Konusunu Oylayın.: Namazda iken Giysiler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Namazda iken Giysiler
  1. 03.Kasım.2012, 18:14
    1
    pars06
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2012
    Üye No: 98211
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Namazda iken Giysiler






    Namazda iken Giysiler Mumsema Selam herkese.Ben ikindi namazını kılarken sünneti bitirdim.Kıldığım elbisemin diz bölümünün üstünde delik varmış erkeğin örtmesi gereken yer diz kapağına kadar ya namazım kabul olmuş mudur.Deliği unutarak sünneti kıldım sonra başka bir şey giyip farzı kıldım.


  2. 03.Kasım.2012, 18:14
    1
    pars06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Selam herkese.Ben ikindi namazını kılarken sünneti bitirdim.Kıldığım elbisemin diz bölümünün üstünde delik varmış erkeğin örtmesi gereken yer diz kapağına kadar ya namazım kabul olmuş mudur.Deliği unutarak sünneti kıldım sonra başka bir şey giyip farzı kıldım.


    Benzer Konular

    - Namazda ayakta iken dik durmak

    - Namazda iken depremdem kaçmak

    - Fotoğraflı Giysiler ve Eşyalar

    - Namazda iken unutkanlık ve şaşırma

    - Mevlana’nın “namazda iken namazda olmak gerekir” diye bir sözü vardır.

  3. 04.Kasım.2012, 10:42
    2
    mümin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Aralık.2008
    Üye No: 42446
    Mesaj Sayısı: 252
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Namazda iken Giysiler




    Namazda setri avret ne demektir?

    Namazda bakılması harâm olan yerlerini örtmeye setr-i avret denir.

    Namazda Setr-i AvretGenel olarak ibadetlere baktığımızda, hepsinin belli bir zamanı olduğunu görürüz. Meselâ farz olan oruç, sadece Ramazan ayına mahsusken, hac, ömürde bir defa ve Zilhicce ayında yapılır. Zekât, zengin müslümanlar tarafından sadece yılda bir kere verilir. Kurban ise, her yıl bir kez kesilir. Hâlbuki namaz öyle mi? Namaz, mükellef olan bir kimsenin günde beş defa yerine getirmesi gereken bir farz... Bir gün değil, bir ay değil, bir yıl değil... Ömür boyunca bir kez değil... Ölene kadar her gün; günde beş defa ayrı ayrı yerine getirilmesi gereken bir emir... Hiç şüphesiz bu durum, hakiki îman sahipleri için bir sabır, vakit disiplini, maddî-mânevî bütün duygu ve düşüncelerde olgunlaşma, Allâh'a götüren yolda en büyük rehber... Kısacası namaz, has müslümanları seçebilmek için kurulmuş bir çeşit elek...