Konusunu Oylayın.: Namazda El Bağlamak(Önemli)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 6 kişi
Namazda El Bağlamak(Önemli)
  1. 22.Ekim.2012, 17:00
    1
    pars06
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2012
    Üye No: 98211
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Namazda El Bağlamak(Önemli)






    Namazda El Bağlamak(Önemli) Mumsema Selamun Aleyküm.İnternette sünni mezheplerden üçünün el bağlamanın sünnet olduğu ama delillerin zayıf olduğunu diğerlerinin ise el bağlamanın haram olduğu yazıyor.Bu işin aslı nedir?


  2. 22.Ekim.2012, 17:00
    1
    pars06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Selamun Aleyküm.İnternette sünni mezheplerden üçünün el bağlamanın sünnet olduğu ama delillerin zayıf olduğunu diğerlerinin ise el bağlamanın haram olduğu yazıyor.Bu işin aslı nedir?


    Benzer Konular

    - Yağ bağlamak deyiminin anlamı

    - Namazda Okunan Sureler(Önemli)

    - Karına taş bağlamak

    - İlim Konusunda Önemli Bir Soru (Görüşleriniz önemli)

    - İlk basta namazmı önemli yoksa işmi önemli tam namaz sırasında iş yoğun oluyor

  3. 22.Ekim.2012, 17:17
    2
    DinimiSevdim
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Ekim.2012
    Üye No: 98045
    Mesaj Sayısı: 139
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Bulunduğu yer: İbadet Mekanı

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)




    as. Şimdi el bağlamak neden bilirmisiniz. El bağlamak ALLAH'a olan saygımız kıyam yani. Bu yüzden. Kfamızı aşağıda tutarız. Haram olsaydı diyanet yasaklardı.


  4. 22.Ekim.2012, 17:17
    2
    Devamlı Üye



    as. Şimdi el bağlamak neden bilirmisiniz. El bağlamak ALLAH'a olan saygımız kıyam yani. Bu yüzden. Kfamızı aşağıda tutarız. Haram olsaydı diyanet yasaklardı.


  5. 22.Ekim.2012, 17:44
    3
    İslam_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ekim.2012
    Üye No: 98126
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Zayıftırrrr Sünni mezheplerden malikiler bile bağlamıyor.kimse farz diyememiştir.çünkü ihtilaflı konudur.en uygun olanıda bağlanmamasıdır.bağlamayınca her türlü kabul olur ama bağlanırsa şüpheli...

    Mecusi ibadet ederken..dikkat et eller bağlı.onlara muhalefet edilmesi lazımdır.onlar gibi bağlayamayız..

    zaten durum hadislerden rivayetlerden açıktır bağlanmaması gerektiği.bide fotoğraları incelerseniz zatenn..onlara benzememliyiz..


  6. 22.Ekim.2012, 17:44
    3
    İslam_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Zayıftırrrr Sünni mezheplerden malikiler bile bağlamıyor.kimse farz diyememiştir.çünkü ihtilaflı konudur.en uygun olanıda bağlanmamasıdır.bağlamayınca her türlü kabul olur ama bağlanırsa şüpheli...

    Mecusi ibadet ederken..dikkat et eller bağlı.onlara muhalefet edilmesi lazımdır.onlar gibi bağlayamayız..

    zaten durum hadislerden rivayetlerden açıktır bağlanmaması gerektiği.bide fotoğraları incelerseniz zatenn..onlara benzememliyiz..


  7. 22.Ekim.2012, 18:19
    4
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Namazda ellerin bağlanması sünnettir. Bu bakımdan eller yana salınarak kılınan namaz geçerlidir. Ehli Sünnet mezheplerinden Hanefi, Şafii ve Hanbeli mezhebine göre namazda ellerin bağlanması sünnettir. Maliki mezhebine göre ise ellerin yana salınması sünnettir. Caferilere göre de eller yana salınarak namaz kılınır.

    Malikîler dışındaki cumhura göre; tekbirden sonra, namaz kılan kişinin sağ elini sol eli ve bileği üzerine koyması sünnettir. Çünkü Vail b. Hucr'dan rivayet edildiğine göre, kendisi Hz. Peygamber (a.s.)'in, namaza girince ellerini kaldırdığını ve tekbir aldığını, sonra elbisesine bürünerek sağ elini sol eli, bileği ve pazusu üzerine koyduğunu gördüğünü nakletmiştir. (1)

    Kabisa b. Hulb'ün babasından rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: "Resulüllah (a.s.) bize imam olurdu, namazda sol elini sağ eliyle tutardı. (2)

    Sehl b. Saad (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: "insanlar sağ ellerini namaz kılarken sol kolları üzerine koymakla emrolunurlardı." (3)

    İbni Mes'ud'dan da şöyle rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber (a.s.) birine uğramış, o da sol elini sağ eli üzerine koymuş olarak namaz kılıyordu. Adamın sağ elini alıp sol eli üzerine koydu." (4)

    Hanbelîler ile Şâfiilere göre, elleri bağlamanın şekli şöyledir: Sağ el sol elin bileği üzerine, yahut ona yakın bir yere konur. Bunun dayandığı delil daha önce de geçmiş bulunan İbni Hacer'in hadisidir. Biliyoruz ki bilek, kolun başparmağı takib eden eklem tarafıdır. Fakat Hanefi'lere göre, sağ elin iç kısmı, sol elin üst kısmı üzerine konur. Bu durumda baş parmak ile küçük parmak bilek üzerinde halka yapılır. Kadınlara gelince iki elini göğsü üzerine halka yapmaksızın koyarlar. Çünkü bu durum kadınların tesettürleri ile ahenk teşkil eder.

    Hanefîler ile Hanbelîlere göre ise, namaz kılan kişi iki elini göbeğin altına koyar. Çünkü Hz. Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Sağ elin sol el üzerine göbeğin altına konması sünnettendir." (5) Bundan kastedilen Hz. Peygamber (a.s.)'in sünnetidir.

    Şâfıîlerde müstehap olan, iki elin sola meyilli olarak, kadınlarda göğüs üzerine ve erkeklerde göbeğin üstüne konmasıdır. Çünkü insanın kalbi soldadır. Dolayısıyla eller en şerefli uzuv üzerine konulmuş olur. Bunun bir dayanağı da daha önce geçmiş bulunan Vail b. Hucr'un hadisidir: "Resulullah (a.s.)'ın namaz kılarken iki ellerinden birini diğeri üzerine koyduğunu gördüm." Bunu Ibni Huzeyme'den rivayet edilen başka bir hadis de kuvvetlendirmektedir.

    Malikîlere göre, namazda iki elin vakarlı bir biçimde salıverilmesi menduptur. Kuvvetle bırakılması değil. Eller ön taraftan bırakılmaz. Çünkü bu durum huzurlu olmaya aykırıdır. Nafile namazlarda ellerin göğüs üzerinde bağlanması ve tutulması caizdir. Çünkü bu namazlarda zaruretsiz olarak bir yere dayanmak caizdir. Fakat farz namazlarda kabz mekruhtur. Çünkü bu durum bir yere dayanmak gibidir. Bunu bir yere dayanmak için değil de sünnet olduğu için yaparsa mekruh değildir. Bunun gibi her hangi bir şeyi kastetmeksizin yaparsa yine mekruh değildir.

