Konusunu Oylayın.: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer almazlar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer almazlar
  1. 29.Eylül.2012, 05:48
    1
    Agri_Kesici
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Eylül.2012
    Üye No: 97796
    Mesaj Sayısı: 93
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer almazlar






    Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer almazlar Mumsema Tasavvuf dini mensuplarının övünerek bahsettikleri ve çoğunun farklı listeler kullandığı,hepinizce mâlum bir Silsile-i Saadet listeleri vardır.Bu liste içinde yer alan isimler Bazen Peygamberimizden(S.A.V.) ,bazen de Ebu Bekir'den(R.Anh) başlayarak son zamanda hayatta olan şeyhe kadar devam eder.Tasavvufun başlangıcını Peygamberimiz'e (S.A.V.) dayandıranlar bu sorumu cevaplarlarsa sevinirim.sorumun başlığında sıraladığım isimler Muhaddis,Hadis Alimi olarak İslam Dünyasında kabul görmüş kişilerdir.Herbiri binlerce hadisi kitaplarında derlemişler ve günümüze ulaşmalarına vesile olmuşlardır.Bu kadar çok hadis derleyen ve hadis alimi olarak nam salmış kişiler,bu işlerini icra ettikleri kendi zamanlarında Silsile-i saadat listesine girmeye hak kazanamamışlar mıdır?Hadi listeye girmelerinden geçtim,bir tarikat grubunun herhangi bir kolunda dahi isimlerine rastlamak mümkün değildir.Bu denli hadislerle içli dışlı olan kişiler derledikleri hadisler içerisinde rastlasalardı Tarikat ve tasavvuf hakkında bir hadise ,bulaşmazlar mıydı kendileride bir yerden bu tasavvufa.Neden tasavvuf şeyhleri içerisinde bu alimlerimizin isismleri yoktur.Hani hep diyorsunuz ya,''Alimlerimize hakaret ediyorlar'' diye.Bu kişiler sahiplenilecek alimlerden değiller midir?

    Konu dahilinde bir sual daha sormak isterim:Nakşibendi tarikatinin kurucusu Nakişbendidir.Ama saadatlarımız diye sayılırken ,nakşibendiden başlayıp,15 ya da 16 tane isim ezberlettirilir ve ruhlarına fatiha okutulur ve sonra zikir yapılır ya da hatme de yine isimleri zikredilir.Bu kısımları hızlı geçerek yazıyorum,tarikatçiler ne kastettiğimi anlamışlardır.eski tarikatçiyim ne de olsa
    Şimdi saydığımız isimlerde nakşibendiden önce yaşamış kişiler de var,mesela Abdulhalik Gücdüvani.Bu kişi nakşibendiden çok önce yaşayıp nasıl nakşibendi tarikati içinde yer alabiliyor.Başka örneklerde var da,anlaşılmıştır diye mesele uzatmıyorum!!!


  2. 29.Eylül.2012, 05:48
    1
    Agri_Kesici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Tasavvuf dini mensuplarının övünerek bahsettikleri ve çoğunun farklı listeler kullandığı,hepinizce mâlum bir Silsile-i Saadet listeleri vardır.Bu liste içinde yer alan isimler Bazen Peygamberimizden(S.A.V.) ,bazen de Ebu Bekir'den(R.Anh) başlayarak son zamanda hayatta olan şeyhe kadar devam eder.Tasavvufun başlangıcını Peygamberimiz'e (S.A.V.) dayandıranlar bu sorumu cevaplarlarsa sevinirim.sorumun başlığında sıraladığım isimler Muhaddis,Hadis Alimi olarak İslam Dünyasında kabul görmüş kişilerdir.Herbiri binlerce hadisi kitaplarında derlemişler ve günümüze ulaşmalarına vesile olmuşlardır.Bu kadar çok hadis derleyen ve hadis alimi olarak nam salmış kişiler,bu işlerini icra ettikleri kendi zamanlarında Silsile-i saadat listesine girmeye hak kazanamamışlar mıdır?Hadi listeye girmelerinden geçtim,bir tarikat grubunun herhangi bir kolunda dahi isimlerine rastlamak mümkün değildir.Bu denli hadislerle içli dışlı olan kişiler derledikleri hadisler içerisinde rastlasalardı Tarikat ve tasavvuf hakkında bir hadise ,bulaşmazlar mıydı kendileride bir yerden bu tasavvufa.Neden tasavvuf şeyhleri içerisinde bu alimlerimizin isismleri yoktur.Hani hep diyorsunuz ya,''Alimlerimize hakaret ediyorlar'' diye.Bu kişiler sahiplenilecek alimlerden değiller midir?

    Konu dahilinde bir sual daha sormak isterim:Nakşibendi tarikatinin kurucusu Nakişbendidir.Ama saadatlarımız diye sayılırken ,nakşibendiden başlayıp,15 ya da 16 tane isim ezberlettirilir ve ruhlarına fatiha okutulur ve sonra zikir yapılır ya da hatme de yine isimleri zikredilir.Bu kısımları hızlı geçerek yazıyorum,tarikatçiler ne kastettiğimi anlamışlardır.eski tarikatçiyim ne de olsa
    Şimdi saydığımız isimlerde nakşibendiden önce yaşamış kişiler de var,mesela Abdulhalik Gücdüvani.Bu kişi nakşibendiden çok önce yaşayıp nasıl nakşibendi tarikati içinde yer alabiliyor.Başka örneklerde var da,anlaşılmıştır diye mesele uzatmıyorum!!!


    Benzer Konular

    - Buhari / Müslim 'de kaç Hadis vardır ?

    - Buhari müslim ve tirmizi'nin bildirdiği hadisler neden en güvenilir...

    - Buhari'de ve Müslim'de zayıf hadis var mıdır?

    - Hadis alimleri( Imam BUHÂRÎ (ra)İmam-ı Müslim(ra)İmam-ı Tirmizi(ra)İmam-ı İbni Mace)

    - Hadis teki Rükane hakkında Buhari meçhul Tirmizi isnadı garip, Ebu Davut ve Taberani

  3. 29.Eylül.2012, 11:03
    2
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a




    İmam Buhari, Buhara'lı bir muhaddistir.

    Arap geleneklerine göre adı Ebu Abdillah Muhammed bin İsmail bin İbrahim bin el-Mugîre bin Merdezbehe-l' Cufî el-Buhârî. Yazdığı Sahih-i Buhari diye bilinen ( orijinal adı الجامع الصحيح el-Camiu's-Sahih) eser sonradan Kütüb-i sitte diye anılan serinin ilk kitabını oluşturur.
    Buhari bir hadis alimidir,aynı zamanda yaşayan bir çok alimden hadis öğrenmiştir.tasavvuf ilmi ile hadis ilmi farklı ilim dallarıdır.
    Bir muhaddisin hadis toplama,araştırma,senedlerine ulaşma gayreti ile tasavvuf da şeyhin vefatından sonra yerine irşad vazifesini devam ettirecek olan alimi tayin etmesi farklı olaydır.
    Neden tasavvuf da silsile vardır?halife nasıl seçilir?
    İrşad vazifesini tamamlayan alim kişi vefatına yakın vasiyet yolu ile yada vefatından önce vazife vererek silsileyi oluşturur.bir Allah dostu binlerce kişiyi yolunun tertip ve usüllerine göre terbiye eder yetiştirir fakat her kişi bu yolun devamını sağlayacak zahiri ve Batıni olgunluğa ve yeterliliğe çıkamaz,çıkanlar,yetişenler arasında mürşid yerine geçecek olanı seçer.
    Ama hadis ilminde imam buharinin ve diğer hadis alimlerinin durumu aynı değildir,binlerce kişiden hadis dinlemiş;değerlendirmiş ve yazmışlardır.ve bir silsilesinin olması beklenemez,
    Ama hadis öğrendiği,ilim aldığı hocalarını yazmak mümkündür,usülü tasavvuf gibi olmasa da nihayetinde her hocanın bir hocası olduğu gibi hadis alimlerinin de hocaları,onların hocaları,onların da hocaları olmuştur.dolayısı ile hadis alimleri neden bir tasavvuf silsilesinde yer almamıştır gibi bir soru yersizdir.
    İmam buharinin hocaları;
    • Ahmed b. Hanbel
    • Ali b. el-Medinî
    • Yahya b. Maîn
    • Ismail b. idris el-Medînî
    • Ishak b. Rahuyeh.
    Bunlarin disinda su isimleri de görüyoruz;
    • Mekkî b. ibrahim el-Belhî
    • Muhammed b. Selam el-Bikendi
    • Ibrahim b. el-Es'as
    • Ali b. el-Hasan b. Sekîk
    • Yahya b. Yahya
    • Ibrahim b. Musa el-Hafiz
    • Süreyc b. en-Numan
    • Ebu Asim en-Nebil es-Seybânî
    • Muhammed b. Abdullah el-Ensârî
    • Abdullah b. Zübeyr el-Hamidî
    • El Mekrî, Abdülaziz el-Üveysî.
    Ögrencileri arasinda da en meshurlari sunlardir;
    • Ebu isa et-Tirmîzî
    • Muhammed b. Nasru'l Mervezî
    • Ibni Ebi Dâvud
    • Müslim b. Haccac ve en-Nesâi.
    Dolayısıyla kaynaklar araştırıldığı vakit imam buhari ile başlayan hadis toplama ve yazma ilmi talebeden talebeye aktarılarak günümüzde buharinin talebe silsilesine bağlı ve yaşayan talebesine dahi ulaşılabilir,bu silsilenin kayıt altına alınmamış olması bunu değiştirmez.

