Konusunu Oylayın.: Nikah ve Sabır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Nikah ve Sabır
  1. 12.Ekim.2012, 00:40
    13
    bicaree
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2012
    Üye No: 98094
    Mesaj Sayısı: 103
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Nikah ve Sabır

    reklam


    Cevap: Nikah ve Sabır isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Nikah ve Sabır
    İşte o duaya da yüzüm tutmuyor kardeşim zinaya yaklaşan hareketlerimden dolayı


  2. 12.Ekim.2012, 00:40
    13
    Üye
    reklam


    İşte o duaya da yüzüm tutmuyor kardeşim zinaya yaklaşan hareketlerimden dolayı


  3. 12.Ekim.2012, 00:48
    14
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Nikah ve Sabır

    reklam


    Bu size şeytanın attığı bir vesvese. Her müslüman günah işliyor, en dindar olanı bile. Önemli olan günahın farkına varınca çok pişman olmak, bir daha uzak durmaya gayret edip tövbe etmek. Siz ilk başta şeytana uydunuz, şu an hatanızı fark ettiniz. E ne yapıyorsunuz hatanızı telafi etmeye çalışıyorsunuz. Bunu gören şeytan korktu, dedi ki bicare gözünü açtı onu artık uyutamıyorum. Sonra düşündü düşündü dedi ki "dur ben şunun kalbine bir umitsizlik fısıldayayım da dua etmekten çekinsin" Şimdi eminim bir yerlerden size bakıp kıs kıs gülüyordur. Ona fırsat vermeyin, Rabbim tövbe edip sonra güzel amel işleyene karşı çok bağışlayıcıdır.


  4. 12.Ekim.2012, 00:48
    14
    Devamlı Üye
    reklam


    Bu size şeytanın attığı bir vesvese. Her müslüman günah işliyor, en dindar olanı bile. Önemli olan günahın farkına varınca çok pişman olmak, bir daha uzak durmaya gayret edip tövbe etmek. Siz ilk başta şeytana uydunuz, şu an hatanızı fark ettiniz. E ne yapıyorsunuz hatanızı telafi etmeye çalışıyorsunuz. Bunu gören şeytan korktu, dedi ki bicare gözünü açtı onu artık uyutamıyorum. Sonra düşündü düşündü dedi ki "dur ben şunun kalbine bir umitsizlik fısıldayayım da dua etmekten çekinsin" Şimdi eminim bir yerlerden size bakıp kıs kıs gülüyordur. Ona fırsat vermeyin, Rabbim tövbe edip sonra güzel amel işleyene karşı çok bağışlayıcıdır.


  5. 12.Ekim.2012, 00:51
    15
    bicaree
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2012
    Üye No: 98094
    Mesaj Sayısı: 103
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Nikah ve Sabır

    Kardeşim sorun orada ben karşı koyamıyorum nefsime. Tövbeme sadık olamıyorum olabilsem evlenene kadar görüşmem görüşsem sabrederim ama sabır tükeniyor kardeşim 9 sene oldu çocukluktan beri birlikteyiz kolay değil görüşmeyi kesmek buluşmamak sabretmek.


    --------------------------------------------

    Bir insan düşünce yüzünden şirke veya küfre girer mi isteksiz olarak akla gelen düşünce insanı şirke veya küfre sokar mı daha ayrıntılı bilgi bulabilirsin kardeşim diğer üyelerimizden de


  6. 12.Ekim.2012, 00:51
    15
    Üye
    Kardeşim sorun orada ben karşı koyamıyorum nefsime. Tövbeme sadık olamıyorum olabilsem evlenene kadar görüşmem görüşsem sabrederim ama sabır tükeniyor kardeşim 9 sene oldu çocukluktan beri birlikteyiz kolay değil görüşmeyi kesmek buluşmamak sabretmek.


    --------------------------------------------

    Bir insan düşünce yüzünden şirke veya küfre girer mi isteksiz olarak akla gelen düşünce insanı şirke veya küfre sokar mı daha ayrıntılı bilgi bulabilirsin kardeşim diğer üyelerimizden de


  7. 12.Ekim.2012, 01:05
    16
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Nikah ve Sabır

    Kardeşim siz Allah'a dua edin beni bu haramdan uzak kıl diye Rabbim size o gücü verir. Benim denemişliğim var, Rabbim o günaha olan arzuyu kul içten bir şekilde kurtulmak isterse ondan soker alır.


