Konusunu Oylayın.: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?
  1. 24.Ağustos.2013, 13:58
    73
    Misafir

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    reklam


    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu? yedinci sayfa yazısı mumsema.com Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?
    Kuran’ın ayetini yediği söylenen Keçi Kıssası
    “Aişe (Radiyallahu Anha) evindeydi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra odaya giren aç bir keçi içerisinde recm ayetleri bulunan sayfayı yemiştir. İbni Mace 1944, Abmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir: “Andolsun ki recmetme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Andolsun ki bu ayetler karyolamın altında bir yaprakta (yazılı) idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat edip biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” İbni Mace 1944, Ahmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269)
    Hamd; Allah’a salât ve selâm rasülüne, ashabına olsun. Son dönemlerde ateistlerin ve hadis inkârcılarının kol kola girerek birlikte hareket ettiğine, bir çok ateistin; hadis inkârcılarından beslenerek hadislere karşı düşmanlık ettiğine, hadis inkârcılarının da hadisler üzerinden “hadis okuluna” düşmanlık yaptığına şahit oluyoruz.
    Ateist camia kendi içinde bir çelişki yumağı ve batıl bir din üzere bunda şüphemiz yoktur. Ancak kendine Kuraniyyun/mealci denen sapık zındık topluluk ise; nerede uydurma zayıf bir rivayet varsa, onu delil getirip -bu çıkış noktasını hedef göstererek- tüm sahih ve mütevatir hadisleri inkara davet etmektedir.
    Acaba bu yolunu kaybetmiş, zındıklığı satın almış, sapık topluluklar haklı mıdır? Her münazarada uydurma ve zayıf rivayetle ümmetin hadis malzemeleri etrafında kuşkuculuk ve inkârcılık oluşturmak isteyenler kimden etkileniyor? Şu bir gerçek ülkemizde ki hadis inkârcısı mealciler, müsteşriklerin kuyruğudur. Onların eserinden beslenerek fitne çıkartmaktadır. Onlardan çaldıkları kuşkuculuğu, inkârcılığı, fitneciliği, İslami bilinci zayıflatma fikrini ümmet arasında yaymaktadır. Büyük çoğunluğu kimlerin kuklası olduğunu bilmiyor. Yaptıklarını dinde reform ve akıllı düşünme felsefesi olarak görüyor.
    Gelelim asıl konumuza; Ateistler aşağıda aktardığım kıssayı Kuran’ın mahfuz olmadığına, bir beşer sözü olduğuna delil getirirken, hadis inkarcıları da tüm hadislerin birer uydurma olduğuna inandırmak için delil olarak getirir. Hadisler şunlardır.
