Konusunu Oylayın.: Dürüstlük üzerine hadislere ihityacım var

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Dürüstlük üzerine hadislere ihityacım var
  1. 19.Kasım.2012, 16:21
    1
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Dürüstlük üzerine hadislere ihityacım var






    Dürüstlük üzerine hadislere ihityacım var Mumsema Kızımın din kültürü ödevi için dürüstlük ile ilgili hadislere ihityacım var arkadaşlar


  2. 19.Kasım.2012, 16:21
    1
    Devamlı Üye



    Kızımın din kültürü ödevi için dürüstlük ile ilgili hadislere ihityacım var arkadaşlar


    Benzer Konular

    - Mevzu hadislere örnekler

    - Hadislere göre reklam

    - Hadislere nasıl güvenebiliriz?

    - Dürüstlük ile ilgili Dürüstlük Ile Kompozisyon örnekleri

    - Uydurma hadislere örnek

  3. 19.Kasım.2012, 16:54
    2
    sons
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ekim.2012
    Üye No: 98031
    Mesaj Sayısı: 83
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 32
    Bulunduğu yer: ankara

    Cevap: Dürüstlük üzerine hadislere ihityacım var




    “Doğru konuş, sözünde dur!”
    Doğru konuş, sözünde dur Resulullah Efendimiz, Muâz bin Cebel’e bir nasihatında buyurdu ki: “Ey Muâz! Sana Allah’dan korkmayı, O’na sığınmayı, doğru konuşmayı, verdiğin sözde durmayı, herkese selâm vermeyi, güzel amel ve işlerde bulunmayı, öksüze merhamet etmeyi, tatlı sözlü olmayı, Kur’ân-ı kerîmi okuyup anlamayı, ahireti sevmeyi, ahiret hesabının korkusunu taşımayı ve herkese şefkat kanatlarını germeği tavsiye eder; hikmet sahiplerine kötü söz söylemekten, doğruyu yalanlamaktan, günahkâra itâatten, âdil hükümdara isyandan ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan seni nehyederim, (sakındırırım) Her yerde Allahü teâlâyı zikretmeyi ve her günahın peşinden tövbe etmeyi tavsiye ederim Gizli günah işlediğin zaman gizli, âşikâre günah işlediğin zaman âşikâre tövbe edersin”
    Hz Muâz, Peygamberimizden tekrar nasihât istediğinde: “Allah’ı görür gibi ibâdet et ve kendini ölmüş gibi bil! İstersen bütün bunları içine lan daha mühimini bildireyim: Dilini tut?” buyurdu
    Ebû İdris el-Havlânî, Hz Muâz bin Cebel’e: “Seni allah için seviyorum” dediğinde, Muâz bin Cebel: “Sana müjdeler olsun! Ben Resûl-i Ekrem’in şöyle buyurduğunu işittim: “Kıyamet günü arşın etrafında, bir takım insanlar için kürsüler kurulacaktır Bunların yüzleri ayın ondördü gibi parlayacaktır İnsanlar feryad ederekn onlar korkmazlar Korku ve kederleri olmayan kimseler, Allah’ın gerçek dostlarıdır” buyurdu Peygamberimize bunların kim olduğu sorulunca: “Onlar Allah için birbirlerini seven kimselerdir” Buyurdu
    Peygamberimiz Hz Muâz’a: “Yâ Muâz! Ben seni severim Bunun için her namazdan sonra şu duâyı terk etme! Buyurdu ve duâyı okudu: “Allahümme e’ınnî alâ zikrike ve şükrike ve husni ibadetike” Yâni, “Allahım! Ancak seni anmak, sana şükretmek ve güzelce ibadet etmek için bana yardım et”
    “Ey Allah’ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasib et ve senin sevgini (sıcak ve harâketli günde) soğuk suyu sevmekten bana daha sevimli kıl