  8. 12.Ekim.2012, 01:05
    16
    Devamlı Üye
    Kardeşim siz Allah'a dua edin beni bu haramdan uzak kıl diye Rabbim size o gücü verir. Benim denemişliğim var, Rabbim o günaha olan arzuyu kul içten bir şekilde kurtulmak isterse ondan soker alır.


  9. 12.Ekim.2012, 01:08
    17
    bicaree
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2012
    Üye No: 98094
    Mesaj Sayısı: 103
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Nikah ve Sabır

    Kardeşim o duayı edince ya tamamen ayrılırsak imkanı yok ben onsuz yapamam yani dediğim gibi Allah'tan hayırlısını hep istedim ama şimdi hayırlısı ile o kızı istiyorum 9 senemi verdim ilk ve tek oldu ve son olmasını da istiyorum hayırlısıyla o nedenle dua ederken de korkuyorum ya tamamen alırsa rabbim diye

    --------------------------------


    Kırlangıç kardeşim bu arada kolera ve sagopa dinliyorsun sanırım ikinci bir kez takdir ettim sağlam ikilidir her yönden özellikle din yönünden...


  10. 12.Ekim.2012, 01:08
    17
    Üye
    Kardeşim o duayı edince ya tamamen ayrılırsak imkanı yok ben onsuz yapamam yani dediğim gibi Allah'tan hayırlısını hep istedim ama şimdi hayırlısı ile o kızı istiyorum 9 senemi verdim ilk ve tek oldu ve son olmasını da istiyorum hayırlısıyla o nedenle dua ederken de korkuyorum ya tamamen alırsa rabbim diye

    --------------------------------


    Kırlangıç kardeşim bu arada kolera ve sagopa dinliyorsun sanırım ikinci bir kez takdir ettim sağlam ikilidir her yönden özellikle din yönünden...


  11. 12.Ekim.2012, 08:11
    18
    Kırlangıç.
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Temmuz.2012
    Üye No: 96892
    Mesaj Sayısı: 584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Yaş: 20
    Bulunduğu yer: Mümine zindan, kafire cennet.

    Cevap: Nikah ve Sabır

    Evet, şarkı sözlerinin bu kadar içi boş olduğu bir dönemde "Allah birsin Azze ve Celle'sin. Biliyorum sen de herkeslesin ama en güzeli benlesin" diyen bir Sagopa ve "Kalbim yansın diyorsan söyle La Kayyume İllahu" diyen bir Kolera. İkisini de çok seviyorum. Siz de dinliyorsunuz galiba

    Siz duanızı eksik etmeyin, Rabbim hangi şekilde daha mutlu olacağınızı benden de sizden de daha iyi biliyor. Sakın dua etmekten uzak durmayın, duayı bırakmak her zaman kişinin felaketi olur.


  12. 12.Ekim.2012, 08:11
    18
    Devamlı Üye
    Evet, şarkı sözlerinin bu kadar içi boş olduğu bir dönemde "Allah birsin Azze ve Celle'sin. Biliyorum sen de herkeslesin ama en güzeli benlesin" diyen bir Sagopa ve "Kalbim yansın diyorsan söyle La Kayyume İllahu" diyen bir Kolera. İkisini de çok seviyorum. Siz de dinliyorsunuz galiba

    Siz duanızı eksik etmeyin, Rabbim hangi şekilde daha mutlu olacağınızı benden de sizden de daha iyi biliyor. Sakın dua etmekten uzak durmayın, duayı bırakmak her zaman kişinin felaketi olur.


  13. 12.Ekim.2012, 10:34
    19
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Nikah ve Sabır

    Alıntı
    Ravza Sevdam öncelikle bunlar böyle bunlar şöyle diye hitapta bulunma istersen evet günah işlemiş ve hala işliyor olabilirim ama bundan kurtulmanın yollarını arıyorum kardeşim. Biraz daha incitmeyen bir lisan kullanırsan sevinirim.
    Amacım kimseyi kırmak değil konuya açıklık getirmekti.Kırıldıysan kardeşim kusura bakma hakkını helal et.

    Alıntı
    İşte o duaya da yüzüm tutmuyor kardeşim zinaya yaklaşan hareketlerimden dolayı
    Bu konuda da çok yanlış düşünüyorsun.Nasuh tevbesini hiç duymadın mı.Nasuh tevbesiyel tevbe edersen niye kabul olmasın ki.Kaldı ki seni yaradan Allah c.c o kadar merhametliki kıyamet günü şeytan dahi affedilecek diye umutlanır...

