Konusunu Oylayın.: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!

5 üzerinden 4.60 | Toplam : 5 kişi
Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!
  1. 05.Kasım.2012, 18:28
    25
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!

    reklam


    Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!! isimli konu Mumsema.com Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!
    Alıntı
    1-Kuran dışında helal, haram kaynağı yoktur.
    yok daha neler. şu yazı baştan aşağı en cahilin bile okuyupta şaşacagı yazıdır. bu yazının kaynagı kim hangi hoca yazmış merak ettim. Kuran dışında helal haram kaynağı yoktur diyor böyle bir saçmalık olurmu. bütün haramları helal ettiniz. birde Altınla İpegin erkege haram oldugunu beyan hadise uydurma denilmiş. Zaten Hadisi şerifler sizler için hep uydurma. Yazının yarısında tıkandım. Daha ilerisini okumayayım dedim.

    Allah Kuranda demiyormu Rasulüme Kur'an 2 katta hikmet verdim diye. Bu hikmet dedigi elbette Hadisi şeriflerdir. Veya Rasulümün size ne verdise onu alın diyen ayetler. Otomatikmen siz bu lafları söyleyerek ayetlere bile Tövbe haşa uydurma deme cüretinde bulunuyorsunuz.
    Fazla söz etmeyecem yazın ortada Allah hidayet versin.


  2. 05.Kasım.2012, 18:28
    25
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    1-Kuran dışında helal, haram kaynağı yoktur.
    yok daha neler. şu yazı baştan aşağı en cahilin bile okuyupta şaşacagı yazıdır. bu yazının kaynagı kim hangi hoca yazmış merak ettim. Kuran dışında helal haram kaynağı yoktur diyor böyle bir saçmalık olurmu. bütün haramları helal ettiniz. birde Altınla İpegin erkege haram oldugunu beyan hadise uydurma denilmiş. Zaten Hadisi şerifler sizler için hep uydurma. Yazının yarısında tıkandım. Daha ilerisini okumayayım dedim.

    Allah Kuranda demiyormu Rasulüme Kur'an 2 katta hikmet verdim diye. Bu hikmet dedigi elbette Hadisi şeriflerdir. Veya Rasulümün size ne verdise onu alın diyen ayetler. Otomatikmen siz bu lafları söyleyerek ayetlere bile Tövbe haşa uydurma deme cüretinde bulunuyorsunuz.
    Fazla söz etmeyecem yazın ortada Allah hidayet versin.


  3. 06.Kasım.2012, 04:08
    26
    Süre:HenüzYok
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Kasım.2012
    Üye No: 98432
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!

    reklam


    Peygamberimizin ,ebu Hureyreyi,Hadisleri yazıp kayıt tuttuğunu gördüğünde onu bundan men ettiğini ve ''Kuran dışında başka bir kitap mı arıyorsunuz?'' diye hiddetlendiğini duymuştum.Teke Tek kardeşim de bu durumu net bir şekilde ortaya koyan ayet delilli bir yazı ortaya dökmüş.Emeğine sağlık bacım.ayrıca islamyolu,teke tek kardeşimin yazdığı yazı içerisinde bir kaç yerde ayetlerin bulunması sebebiyle,senin bu yazıya karşı sergilemiş olduğun tutumun yanlış olduğunu düşünüyorum.En azından yazının baştan sona kısmı olarak demek yerine ,yazanın şahsına ait olduğunu düşündüğün yerler için bir karşıt görüş sunabilirsin.Tamamı için kullandığın alaycı uslüp maalesef ayetleri de kapsıyor.Bu tavrınızdan vazgeçin,herşeyi bilenler sizler değilsiniz,ya da sizin biliyor zannettikleriniz herşeyi yanlış biliyor da olabilir.Neticede islamyolu okuduğunu söylediği bir sürü kitap isimleri veriyorsun,ve tavsiye olarak da,bilmem kimin kitapları ,şu alimin bu şeyhin kitapları diye yüzlerce kitabın içinde bocalayıp duracağına ve etrafındakilere de bunu tavsiye edeceğine,sadece Kuran okusan sana yetmeyecek mi.Ne yani;Rabbinin huzuruna çıkacaksın ve sana Yalnızca Kuranı okudun diye hiddetlenecek mi zannediyorsun,neden diğer alimlerin kitaplarını da okumadın diye seni cehenneme mi atacak zannediyorsun.Hiç de korktuğun gibi değil sana söyliyeyim.

