Konusunu Oylayın.: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?
  1. 18.Kasım.2012, 02:33
    61
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    reklam


    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu? altıncı sayfa yazısı mumsema.com Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?
    "ne alakası var?Din adına gazete ve dergilerde ve bastırdıkları kendi kitaplarıyla ahkam kesen pek çok edebiyatçı,şair ve yazar var onların,uzmanı olmadıkları halde yazdıklarıyla insanların itikatlarına etki ediyorlar hiçbir yerde olmayan şeyleri dinin icabı imiş gibi sunuyorlarBöyle kişilerden dinimizi öğrendik şimdiye kadar tüm bu yaşadığımız anlaşmazlıkların kaynağı budurOnun için Bu işin eğitimini alan ve veren kişilerin,ilahiyat profesörlerinin kitaplarını,kaynak eserleri okumaya başayınca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın"

    dediğin adamların benim için bir etkisi olmaz merak etme, dini asıl kaynağından ve de bu kaynakları anlatan alimlerden öğrenmeyi tercih ederim ki Allahın dinine bağlı kalmış olayım. yine bir delillendirme yapmadın, yani recmetme hükmünden sonra 100 değnek ayetinin indiğine dair bir delillendirme yapman gerekli.


  2. 18.Kasım.2012, 02:33
    61
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    reklam


    "ne alakası var?Din adına gazete ve dergilerde ve bastırdıkları kendi kitaplarıyla ahkam kesen pek çok edebiyatçı,şair ve yazar var onların,uzmanı olmadıkları halde yazdıklarıyla insanların itikatlarına etki ediyorlar hiçbir yerde olmayan şeyleri dinin icabı imiş gibi sunuyorlarBöyle kişilerden dinimizi öğrendik şimdiye kadar tüm bu yaşadığımız anlaşmazlıkların kaynağı budurOnun için Bu işin eğitimini alan ve veren kişilerin,ilahiyat profesörlerinin kitaplarını,kaynak eserleri okumaya başayınca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın"

    dediğin adamların benim için bir etkisi olmaz merak etme, dini asıl kaynağından ve de bu kaynakları anlatan alimlerden öğrenmeyi tercih ederim ki Allahın dinine bağlı kalmış olayım. yine bir delillendirme yapmadın, yani recmetme hükmünden sonra 100 değnek ayetinin indiğine dair bir delillendirme yapman gerekli.


  3. 18.Kasım.2012, 03:08
    62
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    reklam


    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    "ne alakası var?Din adına gazete ve dergilerde ve bastırdıkları kendi kitaplarıyla ahkam kesen pek çok edebiyatçı,şair ve yazar var onların,uzmanı olmadıkları halde yazdıklarıyla insanların itikatlarına etki ediyorlar hiçbir yerde olmayan şeyleri dinin icabı imiş gibi sunuyorlarBöyle kişilerden dinimizi öğrendik şimdiye kadar tüm bu yaşadığımız anlaşmazlıkların kaynağı budurOnun için Bu işin eğitimini alan ve veren kişilerin,ilahiyat profesörlerinin kitaplarını,kaynak eserleri okumaya başayınca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın"

    dediğin adamların benim için bir etkisi olmaz merak etme, dini asıl kaynağından ve de bu kaynakları anlatan alimlerden öğrenmeyi tercih ederim ki Allahın dinine bağlı kalmış olayım. yine bir delillendirme yapmadın, yani recmetme hükmünden sonra 100 değnek ayetinin indiğine dair bir delillendirme yapman gerekli.
    Genel bir tespitti bu

    Delili şudur.Bahsi geçen yahudilere yapılan recm Medine döneminin ilk zamanlarında oldu.yani Peygamberimiz medine'ye henüz yeni hicret etmişti.Hüküm bildiren Ahkam ayetleri Medine döneminde gelmeye başladı.Yahudilerin recmi sırasında o ayet henüz inmediği ve yahudilere kendi tevratlarına bile uymadıklarını göstermek için uyguladı.Başka bir hadiste Peygamberimiz sopa cezasını vermek için beğenmediği sopayı değiştirdiği rivayeti var.Diğer konuda bunu söylemiştim.


  4. 18.Kasım.2012, 03:08
    62
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    "ne alakası var?Din adına gazete ve dergilerde ve bastırdıkları kendi kitaplarıyla ahkam kesen pek çok edebiyatçı,şair ve yazar var onların,uzmanı olmadıkları halde yazdıklarıyla insanların itikatlarına etki ediyorlar hiçbir yerde olmayan şeyleri dinin icabı imiş gibi sunuyorlarBöyle kişilerden dinimizi öğrendik şimdiye kadar tüm bu yaşadığımız anlaşmazlıkların kaynağı budurOnun için Bu işin eğitimini alan ve veren kişilerin,ilahiyat profesörlerinin kitaplarını,kaynak eserleri okumaya başayınca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın"

    dediğin adamların benim için bir etkisi olmaz merak etme, dini asıl kaynağından ve de bu kaynakları anlatan alimlerden öğrenmeyi tercih ederim ki Allahın dinine bağlı kalmış olayım. yine bir delillendirme yapmadın, yani recmetme hükmünden sonra 100 değnek ayetinin indiğine dair bir delillendirme yapman gerekli.
    Genel bir tespitti bu

    Delili şudur.Bahsi geçen yahudilere yapılan recm Medine döneminin ilk zamanlarında oldu.yani Peygamberimiz medine'ye henüz yeni hicret etmişti.Hüküm bildiren Ahkam ayetleri Medine döneminde gelmeye başladı.Yahudilerin recmi sırasında o ayet henüz inmediği ve yahudilere kendi tevratlarına bile uymadıklarını göstermek için uyguladı.Başka bir hadiste Peygamberimiz sopa cezasını vermek için beğenmediği sopayı değiştirdiği rivayeti var.Diğer konuda bunu söylemiştim.


  5. 18.Kasım.2012, 03:11
    63
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Çelebiler kardeşim haklı.... Hazreti Ömer(R.A.)'nın ayet-i Kerimeleri saklama gibi bir lüksü olmaz. Zira Ayet-i Kerimeler geldiği anda zaten kaleme alınıyordu bu bir.

    İkincisi.... Herkes ezbere biliyordu ve daim talim ediyorlardı. Yani HAFIZ'lar vardı..... Kimsede olmayan nüshalar Hazreti Ömer(R.A.)'nda olmuş değildi.

    Üçüncüsü.... Hazreti Ömer (R.A.) şu ne der, bu ne der diye düşünecek bir ASHAB değildir. O sadece ALLAH ne der diye düşünecek bir ASHAB'dır ki. İşte millet ne der diye, elimdeki ayetleri eklemedim dermi.....

    Soruyoruz bu durumda dermi....???? Allah Korkusu olan bir ASHAB bunu diyebilirmi....????