*Namazı hakkıyla îfâ edebilmek için, onun rükun ve şartlarına riâyet etmek çok önemli... Ancak insanlar tarafından öğrenilmesi mühim olan bu şartlar, çoğu zaman bilinmemekte yahut önemsenmemekte ya da ihmal edilmekte... İnsanlar bilmeden terk ettikleri bu hükümlerin neye mâl olduğunun farkına bile varamamakta... Herhalde namazın hükümlerini göz ardı etmeselerdi, şu önemli hususu muhakkak ki görürlerdi:"Bilindiği gibi namazın tam on iki farzı bulunmaktadır. Bu farzlar, namazın olmazsa olmazı mânâsındadır. Ancak yeterince bilinmeyen noktası şu ki; bu farzlardan birinin bilmeyerek veya unutularak dahî terk edilmesi durumunda kişinin namazının bozulacağı gerçeği..."*İbadetleri yerine getirirken her birimizin çeşitli yanlışlıkları olabilir. Önemli olan bu yanlışları, bir şekilde tespit ettikten sonra telafi etmektir. Yoksa namaz kılmak için harcanan zaman da, emek de*"boşa kürek sallamaktan"*ibaret olur ki, Allah korusun, bu da hiçbir işe yaramaz.*Namaz kılarken hanımların en büyük eksiği*"setr-i avret: avret olan yerlerin örtülmesi"şartında ortaya çıkar. Maalesef ki, hanımların namazdaki setr-i avret eksikliği, hükümleri bilen kişilerin üzerinde de ziyadesiyle görülür. Meselâ; günlük hayatta câmiye gidip namaz kılan hanımlara şöyle bir baktığınızda, namaz kılan her on kişiden yedisini;*"tenin rengini gösterecek derecede ince çoraplarla ve ayak bileğinin yukarısında eteklerle"*namaz kılarken görebilirsiniz!.. Ya da giydiği gömlek veya badinin kol yenleri, el bileklerinin üzerinde, hatta belki giydiği bluzun kollarını dirseklerine kadar sıvamış hanımlara bile rastlayabilirsiniz!.. Ama en çok; saçlarını, kulaklarını, enselerini, gerdanlarını gösteren ince başörtülü yahut (başörtüyü bir emirden ziyâde, bir aksesuar hâline getirmeyi amaçlayan insanların tuzağına düşmüş) saçını-boynunu gösteren küçücük başörtüsü ile namaz kılmaya çalışan gencecik kızlar görürsünüz...*Öncelikle hanımların, bütün rükun ve şartların yanında*"setr-i avret"*ile alâkalı hükümleri çok iyi bilmeleri gerekir. Zira namazda kadının örtmesi gereken yerler, erkeğin kapatması gereken yerlere nazaran daha teferruatlıdır. İşte hanımların namazdaki tesettürü ile alakalı birkaç soru ve cevabı:Namazda setr-i avret ne demektir:"Setr"*Arapça bir kelime olup örtmek, gizlemek, bir şeyin arkasına saklanmak demektir.*"Avret"ise,*"şeriat açısından belli uzuvların örtülmesi"mânâsında kullanılmaktadır. Avret yerlerinin hem namaz kılma esnasında, hem de namaz dışında örtülmesi dînî bir farzdır.


