Konusunu Oylayın.: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer almazlar

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer almazlar
  1. 03.Ekim.2012, 10:45
    13
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    reklam


    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a isimli yazı www.Mumsema.comCevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a
    Alıntı
    Neden haceganiyye olarak yaşadığı o dönem içinde bırakılmadı ve nakşibendiden önce isimlendirilmedi de,nakşibendiden sonra listeye 3 sıradan giriş yaptı?
    ,bunları komedi olsun diye mi soruyorsun,öğrenmek için mi ? yada ne için.?

    bunu bilmek için çok şey bilmene gerek yok,sadece şahı nakşibendden önce bu yolda haceganiyyede cehri zikir yapılırdı.şahı nakşibend ks. seyyit emir külal'ın ks. derslerine devam ederken hafi zikir yapmaya başlamıştır,mürşidi onun manevi derecelerinin ne kadar üstün olduğunu bildiği için buna müsade etmiştir,nihayetinde irşad makamına geçince bu yolun usul ve uygulamalarında yaptığı değişikler ve yeni usüller kattığı için,ve Allah'a ulaştıran yeni yöntemler koyduğu için başta şahı nakşibend ks. anılır.çünkü hafi zikir cehri zikirden üstündür.bunu anlamayacak ne var anla artık kardeşim.
    demekki büyükler sıralamayı öyle yapmışlar..bu senin tasavvufa saldırman için bir koz değilki,sadece gülünç duruma düşmene sebep vermekde.


    Alıntı
    Ayrıca Tasavvuf dini medsupları
    müslümanlara attığın bu iftiranın altında kalacaksın bir gün.Allah peygamberi gördüğü halde iman etmemiş müşriklere hidayet nasip etmemiş,ama inşallah sana eder.bu bir kuru inattan başkası değildir.şükret ki muhatab olduğun kişiler tasavvuf ehli olduğundan sana beddua etmiyor,.Alim Allah helakın yakın olurdu.

    Alıntı
    Bu isimlere bağlananların hepsi için de Allah yolunun yolcuları derlerAma Şah-ı Urfa ya bağlı olan kişinin menzil grubu sohbetlerine ya da oradaki mürşidin ziyaretlerine gitmesini uygun bulmazlar,ya da ben Koyevi grubuna bağlıyken bana mahallemizde bulunan menzil grubunun shbetlerine katılamamı yasaklamışlardıEvet yanlış okumadınız YASAKLAMIŞLARDISebep:GÖNÜL KAYARMIŞBu mürşidler GÖNÜL HIRSIZLARI OLDUĞU İÇİN senin gönlün o taraf kayarmış da ,falanmış ta filanmışE kaysın diyordum,ne var bunda diyordum,Yol aynı yol değil mi kardeşim diyordum,çalsın da gönlümü oradaki mürşid çalsın diyordum,ama olmaaaaz diyorlardıSen Şeyhimi kabul ettim dedin,bundan sonra yoluna bu mürşid ile devam edeceksin diyorlardıAma allah yoluna belki bu şekilde daha hızlı gidebilirdim,belki daha kestirme olabilirdi,iyide gönül hırsızı ise şayet ,ben o grubun dergahına gitmeden de gönlümü çalabilir sonuçta,eğer benim o dergaha gitmemle gönlümü çalacaksa bu hazıra konmak olmaz mı,nasıl hırsızlık bu,malı getirmiş hırsızın önüne koymuşsam,bunu çalmak hırsız için marifet sayılmaması lazım değil mi?Cevap kesin ve net:Kardeş,kafanı bunlarla meşgul etme,sen bizim dediklerimize riayet et,senin için yeterli
    Tarikatta seyr u sülûkünü tamamlamamamış birinin birden fazla mürşide bağlanması iyi karşılanmaz. Çatal uçlu kazık nasıl yere girmezse, birden fazla mürşide bağlanan insanın kalbinde sevgi bölüneceğinden istifade zorlaşır. Çünkü mürşidlerdeki meşreb ve irşaddaki üslub farkı, ister istemez bir kıyaslama yapmayı gerektireceği için feyze engel olur. Ancak seyr u sülûkünü tamamlamış kimselerin bir başka şeyhe intisabında mahzur yoktur. İlk şeyhe tarikat şeyhi, ikincisine teberrük şeyhi denilir. İlk intisabda giydirilen hırkaya tarikat hırkası, seyr u sülûkün tamamlanmasından sonraki intisabda giydirilen hırkaya "hırka-i teberrük" denir. Bir de ilmî intisab vardır ki, bu da ya vefat etmiş bir şeyhe eserlerini okuyarak olur, ya da hayatta olan bir mürşidden ders okumak suretiyle seyr u süluke girmeden olur.

    ;bu tarikatı aliyyeye mürşidden,usüllerden mümkün olduğunca faydalanmak amacı ile,Allah'a dahada yakınlaşmak amacıyla giren bir kişi tarikatının usüllerine riayet etmelidir ki istifade edebilsin,

    ki; işine gelmeyen,hoşuna gitmeyen istediği gibi,ya da senin gibi istediğini yapabilir,sonuç da senin gibi bir münkir ortaya çıkar,bunu zaten hangi kol olursa olsun söyler,senin gibiler her zaman vardır,nasılki peygamberimizi gördüğü halde iman etmeyen müşrikler vardı,bu dönmede de sizler varsınız.
    bu olacaktır.şükredinki soru soracak ve cevap alabileceğiniz,içinizdeki irini kusabileceğiniz insanlar bulabiliyorsunuz,sizin gibi rahatsız insanların gayesi islamı daha güzel yaşamak olmadığı açıkca belli olmakta,gayenizin tartışma çıkarmak olduğu ortadadır.

    size sabırla cevap veriyor olmamız,sizi şımartmasın.yoksa gerçekten zaman israfısınız.