    “Aişe (Radiyallahu Anha) evindeydi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra odaya giren aç bir keçi içerisinde recm ayetleri bulunan sayfayı yemiştir. İbni Mace 1944, Abmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir: “Andolsun ki recmetme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Andolsun ki bu ayetler karyolamın altında bir yaprakta (yazılı) idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat edip biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” İbni Mace 1944, Ahmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269)
    Bu hadisler hakkında acizane mülahazalarımız aşağıdadır.
    1- Bu rivayetlerin senedinde illet vardır, münker hadislerdir, sahih değildir, ravi Tarık Muhammed b. İshâk zayıftır. İmam Ahmed’e, "İbn İshâk’ın tek başına rivayet ettiği hadisi kabul eder misin?" Diye soruldu, "Hayır kabul etmem" dedi. (Tehzîbu’l Kemâl 24/422)
    Ayrıca İmam Muslim ve İmam Malik bu hadisi “evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” Lafzı olmadan rivayet etmiştir. Bu durumda üzerinde durduğumuz hadislerin lafzında, başka hadis kaynaklarında olmayan ziyadelik bulunmaktadır bu ise hadisi garip ve şaz kılmaktadır. Ravi(Muhammed b. İshâk); daha güvenilir ravilere/rivayetlere muhalefet etmiştir. Bu durum mezkûr hadislerin aslı olmadığına, güvenilir bilgi içermediğine, illet taşıdığına, hadis disiplininde delil olamayacağına delildir. Üstelik Kuran’ın korunmuşluğunu ifade eden ayetlere ve İslam’ın kabul geçerli gördüğü rivayet esasına aykırıdır.
    Bu bilgiler ışığında; Muhaddislerin Muhammed b. İshâk’ı zayıf, merdud, şaz görmesi haklıdır. Çünkü nasıl olurda bu ravi kendisinden daha güvenilir, daha çok, daha hafız, daha kuvvetli ravilere muhalefet eder ve şaz kalır? !!! Peki bu ziyade neden bu saydığımız güvenilir, hafız, daha çok ravilerde yoktur?!!! Bu kabul edilir bir durum değildir.
    Diğer önemli husus ise Yahya b. El-Ensarî İmam muslim’in rivayet ettiği hadisin ravisidir. Sufyan es-Sevrî onun hakkında der ki; “Yahya b. El-Ensarî, Medine ehli yanında Zühri’den daha değerlidir.” Üstelik Ali b. El-Medeni onu hadis ehlinin en güvenirli sahih rivayetçilerden sayar. İmam Ahmed rahimahullah onun hakkında “En sağlam ravidir” der. İmam Ahmed Muhammed b. İshak’ı hüccet görmemiştir.
    İbn Kuteybe der ki; Malik’in rivayet ettiği hadis lafızları, Muhammed b. İshâk’ın rivayetine muhaliftir, hadis ehli arasında Malik’in rivayeti daha güvenilir/sağlamdır.” (Tevîlu Muhtelifu’l hadis 443)
    Ayrıca bu hadis Ahmed’in rivayet ettiği hadislerdendi, -Musned tümüyle sahih hadis içermez- Musnedin muhakkiki şöyle der: “Bu hadis zayıftır, isnadında Muhammed b. Ishâk tek kalmıştır ve metninde münkerlik bulunmaktadır.” 43/343)