    Ben diyeceğim ki,''Allah'ım ,sen bana bu Kuranı verdin ve ben aklımın yettiğince bunu okudum ve içinde yazan anlayabildiğim her harfine iman ettim ve benden istediğin şeklide bir hayat yaşamaya çalıştım,ayrıca bu yüce kuranın dışında başka başka kitaplar ile aklımı beynimi zihnimi kurcalamadım,karışmasına müsaade etmedim,bana verdiğin kadarından sorumlu olduğumu düşünerek bu acziyetimle huzuruna geldim'' ...

    Tavsiye ederim,sorumlu tutulmayacağın onlarca kitabı da okuyayım diye uğraşıp ,daha sonrasında ''kitap yüklü eşekler'' durumuna düşmek de var işin sonunda.Bir tek kitap oku,tam oku.Neymiş o risalecileri de anlamakta zorlanıyorum.Adamlar bir sürü bir sürü risale kitaplarını,kelime anlamlarını dahi anlamadıkları haliyle ezberlemeye çalışıyorlar.Al işte bi ''kitap yüklü eşekler'' de onlar olmuyor mu?


  4. 06.Kasım.2012, 04:08
    26
    reklam


    Peygamberimizin ,ebu Hureyreyi,Hadisleri yazıp kayıt tuttuğunu gördüğünde onu bundan men ettiğini ve ''Kuran dışında başka bir kitap mı arıyorsunuz?'' diye hiddetlendiğini duymuştum.Teke Tek kardeşim de bu durumu net bir şekilde ortaya koyan ayet delilli bir yazı ortaya dökmüş.Emeğine sağlık bacım.ayrıca islamyolu,teke tek kardeşimin yazdığı yazı içerisinde bir kaç yerde ayetlerin bulunması sebebiyle,senin bu yazıya karşı sergilemiş olduğun tutumun yanlış olduğunu düşünüyorum.En azından yazının baştan sona kısmı olarak demek yerine ,yazanın şahsına ait olduğunu düşündüğün yerler için bir karşıt görüş sunabilirsin.Tamamı için kullandığın alaycı uslüp maalesef ayetleri de kapsıyor.Bu tavrınızdan vazgeçin,herşeyi bilenler sizler değilsiniz,ya da sizin biliyor zannettikleriniz herşeyi yanlış biliyor da olabilir.Neticede islamyolu okuduğunu söylediği bir sürü kitap isimleri veriyorsun,ve tavsiye olarak da,bilmem kimin kitapları ,şu alimin bu şeyhin kitapları diye yüzlerce kitabın içinde bocalayıp duracağına ve etrafındakilere de bunu tavsiye edeceğine,sadece Kuran okusan sana yetmeyecek mi.Ne yani;Rabbinin huzuruna çıkacaksın ve sana Yalnızca Kuranı okudun diye hiddetlenecek mi zannediyorsun,neden diğer alimlerin kitaplarını da okumadın diye seni cehenneme mi atacak zannediyorsun.Hiç de korktuğun gibi değil sana söyliyeyim.

    Ben diyeceğim ki,''Allah'ım ,sen bana bu Kuranı verdin ve ben aklımın yettiğince bunu okudum ve içinde yazan anlayabildiğim her harfine iman ettim ve benden istediğin şeklide bir hayat yaşamaya çalıştım,ayrıca bu yüce kuranın dışında başka başka kitaplar ile aklımı beynimi zihnimi kurcalamadım,karışmasına müsaade etmedim,bana verdiğin kadarından sorumlu olduğumu düşünerek bu acziyetimle huzuruna geldim'' ...

    Tavsiye ederim,sorumlu tutulmayacağın onlarca kitabı da okuyayım diye uğraşıp ,daha sonrasında ''kitap yüklü eşekler'' durumuna düşmek de var işin sonunda.Bir tek kitap oku,tam oku.Neymiş o risalecileri de anlamakta zorlanıyorum.Adamlar bir sürü bir sürü risale kitaplarını,kelime anlamlarını dahi anlamadıkları haliyle ezberlemeye çalışıyorlar.Al işte bi ''kitap yüklü eşekler'' de onlar olmuyor mu?


  5. 06.Kasım.2012, 05:08
    27
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!

