Konusunu Oylayın.: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?
  1. 21.Ekim.2012, 09:22
    1
    Tarikatsiz
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2012
    Üye No: 98181
    Mesaj Sayısı: 75
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?






    Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu? Mumsema Diyanet İşleri Meali (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

    Bu ayeti de kalkıp,müşrikler için yorumlamalarının ve gruplara,cemaatlere,tarikatlere,mezheplere ayrılan müslümanları muhattab almadığı yolundaki söylemlerinin akılla mantıkla bir izahı olabilir mi?Zira müşrikler ; hangi dinlerini ne şekilde parça parça edip ,gruplara ayrılmışlardır ki bu ayetin muhattabı olsunlar?Kendinize gelin Ey Müminler,bir olun,birlik olun,yol yol,kol kol,bölük bölük,cemaat cemaat ayrılmanın müslümanlara ne gibi bir faydası olabilir açın gözlerinizi!!!


  2. 21.Ekim.2012, 09:22
    1
    Tarikatsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Diyanet İşleri Meali (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

    Bu ayeti de kalkıp,müşrikler için yorumlamalarının ve gruplara,cemaatlere,tarikatlere,mezheplere ayrılan müslümanları muhattab almadığı yolundaki söylemlerinin akılla mantıkla bir izahı olabilir mi?Zira müşrikler ; hangi dinlerini ne şekilde parça parça edip ,gruplara ayrılmışlardır ki bu ayetin muhattabı olsunlar?Kendinize gelin Ey Müminler,bir olun,birlik olun,yol yol,kol kol,bölük bölük,cemaat cemaat ayrılmanın müslümanlara ne gibi bir faydası olabilir açın gözlerinizi!!!


    Benzer Konular

    - İddet ne anlam ifade eder

    - Güzel anlam ifade eden dini resimler

    - Regaib kandili ne anlam ifade ediyor?

    - Forumun Logosu ne anlam ifade ediyor?

    - Hacıraz ne demektir,bir anlam ifade ediyor mu?

  3. 22.Ekim.2012, 00:56
    2
    Tarikatsiz
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2012
    Üye No: 98181
    Mesaj Sayısı: 75
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?




    rasavvuf ehli,ne oldu,cevap vermeye çekindiğiniz canınızı yakacvak bir konu daha mı çıkmış ortaya,görmezsek cevaplamamamıza da gerek kalmazı mı oynuyorsunuz.Konuda sorduğum sorunun cevabını bekliyorum:
    Bu ayeti de kalkıp,müşrikler için yorumlamalarının ve gruplara,cemaatlere,tarikatlere,mezheplere ayrılan müslümanları muhattab almadığı yolundaki söylemlerinin akılla mantıkla bir izahı olabilir mi?Zira müşrikler ; hangi dinlerini ne şekilde parça parça edip ,gruplara ayrılmışlardır ki bu ayetin muhattabı olsunlar?


  4. 22.Ekim.2012, 00:56
    2
    Tarikatsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    rasavvuf ehli,ne oldu,cevap vermeye çekindiğiniz canınızı yakacvak bir konu daha mı çıkmış ortaya,görmezsek cevaplamamamıza da gerek kalmazı mı oynuyorsunuz.Konuda sorduğum sorunun cevabını bekliyorum:
    Bu ayeti de kalkıp,müşrikler için yorumlamalarının ve gruplara,cemaatlere,tarikatlere,mezheplere ayrılan müslümanları muhattab almadığı yolundaki söylemlerinin akılla mantıkla bir izahı olabilir mi?Zira müşrikler ; hangi dinlerini ne şekilde parça parça edip ,gruplara ayrılmışlardır ki bu ayetin muhattabı olsunlar?


  5. 22.Ekim.2012, 01:03
    3
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    Dur daha şeyhimiz görmemiş bu ayeti o görürse ne buyurursa biz öyle kabul ederiz.


  6. 22.Ekim.2012, 01:03
    3
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Dur daha şeyhimiz görmemiş bu ayeti o görürse ne buyurursa biz öyle kabul ederiz.


  7. 22.Ekim.2012, 01:23
    4
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    Alıntı
    Diyanet İşleri Meali (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

    Bu ayeti de kalkıp,müşrikler için yorumlamalarının ve gruplara,cemaatlere,tarikatlere,mezheplere ayrılan müslümanları muhattab almadığı yolundaki söylemlerinin akılla mantıkla bir izahı olabilir mi?Zira müşrikler ; hangi dinlerini ne şekilde parça parça edip ,gruplara ayrılmışlardır ki bu ayetin muhattabı olsunlar?Kendinize gelin Ey Müminler,bir olun,birlik olun,yol yol,kol kol,bölük bölük,cemaat cemaat ayrılmanın müslümanlara ne gibi bir faydası olabilir açın gözlerinizi!!!

    İmam Azam'a uyarsak Fasık oluyoruz. size uyarsak doğru yola giriyoruz yani

    Mezheplere ayrılanlar birbirlerine düşmanlarmı. Hepside canı gönülden birbirini seviyorlar. Ama sizler gibi dinde reform yapmaya çalışanlar var ya. işte onlar fitne fesat sokup islamı bölmeye çalışıyorlar. yoksa 4 mezheptede ve tarikatlardada kesinlikle bir bölünme yoktur. niye bölünsünlerki hepside aynı yolda. onların hepside sizlere reddiye yapıyorlar.

    sayın mezhepsizler. Sizler namaz kılmayı kimden öğrendiniz , Hadisi şeriflerden derseniz zaten onlara uydurma demede sizin üzerinize kimse yoktur.