  4. 04.Kasım.2012, 10:42
    2
    Devamlı Üye



    Namazda setri avret ne demektir?

    Namazda bakılması harâm olan yerlerini örtmeye setr-i avret denir.

    Namazda Setr-i AvretGenel olarak ibadetlere baktığımızda, hepsinin belli bir zamanı olduğunu görürüz. Meselâ farz olan oruç, sadece Ramazan ayına mahsusken, hac, ömürde bir defa ve Zilhicce ayında yapılır. Zekât, zengin müslümanlar tarafından sadece yılda bir kere verilir. Kurban ise, her yıl bir kez kesilir. Hâlbuki namaz öyle mi? Namaz, mükellef olan bir kimsenin günde beş defa yerine getirmesi gereken bir farz... Bir gün değil, bir ay değil, bir yıl değil... Ömür boyunca bir kez değil... Ölene kadar her gün; günde beş defa ayrı ayrı yerine getirilmesi gereken bir emir... Hiç şüphesiz bu durum, hakiki îman sahipleri için bir sabır, vakit disiplini, maddî-mânevî bütün duygu ve düşüncelerde olgunlaşma, Allâh'a götüren yolda en büyük rehber... Kısacası namaz, has müslümanları seçebilmek için kurulmuş bir çeşit elek...*Namazı hakkıyla îfâ edebilmek için, onun rükun ve şartlarına riâyet etmek çok önemli... Ancak insanlar tarafından öğrenilmesi mühim olan bu şartlar, çoğu zaman bilinmemekte yahut önemsenmemekte ya da ihmal edilmekte... İnsanlar bilmeden terk ettikleri bu hükümlerin neye mâl olduğunun farkına bile varamamakta... Herhalde namazın hükümlerini göz ardı etmeselerdi, şu önemli hususu muhakkak ki görürlerdi:"Bilindiği gibi namazın tam on iki farzı bulunmaktadır. Bu farzlar, namazın olmazsa olmazı mânâsındadır. Ancak yeterince bilinmeyen noktası şu ki; bu farzlardan birinin bilmeyerek veya unutularak dahî terk edilmesi durumunda kişinin namazının bozulacağı gerçeği..."*İbadetleri yerine getirirken her birimizin çeşitli yanlışlıkları olabilir. Önemli olan bu yanlışları, bir şekilde tespit ettikten sonra telafi etmektir. Yoksa namaz kılmak için harcanan zaman da, emek de*"boşa kürek sallamaktan"*ibaret olur ki, Allah korusun, bu da hiçbir işe yaramaz.*Namaz kılarken hanımların en büyük eksiği*"setr-i avret: avret olan yerlerin örtülmesi"şartında ortaya çıkar. Maalesef ki, hanımların namazdaki setr-i avret eksikliği, hükümleri bilen kişilerin üzerinde de ziyadesiyle görülür. Meselâ; günlük hayatta câmiye gidip namaz kılan hanımlara şöyle bir baktığınızda, namaz kılan her on kişiden yedisini;*"tenin rengini gösterecek derecede ince çoraplarla ve ayak bileğinin yukarısında eteklerle"*namaz kılarken görebilirsiniz!.. Ya da giydiği gömlek veya badinin kol yenleri, el bileklerinin üzerinde, hatta belki giydiği bluzun kollarını dirseklerine kadar sıvamış hanımlara bile rastlayabilirsiniz!.. Ama en çok; saçlarını, kulaklarını, enselerini, gerdanlarını gösteren ince başörtülü yahut (başörtüyü bir emirden ziyâde, bir aksesuar hâline getirmeyi amaçlayan insanların tuzağına düşmüş) saçını-boynunu gösteren küçücük başörtüsü ile namaz kılmaya çalışan gencecik kızlar görürsünüz...*Öncelikle hanımların, bütün rükun ve şartların yanında*"setr-i avret"*ile alâkalı hükümleri çok iyi bilmeleri gerekir. Zira namazda kadının örtmesi gereken yerler, erkeğin kapatması gereken yerlere nazaran daha teferruatlıdır. İşte hanımların namazdaki tesettürü ile alakalı birkaç soru ve cevabı:Namazda setr-i avret ne demektir:"Setr"*Arapça bir kelime olup örtmek, gizlemek, bir şeyin arkasına saklanmak demektir.*"Avret"ise,*"şeriat açısından belli uzuvların örtülmesi"mânâsında kullanılmaktadır. Avret yerlerinin hem namaz kılma esnasında, hem de namaz dışında örtülmesi dînî bir farzdır.


  5. 04.Kasım.2012, 10:44
    3
    mümin
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Aralık.2008
    Üye No: 42446
    Mesaj Sayısı: 252
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Namazda iken Giysiler