    2- Ravi Tarık Muhammed b. İshâk zayıftır dedik, peki muhaddisler onun rivayeti hakkında ne demiştir. İmam Ahmed; Muhammed b. İshâk’ın siyer/tarih hakkında ki hadisleri alınır ancak helal ve haram hadisleri alınmaz. (Tarihu İbn Muin 2-55/504) Yakûb ibn Şeybe der ki; İbn Nemir Muhammed b. İshâk’ı zikrederek eğer maruf/bilinen ravilerden hadis rivauyet ederse hadisi hassendir güvenirlidir, eğer meçhullerden rivayet ederse tek başına kalırsa hadisleri batıldır.” (Tarihu Bağdadi Hatib 1/277) Zehebi der ki; "Onun ahkam hadisleri sahihden hasen rütbesine iner, bundan şaz hadisleri müstesnadır. Bu rivayetleri de münkerdir." (Siyer-7/41) Yine Zehebi der ki: “İbn İshâk siyer/tarihte hüccettir, eğer ravilere dayandırırsa münker ve acayip rivayetleri bulunur. ” (Uluv-39)
    3- Bu zayıf illetli hadisi bir an olsun sahih varsayalım, peki soru şu; 6236 ayet ve 77277 kelime yazan Vahiy kâtipleri, keçinin yediği ayeti sonra yazmaya güç yetiremezler miydi? Bu ayeti yazmak onlar için zor muydu? Vahiy kâtipleri yazdıklarını bilmiyor muydu? Madem yenmişse neden yazmadılar? Peygamberin eminleri olan kâtipler; bu durumdan gafil olması mümkün müdür? Ayrıca Peygamber öldükten sonra yaşanan bir olay değil mi?(evet) O halde Kuran tamamlanmışken böyle bir rivayetin bu çapta ne değeri olur? Vahiy kâtipleri bu ayet yenmiş olsaydı, yazmakta aciz kalmazdı. O halde bu kıssanın aslı yoktur, uydurmadır, dinde de bir yeri yoktur.
    4- Kuran’ın indiği ilk dönemde; ayetler daha çok hafızalarda ezberlenir, korunur, yapraklara yazılır, sahabeden sahabeye dille/ağız yoluyla ezberden aktarılırdı. Bu bilgi ışığında düşünelim; Keçinin yediği ayetleri ezberinde muhafaza eden sahabeler, neden tekrar yazmadı? Bu onlar için zor muydu? Üstelik öyle sahabeler var ki şöyle der “vallahi ben hangi ayet hangi yerde indiğini biliyorum”[1] peki bu durumda bu sahabeler nasıl olurda ayeti o ilgili yere yazmadı?
    5- Peki diyelim ki siz hafızsınız evinizde Kuran var, bir yangın çıktı Kuran/Mushaf yandı bu durumda tüm Kuran mı yandı? Hafızanızdaki Kuran’a ne oldu? Dileseniz onunla yeniden Mushaf basamaz mısınız? O halde; madem keçi söz konusu ayeti yedi diğer Kuran hafızları ezberlerinden yazmaya güç yetiremezler mi? Bu kıssanın dinde yeri yoktur. Bu hadis sahih değildir, aslı yoktur.
    6- Sahih rivayetlere baktığımızda peygamberin bir karyolası yoktu, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem hasır üzerine yatar ve hasır’ın izi mübarek cesedinde belli olurdu. Bu bilgi, rivayetin metin açısından münker olduğuna işaret eder. Ayrıca; hiçbir akl-ı selim müslüman, peygamberin Kuran ayetinin yazılı olduğu bir yaprağı, karyolanın altına koyacağını kabul etmez. Çünkü bu Kuran ayetine karşı hürmetsizliktir.
    7- Peygamberimiz vahiy kâtiplerine her sureyi ve ayeti nereye yazılması gerekiyorsa öylece emrederek yazdırmış, ayetleri tek tek muhafaza etmiştir. Ayrıca Allah indirdiği kitabını koruyacağını vaat etmiş “O zikri biz indirdik onu da koruyan biziz” buyurmuştur. Peki, bu bilgiler ışığında şimdi düşünelim; hangi akıl ve düşünce keçinin karyolanın altında!!! Bir yaprakta yazılan ayeti yediğini ve Kuran’ın bazı ayetlerinin eksik kaldığını iddia edebilir? Bu hangi aklın ürünüdür? Bu hadisin Kuran’a çelişen yönü açıktır. Bu hadisi kaynakta olduğu için kabullenmek hem sened hem metin açısından mümkün görünmüyor.