  8. 22.Ekim.2012, 01:23
    4
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Diyanet İşleri Meali (Yeni) Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

    Bu ayeti de kalkıp,müşrikler için yorumlamalarının ve gruplara,cemaatlere,tarikatlere,mezheplere ayrılan müslümanları muhattab almadığı yolundaki söylemlerinin akılla mantıkla bir izahı olabilir mi?Zira müşrikler ; hangi dinlerini ne şekilde parça parça edip ,gruplara ayrılmışlardır ki bu ayetin muhattabı olsunlar?Kendinize gelin Ey Müminler,bir olun,birlik olun,yol yol,kol kol,bölük bölük,cemaat cemaat ayrılmanın müslümanlara ne gibi bir faydası olabilir açın gözlerinizi!!!

    İmam Azam'a uyarsak Fasık oluyoruz. size uyarsak doğru yola giriyoruz yani

    Mezheplere ayrılanlar birbirlerine düşmanlarmı. Hepside canı gönülden birbirini seviyorlar. Ama sizler gibi dinde reform yapmaya çalışanlar var ya. işte onlar fitne fesat sokup islamı bölmeye çalışıyorlar. yoksa 4 mezheptede ve tarikatlardada kesinlikle bir bölünme yoktur. niye bölünsünlerki hepside aynı yolda. onların hepside sizlere reddiye yapıyorlar.

    sayın mezhepsizler. Sizler namaz kılmayı kimden öğrendiniz , Hadisi şeriflerden derseniz zaten onlara uydurma demede sizin üzerinize kimse yoktur.


  9. 22.Ekim.2012, 02:10
    5
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    islamyolu Nickli Üyeden Alıntı
    sayın mezhepsizler. Sizler namaz kılmayı kimden öğrendiniz , Hadisi şeriflerden derseniz zaten onlara uydurma demede sizin üzerinize kimse yoktur.
    Sevgili kardeşim şu namaz konusunu anlatayım sana da bir daha bu örneği verme kimseye.Başkası olsa benim anlattığım gibi anlatmaz yazık olur sonra sana.

    Bu soru,bu tip konular açıldığında sorulan klasik bir soru oldu.Birde abdestin nasıl alınacağı Kuran da tarif edlir mi diye sorulabilir.

    Peygamber Efendimizin hayatının yarısı namazdı.İmandan sonraki gelen emir namazdı.Nübüvvetin ikinci gününde Efendimizle Hatice Validemizi namaz kılarken gören Hz.Ali müslüman oldu.

    Peygamber Efendimiz namazı öyle kılıyordu ki evvabil,kuşluk,gece namazı bunlarda yetmez üzüldüğünde,sıkıldığında,daraldığında bir şeye sevinip şükrettiğinde hemen namaza dururdu.

    Kuran da 70 den fazla yerde namaz emredilir.Peygamber Efendimizde “Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız siz de namazı öyle ikame edin.”demektedir.Pekçok Sahabe Efendilerimizden de hadis ulaşmıştır bizlere,yani namazın nasıl kılınacağı,abdestin nasıl alınacağı gibi konular,ayetler ve sahih hadislerle desteklenmiş dinin olmazsa olmaz konularıdır.

    Onun için ikide birde namazı örnek vermen yersizdir.Bu gibi şeylerle bizleri sıkıştırdığını zannetme.başka yerde de namazı örnek verme alay ederler söylemedi deme.


  10. 22.Ekim.2012, 02:10
    5
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    islamyolu Nickli Üyeden Alıntı
    sayın mezhepsizler. Sizler namaz kılmayı kimden öğrendiniz , Hadisi şeriflerden derseniz zaten onlara uydurma demede sizin üzerinize kimse yoktur.
    Sevgili kardeşim şu namaz konusunu anlatayım sana da bir daha bu örneği verme kimseye.Başkası olsa benim anlattığım gibi anlatmaz yazık olur sonra sana.

    Bu soru,bu tip konular açıldığında sorulan klasik bir soru oldu.Birde abdestin nasıl alınacağı Kuran da tarif edlir mi diye sorulabilir.

    Peygamber Efendimizin hayatının yarısı namazdı.İmandan sonraki gelen emir namazdı.Nübüvvetin ikinci gününde Efendimizle Hatice Validemizi namaz kılarken gören Hz.Ali müslüman oldu.

    Peygamber Efendimiz namazı öyle kılıyordu ki evvabil,kuşluk,gece namazı bunlarda yetmez üzüldüğünde,sıkıldığında,daraldığında bir şeye sevinip şükrettiğinde hemen namaza dururdu.

    Kuran da 70 den fazla yerde namaz emredilir.Peygamber Efendimizde “Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız siz de namazı öyle ikame edin.”demektedir.Pekçok Sahabe Efendilerimizden de hadis ulaşmıştır bizlere,yani namazın nasıl kılınacağı,abdestin nasıl alınacağı gibi konular,ayetler ve sahih hadislerle desteklenmiş dinin olmazsa olmaz konularıdır.

    Onun için ikide birde namazı örnek vermen yersizdir.Bu gibi şeylerle bizleri sıkıştırdığını zannetme.başka yerde de namazı örnek verme alay ederler söylemedi deme.


  11. 22.Ekim.2012, 11:02
    6
    islamyolu
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Mayıs.2011
    Üye No: 87477
    Mesaj Sayısı: 2,615
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    yani namaz hakkındaki bütün hadisi şerifleri kabul ederim. tevessül olsun başka işinize gelmeyen konulardaki hadisleri getirirsek bunlar uydurma dır yani namazın hadislerini verenlerde aynı kişiler, diğer konularda aynı kişiler .

    neyse Mum hocam zaten başka yerde bu ayetin açıklamasını yapmış onu kopyalayımda bu ayet sizler içinmi gelmiş bizler için mi bir bakın bakalım.