    Bana göre doğru olan görüş cumhurun görüşüdür. Bu da sağ elin sol el üzerine konulmasıdır. Sünnet olmayan işlerle savaşmak için Malikî mezhebinin tespit etmiş olduğu gerçekle de birleşmektedir. Bu da bir yere dayanmaktır. Yahut fasit ve bozuk bir inançla savaşmak için tespit ettiği hususa aykırıdır. Bu da halktan birilerinin bu durumun vacip olduğunu zannetmesidir.

    Dipnotlar:
    1- Bu hadisi Ahmed, Müslim, Ebu Dâvud ve Neseî rivayet etmişlerdir, Lafız Neseî'nindir.
    2- Bu hadisi Tirmizi rivayet etmiş olup hasendir, demiştir.
    3- Bu hadisi Buhari rivayet etmiştir.
    4- Bu hadisi Ebu Dâvud rivayet etmiştir.
    5- Bu hadisi Ahmed ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir.
    Bk. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı.

    Selam ve dua ile...


  8. 22.Ekim.2012, 18:19
    4
    Medine'nin Gülüne Hasret
    Namazda ellerin bağlanması sünnettir. Bu bakımdan eller yana salınarak kılınan namaz geçerlidir. Ehli Sünnet mezheplerinden Hanefi, Şafii ve Hanbeli mezhebine göre namazda ellerin bağlanması sünnettir. Maliki mezhebine göre ise ellerin yana salınması sünnettir. Caferilere göre de eller yana salınarak namaz kılınır.

    Malikîler dışındaki cumhura göre; tekbirden sonra, namaz kılan kişinin sağ elini sol eli ve bileği üzerine koyması sünnettir. Çünkü Vail b. Hucr'dan rivayet edildiğine göre, kendisi Hz. Peygamber (a.s.)'in, namaza girince ellerini kaldırdığını ve tekbir aldığını, sonra elbisesine bürünerek sağ elini sol eli, bileği ve pazusu üzerine koyduğunu gördüğünü nakletmiştir. (1)

    Kabisa b. Hulb'ün babasından rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: "Resulüllah (a.s.) bize imam olurdu, namazda sol elini sağ eliyle tutardı. (2)

    Sehl b. Saad (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: "insanlar sağ ellerini namaz kılarken sol kolları üzerine koymakla emrolunurlardı." (3)

    İbni Mes'ud'dan da şöyle rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber (a.s.) birine uğramış, o da sol elini sağ eli üzerine koymuş olarak namaz kılıyordu. Adamın sağ elini alıp sol eli üzerine koydu." (4)

    Hanbelîler ile Şâfiilere göre, elleri bağlamanın şekli şöyledir: Sağ el sol elin bileği üzerine, yahut ona yakın bir yere konur. Bunun dayandığı delil daha önce de geçmiş bulunan İbni Hacer'in hadisidir. Biliyoruz ki bilek, kolun başparmağı takib eden eklem tarafıdır. Fakat Hanefi'lere göre, sağ elin iç kısmı, sol elin üst kısmı üzerine konur. Bu durumda baş parmak ile küçük parmak bilek üzerinde halka yapılır. Kadınlara gelince iki elini göğsü üzerine halka yapmaksızın koyarlar. Çünkü bu durum kadınların tesettürleri ile ahenk teşkil eder.

    Hanefîler ile Hanbelîlere göre ise, namaz kılan kişi iki elini göbeğin altına koyar. Çünkü Hz. Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Sağ elin sol el üzerine göbeğin altına konması sünnettendir." (5) Bundan kastedilen Hz. Peygamber (a.s.)'in sünnetidir.

    Şâfıîlerde müstehap olan, iki elin sola meyilli olarak, kadınlarda göğüs üzerine ve erkeklerde göbeğin üstüne konmasıdır. Çünkü insanın kalbi soldadır. Dolayısıyla eller en şerefli uzuv üzerine konulmuş olur. Bunun bir dayanağı da daha önce geçmiş bulunan Vail b. Hucr'un hadisidir: "Resulullah (a.s.)'ın namaz kılarken iki ellerinden birini diğeri üzerine koyduğunu gördüm." Bunu Ibni Huzeyme'den rivayet edilen başka bir hadis de kuvvetlendirmektedir.

    Malikîlere göre, namazda iki elin vakarlı bir biçimde salıverilmesi menduptur. Kuvvetle bırakılması değil. Eller ön taraftan bırakılmaz. Çünkü bu durum huzurlu olmaya aykırıdır. Nafile namazlarda ellerin göğüs üzerinde bağlanması ve tutulması caizdir. Çünkü bu namazlarda zaruretsiz olarak bir yere dayanmak caizdir. Fakat farz namazlarda kabz mekruhtur. Çünkü bu durum bir yere dayanmak gibidir. Bunu bir yere dayanmak için değil de sünnet olduğu için yaparsa mekruh değildir. Bunun gibi her hangi bir şeyi kastetmeksizin yaparsa yine mekruh değildir.

    Bana göre doğru olan görüş cumhurun görüşüdür. Bu da sağ elin sol el üzerine konulmasıdır. Sünnet olmayan işlerle savaşmak için Malikî mezhebinin tespit etmiş olduğu gerçekle de birleşmektedir. Bu da bir yere dayanmaktır. Yahut fasit ve bozuk bir inançla savaşmak için tespit ettiği hususa aykırıdır. Bu da halktan birilerinin bu durumun vacip olduğunu zannetmesidir.

    Dipnotlar:
    1- Bu hadisi Ahmed, Müslim, Ebu Dâvud ve Neseî rivayet etmişlerdir, Lafız Neseî'nindir.
    2- Bu hadisi Tirmizi rivayet etmiş olup hasendir, demiştir.
    3- Bu hadisi Buhari rivayet etmiştir.
    4- Bu hadisi Ebu Dâvud rivayet etmiştir.
    5- Bu hadisi Ahmed ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir.
    Bk. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı.

    Selam ve dua ile...


  9. 22.Ekim.2012, 18:32
    5
    pars06
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2012
    Üye No: 98211
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Şiilerin bağlamamasının nedeni nedir?


  10. 22.Ekim.2012, 18:32
    5
    pars06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Şiilerin bağlamamasının nedeni nedir?


  11. 22.Ekim.2012, 18:33
    6
    İslam_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ekim.2012
    Üye No: 98126
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Namazda Ehl-i Sünnet mezhebinden olan bazılarının yaptığı gibi elleri bağlamak, yani kıyam halinde sağ eli sol eli üzerine bırakmak Müslümanlar arasındaki ihtilaflı meselelerden birisidir

    Bütün Müslümanlar namazda el bağlamanın vacip olmadığına dair ittifak ve icma etmişlerdir. Ama bu amelin hükmünde bütün İslam mezhepleri, umumen ihtilaf etmişlerdir hatta Ehl-i Sünnet mezhepleri bile bu ameli farz bilmemelerine rağmen bu konuda ittifak etmişlerdir. Ehl-i Sünnet hem bu amelin hükmünde ve hem de keyfiyetinde ihtilaf etmişlerdir. Ehl-i Sünnet mezhep alimlerinin bu konudaki görüşleri aşağıdakilerden ibarettir

    Hanefilere göre, bu amel sünnettir ve farz değildir. el-hidaye c.1, s.47,el-Mecmu c3, s311, el-Muğni, c3, s473, Şerh-i Nevevi li sahih-i Muslim, c.3, s.5