    TEKE TEK Nickli Üyeden Alıntı
    1-Kuran dışında helal, haram kaynağı yoktur.
    Çok doğru hatta sadece helal haram değil dinin herşeyi için kaynak Kuran'dır.Dinin tek kaynağı Kuran'dır.Çünkü diğer delil kabul edilen herşeyin Kuran'ın teyidine ihtiyacı vardır.Kaynağın teyide ihtiyacı olmaz.Teyide ihtiyacı olan da kaynak olamaz.

    Bu sözü anlayabilmek için kaynak nedir ne demektir iyice anlaşılması gerekir.


  6. 06.Kasım.2012, 05:08
    27
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    TEKE TEK Nickli Üyeden Alıntı
    1-Kuran dışında helal, haram kaynağı yoktur.
    Çok doğru hatta sadece helal haram değil dinin herşeyi için kaynak Kuran'dır.Dinin tek kaynağı Kuran'dır.Çünkü diğer delil kabul edilen herşeyin Kuran'ın teyidine ihtiyacı vardır.Kaynağın teyide ihtiyacı olmaz.Teyide ihtiyacı olan da kaynak olamaz.

    Bu sözü anlayabilmek için kaynak nedir ne demektir iyice anlaşılması gerekir.


  7. 06.Kasım.2012, 17:34
    28
    TEKE TEK
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2012
    Üye No: 98093
    Mesaj Sayısı: 118
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: İSTANBUL

    Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!

    tıkanırsınız çünki işinize gelmiyor ayrıca hidayet dilemişsn ki ancak kafirler içn hidayet dilenir müminlere hidayetin artsın denir!.. benm asla cüret edemeyeceğim şeye cüret ederek tekfir ediyorsunuz bravo! böylemi sıyrılacaksınız!!!!!!! “Kul hâtû burhanekum in kuntum sadıkîn: De ki: Hadi getirin delilinizi, eğer doğru söylüyorsanız?”!!!!!!!
    vahiy kurandır peygamberin ahlakıda kurandı dolayısıyla peygambern söylediği hükümlerde kutanın hükmüdür,,,!!!İlmî eserler ve bu arada Fıkıh kitapları belli bir metod ve üslûb ile yazılır; ifade şekli tekdüzedir, aynı hüküm ve fikirler belli cümle şekilleri ve terimler ile anlatılır. Kitâb ve Sünnet ise insan eseri değil, Allah'ın vahyi mahsûlüdür. Bu iki kaynakta insanlara gerekli bulunan bilgiler en güzel ve tesirli ifade şekilleri ile verilmiş, üslûb usanmadan tekrar tekrar okunacak şekilde ayarlanmış, hem konular, hem de ifade şekli bakımından çeşitliliğe yer verilmiştir. Bu sebeple mezkur kaynakların ve özellikle tertibi de ilâhî olan Kur'ân-ı Kerîm'in belli bir bölümünde, Fıkıh hükümleri, "şu haramdır, şu helaldir, şu akit şöyle yapılır, şartları şunlardır..." şeklinde verilmemiştir; bilgi ve hükümler yeri geldikçe değişik kelime ve cümlelerle ifade edilmiş ve çeşitli sûrelere serpiştirilmiştir. Bu cümleden olarak: Helâller ve haramlar, "şu helaldir, size haram kılındı size helâl kılındı" şeklinde; farz kılınan hususlar "farz kıldık, Allah size farz kıldı, Allah hükmetti (kazâ), üzerinize şöyle yazıldı..." tarzında ifade edilmiştir.
    Kimisi kesin, kimisi teşvik mahiyetinde olmak üzere istenen şeyler "Allah emretti, emreder, Allah şundan hoşnut ve razı olur, şöyle yapmanızda sakınca, günah ve kınama yoktur (bu üslûb daha ziyade serbest bırakılan davranışlar ve şeyler için kullanılır), şu işte, bu davranışta iyilik vardır, hayır vardır... şeklinde ifade edildiği gibi "şöyle yapın, şunu yapın" şeklinde açık emir kipi de kullanılmıştır.
    Kesin veya teşvik mahiyetinde yasaklanan, yapılması istenmeyen hususlar da yukarıda geçenlerin tersi olan ifadelerle anlatılmıştır: "Allah şunu yapmanızı sevmez, şundan hoşnut kalmaz, razı olmaz, şu iyilik değildir, şunda hayır yoktur, şunda günah ve vebal vardır, şunu yapana Allah lânet eder, şu pistir, şeytan işidir, şunu yapmanın cezası cehennemdir, şunu yapmayın, şundan uzak durun..."
    Bu ifadeler yanında Hz. Peygamber'in fiilleri, özellikle bir iş ve davranışı devamlı yapması yine hüküm kaynağı olarak değerlendirilmiştir.
    Gerek ashâb ve gerekse daha sonra gelen müctehidler Kitâb ve Sünnet üslûbuna alışmış, maksadını anlamış, karîneleri de değerlendirerek gerektiğinde Fıkıh hükümlerini çıkarmış ve uygulamışlardır. Bu arada gerekçesi, dayanağı (illeti) zikredilen hükümlere kıyas yaparak da meselelere çözüm getirmişlerdir. Bununla beraber müctehidler Kitâb ve Sünnet'in açık ve kesin ifadelerine dayanmayan, ictihad ve yorum ile elde edilen bilgileri ve hükümleri için kesin ifadeler kullanmamış, "şu haram, bu helal, şu farz" dememiş, aksine "şunda sakınca yoktur, bu bana hoş gelmiyor, şu geçmişlerin fiillerine uymuyor, bu bana daha sevimli geliyor" gibi ifadeler kullanmayı tercih etmişlerdir.
    Buhârî’nin Sahih’ini İngilizceye çeviren mühtedi M.Esed’in, hadisler ve sünnet konusundaki şu sözleri, sünnete yan bakan yerli Müslümanlar için bir ibret levhasıdır...
    Muhaddislerin görüşü şudur: "Sahîh hadîs aynı mânada, çeşitli ve müstakil senedlerle (rivâyet yollarıyla) nakledilendir." Bununla beraber hadîslerin, gerek derece ve gerekse sıhhat bakımlarından Kur'ân-ı Kerîm derecesinde olduğu, hiçbir Müslümanın aklından geçmez. Hadîslerin incelenmediği ve tenkid edilmediği hiçbir devir geçmemiştir. Bazı Avrupalı tenkidçilerin üstünkörü ileri sürdükleri gibi hiçbir yalan hadîs muhaddislere gizli kalmamıştır. Biz, iddiânın tam zıddına kaniyiz. Sahîh hadisleri uydurma olanlarından ayırmaya ihtiyaç duyulduğu anda, hadîs ilmi başlamıştır. İmam Buhârî ve İmam Müslim'in sâhihleri bu ayıklamanın direkt sonuç ve meyvesinden başka bir şey değildir.1- Bütün hadisler toplanmış mıdır, toplanmışsa sayısı kaç?