    Dürüstlük ile ilgili hadisler

    Hasan İbni Ali İbni Ebû Tâlib
    Resûl-i Ekrem Efendimiz'in sevgili torunu Hz Hasan, hicretin üçüncü yılı ramazanında doğdu Kendisine Hasan ismini ve Ebû Muhammed künyesini Hz Peygamber verdi Efendimiz'in yakın alâkası, şefkati ve terbiyesi altında büyüdü Râşid halifelerin beşincisidir Halifelik hakkından Muâviye lehine vaz geçmek suretiyle müslümanlar arasındaki birliği temin etmeye çalıştı Cömert ve hakîm bir zattı
    Hz Peygamber'den 13 hadîs rivayet etti Rivayetleri Sünen'lerde yer aldı
    50 (670) yılında vefat eden Hz Hasan'ın kabri Bakî'dedir
    Allah ondan razı olsun
    Açıklamalar
    Ahmed İbni Hanbel'in Müsned'inde yer alan rivayete göre Hz Hasan'a, "Hatırında Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den ezberlediğin neler var?" diye sormuşlar O verdiği cevapta bu hadîs-i şerîfi de zikretmiştir
    594 numarada tekrarlanacak olan hadis, genel bir kural olarak "şüphe veren şeyi şüphe vermeyenle değiştirmeyi" öğütlemektedir Şüphe veren ile vermeyeni tayin işinde ölçü, müslümanın gönlüdür Çünkü kalp, doğrudan tatmin, yalandan tedirgin olur
    Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den zayıf bir sened ile rivayet edilen bir başka hadiste:
    - Bir şeyin bana şüphe verip vermediğini nasıl anlayabilirim? diyen kişiye Hz Peygamber şu tavsiyede bulunmuştur:
    - "Elini kalbinin üzerine koy Çünkü kalp haramdan irkilir ve çırpınır, helalden de sükûn ve huzur bulur" (Heysemî, Mecme'u'z-zevâid, X, 294)
    Eli kalp üzerine koyup kalp atışlarını dinlemek, günümüzdeki "yalan makinası" uygulamasını andıran psikoljik bir yöntemdir
    Diğer taraftan, iman kesinlik (yakîn) ister İmandan kaynaklanan söz ve davranışların da doğru ve kesin olması gerekir Kuşkulu ve tereddütlü işler yapmak, bir başka hadiste belirtildiği üzere (bk 589 hadis), yasak bölge yakınında gezinmektir Her an harama düşme tehlikesi ile başbaşa olmak demektir Oysa "Korkulu rüya görmektense uyanık durmak yeğdir" Şüpheli şeyleri terketmek, bir çok sıkıntıdan peşinen kurtulmak demektir
    Helâl ve haram şuuru, şüphelilere karşı gösterilecek dikkatli tavırlarla canlı tutulabilir Özellikle haram sınırlarının hızla yok edildiği günümüzde bu konu daha bir nezâket ve ehemmiyet kazanmıştır Şüphelileri terketmek, müslümanı günah işlemiş olma ihtimalinin kahredici endişesinden kurtaracaktır
    Hadisten Öğrendiklerimiz
    1 Şüphelilerden uzak durup helâl olanlara yönelmek gerekir Harama düşmekten korunmak böylece sağlanmış olur
    2 İnsan "içine sinmeyen" veya " içinin ısınmadığı" konulardan uzak kalmalıdır Gönül yatkınlığı herkes için özel ölçüdür "Müftiler fetvâ verse de sen gönlüne bak!" (Ahmed İbni Hanbel, Müsned IV, 194) hadîs-i şerîfi daima ölçü alınmalıdır
    3 Allah saygısı ile dolu olan müslümanlar, büyük günahlara düşme endişesi ile küçük günahlardan uzak dururlar

    `

    57 Ebû Süfyân Sahr İbni Harb radıyallahu anh, Bizans Kralı He-rakliyus ile aralarında geçen uzun konuşmayı naklederken şöyle dedi:
    Herakliyus:
    - O (peygamber olduğunu söyleyen) adam size neleri emrediyor? diye sordu Ben de:
    - Sadece Allah'a kulluk ediniz, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayınız Atalarınızın iman ettiklerini söyledikleri şeyleri terkediniz, diyor ve bize namaz kılmayı, sözde ve işde doğruluğu, iffetli yaşamayı ve akraba ile ilgilenmeyi emrediyor, dedim


