Konusunu Oylayın.: Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür?
  1. 12.Kasım.2012, 20:01
    1
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür?






    Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür? Mumsema Daha önce hiç İslam'ı duymayan birisi mesul olmuyor bunu biliyorum. Peki duyup da kötü duyanlar ne olacak? Mesela bazı ülkelerde misyonerler faal ve halk cahil eğitimsiz olduğu için onlar ne dese inanıyorlar. Tabi bu yüzden muslumanlığı kötü biliyorlar. Şimdi bu insanlar mesul mü? Ya da bazı ülkelerde çocukları küçüklükten budist okullarına gönderip dini eğitim aldırıyorlar. O tip okulların çok ağır şartları var ve çok beyin yıkayıcı. Onlar da İslam'a girmeseler inkârcı kategorisinde cehenneme mi girecekler? Bu soru birkaç gündür kafama takıldı, ilmi olan birisi cevaplarsa çok sevinirim.


  2. 12.Kasım.2012, 20:01
    1
    Devamlı Üye



    Daha önce hiç İslam'ı duymayan birisi mesul olmuyor bunu biliyorum. Peki duyup da kötü duyanlar ne olacak? Mesela bazı ülkelerde misyonerler faal ve halk cahil eğitimsiz olduğu için onlar ne dese inanıyorlar. Tabi bu yüzden muslumanlığı kötü biliyorlar. Şimdi bu insanlar mesul mü? Ya da bazı ülkelerde çocukları küçüklükten budist okullarına gönderip dini eğitim aldırıyorlar. O tip okulların çok ağır şartları var ve çok beyin yıkayıcı. Onlar da İslam'a girmeseler inkârcı kategorisinde cehenneme mi girecekler? Bu soru birkaç gündür kafama takıldı, ilmi olan birisi cevaplarsa çok sevinirim.


    Benzer Konular

    - Geçmişteki beraberliğnde bekaretini kaybetmiş kötü yolda olmayan ,inancını kaybetmeyen,kızla evlenme

    - Kitabı mukaddesi iyi bilen ve kendisine tevratın peygamberimizi nasıl anlattığı bilen sahabi

    - Siz otururken yanınıza birisi gelirse ayağa kalkmayın, anlamında bir hadis var mıdır? Babama, misafi

    - Erkeğin karısına cinsel ilişki esnasında bilinci açık durumda şehvetle küfretmesi günah mıdır? Dinen

    - Dinen kadının çalışmasında bir sakınca var mıdır? Erkeklerin içinde yanyana çalışması dinen caiz mid

  3. 12.Kasım.2012, 20:36
    2
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür?




    Kardeşim İmam Gazalide okumuştum sanırım. İslam ulaşmış ama Kötü tanıtılmış ise ( ne bileyim kesiyorlar asıyorlar şöyle çirkin işleri vardır ) gibi kötü tanıtılmış ise. O kişilerede Fetret ehli muamelesi yapılabilir demiştir. Fetret Ehli muameledede bildigin gibi eşari ile Maturidi arasında ihtilaf vardır. Orta yolu imam Rabbani hazretleri bulmuştur. benim görüşümde onun görüşü Toprak olurlar diyorum.


  4. 12.Kasım.2012, 20:36
    2
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Kardeşim İmam Gazalide okumuştum sanırım. İslam ulaşmış ama Kötü tanıtılmış ise ( ne bileyim kesiyorlar asıyorlar şöyle çirkin işleri vardır ) gibi kötü tanıtılmış ise. O kişilerede Fetret ehli muamelesi yapılabilir demiştir. Fetret Ehli muameledede bildigin gibi eşari ile Maturidi arasında ihtilaf vardır. Orta yolu imam Rabbani hazretleri bulmuştur. benim görüşümde onun görüşü Toprak olurlar diyorum.


  5. 12.Kasım.2012, 21:13
    3
    RedveKabul
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ekim.2012
    Üye No: 98274
    Mesaj Sayısı: 118
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür?