    --------------------------------

    Bundan önce Nasuh adlı bir adam vardı. Tellaklık eder, bu suretle kadınları avlardı. Yüzü, kadın yüzüne benzerdi. Tüyü tüsü yoktu.Erkekliğini daima gizlerdi. Kadınların hamamında tellaklık ederdi. Kötülükte, hilede pek çevikti.

    Yıllarca tellaklık etti, kimse onun halinden, sırrından bir koku bile almadı. Çünkü sesi de kadın sesine benziyordu, yüzü de kadın yüzüne. Fakat şehvette pek yüceydi, pek uyanıktı. Çarşaf giyer, başını örter, peçe takardı. Fakat şehvetli ve azgın bir gençti. Bu suretle padişahların kızlarını bile güzelce keseler, ovar, yıkardı. Tövbe etmekte, ayak diremeye çalışmaktaydı. Fakat kafir nefis, tövbesini bozdurup dururdu.

    0 kötü işli herif bir arifin yanına gidip “Beni duada an “ diye yalvardı. O hür er onun sırrını anladı ama ALLAH hilmi gibi o da açığa vurmadı. Dudağı kilitliydi ama gönlünde sırlar vardı. Dudağını yummuştu ama gönlü sırlarla doluydu. ALLAH şarabını içen arifler, sırları bilirler ama örterler.

    İşin sırlarını kime öğretirlerse ağzını mühürlerler, dikerlerdi. Arif, tuhaf tuhaf güldü de dedi ki: A içi kötü adam, bildiğin, gönlünde tuttuğun şeyden ALLAH seni kurtarsın.O dua, yedi göğü de geçti, kabul edildi. O yoksulun işi, nihayet iyileşti, düzene girdi. Çünkü şeyhin o duası, her duaya benzemez. Şeyh, ALLAHda yok olmuştur, onun sözü Hak sözüdür. ALLAH, kendisinden bir şey isterse kendi isteğini nasıl ret eder. Ululuk ıssı ALLAH, onu bu lanetleme işten, bu vebalden kurtarmak için bir sebep halk etti.

    Nasuh hamamda tası doldururken padişahın kızının bir incisi kayboldu ve bütün kadınlar, o inciyi araştırmaya koyuldular. Önce herkesin eşyasını araştırmak üzere hamamın kapısını iyice kapattılar. Herkesin eşyası arandı, inci bulunmadığı gibi inciyi çalan da rezil olmadı. Bunun üzerine bu üstün körü işi bırakıp herkesin ağzını, kulağını vücudundaki bütün delilleri adamakıllı aramaya koyuldular.

    O sedefi güzel inciyi altta, üstte her yanda araştırmaya başladılar. Hepiniz soyunun, ihtiyar genç herkes anadan doğma soyunsun diye bağırıldı. Sultanın hizmetçileri, o değerli inciyi bulmak için bir bir herkesi aramaya başladılar. Nasuh korkusundan tehna bir yere çekildi. Yüzü,korkusundan sapsarı olmuştu, dudakları gövermişti. Ölümünü gözünün önünde görüyor, gazel yaprağı gibi tirtir titriyordu.

    Dedi ki: Yarabbi, nice defalar tövbeler ettim; ahdlar ettim, sonra onları bozdum. Ben, bana layık olanları yaptım. Sonunda da işte bu kara sel, gelip çattı. Arama nöbeti bana gelirse eyvah bana! Kim bilir neler çekecek, ne güçlüklere düşeceğim?

    Ciğerime yüzlerce kor düştü. Münacatımdaki ciğer kokusuna bak. Böyle bir keder, böyle bir gam, kafirde bile olmasın. Rahmet eteğine sarıldım medet,medet! Keşke anam beni doğurmasaydı, yahut da beni bir aslan paralasaydı. ALLAHm sana düşeni yap.Beni, her delikten bir yılan sokmada. Ne de taş gibi bir canım, ne de demir gibi bir yüreğim varmış. Yoksa bu dertle çoktan erir, kan kesilirdim.



    ---------------------------------


    Vaktim daraldı, bir an içinde feryadıma yetiş, padişahlık et. Beni bu sefer de korur suçumu örtersen ne olur? Her türlü yapılmayacak işlerden tövbe ettim. Bu sefer de tövbemi kabul et de tövbende durmak için yüzlerce kemer bağlanayım. Bu sefer de kusur da bulunursam artık duamı ve sözümü dinleme.

    Hem böyle söylenip titremede, hem katra katra gözyaşları dökmede, hem de cellatların, hain kişilerin ellerine düştüm diye feryat etmekteydi. Hiçbir Frenk bu hale düşmesin. Hiçbir mülhit bu feryada uğramasın diyor. Kendine ağlayıp duruyor. Azrail’i gözünün önünde görüyordu. Yarabbi, yarabbi diye o kadar söylendi ki kapı ve duvar da onunla beraber yarabbi demeye başladı.