    Peygamberimizin bütün söylediklerinin ve yaptıklarının bize nakledildiğini söylemek isabetli olmaz. Dinimizi anlamak ve yaşamak için gerekli olanların nakledildiği de şüphesizdir. Uydurma rivayete yer vermemeye çalışan bir hadisçinin kitabında (Kenzü’l-ummâl) topladığı rivayet sayısı (46624) tür. Bu kitap rivayet sayısı bakımından en zengin olanıdır (veya olanlardan biri) diyebiliriz. Buhari ise en güvenilir kaynakdır.

    2- Bütün hadisler korunmuş mudur?
    Dinimizi anlamak ve yaşamak için ihtiyacımız olan miktardaki hadisler korunmuştur.

    3- Dinin kemale ermesi hadislerin korunmasıyla alakalı mıdır?
    Dini Kur’an, Sünnet ve ictihad kaynaklarının bütünü tamamlamıştır ve bunların da tamamı vahye dayanmakta; akıl ve ilim vahyi yorumlamada devreye girmektedir; yani akıl bağımsız olarak din kuralı koyamaz, vahyi yorumlayarak din kuralına ulaşır
    ancak ahlakın tamamlayıcısıdır peygamber a.s... tabi hüküm koyucusu deil hükmü detaylı biçimde uygulayandır...