    Sayın Kırlangıç malum "Fetret devri" ile ilgili yani hak ve hakikatin izlerinin kaybolduğu veya doğru ile yanlışın yer değiştirdi dönem ile ilgili bir sürü spekülasyon yapılmaktadır. Sorumludurlar değildirler şeklinde bir sürü kelam edenler olmuştur.

    Lakin Peygamberimiz daha peygamberlik ile müjdelenmemişken mekkeli müşriklerin cehaletinden yüz çevirmiş hakikati arayan kimselerin var olduğunu yine İslam Tarihi kaynaklarından okumaktayız. Puta tapmayan, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeyen ve toplumun şirkinden beri olan ve "Hanif dininde" bulunan ya da bu dini arayan kişilerde vardı. En başta Peygamberimiz Hz Muhammed bunlardan biriydi. Ayetin ifadesiyle;

    "Sen Kitap nedir iman nedir bilmezdin"

    "Ve seni bir şaşırmış halde buldu da doğru yolu göstermedi mi?"

    Bunun gibi İslam tarihi kaynakları 5, 6 kişi sayarlar. Benim hatırladığım tek isim Zeyd b.Amr b. Nüfeyl'dir diğerlerini bilmiyorum. Ve bunlar putlara tapan mekkeli müşriklere diyorlardı ki;

    "Onlar babaları İbrahim'in dininden sapmışlar, ona aykırı din tutmuşlardır."


    Bunu şunun için anlatıyorum. Öyle bir dönem düşünün ki, hak ve hakikatin izleri kaybolmuş, hak ve batıl iç içe girmiş ama buna rağmen fıtratı gereği bir arayış içerisinde olan ve diğerlerinin küfürlerinden beri olmaya çalışan birileri de vardı.

    Bizler enformasyon çağında yaşıyoruz bilgi bize bir tık mesafede. İnternet var, kitaplar var, gazeteler var, var da var. Herkesin bir şekilde doğruya ulaşabilme imkanı var. Ha hakikat burnunun dibinde olduğu halde göremeyenler de var o ayrı bir mevzu.

    Bütün bunları bir kenara bırakalım. Hani bir söz var ; Dünya yaşlandıkça Kuran gençleşiyor diye. Hiç düşündünüz mü bu ne demek? Dünya yaşlanıyor, tıp ve ilim hızla gelişiyor. İnsan anatomisi inceleyen bilim dalları insanları hayretler içerisinde bırakıyor. Beynin işleyişi ve fonksiyonu, kalbin işleyisi ve kan denen mucize karşısında insanlar bunları öğrendikçe şaşkınlık içerisinde kalıyor. SubhanAllah! bunlar tesadüf olamaz diyor.

    Keza galaksi, evren, güneşin dünyaya olan uzaklığı ve tam konumu. Düşünsenize Samanyolu galaksisinde bir zerre olan Dünya'da yaşıyoruz, pekala evrene nisbeti nedir? Deniz de bir damla belki. Allah-u Ekber. Beynimizin kapasitesi evrenin genişliğini, sonsuzluğunu hesap edecek güçte bile değil düşünsenize o kadar muazzam bir büyüklük. Uzay aracının Mars'a varması yaklaşık olarak 1 senedir diyorlar.

    Şimdi bütün bunlar ve daha nice sayamadığımız akıl almaz gerçekler karşısında insanlar nasıl sorumlu olamazlar? Bütün bunlar zorunlu olarak bizlere "bunları yaratan bir Yaratıcının" varlığına götürür. Eğer götürmüyorsa, bir doktor arkadaşım dediği gibi; Vallahi doktor olup ta Allah'a iman etmeyen bir kişi ya aptaldır ya da hakkı bile bile işine gelmediği için inkar edendir.

    Bu gerçeği yani "bizim haberimiz yoktu, biz duymadık, biz habersizdik" dememeleri için bakınız Rabbimiz Araf suresinde ne buyuruyor;

    "Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir"

    Kuran daha ilk günkü gibi tazeliğini korumaktadır ve herkese hüccettir.