    O yarabbi derken birden, inciyi arayanların sesi duyuldu. Herkesi aradık, ey Nasuh, sen gel. Bu sesi duyar duymaz, Nasuh kendisinden geçti, adeta bedeninden ruhu uçtu. Harap duvar gibi çöküverdi. Aklı fikri gitti, cansız bir hal aldı. Bedeninden amansız bir halde aklı gidince sırrı, derhal ALLAH'a ulaştı. Bomboş bir hale geldi, varlığı kalmadı. ALLAH, bir doğan kuşuna benzeyen canını huzuruna çağırdı. Muratsız gemisi kırılınca rahmet denizinin kıyısına düştü. Akılsız fikirsiz bir hale gelince canı, Hakk’a ulaştı. İşte o zaman rahmet denizi coştu.


    Canı, beden ayıbından kurtulunca sevine, sevine aslına gitti. Can, doğan kuşuna benzer, ten ona tuzaktır. O, beden tuzağına ayağı bağlı, kanadı kırık bir halde düşüp kalmıştır.Fakat aklı, fikri gidince ayağı açıldı. Artık o doğan kuşu, Keykubad’a uçar gider.Rahmet denizleri, coşunca taşlar bile abıhayatı içer. Zayıf zerre değerlenir, büyür. Topraktan meydana gelen şu döşeme, atlas haline gelir, değerli bir kumaş olur.

    Yüz yıllık ölü mezarından çıkar. Melun Şeytan güzelleşir, huriler bile ona haset ederler. Bütün bu yeryüzü yeşerir, kuru sopa meyve verir, tazeleşir. Kurt kuzuyla eş olur. Ümitsizlerin damarları hoş bir hale gelir, izleri kutlu olur.
    Canı helak eden o korkudan sonra “Kaybolan inci, işte şuracıkta” diye müjdeler geldi. Ansızın ses geldi: Korku gitti, o değeri bulunmaz eşsiz inci bulundu. İnci bulundu, biz de neşelere daldık. Müjde verin, inci bulundu.

    Hamam, halkın bağrışmasıyla, hüzün gitti feryadı ile, el çırpmasıyla doldu. Kendinden geçen Nasuh, tekrar kendine geldi. Gözü, yüzlerce aydın gün gördü. Herkes ondan helallık istemekte, herkes elini öpüp durmaktaydı.
    Senden şüphe ettik, hakkını helal et. Dedikoduda bulunduk, adeta etini yedik diyorlardı. Çünkü o, yakınlıkta herkesten ön olduğu için herkes daha ziyade ondan şüphe etmişti.
    Nasuh, has tellaktı, mahremdi. Hatta sultanla ruhları birdi bedenleri ayrı. Sultana ondan yakın bir kadın yok. İnciyi aşırdıysa o aşırmıştır.

    Önce onu aramalı demişlerdi ama yine de hürmet ettiklerinden sona bırakmışlar; aldıysa biraz mühlet vermiş olalım da bir yere atsın bari, fikrine düşmüşlerdi. Onun için ondan helallık diliyorlardı, mazeret getirip duruyorlardı.
    Nasuh, “Bu bana ALLAH'ın lütfu, ihsanı. Yoksa dediğinizden beterim ben. Benden helallık dilemeye hacet yok. Çünkü ben, zamane halkının en suçlusuyum. Bana söylediğiniz kötülükler, bendeki kötülüğün yüzde biridir. Bunda şüphe eden olabilir, fakat bence apaçık bu. Kim benden birazcık kötülük biliyorsa muhakkak o bildiği şey, binlerce kötü suçumdan, binlerce pis işimden biridir.
    Suçlarımı ve kötü hareketlerimi bir ben bilirim, bir de onları örten ALLAHm. Önce İblis bana hocalık etti ama sonradan o bile gözümde bir yelden ibaret oldu. Yaptıklarımın hepsini ALLAH gördü de göstermedi, bu suretle de kötülükle yüzümü sarartmadı.Sonra da yine ALLAH rahmeti, kürkümü dikti, canıma can gibi tatlı tövbeyi nasip etti.
    Ne yaptıysam yapmadım saydı, bulunmadığım ibadetleri yapmışım farz etti. Beni selvi ve süsen gibi azat etti, bahtım, devletim gibi gönlüm de açıldı.

