Konusunu Oylayın.: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?
  1. 18.Kasım.2012, 02:22
    13
    kao-duze
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2012
    Üye No: 97607
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    reklam


    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları? isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?
    Alıntı
    Kaos efendi hep ümmet arasında ihtilaflı konular acar
    konuyu yine kişiselleştirme derdindesiniz,önce ben seninde dahil kimsenin efendisi değilim

    ihitlaflı konu ya da değil,ilgimi çekti,ilginç geldi, soruyorum ve öğrenmek istiyorum.

    karadamlalarda;

    Alıntı
    bu savaşın gündeme taşınmasını fitneden başka bir şey görmüyorum
    demiş

    ömerhattab da ;

    Alıntı
    Onlar Kılıçlarını kana bulamıştır sizler dilleriniz kana bulamayınızBu mevzular fitne değilde nedir?
    demiş

    ya arkadaşlar,birşeyi öğrenmek istemek neden fitne onu anlayamıyorum

    siz cvp verenler nasıl öğrendiniz peki?

    o zaman sizde beyninizi ve gözlerinizi fitneye bulaştırıdınız bu konuları okurken

    insaflı ve adaletli olun biraz


  2. 18.Kasım.2012, 02:22
    13
    kao-duze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    Alıntı
    Kaos efendi hep ümmet arasında ihtilaflı konular acar
    konuyu yine kişiselleştirme derdindesiniz,önce ben seninde dahil kimsenin efendisi değilim

    ihitlaflı konu ya da değil,ilgimi çekti,ilginç geldi, soruyorum ve öğrenmek istiyorum.

    karadamlalarda;

    Alıntı
    bu savaşın gündeme taşınmasını fitneden başka bir şey görmüyorum
    demiş

    ömerhattab da ;

    Alıntı
    Onlar Kılıçlarını kana bulamıştır sizler dilleriniz kana bulamayınızBu mevzular fitne değilde nedir?
    demiş

    ya arkadaşlar,birşeyi öğrenmek istemek neden fitne onu anlayamıyorum

    siz cvp verenler nasıl öğrendiniz peki?

    o zaman sizde beyninizi ve gözlerinizi fitneye bulaştırıdınız bu konuları okurken

    insaflı ve adaletli olun biraz


  3. 18.Kasım.2012, 02:25
    14
    kao-duze
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2012
    Üye No: 97607
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    reklam


    Alıntı
    bunuda yeni öğrendim dur bakalım daha neler öğrenecem
    kardeş ben duyduğumu sordum,böyledir demedim

    dün gece haber kanalarının birinde 2 tane prof vardı,mezhepler üzerine yapılmış bir proğramda söylendi,belki ben yanlış anladım ama düşük bir ihtimal


  4. 18.Kasım.2012, 02:25
    14
    kao-duze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    reklam


    Alıntı
    bunuda yeni öğrendim dur bakalım daha neler öğrenecem
    kardeş ben duyduğumu sordum,böyledir demedim

    dün gece haber kanalarının birinde 2 tane prof vardı,mezhepler üzerine yapılmış bir proğramda söylendi,belki ben yanlış anladım ama düşük bir ihtimal


  5. 18.Kasım.2012, 02:29
    15
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    kardeş senin öğrenme amacına bir şey demiyorum, elbette akıllarda şüpheler kalmamalı onu yazmaktaki amacım seni eleştirmek değildi. fakat bu konudan senden-benden daha iyi bilgisi olup yine de temcit pilavı gibi önümüze koyanlar var ki bunlara fitneci demek beni rahatsız etmez.


  6. 18.Kasım.2012, 02:29
    15
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    kardeş senin öğrenme amacına bir şey demiyorum, elbette akıllarda şüpheler kalmamalı onu yazmaktaki amacım seni eleştirmek değildi. fakat bu konudan senden-benden daha iyi bilgisi olup yine de temcit pilavı gibi önümüze koyanlar var ki bunlara fitneci demek beni rahatsız etmez.


