Konusunu Oylayın.: Kafayı Yemek Üzereyim

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kafayı Yemek Üzereyim
  1. 28.Eylül.2012, 04:29
    1
    Ferdi15
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97784
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Kafayı Yemek Üzereyim






    Kafayı Yemek Üzereyim Mumsema Selamun Aleyküm ... Okuyup yardımcı olursanız çok sevinirim.
    Benim bir sorunum var 3 aydır artık son vermek istiyorum aslında son verdim ama tekrar burdayım...
    Ben bir daha yapmamaya tövbe ettiğim şeyi bi kaç defa bozdum ve çok pişmanım ama 2 ay önce tövbe ettim tekrar ve bir daha yapmayacağıma söz verdim ama kafam çok bunalmıştı söz vermenin ve yemin etmenin anlamını bile unutmuştum çok pişmandım Allah'ım lütfen beni affet söz veriyorum yemin etmenin anlamını bile düşünmeden yemin ediyorum dedim gibi geliyo şimdi de ama bu konuda yemin edilmez yani söz verilir arasında fark var bunların sizce ben ne yapıcam yeminin kefareti 61 gün oruç ama ben söz verdim . bir de tövbemi bozmasan bile düşünsem bile içime bi sıkıntı düşüyor artık bıktım yani normal hayata dönmek istiyorum
    Son bi soru tövbe etmenin ve bozmanın bi sayısı var mı ben çok pişmanım yani gerekirse odamdan çıkmam bi daha bu günahı işlemem geçenlerde çok rahatlamıştım ama içime gene bi şüphe düştü tövbemi bozmuyorum ama sanki bozmuş gibi oluyorum ama yapmıyorum bu da beni deli ediyor
    Lütfen cevaplarını bekliyorum.Öleceğim bunun yüzünden ((


  2. 28.Eylül.2012, 04:29
    1
    Ferdi15 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Selamun Aleyküm ... Okuyup yardımcı olursanız çok sevinirim.
    Benim bir sorunum var 3 aydır artık son vermek istiyorum aslında son verdim ama tekrar burdayım...
    Ben bir daha yapmamaya tövbe ettiğim şeyi bi kaç defa bozdum ve çok pişmanım ama 2 ay önce tövbe ettim tekrar ve bir daha yapmayacağıma söz verdim ama kafam çok bunalmıştı söz vermenin ve yemin etmenin anlamını bile unutmuştum çok pişmandım Allah'ım lütfen beni affet söz veriyorum yemin etmenin anlamını bile düşünmeden yemin ediyorum dedim gibi geliyo şimdi de ama bu konuda yemin edilmez yani söz verilir arasında fark var bunların sizce ben ne yapıcam yeminin kefareti 61 gün oruç ama ben söz verdim . bir de tövbemi bozmasan bile düşünsem bile içime bi sıkıntı düşüyor artık bıktım yani normal hayata dönmek istiyorum
    Son bi soru tövbe etmenin ve bozmanın bi sayısı var mı ben çok pişmanım yani gerekirse odamdan çıkmam bi daha bu günahı işlemem geçenlerde çok rahatlamıştım ama içime gene bi şüphe düştü tövbemi bozmuyorum ama sanki bozmuş gibi oluyorum ama yapmıyorum bu da beni deli ediyor
    Lütfen cevaplarını bekliyorum.Öleceğim bunun yüzünden ((


    Benzer Konular

    - Artık kafayı yemek üzereyim (Dindeki görüş ayrılıkları)

    - Annemden neredeyse nefret etmek üzereyim ne yapmalıyım yardımınıza ihtiyacım var yoksa kötüye gitmek

    - Kafayı Çok Mu Taktım Bilemiyorum

    - Namazda kafayı çevirmek

    - Babam sürekli alkol kullanan birisi kafayı yemek üzereyim artık yardımcı olun

  3. 28.Eylül.2012, 04:36
    2
    Ferdi15
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97784
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Kafayı Yemek Üzereyim




    Yapmasam bile yapmış gibi hissediyorum ama yapmıyorum sizce bu normal mi?


  4. 28.Eylül.2012, 04:36
    2
    Ferdi15 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye



    Yapmasam bile yapmış gibi hissediyorum ama yapmıyorum sizce bu normal mi?


  5. 28.Eylül.2012, 04:41
    3
    Ferdi15
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97784
    Mesaj Sayısı: 12
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1

    Cevap: Kafayı Yemek Üzereyim

    Bi de bu yemin olayı aklımda bile yoktu konuyu da bu yüzden açtım zaten benim sorunum söz vermek ve tövbe bozmak tı çok saçma bişey yani düşünüyorum da kendime acıyorum böyle biri değilim ben...


  6. 28.Eylül.2012, 04:41
    3
    Ferdi15 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üye
    Bi de bu yemin olayı aklımda bile yoktu konuyu da bu yüzden açtım zaten benim sorunum söz vermek ve tövbe bozmak tı çok saçma bişey yani düşünüyorum da kendime acıyorum böyle biri değilim ben...