    Alıntı
    öldükten sonra bir ölüyü dirilterek konuşma veya bunu gibi olaylar ancak resul ve nebilerin mucizesi olduğunu yazmaya çalıştım
    mezhepsizlerin videolarını bulup izlemenize olanak sağlayan gogıl amcana şöyle yaz;nevfel r.a ve enter tuşuna bas lazali54,sonrada resul ve nebi olmayan ebu bekr'in r.a. nasıl ölüyü dirilttiğini ve cebrail a.s ile gelen haberde yüce Allah'in yüceliğim hakkı için mağara arkadaşın bir kere daha Allah deseydi bütün şehidleri diriltirdim haberini biraz dinle,

    Alıntı
    ikincisi allah(cc) herhangi bir çeşit artık iletişime geçilemiyeceğini
    kendine müslüman diyen birinin düştüğü aciz durum;ben bir mürşid değilim,hatta günahkar bir kulum.ben bile Allah ile iletişime geçiyorum da Allah dostları neden geçmesin,nasıl mı ? oturup dua ediyorum rabbime,bu bir iletişimdir.

    "Kullarım Beni sana sorarlarsa, şüphesiz Ben yakınım, Bana dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlar da Benim çağrıma icabet etsinler, Bana iman etsinler ki doğru yolu bulmuş olsunlar" (2 Bakara 186)

    "Ey insanlar, nefesinize acıyın, ne sağıra sesleniyorsunuz, ne uzaktaki birine. Dua ettiğiniz (Allah) her birinize, bindiği devesinin boynundan daha yakındır" (Buhârî, Cihad, 131; Meğazî, 38; Daavât, 31; Ebû Dâvud, Vitir, 26)

    ayet ve hadisleri bilmem kaç defa inkar edeceksin lazali54.ben sana Allah ile iletişime geçiyorum diyorum,aksini iddia ediyorsan yine konuş.
    ha birde sen şimdi peki Allah sana nasıl cevap veriyor diyorsundur;

    Yine Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'dan rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki:

    "Sizden herhangi biriniz" duâ ettim de kabul olunmadı" diyerek acele etmedikçe duâsı kabul olunur." (2)tirmizi,deavat,12

    cevabını da peygamberimin sözüne inanarak beklerim.

    Alıntı
    öyle sizin zannettiğiniz gibi belli insanlara kendini seyyid diye tanıtan insanlara münhasır bişe değildir rabbimin o kişilere bi minnet borcu mu var ki de onlara diğer insanlara göre üç dört sıfır önde başlatsın
    soruya bakar mısınız ?

    soruyu bende şu şekilde soruyorum lazali54 sen cevap ver? asrı saadette yaşayan müslümanlar neden benden üç dört sıfır önde başlamıştır,bütün ruhlar aynı zamanda yaratıldığına göre hepimize elestü birabbiküm sorulduğuna göre bende galu bela dediğime göre Allah neden beni peygamberimin döneminde dünyaya göndermedi.ben ömür boyu yemeden içmeden her saniyesinde Allah'a ibadet etsem,bütün ama bütün emirlere ,bilmem kaçbin sünnete harfiyen uysam bir hz.vahşi eder miyim?? cevapla hadi. hz. hamzayı şehid eden hz. vahşi neden benden bu kadar öndedir

    YANİ SEN DİYORSUN Kİ ALLAH DİLEDİĞİNE HİDAYET VEREMEZ,MANEVİ OLARAK BEN İLE (LAZALİ54 İLE) ŞAHI NAKŞİBEND'İN K.S FARKI YOKTUR ÖYLE Mİ ? HELAL OLSUN DERİM.şahı nakşibnend dahi ben şöyle evliyayım,böyle Allah dostuyum,ben üstünüm dememiştir ama bir lazali54 diyebiliyor.
    Alıntı
    evliyalık allahın (cc) emirlerin en ii yaşayandır
    sonun da düzgün bir laf çıkmış daha önce ayet ve hadisleri inklar eden ağzınızdan,
    evet benim şeyhimde buna yakın bişi söyledi;'şahı nakşibend'in amelini yapan şahı nakşibend gibi olur' ama dikkat buyur yapan!! lafla peynir gemisi değil.


  2. 03.Ekim.2012, 10:45
    13
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    reklam


    Alıntı
    Neden haceganiyye olarak yaşadığı o dönem içinde bırakılmadı ve nakşibendiden önce isimlendirilmedi de,nakşibendiden sonra listeye 3 sıradan giriş yaptı?
    ,bunları komedi olsun diye mi soruyorsun,öğrenmek için mi ? yada ne için.?

    bunu bilmek için çok şey bilmene gerek yok,sadece şahı nakşibendden önce bu yolda haceganiyyede cehri zikir yapılırdı.şahı nakşibend ks. seyyit emir külal'ın ks. derslerine devam ederken hafi zikir yapmaya başlamıştır,mürşidi onun manevi derecelerinin ne kadar üstün olduğunu bildiği için buna müsade etmiştir,nihayetinde irşad makamına geçince bu yolun usul ve uygulamalarında yaptığı değişikler ve yeni usüller kattığı için,ve Allah'a ulaştıran yeni yöntemler koyduğu için başta şahı nakşibend ks. anılır.çünkü hafi zikir cehri zikirden üstündür.bunu anlamayacak ne var anla artık kardeşim.
    demekki büyükler sıralamayı öyle yapmışlar..bu senin tasavvufa saldırman için bir koz değilki,sadece gülünç duruma düşmene sebep vermekde.


    Alıntı
    Ayrıca Tasavvuf dini medsupları
    müslümanlara attığın bu iftiranın altında kalacaksın bir gün.Allah peygamberi gördüğü halde iman etmemiş müşriklere hidayet nasip etmemiş,ama inşallah sana eder.bu bir kuru inattan başkası değildir.şükret ki muhatab olduğun kişiler tasavvuf ehli olduğundan sana beddua etmiyor,.Alim Allah helakın yakın olurdu.