    Ne der bu durumda..... Durun bakalım arkadaşlar. Şu şu ve şu Ayet-i kerimeler vardı. Bunların ALLAH'ın KİTABI'na neden koymadınız.... Birde hesap sorardı.... NEDEN BU NÜSHALAR O KİTAB'da yok diye. Sorumluluk var zira. Rab'bine hesap verecek. Bize eksik aktarılanlardan dolayı. Allahu Taala demezmi.... Ya Ömer. Benim ikmal ettim dediğim kitapta sen eksiklik yapmışsın demezmi.....???? Zira o kitabın bırakınız ayet-i Kerimesine harfine kadar Allahu Taala'nın korumasında değilmiydi.....???? Allahu Taala eksik bir kitabımı korumaya aldı....????

    Mütevatir hadislere inanmayalımmı????

    Ahmed ibni Hanbel(r.a)`de şöyle demiştir: "Ebu Hanife ve ashabı hadis konusunda cahildirler" Darakutni-sunen 1/324

    Ahmed ibni Hanbel(R.A.)`in daha sonra bu tenkidi tavrından vazgeçtiğini gösteren bir ifadesi mevcuttur.

    Şöyle ki: "Şafii gelip aramızdaki ihtilafı kaldırıncaya kadar Hanefilerle lanetlesirdik." Tahanevi-Kavaid S:384

    İmam-ı Azam (r.a)bir takım tarihi ve siyasi sebeplerle haksız olarak cerh edildiğinin diğer bir delili de re`y konusunda ondan daha ileri olan alimlere aynı tenkidin yapılmamış olmasıdır. Mesela İmam Şafii (r.a) re`ye ondan daha fazla önem vermesine rağmen aynı tenkide uğramamıştır.

    İmam-ı Azam (r.a) "Ashabın görüşlerinden birini seçeriz, fakat toptan terketmeyiz" derken; H.Karaman -Islam hukukunda ictihad

    İmam-ı Şafii (r.a) sahabe kavlini, kitap, sünnet, icma veya kıyasa muvafık olması ve o konuda nas bulunmaması şartıyla kabul etmektedir. Es`safii-Er`risale

    Hülasa islamyolu kardeşimde bu hususda haklı....

    Ancak RECM konusunda ayetler var. Bu hususu daha önce zikretmiştik.


  6. 18.Kasım.2012, 03:11
    63
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Çelebiler kardeşim haklı.... Hazreti Ömer(R.A.)'nın ayet-i Kerimeleri saklama gibi bir lüksü olmaz. Zira Ayet-i Kerimeler geldiği anda zaten kaleme alınıyordu bu bir.

    İkincisi.... Herkes ezbere biliyordu ve daim talim ediyorlardı. Yani HAFIZ'lar vardı..... Kimsede olmayan nüshalar Hazreti Ömer(R.A.)'nda olmuş değildi.

    Üçüncüsü.... Hazreti Ömer (R.A.) şu ne der, bu ne der diye düşünecek bir ASHAB değildir. O sadece ALLAH ne der diye düşünecek bir ASHAB'dır ki. İşte millet ne der diye, elimdeki ayetleri eklemedim dermi.....

    Soruyoruz bu durumda dermi....???? Allah Korkusu olan bir ASHAB bunu diyebilirmi....????

    Ne der bu durumda..... Durun bakalım arkadaşlar. Şu şu ve şu Ayet-i kerimeler vardı. Bunların ALLAH'ın KİTABI'na neden koymadınız.... Birde hesap sorardı.... NEDEN BU NÜSHALAR O KİTAB'da yok diye. Sorumluluk var zira. Rab'bine hesap verecek. Bize eksik aktarılanlardan dolayı. Allahu Taala demezmi.... Ya Ömer. Benim ikmal ettim dediğim kitapta sen eksiklik yapmışsın demezmi.....???? Zira o kitabın bırakınız ayet-i Kerimesine harfine kadar Allahu Taala'nın korumasında değilmiydi.....???? Allahu Taala eksik bir kitabımı korumaya aldı....????

    Mütevatir hadislere inanmayalımmı????

    Ahmed ibni Hanbel(r.a)`de şöyle demiştir: "Ebu Hanife ve ashabı hadis konusunda cahildirler" Darakutni-sunen 1/324

    Ahmed ibni Hanbel(R.A.)`in daha sonra bu tenkidi tavrından vazgeçtiğini gösteren bir ifadesi mevcuttur.

    Şöyle ki: "Şafii gelip aramızdaki ihtilafı kaldırıncaya kadar Hanefilerle lanetlesirdik." Tahanevi-Kavaid S:384

    İmam-ı Azam (r.a)bir takım tarihi ve siyasi sebeplerle haksız olarak cerh edildiğinin diğer bir delili de re`y konusunda ondan daha ileri olan alimlere aynı tenkidin yapılmamış olmasıdır. Mesela İmam Şafii (r.a) re`ye ondan daha fazla önem vermesine rağmen aynı tenkide uğramamıştır.

    İmam-ı Azam (r.a) "Ashabın görüşlerinden birini seçeriz, fakat toptan terketmeyiz" derken; H.Karaman -Islam hukukunda ictihad

    İmam-ı Şafii (r.a) sahabe kavlini, kitap, sünnet, icma veya kıyasa muvafık olması ve o konuda nas bulunmaması şartıyla kabul etmektedir. Es`safii-Er`risale

    Hülasa islamyolu kardeşimde bu hususda haklı....

    Ancak RECM konusunda ayetler var. Bu hususu daha önce zikretmiştik.


  7. 18.Kasım.2012, 11:27
    64
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Elhamdulillah kardeşim Hazreti Ömere de unutturuyor. Allah Sahabelerin hepsine unutturuyor.

    Neyse Kardeşim sen Tefsir Olarak Elmalılı Hamdiye güveniyorsun. rica etsem Bakara 106. ayetin tefsirine bakarmısın Elmalılı hamdiden

    bende büyük müfessir Taberiden vereyim.

    Unutturmak" Buna göre âyetin mânâsı şöyledir: "Biz bir âyetin hük­münü değiştirecek olur veya unutturacak olursak ondan daha hayırlısını veya benzerini getiririz. Abdullah b. Mes'ud, Katade, Übey b. Humeyd, Hasan-ı Bas­ri, Rebi' b. Enes, Abdurrahman b. Zeyd ve Sa'd b. Ebi Vakkas âyet-i kerimeyi bu kıraat şekline ve bu izah.tarzına göre tefsir etmişlerdir. Mesela, Abdullah b. Mes'ud, âyetin izahında şöyle demiştir: "Sana bir âyeti unutturacak olursak veya hükmünü değiştirecek olursak daha iyisini veya aynısını getiririz."Katade şöyle demiştir: "Bir âyet, kendisinden sonra gelen başka bir âyetle neshediliyordu. Resulullah o âyeti okuyordu. Daha sonra ise âyet unutturulup kaldırılıyordu. Böylece Allah, dilediğini Peygamberine unutturuyor dilediğini de neshediyordu. Abd b. Humeyd bu konuda şöyle demiştir: "Bu âyetin mânâsı şöyledir "Biz bir âyetin hükmünü değiştirir veya onu kaldırıp elinden alacak olursak daha iyisini veya aynısını getiririz."
    Hasan-ı Basri de şöyle demiştir: "Peygamberimize Kur'anın bazı âyetleri okundu sonra da o âyetleri unuttu."
    Rebi' b. Enes ve Abdurrahman b. Zeyd de âyetin bu bölümünü: "Âyetleri kaldırırsak veya silersek" şeklinde izah etmişlerdir

    (Taberi Bakara 106 )


    Baya uzun güzel açıklamalar yapmıştır Taberi. Ama bu bölümü sadece aldım.