  7. 18.Kasım.2012, 02:36
    16
    kao-duze
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2012
    Üye No: 97607
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    Alıntı
    kardeş senin öğrenme amacına bir şey demiyorum, elbette akıllarda şüpheler kalmamalı onu yazmaktaki amacım seni eleştirmek değildi fakat bu konudan senden-benden daha iyi bilgisi olup yine de temcit pilavı gibi önümüze koyanlar var ki bunlara fitneci demek beni rahatsız etmez
    özür dilerim o zaman kardeş,yanlış anlamışım

    bu tür konuları çok ilgimi çekiyor,tatmin olmak istiyorum,huzur bulmak istiyorum,çok ama çok huzursuzum

    ihitlaflı konuları en azından içimde bitirmek istiyorum,yoksa çok zorlanıyorum


  8. 18.Kasım.2012, 02:36
    16
    kao-duze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Alıntı
    kardeş senin öğrenme amacına bir şey demiyorum, elbette akıllarda şüpheler kalmamalı onu yazmaktaki amacım seni eleştirmek değildi fakat bu konudan senden-benden daha iyi bilgisi olup yine de temcit pilavı gibi önümüze koyanlar var ki bunlara fitneci demek beni rahatsız etmez
    özür dilerim o zaman kardeş,yanlış anlamışım

    bu tür konuları çok ilgimi çekiyor,tatmin olmak istiyorum,huzur bulmak istiyorum,çok ama çok huzursuzum

    ihitlaflı konuları en azından içimde bitirmek istiyorum,yoksa çok zorlanıyorum


  9. 19.Kasım.2012, 12:48
    17
    İKTİBAS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Kasım.2012
    Üye No: 98591
    Mesaj Sayısı: 162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    kao-duze sayın kardeşim siz doğru yol üzeresiniz, bunları merak etmeniz ve sormanızdan daha doğal birşey olamaz. Düşünsenize şayet rakamlar doğru ise yani 4 halife döneminde Müslümanların birbiriyle savaşmaları neticesinde 150.000 kişi öldüyse bunu basit birşeymiş gibi geçiştiremeyiz.

    Burada Müslümanların kutuplaştıklarını ve görüş ayrılıkların baş gösterdiğini görüyoruz. Müslümanların iç çekişmeleri ve hesaplaşmaları bunun yanı sıra mezhep kavgaları, hizipleşme, halifeliği siyasi iktidarı ele geçirme mücadeleleri ve daha nice olaylar. Düşünsenize müminlerin annesi Hz Ayşe ile Hz Ali bile karşı karşıya getirilmiştir. Birileri Müslümanları birbirine katmıştı ve daha sayamadığımız bir sürü nahoş olaylar.

    Hz Ali ile Muaviye arasında ihtilaf vaki olup da Ali ordusunda bölünme meydana gelince, kendi dışındakileri tekfir eden Hariciler ortaya çıkmıştı. Bundan sonra fırkalar doğmaya ve farklı görüşler artarak yayılmaya başladı. Böylece hadis uydurma faaliyetinin en önemli sebebi siyasi ihtilaf olmuştur. Nitekim Şia ve Şiacılık Hz. Ali'nin öldürülmesinden sonra başlamıştır. Bu gruba mensup olanlar içinde İslam'a düşman, ondan uzak olduğu halde müslüman kılığına bürünmüş olanlar bulunmaktaydı. Şiadan birçok kimse, hilafetin Hz. Ali'nin hakkı olduğunu ifade eden, onu öven, Muaviye'ye, (aralarında hüküm veren) hakemlere ve sahabeden daha başkalarına karşı hücum eden hadisler uydurdular.