    8-“Ubeydetu’s-Selmani’nin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in in vefat ettiği sene, O’na arzedilen (sunulan) kıraat (Kur’an okunuşu) Osman (Radıyallahu anh) ın bütün insanları üzerine topladığı (herkesin razı olduğu) ve bütün insanların ittifakı (birliği)yle okuduğu kıraattır.(Suyuti, D. Mensur 1/258)
    İbn-i Mesud (Radıyallahu anh’ın) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Cibril-i Emin her sene bir kere, Kuran’ı Efendimize arz ederdi. Son sene iki kere arz etti. İşte ben o sene Resulüllah’tan Kuran’ı aldım.” (Suyuti, Dürrul Mensur 1/259) Bu rivayetler Kuran’ın ayetlerine ek olarak; Kuran’ın korunduğuna işaret eden en açık rivayetlerdir.
    Son olarak; keçinin ayeti yemesi kıssası aslı olmayan, münker, şaz, kabulü mümkün olmayan bir kıssadır. Ateistlerin ve hadis düşmanlarının, “bu aslı olmayan hadis üzerinden” dine zarar verme çabaları büyük yanlıştır. Hamd olsun onlara da buradan cevap verilmiştir. Bu kıssayla hadislerin değeri düşmez. Bu dini muhafaza eden muhaddisler ve âlimler hamd olsun bulunmaktadır.
    Bu bağlamda; Müslümanlar her söylenen söze, hadise veya kıssaya sahih gözle bakmadan önce araştırsın, soruştursun, muhaddislere ve dalında uzman muhlis güvenilir ilim ehline sorsun, böylece sahih dinin istikametini yakalasın. Bir de; hadis düşmanlarının iftiralarına aldanmasın, onlar nerede aslı olmayan bir uydurma ve zayıf bir hadis varsa; ileri sürerek, tüm hadisleri uydurukmuş gibi kabul ettirmeye çalışmaktadır. Bu metod; ilmi olmayan kötü niyetli müsteşriklerin habis metodudur.
    Müsteşrikler; önyargıyla bakar ve karar verir, dini hevalarına uydururlar, delillendirmede uyduruk ve zayıfları ileri sürerek dine ve hadis okuluna zarar vermeye çalışırlar, araştırmalarında uydurmaya ve zayıfa ağırlık verirler, daima kuşkuculuğu öne çıkartırlar, bir uyduruk bilgiyle tüm hadisleri uyduruk çerçevesine katarlar, ilmi araştırmalarda kaynak olması mümkün olmayan eserlere müracaat ederler, hakikatleri örter ve batılı sevdirirler. Kafir olan bu topluluğun, dinde ürettiği kuşkuculuğa inanmak büyük cehalettir. Onların asıl amacı; dine zarar vermek, kaynaklara güveni sarsarak inkara sevk etmektir. Müsteşriklerin ön yargıları ve küfürleri, sözlerine itimad etmeyi yasaklar. Buna rağmen bir çok akademisyenlerimiz onları yerlere göklere sığdıramıyor. Rabbim hakkı hak gösterip ona tutunmayı, batılı batıl gösterip ondan da uzak kalmayı sevdirsin. Amin.
    Rabbim bana ve size; her yazdığımız ve okuduğumuz harften dolayı ecirler versin.