    Alıntı
    Bu isimlere bağlananların hepsi için de Allah yolunun yolcuları derlerAma Şah-ı Urfa ya bağlı olan kişinin menzil grubu sohbetlerine ya da oradaki mürşidin ziyaretlerine gitmesini uygun bulmazlar,ya da ben Koyevi grubuna bağlıyken bana mahallemizde bulunan menzil grubunun shbetlerine katılamamı yasaklamışlardıEvet yanlış okumadınız YASAKLAMIŞLARDISebep:GÖNÜL KAYARMIŞBu mürşidler GÖNÜL HIRSIZLARI OLDUĞU İÇİN senin gönlün o taraf kayarmış da ,falanmış ta filanmışE kaysın diyordum,ne var bunda diyordum,Yol aynı yol değil mi kardeşim diyordum,çalsın da gönlümü oradaki mürşid çalsın diyordum,ama olmaaaaz diyorlardıSen Şeyhimi kabul ettim dedin,bundan sonra yoluna bu mürşid ile devam edeceksin diyorlardıAma allah yoluna belki bu şekilde daha hızlı gidebilirdim,belki daha kestirme olabilirdi,iyide gönül hırsızı ise şayet ,ben o grubun dergahına gitmeden de gönlümü çalabilir sonuçta,eğer benim o dergaha gitmemle gönlümü çalacaksa bu hazıra konmak olmaz mı,nasıl hırsızlık bu,malı getirmiş hırsızın önüne koymuşsam,bunu çalmak hırsız için marifet sayılmaması lazım değil mi?Cevap kesin ve net:Kardeş,kafanı bunlarla meşgul etme,sen bizim dediklerimize riayet et,senin için yeterli
    Tarikatta seyr u sülûkünü tamamlamamamış birinin birden fazla mürşide bağlanması iyi karşılanmaz. Çatal uçlu kazık nasıl yere girmezse, birden fazla mürşide bağlanan insanın kalbinde sevgi bölüneceğinden istifade zorlaşır. Çünkü mürşidlerdeki meşreb ve irşaddaki üslub farkı, ister istemez bir kıyaslama yapmayı gerektireceği için feyze engel olur. Ancak seyr u sülûkünü tamamlamış kimselerin bir başka şeyhe intisabında mahzur yoktur. İlk şeyhe tarikat şeyhi, ikincisine teberrük şeyhi denilir. İlk intisabda giydirilen hırkaya tarikat hırkası, seyr u sülûkün tamamlanmasından sonraki intisabda giydirilen hırkaya "hırka-i teberrük" denir. Bir de ilmî intisab vardır ki, bu da ya vefat etmiş bir şeyhe eserlerini okuyarak olur, ya da hayatta olan bir mürşidden ders okumak suretiyle seyr u süluke girmeden olur.

    ;bu tarikatı aliyyeye mürşidden,usüllerden mümkün olduğunca faydalanmak amacı ile,Allah'a dahada yakınlaşmak amacıyla giren bir kişi tarikatının usüllerine riayet etmelidir ki istifade edebilsin,

    ki; işine gelmeyen,hoşuna gitmeyen istediği gibi,ya da senin gibi istediğini yapabilir,sonuç da senin gibi bir münkir ortaya çıkar,bunu zaten hangi kol olursa olsun söyler,senin gibiler her zaman vardır,nasılki peygamberimizi gördüğü halde iman etmeyen müşrikler vardı,bu dönmede de sizler varsınız.
    bu olacaktır.şükredinki soru soracak ve cevap alabileceğiniz,içinizdeki irini kusabileceğiniz insanlar bulabiliyorsunuz,sizin gibi rahatsız insanların gayesi islamı daha güzel yaşamak olmadığı açıkca belli olmakta,gayenizin tartışma çıkarmak olduğu ortadadır.

    size sabırla cevap veriyor olmamız,sizi şımartmasın.yoksa gerçekten zaman israfısınız.


    Alıntı
    öldükten sonra bir ölüyü dirilterek konuşma veya bunu gibi olaylar ancak resul ve nebilerin mucizesi olduğunu yazmaya çalıştım
    mezhepsizlerin videolarını bulup izlemenize olanak sağlayan gogıl amcana şöyle yaz;nevfel r.a ve enter tuşuna bas lazali54,sonrada resul ve nebi olmayan ebu bekr'in r.a. nasıl ölüyü dirilttiğini ve cebrail a.s ile gelen haberde yüce Allah'in yüceliğim hakkı için mağara arkadaşın bir kere daha Allah deseydi bütün şehidleri diriltirdim haberini biraz dinle,

    Alıntı
    ikincisi allah(cc) herhangi bir çeşit artık iletişime geçilemiyeceğini
    kendine müslüman diyen birinin düştüğü aciz durum;ben bir mürşid değilim,hatta günahkar bir kulum.ben bile Allah ile iletişime geçiyorum da Allah dostları neden geçmesin,nasıl mı ? oturup dua ediyorum rabbime,bu bir iletişimdir.

    "Kullarım Beni sana sorarlarsa, şüphesiz Ben yakınım, Bana dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlar da Benim çağrıma icabet etsinler, Bana iman etsinler ki doğru yolu bulmuş olsunlar" (2 Bakara 186)

    "Ey insanlar, nefesinize acıyın, ne sağıra sesleniyorsunuz, ne uzaktaki birine. Dua ettiğiniz (Allah) her birinize, bindiği devesinin boynundan daha yakındır" (Buhârî, Cihad, 131; Meğazî, 38; Daavât, 31; Ebû Dâvud, Vitir, 26)

    ayet ve hadisleri bilmem kaç defa inkar edeceksin lazali54.ben sana Allah ile iletişime geçiyorum diyorum,aksini iddia ediyorsan yine konuş.
    ha birde sen şimdi peki Allah sana nasıl cevap veriyor diyorsundur;

    Yine Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'dan rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki:

    "Sizden herhangi biriniz" duâ ettim de kabul olunmadı" diyerek acele etmedikçe duâsı kabul olunur." (2)tirmizi,deavat,12

    cevabını da peygamberimin sözüne inanarak beklerim.

    Alıntı
    öyle sizin zannettiğiniz gibi belli insanlara kendini seyyid diye tanıtan insanlara münhasır bişe değildir rabbimin o kişilere bi minnet borcu mu var ki de onlara diğer insanlara göre üç dört sıfır önde başlatsın
    soruya bakar mısınız ?

    soruyu bende şu şekilde soruyorum lazali54 sen cevap ver? asrı saadette yaşayan müslümanlar neden benden üç dört sıfır önde başlamıştır,bütün ruhlar aynı zamanda yaratıldığına göre hepimize elestü birabbiküm sorulduğuna göre bende galu bela dediğime göre Allah neden beni peygamberimin döneminde dünyaya göndermedi.ben ömür boyu yemeden içmeden her saniyesinde Allah'a ibadet etsem,bütün ama bütün emirlere ,bilmem kaçbin sünnete harfiyen uysam bir hz.vahşi eder miyim?? cevapla hadi. hz. hamzayı şehid eden hz. vahşi neden benden bu kadar öndedir

    YANİ SEN DİYORSUN Kİ ALLAH DİLEDİĞİNE HİDAYET VEREMEZ,MANEVİ OLARAK BEN İLE (LAZALİ54 İLE) ŞAHI NAKŞİBEND'İN K.S FARKI YOKTUR ÖYLE Mİ ? HELAL OLSUN DERİM.şahı nakşibnend dahi ben şöyle evliyayım,böyle Allah dostuyum,ben üstünüm dememiştir ama bir lazali54 diyebiliyor.
    Alıntı
    evliyalık allahın (cc) emirlerin en ii yaşayandır
    sonun da düzgün bir laf çıkmış daha önce ayet ve hadisleri inklar eden ağzınızdan,
    evet benim şeyhimde buna yakın bişi söyledi;'şahı nakşibend'in amelini yapan şahı nakşibend gibi olur' ama dikkat buyur yapan!! lafla peynir gemisi değil.