  8. 18.Kasım.2012, 11:27
    64
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Elhamdulillah kardeşim Hazreti Ömere de unutturuyor. Allah Sahabelerin hepsine unutturuyor.

    Neyse Kardeşim sen Tefsir Olarak Elmalılı Hamdiye güveniyorsun. rica etsem Bakara 106. ayetin tefsirine bakarmısın Elmalılı hamdiden

    bende büyük müfessir Taberiden vereyim.

    Unutturmak" Buna göre âyetin mânâsı şöyledir: "Biz bir âyetin hük­münü değiştirecek olur veya unutturacak olursak ondan daha hayırlısını veya benzerini getiririz. Abdullah b. Mes'ud, Katade, Übey b. Humeyd, Hasan-ı Bas­ri, Rebi' b. Enes, Abdurrahman b. Zeyd ve Sa'd b. Ebi Vakkas âyet-i kerimeyi bu kıraat şekline ve bu izah.tarzına göre tefsir etmişlerdir. Mesela, Abdullah b. Mes'ud, âyetin izahında şöyle demiştir: "Sana bir âyeti unutturacak olursak veya hükmünü değiştirecek olursak daha iyisini veya aynısını getiririz."Katade şöyle demiştir: "Bir âyet, kendisinden sonra gelen başka bir âyetle neshediliyordu. Resulullah o âyeti okuyordu. Daha sonra ise âyet unutturulup kaldırılıyordu. Böylece Allah, dilediğini Peygamberine unutturuyor dilediğini de neshediyordu. Abd b. Humeyd bu konuda şöyle demiştir: "Bu âyetin mânâsı şöyledir "Biz bir âyetin hükmünü değiştirir veya onu kaldırıp elinden alacak olursak daha iyisini veya aynısını getiririz."
    Hasan-ı Basri de şöyle demiştir: "Peygamberimize Kur'anın bazı âyetleri okundu sonra da o âyetleri unuttu."
    Rebi' b. Enes ve Abdurrahman b. Zeyd de âyetin bu bölümünü: "Âyetleri kaldırırsak veya silersek" şeklinde izah etmişlerdir

    (Taberi Bakara 106 )


    Baya uzun güzel açıklamalar yapmıştır Taberi. Ama bu bölümü sadece aldım.


  9. 18.Kasım.2012, 14:20
    65
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Allah'ın indirdiği ayet sadece Kuran mıdır?Düşünürsen anlarsın.


  10. 18.Kasım.2012, 14:20
    65
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah'ın indirdiği ayet sadece Kuran mıdır?Düşünürsen anlarsın.


  11. 18.Kasım.2012, 15:39
    66
    esahin
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 29.Ekim.2012
    Üye No: 98318
    Mesaj Sayısı: 29
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Saçma bir konu!


    Eğer recm ayaetlerini keçi yemiş ise, akla şu soruda gelebilir.

    Acaba keçinin yediği başka ayetler varmı?


  12. 18.Kasım.2012, 15:39
    66
    esahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Saçma bir konu!


    Eğer recm ayaetlerini keçi yemiş ise, akla şu soruda gelebilir.

    Acaba keçinin yediği başka ayetler varmı?


  13. 18.Kasım.2012, 16:42
    67
    İKTİBAS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Kasım.2012
    Üye No: 98591
    Mesaj Sayısı: 162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Konu nereden nereye geldi.

    Nesh ve Mensuh ; İslam alimleri buna ittifakla caizdir demişlerdir. Konuya delil teşkil iddia edilen ayetler şunlardır; Bakara/106, Nahl/101 , Rad/39

    Bu mesele kardeşler o kadar içinden çıkılmaz hale getirilmiştir ki ve kafaların o kadar çok karıştırılmasına sebebiyet vermiş ki adeta Yahudilerin bu ayetler karşısındaki tavrı gibi bir tavra sürüklemişlerdir bu ümmeti. Ne diyordu Yahudiler; Bir şeyi emrediyor, sonra onu yasaklıyor. Böyle kitap mı olur, böyle peygamber olur mu, böyle bir şey Allah’ın ilim ve hikmetine yakışır mı?

    Bende size soruyorum, yakışır mı?

    Kuran etrafında oluşturulmaya çalışılan şu şüphelere bir bakın;

    1- Diyorlar ki ; “Vitir namazında kunut olarak okutulan hafd ismiyle anılan başlı başına bir süre vardı” Güya kim demiş bunu, sahabelerden Ubey İbni Kaab. SubhanAllah! Nerede bu sure? Unutturuldu. Allah-u Ekber.

    2- Dioyarlar ki;”Nas ve Felak sureleri Kurandan değildir". Güya kim demiş bunu, Abdullah İbni Mesud.

    3- Nesh ve Mensuh vardır. Bunlar hangi ayetlerdir? Çok fazla ihtilaf var, bazıları bunların sayısını artırıyor bazıları azaltıyor.

    4- İbn-i İhsan ve İmam Malik tarafından bildiriliyor;

    “On emzirme ile süt akrabalığı olurdu. Sonra bunlar beş emzirme ile nesih olundu. Resulü Ekrem irtihal ettiğinde bunlar Kur'an içinde okunurdu." Güya kim demiş bunu, Hz Ayşe.

    5- Hadis İmam Müslim de geçiyor;

    Ebu Musa El'aş'arî Basra hafızlarını çağırmış, huzuruna Kur'an'ı ezbere bilen üçyüz kişi gelmişti. Onlara dedi ki: "Siz Basra halkının en iyisisiniz, onların hafızlarısınız. Kur'an'ı okuyunuz. Kur'an okumayı ihmal etmeyiniz. Sonra yürekleriniz katılaşır, nasıl ki sizden evvelkilerin de yüreği katılaşmıştı. Ben uzunluğu ve şiddeti itibariyle Tevbe Sûresine benzeyen bir süre okurdum ki, bunu unutmuş bulunuyorum. Yalnız hatırımda şurası kalmış:

    "Adem oğlunun iki vadi dolusu malı veya altını olsa üçüncü bir vadi daha olmasını isterdi. İnsanın hırs karnını ancak toprak doyurabilir. Tevbe edenin tevbesini Allah kabul eder."