  2. 24.Ağustos.2013, 13:58
    73
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    reklam


    Kuran’ın ayetini yediği söylenen Keçi Kıssası
    “Aişe (Radiyallahu Anha) evindeydi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra odaya giren aç bir keçi içerisinde recm ayetleri bulunan sayfayı yemiştir. İbni Mace 1944, Abmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir: “Andolsun ki recmetme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Andolsun ki bu ayetler karyolamın altında bir yaprakta (yazılı) idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat edip biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” İbni Mace 1944, Ahmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269)
    Hamd; Allah’a salât ve selâm rasülüne, ashabına olsun. Son dönemlerde ateistlerin ve hadis inkârcılarının kol kola girerek birlikte hareket ettiğine, bir çok ateistin; hadis inkârcılarından beslenerek hadislere karşı düşmanlık ettiğine, hadis inkârcılarının da hadisler üzerinden “hadis okuluna” düşmanlık yaptığına şahit oluyoruz.
    Ateist camia kendi içinde bir çelişki yumağı ve batıl bir din üzere bunda şüphemiz yoktur. Ancak kendine Kuraniyyun/mealci denen sapık zındık topluluk ise; nerede uydurma zayıf bir rivayet varsa, onu delil getirip -bu çıkış noktasını hedef göstererek- tüm sahih ve mütevatir hadisleri inkara davet etmektedir.
    Acaba bu yolunu kaybetmiş, zındıklığı satın almış, sapık topluluklar haklı mıdır? Her münazarada uydurma ve zayıf rivayetle ümmetin hadis malzemeleri etrafında kuşkuculuk ve inkârcılık oluşturmak isteyenler kimden etkileniyor? Şu bir gerçek ülkemizde ki hadis inkârcısı mealciler, müsteşriklerin kuyruğudur. Onların eserinden beslenerek fitne çıkartmaktadır. Onlardan çaldıkları kuşkuculuğu, inkârcılığı, fitneciliği, İslami bilinci zayıflatma fikrini ümmet arasında yaymaktadır. Büyük çoğunluğu kimlerin kuklası olduğunu bilmiyor. Yaptıklarını dinde reform ve akıllı düşünme felsefesi olarak görüyor.
    Gelelim asıl konumuza; Ateistler aşağıda aktardığım kıssayı Kuran’ın mahfuz olmadığına, bir beşer sözü olduğuna delil getirirken, hadis inkarcıları da tüm hadislerin birer uydurma olduğuna inandırmak için delil olarak getirir. Hadisler şunlardır.
    “Aişe (Radiyallahu Anha) evindeydi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra odaya giren aç bir keçi içerisinde recm ayetleri bulunan sayfayı yemiştir. İbni Mace 1944, Abmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269
    Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir: “Andolsun ki recmetme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Andolsun ki bu ayetler karyolamın altında bir yaprakta (yazılı) idi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat edip biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” İbni Mace 1944, Ahmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269)
    Bu hadisler hakkında acizane mülahazalarımız aşağıdadır.
    1- Bu rivayetlerin senedinde illet vardır, münker hadislerdir, sahih değildir, ravi Tarık Muhammed b. İshâk zayıftır. İmam Ahmed’e, "İbn İshâk’ın tek başına rivayet ettiği hadisi kabul eder misin?" Diye soruldu, "Hayır kabul etmem" dedi. (Tehzîbu’l Kemâl 24/422)
    Ayrıca İmam Muslim ve İmam Malik bu hadisi “evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” Lafzı olmadan rivayet etmiştir. Bu durumda üzerinde durduğumuz hadislerin lafzında, başka hadis kaynaklarında olmayan ziyadelik bulunmaktadır bu ise hadisi garip ve şaz kılmaktadır. Ravi(Muhammed b. İshâk); daha güvenilir ravilere/rivayetlere muhalefet etmiştir. Bu durum mezkûr hadislerin aslı olmadığına, güvenilir bilgi içermediğine, illet taşıdığına, hadis disiplininde delil olamayacağına delildir. Üstelik Kuran’ın korunmuşluğunu ifade eden ayetlere ve İslam’ın kabul geçerli gördüğü rivayet esasına aykırıdır.