    Şafiilere göre de, namazda elleri bağlamak sünnettir ve farz değildir. el-hidaye, c1, s.47,el-Mecmu, c3, s311, el-Muğni, c1, s473, Feth’ul Kadir, c1, s201

    Hanbelilere göre de, bu amel sünnet amellerindendir. el-Hideye, c1, s47, Şerh’u Feth’ul Kadir, c1, s101, el-Muğni, c1, s473

    Malikilere göre, namazda ki elin vakarlı bir biçimde salı verilmesi memdubdur. (müstehaptır.) Nafile namazlarda ellerin göğüs üzerinde bağlanması ve tutulması caizdir. Çünkü bu namazlarda zaruretsiz olarak bir yere dayanmak caizdir. Fakat farz namazlarda elleri bağlamak mekruhtur. Çünkü bu durum bir yere dayanmak gibidir. el-Hidaye, c1, s47, el-Mecmu, c3, s311, el-Muğni, c1, s473

    Caferiler arasındaki meşhur görüş bu amelin haram ve namazı batıl eden bir fiil olmasıdır. Bazıları da, bu amel haramdır ama namazı batıl etmez diye demişlerdir. Bazılarına göre ise bu amel mekruhtur

    Bu ihtilaflar açıkça şunu göstermektedir ki; bu amelin kitap ve sünnette sağlam bir delili yoktur. Aksine böyle açık bir ihtilaf onlar arasında vuku bulmazdı. Bu ihtilaflara rağmen ve Ehl-i Sünnet mezhep alimleri de bu ameli de farz bilmemelerine rağmen, bu mesele Müslümanlar arasında uçurumlara ve gediklerin açılmasına sebep olmuştur

    Caferiler, Ehl-i Beyt imamlarının namazda elleri bağlama hususunda, açık nehiylerin olduğundan dolayı namazda ellerini salıvermekte ve eli açık bir şekilde namaz kılmaktalar. Ehl-i Sünnetten bunu gören bir çok avam tabakası bu amele ve failine, farklı bir gözle bakmaktalar. Bazıları da, namazda eli açık bir vaziyette eli açık duran insanları bidat ehli olarak nitelemek ve suçlamaktalar. Oysa Ehl-i Sünnette göre, elleri bağlamak sünnet bir ameldir ve sünneti de terk etmek bidat olarak görülmez. Oysa Ehl-i Sünnet mezhep imamlarından olan İmam Malik dahil, namazda el bağlamayı mekruh olarak kabullenmiş ve özellikle de Peygamberin soyundan olan pak Ehl-i Beyt imamları bu ameli tamamen nehy etmişlerdir

    Bu mesele Caferiler arasında hiçbir zorluk, ihtilaf ve sıkıntı icat etmemiştir. Zira fetvalarda bir takım farklılıklar olsa bile, uygulamada dünyanın neresinde olursa olsun bütün Caferiler eli açık olarak namaz kılmaktalar. Ama Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin arasında bir takım sıkıntılara sebep olmuştur. Kimleri bu imam ellerini göbeği üzerinde, diğer camimin imamı altında, bir başkası da yukarısında bağladı sözleri onlar arasında ne yazık ki, ayrılma ve bozuşmalara sebep olmuştur. Hatta bu mesele İslam’ın rükunlarından, farzlarından, vacibatlarından biri olmamasına rağmen ve sünnet olmasına rağmen bazı taife ve kabileler bir takım ufak-tefek ihtilaflı uygulamalar neticesinde birbirlerini tekfir etmişler ve birbirlerine lanetler yağdırmışlardırMuhammed b Salih, Durus ve Fetava fi’l Harem’il Mekki, .s26

    Oysa sünnetin terki, bunları asla meşrulaştırmaz. Aslında bu ihtilaflardan dolayı bu tür bölünme ve zararların faturasını, huzursuzluk ve keşmekeşlik çıkaran insanlara kesilmemesi aksine ilk aşamada alimlere, hatiplere ve yazarlara kesilmesi ve onların suçlanması gerekir. Zira, bazı alim, hatip ve yazarlar vardır ki, neticede sünnet olan bu amele vacipmiş gibi emretmişlerdir

    Buna binaen avam tabakası da bir çok sünneti farz olarak talakki etmişlerdir. Sünneti farz olarak gören bu avam tabakasından birisi de sünneti terkeden bir müslümanı gördüğünde farzı terketti kaygısıyla ona saldırmaya başlamış ve müteakibinde bir çok zarar ve ihtilaflara sebep olmuştur

    Namazda el bağlamanın sünnet olduğunu savunanların dayanak ve delilleri üç tane rivayetten ibarettir

    1- Buharinin naklettiği Sehl b. Sa’d’ın hadisi

    2- Müslimin rivayet ettiği ve Beyhakinin de üç senedle naklettiği Va’il b. Hucr’un hadisi

    3- Beyhakinin kendi sünenin de naklettiği Abdullah b. Mesud’un hadisi. Şimdi bu üç rivayeti tekrar tekrar inceleyeceğiz


    SAHL B. SA’D’IN HADİSİ: Ebu Hazim Sehl b. Sad’dan şöyle rivayet etmiştir “İnsanlara namazda sağ ellerini sol ellerinin üzerine bırakması emrolunuyordu”

    Ebu Hazim şöyle demiştir; Bu amelin Peygambere nisbet verilmesinden başka bir şey bilmiyorum. İsmail de demiştir ki; Bu amel Peygambere nisbet verilmiştir. ibni Hacer, Feth-ul Bari fi serhi Sahih-i Buhari, c2, s224, Bab-u vez’ul yumna elel yusra- Süneni Kübra, Beyhaki, c2, s28, h 3 Bab’u vez’ul yumna elel yusra fis- selat

    Bu rivayet sadece el bağlamanın şeklini ve keyfiyetini belirtmiştir. Ama iki delile göre bu sözün Peygamber tarafından buyrulmadığına delalet etmektedir

    Birinci delil Eğer Peygamberin kendisi el bağlamaya emretmiş olsaydı, rivayetin, insanlar şu şekilde emrolundu şeklinde değil de Peygamber şöyle emrettişeklinde olması gerekirdi. Rivayetteki, “İnsanlar emrolundular sözü şunu açıkça göstermiyor mu ki,bu hüküm Peygamberin vefatından sonra verilmiştir.zira halifeler ve amirler insanları daima namazda el bağlamaya emrediyorlardı. Zira onlar kendi akıl ve mantıklarına göre bu amelin hüşu ve hüzuna daha yakın olduğunu zannediyorlardı. İşte bu sebepten dolayı Buhari bu babdan sonra kitabında hüşu babını bırakmıştır.

    İkinci delil Hadisin senedi şunu gösteriyor ki, bu amel emredenlerin (Amirlerin) amelidir. Peygamberin ameli değildir. Zira İsmail diyorki; Bu hadisin Peygambere nisbet verilmesinden başka birşey bilmiyorum. Bu sözün anlamı şudur; bu amelin namazda sünnet oluşu belli değildir. Bu amel sadece Peygambere nisbet verilmiş ve Sehl b. Sad’da bu rivayeti merfu olarak rivayet etmiştir.