    6-Hükmü baki tilaveti mensuh ayetler. Yani ayet yok ama hükmü var. Ayet nerede? Keçi yedi veya unutturuldu.


    Görüyorsunuz değil mi? SubhanAllah! Kuran’ın korunmuşluğuna nasıl da gölge düşürüyorlar. Biz Allah’ın Rasulünü, sahabeleri bunlardan tenzih ederiz. Onlar asla böyle şeyler söylemezler. Birileri İslam’a olan kinleri nedeniyle, fitne çıkarmak ve genç dimağları bulandırmak için bunları uydurmuşlardır.


    Şimdi bazıları kızacak ama bakın işin özeti şudur. Ki İmam Müslim ve alimlerden İsfehani de bu görüştedir.

    Konuya delil teşkil eden bütün ayetlerin mahiyeti şudur;

    “Biz bir ayetten her neyi nesh eder veya unutturursak, mutlaka ondan daha hayırlısını veya benzerini getiririz. Bilmez misin ki Allah her şeye kadirdir.” Bakara 106

    Ayetlerin bahsettiği nesh olayı geçmiş şeriatlerin neshidir. Ayetlerin siyak ve sibakına bakarsanız bunu net bit şekilde görürsünüz. Hz Adem’e gelen, Hz İbrahime gelen, Hz Musa’ya ve Hz İsa’ya ve bütün peygamberlere gelen dinin adı İslam’dır.

    Yahudilerin itirazı şuydu;

    "Kur'an, önceki kitapların Allah tarafından gönderildiğini söylüyor. Eğer böyleyse Kur'an, neden önceki kitaplardakilerden değişik emirler veriyor? Nasıl olur da, aynı Allah, farklı zamanlarda farklı emirler verir?”

    Şüphe tohumları ekmeye çalışan Yahudilere bir cevaptır bu ayetler yoksa Kuran ayetlerinin unutturulması veya değiştirilmesi, hükmünün kalkması değildir. Yani her peygambere gelen kitap ta emirler vermiş bunların bazılarında değişiklikler yapmıştır. Yani ondan daha iyisini getiririz derken Kuran içinde değil, diğer kutsal kitaplar arasında hayırlısını getiririz demektir. Tevrat, İncil ve daha iyisi Kuran şeklinde anlamamız gerekiyor.


  14. 18.Kasım.2012, 16:42
    67
    İKTİBAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Konu nereden nereye geldi.

    Nesh ve Mensuh ; İslam alimleri buna ittifakla caizdir demişlerdir. Konuya delil teşkil iddia edilen ayetler şunlardır; Bakara/106, Nahl/101 , Rad/39

    Bu mesele kardeşler o kadar içinden çıkılmaz hale getirilmiştir ki ve kafaların o kadar çok karıştırılmasına sebebiyet vermiş ki adeta Yahudilerin bu ayetler karşısındaki tavrı gibi bir tavra sürüklemişlerdir bu ümmeti. Ne diyordu Yahudiler; Bir şeyi emrediyor, sonra onu yasaklıyor. Böyle kitap mı olur, böyle peygamber olur mu, böyle bir şey Allah’ın ilim ve hikmetine yakışır mı?

    Bende size soruyorum, yakışır mı?

    Kuran etrafında oluşturulmaya çalışılan şu şüphelere bir bakın;

    1- Diyorlar ki ; “Vitir namazında kunut olarak okutulan hafd ismiyle anılan başlı başına bir süre vardı” Güya kim demiş bunu, sahabelerden Ubey İbni Kaab. SubhanAllah! Nerede bu sure? Unutturuldu. Allah-u Ekber.

    2- Dioyarlar ki;”Nas ve Felak sureleri Kurandan değildir". Güya kim demiş bunu, Abdullah İbni Mesud.

    3- Nesh ve Mensuh vardır. Bunlar hangi ayetlerdir? Çok fazla ihtilaf var, bazıları bunların sayısını artırıyor bazıları azaltıyor.

    4- İbn-i İhsan ve İmam Malik tarafından bildiriliyor;

    “On emzirme ile süt akrabalığı olurdu. Sonra bunlar beş emzirme ile nesih olundu. Resulü Ekrem irtihal ettiğinde bunlar Kur'an içinde okunurdu." Güya kim demiş bunu, Hz Ayşe.

    5- Hadis İmam Müslim de geçiyor;

    Ebu Musa El'aş'arî Basra hafızlarını çağırmış, huzuruna Kur'an'ı ezbere bilen üçyüz kişi gelmişti. Onlara dedi ki: "Siz Basra halkının en iyisisiniz, onların hafızlarısınız. Kur'an'ı okuyunuz. Kur'an okumayı ihmal etmeyiniz. Sonra yürekleriniz katılaşır, nasıl ki sizden evvelkilerin de yüreği katılaşmıştı. Ben uzunluğu ve şiddeti itibariyle Tevbe Sûresine benzeyen bir süre okurdum ki, bunu unutmuş bulunuyorum. Yalnız hatırımda şurası kalmış:

    "Adem oğlunun iki vadi dolusu malı veya altını olsa üçüncü bir vadi daha olmasını isterdi. İnsanın hırs karnını ancak toprak doyurabilir. Tevbe edenin tevbesini Allah kabul eder."


    6-Hükmü baki tilaveti mensuh ayetler. Yani ayet yok ama hükmü var. Ayet nerede? Keçi yedi veya unutturuldu.


    Görüyorsunuz değil mi? SubhanAllah! Kuran’ın korunmuşluğuna nasıl da gölge düşürüyorlar. Biz Allah’ın Rasulünü, sahabeleri bunlardan tenzih ederiz. Onlar asla böyle şeyler söylemezler. Birileri İslam’a olan kinleri nedeniyle, fitne çıkarmak ve genç dimağları bulandırmak için bunları uydurmuşlardır.


    Şimdi bazıları kızacak ama bakın işin özeti şudur. Ki İmam Müslim ve alimlerden İsfehani de bu görüştedir.

    Konuya delil teşkil eden bütün ayetlerin mahiyeti şudur;

    “Biz bir ayetten her neyi nesh eder veya unutturursak, mutlaka ondan daha hayırlısını veya benzerini getiririz. Bilmez misin ki Allah her şeye kadirdir.” Bakara 106

    Ayetlerin bahsettiği nesh olayı geçmiş şeriatlerin neshidir. Ayetlerin siyak ve sibakına bakarsanız bunu net bit şekilde görürsünüz. Hz Adem’e gelen, Hz İbrahime gelen, Hz Musa’ya ve Hz İsa’ya ve bütün peygamberlere gelen dinin adı İslam’dır.

    Yahudilerin itirazı şuydu;

    "Kur'an, önceki kitapların Allah tarafından gönderildiğini söylüyor. Eğer böyleyse Kur'an, neden önceki kitaplardakilerden değişik emirler veriyor? Nasıl olur da, aynı Allah, farklı zamanlarda farklı emirler verir?”