    Kelime ve İbareler:


    "Dinlerini parça parça edip"; yani dinleri hakkında anlaşmazlığa düşerek onun bir bölümünü alıp bir bölümünü terkedenler... Bir kıraette, "parça parça edenler" anlamına gelen (ferrekû) kelimesi "ayrılanlar" anlamında fârekû şeklinde de okunmuştur. Yani emrolunduklan dini terk edenler anla*mındadır. Bunlar ise Yahudi ve Hristiyanlardır. "bölük pörçük olanlarla" bu hususta kısımlara, fırkalara ayrılanlarla "senin hiç bir alâkan yoktur" yani sen onlara herhangi bir şekilde ilişme. "Onların işi ancak Allah'a kalmıştır." O bu*nu üzerine almıştır. "Sonra O, ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir." Ahirette, yaptıklarını haber verecek ve buna karşılık onları cezalandıracaktır. [117]



    Ayetler Arası İlişki


    Yüce Allah kâfirleri tehdit edip azapla ve ahir zamanda beklenen korkunç hadiselerle uyardıktan sonra, bidat ve şüphe sahibi kimselerin yaptıkları şekil*de dinde fırkalara ayrılmaktan müminleri sakındırmış, Müslümanları söz birli*ği (tevhidül-kelime) etmeye teşvik etmiştir. [118]



    Açıklaması


    Ebu Hureyre Resulullah (s.a.)'tan şu, "Dinlerini parça parça edip kendileri bölük bölük olanlar..." ayeti hakkında, "Bunlar bu ümmetten olan bidat, şüphe*ler ve dalâlet ehli kimselerdir" dediğini rivayet etmektedir. Mücahid'in açıkla*ması da bu şekildedir. Ebu Ümame de Yüce Allah'ın, "Bölük bölük olanlar" buyruğu hakkında, "Bunlar Haricîlerdir" diye açıklamıştır.

    Bir grubun (Katâde, Dahhâk ve Süddî) ise şöyle dedikleri nakledilmiştir: Bu ayet-i kerime, Yahudilerle Hristiyanlar hakkında nazil olmuştur. Çünkü on*lar Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa'nın dinlerini parça parça ederek farklı dinler ve değişik mezhepler haline dönüştürmüşlerdir.

    Ayet-i kerimenin bütün kâfirler hakkında genel olduğu da söylenmiştir. İbni Kesir der ki: Zahir olan o ki, ayet-i kerime dinden ayrılan, ona muhalefet eden herkes hakkında umumidir. [119] Yeni ilim adamlarının doğru gördükleri gö*rüş de budur. Menâr" da der ki: Doğrusu, bu konudaki iki görüşü de bir arada kabul etmektir. Şanı yüce Allah bu surede İslâm'ın delillerini ortaya koyup şir*kin şüphelerini çürüterek Kitap Ehli'ni ve onların şeriatlerini söz konusu etti. İslâm çağrısını kabul edenleri birliğe ve kendilerinden öncekilerin ayrılıp da*ğıldıkları gibi ayrılığa düşmemeye davet etti. Nitekim Al-i İmran suresinde de şöyle buyurulmaktadır: "Kendilerine apaçık delillerin gelmesinden sonra ayrılı*ğa ve anlaşmazlığa düşen kimseler gibi olmayınız. İşte böyleleri için çok büyük bir azap vardır." (Al-i İmran, 3/105).

    Ayet-i kerimenin manası şudur: Dinlerini parça parça edip onun bir bölü*müne iman ederek kabul eden, diğer bir bölümünü de terk ederek naslarını kendi arzularına göre tevil edip değişik fırkalara ayrılan ve her bir fırkaya, herhangi bir görüşü kabul edip herhangi bir mezhebe taassupla bağlanan kimseler gibi olmayınız. Ey Muhammed! Sen böylelerine ilişme. Onları kendi halleriyle başbaşa bırak; onlarla savaşmana gerek yok. Sana düşen risaleti tebliğ etmek ve hak dinin esaslarını zafere kavuşturmaya çalışmaktır. Sen on*lardan da, onların yaptıklarından da uzaksın. Onların mezheplerinden, söyle*diklerinden uzaksın; onların işlerini, onları hesaba çekmeyi Allah üzerine alır. Sonra ahirette onlara durumlarını bildirecek, onları cezalandıracaktır. -Razî der ki: Ayet-i kerimeden kasıt, Müslümanların söz birliği etmelerini, dinde tefrikaya düşmemelerini, bir takım bidatler ortaya koymamalarını bir teşvik*tir. [120]

    Yüce Allah bir başka yerde bu şekilde dinlerini parça parça etmelerini ka*bul etmeyerek Kitap Ehli hakkında şöyle buyurmaktadır: 'Yoksa sizler Kitab'ın bir bölümüne iman ediyor bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz?" (Bakara, 2/85)

    Peygamber (s.a.) de Müslümanları tefrikaya düşmekten sakmdırmıştır. Ebu Davud, Muaviye b. Ebi Süfyân (r.a.)'dan şöyle dediğini nakleder: Resulullah (s.a.) aramızda kalkıp şöyle bir konuşma yaptı: "Şunu bilin ki siz*den önceki Kitap Ehli olan kimseler yetmiş iki fırkaya ayrıldılar. Şüphesiz bu ümmet de yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunun yetmiş ikisi cehennemde birisi ise cennette olacaktır; bu ise cemaatin tuttuğu yoldur." [121] Yine Ebu Davud ve -lafız kendisinin olmak üzere- Tirmizî, Ebu Hureyre (r.a.)'den Resulullah (s.a.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedirler: "Yahudiler yetmiş bir veya yetmiş iki fırkaya ayrıldı. Hristiyanlar da o şekilde bölündü; benim ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır." [122] Buna göre Yüce Allah'ın, "Dinleriniparça parça edip" buyruğundan kasıt, Yahudi ve Hristiyanların ihtilâfa düştükleri gibi dinleri hakkında anlaşmazlığa düşenlerdir. Dinlerini parça parça ayırmala*rının, bir bölümüne iman edip bir bölümünü inkâr demek olduğu da söylenmiş*tir.