    Adımı temizler defterine yazdı. Cehennemliktim, bana cenneti bağışladı. Ah ettim, ahım bir ipe döndü, düştüğüm kuyuya sarktı. O ipe sarıldım, dışarı çıktım. Neşelendim, ferahladım, semirdim benzim kırmızılaştı. Kuyunun dibinde zebun bir haldeydim, şimdi bütün aleme sığmıyorum. Şükürler olsu sana Yarabbi. Beni ansızın gamdan kurtardın. Tenimin her kılında bir dil olsa da hepsiyle sana şükretmeye kalkışsam şükründen acizim.

    Şu bahçede, şu ırmaklarım kıyısında halka “Keşke kavmim bilseydi, ALLAH beni ne yüzden yarlıgadı” diye nara atmaktayım dedi.Ondan sonra birisi gelip Nasuh’a iltifat ederek dedi ki: Padişahımızın kızı seni çağırıyor. Ey temiz kişi, padişahın kızı seni istemede, gel de başını yıka. Gönlü, senden başka bir tellak istemiyor. Onu ovmak kille yıkamak senin işin.

    Nasuh yürü yürü dedi, elim işten kurtuldu benim. Senin Nasuh’un hastalandı şimdi. Yürü, koş acele bir başkasını bul. ALLAH hakkı için benim elim, işe varmıyor artık.Kendi kendisine de suç, hadden aştı. Gönlümden o korku, o elem nasıl gider? Ben bir kere öldüm de tekrar dünyaya geldim. Ben, ölüm ve yokluk acısını tattım.

    ALLAH'a sağlam tövbe ettim. Canım, bedenimden ayrılmadıkça bu tövbeyi bozmam. O mihneti gördükten sonra ancak eşek olanın ayağı, tehlikenin bulunduğu tarafa gider diyordu .



  14. 12.Ekim.2012, 10:34
    19
    Medine'nin Gülüne Hasret
    Alıntı
    Ravza Sevdam öncelikle bunlar böyle bunlar şöyle diye hitapta bulunma istersen evet günah işlemiş ve hala işliyor olabilirim ama bundan kurtulmanın yollarını arıyorum kardeşim. Biraz daha incitmeyen bir lisan kullanırsan sevinirim.
    Amacım kimseyi kırmak değil konuya açıklık getirmekti.Kırıldıysan kardeşim kusura bakma hakkını helal et.

    Alıntı
    İşte o duaya da yüzüm tutmuyor kardeşim zinaya yaklaşan hareketlerimden dolayı
    Bu konuda da çok yanlış düşünüyorsun.Nasuh tevbesini hiç duymadın mı.Nasuh tevbesiyel tevbe edersen niye kabul olmasın ki.Kaldı ki seni yaradan Allah c.c o kadar merhametliki kıyamet günü şeytan dahi affedilecek diye umutlanır...

    --------------------------------

    Bundan önce Nasuh adlı bir adam vardı. Tellaklık eder, bu suretle kadınları avlardı. Yüzü, kadın yüzüne benzerdi. Tüyü tüsü yoktu.Erkekliğini daima gizlerdi. Kadınların hamamında tellaklık ederdi. Kötülükte, hilede pek çevikti.

    Yıllarca tellaklık etti, kimse onun halinden, sırrından bir koku bile almadı. Çünkü sesi de kadın sesine benziyordu, yüzü de kadın yüzüne. Fakat şehvette pek yüceydi, pek uyanıktı. Çarşaf giyer, başını örter, peçe takardı. Fakat şehvetli ve azgın bir gençti. Bu suretle padişahların kızlarını bile güzelce keseler, ovar, yıkardı. Tövbe etmekte, ayak diremeye çalışmaktaydı. Fakat kafir nefis, tövbesini bozdurup dururdu.

    0 kötü işli herif bir arifin yanına gidip “Beni duada an “ diye yalvardı. O hür er onun sırrını anladı ama ALLAH hilmi gibi o da açığa vurmadı. Dudağı kilitliydi ama gönlünde sırlar vardı. Dudağını yummuştu ama gönlü sırlarla doluydu. ALLAH şarabını içen arifler, sırları bilirler ama örterler.

    İşin sırlarını kime öğretirlerse ağzını mühürlerler, dikerlerdi. Arif, tuhaf tuhaf güldü de dedi ki: A içi kötü adam, bildiğin, gönlünde tuttuğun şeyden ALLAH seni kurtarsın.O dua, yedi göğü de geçti, kabul edildi. O yoksulun işi, nihayet iyileşti, düzene girdi. Çünkü şeyhin o duası, her duaya benzemez. Şeyh, ALLAHda yok olmuştur, onun sözü Hak sözüdür. ALLAH, kendisinden bir şey isterse kendi isteğini nasıl ret eder. Ululuk ıssı ALLAH, onu bu lanetleme işten, bu vebalden kurtarmak için bir sebep halk etti.