    Bu açıklamalar hadisdeki fiil mechul olduğu yakinindedir. Ama fiil malum okunduğu takdırde şu cevabı vermek mümkündür. Bu fiili Sehl Peygambere nisbet vermiştir. Faraza bu kıraat sahıh olmuş olsa bile ve bu kıraat ile hadıs merfulukdan çıkmış olsa bile, bu hadısdeki “ bundan başka bir şey bilmiyorum” sözü onu bir şahisdan duyup o şahsın adının geçmemesi hadisin gevşeklik ve zayıflığını gösterir.

    VAİL B. HUCR’UN HADİSİ: Vail’in hadisi farklı şekillerde rivayet olunmuştur

    Müslim Vail b. Hucr’dan şöyle rivayet ediyor; O, Peygamberi namaza girerken ellerini kaldırıp tekbir getirdiğini ve elbisesine sarıldığını ve daha sonra sağ elini sol elinin üzerine bırakırken, gördüğünü söylemiştir. Peygamber efendimiz rükuya gitmek istediğinde ellerini elbisesinin içerisinden çıkarıyor sonra her ikisini de kaldırarak tekbir getirip rükuya gidiyordu. Sahih-i Müslim, c1, s301,kitabus- Selat b. 15

    Bu hadisde ihticac olunan ve dayanılan delil yapılan fiildir. Oysa bu fiilde bir konuya delil getirip onu sabitleştirmek doğru değildir. Zira hadiste geçen fiilin sebebi meçhuldur. Çünkü Peygamberin, ellerini sırf sünnet olduğu için mi yoksa soğuktan korunmak için mi? elbisesini toparlayıp ona bürünmesinin sebebi meçhuldur. Sebep hangisidir bilinmemektedir.

    Resulü Ekrem (s.a.a) hem muhacirlerle ve hemde ensar ile on yılı aşkın bir bir müddet namaz kıldılar. Eğer Peygamber efendimiz namazda ellerini bağlamış olsaydı, bu meselenin nakli fazla olur, konu asrı seadet dönemindeki Müslümanlar ve sahabe arasında meşhurlaşmış olur ve bunu sadece Vail b. Hucr değilde başkalarıda nakletmiş olurdu.

    Bu rivayet başka bir şekilde de naklolunmuştur. Ve naklolunan bu farklı rivayette “sonra elbisesine sarıldı” kelimeleri mevcut değildir. Beyhaki Musa b. Ümeyr’den nakletmiştir ki; Alkame b. Vail, Vail’de babasından şöyle nakletmiştir; Peygamber namaza durduğunda sol elini sağ eliyle tutardı. Ben Alkameninde öyle yaptığını gördüm. Süneni Beyhaki, c. 2, s. 28

    Birincisi: ilk rivayette olduğu gibi bu rivayette de fiilin sebebi belli değildir.

    İkincisi: hadisin senedinde Abdullah b. Cafer vardır. Eğer bu şahıs İbni Necih ise, Muin onun hakkında şöyle demiştir; Bir itibar ve değeri yoktur. Nesai ise şöyle demiştir; onun hadisleri terkolunmalıdır.

    Üçüncüsü de: eğer Peygamber böyle bir ameli yapmış olsaydı insanlar arasında meşhur olurdu. Oysa Vail diyorki; “Ben Alkamenin de böyle yaptığını gördüm” Buradan anlaşılan şudur ki; Ravi sünneti Alkame tariki ile tanıyormuş Resulullah tariki ile değil.

    Beyhaki İbni Mesud’dan müsned bir hadisde şöyle nakletmiştir; İbni Mesud namaz kıldığında sol elini sağ elinin üzerine bıraktı, Resululla bunu görünce onun sağ elini alıp sol elinin üzerine bıraktı.Süneni Beyhaki, c. 2, s. 28, Bab-u Vez’i yedil yumna elel yusra, h. 5

    Beyhakinin naklettiği bu rivayet İbni Mesud ve onun gibilerine en büyük ihanet ve hakaretlerden birisidir. Zira eğer bu fiil Peygamber tarafından açıkça yapılmış olsaydı, sahabelikte fazla geçmişi olan ve İslamda ilklerden olup da sabigin ünvanını alan İbni Mesud gibi birisinin bu ameli bilmemesi ve dolayısıyla vazife ve teklifine cahil olması ve neticede sünnete alim olmaması mümkün değildir.

    İkinci bir şey ise bu hadisin senedinde Heşim b. Beşir vardır, oda tedlislik ve güvençsizlikle meşhurdur.

    Namazı eli bağlı olarak kılmak Caferi fıkhına göre bid’at ve haramdır. ehlibeyt İmamları bu ameli Mecusilerin amellerine benzettikleri için daima bu amelden nehyetmişlerdir. Hz. Ali (a.s) bu konuya binaen şöyle buyuruyorlar; Müslüman ALLAH’ın huzuruna (ibadete) çıktığı zaman ellerini üstüste bırakmasın (bağlamasın) zira bu ameliyle Mecusilere benzer Vesail-us Sia, c. 4, bab. 15, h. 7

    Büyük ve değerli sahabelerden olan Ebu Hamid Saidi, içlerinde Ebu Hureyre, Sehl Saidi, Ebu Useyd Saidi, Ebu Kutade, Haris b. Rebei ve Muhammed b. Meslemeninde bulunduğu bir grup sahabeye, “Resulü Ekrem’in namazının keyfiyetini en ufak ayrıntı ve müstehaplarına kadar beyan ettiğinde el bağlamaktan kesinlikle söz etmemiştir.” Süneni Beyhaki, c. 2, s. 72, 73, 101, 102, Süneni Ebi Davud, c. 1, s. 194, bab-u iftitahus- Selat, h.730,736, Süneni Tirmizi, c. 2, s. 98, bab-u Sifet-us Selat

    Eğer, gerçekten Peygamber efendimizin üslub ve sünneti namazda el bağlamak olsaydı yukarıdaki rivayette zikrolunmuş olurdu. Ebu Hamid’de bu ameli unutmuş olsaydı eğer, orada bulunan sahabelerinde bu konuyu ona hatırlatmaları gerekirdi, oysa hadiste böyle bir şey de mezkur değildir. Ebu Hamid Saidinin hadisine benzer hadisler Şia kaynaklarında Hamid b. İsa tarafından naklolunmuştur.

    Sehl b. Saidin hadisindende anlaşılan şudur ki; namazda elleri bağlamak Peygamberden sonra ortaya çıkarıldı Zira O diyor ki; “İnsanlara emrediyorlardı”Eğer bu emir Peygamberin emri olmuş olsaydı onu Peygambere nisbet verir ve Peygamber insanlara şöyle emrediyordu, tarzında nakletmesi gerekirdi. Böyle olmadığına göre de , Peygambere nisbet verilen bir hadisin itibar derecesi nedenli olur siz düşünün...