    Ayrılığa düşmenin sebepleri pek çoktur. Hükmedip saltanat kurma sevgi*si, kavmine, ırkına taassup göstermesi, görüş ve hevasına şiddetli bir şekilde bağlı kalması, din düşmanlarının hile, desise ve tuzaklarına kulak verilmesi, bilgisizlik, geri kalmışlık, gelenek ve göreneklerde başkalarına tabi olmak, bazı devletlerin veya çoğunluğunun düşünce ve inanışta, siyaset ve yönetimde, dü*zen ve yasalarda dinden ayrılmaları, dini büsbütün terk etmeleri bunların en önemlileri arasında sayılabilir. [123]



    Ayetten Çıkan Hüküm Ve Hikmetler


    Şüphe yok ki Allah'ın şeriatı birdir ve parçalanmayı kabul etmeyen bir bü*tündür. Onun bir bölümünü almak, bir bölümünü terk etmek, herhangi bir hükmü işlemez hale getirmek yahut da çağa uygun olmadığı iddiasında bulun*mak doğru değildir. Her kim bunlardan herhangi birisine inanacak olursa kâfir olur.

    Dinde ayrılığa düşmek, bidatler ortaya koymak, şüphelere, arzu ve heves*lere tabi olmak büyük bir tehlike, büyük bir günah, apaçık bir sapıklıktır. Üm*mete düşen söz birliği etmek, görüş birliğine varmak, Allah'ın ve Rasulünün ibadet ve yasalarda izin vermediği bidat ve yeni çığırların uçurumlarına yuvar*lanıp düşmekten sakınmaktır.

    Allah'ın yasalarından uzaklaşmak, tedricî olarak bazı hükümlerden uzak*laşmakla başladı; nihayet Allah'ın şeriatı bütünüyle hayatın dışında bırakılmış oldu.

    Hatta maalesef parçalanma ve donuklaştırma Kur*an-ı Kerim'in bir takım naslarına kadar uzayıp gitti. Onun bir kısım buyrukları özellikle radyolarda okunmaz oldu.

    Ayet-i kerime dinden ayrılan ve ona muhalif olan her kimse hakkında umumidir. Bu ister Kitap Ehli'nden (Yahudi ve Hristiyanlardan) olsun, ister Müslümanlardan (bidat ve şüphe ehli) olsun fark etmez. Bakiyye b. el-Velid se*nedini kaydederek Ömer b. el-Hattâb'dan Resulullah (s.a.)'ın Hz. Aişe'ye şöyle dediğini nakletmektedir: "Muhakkak dinlerini parça parça edip kendileri bölük bölük olanlar, işte onlar bu ümmet arasından bidat sahibi, çeşitli heva ve heves sahipleri ile sapık olan kimselerdir. Ey Aişe! Bid'at ve heva sahipleri dışında her bir günahkârın bir tevbesi vardır. Bunların ise tevbesi yoktur, ben onlardan uzağım, onlarda benden uzaktırlar." [124]



    Tefsirul Munir


  12. 22.Ekim.2012, 11:02
    6
    islamyolu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    yani namaz hakkındaki bütün hadisi şerifleri kabul ederim. tevessül olsun başka işinize gelmeyen konulardaki hadisleri getirirsek bunlar uydurma dır yani namazın hadislerini verenlerde aynı kişiler, diğer konularda aynı kişiler .

    neyse Mum hocam zaten başka yerde bu ayetin açıklamasını yapmış onu kopyalayımda bu ayet sizler içinmi gelmiş bizler için mi bir bakın bakalım.


    Kelime ve İbareler:


    "Dinlerini parça parça edip"; yani dinleri hakkında anlaşmazlığa düşerek onun bir bölümünü alıp bir bölümünü terkedenler... Bir kıraette, "parça parça edenler" anlamına gelen (ferrekû) kelimesi "ayrılanlar" anlamında fârekû şeklinde de okunmuştur. Yani emrolunduklan dini terk edenler anla*mındadır. Bunlar ise Yahudi ve Hristiyanlardır. "bölük pörçük olanlarla" bu hususta kısımlara, fırkalara ayrılanlarla "senin hiç bir alâkan yoktur" yani sen onlara herhangi bir şekilde ilişme. "Onların işi ancak Allah'a kalmıştır." O bu*nu üzerine almıştır. "Sonra O, ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir." Ahirette, yaptıklarını haber verecek ve buna karşılık onları cezalandıracaktır. [117]



    Ayetler Arası İlişki


    Yüce Allah kâfirleri tehdit edip azapla ve ahir zamanda beklenen korkunç hadiselerle uyardıktan sonra, bidat ve şüphe sahibi kimselerin yaptıkları şekil*de dinde fırkalara ayrılmaktan müminleri sakındırmış, Müslümanları söz birli*ği (tevhidül-kelime) etmeye teşvik etmiştir. [118]



    Açıklaması


    Ebu Hureyre Resulullah (s.a.)'tan şu, "Dinlerini parça parça edip kendileri bölük bölük olanlar..." ayeti hakkında, "Bunlar bu ümmetten olan bidat, şüphe*ler ve dalâlet ehli kimselerdir" dediğini rivayet etmektedir. Mücahid'in açıkla*ması da bu şekildedir. Ebu Ümame de Yüce Allah'ın, "Bölük bölük olanlar" buyruğu hakkında, "Bunlar Haricîlerdir" diye açıklamıştır.