  3. 03.Ekim.2012, 12:26
    14
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    reklam


    Agri_Kesici Nickli Üyeden Alıntı
    Hayır ,neden listede nakşibendiden sonra 3. sırada yer alır diye soruyorum..Yani öncesinde tasavvufta yeni bir isimlendirmeye sebebiyet vermiş ve nakşibendiden önce yaşamış olmasına rağmen,neden nakşibendiden sonra 3. sırada yer alır diyorum.Neden haceganiyye olarak yaşadığı o dönem içinde bırakılmadı ve nakşibendiden önce isimlendirilmedi de,nakşibendiden sonra listeye 3. sıradan giriş yaptı???Yeter artık anla yani,gayet açık ve net soruyorum birader.
    Kullin min sadati silsileti tarikatil aliyyetin Nakşibendiyyeti, vel Kadiriyyeti, ve Sehreverdiyyeti, vel Çestiyyeti, vel Kubreviyye (Kaddesallahu Teâlâ Esrarahum Ecmain ve ila ruhi)Çünkü nakşibendi hz. büyük tarikatlari birleştirdiği için ilk sırada yer alır ...ve nakşibendi diye adlandandırılır....


  4. 03.Ekim.2012, 12:26
    14
    Devamlı Üye
    reklam


    Agri_Kesici Nickli Üyeden Alıntı
    Hayır ,neden listede nakşibendiden sonra 3. sırada yer alır diye soruyorum..Yani öncesinde tasavvufta yeni bir isimlendirmeye sebebiyet vermiş ve nakşibendiden önce yaşamış olmasına rağmen,neden nakşibendiden sonra 3. sırada yer alır diyorum.Neden haceganiyye olarak yaşadığı o dönem içinde bırakılmadı ve nakşibendiden önce isimlendirilmedi de,nakşibendiden sonra listeye 3. sıradan giriş yaptı???Yeter artık anla yani,gayet açık ve net soruyorum birader.
    Kullin min sadati silsileti tarikatil aliyyetin Nakşibendiyyeti, vel Kadiriyyeti, ve Sehreverdiyyeti, vel Çestiyyeti, vel Kubreviyye (Kaddesallahu Teâlâ Esrarahum Ecmain ve ila ruhi)Çünkü nakşibendi hz. büyük tarikatlari birleştirdiği için ilk sırada yer alır ...ve nakşibendi diye adlandandırılır....


  5. 07.Ekim.2012, 01:19
    15
    Agri_Kesici
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Eylül.2012
    Üye No: 97796
    Mesaj Sayısı: 93
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    “Her kim, bizim şu din işimizin içinde ondan olmayan bir bid’at icad ederse, o (icad), reddedilmiştir, batıldır.” Hadisi şerifini bugüne kadar çokca okumana rağmen

    Alıntı
    nihayetinde irşad makamına geçince bu yolun usul ve uygulamalarında yaptığı değişikler ve yeni usüller kattığı için,ve Allah'a ulaştıran yeni yöntemler koyduğu için
    Hâlâ bu satırları marifetmiş gibi yazabiliyorsan ve ortadaki çelişkinin farkına varamıyorsan,otu ve koca bir EYVAAAH! çek haline...


  6. 07.Ekim.2012, 01:19
    15
    Agri_Kesici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    “Her kim, bizim şu din işimizin içinde ondan olmayan bir bid’at icad ederse, o (icad), reddedilmiştir, batıldır.” Hadisi şerifini bugüne kadar çokca okumana rağmen

    Alıntı
    nihayetinde irşad makamına geçince bu yolun usul ve uygulamalarında yaptığı değişikler ve yeni usüller kattığı için,ve Allah'a ulaştıran yeni yöntemler koyduğu için
    Hâlâ bu satırları marifetmiş gibi yazabiliyorsan ve ortadaki çelişkinin farkına varamıyorsan,otu ve koca bir EYVAAAH! çek haline...


  7. 07.Ekim.2012, 01:33
    16
    ELHAMDULİLLAH
    İnşaAllah Devamlı Üye.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 02.Eylül.2012
    Üye No: 97696
    Mesaj Sayısı: 454
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Bidat nedir....????


  8. 07.Ekim.2012, 01:33
    16
    İnşaAllah Devamlı Üye.
    Bidat nedir....????


  9. 09.Ekim.2012, 02:53
    17
    Agri_Kesici
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Eylül.2012
    Üye No: 97796
    Mesaj Sayısı: 93
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    cihat3800 benim diğer konularda yazdıklarımla dalga geçmekten üstte yazdığım yorumuma cevap vermeye
    A)fırsat bulamadı
    B)susma hakkını kullandı
    C)henüz bu konu hakkında şeyhlerine ulaşamadı
    D)cevap vermeye yüzü yok
    E)kaçak dövüşüyor
    F)tuş oldu ama çaktırmıyor
    G)afalladı
    H)apıştı
    K)yazdıklarından utandı
    L)onda utanacak yüz var mı ?
    M)yakında cevap verir,ama o cevabı da sırf ''L'' şıkkına bozulduğu için nefsani bir hırs ve bir gazla verecektir,ve vereceği cevap sorumun cevabı olmayıp laf salatası konumunda olacaktır
    N)Ne dese boş gerçi...

    ------------------

    Bidat nedir????


    Kamyon lastiğidir!!!Anladın?


