliyiz.Bazen sıkıntılar, musibetler günahlara kefarettir buda başka bir konu. ALLAHA emanet olunuz acil şifalar...


  14. 28.Kasım.2012, 19:29
    7
    Üye
    Selamun Aleyküm,

    Tabiki ALLAHA sığınarak aşabilirsiniz.Peygamberimiz( sav) dünyada ençok sıkıntılara maruz kalmış ama hep Rabbisine müracat etmiş ve üstesinden gelmiş. Bizde daima Rabbimize dua ile yardım isteyip kendimizde gayret etmeliyiz.Bazen sıkıntılar, musibetler günahlara kefarettir buda başka bir konu. ALLAHA emanet olunuz acil şifalar...





+ Yorum Gönder