    Bir grubun (Katâde, Dahhâk ve Süddî) ise şöyle dedikleri nakledilmiştir: Bu ayet-i kerime, Yahudilerle Hristiyanlar hakkında nazil olmuştur. Çünkü on*lar Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa'nın dinlerini parça parça ederek farklı dinler ve değişik mezhepler haline dönüştürmüşlerdir.

    Ayet-i kerimenin bütün kâfirler hakkında genel olduğu da söylenmiştir. İbni Kesir der ki: Zahir olan o ki, ayet-i kerime dinden ayrılan, ona muhalefet eden herkes hakkında umumidir. [119] Yeni ilim adamlarının doğru gördükleri gö*rüş de budur. Menâr" da der ki: Doğrusu, bu konudaki iki görüşü de bir arada kabul etmektir. Şanı yüce Allah bu surede İslâm'ın delillerini ortaya koyup şir*kin şüphelerini çürüterek Kitap Ehli'ni ve onların şeriatlerini söz konusu etti. İslâm çağrısını kabul edenleri birliğe ve kendilerinden öncekilerin ayrılıp da*ğıldıkları gibi ayrılığa düşmemeye davet etti. Nitekim Al-i İmran suresinde de şöyle buyurulmaktadır: "Kendilerine apaçık delillerin gelmesinden sonra ayrılı*ğa ve anlaşmazlığa düşen kimseler gibi olmayınız. İşte böyleleri için çok büyük bir azap vardır." (Al-i İmran, 3/105).

    Ayet-i kerimenin manası şudur: Dinlerini parça parça edip onun bir bölü*müne iman ederek kabul eden, diğer bir bölümünü de terk ederek naslarını kendi arzularına göre tevil edip değişik fırkalara ayrılan ve her bir fırkaya, herhangi bir görüşü kabul edip herhangi bir mezhebe taassupla bağlanan kimseler gibi olmayınız. Ey Muhammed! Sen böylelerine ilişme. Onları kendi halleriyle başbaşa bırak; onlarla savaşmana gerek yok. Sana düşen risaleti tebliğ etmek ve hak dinin esaslarını zafere kavuşturmaya çalışmaktır. Sen on*lardan da, onların yaptıklarından da uzaksın. Onların mezheplerinden, söyle*diklerinden uzaksın; onların işlerini, onları hesaba çekmeyi Allah üzerine alır. Sonra ahirette onlara durumlarını bildirecek, onları cezalandıracaktır. -Razî der ki: Ayet-i kerimeden kasıt, Müslümanların söz birliği etmelerini, dinde tefrikaya düşmemelerini, bir takım bidatler ortaya koymamalarını bir teşvik*tir. [120]

    Yüce Allah bir başka yerde bu şekilde dinlerini parça parça etmelerini ka*bul etmeyerek Kitap Ehli hakkında şöyle buyurmaktadır: 'Yoksa sizler Kitab'ın bir bölümüne iman ediyor bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz?" (Bakara, 2/85)

    Peygamber (s.a.) de Müslümanları tefrikaya düşmekten sakmdırmıştır. Ebu Davud, Muaviye b. Ebi Süfyân (r.a.)'dan şöyle dediğini nakleder: Resulullah (s.a.) aramızda kalkıp şöyle bir konuşma yaptı: "Şunu bilin ki siz*den önceki Kitap Ehli olan kimseler yetmiş iki fırkaya ayrıldılar. Şüphesiz bu ümmet de yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunun yetmiş ikisi cehennemde birisi ise cennette olacaktır; bu ise cemaatin tuttuğu yoldur." [121] Yine Ebu Davud ve -lafız kendisinin olmak üzere- Tirmizî, Ebu Hureyre (r.a.)'den Resulullah (s.a.)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedirler: "Yahudiler yetmiş bir veya yetmiş iki fırkaya ayrıldı. Hristiyanlar da o şekilde bölündü; benim ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır." [122] Buna göre Yüce Allah'ın, "Dinleriniparça parça edip" buyruğundan kasıt, Yahudi ve Hristiyanların ihtilâfa düştükleri gibi dinleri hakkında anlaşmazlığa düşenlerdir. Dinlerini parça parça ayırmala*rının, bir bölümüne iman edip bir bölümünü inkâr demek olduğu da söylenmiş*tir.

    Ayrılığa düşmenin sebepleri pek çoktur. Hükmedip saltanat kurma sevgi*si, kavmine, ırkına taassup göstermesi, görüş ve hevasına şiddetli bir şekilde bağlı kalması, din düşmanlarının hile, desise ve tuzaklarına kulak verilmesi, bilgisizlik, geri kalmışlık, gelenek ve göreneklerde başkalarına tabi olmak, bazı devletlerin veya çoğunluğunun düşünce ve inanışta, siyaset ve yönetimde, dü*zen ve yasalarda dinden ayrılmaları, dini büsbütün terk etmeleri bunların en önemlileri arasında sayılabilir. [123]



    Ayetten Çıkan Hüküm Ve Hikmetler


    Şüphe yok ki Allah'ın şeriatı birdir ve parçalanmayı kabul etmeyen bir bü*tündür. Onun bir bölümünü almak, bir bölümünü terk etmek, herhangi bir hükmü işlemez hale getirmek yahut da çağa uygun olmadığı iddiasında bulun*mak doğru değildir. Her kim bunlardan herhangi birisine inanacak olursa kâfir olur.