  10. 09.Ekim.2012, 02:53
    17
    Agri_Kesici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    cihat3800 benim diğer konularda yazdıklarımla dalga geçmekten üstte yazdığım yorumuma cevap vermeye
    A)fırsat bulamadı
    B)susma hakkını kullandı
    C)henüz bu konu hakkında şeyhlerine ulaşamadı
    D)cevap vermeye yüzü yok
    E)kaçak dövüşüyor
    F)tuş oldu ama çaktırmıyor
    G)afalladı
    H)apıştı
    K)yazdıklarından utandı
    L)onda utanacak yüz var mı ?
    M)yakında cevap verir,ama o cevabı da sırf ''L'' şıkkına bozulduğu için nefsani bir hırs ve bir gazla verecektir,ve vereceği cevap sorumun cevabı olmayıp laf salatası konumunda olacaktır
    N)Ne dese boş gerçi...

    ------------------

    Bidat nedir????


    Kamyon lastiğidir!!!Anladın?


  11. 09.Ekim.2012, 09:47
    18
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Alıntı
    “Her kim, bizim şu din işimizin içinde ondan olmayan bir bid’at icad ederse, o (icad), reddedilmiştir, batıldır
    buna itirazı olan var mı? bizim yok,her bidat benimde ayağımın altındadır.

    Alıntı
    nihayetinde irşad makamına geçince bu yolun usul ve uygulamalarında yaptığı değişikler ve yeni usüller kattığı için,ve Allah'a ulaştıran yeni yöntemler koyduğu için
    benim sayfalar dolusu yazımdan saldırmak için bulabildiğin tek cümle bumudur.?

    burda söylemek istediğimiz şudur;mürşidi kamil olan kişi kural ve kaidelerde değişiklik yapar demişiz,kuran ve sunnette değil kıt akıllı mahluk,
    bu nasıl olur,cehri zikir ve hafi zikir Allah'ı zikretmenin iki yoludur, ama hafi zikir daha üstündür,mürşid kendine göre istediğini talebesine yaptırır,
    talbelerine okuttuğu derslerin müfredatında değişiklik yapabilir,bu kuran ve sünnete neden ters olsun,
    eskiden karabaş tecvidi vardı,tavaslı ilmihali vardı,s.hilmi tunahan cüzü 21 günde kurana geçiriyor talebesini,normalde 40 günde öğrenilirdi kuran okumak,
    kıt akıllı baş ağrısı; anlamıyorsan anlayana soracaksın,öyle 3. sınıf muhabbetlere girmeyeceksin,zaten gülünç durumdasın forumda,daha da rezil olmayacaksın.
    Alıntı
    A)fırsat bulamadı
    B)susma hakkını kullandı
    C)henüz bu konu hakkında şeyhlerine ulaşamadı
    D)cevap vermeye yüzü yok
    E)kaçak dövüşüyor
    F)tuş oldu ama çaktırmıyor
    G)afalladı
    H)apıştı
    K)yazdıklarından utandı
    L)onda utanacak yüz var mı ?
    M)yakında cevap verir,ama o cevabı da sırf ''L'' şıkkına bozulduğu için nefsani bir hırs ve bir gazla verecektir,ve vereceği cevap sorumun cevabı olmayıp laf salatası konumunda olacaktır
    N)Ne dese boş gerçi
    kendi zeka seviyesine göre hazırlanmış testtir.ağrı kesici nicli üyenin zeka seviyesinde olanlar işaretlesin.


  12. 09.Ekim.2012, 09:47
    18
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    “Her kim, bizim şu din işimizin içinde ondan olmayan bir bid’at icad ederse, o (icad), reddedilmiştir, batıldır
    buna itirazı olan var mı? bizim yok,her bidat benimde ayağımın altındadır.

    Alıntı
    nihayetinde irşad makamına geçince bu yolun usul ve uygulamalarında yaptığı değişikler ve yeni usüller kattığı için,ve Allah'a ulaştıran yeni yöntemler koyduğu için
    benim sayfalar dolusu yazımdan saldırmak için bulabildiğin tek cümle bumudur.?

    burda söylemek istediğimiz şudur;mürşidi kamil olan kişi kural ve kaidelerde değişiklik yapar demişiz,kuran ve sunnette değil kıt akıllı mahluk,
    bu nasıl olur,cehri zikir ve hafi zikir Allah'ı zikretmenin iki yoludur, ama hafi zikir daha üstündür,mürşid kendine göre istediğini talebesine yaptırır,
    talbelerine okuttuğu derslerin müfredatında değişiklik yapabilir,bu kuran ve sünnete neden ters olsun,
    eskiden karabaş tecvidi vardı,tavaslı ilmihali vardı,s.hilmi tunahan cüzü 21 günde kurana geçiriyor talebesini,normalde 40 günde öğrenilirdi kuran okumak,
    kıt akıllı baş ağrısı; anlamıyorsan anlayana soracaksın,öyle 3. sınıf muhabbetlere girmeyeceksin,zaten gülünç durumdasın forumda,daha da rezil olmayacaksın.
    Alıntı
    A)fırsat bulamadı
    B)susma hakkını kullandı
    C)henüz bu konu hakkında şeyhlerine ulaşamadı
    D)cevap vermeye yüzü yok
    E)kaçak dövüşüyor
    F)tuş oldu ama çaktırmıyor
    G)afalladı
    H)apıştı
    K)yazdıklarından utandı
    L)onda utanacak yüz var mı ?
    M)yakında cevap verir,ama o cevabı da sırf ''L'' şıkkına bozulduğu için nefsani bir hırs ve bir gazla verecektir,ve vereceği cevap sorumun cevabı olmayıp laf salatası konumunda olacaktır
    N)Ne dese boş gerçi
    kendi zeka seviyesine göre hazırlanmış testtir.ağrı kesici nicli üyenin zeka seviyesinde olanlar işaretlesin.


  13. 10.Ekim.2012, 04:05
    19
    Agri_Kesici
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Eylül.2012
    Üye No: 97796
    Mesaj Sayısı: 93
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Arada bir gözlüklerinin yan tarafları görmene engel olan kısımlarını kaldır da sağı solu rahat görürsün.
    Ya da hani sizin üç kişi ile çekilmiş meşhur resimleriniz var ya.İşte o yanındaki kulaklarını ve ağzını kapatan arkadaşlarınla yer değişikliği yap ta,biraz da onlar gözlerini kapatsınlar,sırasıyla takılın öyle işte .şimdi sen gözlerini aç ağzını kapat.Bu arada o üçlü resimlerde çok tatlı çıkyorsun itiraf edeyim,sırf bunun için sana bir sürü muz aldım,bi ara adresini yaz da göndereyim 38 nokta 3M.