    Nitekim İmam Malik daha sonra şöyle diyecektir; "Iraklıların (Şia'nın) rivayet ettiği hadisleri ehl-i kitabın naklettiği dini ifadeler gibi değerlendirin, onların doğru veya yalan olduğuna hükmetmeyin"

    Keza Roma ve İran çok güçlü devletlerdi ama Müslümanlar onlarla savaşarak bu güçlerini yerle bir etti. Bununla beraber bunlar gruplar halinde Müslüman oldular. Bunlar içerisinde hakiki manada iman edenler olduğu gibi bu yenilgiyi hazmedemeyip iman etmiş gibi gözüküp Müslümanlar arasına fitne ve fesat sokanlar oldu. Bu gerçeği bakınız İbnu-l Cevzi nasıl ifade ediyor;

    Hammad b. Zeyd, "Zındıkların Hz. Peygamber'e isnad ederek on dört bin hadis uydurduklarını" söylemiştir.

    Keza Abdülkerim b. Ebü'l-Avca öldürüleceğini anlayınca "Allah'a yemin olsun ki, helali haram, haramı helal kılan dört bin hadis uydurdum." demiştir.

    Bağdatta İmam Taberi gibi bir alimi taş yağmuruna tutanlar yine hadis uyduranlardı. İmam Taberi bunlara karşı çıkmış ve hadis uyduranlar evinin önünde onu taşlamışlardır. Keza İmam Ebu Hanife ve İmam Hanbeli hapislere attıranlar kimlerdi?

    Keza Ehli Rey/Mutezile ve Ehli Hadis/Ehl-i Sünnet arasındaki iktidar kavgası. Mutezile iktidar olunca kendi görüşlerini dayatmak için olmadık zulümler yaptılar. İktidar el değiştirince bu sefer Ehl-i Sünnet Mutezilelere aynısını yaptı. Burada kutuplaşmalar, hizipleşmeler baş gösterdi. İşte tam da böylesi dönemlerde Hadisler tasnif edilmeye başlandı. Kardeşler şu hakikati hiç bir zaman unutmamamız gerekiyor, bakın burası hayati bir öneme sahiptir;

    Hiç bir eser, içinde bulunduğu çağın siyasi, sosyal, tarihi, dini ve kültürel yapısından soyutlanamaz. Gerek İmam Buhari'nin es-Sahih'i gerekse diğer hadis külliyatı, söz konusu edilen ortamlardan azade meydana getirilmiş değildir.

    Ehli Hadis tarafından yazılmış hadis külliyatının telif amaçlarından biri de kendileri açısından tehlikeli bir şekilde gelişme gösteren bid’atları yok etmek, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan sünneti ihya etmek ve sünnetin önünde engel olan fırka mensuplarının görüşlerini bertaraf etmektir. Nitekim İbn Hacer, Tabiin asrının sonlarında asarın tedvini ve haberlerin konularına göre tasnif edilmesinin nedenini, alimlerin çeşitli şehirlere dağılması ve Hariciler, Rafıziler ve kader münkirlerinin (Mutezile) bid’atlarının çoğalmasıyla açıklamaktadır.

    Yanı bütün bu eserler bu atmosfer içinde şekillenmişti. Şu anda bizim zamanımızda yaşanan tefrika, hizipleşme o zamanın bir uzantısıdır. Elbette yapılanlar kısmen doğru idi ama bunu yapanlar nihayetinde taraf idi. Haklı oldukları yönleri olmakla beraber haksız oldukları birçok konu da vardı.


    Bu saydığım hususlar ve daha sayamadığım nice hususları görmezden gelemeyiz.Kim ne yaparsa yapsın bu insanları eleştirmek değil bu olaylardan nasihat almak ve gelecek tarihte tarihi tekerrür ettirmemektir bizlere düşen. Bunun üzerinden ihtilafları körüklemenin kimseye bir faydası yok. Şia tam da bunu yapmaktadır ve maalesef Müslümanlar tarihten ibret alacaklarına tarihte yaşamaya devam ediyorlar.

    Velhasıl lafı çok uzattım son olarak şunu söylemek isterim.