  8. 06.Kasım.2012, 17:34
    28
    Üye
    tıkanırsınız çünki işinize gelmiyor ayrıca hidayet dilemişsn ki ancak kafirler içn hidayet dilenir müminlere hidayetin artsın denir!.. benm asla cüret edemeyeceğim şeye cüret ederek tekfir ediyorsunuz bravo! böylemi sıyrılacaksınız!!!!!!! “Kul hâtû burhanekum in kuntum sadıkîn: De ki: Hadi getirin delilinizi, eğer doğru söylüyorsanız?”!!!!!!!
    vahiy kurandır peygamberin ahlakıda kurandı dolayısıyla peygambern söylediği hükümlerde kutanın hükmüdür,,,!!!İlmî eserler ve bu arada Fıkıh kitapları belli bir metod ve üslûb ile yazılır; ifade şekli tekdüzedir, aynı hüküm ve fikirler belli cümle şekilleri ve terimler ile anlatılır. Kitâb ve Sünnet ise insan eseri değil, Allah'ın vahyi mahsûlüdür. Bu iki kaynakta insanlara gerekli bulunan bilgiler en güzel ve tesirli ifade şekilleri ile verilmiş, üslûb usanmadan tekrar tekrar okunacak şekilde ayarlanmış, hem konular, hem de ifade şekli bakımından çeşitliliğe yer verilmiştir. Bu sebeple mezkur kaynakların ve özellikle tertibi de ilâhî olan Kur'ân-ı Kerîm'in belli bir bölümünde, Fıkıh hükümleri, "şu haramdır, şu helaldir, şu akit şöyle yapılır, şartları şunlardır..." şeklinde verilmemiştir; bilgi ve hükümler yeri geldikçe değişik kelime ve cümlelerle ifade edilmiş ve çeşitli sûrelere serpiştirilmiştir. Bu cümleden olarak: Helâller ve haramlar, "şu helaldir, size haram kılındı size helâl kılındı" şeklinde; farz kılınan hususlar "farz kıldık, Allah size farz kıldı, Allah hükmetti (kazâ), üzerinize şöyle yazıldı..." tarzında ifade edilmiştir.
    Kimisi kesin, kimisi teşvik mahiyetinde olmak üzere istenen şeyler "Allah emretti, emreder, Allah şundan hoşnut ve razı olur, şöyle yapmanızda sakınca, günah ve kınama yoktur (bu üslûb daha ziyade serbest bırakılan davranışlar ve şeyler için kullanılır), şu işte, bu davranışta iyilik vardır, hayır vardır... şeklinde ifade edildiği gibi "şöyle yapın, şunu yapın" şeklinde açık emir kipi de kullanılmıştır.
    Kesin veya teşvik mahiyetinde yasaklanan, yapılması istenmeyen hususlar da yukarıda geçenlerin tersi olan ifadelerle anlatılmıştır: "Allah şunu yapmanızı sevmez, şundan hoşnut kalmaz, razı olmaz, şu iyilik değildir, şunda hayır yoktur, şunda günah ve vebal vardır, şunu yapana Allah lânet eder, şu pistir, şeytan işidir, şunu yapmanın cezası cehennemdir, şunu yapmayın, şundan uzak durun..."
    Bu ifadeler yanında Hz. Peygamber'in fiilleri, özellikle bir iş ve davranışı devamlı yapması yine hüküm kaynağı olarak değerlendirilmiştir.
    Gerek ashâb ve gerekse daha sonra gelen müctehidler Kitâb ve Sünnet üslûbuna alışmış, maksadını anlamış, karîneleri de değerlendirerek gerektiğinde Fıkıh hükümlerini çıkarmış ve uygulamışlardır. Bu arada gerekçesi, dayanağı (illeti) zikredilen hükümlere kıyas yaparak da meselelere çözüm getirmişlerdir. Bununla beraber müctehidler Kitâb ve Sünnet'in açık ve kesin ifadelerine dayanmayan, ictihad ve yorum ile elde edilen bilgileri ve hükümleri için kesin ifadeler kullanmamış, "şu haram, bu helal, şu farz" dememiş, aksine "şunda sakınca yoktur, bu bana hoş gelmiyor, şu geçmişlerin fiillerine uymuyor, bu bana daha sevimli geliyor" gibi ifadeler kullanmayı tercih etmişlerdir.
    Buhârî’nin Sahih’ini İngilizceye çeviren mühtedi M.Esed’in, hadisler ve sünnet konusundaki şu sözleri, sünnete yan bakan yerli Müslümanlar için bir ibret levhasıdır...
    Muhaddislerin görüşü şudur: "Sahîh hadîs aynı mânada, çeşitli ve müstakil senedlerle (rivâyet yollarıyla) nakledilendir." Bununla beraber hadîslerin, gerek derece ve gerekse sıhhat bakımlarından Kur'ân-ı Kerîm derecesinde olduğu, hiçbir Müslümanın aklından geçmez. Hadîslerin incelenmediği ve tenkid edilmediği hiçbir devir geçmemiştir. Bazı Avrupalı tenkidçilerin üstünkörü ileri sürdükleri gibi hiçbir yalan hadîs muhaddislere gizli kalmamıştır. Biz, iddiânın tam zıddına kaniyiz. Sahîh hadisleri uydurma olanlarından ayırmaya ihtiyaç duyulduğu anda, hadîs ilmi başlamıştır. İmam Buhârî ve İmam Müslim'in sâhihleri bu ayıklamanın direkt sonuç ve meyvesinden başka bir şey değildir.1- Bütün hadisler toplanmış mıdır, toplanmışsa sayısı kaç?