    Ayrıca Peygamberimiz; "Her doğan İslam fıtratı üzerine doğar" demiştir. Demek ki her insan yaratılışı itibariyle İslam'a yatkındır tek sorun bunu bulup araştırması ve fıtratına aykırı hareket etmemesidir.

    Belki sorunuza tam cevap olmadı ama ilk aklıma bunları yazmak geldi.


  6. 12.Kasım.2012, 21:13
    3
    RedveKabul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Sayın Kırlangıç malum "Fetret devri" ile ilgili yani hak ve hakikatin izlerinin kaybolduğu veya doğru ile yanlışın yer değiştirdi dönem ile ilgili bir sürü spekülasyon yapılmaktadır. Sorumludurlar değildirler şeklinde bir sürü kelam edenler olmuştur.

    Lakin Peygamberimiz daha peygamberlik ile müjdelenmemişken mekkeli müşriklerin cehaletinden yüz çevirmiş hakikati arayan kimselerin var olduğunu yine İslam Tarihi kaynaklarından okumaktayız. Puta tapmayan, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeyen ve toplumun şirkinden beri olan ve "Hanif dininde" bulunan ya da bu dini arayan kişilerde vardı. En başta Peygamberimiz Hz Muhammed bunlardan biriydi. Ayetin ifadesiyle;

    "Sen Kitap nedir iman nedir bilmezdin"

    "Ve seni bir şaşırmış halde buldu da doğru yolu göstermedi mi?"

    Bunun gibi İslam tarihi kaynakları 5, 6 kişi sayarlar. Benim hatırladığım tek isim Zeyd b.Amr b. Nüfeyl'dir diğerlerini bilmiyorum. Ve bunlar putlara tapan mekkeli müşriklere diyorlardı ki;

    "Onlar babaları İbrahim'in dininden sapmışlar, ona aykırı din tutmuşlardır."


    Bunu şunun için anlatıyorum. Öyle bir dönem düşünün ki, hak ve hakikatin izleri kaybolmuş, hak ve batıl iç içe girmiş ama buna rağmen fıtratı gereği bir arayış içerisinde olan ve diğerlerinin küfürlerinden beri olmaya çalışan birileri de vardı.

    Bizler enformasyon çağında yaşıyoruz bilgi bize bir tık mesafede. İnternet var, kitaplar var, gazeteler var, var da var. Herkesin bir şekilde doğruya ulaşabilme imkanı var. Ha hakikat burnunun dibinde olduğu halde göremeyenler de var o ayrı bir mevzu.

    Bütün bunları bir kenara bırakalım. Hani bir söz var ; Dünya yaşlandıkça Kuran gençleşiyor diye. Hiç düşündünüz mü bu ne demek? Dünya yaşlanıyor, tıp ve ilim hızla gelişiyor. İnsan anatomisi inceleyen bilim dalları insanları hayretler içerisinde bırakıyor. Beynin işleyişi ve fonksiyonu, kalbin işleyisi ve kan denen mucize karşısında insanlar bunları öğrendikçe şaşkınlık içerisinde kalıyor. SubhanAllah! bunlar tesadüf olamaz diyor.

    Keza galaksi, evren, güneşin dünyaya olan uzaklığı ve tam konumu. Düşünsenize Samanyolu galaksisinde bir zerre olan Dünya'da yaşıyoruz, pekala evrene nisbeti nedir? Deniz de bir damla belki. Allah-u Ekber. Beynimizin kapasitesi evrenin genişliğini, sonsuzluğunu hesap edecek güçte bile değil düşünsenize o kadar muazzam bir büyüklük. Uzay aracının Mars'a varması yaklaşık olarak 1 senedir diyorlar.

    Şimdi bütün bunlar ve daha nice sayamadığımız akıl almaz gerçekler karşısında insanlar nasıl sorumlu olamazlar? Bütün bunlar zorunlu olarak bizlere "bunları yaratan bir Yaratıcının" varlığına götürür. Eğer götürmüyorsa, bir doktor arkadaşım dediği gibi; Vallahi doktor olup ta Allah'a iman etmeyen bir kişi ya aptaldır ya da hakkı bile bile işine gelmediği için inkar edendir.