  14. 10.Ekim.2012, 04:05
    19
    Agri_Kesici - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Arada bir gözlüklerinin yan tarafları görmene engel olan kısımlarını kaldır da sağı solu rahat görürsün.
    Ya da hani sizin üç kişi ile çekilmiş meşhur resimleriniz var ya.İşte o yanındaki kulaklarını ve ağzını kapatan arkadaşlarınla yer değişikliği yap ta,biraz da onlar gözlerini kapatsınlar,sırasıyla takılın öyle işte .şimdi sen gözlerini aç ağzını kapat.Bu arada o üçlü resimlerde çok tatlı çıkyorsun itiraf edeyim,sırf bunun için sana bir sürü muz aldım,bi ara adresini yaz da göndereyim 38 nokta 3M.


  15. 10.Ekim.2012, 04:15
    20
    karadamlalar
    Kesintili Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96809
    Mesaj Sayısı: 1,620
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    itikadı islam itikadından farklı, amellerinin içine yenileri de eklenmiş... tasavvuf dini deyince tam anlamıyla bir din görüyoruz karşımızda...


  16. 10.Ekim.2012, 04:15
    20
    karadamlalar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kesintili Üye
    itikadı islam itikadından farklı, amellerinin içine yenileri de eklenmiş... tasavvuf dini deyince tam anlamıyla bir din görüyoruz karşımızda...


  17. 10.Ekim.2012, 10:36
    21
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Alıntı
    Ya da hani sizin üç kişi ile çekilmiş meşhur resimleriniz var yaİşte o yanındaki kulaklarını ve ağzını kapatan arkadaşlarınla yer değişikliği yap ta,biraz da onlar gözlerini kapatsınlar,sırasıyla takılın öyle işte şimdi sen gözlerini aç ağzını kapatBu arada o üçlü resimlerde çok tatlı çıkyorsun itiraf edeyim,sırf bunun için sana bir sürü muz aldım,bi ara adresini yaz da göndereyim 38 nokta 3M
    biri bir müslümanda olmayan şeyleri var gibi söylerse bu şüphesiz kendine aittir.fayzla söze ne hacet.

    üslübu ve edepsizliği diz boyu olan zavallı insan.

    Alıntı
    3 sınıf muhabbetlere girmeyeceksin,zaten gülünç durumdasın forumda,daha da rezil olmayacaksın
    demiştik; ama yinede edepsizliğinden vazgeçmiyor,neyse ki elhamdülillah müslümanım ve söylediği maymun da kendisi olmuş oluyor.insan kendisine neden böyle söyler anlamıyorum.illaki söyleyeceksen buraya neden yazıyorsun kendi sıfatını,aynanın karşısında konuş,en azından ahaliye duyurma.


  18. 10.Ekim.2012, 10:36
    21
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Alıntı
    Ya da hani sizin üç kişi ile çekilmiş meşhur resimleriniz var yaİşte o yanındaki kulaklarını ve ağzını kapatan arkadaşlarınla yer değişikliği yap ta,biraz da onlar gözlerini kapatsınlar,sırasıyla takılın öyle işte şimdi sen gözlerini aç ağzını kapatBu arada o üçlü resimlerde çok tatlı çıkyorsun itiraf edeyim,sırf bunun için sana bir sürü muz aldım,bi ara adresini yaz da göndereyim 38 nokta 3M
    biri bir müslümanda olmayan şeyleri var gibi söylerse bu şüphesiz kendine aittir.fayzla söze ne hacet.

    üslübu ve edepsizliği diz boyu olan zavallı insan.

    Alıntı
    3 sınıf muhabbetlere girmeyeceksin,zaten gülünç durumdasın forumda,daha da rezil olmayacaksın
    demiştik; ama yinede edepsizliğinden vazgeçmiyor,neyse ki elhamdülillah müslümanım ve söylediği maymun da kendisi olmuş oluyor.insan kendisine neden böyle söyler anlamıyorum.illaki söyleyeceksen buraya neden yazıyorsun kendi sıfatını,aynanın karşısında konuş,en azından ahaliye duyurma.


  19. 10.Ekim.2012, 13:01
    22
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    tasavvuf dini deyince tam anlamıyla bir din görüyoruz karşımızda...
    Senin yaşadığın din islam değilmi arkadaş... Hala ne saçmalıyorsunuz...Sen önce sözde değil özde yaşamayı öğren sonra tasavvuffa saldır...Özde yaşayan islam (tasavvuf)Sözde yaşyan islam(kardamlar) başka din olarak görmesi normal yani...


  20. 10.Ekim.2012, 13:01
    22
    Devamlı Üye
    karadamlalar Nickli Üyeden Alıntı
    tasavvuf dini deyince tam anlamıyla bir din görüyoruz karşımızda...
    Senin yaşadığın din islam değilmi arkadaş... Hala ne saçmalıyorsunuz...Sen önce sözde değil özde yaşamayı öğren sonra tasavvuffa saldır...Özde yaşayan islam (tasavvuf)Sözde yaşyan islam(kardamlar) başka din olarak görmesi normal yani...


  21. 10.Ekim.2012, 13:57
    23
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    bu makaleyi okuyup halen tasavvufa bir din muamelesi yapan kişi, o dini kendi uydurmuş olur.defalarca açıklandığı halde kuru ve boş inadından dolayı çekişme ve tartışma ortamlarını seven kişiler bunu anlamak istemeyeceklerdir.



    Sahabe ve Tabiûn hazretleri zamanında tasavvuf adıyla ortaya çıkan herhangi bir ilim veya dinî bir akım yoktu. Aynı şekilde Tefsir, Fıkıh, Kelâm… adlarıyla tasnif edilmiş temel islâmî ilimler de mevcut değillerdi. Dolayısıyla bu ilimlerle irtibatlı olan amelî ve itikadî mezhepler ortaya çıkmamışlardı.

    Fakat gerek tasavvuf ve gerekse temel islâmî ilimlerin hepsi o devirde bir bütün olarak ve canlı bir şekilde yaşanıyordu. Sofilik tatbikatta vardı, fakat adı konmamıştı. Yoksa bazılarının zannettiği gibi sonradan ortaya çıkmış değildi. Zaten Saadet Devri’nde ilimler birbirinden henüz ayrışmamışlardı. Hepsi bir bütün olarak İslâm’ı oluşturmaktaydılar.