    Tasavvuf yolundaki usuller ile medrese eğitimi,hadis ilmi usülleri aynı değildir.
    Konuyu açan kişi az bir gayretle buna rahatlıkla ulaşabilir,.

    Alıntı
    Şimdi saydığımız isimlerde nakşibendiden önce yaşamış kişiler de var,mesela Abdulhalik Gücdüvani (ks)Bu kişi nakşibendiden çok önce yaşayıp nasıl nakşibendi tarikati içinde yer alabiliyor
    yukarda bahsettiğim gibi tasavvuf ilminin bir usülü olarak her mürşidi kamil vefatından sonra yerine geçecek olanı tayin eder,yada manevi keşif yolu ile irşad makamına daha munasip gördüğü talebesini tabiri caiz ise yakın markaja alır,özel olarak yetiştirir.yani her mürşidin hocası bellidir,ta ki en ilkine kadar,
    abdulhaliki gucduvani (ks) neden nakşibendilikde yada silsilede yer alır demeye gerek yoktur,onun da hocası,onun da hocasının hocası yer almaktadır.

    abdulhaliki gücdüvani(ks) hocası ;Hace Yusuf Hemedani Hz. (ks). hocası Ebu Ali Farmedi Hz. (ks) hocası Ebu Hasen Harakani Hz. (ks) bu böylece yukarı doğru gittiği gibi yaşayan şeyhe kadar da ulaşır.

    sonuç olarak ilim dallarının usul ve sistem farklılıklarını anlamak, hadis ilmi ile tasavvufu,fıkıh ilmini,tefsir ilmini vs vs .. karşılaştırmak gibi bir acziyete düşmemek gerekir.

    amacı öğrenmek olan,Allah rızası için ilim elde etmek isteyen kişi bütün art niyetlerini,kavga ortamı,çekişme ortamı oluşturmak niyetlerini kenara atıp üstüne sifonu çekmelidir.aksi takdirde zaman israfına sebebiyet verdiği,milyonlarca müslümana hakaret ettiği için huzuru ilahide mesuldür.


  4. 29.Eylül.2012, 11:03
    2
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    İmam Buhari, Buhara'lı bir muhaddistir.

    Arap geleneklerine göre adı Ebu Abdillah Muhammed bin İsmail bin İbrahim bin el-Mugîre bin Merdezbehe-l' Cufî el-Buhârî. Yazdığı Sahih-i Buhari diye bilinen ( orijinal adı الجامع الصحيح el-Camiu's-Sahih) eser sonradan Kütüb-i sitte diye anılan serinin ilk kitabını oluşturur.
    Buhari bir hadis alimidir,aynı zamanda yaşayan bir çok alimden hadis öğrenmiştir.tasavvuf ilmi ile hadis ilmi farklı ilim dallarıdır.
    Bir muhaddisin hadis toplama,araştırma,senedlerine ulaşma gayreti ile tasavvuf da şeyhin vefatından sonra yerine irşad vazifesini devam ettirecek olan alimi tayin etmesi farklı olaydır.
    Neden tasavvuf da silsile vardır?halife nasıl seçilir?
    İrşad vazifesini tamamlayan alim kişi vefatına yakın vasiyet yolu ile yada vefatından önce vazife vererek silsileyi oluşturur.bir Allah dostu binlerce kişiyi yolunun tertip ve usüllerine göre terbiye eder yetiştirir fakat her kişi bu yolun devamını sağlayacak zahiri ve Batıni olgunluğa ve yeterliliğe çıkamaz,çıkanlar,yetişenler arasında mürşid yerine geçecek olanı seçer.
    Ama hadis ilminde imam buharinin ve diğer hadis alimlerinin durumu aynı değildir,binlerce kişiden hadis dinlemiş;değerlendirmiş ve yazmışlardır.ve bir silsilesinin olması beklenemez,
    Ama hadis öğrendiği,ilim aldığı hocalarını yazmak mümkündür,usülü tasavvuf gibi olmasa da nihayetinde her hocanın bir hocası olduğu gibi hadis alimlerinin de hocaları,onların hocaları,onların da hocaları olmuştur.dolayısı ile hadis alimleri neden bir tasavvuf silsilesinde yer almamıştır gibi bir soru yersizdir.
    İmam buharinin hocaları;
    • Ahmed b. Hanbel
    • Ali b. el-Medinî
    • Yahya b. Maîn
    • Ismail b. idris el-Medînî
    • Ishak b. Rahuyeh.
    Bunlarin disinda su isimleri de görüyoruz;
    • Mekkî b. ibrahim el-Belhî
    • Muhammed b. Selam el-Bikendi
    • Ibrahim b. el-Es'as
    • Ali b. el-Hasan b. Sekîk
    • Yahya b. Yahya
    • Ibrahim b. Musa el-Hafiz
    • Süreyc b. en-Numan
    • Ebu Asim en-Nebil es-Seybânî
    • Muhammed b. Abdullah el-Ensârî
    • Abdullah b. Zübeyr el-Hamidî
    • El Mekrî, Abdülaziz el-Üveysî.
    Ögrencileri arasinda da en meshurlari sunlardir;
    • Ebu isa et-Tirmîzî
    • Muhammed b. Nasru'l Mervezî
    • Ibni Ebi Dâvud
    • Müslim b. Haccac ve en-Nesâi.
    Dolayısıyla kaynaklar araştırıldığı vakit imam buhari ile başlayan hadis toplama ve yazma ilmi talebeden talebeye aktarılarak günümüzde buharinin talebe silsilesine bağlı ve yaşayan talebesine dahi ulaşılabilir,bu silsilenin kayıt altına alınmamış olması bunu değiştirmez.

    Tasavvuf yolundaki usuller ile medrese eğitimi,hadis ilmi usülleri aynı değildir.
    Konuyu açan kişi az bir gayretle buna rahatlıkla ulaşabilir,.

    Alıntı
    Şimdi saydığımız isimlerde nakşibendiden önce yaşamış kişiler de var,mesela Abdulhalik Gücdüvani (ks)Bu kişi nakşibendiden çok önce yaşayıp nasıl nakşibendi tarikati içinde yer alabiliyor
    yukarda bahsettiğim gibi tasavvuf ilminin bir usülü olarak her mürşidi kamil vefatından sonra yerine geçecek olanı tayin eder,yada manevi keşif yolu ile irşad makamına daha munasip gördüğü talebesini tabiri caiz ise yakın markaja alır,özel olarak yetiştirir.yani her mürşidin hocası bellidir,ta ki en ilkine kadar,
    abdulhaliki gucduvani (ks) neden nakşibendilikde yada silsilede yer alır demeye gerek yoktur,onun da hocası,onun da hocasının hocası yer almaktadır.

    abdulhaliki gücdüvani(ks) hocası ;Hace Yusuf Hemedani Hz. (ks). hocası Ebu Ali Farmedi Hz. (ks) hocası Ebu Hasen Harakani Hz. (ks) bu böylece yukarı doğru gittiği gibi yaşayan şeyhe kadar da ulaşır.

    sonuç olarak ilim dallarının usul ve sistem farklılıklarını anlamak, hadis ilmi ile tasavvufu,fıkıh ilmini,tefsir ilmini vs vs .. karşılaştırmak gibi bir acziyete düşmemek gerekir.

    amacı öğrenmek olan,Allah rızası için ilim elde etmek isteyen kişi bütün art niyetlerini,kavga ortamı,çekişme ortamı oluşturmak niyetlerini kenara atıp üstüne sifonu çekmelidir.aksi takdirde zaman israfına sebebiyet verdiği,milyonlarca müslümana hakaret ettiği için huzuru ilahide mesuldür.