    Bu gerçeği yani "bizim haberimiz yoktu, biz duymadık, biz habersizdik" dememeleri için bakınız Rabbimiz Araf suresinde ne buyuruyor;

    "Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir"

    Kuran daha ilk günkü gibi tazeliğini korumaktadır ve herkese hüccettir.

    Ayrıca Peygamberimiz; "Her doğan İslam fıtratı üzerine doğar" demiştir. Demek ki her insan yaratılışı itibariyle İslam'a yatkındır tek sorun bunu bulup araştırması ve fıtratına aykırı hareket etmemesidir.

    Belki sorunuza tam cevap olmadı ama ilk aklıma bunları yazmak geldi.


  7. 12.Kasım.2012, 21:29
    4
    RedveKabul
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ekim.2012
    Üye No: 98274
    Mesaj Sayısı: 118
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür?

    islamyolu neye göre toprak olurlar diyorsunuz? İmam Rabbani'ye göre mi? O neye göre demiş? Alıntı yapın da bizde görelim bir zahmet


  8. 12.Kasım.2012, 21:29
    4
    RedveKabul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    islamyolu neye göre toprak olurlar diyorsunuz? İmam Rabbani'ye göre mi? O neye göre demiş? Alıntı yapın da bizde görelim bir zahmet


  9. 12.Kasım.2012, 22:49
    5
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür?

    Mesela Hristiyan olurlar misyonerler yüzünden. İnsan akıl yoluyla ancak bir tanrının varlığına ulaşabilir. Peygamberimizi, Kuran-ı Kerim'i, namazı niyazı bilmez ki. Sadece Allah'ın varlığına inanması yeter mi bu durumda? Yoksa yine İslam'ı seçme zorunluluğu var mıdır?


  10. 12.Kasım.2012, 22:49
    5
    Devamlı Üye
    Mesela Hristiyan olurlar misyonerler yüzünden. İnsan akıl yoluyla ancak bir tanrının varlığına ulaşabilir. Peygamberimizi, Kuran-ı Kerim'i, namazı niyazı bilmez ki. Sadece Allah'ın varlığına inanması yeter mi bu durumda? Yoksa yine İslam'ı seçme zorunluluğu var mıdır?


  11. 12.Kasım.2012, 23:32
    6
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Müslümanlığı kötü bilen birisi dinen mesul müdür?

    Alıntı
    islamyolu neye göre toprak olurlar diyorsunuz? İmam Rabbani'ye göre mi? O neye göre demiş? Alıntı yapın da bizde görelim bir zahmet
    İmam Rabbanî, Mektubat isimli eserinin 259. mektubunda, “Peygamberler gelmeden kimsenin sorumlu olmayacağına” dair Eş’arîlerinin görüşünü kabul etmekte, Maturidîlerin görüşlerinden ayrılmaktadır. Ancak, peygamberlerin tebliğini duymadığı halde, -bunların müşrik olmaları durumunda- cennete de girmeyeceklerini düşünmektedir. Bu düşüncesiyle Eş’arilerden de ayrılmaktadır.

    yani iki tane ayet te delil getiriyor benim bildigim elbetteki daha bir çok delili vardır. Ama kendisi açıklamıyor diğerlerini. sonuçta hanefi mezhebinde itikatta müçtehid bir alimdir.

    Birincisi; “Biz peygamber göndermediğimiz hiçbir halkı cezalandırmayız.” (İsra,17/15) mealindeki ayettir ki, peygamberlerin tebliğini işitmeyenlerin cehenneme girmeyeceklerini ifade etmektedir.

    yani bu ayetten cehenneme gitmeme durumu söz konusudur. Fetret devri için.