    Bu bilgiler ışığında; Muhaddislerin Muhammed b. İshâk’ı zayıf, merdud, şaz görmesi haklıdır. Çünkü nasıl olurda bu ravi kendisinden daha güvenilir, daha çok, daha hafız, daha kuvvetli ravilere muhalefet eder ve şaz kalır? !!! Peki bu ziyade neden bu saydığımız güvenilir, hafız, daha çok ravilerde yoktur?!!! Bu kabul edilir bir durum değildir.
    Diğer önemli husus ise Yahya b. El-Ensarî İmam muslim’in rivayet ettiği hadisin ravisidir. Sufyan es-Sevrî onun hakkında der ki; “Yahya b. El-Ensarî, Medine ehli yanında Zühri’den daha değerlidir.” Üstelik Ali b. El-Medeni onu hadis ehlinin en güvenirli sahih rivayetçilerden sayar. İmam Ahmed rahimahullah onun hakkında “En sağlam ravidir” der. İmam Ahmed Muhammed b. İshak’ı hüccet görmemiştir.
    İbn Kuteybe der ki; Malik’in rivayet ettiği hadis lafızları, Muhammed b. İshâk’ın rivayetine muhaliftir, hadis ehli arasında Malik’in rivayeti daha güvenilir/sağlamdır.” (Tevîlu Muhtelifu’l hadis 443)
    Ayrıca bu hadis Ahmed’in rivayet ettiği hadislerdendi, -Musned tümüyle sahih hadis içermez- Musnedin muhakkiki şöyle der: “Bu hadis zayıftır, isnadında Muhammed b. Ishâk tek kalmıştır ve metninde münkerlik bulunmaktadır.” 43/343)
    2- Ravi Tarık Muhammed b. İshâk zayıftır dedik, peki muhaddisler onun rivayeti hakkında ne demiştir. İmam Ahmed; Muhammed b. İshâk’ın siyer/tarih hakkında ki hadisleri alınır ancak helal ve haram hadisleri alınmaz. (Tarihu İbn Muin 2-55/504) Yakûb ibn Şeybe der ki; İbn Nemir Muhammed b. İshâk’ı zikrederek eğer maruf/bilinen ravilerden hadis rivauyet ederse hadisi hassendir güvenirlidir, eğer meçhullerden rivayet ederse tek başına kalırsa hadisleri batıldır.” (Tarihu Bağdadi Hatib 1/277) Zehebi der ki; "Onun ahkam hadisleri sahihden hasen rütbesine iner, bundan şaz hadisleri müstesnadır. Bu rivayetleri de münkerdir." (Siyer-7/41) Yine Zehebi der ki: “İbn İshâk siyer/tarihte hüccettir, eğer ravilere dayandırırsa münker ve acayip rivayetleri bulunur. ” (Uluv-39)
    3- Bu zayıf illetli hadisi bir an olsun sahih varsayalım, peki soru şu; 6236 ayet ve 77277 kelime yazan Vahiy kâtipleri, keçinin yediği ayeti sonra yazmaya güç yetiremezler miydi? Bu ayeti yazmak onlar için zor muydu? Vahiy kâtipleri yazdıklarını bilmiyor muydu? Madem yenmişse neden yazmadılar? Peygamberin eminleri olan kâtipler; bu durumdan gafil olması mümkün müdür? Ayrıca Peygamber öldükten sonra yaşanan bir olay değil mi?(evet) O halde Kuran tamamlanmışken böyle bir rivayetin bu çapta ne değeri olur? Vahiy kâtipleri bu ayet yenmiş olsaydı, yazmakta aciz kalmazdı. O halde bu kıssanın aslı yoktur, uydurmadır, dinde de bir yeri yoktur.
    4- Kuran’ın indiği ilk dönemde; ayetler daha çok hafızalarda ezberlenir, korunur, yapraklara yazılır, sahabeden sahabeye dille/ağız yoluyla ezberden aktarılırdı. Bu bilgi ışığında düşünelim; Keçinin yediği ayetleri ezberinde muhafaza eden sahabeler, neden tekrar yazmadı? Bu onlar için zor muydu? Üstelik öyle sahabeler var ki şöyle der “vallahi ben hangi ayet hangi yerde indiğini biliyorum”[1] peki bu durumda bu sahabeler nasıl olurda ayeti o ilgili yere yazmadı?
    5- Peki diyelim ki siz hafızsınız evinizde Kuran var, bir yangın çıktı Kuran/Mushaf yandı bu durumda tüm Kuran mı yandı? Hafızanızdaki Kuran’a ne oldu? Dileseniz onunla yeniden Mushaf basamaz mısınız? O halde; madem keçi söz konusu ayeti yedi diğer Kuran hafızları ezberlerinden yazmaya güç yetiremezler mi? Bu kıssanın dinde yeri yoktur. Bu hadis sahih değildir, aslı yoktur.