    Bu konuyu kapamadan önce Vehbe Zuhaylinin İslam Fıkıh Ansiklopodisi adılı eserinin 1. Cilt sayfa 381 de yer alan Hz. Peygamberin Namaz Kılma Şekli başlığı altında yukarıdada işaret ettiğimiz gibi Ebu Humeyd’den nakledilen hadisi bilginize aktaracak ve muhakemeyi size bırakacağız

    Buhari, Ebu Davud ve Tirmizinin Muhammed b. Amr b. atadan tahriç ettikleri bir hadisi şerifde şöyle denilmekdedir: “İçlerinde Ebu Katade’ninde bulunduğu on kişilik bir sahabe meclisinde Ebu Muhammed es-Saidi’den işittim Ebu Ume şöyle demiştir: “ben Resulluh (a.s.)’ın namaz kılma şeklini en iyi bilenizim. Sahabe: Neden? ALLAH’a yemin olsunki sen onunla bizden çok beraber bulunmadın, Hz. Peygamber (a.s.) ile beraber sohbetin bizden daha eski deyildir dediler O bunu doğruladı. Sahabe: O halde anlatda görelim dediler. Ebu Humeyd şöyle dedi Resulullah (a.s.) namaza kalktığı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırır tekbir alırdı. Sonra bütün kemikler normal duruma gelinceye kadar bekler, sonra okumaya başlardı sonra ellerini tekrar omuz hizasına kadar kaldırarak takbir alır sonra rukuya vararak avuçlarının içini dizlerinin üzerine koyardı. Sonra başını ne aşağıya nede yukarıya kaldırmaksızın düzgün bir şekilde dururdu. Daha sonra başını rukudan kaldırarak : “SemiALLAHu limen hamideh” der sonra mutedil bir vaziyette olarak ellerini onuz hizasına kadar kaldırır, sonra ALLAHu Ekber derdi. Sonra yere inerek iki elinin arasını anlının sığacağı şekilde açar sonra başını kaldırırdı. Sonra sol ayağını bükerek onun üzerine otururdu. Secdeye vardığı zaman iki ayağının parmaklarını büküp kıbleye çevirerek secde eder sonra ALLAHu Ekber diyerek kalkar yine sol ayağını büker ve onun üzerine otururdu. Bu hareketi yaparken bütün kemikler, azalar yerine oturur, sükün bulurdu. Sonra diyer rekatdada aynı şeyleri yapardı. İki reketdan sonra ilk namaza başlarken yaptığı gibi, iki ellerini omuz hizasına kadar kaldırarak tekbir getirir, sonra namazın diyer rekatlarındada aynı şeyleri yaparak namazını tamamlardı.

    Kendisinden sonra selam vereceği secdeye gittigi zaman ayağını geri çeker ve teverrük şeklinde sol oturağı üzerine otururdu.” Sahabe Ebu Humeyde: “ Doğru söyledin Resulullah (a.s.) böyle namaz kılardı dediler.”



  12. 22.Ekim.2012, 18:33
    6
    İslam_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Namazda Ehl-i Sünnet mezhebinden olan bazılarının yaptığı gibi elleri bağlamak, yani kıyam halinde sağ eli sol eli üzerine bırakmak Müslümanlar arasındaki ihtilaflı meselelerden birisidir

    Bütün Müslümanlar namazda el bağlamanın vacip olmadığına dair ittifak ve icma etmişlerdir. Ama bu amelin hükmünde bütün İslam mezhepleri, umumen ihtilaf etmişlerdir hatta Ehl-i Sünnet mezhepleri bile bu ameli farz bilmemelerine rağmen bu konuda ittifak etmişlerdir. Ehl-i Sünnet hem bu amelin hükmünde ve hem de keyfiyetinde ihtilaf etmişlerdir. Ehl-i Sünnet mezhep alimlerinin bu konudaki görüşleri aşağıdakilerden ibarettir

    Hanefilere göre, bu amel sünnettir ve farz değildir. el-hidaye c.1, s.47,el-Mecmu c3, s311, el-Muğni, c3, s473, Şerh-i Nevevi li sahih-i Muslim, c.3, s.5

    Şafiilere göre de, namazda elleri bağlamak sünnettir ve farz değildir. el-hidaye, c1, s.47,el-Mecmu, c3, s311, el-Muğni, c1, s473, Feth’ul Kadir, c1, s201

    Hanbelilere göre de, bu amel sünnet amellerindendir. el-Hideye, c1, s47, Şerh’u Feth’ul Kadir, c1, s101, el-Muğni, c1, s473

    Malikilere göre, namazda ki elin vakarlı bir biçimde salı verilmesi memdubdur. (müstehaptır.) Nafile namazlarda ellerin göğüs üzerinde bağlanması ve tutulması caizdir. Çünkü bu namazlarda zaruretsiz olarak bir yere dayanmak caizdir. Fakat farz namazlarda elleri bağlamak mekruhtur. Çünkü bu durum bir yere dayanmak gibidir. el-Hidaye, c1, s47, el-Mecmu, c3, s311, el-Muğni, c1, s473

    Caferiler arasındaki meşhur görüş bu amelin haram ve namazı batıl eden bir fiil olmasıdır. Bazıları da, bu amel haramdır ama namazı batıl etmez diye demişlerdir. Bazılarına göre ise bu amel mekruhtur

    Bu ihtilaflar açıkça şunu göstermektedir ki; bu amelin kitap ve sünnette sağlam bir delili yoktur. Aksine böyle açık bir ihtilaf onlar arasında vuku bulmazdı. Bu ihtilaflara rağmen ve Ehl-i Sünnet mezhep alimleri de bu ameli de farz bilmemelerine rağmen, bu mesele Müslümanlar arasında uçurumlara ve gediklerin açılmasına sebep olmuştur

    Caferiler, Ehl-i Beyt imamlarının namazda elleri bağlama hususunda, açık nehiylerin olduğundan dolayı namazda ellerini salıvermekte ve eli açık bir şekilde namaz kılmaktalar. Ehl-i Sünnetten bunu gören bir çok avam tabakası bu amele ve failine, farklı bir gözle bakmaktalar. Bazıları da, namazda eli açık bir vaziyette eli açık duran insanları bidat ehli olarak nitelemek ve suçlamaktalar. Oysa Ehl-i Sünnette göre, elleri bağlamak sünnet bir ameldir ve sünneti de terk etmek bidat olarak görülmez. Oysa Ehl-i Sünnet mezhep imamlarından olan İmam Malik dahil, namazda el bağlamayı mekruh olarak kabullenmiş ve özellikle de Peygamberin soyundan olan pak Ehl-i Beyt imamları bu ameli tamamen nehy etmişlerdir

    Bu mesele Caferiler arasında hiçbir zorluk, ihtilaf ve sıkıntı icat etmemiştir. Zira fetvalarda bir takım farklılıklar olsa bile, uygulamada dünyanın neresinde olursa olsun bütün Caferiler eli açık olarak namaz kılmaktalar. Ama Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin arasında bir takım sıkıntılara sebep olmuştur. Kimleri bu imam ellerini göbeği üzerinde, diğer camimin imamı altında, bir başkası da yukarısında bağladı sözleri onlar arasında ne yazık ki, ayrılma ve bozuşmalara sebep olmuştur. Hatta bu mesele İslam’ın rükunlarından, farzlarından, vacibatlarından biri olmamasına rağmen ve sünnet olmasına rağmen bazı taife ve kabileler bir takım ufak-tefek ihtilaflı uygulamalar neticesinde birbirlerini tekfir etmişler ve birbirlerine lanetler yağdırmışlardırMuhammed b Salih, Durus ve Fetava fi’l Harem’il Mekki, .s26