    Nasuh hamamda tası doldururken padişahın kızının bir incisi kayboldu ve bütün kadınlar, o inciyi araştırmaya koyuldular. Önce herkesin eşyasını araştırmak üzere hamamın kapısını iyice kapattılar. Herkesin eşyası arandı, inci bulunmadığı gibi inciyi çalan da rezil olmadı. Bunun üzerine bu üstün körü işi bırakıp herkesin ağzını, kulağını vücudundaki bütün delilleri adamakıllı aramaya koyuldular.

    O sedefi güzel inciyi altta, üstte her yanda araştırmaya başladılar. Hepiniz soyunun, ihtiyar genç herkes anadan doğma soyunsun diye bağırıldı. Sultanın hizmetçileri, o değerli inciyi bulmak için bir bir herkesi aramaya başladılar. Nasuh korkusundan tehna bir yere çekildi. Yüzü,korkusundan sapsarı olmuştu, dudakları gövermişti. Ölümünü gözünün önünde görüyor, gazel yaprağı gibi tirtir titriyordu.

    Dedi ki: Yarabbi, nice defalar tövbeler ettim; ahdlar ettim, sonra onları bozdum. Ben, bana layık olanları yaptım. Sonunda da işte bu kara sel, gelip çattı. Arama nöbeti bana gelirse eyvah bana! Kim bilir neler çekecek, ne güçlüklere düşeceğim?

    Ciğerime yüzlerce kor düştü. Münacatımdaki ciğer kokusuna bak. Böyle bir keder, böyle bir gam, kafirde bile olmasın. Rahmet eteğine sarıldım medet,medet! Keşke anam beni doğurmasaydı, yahut da beni bir aslan paralasaydı. ALLAHm sana düşeni yap.Beni, her delikten bir yılan sokmada. Ne de taş gibi bir canım, ne de demir gibi bir yüreğim varmış. Yoksa bu dertle çoktan erir, kan kesilirdim.



    ---------------------------------


    Vaktim daraldı, bir an içinde feryadıma yetiş, padişahlık et. Beni bu sefer de korur suçumu örtersen ne olur? Her türlü yapılmayacak işlerden tövbe ettim. Bu sefer de tövbemi kabul et de tövbende durmak için yüzlerce kemer bağlanayım. Bu sefer de kusur da bulunursam artık duamı ve sözümü dinleme.

    Hem böyle söylenip titremede, hem katra katra gözyaşları dökmede, hem de cellatların, hain kişilerin ellerine düştüm diye feryat etmekteydi. Hiçbir Frenk bu hale düşmesin. Hiçbir mülhit bu feryada uğramasın diyor. Kendine ağlayıp duruyor. Azrail’i gözünün önünde görüyordu. Yarabbi, yarabbi diye o kadar söylendi ki kapı ve duvar da onunla beraber yarabbi demeye başladı.

    O yarabbi derken birden, inciyi arayanların sesi duyuldu. Herkesi aradık, ey Nasuh, sen gel. Bu sesi duyar duymaz, Nasuh kendisinden geçti, adeta bedeninden ruhu uçtu. Harap duvar gibi çöküverdi. Aklı fikri gitti, cansız bir hal aldı. Bedeninden amansız bir halde aklı gidince sırrı, derhal ALLAH'a ulaştı. Bomboş bir hale geldi, varlığı kalmadı. ALLAH, bir doğan kuşuna benzeyen canını huzuruna çağırdı. Muratsız gemisi kırılınca rahmet denizinin kıyısına düştü. Akılsız fikirsiz bir hale gelince canı, Hakk’a ulaştı. İşte o zaman rahmet denizi coştu.


    Canı, beden ayıbından kurtulunca sevine, sevine aslına gitti. Can, doğan kuşuna benzer, ten ona tuzaktır. O, beden tuzağına ayağı bağlı, kanadı kırık bir halde düşüp kalmıştır.Fakat aklı, fikri gidince ayağı açıldı. Artık o doğan kuşu, Keykubad’a uçar gider.Rahmet denizleri, coşunca taşlar bile abıhayatı içer. Zayıf zerre değerlenir, büyür. Topraktan meydana gelen şu döşeme, atlas haline gelir, değerli bir kumaş olur.