  5. 29.Eylül.2012, 13:08
    3
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Tefsir, kelam gibi zahiri ilimlerle uğraşanların tasavvufa düşman oldukları veya aralında bir ihtilaf olduğu zannedilir. Ve sanki tarihte hep böyle bir mücadele varmış gibi zannedilir. Hâlbuki zahiri âlimlerden ilimde derinleşenlerin birçoğu aynı zamanda derin bir mutasavvıftır. Tarikat ehlidir. İşte onların en meşhurlarından seçmeler:1- “Tabi’un’dan olan (Sahabeyi görme şerefine eren) Hasan-ı Basri (Radıyallahu anh) bir zühd ve tasavvuf büyüğü olmasının yanında, aynı zamanda bir mezhep imamıdır. Yani hadis ve fıkıh ilimleri sahasında mutlak müctehid seviyesindedir. Kendisi aynı zamanda tefsir ilminin de büyük imamlarındandır.2- Daha sonraki nesilden Süfyan-ı Sevri’nin durumu da aynıdır.3- Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyaz ve Davud-u Tai, İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin talebelerindendir. Bir mecliste adamın birisi “Ebu hanife hata etmiş” deyince, orada bulunan ünlü muhaddis Veki bini Cerrah şöyle demiştir: “Kıyastaki mahareti ile Ebu Yusuf ve Züfer, hadis ezber kabiliyetleriyle Yahya ibni Ebi Zaide, Hafs ibni Gıyas, Hibban ve Mendel, lügat ve Arapçadaki ilmiyle kasım ibni Ma’n, zühd ve veralarıyla Davud et-Tai ve Fudayl ibni ıyaz onun yanında bulunuyorken Ebu Hanife hata yapmaya nasıl muktedir olabilir?” (Hatib-i Bağdadi, Tarihu Bağdad: 14/247) Bu nakil açıkça göstermektedir ki, İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin meclisinde sadece kuru ve farazi bir fıkıh tedris edilmemektedir. Aksine bu mecliste fıkıh, hadis, zühd, vera’ ve takva ehli kimseler iç içe bulunmaktadır ve ilim, bütün bu veçheelriyle tam ve kamil manada öğrenilip öğretilmektedir.4- Yine zühd ve takva ehlinin büyüklerinden Abdullah ibni Mubarek (Radıyallahu anh) da İmam-ı Azam ebu Hanife’nin talebelerindendir.5- Ünlü hadis imamı Süfyan ibni Uyeyne (Radıyallahu anh) de tasavvuf ehlinin ileri gelenlerindendir. (Bkz.Kelabazi, et-T’arruf, 23)6- Özellikle hadis, Fıkıh ve Tefsir sahalarında, sadece bilgi sahibi olmakla kalmamış, aynı zamanda eser de yazmış olan hicri 3. Ve 4. Asır tasavvuf büyükleri arasında şu isimleri sayabiliriz: Ebu Muhammed Abdullah ibni Muhammed, Ebu Abdillah Ahmed ibni Asım er-Razi, Ebu Bekir Muhammed ibni Ömer ibni Fadl el-Verrak et-Tirmizi, Ebu Osman Said ibni İsmail er-Razi, Ebu Abdillah Muhammed ibni Ali et-Tirmizi, Ebu Abdillah Muhammed ibni Fadl el-Belhi, Ebu Ali el-Cürcani, Ebu’l Kasım ibni İshak ibni Muhammed Hakim es-Semerkandi (Radıyallahu anhum) (Kelabazi a.g.e. 29-31)7- İhya-i Ulumiddin adlı eseriyle İslam dünyasında haklı şöhret kazamış bulunan İmam-ı Gazali, aynı zamanda büyük bir Fıkıh ve Usul-i Fıkıh alimi olan İmam-ı Gazali tasavvuf büyüklerindendir.8- Ünlü hadis ve fıkıh alimlerinden hanefi mezhebine mensup Cemaleddin Ez-Zeylai (İmam-ı Merğinnani’nin el-Hidayesi ile Zemahşeri’nin Keşşaf’ındaki hadislerin tahririne dair yazdığı Nasbu’r-Raye ve Tahricu’l Ahadis ve’lAsar isimli eserleriyle meşhurdur.) Şafii mezhebine mensup Muasır ve arkadaşı el-Iraki (İmam-ı Gazali’nin İhya’sının hadislerini tahriç etmiştir) ve Takiyüddin İbni Daki-ki’l-İyd de Mutasavvıftırlar.9- Hadis ilminde kaynak olan Nevadiru’l Usul adlı eserin sahibi hakim-i Tirmizi de mutasavvıflardandır.10- Yine hanefi mezhebine mensup ünlü fıkıh ve hadis alimi Kemaleddin bni Humam da ehli tasavvufturç11- Hadis hafızlarının son halkası diye anılan ve ilim denildiğinde akla gelen bütün sahalarda verdiği eserlerin miktarını yüzlerce cildi bulan Celaleddin es-Suyuti ve talebesi el-Mizanu’l-Kübra isimli fıkıh eserinin sahibi İmam-ı şarani de Ehli tasavvuftur.12- Zahiri ve Batıni ilimleri birleştiren İmam-ı Rabbani, Molla Cami, Seyalükuti de ilim ve tasavvuf kanatlarıyla ilerleyen mutasavvıftırlar.13- Osmanlı’nın son dönemine denk gelen 4 mezhebin müftüsü Ali Haydar el-Ehıshevi de tasavvuf yolunun büyüklerindendir. Burada sadece misal olması için zikrettiğimiz bu isimler, tarih boyunca Şer’i ilimler ile tasavvuf arasında herhangi bir çelişki olmadığının en sadık şahididirler. Akla gelen her türlü şer’i limde derinleşen bu gibi âlimlerin, ilimlerinin manevi yükselişte yeterli olmadığını anlayarak tasavvufa yönelmesi ve bir Allah dostunun elinden tutması, kendini müctehid zanneden reformistlere ve bu reformistlerin inkar çukuruna sürüklediği insanlara birer ibret olmalıdır.


  6. 29.Eylül.2012, 13:08
    3
    Devamlı Üye
    Tefsir, kelam gibi zahiri ilimlerle uğraşanların tasavvufa düşman oldukları veya aralında bir ihtilaf olduğu zannedilir. Ve sanki tarihte hep böyle bir mücadele varmış gibi zannedilir. Hâlbuki zahiri âlimlerden ilimde derinleşenlerin birçoğu aynı zamanda derin bir mutasavvıftır. Tarikat ehlidir. İşte onların en meşhurlarından seçmeler:1- “Tabi’un’dan olan (Sahabeyi görme şerefine eren) Hasan-ı Basri (Radıyallahu anh) bir zühd ve tasavvuf büyüğü olmasının yanında, aynı zamanda bir mezhep imamıdır. Yani hadis ve fıkıh ilimleri sahasında mutlak müctehid seviyesindedir. Kendisi aynı zamanda tefsir ilminin de büyük imamlarındandır.2- Daha sonraki nesilden Süfyan-ı Sevri’nin durumu da aynıdır.3- Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyaz ve Davud-u Tai, İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin talebelerindendir. Bir mecliste adamın birisi “Ebu hanife hata etmiş” deyince, orada bulunan ünlü muhaddis Veki bini Cerrah şöyle demiştir: “Kıyastaki mahareti ile Ebu Yusuf ve Züfer, hadis ezber kabiliyetleriyle Yahya ibni Ebi Zaide, Hafs ibni Gıyas, Hibban ve Mendel, lügat ve Arapçadaki ilmiyle kasım ibni Ma’n, zühd ve veralarıyla Davud et-Tai ve Fudayl ibni ıyaz onun yanında bulunuyorken Ebu Hanife hata yapmaya nasıl muktedir olabilir?” (Hatib-i Bağdadi, Tarihu Bağdad: 14/247) Bu nakil açıkça göstermektedir ki, İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin meclisinde sadece kuru ve farazi bir fıkıh tedris edilmemektedir. Aksine bu mecliste fıkıh, hadis, zühd, vera’ ve takva ehli kimseler iç içe bulunmaktadır ve ilim, bütün bu veçheelriyle tam ve kamil manada öğrenilip öğretilmektedir.4- Yine zühd ve takva ehlinin büyüklerinden Abdullah ibni Mubarek (Radıyallahu anh) da İmam-ı Azam ebu Hanife’nin talebelerindendir.5- Ünlü hadis imamı Süfyan ibni Uyeyne (Radıyallahu anh) de tasavvuf ehlinin ileri gelenlerindendir. (Bkz.Kelabazi, et-T’arruf, 23)6- Özellikle hadis, Fıkıh ve Tefsir sahalarında, sadece bilgi sahibi olmakla kalmamış, aynı zamanda eser de yazmış olan hicri 3. Ve 4. Asır tasavvuf büyükleri arasında şu isimleri sayabiliriz: Ebu Muhammed Abdullah ibni Muhammed, Ebu Abdillah Ahmed ibni Asım er-Razi, Ebu Bekir Muhammed ibni Ömer ibni Fadl el-Verrak et-Tirmizi, Ebu Osman Said ibni İsmail er-Razi, Ebu Abdillah Muhammed ibni Ali et-Tirmizi, Ebu Abdillah Muhammed ibni Fadl el-Belhi, Ebu Ali el-Cürcani, Ebu’l Kasım ibni İshak ibni Muhammed Hakim es-Semerkandi (Radıyallahu anhum) (Kelabazi a.g.e. 29-31)7- İhya-i Ulumiddin adlı eseriyle İslam dünyasında haklı şöhret kazamış bulunan İmam-ı Gazali, aynı zamanda büyük bir Fıkıh ve Usul-i Fıkıh alimi olan İmam-ı Gazali tasavvuf büyüklerindendir.8- Ünlü hadis ve fıkıh alimlerinden hanefi mezhebine mensup Cemaleddin Ez-Zeylai (İmam-ı Merğinnani’nin el-Hidayesi ile Zemahşeri’nin Keşşaf’ındaki hadislerin tahririne dair yazdığı Nasbu’r-Raye ve Tahricu’l Ahadis ve’lAsar isimli eserleriyle meşhurdur.) Şafii mezhebine mensup Muasır ve arkadaşı el-Iraki (İmam-ı Gazali’nin İhya’sının hadislerini tahriç etmiştir) ve Takiyüddin İbni Daki-ki’l-İyd de Mutasavvıftırlar.9- Hadis ilminde kaynak olan Nevadiru’l Usul adlı eserin sahibi hakim-i Tirmizi de mutasavvıflardandır.10- Yine hanefi mezhebine mensup ünlü fıkıh ve hadis alimi Kemaleddin bni Humam da ehli tasavvufturç11- Hadis hafızlarının son halkası diye anılan ve ilim denildiğinde akla gelen bütün sahalarda verdiği eserlerin miktarını yüzlerce cildi bulan Celaleddin es-Suyuti ve talebesi el-Mizanu’l-Kübra isimli fıkıh eserinin sahibi İmam-ı şarani de Ehli tasavvuftur.12- Zahiri ve Batıni ilimleri birleştiren İmam-ı Rabbani, Molla Cami, Seyalükuti de ilim ve tasavvuf kanatlarıyla ilerleyen mutasavvıftırlar.13- Osmanlı’nın son dönemine denk gelen 4 mezhebin müftüsü Ali Haydar el-Ehıshevi de tasavvuf yolunun büyüklerindendir. Burada sadece misal olması için zikrettiğimiz bu isimler, tarih boyunca Şer’i ilimler ile tasavvuf arasında herhangi bir çelişki olmadığının en sadık şahididirler. Akla gelen her türlü şer’i limde derinleşen bu gibi âlimlerin, ilimlerinin manevi yükselişte yeterli olmadığını anlayarak tasavvufa yönelmesi ve bir Allah dostunun elinden tutması, kendini müctehid zanneden reformistlere ve bu reformistlerin inkar çukuruna sürüklediği insanlara birer ibret olmalıdır.