    İkincisi: “Şu muhakkak ki Allah Kendisine şirk koşulmasını affetmez, ama bunun altındaki diğer günahları dilediği kimse hakkında affeder.” (Nisa, 4/48,116) mealindeki ayettir ki, şirk koşan kimselerin affedilemeyeceklerini, dolayısıyla cennete giremeyeceklerini ifade etmektedir

    Fetret ehlide Allaha şirk koşacak bir kavim oldugu için buradada Cennete Allaha şirk koşmayanlar gider diyor.

    tebliği işitmediği halde, müşrik olanların, ne cennete, ne de cehenneme gitmeyeceklerini, mahşerde belli bir hesaptan geçtikten sonra hayvanlar gibi toprak olup yok olacaklarını söylemekte ve bu hükmün, fetret döneminde yaşayan müşrikler ile genel olarak müşriklerin çocukları için de geçerli olduğunu ifade etmektedir


    Alıntı
    Mesela Hristiyan olurlar misyonerler yüzünden. İnsan akıl yoluyla ancak bir tanrının varlığına ulaşabilir. Peygamberimizi, Kuran-ı Kerim'i, namazı niyazı bilmez ki. Sadece Allah'ın varlığına inanması yeter mi bu durumda? Yoksa yine İslam'ı seçme zorunluluğu var mıdır?
    islamı seçme zorunluluğu var kardeşim.


  12. 12.Kasım.2012, 23:32
    6
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    islamyolu neye göre toprak olurlar diyorsunuz? İmam Rabbani'ye göre mi? O neye göre demiş? Alıntı yapın da bizde görelim bir zahmet
    İmam Rabbanî, Mektubat isimli eserinin 259. mektubunda, “Peygamberler gelmeden kimsenin sorumlu olmayacağına” dair Eş’arîlerinin görüşünü kabul etmekte, Maturidîlerin görüşlerinden ayrılmaktadır. Ancak, peygamberlerin tebliğini duymadığı halde, -bunların müşrik olmaları durumunda- cennete de girmeyeceklerini düşünmektedir. Bu düşüncesiyle Eş’arilerden de ayrılmaktadır.

    yani iki tane ayet te delil getiriyor benim bildigim elbetteki daha bir çok delili vardır. Ama kendisi açıklamıyor diğerlerini. sonuçta hanefi mezhebinde itikatta müçtehid bir alimdir.

    Birincisi; “Biz peygamber göndermediğimiz hiçbir halkı cezalandırmayız.” (İsra,17/15) mealindeki ayettir ki, peygamberlerin tebliğini işitmeyenlerin cehenneme girmeyeceklerini ifade etmektedir.

    yani bu ayetten cehenneme gitmeme durumu söz konusudur. Fetret devri için.

    İkincisi: “Şu muhakkak ki Allah Kendisine şirk koşulmasını affetmez, ama bunun altındaki diğer günahları dilediği kimse hakkında affeder.” (Nisa, 4/48,116) mealindeki ayettir ki, şirk koşan kimselerin affedilemeyeceklerini, dolayısıyla cennete giremeyeceklerini ifade etmektedir

    Fetret ehlide Allaha şirk koşacak bir kavim oldugu için buradada Cennete Allaha şirk koşmayanlar gider diyor.

    tebliği işitmediği halde, müşrik olanların, ne cennete, ne de cehenneme gitmeyeceklerini, mahşerde belli bir hesaptan geçtikten sonra hayvanlar gibi toprak olup yok olacaklarını söylemekte ve bu hükmün, fetret döneminde yaşayan müşrikler ile genel olarak müşriklerin çocukları için de geçerli olduğunu ifade etmektedir


    Alıntı
    Mesela Hristiyan olurlar misyonerler yüzünden. İnsan akıl yoluyla ancak bir tanrının varlığına ulaşabilir. Peygamberimizi, Kuran-ı Kerim'i, namazı niyazı bilmez ki. Sadece Allah'ın varlığına inanması yeter mi bu durumda? Yoksa yine İslam'ı seçme zorunluluğu var mıdır?
    islamı seçme zorunluluğu var kardeşim.





+ Yorum Gönder