    Asr-ı Saadet’te temel islâmî ilimler

    Sahabe-i Kiram hazretleri, itikadî konularda Kur’an ne buyurmuş, Allah Rasulü s.a.v. neyi haber vermişse ona harfiyen iman ediyorlardı. İman hakikatlerini daha ziyade naklî delillerle ve gayet sade bir biçimde tebliğ ediyor, müşriklerin iman etmelerine vesile oluyorlardı. Fakat bu hakikatleri ihtiva eden ilme münhasıran “Kelâm” ilmi demiyorlardı. Zaten onların sade, berrak anlatımları içinde felsefe yoktu. Asr-ı Saadet müslümanları henüz doğu ve batı kaynaklı felsefeyle yüzleşmemişlerdi. O yüzden itikadî konuları felsefî bir üslupla anlatan Kelâm İlmi diye bir ilim mevzubahis olamazdı.

    Fıkhî konularda da durum bundan farklı değildi. Mesela namazın nasıl kılınacağını, zekâtın hangi maldan ne kadar verileceğini, alışverişle ilgili hükümleri o günkü müslümanlar Kur’an-ı Kerim’den ve Hz. Peygamber’den öğrenerek tatbik ediyorlardı. Fakat İslâm’ın sadece ibadet ve muamele ile ilgili konularını mevzu edinen; sistemli, metotlu, müstakil bir “Fıkıh” ilminden söz edilmiyordu.

    Tefsir İlmi de Kelâm ve Fıkıh İlmi gibi tasnif edilmiş değildi. Fakat Kur’an ayetleri nazil olur olmaz Hz. Peygamber’in emriyle vahiy kâtipleri tarafından yazılıyor ve hafızlar tarafından ezberleniyordu. Çok sayıda Kur’an hafızı yetiştirilmişti. Öyle ki, Yemame harbinde şehit olan Kur’an hafızı sahabilerin sayısı beş yüze yakındı. Bu hadise üzerine Hz. Ebubekir r.a.’ın hilafeti zamanında Kur’an-ı Kerim sayfaları toplatılarak “mushaf” haline getirilmiş, bu nüsha Hz. Osman r.a. zamanında da çoğaltılmıştı.


  22. 10.Ekim.2012, 13:57
    23
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    bu makaleyi okuyup halen tasavvufa bir din muamelesi yapan kişi, o dini kendi uydurmuş olur.defalarca açıklandığı halde kuru ve boş inadından dolayı çekişme ve tartışma ortamlarını seven kişiler bunu anlamak istemeyeceklerdir.



    Sahabe ve Tabiûn hazretleri zamanında tasavvuf adıyla ortaya çıkan herhangi bir ilim veya dinî bir akım yoktu. Aynı şekilde Tefsir, Fıkıh, Kelâm… adlarıyla tasnif edilmiş temel islâmî ilimler de mevcut değillerdi. Dolayısıyla bu ilimlerle irtibatlı olan amelî ve itikadî mezhepler ortaya çıkmamışlardı.

    Fakat gerek tasavvuf ve gerekse temel islâmî ilimlerin hepsi o devirde bir bütün olarak ve canlı bir şekilde yaşanıyordu. Sofilik tatbikatta vardı, fakat adı konmamıştı. Yoksa bazılarının zannettiği gibi sonradan ortaya çıkmış değildi. Zaten Saadet Devri’nde ilimler birbirinden henüz ayrışmamışlardı. Hepsi bir bütün olarak İslâm’ı oluşturmaktaydılar.

    Asr-ı Saadet’te temel islâmî ilimler

    Sahabe-i Kiram hazretleri, itikadî konularda Kur’an ne buyurmuş, Allah Rasulü s.a.v. neyi haber vermişse ona harfiyen iman ediyorlardı. İman hakikatlerini daha ziyade naklî delillerle ve gayet sade bir biçimde tebliğ ediyor, müşriklerin iman etmelerine vesile oluyorlardı. Fakat bu hakikatleri ihtiva eden ilme münhasıran “Kelâm” ilmi demiyorlardı. Zaten onların sade, berrak anlatımları içinde felsefe yoktu. Asr-ı Saadet müslümanları henüz doğu ve batı kaynaklı felsefeyle yüzleşmemişlerdi. O yüzden itikadî konuları felsefî bir üslupla anlatan Kelâm İlmi diye bir ilim mevzubahis olamazdı.

    Fıkhî konularda da durum bundan farklı değildi. Mesela namazın nasıl kılınacağını, zekâtın hangi maldan ne kadar verileceğini, alışverişle ilgili hükümleri o günkü müslümanlar Kur’an-ı Kerim’den ve Hz. Peygamber’den öğrenerek tatbik ediyorlardı. Fakat İslâm’ın sadece ibadet ve muamele ile ilgili konularını mevzu edinen; sistemli, metotlu, müstakil bir “Fıkıh” ilminden söz edilmiyordu.

    Tefsir İlmi de Kelâm ve Fıkıh İlmi gibi tasnif edilmiş değildi. Fakat Kur’an ayetleri nazil olur olmaz Hz. Peygamber’in emriyle vahiy kâtipleri tarafından yazılıyor ve hafızlar tarafından ezberleniyordu. Çok sayıda Kur’an hafızı yetiştirilmişti. Öyle ki, Yemame harbinde şehit olan Kur’an hafızı sahabilerin sayısı beş yüze yakındı. Bu hadise üzerine Hz. Ebubekir r.a.’ın hilafeti zamanında Kur’an-ı Kerim sayfaları toplatılarak “mushaf” haline getirilmiş, bu nüsha Hz. Osman r.a. zamanında da çoğaltılmıştı.


  23. 10.Ekim.2012, 13:58
    24
    cihad38
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ağustos.2012
    Üye No: 97668
    Mesaj Sayısı: 486
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Hadis Alimleri Buhari,Müslim,Tirmizi,Davud,neden Silsile-i Saadet içinde yer a

    Hadis ilminde ise, durum biraz daha farklıydı. Batılı müsteşrikler ve onların tesiri altında kalan müslüman yazarların iddialarının aksine, hadis-i şerifler Hz. Peygamber s.a.v.’in sağlığında bazı sahabiler tarafından Kur’an gibi yazılıyor ve ezberleniyordu.