    Yüz yıllık ölü mezarından çıkar. Melun Şeytan güzelleşir, huriler bile ona haset ederler. Bütün bu yeryüzü yeşerir, kuru sopa meyve verir, tazeleşir. Kurt kuzuyla eş olur. Ümitsizlerin damarları hoş bir hale gelir, izleri kutlu olur.
    Canı helak eden o korkudan sonra “Kaybolan inci, işte şuracıkta” diye müjdeler geldi. Ansızın ses geldi: Korku gitti, o değeri bulunmaz eşsiz inci bulundu. İnci bulundu, biz de neşelere daldık. Müjde verin, inci bulundu.

    Hamam, halkın bağrışmasıyla, hüzün gitti feryadı ile, el çırpmasıyla doldu. Kendinden geçen Nasuh, tekrar kendine geldi. Gözü, yüzlerce aydın gün gördü. Herkes ondan helallık istemekte, herkes elini öpüp durmaktaydı.
    Senden şüphe ettik, hakkını helal et. Dedikoduda bulunduk, adeta etini yedik diyorlardı. Çünkü o, yakınlıkta herkesten ön olduğu için herkes daha ziyade ondan şüphe etmişti.
    Nasuh, has tellaktı, mahremdi. Hatta sultanla ruhları birdi bedenleri ayrı. Sultana ondan yakın bir kadın yok. İnciyi aşırdıysa o aşırmıştır.

    Önce onu aramalı demişlerdi ama yine de hürmet ettiklerinden sona bırakmışlar; aldıysa biraz mühlet vermiş olalım da bir yere atsın bari, fikrine düşmüşlerdi. Onun için ondan helallık diliyorlardı, mazeret getirip duruyorlardı.
    Nasuh, “Bu bana ALLAH'ın lütfu, ihsanı. Yoksa dediğinizden beterim ben. Benden helallık dilemeye hacet yok. Çünkü ben, zamane halkının en suçlusuyum. Bana söylediğiniz kötülükler, bendeki kötülüğün yüzde biridir. Bunda şüphe eden olabilir, fakat bence apaçık bu. Kim benden birazcık kötülük biliyorsa muhakkak o bildiği şey, binlerce kötü suçumdan, binlerce pis işimden biridir.
    Suçlarımı ve kötü hareketlerimi bir ben bilirim, bir de onları örten ALLAHm. Önce İblis bana hocalık etti ama sonradan o bile gözümde bir yelden ibaret oldu. Yaptıklarımın hepsini ALLAH gördü de göstermedi, bu suretle de kötülükle yüzümü sarartmadı.Sonra da yine ALLAH rahmeti, kürkümü dikti, canıma can gibi tatlı tövbeyi nasip etti.
    Ne yaptıysam yapmadım saydı, bulunmadığım ibadetleri yapmışım farz etti. Beni selvi ve süsen gibi azat etti, bahtım, devletim gibi gönlüm de açıldı.

    Adımı temizler defterine yazdı. Cehennemliktim, bana cenneti bağışladı. Ah ettim, ahım bir ipe döndü, düştüğüm kuyuya sarktı. O ipe sarıldım, dışarı çıktım. Neşelendim, ferahladım, semirdim benzim kırmızılaştı. Kuyunun dibinde zebun bir haldeydim, şimdi bütün aleme sığmıyorum. Şükürler olsu sana Yarabbi. Beni ansızın gamdan kurtardın. Tenimin her kılında bir dil olsa da hepsiyle sana şükretmeye kalkışsam şükründen acizim.

    Şu bahçede, şu ırmaklarım kıyısında halka “Keşke kavmim bilseydi, ALLAH beni ne yüzden yarlıgadı” diye nara atmaktayım dedi.Ondan sonra birisi gelip Nasuh’a iltifat ederek dedi ki: Padişahımızın kızı seni çağırıyor. Ey temiz kişi, padişahın kızı seni istemede, gel de başını yıka. Gönlü, senden başka bir tellak istemiyor. Onu ovmak kille yıkamak senin işin.

    Nasuh yürü yürü dedi, elim işten kurtuldu benim. Senin Nasuh’un hastalandı şimdi. Yürü, koş acele bir başkasını bul. ALLAH hakkı için benim elim, işe varmıyor artık.Kendi kendisine de suç, hadden aştı. Gönlümden o korku, o elem nasıl gider? Ben bir kere öldüm de tekrar dünyaya geldim. Ben, ölüm ve yokluk acısını tattım.

    ALLAH'a sağlam tövbe ettim. Canım, bedenimden ayrılmadıkça bu tövbeyi bozmam. O mihneti gördükten sonra ancak eşek olanın ayağı, tehlikenin bulunduğu tarafa gider diyordu .