    Oysa sünnetin terki, bunları asla meşrulaştırmaz. Aslında bu ihtilaflardan dolayı bu tür bölünme ve zararların faturasını, huzursuzluk ve keşmekeşlik çıkaran insanlara kesilmemesi aksine ilk aşamada alimlere, hatiplere ve yazarlara kesilmesi ve onların suçlanması gerekir. Zira, bazı alim, hatip ve yazarlar vardır ki, neticede sünnet olan bu amele vacipmiş gibi emretmişlerdir

    Buna binaen avam tabakası da bir çok sünneti farz olarak talakki etmişlerdir. Sünneti farz olarak gören bu avam tabakasından birisi de sünneti terkeden bir müslümanı gördüğünde farzı terketti kaygısıyla ona saldırmaya başlamış ve müteakibinde bir çok zarar ve ihtilaflara sebep olmuştur

    Namazda el bağlamanın sünnet olduğunu savunanların dayanak ve delilleri üç tane rivayetten ibarettir

    1- Buharinin naklettiği Sehl b. Sa’d’ın hadisi

    2- Müslimin rivayet ettiği ve Beyhakinin de üç senedle naklettiği Va’il b. Hucr’un hadisi

    3- Beyhakinin kendi sünenin de naklettiği Abdullah b. Mesud’un hadisi. Şimdi bu üç rivayeti tekrar tekrar inceleyeceğiz


    SAHL B. SA’D’IN HADİSİ: Ebu Hazim Sehl b. Sad’dan şöyle rivayet etmiştir “İnsanlara namazda sağ ellerini sol ellerinin üzerine bırakması emrolunuyordu”

    Ebu Hazim şöyle demiştir; Bu amelin Peygambere nisbet verilmesinden başka bir şey bilmiyorum. İsmail de demiştir ki; Bu amel Peygambere nisbet verilmiştir. ibni Hacer, Feth-ul Bari fi serhi Sahih-i Buhari, c2, s224, Bab-u vez’ul yumna elel yusra- Süneni Kübra, Beyhaki, c2, s28, h 3 Bab’u vez’ul yumna elel yusra fis- selat

    Bu rivayet sadece el bağlamanın şeklini ve keyfiyetini belirtmiştir. Ama iki delile göre bu sözün Peygamber tarafından buyrulmadığına delalet etmektedir

    Birinci delil Eğer Peygamberin kendisi el bağlamaya emretmiş olsaydı, rivayetin, insanlar şu şekilde emrolundu şeklinde değil de Peygamber şöyle emrettişeklinde olması gerekirdi. Rivayetteki, “İnsanlar emrolundular sözü şunu açıkça göstermiyor mu ki,bu hüküm Peygamberin vefatından sonra verilmiştir.zira halifeler ve amirler insanları daima namazda el bağlamaya emrediyorlardı. Zira onlar kendi akıl ve mantıklarına göre bu amelin hüşu ve hüzuna daha yakın olduğunu zannediyorlardı. İşte bu sebepten dolayı Buhari bu babdan sonra kitabında hüşu babını bırakmıştır.

    İkinci delil Hadisin senedi şunu gösteriyor ki, bu amel emredenlerin (Amirlerin) amelidir. Peygamberin ameli değildir. Zira İsmail diyorki; Bu hadisin Peygambere nisbet verilmesinden başka birşey bilmiyorum. Bu sözün anlamı şudur; bu amelin namazda sünnet oluşu belli değildir. Bu amel sadece Peygambere nisbet verilmiş ve Sehl b. Sad’da bu rivayeti merfu olarak rivayet etmiştir.

    Bu açıklamalar hadisdeki fiil mechul olduğu yakinindedir. Ama fiil malum okunduğu takdırde şu cevabı vermek mümkündür. Bu fiili Sehl Peygambere nisbet vermiştir. Faraza bu kıraat sahıh olmuş olsa bile ve bu kıraat ile hadıs merfulukdan çıkmış olsa bile, bu hadısdeki “ bundan başka bir şey bilmiyorum” sözü onu bir şahisdan duyup o şahsın adının geçmemesi hadisin gevşeklik ve zayıflığını gösterir.

    VAİL B. HUCR’UN HADİSİ: Vail’in hadisi farklı şekillerde rivayet olunmuştur

    Müslim Vail b. Hucr’dan şöyle rivayet ediyor; O, Peygamberi namaza girerken ellerini kaldırıp tekbir getirdiğini ve elbisesine sarıldığını ve daha sonra sağ elini sol elinin üzerine bırakırken, gördüğünü söylemiştir. Peygamber efendimiz rükuya gitmek istediğinde ellerini elbisesinin içerisinden çıkarıyor sonra her ikisini de kaldırarak tekbir getirip rükuya gidiyordu. Sahih-i Müslim, c1, s301,kitabus- Selat b. 15

    Bu hadisde ihticac olunan ve dayanılan delil yapılan fiildir. Oysa bu fiilde bir konuya delil getirip onu sabitleştirmek doğru değildir. Zira hadiste geçen fiilin sebebi meçhuldur. Çünkü Peygamberin, ellerini sırf sünnet olduğu için mi yoksa soğuktan korunmak için mi? elbisesini toparlayıp ona bürünmesinin sebebi meçhuldur. Sebep hangisidir bilinmemektedir.

    Resulü Ekrem (s.a.a) hem muhacirlerle ve hemde ensar ile on yılı aşkın bir bir müddet namaz kıldılar. Eğer Peygamber efendimiz namazda ellerini bağlamış olsaydı, bu meselenin nakli fazla olur, konu asrı seadet dönemindeki Müslümanlar ve sahabe arasında meşhurlaşmış olur ve bunu sadece Vail b. Hucr değilde başkalarıda nakletmiş olurdu.

    Bu rivayet başka bir şekilde de naklolunmuştur. Ve naklolunan bu farklı rivayette “sonra elbisesine sarıldı” kelimeleri mevcut değildir. Beyhaki Musa b. Ümeyr’den nakletmiştir ki; Alkame b. Vail, Vail’de babasından şöyle nakletmiştir; Peygamber namaza durduğunda sol elini sağ eliyle tutardı. Ben Alkameninde öyle yaptığını gördüm. Süneni Beyhaki, c. 2, s. 28

    Birincisi: ilk rivayette olduğu gibi bu rivayette de fiilin sebebi belli değildir.

    İkincisi: hadisin senedinde Abdullah b. Cafer vardır. Eğer bu şahıs İbni Necih ise, Muin onun hakkında şöyle demiştir; Bir itibar ve değeri yoktur. Nesai ise şöyle demiştir; onun hadisleri terkolunmalıdır.

    Üçüncüsü de: eğer Peygamber böyle bir ameli yapmış olsaydı insanlar arasında meşhur olurdu. Oysa Vail diyorki; “Ben Alkamenin de böyle yaptığını gördüm” Buradan anlaşılan şudur ki; Ravi sünneti Alkame tariki ile tanıyormuş Resulullah tariki ile değil.

    Beyhaki İbni Mesud’dan müsned bir hadisde şöyle nakletmiştir; İbni Mesud namaz kıldığında sol elini sağ elinin üzerine bıraktı, Resululla bunu görünce onun sağ elini alıp sol elinin üzerine bıraktı.Süneni Beyhaki, c. 2, s. 28, Bab-u Vez’i yedil yumna elel yusra, h. 5

    Beyhakinin naklettiği bu rivayet İbni Mesud ve onun gibilerine en büyük ihanet ve hakaretlerden birisidir. Zira eğer bu fiil Peygamber tarafından açıkça yapılmış olsaydı, sahabelikte fazla geçmişi olan ve İslamda ilklerden olup da sabigin ünvanını alan İbni Mesud gibi birisinin bu ameli bilmemesi ve dolayısıyla vazife ve teklifine cahil olması ve neticede sünnete alim olmaması mümkün değildir.