  7. 29.Eylül.2012, 22:45
    4
    Agri_Kesici
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Eylül.2012
    Üye No: 97796
    Mesaj Sayısı: 93
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Alıntı
    yukarda bahsettiğim gibi tasavvuf ilminin bir usülü olarak her mürşidi kamil vefatından sonra yerine geçecek olanı tayin eder,yada manevi keşif yolu ile irşad makamına daha munasip gördüğü talebesini tabiri caiz ise yakın markaja alır,özel olarak yetiştiriryani her mürşidin hocası bellidir,ta ki en ilkine kadar,
    abdulhaliki gucduvani (ks) neden nakşibendilikde yada silsilede yer alır demeye gerek yoktur,onun da hocası,onun da hocasının hocası yer almaktadır
    Bu sorumun cevabı değil.Anlayabilmen için şöyle açıklayayım.Ben Ağrı Kesici olarak örneğin ASPİRİN adında bir tarikat kurdum.Ama tarikatimin silsilesine,benden 300 sene önce yaşamış olan büyük büyük dedmi de aldım....anladın mı?Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş ve gücdüvaniyi de yönetim kurulu üyeleri listesine almış.Açıklayıcı oldu mu şimdi,okey mi?


  8. 29.Eylül.2012, 22:45
    4
    Agri_Kesici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    yukarda bahsettiğim gibi tasavvuf ilminin bir usülü olarak her mürşidi kamil vefatından sonra yerine geçecek olanı tayin eder,yada manevi keşif yolu ile irşad makamına daha munasip gördüğü talebesini tabiri caiz ise yakın markaja alır,özel olarak yetiştiriryani her mürşidin hocası bellidir,ta ki en ilkine kadar,
    abdulhaliki gucduvani (ks) neden nakşibendilikde yada silsilede yer alır demeye gerek yoktur,onun da hocası,onun da hocasının hocası yer almaktadır
    Bu sorumun cevabı değil.Anlayabilmen için şöyle açıklayayım.Ben Ağrı Kesici olarak örneğin ASPİRİN adında bir tarikat kurdum.Ama tarikatimin silsilesine,benden 300 sene önce yaşamış olan büyük büyük dedmi de aldım....anladın mı?Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş ve gücdüvaniyi de yönetim kurulu üyeleri listesine almış.Açıklayıcı oldu mu şimdi,okey mi?


  9. 01.Ekim.2012, 11:00
    5
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Alıntı
    enden 300 sene önce yaşamış olan büyük büyük dedmi de aldımanladın mı?Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş ve gücdüvaniyi de yönetim kurulu üyeleri listesine almışAçıklayıcı oldu mu şimdi,okey mi?
    sanırım abdulhaliki gucduvani (ks) neden nakşibendilikde yer alıyor,diye soruyorsunuz,
    sizin büyük büyük dedenizi tarikatınızın silsilesinde zikretmenizle aynı şey değildir,birincisi,tarikattaki silsile aynı aileden babadan oğula değil irşad makamına ulaşanlara devredilmiş.
    ikincisi ısrarla anlamamak için uğraştığınızı görüyorum,

    Alıntı
    Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş ve gücdüvaniyi de yönetim kurulu üyeleri listesine almış
    neden mi? okuyunuz

    üçüncüsü bu nakşibendilik yolu şahı nakşibend (kS) ile başlamamıştır.sanırım burasını atlıyor ve sorup duruyorsunuz,

    Hz. Ebu Bekir Sıddık’tan (r.a) sonra bu yola “Sıddıkiyye” ismi verildi. Hz. Beyazid-i Bistamî’ye (k.s) kadar bu isimle anıldı. Ondan sonra “Tayfûriyye” ismi verildi. Tayfur, Beyazid-i Bistamî’nin bir diğer adıdır. Hâce Abdulhâlik Gücdevanî Hz.lerine kadar bu isimle anıldı. Ondan sonra, “Hâcegâniyye” ismi verildi. Şah-ı Nakşibend Hz.lerine kadar bu isimle anıldı. Şah-ı Nakşibend Hz.lerinden sonra, “Nakşibendiyye” ismi verildi. Bu yol bu isimle İslam alemine yayıldı, meşhur oldu. Diğer kollardaki isimler zamanla unutuldu. Bu yol, Mevlana Halid Bağdâdi’den sonra “Nakşibendî Hâlidiyye” ismiyle de anılıp yayıldı. Bu gün Anadolumuzda yaygın olan kol “Halidiyye” koludur. Bu yol, günümüzde Şah-ı Nakşibend Hz.lerine nispet edilen meşhur ismiyle “Nakşibendîlik” şeklinde anılmaktadır.

    anlayacağınız şahı nakşibendden (ks) önce de nakşibendilik vardı,önceki isimlerini yukarda yazdım.


  10. 01.Ekim.2012, 11:00
    5
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    enden 300 sene önce yaşamış olan büyük büyük dedmi de aldımanladın mı?Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş ve gücdüvaniyi de yönetim kurulu üyeleri listesine almışAçıklayıcı oldu mu şimdi,okey mi?
    sanırım abdulhaliki gucduvani (ks) neden nakşibendilikde yer alıyor,diye soruyorsunuz,
    sizin büyük büyük dedenizi tarikatınızın silsilesinde zikretmenizle aynı şey değildir,birincisi,tarikattaki silsile aynı aileden babadan oğula değil irşad makamına ulaşanlara devredilmiş.
    ikincisi ısrarla anlamamak için uğraştığınızı görüyorum,

    Alıntı
    Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş ve gücdüvaniyi de yönetim kurulu üyeleri listesine almış
    neden mi? okuyunuz

    üçüncüsü bu nakşibendilik yolu şahı nakşibend (kS) ile başlamamıştır.sanırım burasını atlıyor ve sorup duruyorsunuz,

    Hz. Ebu Bekir Sıddık’tan (r.a) sonra bu yola “Sıddıkiyye” ismi verildi. Hz. Beyazid-i Bistamî’ye (k.s) kadar bu isimle anıldı. Ondan sonra “Tayfûriyye” ismi verildi. Tayfur, Beyazid-i Bistamî’nin bir diğer adıdır. Hâce Abdulhâlik Gücdevanî Hz.lerine kadar bu isimle anıldı. Ondan sonra, “Hâcegâniyye” ismi verildi. Şah-ı Nakşibend Hz.lerine kadar bu isimle anıldı. Şah-ı Nakşibend Hz.lerinden sonra, “Nakşibendiyye” ismi verildi. Bu yol bu isimle İslam alemine yayıldı, meşhur oldu. Diğer kollardaki isimler zamanla unutuldu. Bu yol, Mevlana Halid Bağdâdi’den sonra “Nakşibendî Hâlidiyye” ismiyle de anılıp yayıldı. Bu gün Anadolumuzda yaygın olan kol “Halidiyye” koludur. Bu yol, günümüzde Şah-ı Nakşibend Hz.lerine nispet edilen meşhur ismiyle “Nakşibendîlik” şeklinde anılmaktadır.

    anlayacağınız şahı nakşibendden (ks) önce de nakşibendilik vardı,önceki isimlerini yukarda yazdım.