    Dinde ayrılığa düşmek, bidatler ortaya koymak, şüphelere, arzu ve heves*lere tabi olmak büyük bir tehlike, büyük bir günah, apaçık bir sapıklıktır. Üm*mete düşen söz birliği etmek, görüş birliğine varmak, Allah'ın ve Rasulünün ibadet ve yasalarda izin vermediği bidat ve yeni çığırların uçurumlarına yuvar*lanıp düşmekten sakınmaktır.

    Allah'ın yasalarından uzaklaşmak, tedricî olarak bazı hükümlerden uzak*laşmakla başladı; nihayet Allah'ın şeriatı bütünüyle hayatın dışında bırakılmış oldu.

    Hatta maalesef parçalanma ve donuklaştırma Kur*an-ı Kerim'in bir takım naslarına kadar uzayıp gitti. Onun bir kısım buyrukları özellikle radyolarda okunmaz oldu.

    Ayet-i kerime dinden ayrılan ve ona muhalif olan her kimse hakkında umumidir. Bu ister Kitap Ehli'nden (Yahudi ve Hristiyanlardan) olsun, ister Müslümanlardan (bidat ve şüphe ehli) olsun fark etmez. Bakiyye b. el-Velid se*nedini kaydederek Ömer b. el-Hattâb'dan Resulullah (s.a.)'ın Hz. Aişe'ye şöyle dediğini nakletmektedir: "Muhakkak dinlerini parça parça edip kendileri bölük bölük olanlar, işte onlar bu ümmet arasından bidat sahibi, çeşitli heva ve heves sahipleri ile sapık olan kimselerdir. Ey Aişe! Bid'at ve heva sahipleri dışında her bir günahkârın bir tevbesi vardır. Bunların ise tevbesi yoktur, ben onlardan uzağım, onlarda benden uzaktırlar." [124]



    Tefsirul Munir


  13. 22.Ekim.2012, 21:08
    7
    çelebiler
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ağustos.2012
    Üye No: 97474
    Mesaj Sayısı: 406
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    islamyolu Nickli Üyeden Alıntı
    yani namaz hakkındaki bütün hadisi şerifleri kabul ederim. tevessül olsun başka işinize gelmeyen konulardaki hadisleri getirirsek bunlar uydurma dır yani namazın hadislerini verenlerde aynı kişiler, diğer konularda aynı kişiler .
    Tevessül niye işime gelmesin?Senin işine geliyorsa benim de işime gelirdi.Yüce ve ulu gördüğüm bir kişiye intisab ederdim.Ne derse yapardım.Ondan sonra cüppesinin içinde,kibirit kutusunda nerede olursa beni de cennete koyardı.Olur biterdi.

    Bende sizler gibi ayetler üzerinde düşünmezdim.Her türlü cenneti vaad eden,şeyhleri,efendileri yücelten,uydurma hadisleri kabul ederdim.Aklımı fikrimi bir kenara koyardım.Keyfime bakardım.

    Hatta ben bunu beni tarikata çağıran bir arkadaşıma teklif ettim.Beni sürekli çok meşhur ve kalabalık bir tarikata çağırıyordu kabul ettim.yanlız dedim ben çok iyi bir mürit olucam.Şeyh ne derse yapıcam.Bu yolda öyle bir hale gelicem ki tarikatte benden iyi,takvalı bir mürit daha olmayacak.Ondan sonra senin şeyhin "ümmetin malıdır" dediğin,cami,Kuran kursu,çarşılar,dükkanlar,tarlalar tüm tarikatın mallarını da bana bırakarak."Sen artık her mertebeyi geçtin,piştin,oldun bundan sonra irşat vazifesi senindir." diyerek bunca mal varlığını bana bırakabilir mi diye sordum.

    Cevap

    Şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra "Şeyhlik makamına oğlu hazırlanıyor o gelecek" dedi.Yani dedim."senin de,başkasınında çok iyi bir mümin olma şansınız yok.Olsanız da şeyhinizin emri altından kurtulma şansınız yok.Hani ümmetin malıydı bunlar,hani bu işler Allah rızası içindi?Neden oğlu hazırlanıyorda tarikatten başka biri değil?Binlerce belki milyonlarca mürit içinden bir tek bu makama oğlu gerçekten layıksa o zaman bu şeyh iyi adam yetiştiremiyor öyle mi?" dedim hiç birşey demedi.

    Allah'ın ayetlerine uymak kimlerin işine gelmiyormuş anlayabildin mi Sevgili Kardeşim?

    Ayet ve hadisler değerlendirilirken işine gelir gelmez hesabını biz yapmıyoruz.Yapsaydık araştırmazdık.Rabbimiz ne demiş Peygamberimiz ne demiş iyice anlayalım diye uğraşmazdık.Tevessül dediğiniz şey Kuran'a uymuyor,sünnete uymuyor.Hiç Kuran'a ve Peygamberimiz diğer söylediği şeylere aykırı şeyler söyler mi?

    Uydurukçular hadis uydururken senedini de ravilerini de ona göre ayarlayarak hadis uydurdular.Kimsenin tanımadığı bilmediği kişiler üzerinden uydurmadılar bu hadisleri.Öyle olanlar zaten hemen anlaşılıyor.Ebu Hureyre'den rivayetle diye başladılar.Meşhur sahabelerin adlarıyla uydurdular.Ben bu hadis uydurmadır dediğimde o sahabeler yalan söylüyor demek değildir.O sahabelerin adına uydurulmuş hadistir demektir.

    Uydurma hadis konusunu okursan bir hadis usulü yada hadis tarihi kitabından bu dediklerimi daha iyi anlarsın.Kitaplarda var bunlar.