    Bizi her fırsatta hadisleri inkar etmekle itham eden kardeşlere şunu demek isterim. Kardeşler yukarıda saydığımız hususlar bizlere İslam tarihin ne kadar önemli olduğunu ve bize kadar intikal eden hadis külliyatlarını ve alimlerin kitaplarının hangi şartlar altında kaleme alındığını göstermesi açısından çok önemlidir. Bunları görmezden gelemeyiz. Onun için çok dikkatli olmak zorundayız. Kaleme alınan bütün bu eserleri Kuran'ın Vahyin süzgecinden geçirmek zorundayız. İnancımızı, imanımızı, akidemizi bu tür yaşanmış belirsizlik üzerine bina edemeyiz, yani bu işi şansa bırakamayız. Elbette istifade edeceğiz ve elbette Allah Rasulünün Sünnetini ihya edeceğiz. Sünneti Kuran'dan ayıramayız ikisi bir bütünün parçasıdır ama vahyin delaleti ve subuti kat'idir hadislerin delaleti ve subuti zannidir. O halde zanni olan hadisleri Kuran merkezli düşünmek ve ona uygun ise almak değilse reddetmek durumundayız.

    Herkese selam olsun


  10. 19.Kasım.2012, 12:48
    17
    İKTİBAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    kao-duze sayın kardeşim siz doğru yol üzeresiniz, bunları merak etmeniz ve sormanızdan daha doğal birşey olamaz. Düşünsenize şayet rakamlar doğru ise yani 4 halife döneminde Müslümanların birbiriyle savaşmaları neticesinde 150.000 kişi öldüyse bunu basit birşeymiş gibi geçiştiremeyiz.

    Burada Müslümanların kutuplaştıklarını ve görüş ayrılıkların baş gösterdiğini görüyoruz. Müslümanların iç çekişmeleri ve hesaplaşmaları bunun yanı sıra mezhep kavgaları, hizipleşme, halifeliği siyasi iktidarı ele geçirme mücadeleleri ve daha nice olaylar. Düşünsenize müminlerin annesi Hz Ayşe ile Hz Ali bile karşı karşıya getirilmiştir. Birileri Müslümanları birbirine katmıştı ve daha sayamadığımız bir sürü nahoş olaylar.

    Hz Ali ile Muaviye arasında ihtilaf vaki olup da Ali ordusunda bölünme meydana gelince, kendi dışındakileri tekfir eden Hariciler ortaya çıkmıştı. Bundan sonra fırkalar doğmaya ve farklı görüşler artarak yayılmaya başladı. Böylece hadis uydurma faaliyetinin en önemli sebebi siyasi ihtilaf olmuştur. Nitekim Şia ve Şiacılık Hz. Ali'nin öldürülmesinden sonra başlamıştır. Bu gruba mensup olanlar içinde İslam'a düşman, ondan uzak olduğu halde müslüman kılığına bürünmüş olanlar bulunmaktaydı. Şiadan birçok kimse, hilafetin Hz. Ali'nin hakkı olduğunu ifade eden, onu öven, Muaviye'ye, (aralarında hüküm veren) hakemlere ve sahabeden daha başkalarına karşı hücum eden hadisler uydurdular.

    Nitekim İmam Malik daha sonra şöyle diyecektir; "Iraklıların (Şia'nın) rivayet ettiği hadisleri ehl-i kitabın naklettiği dini ifadeler gibi değerlendirin, onların doğru veya yalan olduğuna hükmetmeyin"

    Keza Roma ve İran çok güçlü devletlerdi ama Müslümanlar onlarla savaşarak bu güçlerini yerle bir etti. Bununla beraber bunlar gruplar halinde Müslüman oldular. Bunlar içerisinde hakiki manada iman edenler olduğu gibi bu yenilgiyi hazmedemeyip iman etmiş gibi gözüküp Müslümanlar arasına fitne ve fesat sokanlar oldu. Bu gerçeği bakınız İbnu-l Cevzi nasıl ifade ediyor;

    Hammad b. Zeyd, "Zındıkların Hz. Peygamber'e isnad ederek on dört bin hadis uydurduklarını" söylemiştir.