  11. 01.Ekim.2012, 18:22
    6
    lazali54
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ağustos.2008
    Üye No: 30378
    Mesaj Sayısı: 68
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 47

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Alıntı
    Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş ve gücdüvaniyi de yönetim kurulu üyeleri listesine almış.Açıklayıcı oldu mu şimdi
    "İşte Rabbiniz Allâh’tır Mülk O’nundur O’nu bırakıp da kendilerine yalvardıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir Eğer onlara yalvarsanız, sizin yalvarmanızı işitmezler Faraza işitseler bile, size cevap veremezler Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler (Bu gerçeği) sana, herşeyden haberi olan (Allâh) gibi hiç kimse haber veremez" (Fâtır 13-14)

    nasıl olacak cenaburabbul aleminin açık açık ayetleri varken nasıl buna inanıp da şimdi amel edelim. allah (cc) rasulune duyuramazsın derken birileri çıkıp keşif yoluyla ben böyle gördüm hadi gelin peşimden diyor ve bir yığın taraf bulabiliyor. ama biz müslümanlarda sahih bir itikat üzerine doğru bir akaid okumamaşızki.

    iyi bir müslüman olduğunu iddia 1000 tane müslümana sorsak içlerinden acaba kaçı ehli sünnet akidesi kitabı okumuştur. hadi bunu bıraktık kuranın inanan insanlara bir hidayet kaynağı olan kuranı bunların kaçı okumuştur.

    tabi böyle olunca insanlarda bir yere sığınma ihtiyacı var hemen iblis burdan yakalıyor. çünkü iblis adem babamızı ve havva anamızı buradan yakalayarak cennetten çıkarılmasına sebep oluyor. iblis allah adına yemin ederek size ''ebedilik ağacının delili olayım mı'' diyor . yani insanoğlunun en zayıf noktası, gayba ulaşma, ebedilik bunu yakalayabilme görme, hakikatı anlama allahın (cc) rızasını daha çabuk ve kolay yerden hemen ulaşma. halbuki bi baksak kuranın içine bunlarla dolu rabbimizin müslümanları uyarıları var.

    ayetin sonu çok müthiş, ''bunu da sana herşeyden haberi olan allahtan başka hiç kimse haber veremez''



  12. 01.Ekim.2012, 18:22
    6
    lazali54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Alıntı
    Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş ve gücdüvaniyi de yönetim kurulu üyeleri listesine almış.Açıklayıcı oldu mu şimdi
    "İşte Rabbiniz Allâh’tır Mülk O’nundur O’nu bırakıp da kendilerine yalvardıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir Eğer onlara yalvarsanız, sizin yalvarmanızı işitmezler Faraza işitseler bile, size cevap veremezler Kıyamet günü de sizin ortak koşmanızı reddederler (Bu gerçeği) sana, herşeyden haberi olan (Allâh) gibi hiç kimse haber veremez" (Fâtır 13-14)

    nasıl olacak cenaburabbul aleminin açık açık ayetleri varken nasıl buna inanıp da şimdi amel edelim. allah (cc) rasulune duyuramazsın derken birileri çıkıp keşif yoluyla ben böyle gördüm hadi gelin peşimden diyor ve bir yığın taraf bulabiliyor. ama biz müslümanlarda sahih bir itikat üzerine doğru bir akaid okumamaşızki.

    iyi bir müslüman olduğunu iddia 1000 tane müslümana sorsak içlerinden acaba kaçı ehli sünnet akidesi kitabı okumuştur. hadi bunu bıraktık kuranın inanan insanlara bir hidayet kaynağı olan kuranı bunların kaçı okumuştur.

    tabi böyle olunca insanlarda bir yere sığınma ihtiyacı var hemen iblis burdan yakalıyor. çünkü iblis adem babamızı ve havva anamızı buradan yakalayarak cennetten çıkarılmasına sebep oluyor. iblis allah adına yemin ederek size ''ebedilik ağacının delili olayım mı'' diyor . yani insanoğlunun en zayıf noktası, gayba ulaşma, ebedilik bunu yakalayabilme görme, hakikatı anlama allahın (cc) rızasını daha çabuk ve kolay yerden hemen ulaşma. halbuki bi baksak kuranın içine bunlarla dolu rabbimizin müslümanları uyarıları var.

    ayetin sonu çok müthiş, ''bunu da sana herşeyden haberi olan allahtan başka hiç kimse haber veremez''



  13. 01.Ekim.2012, 19:04
    7
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    lazali54 Nickli Üyeden Alıntı
    [SIZE=4 allah (cc) rasulune duyuramazsın derken birileri çıkıp keşif yoluyla ben böyle gördüm hadi gelin peşimden diyor ve bir yığın taraf bulabiliyor. ama biz müslümanlarda sahih bir itikat üzerine doğru bir akaid okumamaşızki. [/COLOR][/SIZE]
    Sahih itikadı bilseydiniz zaten tasavvuf ehline düşman kesilmezdiniz.....Süleymân aleyhisselâm’ın, Yemen Kraliçesi Belkıs’ın tahtını, çev resindekilerden Yemen’den Şam’a getirmelerini istemesi?!.. Kimilerinin Îsâ aleyhisselâm’dan bazı ölüleri diriltmelerini istemeleri, O’nun da, onlara zamanımız şaklabanları gibi siz şirke girdiniz demeyip, diriltilmesi istenilen kişileri Allah’ın izniyle diriltmesi?!... Bir insan şaşırmaya görsün… Nereden ve nasıl konu şacağı hiç belli olmaz!… Bunu nereden bildiniz? Âyetten mi, hadîsden mi? Daha doğrusu, nereden uydurdunuz? Kaldı ki böyle inanan da yapan da yok..


  14. 01.Ekim.2012, 19:04
    7
    Devamlı Üye
    lazali54 Nickli Üyeden Alıntı
    [SIZE=4 allah (cc) rasulune duyuramazsın derken birileri çıkıp keşif yoluyla ben böyle gördüm hadi gelin peşimden diyor ve bir yığın taraf bulabiliyor. ama biz müslümanlarda sahih bir itikat üzerine doğru bir akaid okumamaşızki. [/COLOR][/SIZE]
    Sahih itikadı bilseydiniz zaten tasavvuf ehline düşman kesilmezdiniz.....Süleymân aleyhisselâm’ın, Yemen Kraliçesi Belkıs’ın tahtını, çev resindekilerden Yemen’den Şam’a getirmelerini istemesi?!.. Kimilerinin Îsâ aleyhisselâm’dan bazı ölüleri diriltmelerini istemeleri, O’nun da, onlara zamanımız şaklabanları gibi siz şirke girdiniz demeyip, diriltilmesi istenilen kişileri Allah’ın izniyle diriltmesi?!... Bir insan şaşırmaya görsün… Nereden ve nasıl konu şacağı hiç belli olmaz!… Bunu nereden bildiniz? Âyetten mi, hadîsden mi? Daha doğrusu, nereden uydurdunuz? Kaldı ki böyle inanan da yapan da yok..


  15. 02.Ekim.2012, 15:55
    8
    lazali54
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ağustos.2008
    Üye No: 30378
    Mesaj Sayısı: 68
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 47

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Alıntı
    Sahih itikadı bilseydiniz zaten tasavvuf ehline düşman kesilmezdiniz.....Süleymân aleyhisselâm’ın, Yemen Kraliçesi Belkıs’ın tahtını, çev resindekilerden Yemen’den Şam’a getirmelerini istemesi?!.. Kimilerinin Îsâ aleyhisselâm’dan bazı ölüleri diriltmelerini istemeleri, O’nun da, onlara zamanımız şaklabanları gibi siz şirke girdiniz demeyip, diriltilmesi istenilen kişileri Allah’ın izniyle diriltmesi?!... Bir insan şaşırmaya görsün… Nereden ve nasıl konu şacağı hiç belli olmaz!… Bunu nereden bildiniz? Âyetten mi, hadîsden mi? Daha doğrusu, nereden uydurdunuz? Kaldı ki böyle inanan da yapan da yok..
    arkadaşım bu yukarda saydıklarının hepsi ya rasul ya nebi. allah(cc) bunlara gaybımı açıklamam demiyor ki, yada mucize vermem demiyor ki. bilakis peygamberlere veririm diyor fakat iş olsun diye değil, canım sıkıldı bi mucize göstereyim olsun diye değil. çünkü onların ''önünden ve arkasından gözetleyiciler var'' yani rabbimizin rızasının dışında bişe yapamazlar. ayrıca onların peygamber olduğuna delalet için gayden rabimizin dilediğini haber verirler ki, cenaburabulaleminden vahiy aldıklarına delil olsun diye.aşağıdaki ayette buna iyi bir açılamadır sanırım.