  14. 22.Ekim.2012, 21:08
    7
    çelebiler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    islamyolu Nickli Üyeden Alıntı
    yani namaz hakkındaki bütün hadisi şerifleri kabul ederim. tevessül olsun başka işinize gelmeyen konulardaki hadisleri getirirsek bunlar uydurma dır yani namazın hadislerini verenlerde aynı kişiler, diğer konularda aynı kişiler .
    Tevessül niye işime gelmesin?Senin işine geliyorsa benim de işime gelirdi.Yüce ve ulu gördüğüm bir kişiye intisab ederdim.Ne derse yapardım.Ondan sonra cüppesinin içinde,kibirit kutusunda nerede olursa beni de cennete koyardı.Olur biterdi.

    Bende sizler gibi ayetler üzerinde düşünmezdim.Her türlü cenneti vaad eden,şeyhleri,efendileri yücelten,uydurma hadisleri kabul ederdim.Aklımı fikrimi bir kenara koyardım.Keyfime bakardım.

    Hatta ben bunu beni tarikata çağıran bir arkadaşıma teklif ettim.Beni sürekli çok meşhur ve kalabalık bir tarikata çağırıyordu kabul ettim.yanlız dedim ben çok iyi bir mürit olucam.Şeyh ne derse yapıcam.Bu yolda öyle bir hale gelicem ki tarikatte benden iyi,takvalı bir mürit daha olmayacak.Ondan sonra senin şeyhin "ümmetin malıdır" dediğin,cami,Kuran kursu,çarşılar,dükkanlar,tarlalar tüm tarikatın mallarını da bana bırakarak."Sen artık her mertebeyi geçtin,piştin,oldun bundan sonra irşat vazifesi senindir." diyerek bunca mal varlığını bana bırakabilir mi diye sordum.

    Cevap

    Şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra "Şeyhlik makamına oğlu hazırlanıyor o gelecek" dedi.Yani dedim."senin de,başkasınında çok iyi bir mümin olma şansınız yok.Olsanız da şeyhinizin emri altından kurtulma şansınız yok.Hani ümmetin malıydı bunlar,hani bu işler Allah rızası içindi?Neden oğlu hazırlanıyorda tarikatten başka biri değil?Binlerce belki milyonlarca mürit içinden bir tek bu makama oğlu gerçekten layıksa o zaman bu şeyh iyi adam yetiştiremiyor öyle mi?" dedim hiç birşey demedi.

    Allah'ın ayetlerine uymak kimlerin işine gelmiyormuş anlayabildin mi Sevgili Kardeşim?

    Ayet ve hadisler değerlendirilirken işine gelir gelmez hesabını biz yapmıyoruz.Yapsaydık araştırmazdık.Rabbimiz ne demiş Peygamberimiz ne demiş iyice anlayalım diye uğraşmazdık.Tevessül dediğiniz şey Kuran'a uymuyor,sünnete uymuyor.Hiç Kuran'a ve Peygamberimiz diğer söylediği şeylere aykırı şeyler söyler mi?

    Uydurukçular hadis uydururken senedini de ravilerini de ona göre ayarlayarak hadis uydurdular.Kimsenin tanımadığı bilmediği kişiler üzerinden uydurmadılar bu hadisleri.Öyle olanlar zaten hemen anlaşılıyor.Ebu Hureyre'den rivayetle diye başladılar.Meşhur sahabelerin adlarıyla uydurdular.Ben bu hadis uydurmadır dediğimde o sahabeler yalan söylüyor demek değildir.O sahabelerin adına uydurulmuş hadistir demektir.

    Uydurma hadis konusunu okursan bir hadis usulü yada hadis tarihi kitabından bu dediklerimi daha iyi anlarsın.Kitaplarda var bunlar.


  15. 22.Ekim.2012, 21:29
    8
    Tarikatsiz
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2012
    Üye No: 98181
    Mesaj Sayısı: 75
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    Alıntı
    "Şeyhlik makamına oğlu hazırlanıyor o gelecek" dediYani dedim"senin de,başkasınında çok iyi bir mümin olma şansınız yokOlsanız da şeyhinizin emri altından kurtulma şansınız yok
    adam tanıdım 80 yaşına gelmiş,50 seneden fazla oldu ben bu kapıdayım dedi,görsen evliya dersin,bembeyaz nurani bi hali var,sarıklar cübbeler her bi şeyi tamam,gece sabah,sürekli namaz ve ibadet halinde,anlattıklarını etrafındakiler ağzı açık dinliyor,aynı mvzuyu bende yaşadım,yanımdakine sordum,bu dedim şeyhten sonra yerine geçer herhalde dedim,yok dedi oğlu var seyyid ..... efendimiz ,o geçecek inşaallah dedi.Var gerisini sen düşün islamyolu,ömerhattab,cihad38,elhamdülillah ve diğerleri,sittin sene şeyh olamayacaksınız bilesiniz, ya da evladı olmayan bir şeyh çıkarsa belki bi derece şansınız olabilir!!!


  16. 22.Ekim.2012, 21:29
    8
    Tarikatsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    "Şeyhlik makamına oğlu hazırlanıyor o gelecek" dediYani dedim"senin de,başkasınında çok iyi bir mümin olma şansınız yokOlsanız da şeyhinizin emri altından kurtulma şansınız yok
    adam tanıdım 80 yaşına gelmiş,50 seneden fazla oldu ben bu kapıdayım dedi,görsen evliya dersin,bembeyaz nurani bi hali var,sarıklar cübbeler her bi şeyi tamam,gece sabah,sürekli namaz ve ibadet halinde,anlattıklarını etrafındakiler ağzı açık dinliyor,aynı mvzuyu bende yaşadım,yanımdakine sordum,bu dedim şeyhten sonra yerine geçer herhalde dedim,yok dedi oğlu var seyyid ..... efendimiz ,o geçecek inşaallah dedi.Var gerisini sen düşün islamyolu,ömerhattab,cihad38,elhamdülillah ve diğerleri,sittin sene şeyh olamayacaksınız bilesiniz, ya da evladı olmayan bir şeyh çıkarsa belki bi derece şansınız olabilir!!!