    Keza Abdülkerim b. Ebü'l-Avca öldürüleceğini anlayınca "Allah'a yemin olsun ki, helali haram, haramı helal kılan dört bin hadis uydurdum." demiştir.

    Bağdatta İmam Taberi gibi bir alimi taş yağmuruna tutanlar yine hadis uyduranlardı. İmam Taberi bunlara karşı çıkmış ve hadis uyduranlar evinin önünde onu taşlamışlardır. Keza İmam Ebu Hanife ve İmam Hanbeli hapislere attıranlar kimlerdi?

    Keza Ehli Rey/Mutezile ve Ehli Hadis/Ehl-i Sünnet arasındaki iktidar kavgası. Mutezile iktidar olunca kendi görüşlerini dayatmak için olmadık zulümler yaptılar. İktidar el değiştirince bu sefer Ehl-i Sünnet Mutezilelere aynısını yaptı. Burada kutuplaşmalar, hizipleşmeler baş gösterdi. İşte tam da böylesi dönemlerde Hadisler tasnif edilmeye başlandı. Kardeşler şu hakikati hiç bir zaman unutmamamız gerekiyor, bakın burası hayati bir öneme sahiptir;

    Hiç bir eser, içinde bulunduğu çağın siyasi, sosyal, tarihi, dini ve kültürel yapısından soyutlanamaz. Gerek İmam Buhari'nin es-Sahih'i gerekse diğer hadis külliyatı, söz konusu edilen ortamlardan azade meydana getirilmiş değildir.

    Ehli Hadis tarafından yazılmış hadis külliyatının telif amaçlarından biri de kendileri açısından tehlikeli bir şekilde gelişme gösteren bid’atları yok etmek, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan sünneti ihya etmek ve sünnetin önünde engel olan fırka mensuplarının görüşlerini bertaraf etmektir. Nitekim İbn Hacer, Tabiin asrının sonlarında asarın tedvini ve haberlerin konularına göre tasnif edilmesinin nedenini, alimlerin çeşitli şehirlere dağılması ve Hariciler, Rafıziler ve kader münkirlerinin (Mutezile) bid’atlarının çoğalmasıyla açıklamaktadır.

    Yanı bütün bu eserler bu atmosfer içinde şekillenmişti. Şu anda bizim zamanımızda yaşanan tefrika, hizipleşme o zamanın bir uzantısıdır. Elbette yapılanlar kısmen doğru idi ama bunu yapanlar nihayetinde taraf idi. Haklı oldukları yönleri olmakla beraber haksız oldukları birçok konu da vardı.


    Bu saydığım hususlar ve daha sayamadığım nice hususları görmezden gelemeyiz.Kim ne yaparsa yapsın bu insanları eleştirmek değil bu olaylardan nasihat almak ve gelecek tarihte tarihi tekerrür ettirmemektir bizlere düşen. Bunun üzerinden ihtilafları körüklemenin kimseye bir faydası yok. Şia tam da bunu yapmaktadır ve maalesef Müslümanlar tarihten ibret alacaklarına tarihte yaşamaya devam ediyorlar.

    Velhasıl lafı çok uzattım son olarak şunu söylemek isterim.

    Bizi her fırsatta hadisleri inkar etmekle itham eden kardeşlere şunu demek isterim. Kardeşler yukarıda saydığımız hususlar bizlere İslam tarihin ne kadar önemli olduğunu ve bize kadar intikal eden hadis külliyatlarını ve alimlerin kitaplarının hangi şartlar altında kaleme alındığını göstermesi açısından çok önemlidir. Bunları görmezden gelemeyiz. Onun için çok dikkatli olmak zorundayız. Kaleme alınan bütün bu eserleri Kuran'ın Vahyin süzgecinden geçirmek zorundayız. İnancımızı, imanımızı, akidemizi bu tür yaşanmış belirsizlik üzerine bina edemeyiz, yani bu işi şansa bırakamayız. Elbette istifade edeceğiz ve elbette Allah Rasulünün Sünnetini ihya edeceğiz. Sünneti Kuran'dan ayıramayız ikisi bir bütünün parçasıdır ama vahyin delaleti ve subuti kat'idir hadislerin delaleti ve subuti zannidir. O halde zanni olan hadisleri Kuran merkezli düşünmek ve ona uygun ise almak değilse reddetmek durumundayız.