    İkinci bir şey ise bu hadisin senedinde Heşim b. Beşir vardır, oda tedlislik ve güvençsizlikle meşhurdur.

    Namazı eli bağlı olarak kılmak Caferi fıkhına göre bid’at ve haramdır. ehlibeyt İmamları bu ameli Mecusilerin amellerine benzettikleri için daima bu amelden nehyetmişlerdir. Hz. Ali (a.s) bu konuya binaen şöyle buyuruyorlar; Müslüman ALLAH’ın huzuruna (ibadete) çıktığı zaman ellerini üstüste bırakmasın (bağlamasın) zira bu ameliyle Mecusilere benzer Vesail-us Sia, c. 4, bab. 15, h. 7

    Büyük ve değerli sahabelerden olan Ebu Hamid Saidi, içlerinde Ebu Hureyre, Sehl Saidi, Ebu Useyd Saidi, Ebu Kutade, Haris b. Rebei ve Muhammed b. Meslemeninde bulunduğu bir grup sahabeye, “Resulü Ekrem’in namazının keyfiyetini en ufak ayrıntı ve müstehaplarına kadar beyan ettiğinde el bağlamaktan kesinlikle söz etmemiştir.” Süneni Beyhaki, c. 2, s. 72, 73, 101, 102, Süneni Ebi Davud, c. 1, s. 194, bab-u iftitahus- Selat, h.730,736, Süneni Tirmizi, c. 2, s. 98, bab-u Sifet-us Selat

    Eğer, gerçekten Peygamber efendimizin üslub ve sünneti namazda el bağlamak olsaydı yukarıdaki rivayette zikrolunmuş olurdu. Ebu Hamid’de bu ameli unutmuş olsaydı eğer, orada bulunan sahabelerinde bu konuyu ona hatırlatmaları gerekirdi, oysa hadiste böyle bir şey de mezkur değildir. Ebu Hamid Saidinin hadisine benzer hadisler Şia kaynaklarında Hamid b. İsa tarafından naklolunmuştur.

    Sehl b. Saidin hadisindende anlaşılan şudur ki; namazda elleri bağlamak Peygamberden sonra ortaya çıkarıldı Zira O diyor ki; “İnsanlara emrediyorlardı”Eğer bu emir Peygamberin emri olmuş olsaydı onu Peygambere nisbet verir ve Peygamber insanlara şöyle emrediyordu, tarzında nakletmesi gerekirdi. Böyle olmadığına göre de , Peygambere nisbet verilen bir hadisin itibar derecesi nedenli olur siz düşünün...

    Bu konuyu kapamadan önce Vehbe Zuhaylinin İslam Fıkıh Ansiklopodisi adılı eserinin 1. Cilt sayfa 381 de yer alan Hz. Peygamberin Namaz Kılma Şekli başlığı altında yukarıdada işaret ettiğimiz gibi Ebu Humeyd’den nakledilen hadisi bilginize aktaracak ve muhakemeyi size bırakacağız

    Buhari, Ebu Davud ve Tirmizinin Muhammed b. Amr b. atadan tahriç ettikleri bir hadisi şerifde şöyle denilmekdedir: “İçlerinde Ebu Katade’ninde bulunduğu on kişilik bir sahabe meclisinde Ebu Muhammed es-Saidi’den işittim Ebu Ume şöyle demiştir: “ben Resulluh (a.s.)’ın namaz kılma şeklini en iyi bilenizim. Sahabe: Neden? ALLAH’a yemin olsunki sen onunla bizden çok beraber bulunmadın, Hz. Peygamber (a.s.) ile beraber sohbetin bizden daha eski deyildir dediler O bunu doğruladı. Sahabe: O halde anlatda görelim dediler. Ebu Humeyd şöyle dedi Resulullah (a.s.) namaza kalktığı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırır tekbir alırdı. Sonra bütün kemikler normal duruma gelinceye kadar bekler, sonra okumaya başlardı sonra ellerini tekrar omuz hizasına kadar kaldırarak takbir alır sonra rukuya vararak avuçlarının içini dizlerinin üzerine koyardı. Sonra başını ne aşağıya nede yukarıya kaldırmaksızın düzgün bir şekilde dururdu. Daha sonra başını rukudan kaldırarak : “SemiALLAHu limen hamideh” der sonra mutedil bir vaziyette olarak ellerini onuz hizasına kadar kaldırır, sonra ALLAHu Ekber derdi. Sonra yere inerek iki elinin arasını anlının sığacağı şekilde açar sonra başını kaldırırdı. Sonra sol ayağını bükerek onun üzerine otururdu. Secdeye vardığı zaman iki ayağının parmaklarını büküp kıbleye çevirerek secde eder sonra ALLAHu Ekber diyerek kalkar yine sol ayağını büker ve onun üzerine otururdu. Bu hareketi yaparken bütün kemikler, azalar yerine oturur, sükün bulurdu. Sonra diyer rekatdada aynı şeyleri yapardı. İki reketdan sonra ilk namaza başlarken yaptığı gibi, iki ellerini omuz hizasına kadar kaldırarak tekbir getirir, sonra namazın diyer rekatlarındada aynı şeyleri yaparak namazını tamamlardı.

    Kendisinden sonra selam vereceği secdeye gittigi zaman ayağını geri çeker ve teverrük şeklinde sol oturağı üzerine otururdu.” Sahabe Ebu Humeyde: “ Doğru söyledin Resulullah (a.s.) böyle namaz kılardı dediler.”



  13. 22.Ekim.2012, 18:55
    7
    pars06
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2012
    Üye No: 98211
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Yukarıda dediğine göre peygamberimiz ellerini ruküdan ve secdeden öncede kaldırıp tekbir alıyormuş doğrumu?Doğru ise biz neden öyle yapmıyoruz?

    Cemaatle iken elleri bağlamazsak cemaat nasıl karşılar,imama uymuş olur muyuz?


  14. 22.Ekim.2012, 18:55
    7
    pars06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Yukarıda dediğine göre peygamberimiz ellerini ruküdan ve secdeden öncede kaldırıp tekbir alıyormuş doğrumu?Doğru ise biz neden öyle yapmıyoruz?

    Cemaatle iken elleri bağlamazsak cemaat nasıl karşılar,imama uymuş olur muyuz?