    Şüphe tohumları ekmeye çalışan Yahudilere bir cevaptır bu ayetler yoksa Kuran ayetlerinin unutturulması veya değiştirilmesi, hükmünün kalkması değildir. Yani her peygambere gelen kitap ta emirler vermiş bunların bazılarında değişiklikler yapmıştır. Yani ondan daha iyisini getiririz derken Kuran içinde değil, diğer kutsal kitaplar arasında hayırlısını getiririz demektir. Tevrat, İncil ve daha iyisi Kuran şeklinde anlamamız gerekiyor.


  15. 18.Kasım.2012, 16:56
    68
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    Şimdi hakikat zamanı.

    Allahu Taala Ayet-i Kerimeleri KEÇİLERE ve DİĞER MAHLUKLARA karşı korumaya almıştır.

    Nerede..??

    Muhafaza edilen LEVHA'nın bulunduğu makamda.. LEVH-İ MAHFUZ'da.

    Nereden bileceğiz..??

    RAD 38 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri : Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.

    Şimdi dikkatlice bakalım.. ANDOLSUN.. Rab'bim ZATI üzerine yemin ediyor. Neden Zatı üzerine yemin ediyor.. Zira O yarattı zamanı, mekanı geçmiş, gün ve geleceği..

    Senden öncede Peygamber(A.S.)'lar gönderdik. Bizden geleni insanlara tebliğ eden, insan'a insan'dan resullar gönderdik. Tıpkı senin gibi. Onlarında eş ve çocukları tarafımızdan verildi. Allah'ın izni olmadan hiç bir Peygamber(A.S.) bir mucize getiremez. Dinlerini tebliğ ettikleri kitaplarda bu mucizeler içerisine dahil.. Her ecelin bir yazısı vardır. Her sonun bir müsebbibi ve her müsebbibin de bir yazısı vardır. Bu yazı katımızdadır.

    Devamında Ne Diyor Rab'bim..

    RAD 39 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri : Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır.

    Allahu Taala dilediğini (Kavimlerin azgınlık neticesinde hak ettiklerini) siler.. Dümdüz eder. Dilediğinide Sabit Kılıp Bırakır.. Öyleki Senden önce senin zamanında yapılanlar yapılmıştıda biz onları yerle bir etmiştik. Ancak senden sonra helak'ları kaldırdıkta, musibetleri yerine tahsis ettik. Senden sonrada tüm kavimler üzerine tufan yok.. Ta ki; Kıyamete kadar ve O Kur'an-ı Kerim bizim korumamızdadır. Biz O'nu sabit kılıp bırakırız. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) içerisinde yaş ve kuru her ne ki var olanı.. O'nun aslı bizim yanımızdadır.

    Devamında Ne Diyor Rab'bim..

    Zuhruf 3 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    (2-3) Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.

    Apaçık Kitab'a Andolsun ki; Rab'bim Kendi kitabının şahsında, Zatına yemin ederek başlıyor. İyice anlaşılsın diye biz onu ARAPÇA bir KUR'an yaptık. Cennet lisanı ARAPCA'dır diyenlerede bu Ayet-i Kerime bir tokat hükmündedir. İndimizdeki kitab İLAHCA'dır. ALLAHCA'dır. ALLAHU TAALA'nın LİSANI iledir. Siz O'nu iyi anlayasınız diye biz size O Kitabı (KUR'AN-I KERİM)'i ARAPCA olarak indirdik. Diğer dillere ve kavimlerede bu bakımdan hiç bir üstünlüğünüz yoktur. Üstünlük sadece TAKVA iledir.

    Zuhruf 4. Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz’da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur.

    Şüphesiz O (KUR'AN-I KERİM), katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz'da) mevcuttur. Bizim korumamız altındadır. Çok yücedir.. Tüm sırlar içerisinde mevcuttur. Kaderden Yaratma Sanatına kadar tüm sırlar yaş ve kuru her ne ki; var O'nun içindedir. Üstelik bu ilmin yanında, hikmetlerlede doludur.

    KAF 4 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.

    Nedir O KİTAP, Aslı ile Kur'an-ı Kerim.. Levh-i Mahfuzda aslı ile saklı olan.

    HADİD 22 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.

    Başınızı her ne gelirse gelsin, hayr ve şer olarak. Biz o vesileleri yaratmadan önce, bir kitapta yazılmamış olsun. Tüm her şey, yaş ve kuru her ne ki; var. O kitabın KUR'AN-I KERİM'in içindedir. Kombinasyonlarını çözmeye çalışan binlerce AHMAK TÜREMİŞTİR.. Lakin o mahluka göre değil. MABUD'a göre kolaydır. Zira yaratma gücü ve ilmi ile hikmeti ZAT'ına aittir.

    ABESE 13 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    (13-16) O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

    O KUR'AN-I KERİM aslı ile Şerefli ve Sadık yazıcı meleklerin elindeki YÜKSEK, TERTEMİZ ve ÇOK DEĞERLİ SAHİFE'lerdedir. Muhafaza altındadır. O'nun muhafazası da BİZZAT RAB'bime aittir. Ulaşamazsınız. Bozamasınız zira bozsanız bile aslı O'nun yanındadır. Yine bir Peygamber (S.A.V.) veya bir MÜCEDDİD gönderir de, aslını yine önünüzde bulursunuz

    Asla ve Kat'a KUR'AN- KERİM'de NESH yoktur. NESH kendinden önceki Kitap'larla ki; O Kitaplarda Kur'an-ı Kerim gibi Levh-u Mahfuzda aslı olan kitaptandır. Ancak daha sonra NESH edilerek aslı bozulmuş ve daha sonra onlarda Peygamberlerinin (A.S.) sözlerini evirip çevirmiş ve kitaplarında olan Ayet-i Kerimeleri HÜKÜMSÜZ saymışlar. NESH etmişlerdir. Şimdi aynı oyun Kur'an-ı Kerim Ayetleri üzerinde oynanmak istenmektedir. Ve bununla ilgili olarakda birbirlerinin kuyusunu kazmayı ve makam ve mevkiler sahibi olmayı amaçlayan bir sürü sözde ilim adamının görüşleri baz alınarak. O öyle görüş sarfetti. Bu böyle görüş sarfetti. O'nun sözü, Bunun sözü ile KUR'AN-I KERİM'in ayetlerinin NESH edildiği ve HÜKMÜNÜN KALKTIĞI ve sadece LAFZ'ının kaldığı söylenirdi. Şimdi dahada ileri gidilerek, KEÇİLERE YEDİRİLMEYE BAŞLANDI

    Doğal olarak insan'larda şunu sorarlar. KEÇİLER O SAHİFELERİ YERLERKEN SEÇİCİMİ DAVRANDILAR.. KEÇİLERİN YEDİĞİ SAHİFELER O SAHİFELERİ EZBERLEYEN ASHAB'dan ve HAFIZLAR'dan saklandımı..?? Keçilerin yediği sayfalar aynı anda hafızların hafızalarındandamı silindi.. Hani O Kur'an-ı Kerim'i Allahu Taala KIYAMET'e kadar muhafaza edecekti. Keçileremi güç yetiremedi. Çokmu azgındı bu keçiler. Yoksa içerisinde hiç bir değişiklik yapılmadı denilen Kur'an-ı Kerim