    Herkese selam olsun


  11. 19.Kasım.2012, 16:18
    18
    cavraşım
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Ağustos.2012
    Üye No: 97639
    Mesaj Sayısı: 626
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: konya

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    Allah razı olsun kardeş,faydalı bir yazı.

    Alıntı
    Hammad b Zeyd, "Zındıkların Hz Peygamber'e isnad ederek on dört bin hadis uydurduklarını" söylemiştir

    Keza Abdülkerim b Ebü'l-Avca öldürüleceğini anlayınca "Allah'a yemin olsun ki, helali haram, haramı helal kılan dört bin hadis uydurdum" demiştir
    sayılar biraz abartı gibi duruyor ama 1 tane bile uydurmuş olmaları vahim bir durum


  12. 19.Kasım.2012, 16:18
    18
    Devamlı Üye
    Allah razı olsun kardeş,faydalı bir yazı.

    Alıntı
    Hammad b Zeyd, "Zındıkların Hz Peygamber'e isnad ederek on dört bin hadis uydurduklarını" söylemiştir

    Keza Abdülkerim b Ebü'l-Avca öldürüleceğini anlayınca "Allah'a yemin olsun ki, helali haram, haramı helal kılan dört bin hadis uydurdum" demiştir
    sayılar biraz abartı gibi duruyor ama 1 tane bile uydurmuş olmaları vahim bir durum


  13. 19.Kasım.2012, 16:50
    19
    İKTİBAS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Kasım.2012
    Üye No: 98591
    Mesaj Sayısı: 162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    Sayın kardeşim abartı falan yok. İmam Buhari sahihinde ve İbn-i Hacer'in İmam Buhari-Fethul Bari'sinin mukaddime bölümünde, imam Buhari'nin 800.00 hadis arasından seçtiğini söyler. Tekrarlarıyla beraber İmam 9082 hadis almıştır. Düşünebiliyor musunuz 800 bin hadis arasından seçmiş.


  14. 19.Kasım.2012, 16:50
    19
    İKTİBAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Sayın kardeşim abartı falan yok. İmam Buhari sahihinde ve İbn-i Hacer'in İmam Buhari-Fethul Bari'sinin mukaddime bölümünde, imam Buhari'nin 800.00 hadis arasından seçtiğini söyler. Tekrarlarıyla beraber İmam 9082 hadis almıştır. Düşünebiliyor musunuz 800 bin hadis arasından seçmiş.


  15. 20.Kasım.2012, 15:05
    20
    bumerank
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Ağustos.2007
    Üye No: 2207
    Mesaj Sayısı: 13
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    Halid Bin Velid,Hz.Ali'nin oğlu değildir. Annesi Lübabe ve babası ise Mahzum ailesinden Velid'dir.
    Sııfn savaşında,Muaviye'nin safında savaşan ABDURRAHMAN bin HALİD 'dir.Yani Halif Bin Velid'in oğlu.
    Hz.Akil,Sııfn savaşında Muaviye tarafında savaşmamıştır.


  16. 20.Kasım.2012, 15:05
    20
    Üye
    Halid Bin Velid,Hz.Ali'nin oğlu değildir. Annesi Lübabe ve babası ise Mahzum ailesinden Velid'dir.
    Sııfn savaşında,Muaviye'nin safında savaşan ABDURRAHMAN bin HALİD 'dir.Yani Halif Bin Velid'in oğlu.
    Hz.Akil,Sııfn savaşında Muaviye tarafında savaşmamıştır.