    O bütün gaybı bilir. Fakat gaybını hiç kimseye açmaz. Ancak seçtiği elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar. Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmişlerdir. Allah onlarda bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır.(cinn26,27,28)

    ayrıca aşağıda verdiğim ayette nebi ve rasullerden hariç (dini tamamlama adına, yeni bir ibadet ekleme adına, inanış veya ameller) allah adına herhangi bir vahiy alamıyacaklarına delildir. bildiğim kadarıyla göklerin kapısı kıyamete kadar kapanmıştır. yanılıyorsam lütfen düzeltin.

    (Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun. nahl 43



  16. 02.Ekim.2012, 15:55
    8
    lazali54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Alıntı
    Sahih itikadı bilseydiniz zaten tasavvuf ehline düşman kesilmezdiniz.....Süleymân aleyhisselâm’ın, Yemen Kraliçesi Belkıs’ın tahtını, çev resindekilerden Yemen’den Şam’a getirmelerini istemesi?!.. Kimilerinin Îsâ aleyhisselâm’dan bazı ölüleri diriltmelerini istemeleri, O’nun da, onlara zamanımız şaklabanları gibi siz şirke girdiniz demeyip, diriltilmesi istenilen kişileri Allah’ın izniyle diriltmesi?!... Bir insan şaşırmaya görsün… Nereden ve nasıl konu şacağı hiç belli olmaz!… Bunu nereden bildiniz? Âyetten mi, hadîsden mi? Daha doğrusu, nereden uydurdunuz? Kaldı ki böyle inanan da yapan da yok..
    arkadaşım bu yukarda saydıklarının hepsi ya rasul ya nebi. allah(cc) bunlara gaybımı açıklamam demiyor ki, yada mucize vermem demiyor ki. bilakis peygamberlere veririm diyor fakat iş olsun diye değil, canım sıkıldı bi mucize göstereyim olsun diye değil. çünkü onların ''önünden ve arkasından gözetleyiciler var'' yani rabbimizin rızasının dışında bişe yapamazlar. ayrıca onların peygamber olduğuna delalet için gayden rabimizin dilediğini haber verirler ki, cenaburabulaleminden vahiy aldıklarına delil olsun diye.aşağıdaki ayette buna iyi bir açılamadır sanırım.

    O bütün gaybı bilir. Fakat gaybını hiç kimseye açmaz. Ancak seçtiği elçiye açar. Çünkü onun önünden ve ardından gözetleyiciler salar. Bilsin diye ki, onlar Rablerinin elçiliklerini yerine getirmişlerdir. Allah onlarda bulunan her şeyi kuşatmış ve her şeyi bir bir saymıştır.(cinn26,27,28)

    ayrıca aşağıda verdiğim ayette nebi ve rasullerden hariç (dini tamamlama adına, yeni bir ibadet ekleme adına, inanış veya ameller) allah adına herhangi bir vahiy alamıyacaklarına delildir. bildiğim kadarıyla göklerin kapısı kıyamete kadar kapanmıştır. yanılıyorsam lütfen düzeltin.

    (Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun. nahl 43



  17. 02.Ekim.2012, 16:32
    9
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Alıntı
    arkadaşım bu yukarda saydıklarının hepsi ya rasul ya nebi
    tam olarak neyi savunmaya çalışıyorsunuz anlaşılmıyor ki? evliyanın kerameti hak mı değil mi; derdiniz bu mudur?


    Alıntı
    cenaburabbul aleminin açık açık ayetleri varken nasıl buna inanıp da şimdi amel edelim
    evet Allah'ın ayetleri varken biz size nasıl inanalım,

    Alıntı
    birileri çıkıp keşif yoluyla ben böyle gördüm hadi gelin peşimden diyor
    cahilliğe bakar mısınız ? hiç bir keramet ehli insan bende bu olağan üstü özellikler var hadi gelin peşimden dememiştir,
    bilakis defalarca okudum isteyenede yazarım,her evliya keramet gibi olağan üstü hallere itibar etmemek gerektiğini her bu tür olayda söylemiştir,istikamet üzere olmak gerektiğini vurgulamıştır,konuşmaktan başka evliyanın hayatını bilmediğiniz o kadar açık ki;buna cevap yazarken acıyorum size.

    Alıntı
    kuranın inanan insanlara bir hidayet kaynağı olan kuranı bunların kaçı okumuştur
    gerçekten okumadığınız çok belli oluyor;cevap verdim derken ağzınızdan çıkana yakalanıyorsunuz;

    daha önce söyledim size;söz ağızdan çıkmadan o sizin esiriniz;çıktıktan sonra siz onun esiri olursunuz,konuşmadan önce iyi düşünün.
    aşağıdaki link bu forumda paylaşılmış,uzağa gitmeden bi okuyun,bakın meryem kıssalarına,bakın ashabı kehfin durumuna,
    ama okumayı sevmediğiniz görülüyor,okumadan cevap yazarsınız şimdi.

    http://www.mumsema.com/k-l/4042-kera...le-ilgili.html


  18. 02.Ekim.2012, 16:32
    9
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    arkadaşım bu yukarda saydıklarının hepsi ya rasul ya nebi
    tam olarak neyi savunmaya çalışıyorsunuz anlaşılmıyor ki? evliyanın kerameti hak mı değil mi; derdiniz bu mudur?


    Alıntı
    cenaburabbul aleminin açık açık ayetleri varken nasıl buna inanıp da şimdi amel edelim
    evet Allah'ın ayetleri varken biz size nasıl inanalım,

    Alıntı
    birileri çıkıp keşif yoluyla ben böyle gördüm hadi gelin peşimden diyor
    cahilliğe bakar mısınız ? hiç bir keramet ehli insan bende bu olağan üstü özellikler var hadi gelin peşimden dememiştir,
    bilakis defalarca okudum isteyenede yazarım,her evliya keramet gibi olağan üstü hallere itibar etmemek gerektiğini her bu tür olayda söylemiştir,istikamet üzere olmak gerektiğini vurgulamıştır,konuşmaktan başka evliyanın hayatını bilmediğiniz o kadar açık ki;buna cevap yazarken acıyorum size.

    Alıntı
    kuranın inanan insanlara bir hidayet kaynağı olan kuranı bunların kaçı okumuştur
    gerçekten okumadığınız çok belli oluyor;cevap verdim derken ağzınızdan çıkana yakalanıyorsunuz;

    daha önce söyledim size;söz ağızdan çıkmadan o sizin esiriniz;çıktıktan sonra siz onun esiri olursunuz,konuşmadan önce iyi düşünün.
    aşağıdaki link bu forumda paylaşılmış,uzağa gitmeden bi okuyun,bakın meryem kıssalarına,bakın ashabı kehfin durumuna,
    ama okumayı sevmediğiniz görülüyor,okumadan cevap yazarsınız şimdi.

    http://www.mumsema.com/k-l/4042-kera...le-ilgili.html


  19. 02.Ekim.2012, 18:31
    10
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    lazali54 Nickli Üyeden Alıntı
    ayrıca aşağıda verdiğim ayette nebi ve rasullerden hariç (dini tamamlama adına, yeni bir ibadet ekleme adına, inanış veya ameller) allah adına herhangi bir vahiy alamıyacaklarına delildir. bildiğim kadarıyla göklerin kapısı kıyamete kadar kapanmıştır. yanılıyorsam lütfen düzeltin.
    Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim.5 / MÂİDE - 3 Keşifle vahiy arasında fark nedir? Lazali kardeş...


  20. 02.Ekim.2012, 18:31
    10
    Devamlı Üye
    lazali54 Nickli Üyeden Alıntı
    ayrıca aşağıda verdiğim ayette nebi ve rasullerden hariç (dini tamamlama adına, yeni bir ibadet ekleme adına, inanış veya ameller) allah adına herhangi bir vahiy alamıyacaklarına delildir. bildiğim kadarıyla göklerin kapısı kıyamete kadar kapanmıştır. yanılıyorsam lütfen düzeltin.
    Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim.5 / MÂİDE - 3 Keşifle vahiy arasında fark nedir? Lazali kardeş...