    6- Sahih rivayetlere baktığımızda peygamberin bir karyolası yoktu, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem hasır üzerine yatar ve hasır’ın izi mübarek cesedinde belli olurdu. Bu bilgi, rivayetin metin açısından münker olduğuna işaret eder. Ayrıca; hiçbir akl-ı selim müslüman, peygamberin Kuran ayetinin yazılı olduğu bir yaprağı, karyolanın altına koyacağını kabul etmez. Çünkü bu Kuran ayetine karşı hürmetsizliktir.
    7- Peygamberimiz vahiy kâtiplerine her sureyi ve ayeti nereye yazılması gerekiyorsa öylece emrederek yazdırmış, ayetleri tek tek muhafaza etmiştir. Ayrıca Allah indirdiği kitabını koruyacağını vaat etmiş “O zikri biz indirdik onu da koruyan biziz” buyurmuştur. Peki, bu bilgiler ışığında şimdi düşünelim; hangi akıl ve düşünce keçinin karyolanın altında!!! Bir yaprakta yazılan ayeti yediğini ve Kuran’ın bazı ayetlerinin eksik kaldığını iddia edebilir? Bu hangi aklın ürünüdür? Bu hadisin Kuran’a çelişen yönü açıktır. Bu hadisi kaynakta olduğu için kabullenmek hem sened hem metin açısından mümkün görünmüyor.
    8-“Ubeydetu’s-Selmani’nin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in in vefat ettiği sene, O’na arzedilen (sunulan) kıraat (Kur’an okunuşu) Osman (Radıyallahu anh) ın bütün insanları üzerine topladığı (herkesin razı olduğu) ve bütün insanların ittifakı (birliği)yle okuduğu kıraattır.(Suyuti, D. Mensur 1/258)
    İbn-i Mesud (Radıyallahu anh’ın) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Cibril-i Emin her sene bir kere, Kuran’ı Efendimize arz ederdi. Son sene iki kere arz etti. İşte ben o sene Resulüllah’tan Kuran’ı aldım.” (Suyuti, Dürrul Mensur 1/259) Bu rivayetler Kuran’ın ayetlerine ek olarak; Kuran’ın korunduğuna işaret eden en açık rivayetlerdir.
    Son olarak; keçinin ayeti yemesi kıssası aslı olmayan, münker, şaz, kabulü mümkün olmayan bir kıssadır. Ateistlerin ve hadis düşmanlarının, “bu aslı olmayan hadis üzerinden” dine zarar verme çabaları büyük yanlıştır. Hamd olsun onlara da buradan cevap verilmiştir. Bu kıssayla hadislerin değeri düşmez. Bu dini muhafaza eden muhaddisler ve âlimler hamd olsun bulunmaktadır.
    Bu bağlamda; Müslümanlar her söylenen söze, hadise veya kıssaya sahih gözle bakmadan önce araştırsın, soruştursun, muhaddislere ve dalında uzman muhlis güvenilir ilim ehline sorsun, böylece sahih dinin istikametini yakalasın. Bir de; hadis düşmanlarının iftiralarına aldanmasın, onlar nerede aslı olmayan bir uydurma ve zayıf bir hadis varsa; ileri sürerek, tüm hadisleri uydurukmuş gibi kabul ettirmeye çalışmaktadır. Bu metod; ilmi olmayan kötü niyetli müsteşriklerin habis metodudur.
    Müsteşrikler; önyargıyla bakar ve karar verir, dini hevalarına uydururlar, delillendirmede uyduruk ve zayıfları ileri sürerek dine ve hadis okuluna zarar vermeye çalışırlar, araştırmalarında uydurmaya ve zayıfa ağırlık verirler, daima kuşkuculuğu öne çıkartırlar, bir uyduruk bilgiyle tüm hadisleri uyduruk çerçevesine katarlar, ilmi araştırmalarda kaynak olması mümkün olmayan eserlere müracaat ederler, hakikatleri örter ve batılı sevdirirler. Kafir olan bu topluluğun, dinde ürettiği kuşkuculuğa inanmak büyük cehalettir. Onların asıl amacı; dine zarar vermek, kaynaklara güveni sarsarak inkara sevk etmektir. Müsteşriklerin ön yargıları ve küfürleri, sözlerine itimad etmeyi yasaklar. Buna rağmen bir çok akademisyenlerimiz onları yerlere göklere sığdıramıyor. Rabbim hakkı hak gösterip ona tutunmayı, batılı batıl gösterip ondan da uzak kalmayı sevdirsin. Amin.
    Rabbim bana ve size; her yazdığımız ve okuduğumuz harften dolayı ecirler versin.