  17. 20.Kasım.2012, 20:45
    21
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    sünnetin kurana arzı diyorsunuz da iktibas kardeşim, mesela bir kişi kendi aklınca bir hadisi kurana arz ediyor ve kendi kafasında bunu izah edebildiği için sahih olduğunu söylüyor, başka birisi ise bu durumu idrak edemediğinden "hadis kurana terstir" diyor. halbuki hadis kurana ters değil ve de hadis zaten isnadı ile birlikte sahih. bu durumu çok gördüm, hadislerin delilliğinden daha az delil olabilecek bir durum değil midir "hadisin kuran'a arzı" durumu?


  18. 20.Kasım.2012, 20:45
    21
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    sünnetin kurana arzı diyorsunuz da iktibas kardeşim, mesela bir kişi kendi aklınca bir hadisi kurana arz ediyor ve kendi kafasında bunu izah edebildiği için sahih olduğunu söylüyor, başka birisi ise bu durumu idrak edemediğinden "hadis kurana terstir" diyor. halbuki hadis kurana ters değil ve de hadis zaten isnadı ile birlikte sahih. bu durumu çok gördüm, hadislerin delilliğinden daha az delil olabilecek bir durum değil midir "hadisin kuran'a arzı" durumu?


  19. 20.Kasım.2012, 21:15
    22
    İKTİBAS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Kasım.2012
    Üye No: 98591
    Mesaj Sayısı: 162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    Sayın kardeşim biz zaten İslamın temel meselelerinden yani akideye/imana taalluk eden meseleleri bundan ayırıyoruz. İtikadın konusu Kuran'dır yani itikat edeceğiniz hususlar muhkem olmalıdır, açık ve herkes tarafından anlaşılır olmalıdır. Bütün bu hususlara uyan Sünnet'de elbette bağlayıcıdır.

    Ayrıca biz kimseye hadisleri alın Kuran'a arz edin demedik. Bunu yapabilmek için öncelikle Kuran'ı iyi bilmeniz ve anlamanız gerekir. Kurana vakıf olmadan "a bak bu hadis uymuyor at gitsin" demek doğru değildir. Dediğim gibi zaten biz de bunu demedik.

    Önce Kuran'a hakim olacağız emin olun bu o kadar zor birşey değil siz yeter ki gayretinizi ortaya koyun. Bakınız Rabbimiz diyor ki; "Davamız uğrunda var gücünü harcayanları, elbette kendi yollarımıza yönelteceğiz, ve şüphesiz Allah iyi ve erdemli olanların yanındadır." Sen hele bir gayretini ortaya koy, bak Rabbim seni yollarımıza yönelteceğiz diyor. Ama siz ta baştan "biz Kuran’ı anlamayız, anlayamayız" derseniz tabiiki anlayamazsınız.

    Elbette bu öyle hemen olmuyor. Her gün meal ve tefsir okumaya mutlak suretle alıştırın kendinizi değişikliği sizlerde fark edeceksiniz. Ama maalesef başkalarının İslam'dan anladıklarını okumaktan Kuran'a bir türlü fırsat gelmiyor. Halbuki biz Kuran'dan hesaba çekileceğiz.

    Burada alimleri atalım da demiyoruz. Elbette alimlerden istifade edeceğiz ama önceliğimiz alimlerden Kuran'ı öğrenmek şeklinde değil Kuran'ı Kuran'dan öğrenmek olmalıdır.


  20. 20.Kasım.2012, 21:15
    22
    İKTİBAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Sayın kardeşim biz zaten İslamın temel meselelerinden yani akideye/imana taalluk eden meseleleri bundan ayırıyoruz. İtikadın konusu Kuran'dır yani itikat edeceğiniz hususlar muhkem olmalıdır, açık ve herkes tarafından anlaşılır olmalıdır. Bütün bu hususlara uyan Sünnet'de elbette bağlayıcıdır.