    Buhârî, Bed'u'l-vahy 6, Salât 1, Sadakât 28; Müslim, Cihâd 74

    Ebû Süfyân Sahr İbni Harb
    Ebû Süfyân, Fil olayından on sene kadar önce Mekke'de doğdu Uhud ve Hendek savaşlarında Kureyşli müşriklerin reisi idi Arap dâhilerinden sayılan Ebû Süfyân, Mekke Fethi'nden önceki gece müslüman oldu Müellefe-i kulûbtan olduğu için kendisine Huneyn Savaşı ganimetlerinden yüz deve ve kırk ukıyye gümüş verildi Tâif kuşatmasında bir gözünü , Yermük Harbi'nde de öteki gözünü kaybetti
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kayınpederi de olan Ebû Süfyân, oğulları Yezid ve Muaviye'nin Şam'daki emirliklerini görecek kadar yaşadı Riyaseti ve şöhreti severdi Hicrî 31 yılında doksan yaşlarında iken Medine'de vefât etti Cenâze namazını Hz Osman kıldırdı
    Allah ondan razı olsun
    Açıklamalar
    Hudeybiye antlaşmasından sonra Hz Peygamber çevredeki yöneticilere İslâm'a davet mektupları yazmıştır Bu mektuplardan birini de Bizans kralı Herakliyus'a göndermiştir Mektup, o sırada Kudüs'te bulunan Herakliyus'un ilgisini çekmiş, durumu soruşturmak istemiş ve ticâret maksadıyla Şam'a gitmekte olan Mekkelileri sarayına getirtmiştir Ebû Süfyân'ı muhatap alarak ona Hz Peygamber ile ilgili sorular sormuştur İşte bu sorulardan birini hadisimizde bulmaktayız Ebû Süfyân'ın cevabında Hz Peygamber'in, namaz kılmayı, söz ve fiilde doğruluğu emrettiğini söylemesi, doğruluğun ta baştan beri Peygamberimiz tarafından tavsiye edilen bir meziyet olduğunu göstermektedir
    Sözde ve işde doğru olmak, peygamberlerin ortak daveti ve müş-terek özellikleridir Her peygamber ümmetinden doğru olmalarını istemiştir Bizzat Hz Peygamber de peygamber olmadan önce bile Araplar arasında "emin (güvenilir, doğru) kişi" olarak bilinirdi
    Hadis 329 numara ile bir kez daha gelecektir
    Hadisten Öğrendiklerimiz
    1 Hz Peygamber'in doğruluğunu düşmanları bile kabul ve takdir etmek zorunda kalmışlardır
    2 Doğruluk ve eminlik peygamberlerin ortak özelliklerindendir


    -

    58 Ebû Sâbit, Ebû Saîd ve Ebû Velîd künyeleriyle tanınan ve Bedir mücâhidlerinden olanSehl İbni Huneyf radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Bütün kalbiyle şehid olmayı isteyen kişiyi Allah, yatağında ölse bile, şehidler mertebesine ulaştırır"


    Müslim, İmâre 157 Ayrıca bk İbni Mâce, Cihâd 15

    Sehl İbni Huneyf
    Sehl, Medineli olup Evs kabilesine mensuptur Bedir Gazvesi'ne ve ondan sonraki bütün harblere iştirak etmiştir Cengâver bir sahâbidir Uhud Gazvesi'nde müslüman ordusunun bozulduğu sırada Hz Peygamber'in çevresinde kalmış ve ölüm üzerine Hz Peygamber'e bîat etmiştir Daha sonra da Hz Ali'nin taraftarları arasında yerini almış, Sıffîn savaşına katılmıştır
    Sehl'in 40 rivayeti vardır Bunlardan dört tanesini Buhârî ve Müslim müştereken, ikisini de sadece Müslim rivayet etmiştir Hadisleri Sünen'lerde yer almaktadır Hicrî 38 yılda vefât etmiş ve cenâze namazını Hz Ali kıldırmıştır
    Allah ondan razı olsun
    Açıklamalar
    Sıdk, sadece söz ve davranışlarda doğruluk değildir Kalbin samimiyeti de doğruluk anlamındadır
    Allah'tan bir şey dilerken samimi olmak gerekir Hadisimiz böylesine samimi bir dilekte bulunanların yataklarında ölseler bile, sırf bu isteklerindeki içtenlikleri sebebiyle Allah Teâlâ'nın onları şehid sayacağını, onlara şehid sevabı vereceğini açıkca belirtmektedir Bu demektir ki, dürüst bir niyet ve dilek kişiyi, fiilen olmasa bile hükmen isteklerine kavuşturur
    Dinimizde ölümü temenni etmek yasaktır Ancak şehid olmayı temenni etmek, güzel görülmüştür Hayr olan şeyleri istemek güzeldir
    1324 numarada tekrarlanacak olan bu hadisin, ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir sahâbî olan Sehl tarafından rivayet edilmiş olması, ayrıca dikkat çekmektedir