  21. 03.Ekim.2012, 02:46
    11
    lazali54
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ağustos.2008
    Üye No: 30378
    Mesaj Sayısı: 68
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 47

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    birincisi benim itirazım böyle bir şeye idi
    Alıntı
    Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş


    özellikle nakşilerde bunun gibi şeyler çok anlatılır.abdul kadir geyleniden öldükten sonra nakşetmiş gibi bir sürü uyduruk şeyler anlatılır. veya yukarda ki alıntı gibi.

    işte buna yönelik ilk itirazımı yaptım böyle bir şeyin olamıyacağını insanlar öldükten sonra ölenler iletişim haline geçilemeyeceğini ayetle (fatır 14) açıklamaya çalıştım. hatta bunun gibi daha farklı ayetlerde var. öldükten sonra bir ölüyü dirilterek konuşma veya bunu gibi olaylar ancak resul ve nebilerin mucizesi olduğunu yazmaya çalıştım.

    ikincisi allah(cc) herhangi bir çeşit artık iletişime geçilemiyeceğini çünkü bunun vahiy sayılacağını oysa rasulullah (sav) efendimizin hatemul enbiya olduğunu hatta ömer hattabın rabbimizin dinini kemale erdirdiği ayeti de yazarak (aslında nasıl bi ikilem içinde olduğunu kendisi de belirtti) bunu pekiştirdi. tarikatler buna vahiy dememişte keşif sır gibi şeylerle mistik havalara sokularak müslümanları böyle şeylere inandırmaya çalışmışlar ve ne yazik ki bir çok kişiyi kendi ağlarına düşürmüşler.

    üçüncüsü ben kerameti reddetmedim ki.rabbimin dilemesiyle müslümanların o şeye çok ihtiyaç duydukları anda bütün ümitler kesilmişken verebilir. suriyede ki mucahit kardeşlerimizin bütün cebhanesi bitmişken askerlerin tankların içinden çıkarak bizi öldürmeyin diyerek kaçtıklarını, kafire atacak bi tane mermileri yokken bırakın mermiyi dört beştane tankları bile olmuş diye duymuş idim. ayrıca afgan mücahitlerin de ruslara karşı savaşırken bir çok olaylar dinlemiştim işin hakikatını rabbim bilr. iş olsun keramet göstereyim diye keramet yapılmaz. şeyhim çıktı birden kamyonu eliyle durdurdu, yok köprüden düşen adamı havada asılı tuttu gibi anderson masallara karnık tok yemezler.

    dördüncüsü de rabbimin emir ve yasaklarını en şekilde uyan ve emribil maruf nehyi anil münker yapan her müslüman allahın(cc) evliyasıdır. yani sevdiği kuldur. öyle sizin zannettiğiniz gibi belli insanlara kendini seyyid diye tanıtan insanlara münhasır bişe değildir. rabbimin o kişilere bi minnet borcu mu var ki de onlara diğer insanlara göre üç dört sıfır önde başlatsın. iranın da içinde kendisinin seyyid olduğunu iddia eden bir sürü kişi var. bunlar da onların halkları tarafından itibar görüyorlar. onların da silsilesi var. bilmiyorum ama belki de doğru. ömer (ra) ebubekir (ra) küfür etmekle ecir işlediklerine inanıyorlar. ebubekir (ra) cennete giremiyeceğini delilleri anlatmaya çalışıyorlar.hayat kadınlarına ayşe adını veriyorlar. niye bu kişler evliya olsun ki!!!
    evliyalık allahın (cc) emirlerin en ii yaşayandır. rabbimiz bunların gören gözü duyan kulağı olur lütfen karıştırmayalım.




  22. 03.Ekim.2012, 02:46
    11
    lazali54 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    birincisi benim itirazım böyle bir şeye idi
    Alıntı
    Yani Gücdüvani nakşibendiden önce yaşamış,lakin gücdüvaniden çok sonra yaşayan nakşibendi tarikatinn yönetim kurulu başkanı olmuş


    özellikle nakşilerde bunun gibi şeyler çok anlatılır.abdul kadir geyleniden öldükten sonra nakşetmiş gibi bir sürü uyduruk şeyler anlatılır. veya yukarda ki alıntı gibi.

    işte buna yönelik ilk itirazımı yaptım böyle bir şeyin olamıyacağını insanlar öldükten sonra ölenler iletişim haline geçilemeyeceğini ayetle (fatır 14) açıklamaya çalıştım. hatta bunun gibi daha farklı ayetlerde var. öldükten sonra bir ölüyü dirilterek konuşma veya bunu gibi olaylar ancak resul ve nebilerin mucizesi olduğunu yazmaya çalıştım.

    ikincisi allah(cc) herhangi bir çeşit artık iletişime geçilemiyeceğini çünkü bunun vahiy sayılacağını oysa rasulullah (sav) efendimizin hatemul enbiya olduğunu hatta ömer hattabın rabbimizin dinini kemale erdirdiği ayeti de yazarak (aslında nasıl bi ikilem içinde olduğunu kendisi de belirtti) bunu pekiştirdi. tarikatler buna vahiy dememişte keşif sır gibi şeylerle mistik havalara sokularak müslümanları böyle şeylere inandırmaya çalışmışlar ve ne yazik ki bir çok kişiyi kendi ağlarına düşürmüşler.

    üçüncüsü ben kerameti reddetmedim ki.rabbimin dilemesiyle müslümanların o şeye çok ihtiyaç duydukları anda bütün ümitler kesilmişken verebilir. suriyede ki mucahit kardeşlerimizin bütün cebhanesi bitmişken askerlerin tankların içinden çıkarak bizi öldürmeyin diyerek kaçtıklarını, kafire atacak bi tane mermileri yokken bırakın mermiyi dört beştane tankları bile olmuş diye duymuş idim. ayrıca afgan mücahitlerin de ruslara karşı savaşırken bir çok olaylar dinlemiştim işin hakikatını rabbim bilr. iş olsun keramet göstereyim diye keramet yapılmaz. şeyhim çıktı birden kamyonu eliyle durdurdu, yok köprüden düşen adamı havada asılı tuttu gibi anderson masallara karnık tok yemezler.

    dördüncüsü de rabbimin emir ve yasaklarını en şekilde uyan ve emribil maruf nehyi anil münker yapan her müslüman allahın(cc) evliyasıdır. yani sevdiği kuldur. öyle sizin zannettiğiniz gibi belli insanlara kendini seyyid diye tanıtan insanlara münhasır bişe değildir. rabbimin o kişilere bi minnet borcu mu var ki de onlara diğer insanlara göre üç dört sıfır önde başlatsın. iranın da içinde kendisinin seyyid olduğunu iddia eden bir sürü kişi var. bunlar da onların halkları tarafından itibar görüyorlar. onların da silsilesi var. bilmiyorum ama belki de doğru. ömer (ra) ebubekir (ra) küfür etmekle ecir işlediklerine inanıyorlar. ebubekir (ra) cennete giremiyeceğini delilleri anlatmaya çalışıyorlar.hayat kadınlarına ayşe adını veriyorlar. niye bu kişler evliya olsun ki!!!
    evliyalık allahın (cc) emirlerin en ii yaşayandır. rabbimiz bunların gören gözü duyan kulağı olur lütfen karıştırmayalım.




  23. 03.Ekim.2012, 04:41
    12
    Agri_Kesici
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Eylül.2012
    Üye No: 97796
    Mesaj Sayısı: 93
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Alıntı
    sanırım abdulhaliki gucduvani (ks) neden nakşibendilikde yer alıyor,diye soruyorsunuz,
    Hayır ,neden listede nakşibendiden sonra 3. sırada yer alır diye soruyorum.
    Alıntı
    Hâce Abdulhâlik Gücdevanî Hzlerine kadar bu isimle anıldı Ondan sonra, “Hâcegâniyye” ismi verildi Şah-ı Nakşibend Hzlerine kadar
    .Yani öncesinde tasavvufta yeni bir isimlendirmeye sebebiyet vermiş ve nakşibendiden önce yaşamış olmasına rağmen,neden nakşibendiden sonra 3. sırada yer alır diyorum.Neden haceganiyye olarak yaşadığı o dönem içinde bırakılmadı ve nakşibendiden önce isimlendirilmedi de,nakşibendiden sonra listeye 3. sıradan giriş yaptı???Yeter artık anla yani,gayet açık ve net soruyorum birader.

    Ayrıca Tasavvuf dini medsuplarının uydurduğu ve sonradan ilave edilip tarikatin vazgeçilmezi hatta demirbaşı sayılan 8 şart adabı denilen ritüel uygulanırken;listede fatiha hediye edilen isimlerde neden farklılıklar yer alır?Nasıl mı?:
    ...
    ....
    6 -Ş. Muhammed Diyauddin (k.s)Şeyh Ahmedül Haznevi (k.s)
    7 - S. Abdulhakim El-Hüseyni (k.s)Ş. S. Muhammed Raşid (k.s) ruhlar ına ve
    8 - Gavs-ıSanî (k.s) ruhaniyetine, hediye edilir.
    Bu Menzil grubunun 8 şart isim sıralaması.