    Ayrıca biz kimseye hadisleri alın Kuran'a arz edin demedik. Bunu yapabilmek için öncelikle Kuran'ı iyi bilmeniz ve anlamanız gerekir. Kurana vakıf olmadan "a bak bu hadis uymuyor at gitsin" demek doğru değildir. Dediğim gibi zaten biz de bunu demedik.

    Önce Kuran'a hakim olacağız emin olun bu o kadar zor birşey değil siz yeter ki gayretinizi ortaya koyun. Bakınız Rabbimiz diyor ki; "Davamız uğrunda var gücünü harcayanları, elbette kendi yollarımıza yönelteceğiz, ve şüphesiz Allah iyi ve erdemli olanların yanındadır." Sen hele bir gayretini ortaya koy, bak Rabbim seni yollarımıza yönelteceğiz diyor. Ama siz ta baştan "biz Kuran’ı anlamayız, anlayamayız" derseniz tabiiki anlayamazsınız.

    Elbette bu öyle hemen olmuyor. Her gün meal ve tefsir okumaya mutlak suretle alıştırın kendinizi değişikliği sizlerde fark edeceksiniz. Ama maalesef başkalarının İslam'dan anladıklarını okumaktan Kuran'a bir türlü fırsat gelmiyor. Halbuki biz Kuran'dan hesaba çekileceğiz.

    Burada alimleri atalım da demiyoruz. Elbette alimlerden istifade edeceğiz ama önceliğimiz alimlerden Kuran'ı öğrenmek şeklinde değil Kuran'ı Kuran'dan öğrenmek olmalıdır.


  21. 20.Kasım.2012, 23:42
    23
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    kardeş kurana hadisleri arz meselesi kesin ve herkesi bağlayacak bir sonuç çıkartmayacaktır, geneli bağlamayacağı için de hem itikadi hem de fıkhi pek çok mevzuda kişilerin algılarından doğan ihtilaflar ortaya çıkacaktır. nice mütevatir hadisler var ki bugün bize Kuran'ın naklolunan kıraatlerinden daha sağlam isnadlar ile gelmişlerdir. hadisler hakkında alimlerin gereken hassasiyeti göstermiş olduğunu görmemiz lazım, bununla birlikte benim gönlümden geçen Allahın izni ile bir gün müslümanlar birlik olup hilafet devleti kurulduğunda bu hadis işinin ümmetin güvenilir uleması tarafından denetlenmesi ve de hadis adı altındaki tüm nakillerin incelenip bunların birleştirilmesidir.


  22. 20.Kasım.2012, 23:42
    23
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    kardeş kurana hadisleri arz meselesi kesin ve herkesi bağlayacak bir sonuç çıkartmayacaktır, geneli bağlamayacağı için de hem itikadi hem de fıkhi pek çok mevzuda kişilerin algılarından doğan ihtilaflar ortaya çıkacaktır. nice mütevatir hadisler var ki bugün bize Kuran'ın naklolunan kıraatlerinden daha sağlam isnadlar ile gelmişlerdir. hadisler hakkında alimlerin gereken hassasiyeti göstermiş olduğunu görmemiz lazım, bununla birlikte benim gönlümden geçen Allahın izni ile bir gün müslümanlar birlik olup hilafet devleti kurulduğunda bu hadis işinin ümmetin güvenilir uleması tarafından denetlenmesi ve de hadis adı altındaki tüm nakillerin incelenip bunların birleştirilmesidir.


  23. 04.Ocak.2016, 23:35
    24
    Misafir

    Cevap: Sıffın savaşında Muaviyenin komutanları?

    hadis sayıları abartılı değil.az bile..buharinin oluşmasında yaklaşık 700 bin hadis arasında 7 bin kadarı seçilebilmiş.....


  24. 04.Ocak.2016, 23:35
    24
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    hadis sayıları abartılı değil.az bile..buharinin oluşmasında yaklaşık 700 bin hadis arasında 7 bin kadarı seçilebilmiş.....





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son