  3. 17.Mart.2016, 18:13
    74
    Misafir

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    reklam


    zannımca kuranda bildirilen AYETLERİN DAHA HAYIRLISIYLA NESH EDİLDİĞİNE BİNAEN RECM AYETİNİN KALDIRILMASIYLA BERABER RECM CEZASI DA DAHA HAYIRLISI OLAN 100 DEYNEĞE ÇEVRİLMİŞ...ALLAH DOĞRUSUNU BİLENDİR...EFENDİMİZ UYGULAMIŞ ANCAK SONRA NESH EDİLMİŞ DİYE YORUMLIUYORUM


  4. 17.Mart.2016, 18:13
    74
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    reklam


    zannımca kuranda bildirilen AYETLERİN DAHA HAYIRLISIYLA NESH EDİLDİĞİNE BİNAEN RECM AYETİNİN KALDIRILMASIYLA BERABER RECM CEZASI DA DAHA HAYIRLISI OLAN 100 DEYNEĞE ÇEVRİLMİŞ...ALLAH DOĞRUSUNU BİLENDİR...EFENDİMİZ UYGULAMIŞ ANCAK SONRA NESH EDİLMİŞ DİYE YORUMLIUYORUM


  5. 10.Ağustos.2017, 22:09
    75
    Misafir

    Yorum: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Dinin anayasası kur'an dır.anayasa ya uymayan kanun yada kanun hükmünde kararname geçersizdir.kur'an da yazanı inkar edip kur'ana uymayan uydurma hadislere iman eden ve bu şekilde amel eden dinden çıkar.


  6. 10.Ağustos.2017, 22:09
    75
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Dinin anayasası kur'an dır.anayasa ya uymayan kanun yada kanun hükmünde kararname geçersizdir.kur'an da yazanı inkar edip kur'ana uymayan uydurma hadislere iman eden ve bu şekilde amel eden dinden çıkar.


  7. 10.Ağustos.2017, 22:21
    76
    Misafir

    Yorum: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Resulılahın Eşek ve köpek etini yasak etmesi ,kur'an daki hiçbir ayete ters düşmez.fakat recm ,ile ilgili rivayetler ayeti kerimeye ters düşer.Ayeti kerimeye iman ederim.çünkü kur'an korumuştur.hadislerin korunduğuna hiçkimse delil getiremez.bunun delili ise kütübü sittedeki birbiriyle çelişen yüzlerce hadistir.


  8. 10.Ağustos.2017, 22:21
    76
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Resulılahın Eşek ve köpek etini yasak etmesi ,kur'an daki hiçbir ayete ters düşmez.fakat recm ,ile ilgili rivayetler ayeti kerimeye ters düşer.Ayeti kerimeye iman ederim.çünkü kur'an korumuştur.hadislerin korunduğuna hiçkimse delil getiremez.bunun delili ise kütübü sittedeki birbiriyle çelişen yüzlerce hadistir.


  9. 11.Ağustos.2017, 09:32
    77
    Misafir

    Yorum: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Kuran-ı hakkıyla okuyup üzerinde tefekkür ettiyseniz, Yüce Allah'ın kişilerin birbirlerini öldürmelerini istemeyeceğini anlarsınız. Bazı meallerde ciddi çeviri hataları mevcuttur ve parantez içleri de tamamen yanlış anlamlara yol açmaktadır. Recm tamamiyle insanların uydurması olan bir durumdur.


  10. 11.Ağustos.2017, 09:32
    77
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Kuran-ı hakkıyla okuyup üzerinde tefekkür ettiyseniz, Yüce Allah'ın kişilerin birbirlerini öldürmelerini istemeyeceğini anlarsınız. Bazı meallerde ciddi çeviri hataları mevcuttur ve parantez içleri de tamamen yanlış anlamlara yol açmaktadır. Recm tamamiyle insanların uydurması olan bir durumdur.





+ Yorum Gönder
Git İlk 467