    FATIR 43 Ayet-i Kerimesi

    Diyanet İşleri :
    Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın

    Ama biz Allahın Kanununda değişiklik olduğunu bulduk. KUR'AN-I KERİM Ayetleri birbirlerini NESH etmeye başlamış, Onu söylüyor. O'nu bulduk. Üstelik SAPMA'da bulduk. RECM ayetleri varmışda keçiler yemişler. O'nun koruma ve muhafazası Bizzat RAB'bime aitken, Acziyete düşmüş yada kendi bizzat keçilere yedirerek ayetlerde eksiltme ve değişiklik yapmışda, hatta ortadan kaldırmış.. Tövbe haşa

    Hatta Öyleki; Ayet-i Keremeleri yani bizzat senin katında olan ve levh-u Mahfuzda aslı olan ve Kur'an-ı Kerim'in içindeki Ayet-i Kerimeler, Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in HADİS'leri ile NESH edilmiş. Yani AYETLER kendi aralarında önce birbirlerini NESH etmişler. Daha sonra bu yetmemiş. Birde Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Hadis-i Şeriflerle NESH edilen ayetleri bir daha NESH etmiş. Birazcık şekil vermişler MAHLUK'ların senin bizzat koruyorum diye bize TAAHHÜT ettiğin dininin kitabını.. Tövbe haşa

    İşte hakikat bu. Varın bundan sonrasını İnşaAllah siz tefekkür edin. Bu yazıyı bu kadarla iktifa edelim


  16. 18.Kasım.2012, 16:56
    68
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Şimdi hakikat zamanı.

    Allahu Taala Ayet-i Kerimeleri KEÇİLERE ve DİĞER MAHLUKLARA karşı korumaya almıştır.

    Nerede..??

    Muhafaza edilen LEVHA'nın bulunduğu makamda.. LEVH-İ MAHFUZ'da.

    Nereden bileceğiz..??

    RAD 38 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri : Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber bir mucize getiremez. Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır.

    Şimdi dikkatlice bakalım.. ANDOLSUN.. Rab'bim ZATI üzerine yemin ediyor. Neden Zatı üzerine yemin ediyor.. Zira O yarattı zamanı, mekanı geçmiş, gün ve geleceği..

    Senden öncede Peygamber(A.S.)'lar gönderdik. Bizden geleni insanlara tebliğ eden, insan'a insan'dan resullar gönderdik. Tıpkı senin gibi. Onlarında eş ve çocukları tarafımızdan verildi. Allah'ın izni olmadan hiç bir Peygamber(A.S.) bir mucize getiremez. Dinlerini tebliğ ettikleri kitaplarda bu mucizeler içerisine dahil.. Her ecelin bir yazısı vardır. Her sonun bir müsebbibi ve her müsebbibin de bir yazısı vardır. Bu yazı katımızdadır.

    Devamında Ne Diyor Rab'bim..

    RAD 39 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri : Allah, dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) O’nun yanındadır.

    Allahu Taala dilediğini (Kavimlerin azgınlık neticesinde hak ettiklerini) siler.. Dümdüz eder. Dilediğinide Sabit Kılıp Bırakır.. Öyleki Senden önce senin zamanında yapılanlar yapılmıştıda biz onları yerle bir etmiştik. Ancak senden sonra helak'ları kaldırdıkta, musibetleri yerine tahsis ettik. Senden sonrada tüm kavimler üzerine tufan yok.. Ta ki; Kıyamete kadar ve O Kur'an-ı Kerim bizim korumamızdadır. Biz O'nu sabit kılıp bırakırız. Ana kitap (Levh-i Mahfuz) içerisinde yaş ve kuru her ne ki var olanı.. O'nun aslı bizim yanımızdadır.

    Devamında Ne Diyor Rab'bim..

    Zuhruf 3 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    (2-3) Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.

    Apaçık Kitab'a Andolsun ki; Rab'bim Kendi kitabının şahsında, Zatına yemin ederek başlıyor. İyice anlaşılsın diye biz onu ARAPÇA bir KUR'an yaptık. Cennet lisanı ARAPCA'dır diyenlerede bu Ayet-i Kerime bir tokat hükmündedir. İndimizdeki kitab İLAHCA'dır. ALLAHCA'dır. ALLAHU TAALA'nın LİSANI iledir. Siz O'nu iyi anlayasınız diye biz size O Kitabı (KUR'AN-I KERİM)'i ARAPCA olarak indirdik. Diğer dillere ve kavimlerede bu bakımdan hiç bir üstünlüğünüz yoktur. Üstünlük sadece TAKVA iledir.

    Zuhruf 4. Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz’da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur.

    Şüphesiz O (KUR'AN-I KERİM), katımızdaki ana kitapta (Levh-i Mahfuz'da) mevcuttur. Bizim korumamız altındadır. Çok yücedir.. Tüm sırlar içerisinde mevcuttur. Kaderden Yaratma Sanatına kadar tüm sırlar yaş ve kuru her ne ki; var O'nun içindedir. Üstelik bu ilmin yanında, hikmetlerlede doludur.

    KAF 4 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.

    Nedir O KİTAP, Aslı ile Kur'an-ı Kerim.. Levh-i Mahfuzda aslı ile saklı olan.

    HADİD 22 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.

    Başınızı her ne gelirse gelsin, hayr ve şer olarak. Biz o vesileleri yaratmadan önce, bir kitapta yazılmamış olsun. Tüm her şey, yaş ve kuru her ne ki; var. O kitabın KUR'AN-I KERİM'in içindedir. Kombinasyonlarını çözmeye çalışan binlerce AHMAK TÜREMİŞTİR.. Lakin o mahluka göre değil. MABUD'a göre kolaydır. Zira yaratma gücü ve ilmi ile hikmeti ZAT'ına aittir.

    ABESE 13 Ayet-i Kerime

    Diyanet İşleri :
    (13-16) O, şerefli ve sâdık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.