  4. 19.Kasım.2012, 16:54
    2
    Üye



    “Doğru konuş, sözünde dur!”
    Doğru konuş, sözünde dur Resulullah Efendimiz, Muâz bin Cebel’e bir nasihatında buyurdu ki: “Ey Muâz! Sana Allah’dan korkmayı, O’na sığınmayı, doğru konuşmayı, verdiğin sözde durmayı, herkese selâm vermeyi, güzel amel ve işlerde bulunmayı, öksüze merhamet etmeyi, tatlı sözlü olmayı, Kur’ân-ı kerîmi okuyup anlamayı, ahireti sevmeyi, ahiret hesabının korkusunu taşımayı ve herkese şefkat kanatlarını germeği tavsiye eder; hikmet sahiplerine kötü söz söylemekten, doğruyu yalanlamaktan, günahkâra itâatten, âdil hükümdara isyandan ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan seni nehyederim, (sakındırırım) Her yerde Allahü teâlâyı zikretmeyi ve her günahın peşinden tövbe etmeyi tavsiye ederim Gizli günah işlediğin zaman gizli, âşikâre günah işlediğin zaman âşikâre tövbe edersin”
    Hz Muâz, Peygamberimizden tekrar nasihât istediğinde: “Allah’ı görür gibi ibâdet et ve kendini ölmüş gibi bil! İstersen bütün bunları içine lan daha mühimini bildireyim: Dilini tut?” buyurdu
    Ebû İdris el-Havlânî, Hz Muâz bin Cebel’e: “Seni allah için seviyorum” dediğinde, Muâz bin Cebel: “Sana müjdeler olsun! Ben Resûl-i Ekrem’in şöyle buyurduğunu işittim: “Kıyamet günü arşın etrafında, bir takım insanlar için kürsüler kurulacaktır Bunların yüzleri ayın ondördü gibi parlayacaktır İnsanlar feryad ederekn onlar korkmazlar Korku ve kederleri olmayan kimseler, Allah’ın gerçek dostlarıdır” buyurdu Peygamberimize bunların kim olduğu sorulunca: “Onlar Allah için birbirlerini seven kimselerdir” Buyurdu
    Peygamberimiz Hz Muâz’a: “Yâ Muâz! Ben seni severim Bunun için her namazdan sonra şu duâyı terk etme! Buyurdu ve duâyı okudu: “Allahümme e’ınnî alâ zikrike ve şükrike ve husni ibadetike” Yâni, “Allahım! Ancak seni anmak, sana şükretmek ve güzelce ibadet etmek için bana yardım et”
    “Ey Allah’ım! Seni sevmeyi ve seni seveni sevmeyi ve senin sevgine beni yaklaştıracak şeyi sevmeyi bana nasib et ve senin sevgini (sıcak ve harâketli günde) soğuk suyu sevmekten bana daha sevimli kıl