  15. 12.Ekim.2012, 12:00
    20
    bicaree
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Ekim.2012
    Üye No: 98094
    Mesaj Sayısı: 103
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: Ankara

    Cevap: Nikah ve Sabır

    Alıntı
    Amacım kimseyi kırmak değil konuya açıklık getirmekti. Kırıldıysan kardeşim kusura bakma hakkını helal et
    Estağfurullah kardeşim helal olsun. Allah razı olsun verdiğin bilgiler için benim tek çözümüm evlilik sanırım bunun içinde yanlış şey istediğimi fark ettim o kızı değil de hayırlı bir iş isteseydim ve olsaydı şu an zaten evlilik önünde bir engel kalmayacaktı istemeyi bilemedim yoksa Allah'ın hazineleri boldur ve Allah pek cömerttir isteyene istediğini bilir fakat ben istemeyi bilemedim. Allah razı olsun hepinizden kardeşlerim.

    Alıntı
    Evet, şarkı sözlerinin bu kadar içi boş olduğu bir dönemde "Allah birsin Azze ve Celle'sin Biliyorum sen de herkeslesin ama en güzeli benlesin" diyen bir Sagopa ve "Kalbim yansın diyorsan söyle La Kayyume İllahu" diyen bir Kolera İkisini de çok seviyorumSiz de dinliyorsunuz galiba
    Evet kardeşim başka kimseyi dinlemem bu ikilinin yazdıklarını çözmeye çalışmak ayrı bir güzellik oluyor.


  16. 12.Ekim.2012, 12:00
    20
    Üye
    Alıntı
    Amacım kimseyi kırmak değil konuya açıklık getirmekti. Kırıldıysan kardeşim kusura bakma hakkını helal et
    Estağfurullah kardeşim helal olsun. Allah razı olsun verdiğin bilgiler için benim tek çözümüm evlilik sanırım bunun içinde yanlış şey istediğimi fark ettim o kızı değil de hayırlı bir iş isteseydim ve olsaydı şu an zaten evlilik önünde bir engel kalmayacaktı istemeyi bilemedim yoksa Allah'ın hazineleri boldur ve Allah pek cömerttir isteyene istediğini bilir fakat ben istemeyi bilemedim. Allah razı olsun hepinizden kardeşlerim.

    Alıntı
    Evet, şarkı sözlerinin bu kadar içi boş olduğu bir dönemde "Allah birsin Azze ve Celle'sin Biliyorum sen de herkeslesin ama en güzeli benlesin" diyen bir Sagopa ve "Kalbim yansın diyorsan söyle La Kayyume İllahu" diyen bir Kolera İkisini de çok seviyorumSiz de dinliyorsunuz galiba
    Evet kardeşim başka kimseyi dinlemem bu ikilinin yazdıklarını çözmeye çalışmak ayrı bir güzellik oluyor.


  17. 12.Ekim.2012, 15:34
    21
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Nikah ve Sabır

    Alıntı
    Estağfurullah kardeşim helal olsun. Allah razı olsun verdiğin bilgiler için benim tek çözümüm evlilik sanırım bunun içinde yanlış şey istediğimi fark ettim o kızı değil de hayırlı bir iş isteseydim ve olsaydı şu an zaten evlilik önünde bir engel kalmayacaktı istemeyi bilemedim yoksa Allah'ın hazineleri boldur ve Allah pek cömerttir isteyene istediğini bilir fakat ben istemeyi bilemedim. Allah razı olsun hepinizden kardeşlerim.
    Aminnn.Allah c.c Cümlemizden razı olsun Rabbim doğru yoldan ayırmasın İnşALLAH..


  18. 12.Ekim.2012, 15:34
    21
    Medine'nin Gülüne Hasret
    Alıntı
    Estağfurullah kardeşim helal olsun. Allah razı olsun verdiğin bilgiler için benim tek çözümüm evlilik sanırım bunun içinde yanlış şey istediğimi fark ettim o kızı değil de hayırlı bir iş isteseydim ve olsaydı şu an zaten evlilik önünde bir engel kalmayacaktı istemeyi bilemedim yoksa Allah'ın hazineleri boldur ve Allah pek cömerttir isteyene istediğini bilir fakat ben istemeyi bilemedim. Allah razı olsun hepinizden kardeşlerim.
    Aminnn.Allah c.c Cümlemizden razı olsun Rabbim doğru yoldan ayırmasın İnşALLAH..





+ Yorum Gönder
Git İlk 12