    Namazda setr-i avretin ölçüsü nedir?*


    Erkeğin namazdaki avret ölçüsü:*Göbekle diz kapağı arasıdır. Hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmuştur:*"Ölü veya diri kimsenin uyluğuna bakma!.."(Ebû Davud, Cenâiz, 28; İbn-i Mâce, Cenâiz, 8)*Hadîs-i şerîfte geçen*"uyluk"tan maksat,*"göbek ile diz kapağı arası"dır. Bu ölçü, göbek çukurunun altından başlayıp diz kapaklarının altına kadar devam eder. Zira diğer bir hadîs-i şerîfte,*"Dizler uyluklardan sayılır."buyrulmuştur.Bir erkeğin namaz kılarken göbek ile diz kapağı dışında kalan uzuvlarını örtmesi sünnettir. (Yani kollarda dirseklerden aşağısını, bacaklarda dizlerden aşağısını kapatmak, başına takke*vb. şeyler takmak, ayaklarına çorap giymek gibi...) Örtülmesi sünnet olan bu uzuvların, açık bırakılarak namaz kılınmasıysa mekruhtur.Kadınların namazdaki avret ölçüleri ise;*Nûr Sûresi'nin 31. âyet-i kerîmesinde belirtildiği üzere şöyledir:*"Mü'min kadınlara söyle... Kendiliğinden görünen kısımlar müstesnâ, ziynet yerlerini göstermesinler..."*Burada*"kendiliğinden görünen kısımlar"dan maksat; el, yüz ve (Ebû Hanife Hazretlerine göre) ayaklardır. Öyleyse avret-ziynet yeri, bu üç uzuv hâriç bütün bedendir. Hatta ayaklar konusu tartışmalı olduğu için ayakların da kapatılması faziletli görülmüştür. Buna göre kadınların saçları, boyunları, gerdanları, kol ve ayak bilekleri dâhil bütün vücutlarını, namazda ve namaz dışında (yabancı erkeklerin yanında ve sokakta) örtmeleri farzdır.Namaz kılarken örtülmesi gereken bir uzvun açılması ile hemen namaz bozulur mu?İster erkek olsun, ister kadın; namazda örtülmesi farz olan bir uzvun dörtte biri açılır ve bu açıklık bir rükun edâ edecek (yani üç sübhânallah diyecek) kadar bir süre devam eder de kapatılmazsa, namaz bozulmuş olur.Bu eksikliğin namazdan sonra görülmesi yahud fark edilmesi, sonucu değiştirmez, namazın tekrar kılınması gerekir. Lâkin bir uzvun dörtte birinden azı açıldıysa, namaz bozulmaz, ancak mekruh olur.Eğer namazda kapalı olması gereken bir uzvu, kişi, kendi isteği ile açarsa, bir rükun edâ edecek kadar bir vaktin geçmesine gerek kalmadan namaz o anda bozulur.*Her kadın, namazda giyeceği elbisenin kol yenlerinin ve etek uçlarının normalden daha uzunca olmasına ehemmiyet göstermeliler. Zira rükû ve secde hâllerinde, elbisenin arka kısmında bir kısalma oluşması ve böylece örtülmesi gereken bir uzvun açılması, herkesçe bilinen bir gerçektir. Bu sebeple elbisenin namaz içindeki durumunun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.*Tenin rengini gösteren kıyafetlerle namaz kılınabilir mi?Cildin kırmızılığını veya beyazlığını belli edecek derecede ince olan elbiselerle setr-i avret emri yerine getirilmiş olmaz. Bu tür kıyafetlerle namaz kılındığı takdirde, namazın farzı yerine getirilmediği için ibadet kabul olmaz. Hattâ şunu belirtmekte fayda var ki, ten rengini belli eden ince kıyafetlerin karanlık ve loş bir odada şeffaflığının fark edilmemesi böyle bir odada namaz kılınabileceği mânâsına gelmez. Nitekim böyle bir kıyafetle nasıl aydınlık bir yerde namaz kılınamıyorsa, karanlık olan yerde de namaz kılınamaz. Bilhassa annelerimiz ve teyzelerimizin kullandığı ince tülbentler, yazmalar ve altını gösteren beyaz namaz başörtüleri ile namazın setr-i avret emri yerine getirilmiş olmaz.*Bu şeffaf kıyafetler, toplumda ekseriyetle, ince çoraplar, iç çamaşırını belli edecek derecede ince gömlekler ve saçı, enseyi, boynu gösteren başörtülerde kendisini gösterir. Ne yazık ki, bu şekilde kılınan bir namaz, kişinin bütün emeklerine rağmen*setr-i avret*farzı yerine getirilmediği için kabul olmaz. Kişinin bu yöndeki eksikliğini gidermeyip kendi bildiğince namaza devam etmesi, ilerleyen yıllarda kaza namazlarının fazlalaşmasına ve böylece telafisinin de giderek zorlaşmasına sebebiyet verir.*


  6. 04.Kasım.2012, 10:44
    3
    Devamlı Üye
    Namazda setr-i avretin ölçüsü nedir?*