    Gerçi Allah Rasulü s.a.v.’in mübarek sözlerinin yazıldığını beyan eden hadislerin yanı sıra, yazmayı yasaklayan haberler de vardır. Fakat son devrin büyük hadis alimlerinden Ahmed Muhammed Şakir’in de ifade ettiği gibi, yazmayı yasaklayan haberler sonradan neshedilmiş, yani yazma işi serbest bırakılmış veya Kur’an’la karışacak şekilde aynı sahifeye yazılması önlenmişti.

    Bu hakikati doğrulayan çok sayıda haber vardır. Meselâ İbn-i Saad’ın Tabakatı’nda belirtildiğine göre, Sahabe-i Kiram’dan İbn Abbas r.a. vefat ederken geriye bir deve yükü kitap bırakmıştı. Bunlar ekseriyetle Hz. Peygamber s.a.v’in hadislerini ve Sahabe kavillerini ihtiva eden kitaplardı.

    Bütün temel islâmî ilimlerin ana kaynağının Kur’an’dan sonra Sünnet olması hasebiyle, hadislerin Hz. Peygamber’in sağlığında kayda geçirilmesi büyük önem arz etmekteydi. Daha sonra bu yazılı belgeler toplanıp konularına ve sıhhat derecelerine göre tasnif edildikten sonra büyük hadis mecmualarını oluşturacaktı. Sonra da ayet ve hadislere istinat eden Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelâm ve Tasavvuf gibi ilimler ortaya çıkacak ve sistemli birer disiplin haline geleceklerdi.

    Saadet Asrı’nda müslümanlar içtihat da ediyorlardı. Sahabe-i Kiram hazretleri dinî konularda birbirlerinden farklı görüşler serdedebiliyorlardı. Mesela Hz. Peygamber s.a.v. bir konuda ashabıyla istişare ediyor, görüşlerini alıyordu. Ortaya çıkan görüşler bazen Allah Rasulü’nün içtihadından farklı olabiliyordu. Ama buna dayalı olarak ayrı bir mezhep ortaya çıkmıyordu. Çünkü her şeye son noktayı koyan Hz. Peygamber s.a.v. idi. O, vahyin kontrolünde ve vahiyle iç içe idi. Hâşâ yanlış yapması hiçbir şekilde söz konusu olamazdı.

    Asr-ı Saadet’te tasavvuf

    Saadet Devri’nin en belirgin vasıflarının başında zühd, takva, tefekkür ve marifetullaha dayalı hayat tarzı gelir. Hiç şüphe yok ki, Hz. Peygamber s.a.v. her hususta olduğu gibi bu hususlarda da gelmiş geçmiş bütün insanların en mükemmeli idi.

    Sahabi efendilerimiz de bu mevzuda peygamberlerden sonra en üst tabakayı oluşturuyorlardı. Tasavvuf ve tarikatın adı geçmemekle birlikte, en canlı tasavvufî yaşayış onların zamanında idi.


  24. 10.Ekim.2012, 13:58
    24
    cihad38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli
    Hadis ilminde ise, durum biraz daha farklıydı. Batılı müsteşrikler ve onların tesiri altında kalan müslüman yazarların iddialarının aksine, hadis-i şerifler Hz. Peygamber s.a.v.’in sağlığında bazı sahabiler tarafından Kur’an gibi yazılıyor ve ezberleniyordu.

    Gerçi Allah Rasulü s.a.v.’in mübarek sözlerinin yazıldığını beyan eden hadislerin yanı sıra, yazmayı yasaklayan haberler de vardır. Fakat son devrin büyük hadis alimlerinden Ahmed Muhammed Şakir’in de ifade ettiği gibi, yazmayı yasaklayan haberler sonradan neshedilmiş, yani yazma işi serbest bırakılmış veya Kur’an’la karışacak şekilde aynı sahifeye yazılması önlenmişti.

    Bu hakikati doğrulayan çok sayıda haber vardır. Meselâ İbn-i Saad’ın Tabakatı’nda belirtildiğine göre, Sahabe-i Kiram’dan İbn Abbas r.a. vefat ederken geriye bir deve yükü kitap bırakmıştı. Bunlar ekseriyetle Hz. Peygamber s.a.v’in hadislerini ve Sahabe kavillerini ihtiva eden kitaplardı.

    Bütün temel islâmî ilimlerin ana kaynağının Kur’an’dan sonra Sünnet olması hasebiyle, hadislerin Hz. Peygamber’in sağlığında kayda geçirilmesi büyük önem arz etmekteydi. Daha sonra bu yazılı belgeler toplanıp konularına ve sıhhat derecelerine göre tasnif edildikten sonra büyük hadis mecmualarını oluşturacaktı. Sonra da ayet ve hadislere istinat eden Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelâm ve Tasavvuf gibi ilimler ortaya çıkacak ve sistemli birer disiplin haline geleceklerdi.

    Saadet Asrı’nda müslümanlar içtihat da ediyorlardı. Sahabe-i Kiram hazretleri dinî konularda birbirlerinden farklı görüşler serdedebiliyorlardı. Mesela Hz. Peygamber s.a.v. bir konuda ashabıyla istişare ediyor, görüşlerini alıyordu. Ortaya çıkan görüşler bazen Allah Rasulü’nün içtihadından farklı olabiliyordu. Ama buna dayalı olarak ayrı bir mezhep ortaya çıkmıyordu. Çünkü her şeye son noktayı koyan Hz. Peygamber s.a.v. idi. O, vahyin kontrolünde ve vahiyle iç içe idi. Hâşâ yanlış yapması hiçbir şekilde söz konusu olamazdı.

    Asr-ı Saadet’te tasavvuf

    Saadet Devri’nin en belirgin vasıflarının başında zühd, takva, tefekkür ve marifetullaha dayalı hayat tarzı gelir. Hiç şüphe yok ki, Hz. Peygamber s.a.v. her hususta olduğu gibi bu hususlarda da gelmiş geçmiş bütün insanların en mükemmeli idi.

    Sahabi efendilerimiz de bu mevzuda peygamberlerden sonra en üst tabakayı oluşturuyorlardı. Tasavvuf ve tarikatın adı geçmemekle birlikte, en canlı tasavvufî yaşayış onların zamanında idi.





+ Yorum Gönder
Git İlk 123 Son