  15. 22.Ekim.2012, 19:03
    8
    İslam_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ekim.2012
    Üye No: 98126
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Alıntı
    Yukarıda dediğine göre peygamberimiz ellerini ruküdan ve secdeden öncede kaldırıp tekbir alıyormuş doğrumu?Doğru ise biz neden öyle yapmıyoruz?
    geçen haftalar açmıştım bu konuyu linke tıklayın
    https://www.mumsema.org/sizden-gelen...kaldirmak.html

    Alıntı
    Cemaatle iken elleri bağlamazsak cemaat nasıl karşılar,imama uymuş olur muyuz?
    tabi uymuş olursun.elleri bağlamak bozmuyorki namazı hatta daha uygundur..cemaat bişşey diceğini sanmıyorum zira bende yapıyorum cuma namazları filan camide ikende bağlamıyorum kimse bişey demiyor.ne diyebilirlerki ? belki kolun ağrıyo bağlayamıyon diye düşünürler ? vede zaten bağlamak zorunlu olmadığını biliyorlarsa bişey diceklerini yine sanmıyorum..biri bişey dersede açıklamanı yaparsın ellerin bağlanması zayıftır en uygun olanı peygamberin yaptığı budur dersin


  16. 22.Ekim.2012, 19:03
    8
    İslam_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Yukarıda dediğine göre peygamberimiz ellerini ruküdan ve secdeden öncede kaldırıp tekbir alıyormuş doğrumu?Doğru ise biz neden öyle yapmıyoruz?
    geçen haftalar açmıştım bu konuyu linke tıklayın
    https://www.mumsema.org/sizden-gelen...kaldirmak.html

    Alıntı
    Cemaatle iken elleri bağlamazsak cemaat nasıl karşılar,imama uymuş olur muyuz?
    tabi uymuş olursun.elleri bağlamak bozmuyorki namazı hatta daha uygundur..cemaat bişşey diceğini sanmıyorum zira bende yapıyorum cuma namazları filan camide ikende bağlamıyorum kimse bişey demiyor.ne diyebilirlerki ? belki kolun ağrıyo bağlayamıyon diye düşünürler ? vede zaten bağlamak zorunlu olmadığını biliyorlarsa bişey diceklerini yine sanmıyorum..biri bişey dersede açıklamanı yaparsın ellerin bağlanması zayıftır en uygun olanı peygamberin yaptığı budur dersin


  17. 22.Ekim.2012, 19:13
    9
    pars06
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2012
    Üye No: 98211
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Peki bütün hanbeli ve şafi lerde uyuyormu yoksa bağlamayanlarıda varmı?


  18. 22.Ekim.2012, 19:13
    9
    pars06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Peki bütün hanbeli ve şafi lerde uyuyormu yoksa bağlamayanlarıda varmı?


  19. 22.Ekim.2012, 19:26
    10
    İslam_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ekim.2012
    Üye No: 98126
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Alıntı
    Peki bütün hanbeli ve şafi lerde uyuyormu yoksa bağlamayanlarıda varmı?
    aralarında elbet bizim gibi araştırma yapan gerçeği görenleri bağlamıyordur.ben tanıyorum başka hanefi şafi olupta bağlamayan.

    Malikiler Kuzey afrikada libya,cezayir,Fas,Tunus,Moritanya,çad,Mısırın bir bölümü,nijer vb afrika ülkelerinde yaygındır ve bağlamıyorlar.

    Maliki mezhebinde namaz videosu:






    şuan binlerce müslüman ellerini bağlamıyor.Malikiler dışında Caferiler ve Zeydilerde.yani İran,Irak,Kuveyt,Bahreyn,Pakistanın ve Afganistanın bir kısmı,Yemen,Lübnan bunlarda bağlamıyor.. asla el bağlamamazlık yanlış ters bi iş değildir .aksine daha iyidir.bana mesala el bağlarken ağır bir yük gibi gelirdi açtım ellerimi yana saldım gerçek huzuru huşuyu buldum rahatladım..namazda ağır sıkıntı veriyordu el bağlanması bana






  20. 22.Ekim.2012, 19:26
    10
    İslam_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Peki bütün hanbeli ve şafi lerde uyuyormu yoksa bağlamayanlarıda varmı?
    aralarında elbet bizim gibi araştırma yapan gerçeği görenleri bağlamıyordur.ben tanıyorum başka hanefi şafi olupta bağlamayan.

    Malikiler Kuzey afrikada libya,cezayir,Fas,Tunus,Moritanya,çad,Mısırın bir bölümü,nijer vb afrika ülkelerinde yaygındır ve bağlamıyorlar.

    Maliki mezhebinde namaz videosu:






    şuan binlerce müslüman ellerini bağlamıyor.Malikiler dışında Caferiler ve Zeydilerde.yani İran,Irak,Kuveyt,Bahreyn,Pakistanın ve Afganistanın bir kısmı,Yemen,Lübnan bunlarda bağlamıyor.. asla el bağlamamazlık yanlış ters bi iş değildir .aksine daha iyidir.bana mesala el bağlarken ağır bir yük gibi gelirdi açtım ellerimi yana saldım gerçek huzuru huşuyu buldum rahatladım..namazda ağır sıkıntı veriyordu el bağlanması bana






  21. 22.Ekim.2012, 19:42
    11
    pars06
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Ekim.2012
    Üye No: 98211
    Mesaj Sayısı: 171
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Peki namazda el bağlayan bu kadar imam cemaat aslında yanlışmı kılıyor?


  22. 22.Ekim.2012, 19:42
    11
    pars06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Peki namazda el bağlayan bu kadar imam cemaat aslında yanlışmı kılıyor?


  23. 22.Ekim.2012, 19:49
    12
    İslam_
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Ekim.2012
    Üye No: 98126
    Mesaj Sayısı: 134
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)

    Allah dilerse kabul eder,dilerse kabul etmez.bilemeyiz,yanlış anlışılmış zamanında farklı hüküm verilmiş bağlanılabilir demişler.Maliki,Caferiler ve Zeydiler ise hayır bağlanmaz diye hüküm vermiştir.bana görede bu 3 mezhebin(Maliki,Caferi ve Zeydi) nin hükmü doğru gelmiştir zaten herşey açık.ozaman ebu hanife imam şafii döneminde imkanlar kısıtlıydı herşeyi her hadisi rivayeti rahatlıkla bulamıyorladır duyamıyorladı iletişim yoktu.ama şimdi artık görüyoruzki aslında o hadisler zayıfmış.ihtilaflı konudanda kaçınmak gerek.el bağlamayıp her iki türünde kabul ettiği daha uygundur bence
    3 Mezhep(Hanefi,Şafi,Hanbeli):Bağlanmasında zarar görmemiş
    3 Mezhep(Maliki,Caferi,Zeydi) ise bağlanmasında zarar görmüş bildirmişlerdir.


  24. 22.Ekim.2012, 19:49
    12
    İslam_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Allah dilerse kabul eder,dilerse kabul etmez.bilemeyiz,yanlış anlışılmış zamanında farklı hüküm verilmiş bağlanılabilir demişler.Maliki,Caferiler ve Zeydiler ise hayır bağlanmaz diye hüküm vermiştir.bana görede bu 3 mezhebin(Maliki,Caferi ve Zeydi) nin hükmü doğru gelmiştir zaten herşey açık.ozaman ebu hanife imam şafii döneminde imkanlar kısıtlıydı herşeyi her hadisi rivayeti rahatlıkla bulamıyorladır duyamıyorladı iletişim yoktu.ama şimdi artık görüyoruzki aslında o hadisler zayıfmış.ihtilaflı konudanda kaçınmak gerek.el bağlamayıp her iki türünde kabul ettiği daha uygundur bence
    3 Mezhep(Hanefi,Şafi,Hanbeli):Bağlanmasında zarar görmemiş
    3 Mezhep(Maliki,Caferi,Zeydi) ise bağlanmasında zarar görmüş bildirmişlerdir.





+ Yorum Gönder
Git 12 Son