    Peygamberimizin bütün söylediklerinin ve yaptıklarının bize nakledildiğini söylemek isabetli olmaz. Dinimizi anlamak ve yaşamak için gerekli olanların nakledildiği de şüphesizdir. Uydurma rivayete yer vermemeye çalışan bir hadisçinin kitabında (Kenzü’l-ummâl) topladığı rivayet sayısı (46624) tür. Bu kitap rivayet sayısı bakımından en zengin olanıdır (veya olanlardan biri) diyebiliriz. Buhari ise en güvenilir kaynakdır.

    2- Bütün hadisler korunmuş mudur?
    Dinimizi anlamak ve yaşamak için ihtiyacımız olan miktardaki hadisler korunmuştur.

    3- Dinin kemale ermesi hadislerin korunmasıyla alakalı mıdır?
    Dini Kur’an, Sünnet ve ictihad kaynaklarının bütünü tamamlamıştır ve bunların da tamamı vahye dayanmakta; akıl ve ilim vahyi yorumlamada devreye girmektedir; yani akıl bağımsız olarak din kuralı koyamaz, vahyi yorumlayarak din kuralına ulaşır
    ancak ahlakın tamamlayıcısıdır peygamber a.s... tabi hüküm koyucusu deil hükmü detaylı biçimde uygulayandır...


  9. 06.Kasım.2012, 17:41
    29
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!

    Alıntı
    1-Kuran dışında helal, haram kaynağı yoktur.
    @mir bunlar bizi dinlemiyorlar . Buyur kendi Adamlarını kendin ikna et. bu konuda sen benim fikrimde oldugunu biliyorum. bunlar ben ne desemde inanmazlar. Sen gel konuyu kapat


  10. 06.Kasım.2012, 17:41
    29
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    1-Kuran dışında helal, haram kaynağı yoktur.
    @mir bunlar bizi dinlemiyorlar . Buyur kendi Adamlarını kendin ikna et. bu konuda sen benim fikrimde oldugunu biliyorum. bunlar ben ne desemde inanmazlar. Sen gel konuyu kapat


  11. 06.Kasım.2012, 18:25
    30
    TEKE TEK
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2012
    Üye No: 98093
    Mesaj Sayısı: 118
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: İSTANBUL

    Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!

    kulu kulamı şikayet ediyorsun... işine gelmedi mi kaçarsın tabiii!


  12. 06.Kasım.2012, 18:25
    30
    Üye
    kulu kulamı şikayet ediyorsun... işine gelmedi mi kaçarsın tabiii!


  13. 06.Kasım.2012, 18:53
    31
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Allah dışında hiç kimse din adına hüküm koyamaz!!!

    Alıntı
    kulu kulamı şikayet ediyorsun... işine gelmedi mi kaçarsın tabiii!
    şirkemi girdim Allahtan başkasından yardım istedim diye Gavurmu oldum şimdi

    @mirin bu konular hakkındaki mükemmel cevaplarını bildigim için ona havale ettim. Siz onun sözünü daha iyi dinlersiniz. biz ne desek size boş. Biz Desek Hadislere inanmayın onların hepsi uydurmadır. Siz diyeceksiniz olurmu hepsi sahih dir. Çünkü biz ne desek zıttını diyorsunuz.


  14. 06.Kasım.2012, 18:53
    31
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    kulu kulamı şikayet ediyorsun... işine gelmedi mi kaçarsın tabiii!
    şirkemi girdim Allahtan başkasından yardım istedim diye Gavurmu oldum şimdi

    @mirin bu konular hakkındaki mükemmel cevaplarını bildigim için ona havale ettim. Siz onun sözünü daha iyi dinlersiniz. biz ne desek size boş. Biz Desek Hadislere inanmayın onların hepsi uydurmadır. Siz diyeceksiniz olurmu hepsi sahih dir. Çünkü biz ne desek zıttını diyorsunuz.





+ Yorum Gönder
Git İlk 23