    Dürüstlük ile ilgili hadisler

    Hasan İbni Ali İbni Ebû Tâlib
    Resûl-i Ekrem Efendimiz'in sevgili torunu Hz Hasan, hicretin üçüncü yılı ramazanında doğdu Kendisine Hasan ismini ve Ebû Muhammed künyesini Hz Peygamber verdi Efendimiz'in yakın alâkası, şefkati ve terbiyesi altında büyüdü Râşid halifelerin beşincisidir Halifelik hakkından Muâviye lehine vaz geçmek suretiyle müslümanlar arasındaki birliği temin etmeye çalıştı Cömert ve hakîm bir zattı
    Hz Peygamber'den 13 hadîs rivayet etti Rivayetleri Sünen'lerde yer aldı
    50 (670) yılında vefat eden Hz Hasan'ın kabri Bakî'dedir
    Allah ondan razı olsun
    Açıklamalar
    Ahmed İbni Hanbel'in Müsned'inde yer alan rivayete göre Hz Hasan'a, "Hatırında Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den ezberlediğin neler var?" diye sormuşlar O verdiği cevapta bu hadîs-i şerîfi de zikretmiştir
    594 numarada tekrarlanacak olan hadis, genel bir kural olarak "şüphe veren şeyi şüphe vermeyenle değiştirmeyi" öğütlemektedir Şüphe veren ile vermeyeni tayin işinde ölçü, müslümanın gönlüdür Çünkü kalp, doğrudan tatmin, yalandan tedirgin olur
    Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den zayıf bir sened ile rivayet edilen bir başka hadiste:
    - Bir şeyin bana şüphe verip vermediğini nasıl anlayabilirim? diyen kişiye Hz Peygamber şu tavsiyede bulunmuştur:
    - "Elini kalbinin üzerine koy Çünkü kalp haramdan irkilir ve çırpınır, helalden de sükûn ve huzur bulur" (Heysemî, Mecme'u'z-zevâid, X, 294)
    Eli kalp üzerine koyup kalp atışlarını dinlemek, günümüzdeki "yalan makinası" uygulamasını andıran psikoljik bir yöntemdir
    Diğer taraftan, iman kesinlik (yakîn) ister İmandan kaynaklanan söz ve davranışların da doğru ve kesin olması gerekir Kuşkulu ve tereddütlü işler yapmak, bir başka hadiste belirtildiği üzere (bk 589 hadis), yasak bölge yakınında gezinmektir Her an harama düşme tehlikesi ile başbaşa olmak demektir Oysa "Korkulu rüya görmektense uyanık durmak yeğdir" Şüpheli şeyleri terketmek, bir çok sıkıntıdan peşinen kurtulmak demektir
    Helâl ve haram şuuru, şüphelilere karşı gösterilecek dikkatli tavırlarla canlı tutulabilir Özellikle haram sınırlarının hızla yok edildiği günümüzde bu konu daha bir nezâket ve ehemmiyet kazanmıştır Şüphelileri terketmek, müslümanı günah işlemiş olma ihtimalinin kahredici endişesinden kurtaracaktır
    Hadisten Öğrendiklerimiz
    1 Şüphelilerden uzak durup helâl olanlara yönelmek gerekir Harama düşmekten korunmak böylece sağlanmış olur
    2 İnsan "içine sinmeyen" veya " içinin ısınmadığı" konulardan uzak kalmalıdır Gönül yatkınlığı herkes için özel ölçüdür "Müftiler fetvâ verse de sen gönlüne bak!" (Ahmed İbni Hanbel, Müsned IV, 194) hadîs-i şerîfi daima ölçü alınmalıdır
    3 Allah saygısı ile dolu olan müslümanlar, büyük günahlara düşme endişesi ile küçük günahlardan uzak dururlar

    `

    57 Ebû Süfyân Sahr İbni Harb radıyallahu anh, Bizans Kralı He-rakliyus ile aralarında geçen uzun konuşmayı naklederken şöyle dedi:
    Herakliyus:
    - O (peygamber olduğunu söyleyen) adam size neleri emrediyor? diye sordu Ben de:
    - Sadece Allah'a kulluk ediniz, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayınız Atalarınızın iman ettiklerini söyledikleri şeyleri terkediniz, diyor ve bize namaz kılmayı, sözde ve işde doğruluğu, iffetli yaşamayı ve akraba ile ilgilenmeyi emrediyor, dedim