    ...
    ...
    6. Şeyh Muhammed Diyauddin ve Şeyh Ahmed el Haznevi (ks) Hz


    7. Şeyh Maşuk Hz ve Şeyh Muhyiddin(ks) Hz


    8. Seyda Fadlullah (ks) Hz ve Şeyh Alameddin (k.s.)

    Bu sanırım Konya grubunun 8 şart isim sıralaması...

    ....
    ....
    Yedinci Fatiha’yı Şeyh Seyyid Abdülhakim el- Hüseyni ve Seyyid Muhammed Raşid el- Hüseyni ( k.s) Hazretleri’nin ruhlarına;
    -------> Sekizinci Fatiha’yı Şah-ı Urfa ( k.s) Hazretleri’nin ve Şah-ı Bilvanis Hz (k.s)
    Bu da Bilvanis grubunun 8 şart isim sıralaması.Eminim ki ,Bu listenin Şah-ı Urfa'sı olduğu gibi mutlaka biyerlerde Şah-ı Mardini,Şah-ı Kahramanmaraşi'si,ya da şah-ı Afyonkarahisarii'si vardır.
    Bu isimlere bağlananların hepsi için de Allah yolunun yolcuları derler.Ama Şah-ı Urfa ya bağlı olan kişinin menzil grubu sohbetlerine ya da oradaki mürşidin ziyaretlerine gitmesini uygun bulmazlar,ya da ben Koyevi grubuna bağlıyken bana mahallemizde bulunan menzil grubunun shbetlerine katılamamı yasaklamışlardı.Evet yanlış okumadınız YASAKLAMIŞLARDI.Sebep:GÖNÜL KAYARMIŞ.Bu mürşidler GÖNÜL HIRSIZLARI OLDUĞU İÇİN senin gönlün o taraf kayarmış da ,falanmış ta filanmış.E kaysın diyordum,ne var bunda diyordum,Yol aynı yol değil mi kardeşim diyordum,çalsın da gönlümü oradaki mürşid çalsın diyordum,ama olmaaaaz diyorlardı.Sen Şeyhimi kabul ettim dedin,bundan sonra yoluna bu mürşid ile devam edeceksin diyorlardı.Ama allah yoluna belki bu şekilde daha hızlı gidebilirdim,belki daha kestirme olabilirdi,iyide gönül hırsızı ise şayet ,ben o grubun dergahına gitmeden de gönlümü çalabilir sonuçta,eğer benim o dergaha gitmemle gönlümü çalacaksa bu hazıra konmak olmaz mı,nasıl hırsızlık bu,malı getirmiş hırsızın önüne koymuşsam,bunu çalmak hırsız için marifet sayılmaması lazım değil mi?....Cevap kesin ve net:Kardeş,kafanı bunlarla meşgul etme,sen bizim dediklerimize riayet et,senin için yeterli...Bu cümlenin TürkçesiEN DÜŞÜNME,KAFANI YORMA,AKIL ETME!!!

    Alıntı
    iranın da içinde kendisinin seyyid olduğunu iddia eden bir sürü kişi var bunlar da onların halkları tarafından itibar görüyorlar onların da silsilesi var bilmiyorum ama belki de doğru ömer (ra) ebubekir (ra) küfür etmekle ecir işlediklerine inanıyorlar ebubekir (ra) cennete giremiyeceğini delilleri anlatmaya çalışıyorlarhayat kadınlarına ayşe adını veriyorlar niye bu kişler evliya olsun ki!!!
    Lazali54 bu konunun en canalıcı cümlelerinden birisi olmuş.12'den vurmuşsun.Allah Razı olsun.


  24. 03.Ekim.2012, 04:41
    12
    Agri_Kesici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    sanırım abdulhaliki gucduvani (ks) neden nakşibendilikde yer alıyor,diye soruyorsunuz,
    Hayır ,neden listede nakşibendiden sonra 3. sırada yer alır diye soruyorum.
    Alıntı
    Hâce Abdulhâlik Gücdevanî Hzlerine kadar bu isimle anıldı Ondan sonra, “Hâcegâniyye” ismi verildi Şah-ı Nakşibend Hzlerine kadar
    .Yani öncesinde tasavvufta yeni bir isimlendirmeye sebebiyet vermiş ve nakşibendiden önce yaşamış olmasına rağmen,neden nakşibendiden sonra 3. sırada yer alır diyorum.Neden haceganiyye olarak yaşadığı o dönem içinde bırakılmadı ve nakşibendiden önce isimlendirilmedi de,nakşibendiden sonra listeye 3. sıradan giriş yaptı???Yeter artık anla yani,gayet açık ve net soruyorum birader.

    Ayrıca Tasavvuf dini medsuplarının uydurduğu ve sonradan ilave edilip tarikatin vazgeçilmezi hatta demirbaşı sayılan 8 şart adabı denilen ritüel uygulanırken;listede fatiha hediye edilen isimlerde neden farklılıklar yer alır?Nasıl mı?:
    ...
    ....
    6 -Ş. Muhammed Diyauddin (k.s)Şeyh Ahmedül Haznevi (k.s)
    7 - S. Abdulhakim El-Hüseyni (k.s)Ş. S. Muhammed Raşid (k.s) ruhlar ına ve
    8 - Gavs-ıSanî (k.s) ruhaniyetine, hediye edilir.
    Bu Menzil grubunun 8 şart isim sıralaması.

    ...
    ...
    6. Şeyh Muhammed Diyauddin ve Şeyh Ahmed el Haznevi (ks) Hz


    7. Şeyh Maşuk Hz ve Şeyh Muhyiddin(ks) Hz


    8. Seyda Fadlullah (ks) Hz ve Şeyh Alameddin (k.s.)

    Bu sanırım Konya grubunun 8 şart isim sıralaması...

    ....
    ....
    Yedinci Fatiha’yı Şeyh Seyyid Abdülhakim el- Hüseyni ve Seyyid Muhammed Raşid el- Hüseyni ( k.s) Hazretleri’nin ruhlarına;
    -------> Sekizinci Fatiha’yı Şah-ı Urfa ( k.s) Hazretleri’nin ve Şah-ı Bilvanis Hz (k.s)
    Bu da Bilvanis grubunun 8 şart isim sıralaması.Eminim ki ,Bu listenin Şah-ı Urfa'sı olduğu gibi mutlaka biyerlerde Şah-ı Mardini,Şah-ı Kahramanmaraşi'si,ya da şah-ı Afyonkarahisarii'si vardır.
    Bu isimlere bağlananların hepsi için de Allah yolunun yolcuları derler.Ama Şah-ı Urfa ya bağlı olan kişinin menzil grubu sohbetlerine ya da oradaki mürşidin ziyaretlerine gitmesini uygun bulmazlar,ya da ben Koyevi grubuna bağlıyken bana mahallemizde bulunan menzil grubunun shbetlerine katılamamı yasaklamışlardı.Evet yanlış okumadınız YASAKLAMIŞLARDI.Sebep:GÖNÜL KAYARMIŞ.Bu mürşidler GÖNÜL HIRSIZLARI OLDUĞU İÇİN senin gönlün o taraf kayarmış da ,falanmış ta filanmış.E kaysın diyordum,ne var bunda diyordum,Yol aynı yol değil mi kardeşim diyordum,çalsın da gönlümü oradaki mürşid çalsın diyordum,ama olmaaaaz diyorlardı.Sen Şeyhimi kabul ettim dedin,bundan sonra yoluna bu mürşid ile devam edeceksin diyorlardı.Ama allah yoluna belki bu şekilde daha hızlı gidebilirdim,belki daha kestirme olabilirdi,iyide gönül hırsızı ise şayet ,ben o grubun dergahına gitmeden de gönlümü çalabilir sonuçta,eğer benim o dergaha gitmemle gönlümü çalacaksa bu hazıra konmak olmaz mı,nasıl hırsızlık bu,malı getirmiş hırsızın önüne koymuşsam,bunu çalmak hırsız için marifet sayılmaması lazım değil mi?....Cevap kesin ve net:Kardeş,kafanı bunlarla meşgul etme,sen bizim dediklerimize riayet et,senin için yeterli...Bu cümlenin TürkçesiEN DÜŞÜNME,KAFANI YORMA,AKIL ETME!!!

    Alıntı
    iranın da içinde kendisinin seyyid olduğunu iddia eden bir sürü kişi var bunlar da onların halkları tarafından itibar görüyorlar onların da silsilesi var bilmiyorum ama belki de doğru ömer (ra) ebubekir (ra) küfür etmekle ecir işlediklerine inanıyorlar ebubekir (ra) cennete giremiyeceğini delilleri anlatmaya çalışıyorlarhayat kadınlarına ayşe adını veriyorlar niye bu kişler evliya olsun ki!!!
    Lazali54 bu konunun en canalıcı cümlelerinden birisi olmuş.12'den vurmuşsun.Allah Razı olsun.





+ Yorum Gönder
Git 12 Son