    O KUR'AN-I KERİM aslı ile Şerefli ve Sadık yazıcı meleklerin elindeki YÜKSEK, TERTEMİZ ve ÇOK DEĞERLİ SAHİFE'lerdedir. Muhafaza altındadır. O'nun muhafazası da BİZZAT RAB'bime aittir. Ulaşamazsınız. Bozamasınız zira bozsanız bile aslı O'nun yanındadır. Yine bir Peygamber (S.A.V.) veya bir MÜCEDDİD gönderir de, aslını yine önünüzde bulursunuz

    Asla ve Kat'a KUR'AN- KERİM'de NESH yoktur. NESH kendinden önceki Kitap'larla ki; O Kitaplarda Kur'an-ı Kerim gibi Levh-u Mahfuzda aslı olan kitaptandır. Ancak daha sonra NESH edilerek aslı bozulmuş ve daha sonra onlarda Peygamberlerinin (A.S.) sözlerini evirip çevirmiş ve kitaplarında olan Ayet-i Kerimeleri HÜKÜMSÜZ saymışlar. NESH etmişlerdir. Şimdi aynı oyun Kur'an-ı Kerim Ayetleri üzerinde oynanmak istenmektedir. Ve bununla ilgili olarakda birbirlerinin kuyusunu kazmayı ve makam ve mevkiler sahibi olmayı amaçlayan bir sürü sözde ilim adamının görüşleri baz alınarak. O öyle görüş sarfetti. Bu böyle görüş sarfetti. O'nun sözü, Bunun sözü ile KUR'AN-I KERİM'in ayetlerinin NESH edildiği ve HÜKMÜNÜN KALKTIĞI ve sadece LAFZ'ının kaldığı söylenirdi. Şimdi dahada ileri gidilerek, KEÇİLERE YEDİRİLMEYE BAŞLANDI

    Doğal olarak insan'larda şunu sorarlar. KEÇİLER O SAHİFELERİ YERLERKEN SEÇİCİMİ DAVRANDILAR.. KEÇİLERİN YEDİĞİ SAHİFELER O SAHİFELERİ EZBERLEYEN ASHAB'dan ve HAFIZLAR'dan saklandımı..?? Keçilerin yediği sayfalar aynı anda hafızların hafızalarındandamı silindi.. Hani O Kur'an-ı Kerim'i Allahu Taala KIYAMET'e kadar muhafaza edecekti. Keçileremi güç yetiremedi. Çokmu azgındı bu keçiler. Yoksa içerisinde hiç bir değişiklik yapılmadı denilen Kur'an-ı Kerim

    FATIR 43 Ayet-i Kerimesi

    Diyanet İşleri :
    Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın

    Ama biz Allahın Kanununda değişiklik olduğunu bulduk. KUR'AN-I KERİM Ayetleri birbirlerini NESH etmeye başlamış, Onu söylüyor. O'nu bulduk. Üstelik SAPMA'da bulduk. RECM ayetleri varmışda keçiler yemişler. O'nun koruma ve muhafazası Bizzat RAB'bime aitken, Acziyete düşmüş yada kendi bizzat keçilere yedirerek ayetlerde eksiltme ve değişiklik yapmışda, hatta ortadan kaldırmış.. Tövbe haşa

    Hatta Öyleki; Ayet-i Keremeleri yani bizzat senin katında olan ve levh-u Mahfuzda aslı olan ve Kur'an-ı Kerim'in içindeki Ayet-i Kerimeler, Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in HADİS'leri ile NESH edilmiş. Yani AYETLER kendi aralarında önce birbirlerini NESH etmişler. Daha sonra bu yetmemiş. Birde Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Hadis-i Şeriflerle NESH edilen ayetleri bir daha NESH etmiş. Birazcık şekil vermişler MAHLUK'ların senin bizzat koruyorum diye bize TAAHHÜT ettiğin dininin kitabını.. Tövbe haşa

    İşte hakikat bu. Varın bundan sonrasını İnşaAllah siz tefekkür edin. Bu yazıyı bu kadarla iktifa edelim


  17. 18.Kasım.2012, 16:56
    69
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    İKTİBAS Nickli Üyeden Alıntı
    Konu nereden nereye geldi.

    Nesh ve Mensuh ; İslam alimleri buna ittifakla caizdir demişlerdir. Konuya delil teşkil iddia edilen ayetler şunlardır; Bakara/106, Nahl/101 , Rad/39

    Bu mesele kardeşler o kadar içinden çıkılmaz hale getirilmiştir ki ve kafaların o kadar çok karıştırılmasına sebebiyet vermiş ki adeta Yahudilerin bu ayetler karşısındaki tavrı gibi bir tavra sürüklemişlerdir bu ümmeti. Ne diyordu Yahudiler; Bir şeyi emrediyor, sonra onu yasaklıyor. Böyle kitap mı olur, böyle peygamber olur mu, böyle bir şey Allah’ın ilim ve hikmetine yakışır mı?

    Bende size soruyorum, yakışır mı?

    [/B]
    Allah razı olsun çok doğru söyledin.Biz bu konuları senelerdir ateistlerle tartışırken şimdi kimlerle tartışır hale geldik şuraya bak.Hep bunların sebebi Kuran'dan ayrılmaktır,vahiyle irtibatı keserek araya trafolar koyarsan din anlaşılmaz hale geliyor.

    ELHAMDULİLLAH Nickli Üyeden Alıntı
    Şimdi hakikat zamanı.

    Allahu Taala Ayet-i Kerimeleri KEÇİLERE ve DİĞER MAHLUKLARA karşı korumaya almıştır.
    Allah u ekber,bir mümin için yeterli ve tam yerinde bir söz olmuş Allah razı olsun.


  18. 18.Kasım.2012, 16:56
    69
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    İKTİBAS Nickli Üyeden Alıntı
    Konu nereden nereye geldi.

    Nesh ve Mensuh ; İslam alimleri buna ittifakla caizdir demişlerdir. Konuya delil teşkil iddia edilen ayetler şunlardır; Bakara/106, Nahl/101 , Rad/39

    Bu mesele kardeşler o kadar içinden çıkılmaz hale getirilmiştir ki ve kafaların o kadar çok karıştırılmasına sebebiyet vermiş ki adeta Yahudilerin bu ayetler karşısındaki tavrı gibi bir tavra sürüklemişlerdir bu ümmeti. Ne diyordu Yahudiler; Bir şeyi emrediyor, sonra onu yasaklıyor. Böyle kitap mı olur, böyle peygamber olur mu, böyle bir şey Allah’ın ilim ve hikmetine yakışır mı?

    Bende size soruyorum, yakışır mı?

    [/B]
    Allah razı olsun çok doğru söyledin.Biz bu konuları senelerdir ateistlerle tartışırken şimdi kimlerle tartışır hale geldik şuraya bak.Hep bunların sebebi Kuran'dan ayrılmaktır,vahiyle irtibatı keserek araya trafolar koyarsan din anlaşılmaz hale geliyor.

    ELHAMDULİLLAH Nickli Üyeden Alıntı
    Şimdi hakikat zamanı.

    Allahu Taala Ayet-i Kerimeleri KEÇİLERE ve DİĞER MAHLUKLARA karşı korumaya almıştır.
    Allah u ekber,bir mümin için yeterli ve tam yerinde bir söz olmuş Allah razı olsun.


  19. 18.Kasım.2012, 17:26
    70
    noıdnoname
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2011
    Üye No: 88125
    Mesaj Sayısı: 121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Recm ayetini keçinin yediği doğru mu?