  17. 22.Ekim.2012, 21:30
    9
    gıgax
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Kasım.2009
    Üye No: 62970
    Mesaj Sayısı: 79
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 27

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    islamyolu kardeşimiz demiş ki: ''Sayın mezhepsizler. Sizler namaz kılmayı kimden öğrendiniz , Hadisi şeriflerden derseniz zaten onlara uydurma demede sizin üzerinize kimse yoktur..'' OLAY BİTMİŞTİR.BU SÖZÜN ÜSTÜNE DAHA DA SÖZ SÖYLENMEZ.


  18. 22.Ekim.2012, 21:30
    9
    Üye
    islamyolu kardeşimiz demiş ki: ''Sayın mezhepsizler. Sizler namaz kılmayı kimden öğrendiniz , Hadisi şeriflerden derseniz zaten onlara uydurma demede sizin üzerinize kimse yoktur..'' OLAY BİTMİŞTİR.BU SÖZÜN ÜSTÜNE DAHA DA SÖZ SÖYLENMEZ.


  19. 22.Ekim.2012, 21:35
    10
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    Kardeş islamyolu ile senin avatarındaki kişi aynı mı? Aynıysa kimdir o? Merak ettim de..


  20. 22.Ekim.2012, 21:35
    10
    Devamlı Üye
    Kardeş islamyolu ile senin avatarındaki kişi aynı mı? Aynıysa kimdir o? Merak ettim de..


  21. 22.Ekim.2012, 22:44
    11
    Tarikatsiz
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2012
    Üye No: 98181
    Mesaj Sayısı: 75
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    Alıntı
    Kardeş islamyolu ile senin avatarındaki kişi aynı mı? Aynıysa kimdir o? Merak ettim de
    Her söylediği kanun olan,asla ama asla yanılmayan,yanılma payı dahi bulunmayan,o ne derse o olunan,sözünün üstüne söz söylenmeyen,dediklerinin araştırılmasına dahi gerek duyulmayan,''yahu bi araştırsak acaba doğru olmayabilir '' diyenlere bu sebepten ötürü deli gözüyle bakılan,(Bu kadar tanıtımın üzerine nedense aklıma Tevbe suresi 31. ayet ve o ayetle ilgili Peygamberimizin açıklaması geldi)diyanetten emekli memur.bu arada emekli maaşıyla geçinmeye çalışanların hali ortadayken,bu emekli memurumuzun beykoz sırtlarında değeri 6 milyon dolarlarla ölçülen bi tripleks sarayı var ,artı diğer mallar mülkleri ben bilmem eşim bilir


  22. 22.Ekim.2012, 22:44
    11
    Tarikatsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Kardeş islamyolu ile senin avatarındaki kişi aynı mı? Aynıysa kimdir o? Merak ettim de
    Her söylediği kanun olan,asla ama asla yanılmayan,yanılma payı dahi bulunmayan,o ne derse o olunan,sözünün üstüne söz söylenmeyen,dediklerinin araştırılmasına dahi gerek duyulmayan,''yahu bi araştırsak acaba doğru olmayabilir '' diyenlere bu sebepten ötürü deli gözüyle bakılan,(Bu kadar tanıtımın üzerine nedense aklıma Tevbe suresi 31. ayet ve o ayetle ilgili Peygamberimizin açıklaması geldi)diyanetten emekli memur.bu arada emekli maaşıyla geçinmeye çalışanların hali ortadayken,bu emekli memurumuzun beykoz sırtlarında değeri 6 milyon dolarlarla ölçülen bi tripleks sarayı var ,artı diğer mallar mülkleri ben bilmem eşim bilir


  23. 22.Ekim.2012, 22:46
    12
    Tarikatsiz
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2012
    Üye No: 98181
    Mesaj Sayısı: 75
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Tarikatlere En'am Suresi 159.Ayet bir anlam ifade etmiyor mu?

    İslamyolunun avukatı gigax(ne demekse?) asıl üzerine söz söylenilemeyecek cümleler
    Alıntı
    Şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra "Şeyhlik makamına oğlu hazırlanıyor o gelecek" dediYani dedim"senin de,başkasınında çok iyi bir mümin olma şansınız yokOlsanız da şeyhinizin emri altından kurtulma şansınız yokHani ümmetin malıydı bunlar,hani bu işler Allah rızası içindi?Neden oğlu hazırlanıyorda tarikatten başka biri değil?Binlerce belki milyonlarca mürit içinden bir tek bu makama oğlu gerçekten layıksa o zaman bu şeyh iyi adam yetiştiremiyor öyle mi?" dedim hiç birşey demedi
    Bunlardır....


  24. 22.Ekim.2012, 22:46
    12
    Tarikatsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    İslamyolunun avukatı gigax(ne demekse?) asıl üzerine söz söylenilemeyecek cümleler
    Alıntı
    Şaşkın şaşkın yüzüme baktıktan sonra "Şeyhlik makamına oğlu hazırlanıyor o gelecek" dediYani dedim"senin de,başkasınında çok iyi bir mümin olma şansınız yokOlsanız da şeyhinizin emri altından kurtulma şansınız yokHani ümmetin malıydı bunlar,hani bu işler Allah rızası içindi?Neden oğlu hazırlanıyorda tarikatten başka biri değil?Binlerce belki milyonlarca mürit içinden bir tek bu makama oğlu gerçekten layıksa o zaman bu şeyh iyi adam yetiştiremiyor öyle mi?" dedim hiç birşey demedi
    Bunlardır....





+ Yorum Gönder