    Erkeğin namazdaki avret ölçüsü:*Göbekle diz kapağı arasıdır. Hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmuştur:*"Ölü veya diri kimsenin uyluğuna bakma!.."(Ebû Davud, Cenâiz, 28; İbn-i Mâce, Cenâiz, 8)*Hadîs-i şerîfte geçen*"uyluk"tan maksat,*"göbek ile diz kapağı arası"dır. Bu ölçü, göbek çukurunun altından başlayıp diz kapaklarının altına kadar devam eder. Zira diğer bir hadîs-i şerîfte,*"Dizler uyluklardan sayılır."buyrulmuştur.Bir erkeğin namaz kılarken göbek ile diz kapağı dışında kalan uzuvlarını örtmesi sünnettir. (Yani kollarda dirseklerden aşağısını, bacaklarda dizlerden aşağısını kapatmak, başına takke*vb. şeyler takmak, ayaklarına çorap giymek gibi...) Örtülmesi sünnet olan bu uzuvların, açık bırakılarak namaz kılınmasıysa mekruhtur.Kadınların namazdaki avret ölçüleri ise;*Nûr Sûresi'nin 31. âyet-i kerîmesinde belirtildiği üzere şöyledir:*"Mü'min kadınlara söyle... Kendiliğinden görünen kısımlar müstesnâ, ziynet yerlerini göstermesinler..."*Burada*"kendiliğinden görünen kısımlar"dan maksat; el, yüz ve (Ebû Hanife Hazretlerine göre) ayaklardır. Öyleyse avret-ziynet yeri, bu üç uzuv hâriç bütün bedendir. Hatta ayaklar konusu tartışmalı olduğu için ayakların da kapatılması faziletli görülmüştür. Buna göre kadınların saçları, boyunları, gerdanları, kol ve ayak bilekleri dâhil bütün vücutlarını, namazda ve namaz dışında (yabancı erkeklerin yanında ve sokakta) örtmeleri farzdır.Namaz kılarken örtülmesi gereken bir uzvun açılması ile hemen namaz bozulur mu?İster erkek olsun, ister kadın; namazda örtülmesi farz olan bir uzvun dörtte biri açılır ve bu açıklık bir rükun edâ edecek (yani üç sübhânallah diyecek) kadar bir süre devam eder de kapatılmazsa, namaz bozulmuş olur.Bu eksikliğin namazdan sonra görülmesi yahud fark edilmesi, sonucu değiştirmez, namazın tekrar kılınması gerekir. Lâkin bir uzvun dörtte birinden azı açıldıysa, namaz bozulmaz, ancak mekruh olur.Eğer namazda kapalı olması gereken bir uzvu, kişi, kendi isteği ile açarsa, bir rükun edâ edecek kadar bir vaktin geçmesine gerek kalmadan namaz o anda bozulur.*Her kadın, namazda giyeceği elbisenin kol yenlerinin ve etek uçlarının normalden daha uzunca olmasına ehemmiyet göstermeliler. Zira rükû ve secde hâllerinde, elbisenin arka kısmında bir kısalma oluşması ve böylece örtülmesi gereken bir uzvun açılması, herkesçe bilinen bir gerçektir. Bu sebeple elbisenin namaz içindeki durumunun da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.*Tenin rengini gösteren kıyafetlerle namaz kılınabilir mi?Cildin kırmızılığını veya beyazlığını belli edecek derecede ince olan elbiselerle setr-i avret emri yerine getirilmiş olmaz. Bu tür kıyafetlerle namaz kılındığı takdirde, namazın farzı yerine getirilmediği için ibadet kabul olmaz. Hattâ şunu belirtmekte fayda var ki, ten rengini belli eden ince kıyafetlerin karanlık ve loş bir odada şeffaflığının fark edilmemesi böyle bir odada namaz kılınabileceği mânâsına gelmez. Nitekim böyle bir kıyafetle nasıl aydınlık bir yerde namaz kılınamıyorsa, karanlık olan yerde de namaz kılınamaz. Bilhassa annelerimiz ve teyzelerimizin kullandığı ince tülbentler, yazmalar ve altını gösteren beyaz namaz başörtüleri ile namazın setr-i avret emri yerine getirilmiş olmaz.*Bu şeffaf kıyafetler, toplumda ekseriyetle, ince çoraplar, iç çamaşırını belli edecek derecede ince gömlekler ve saçı, enseyi, boynu gösteren başörtülerde kendisini gösterir. Ne yazık ki, bu şekilde kılınan bir namaz, kişinin bütün emeklerine rağmen*setr-i avret*farzı yerine getirilmediği için kabul olmaz. Kişinin bu yöndeki eksikliğini gidermeyip kendi bildiğince namaza devam etmesi, ilerleyen yıllarda kaza namazlarının fazlalaşmasına ve böylece telafisinin de giderek zorlaşmasına sebebiyet verir.*





+ Yorum Gönder