    Buhârî, Bed'u'l-vahy 6, Salât 1, Sadakât 28; Müslim, Cihâd 74

    Ebû Süfyân Sahr İbni Harb
    Ebû Süfyân, Fil olayından on sene kadar önce Mekke'de doğdu Uhud ve Hendek savaşlarında Kureyşli müşriklerin reisi idi Arap dâhilerinden sayılan Ebû Süfyân, Mekke Fethi'nden önceki gece müslüman oldu Müellefe-i kulûbtan olduğu için kendisine Huneyn Savaşı ganimetlerinden yüz deve ve kırk ukıyye gümüş verildi Tâif kuşatmasında bir gözünü , Yermük Harbi'nde de öteki gözünü kaybetti
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kayınpederi de olan Ebû Süfyân, oğulları Yezid ve Muaviye'nin Şam'daki emirliklerini görecek kadar yaşadı Riyaseti ve şöhreti severdi Hicrî 31 yılında doksan yaşlarında iken Medine'de vefât etti Cenâze namazını Hz Osman kıldırdı
    Allah ondan razı olsun
    Açıklamalar
    Hudeybiye antlaşmasından sonra Hz Peygamber çevredeki yöneticilere İslâm'a davet mektupları yazmıştır Bu mektuplardan birini de Bizans kralı Herakliyus'a göndermiştir Mektup, o sırada Kudüs'te bulunan Herakliyus'un ilgisini çekmiş, durumu soruşturmak istemiş ve ticâret maksadıyla Şam'a gitmekte olan Mekkelileri sarayına getirtmiştir Ebû Süfyân'ı muhatap alarak ona Hz Peygamber ile ilgili sorular sormuştur İşte bu sorulardan birini hadisimizde bulmaktayız Ebû Süfyân'ın cevabında Hz Peygamber'in, namaz kılmayı, söz ve fiilde doğruluğu emrettiğini söylemesi, doğruluğun ta baştan beri Peygamberimiz tarafından tavsiye edilen bir meziyet olduğunu göstermektedir
    Sözde ve işde doğru olmak, peygamberlerin ortak daveti ve müş-terek özellikleridir Her peygamber ümmetinden doğru olmalarını istemiştir Bizzat Hz Peygamber de peygamber olmadan önce bile Araplar arasında "emin (güvenilir, doğru) kişi" olarak bilinirdi
    Hadis 329 numara ile bir kez daha gelecektir
    Hadisten Öğrendiklerimiz
    1 Hz Peygamber'in doğruluğunu düşmanları bile kabul ve takdir etmek zorunda kalmışlardır
    2 Doğruluk ve eminlik peygamberlerin ortak özelliklerindendir


    -

    58 Ebû Sâbit, Ebû Saîd ve Ebû Velîd künyeleriyle tanınan ve Bedir mücâhidlerinden olanSehl İbni Huneyf radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "Bütün kalbiyle şehid olmayı isteyen kişiyi Allah, yatağında ölse bile, şehidler mertebesine ulaştırır"


    Müslim, İmâre 157 Ayrıca bk İbni Mâce, Cihâd 15

    Sehl İbni Huneyf
    Sehl, Medineli olup Evs kabilesine mensuptur Bedir Gazvesi'ne ve ondan sonraki bütün harblere iştirak etmiştir Cengâver bir sahâbidir Uhud Gazvesi'nde müslüman ordusunun bozulduğu sırada Hz Peygamber'in çevresinde kalmış ve ölüm üzerine Hz Peygamber'e bîat etmiştir Daha sonra da Hz Ali'nin taraftarları arasında yerini almış, Sıffîn savaşına katılmıştır
    Sehl'in 40 rivayeti vardır Bunlardan dört tanesini Buhârî ve Müslim müştereken, ikisini de sadece Müslim rivayet etmiştir Hadisleri Sünen'lerde yer almaktadır Hicrî 38 yılda vefât etmiş ve cenâze namazını Hz Ali kıldırmıştır
    Allah ondan razı olsun
    Açıklamalar
    Sıdk, sadece söz ve davranışlarda doğruluk değildir Kalbin samimiyeti de doğruluk anlamındadır
    Allah'tan bir şey dilerken samimi olmak gerekir Hadisimiz böylesine samimi bir dilekte bulunanların yataklarında ölseler bile, sırf bu isteklerindeki içtenlikleri sebebiyle Allah Teâlâ'nın onları şehid sayacağını, onlara şehid sevabı vereceğini açıkca belirtmektedir Bu demektir ki, dürüst bir niyet ve dilek kişiyi, fiilen olmasa bile hükmen isteklerine kavuşturur
    Dinimizde ölümü temenni etmek yasaktır Ancak şehid olmayı temenni etmek, güzel görülmüştür Hayr olan şeyleri istemek güzeldir
    1324 numarada tekrarlanacak olan bu hadisin, ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir sahâbî olan Sehl tarafından rivayet edilmiş olması, ayrıca dikkat çekmektedir





+ Yorum Gönder