    2 gündür bu konuyu takip ediyorum. Baya bi araştırma yaptım internetten benim fena halde kafam karıştı şimdi o ayet bildiğimiz kurana koylması gereken ayetlerden mi yoksa bazı sitelerde mana olarak vahyedilen birde lafız olarak vahyedilen diye şeyler okudum kafam fena halde karıştı inşallah bi çıkar yol vardır da kalbimizde rahatlar dinden çıkmaktan korkuyorum kafamda bu soru va hep şimdi


  20. 18.Kasım.2012, 17:26
    70
    2 gündür bu konuyu takip ediyorum. Baya bi araştırma yaptım internetten benim fena halde kafam karıştı şimdi o ayet bildiğimiz kurana koylması gereken ayetlerden mi yoksa bazı sitelerde mana olarak vahyedilen birde lafız olarak vahyedilen diye şeyler okudum kafam fena halde karıştı inşallah bi çıkar yol vardır da kalbimizde rahatlar dinden çıkmaktan korkuyorum kafamda bu soru va hep şimdi


  21. 18.Kasım.2012, 17:28
    71
    İKTİBAS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Kasım.2012
    Üye No: 98591
    Mesaj Sayısı: 162
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Allah sizlerden de razı olsun.

    Bunu yapanlar sanırım amaçlarına ulaşmış gözüküyor. Bizler bir birimize hakkı ve sabrı tavsiye edip ümmet şuuruyla hareket edeceğimiz yerde birbirimizle uğraşıyoruz. Zaten amaçları da buydu, tefrika çıkarmak. Amma ümmet bunları tabiri caiz ise yemiyor artık, bilinçlenmeye başladı.

    Uyuşmuş anlayışların yaslandığı bid'at ve hurafeleri artık bu ümmet tasfiye etmeye başladı. Bilgiyi ve ölçüyü sahih kaynağından edinmeye başladı elhamdulillah.

    noıdnoname bu kadar iddialar karşısında kafanızın karışması doğaldır ama buna hiç gerek yok. Kuran baştan sona noktasından virgülüne kadar Allah'ın inzal ettiği şekliyle duruyor, ilk günkü tazeliğini korumakta ve hiç bir ayeti eksik de değildir fazla da değildir.

    Bu dinin temel kaynağı bakın tek kaynağı demiyorum temel kaynağı KURAN'dır. Bunun dışındakiler ister hadis olsun isterse diğer bütün İslam literatürü, kaynaklar olsun onun anlaşılması bağlamında bir değere sahiptirler. Eğer bunlar Kuran'dan neşet ediyorsa eyvallah etmiyorsa çer çöp hükmündedir. Bu dediklerimizi iyi kavrarsanız hiç bir şekilde aklınız karışmaz. Zira Kuran dışında diğer bütün bilgilerin doğrulunu ve/veya yanlışlığını test edeceğiz tek kitap KURAN'dır. O'na uyuyorsa kabul ederiz uymuyorsa da reddederiz ve bu şekilde aklımızı korumuş oluruz.

    Başka türlü bu işin içinden çıkılmaz.


  22. 18.Kasım.2012, 17:28
    71
    İKTİBAS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Allah sizlerden de razı olsun.

    Bunu yapanlar sanırım amaçlarına ulaşmış gözüküyor. Bizler bir birimize hakkı ve sabrı tavsiye edip ümmet şuuruyla hareket edeceğimiz yerde birbirimizle uğraşıyoruz. Zaten amaçları da buydu, tefrika çıkarmak. Amma ümmet bunları tabiri caiz ise yemiyor artık, bilinçlenmeye başladı.

    Uyuşmuş anlayışların yaslandığı bid'at ve hurafeleri artık bu ümmet tasfiye etmeye başladı. Bilgiyi ve ölçüyü sahih kaynağından edinmeye başladı elhamdulillah.

    noıdnoname bu kadar iddialar karşısında kafanızın karışması doğaldır ama buna hiç gerek yok. Kuran baştan sona noktasından virgülüne kadar Allah'ın inzal ettiği şekliyle duruyor, ilk günkü tazeliğini korumakta ve hiç bir ayeti eksik de değildir fazla da değildir.

    Bu dinin temel kaynağı bakın tek kaynağı demiyorum temel kaynağı KURAN'dır. Bunun dışındakiler ister hadis olsun isterse diğer bütün İslam literatürü, kaynaklar olsun onun anlaşılması bağlamında bir değere sahiptirler. Eğer bunlar Kuran'dan neşet ediyorsa eyvallah etmiyorsa çer çöp hükmündedir. Bu dediklerimizi iyi kavrarsanız hiç bir şekilde aklınız karışmaz. Zira Kuran dışında diğer bütün bilgilerin doğrulunu ve/veya yanlışlığını test edeceğiz tek kitap KURAN'dır. O'na uyuyorsa kabul ederiz uymuyorsa da reddederiz ve bu şekilde aklımızı korumuş oluruz.

    Başka türlü bu işin içinden çıkılmaz.


  23. 18.Kasım.2012, 17:51
    72
    noıdnoname
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2011
    Üye No: 88125
    Mesaj Sayısı: 121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    diyorlar ki mütavatir hadisi inkar küfrü gerektirir diyorlar şimdi benim aklımı karıştıran şey şu:
    1. Eğer buhari hadisinden eğer bizim anladığımız gibiyse (yanlış anlıyor eksik biliyorsak Allah affetsin) kuranda recm ayeti eksik ise Allah neden bu kuranı biz indirdik biz koruyacağız diyor hicr ayet 9 da?
    2. mütevatir hadisi inkar küfürse inşallah bi yanlış anlaşılma vardırki insanı iki arada bi derede bırakıyor
    3. ben kendimi ancak şu şekilde rahatlatıyorum bazı ayeler mana olarak iniyormuş bazıları hem mana hem lafız olarak iniyormuş bir siteden okuduğuma göre kuranda lafız ve mana olarak inenmiş

    Bana bu konuda kesin bir açıklama getirecek biri var mı ?


  24. 18.Kasım.2012, 17:51
    72
    diyorlar ki mütavatir hadisi inkar küfrü gerektirir diyorlar şimdi benim aklımı karıştıran şey şu:
    1. Eğer buhari hadisinden eğer bizim anladığımız gibiyse (yanlış anlıyor eksik biliyorsak Allah affetsin) kuranda recm ayeti eksik ise Allah neden bu kuranı biz indirdik biz koruyacağız diyor hicr ayet 9 da?
    2. mütevatir hadisi inkar küfürse inşallah bi yanlış anlaşılma vardırki insanı iki arada bi derede bırakıyor
    3. ben kendimi ancak şu şekilde rahatlatıyorum bazı ayeler mana olarak iniyormuş bazıları hem mana hem lafız olarak iniyormuş bir siteden okuduğuma göre kuranda lafız ve mana olarak inenmiş

    Bana bu konuda kesin bir açıklama getirecek biri var mı ?





+ Yorum Gönder
Git İlk 3567 Son