  7. 28.Eylül.2012, 11:54
    4
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Kafayı Yemek Üzereyim

    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor Bu konuda Kur’anı Kerim de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar(Nisa Süresi,48;116)” buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir

    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilirNitekim Allah’u Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun” (Tahrim Suresi, 8) buyurarak yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

    1-Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak

    2-Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak

    3-Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak

    4-Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek

    Bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuş Nasuh tövbe şudur:

    -Günahlara pişmanlık

    -Farz ibadetleri yapmak

    -Zulüm ve düşmanlık yapmamak

    -Kırgın ve küskünlerle barışmak

    -Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek

    İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruzAncak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz Ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz Ben çok iyiyim, bu işi hallettim demek ne kadar yanlışsa; ben bittim, beni Allah kabul etmez demek de o kadar yanlıştırAyrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir Günah işleyipte daha sonra tevbe ederim gibi bir düşünce de yanlıştır


  8. 28.Eylül.2012, 11:54
    4
    Medine'nin Gülüne Hasret
    İnsan hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmıştır Onun için zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günahlara girebiliyor Bu konuda Kur’anı Kerim de, “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki istediği kimselerin bütün günahlarını bağışlar(Nisa Süresi,48;116)” buyurarak hangi günah olursa olsun affedebileceğini bildirmektedir

    Kitaplarımız da canı gönülden yapılan tövbenin Allah tarafından kabul edileceği ifade edilirNitekim Allah’u Teala, “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun” (Tahrim Suresi, 8) buyurarak yapılan tövbelerin kabul edileceğini beyan eder Ayette geçen nasuh tövbe ise şöyledir:

    1-Allah’a karşı günah işlediğini bilerek, bu günahtan dolayı Allah’a sığınmak ve pişman olmak

    2-Bu suçu işlediği için üzülmek, Yaratıcıya karşı böyle bir günah işlediğinden dolayı vicdanen rahatsız olmak

    3-Bir daha böyle bir suça dönmeyeceğine dair bir karar içerisinde olmak

    4-Kul hakkını ilgilendiriyorsa onunla helalleşmek

    Bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuş Nasuh tövbe şudur:

    -Günahlara pişmanlık

    -Farz ibadetleri yapmak

    -Zulüm ve düşmanlık yapmamak

    -Kırgın ve küskünlerle barışmak

    -Bir daha o günaha dönmemek üzere karar vermek

    İnşallah bu şartları yerine getirirsek Allah’ın tövbelerimizi kabul edeceğinden ümitli oluruzAncak insan her zaman korku ve ümit içerisinde olmalı Ne ibadetlerimize güvenip övünebiliriz Ne de günahlarımızdan ümitsizliğe düşebiliriz Ben çok iyiyim, bu işi hallettim demek ne kadar yanlışsa; ben bittim, beni Allah kabul etmez demek de o kadar yanlıştırAyrıca, suçunu anlayıp tövbe edip, Allah’a sığınmak da büyük bir ibadettir Günah işleyipte daha sonra tevbe ederim gibi bir düşünce de yanlıştır


  9. 28.Eylül.2012, 11:58
    5
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Kafayı Yemek Üzereyim

    Allah'a yemin, ya "vallahi, tallahi, billahi" demek suretiyle Allah Teâlâ'nın zât ismine, veya Rahmân, Rahîm gibi mübarek isimlerden birine, veyahut daizzet-i İlâhiye, kudret-i Rabbaniye gibi zâtî sıfatlarından birine and içilerek yapılır.
    Peygamberlere, Kâ'be'ye, Kur'an'a veya varlıklardan herhangi birinin başına veya hayatına yemin edilmez.Yalnız bir görüşe göre, Kur'an, kelâm-ı İlâhi olduğu için ona yapılan yemin muteberdir.
    "Kasem ederim", "yemin ederim", "Allah'a hamdolsun", "Allah Teâlâ ile misakım olsun" gibi sözler de yemin sayılır.
    Helâl bir şey'i kendine haram saymak da, yemin sayılır. "Şu işi yaparsam, şu şey bana haram olsun." demek gibi...
    "Eğer bir daha sigara içersem Allah ettiğim duaları, kıldığım namazları kabul etmesin." şeklinde yeminler etmek doğru değildir.
    Ettiği yemini yerine getirmeyip bozmaktan dolayı yemin keffâreti gerekir. Yeminin keffâreti olarak on (10) fakiri akşam ve sabah olarak günde iki öğün doyurmak veya giydirmek cihetine gidilir. Buna güç yetirilmezse, üç gün art arda oruç tutulur. Bu oruçların arasına hiç bir mâni girmemelidir. Girerse keffâret bozulur, yeni baştan tutulması gerekir. Şâfiîlere göre yemin keffâretini art arda tutmak mecburiyeti yoktur.
    Gerek yemin, gerekse oruç keffâretlerinde yapılacak ilk iş bir köle azâd edilmesidir. Ancak günümüzde kölelik kalktığı için bu maddenin tatbikına imkân kalmadığından zikretmeye lüzum hissetmedik.
    Selam ve dua ile...


  10. 28.Eylül.2012, 11:58
    5
    Medine'nin Gülüne Hasret
    Allah'a yemin, ya "vallahi, tallahi, billahi" demek suretiyle Allah Teâlâ'nın zât ismine, veya Rahmân, Rahîm gibi mübarek isimlerden birine, veyahut daizzet-i İlâhiye, kudret-i Rabbaniye gibi zâtî sıfatlarından birine and içilerek yapılır.
    Peygamberlere, Kâ'be'ye, Kur'an'a veya varlıklardan herhangi birinin başına veya hayatına yemin edilmez.Yalnız bir görüşe göre, Kur'an, kelâm-ı İlâhi olduğu için ona yapılan yemin muteberdir.
    "Kasem ederim", "yemin ederim", "Allah'a hamdolsun", "Allah Teâlâ ile misakım olsun" gibi sözler de yemin sayılır.
    Helâl bir şey'i kendine haram saymak da, yemin sayılır. "Şu işi yaparsam, şu şey bana haram olsun." demek gibi...
    "Eğer bir daha sigara içersem Allah ettiğim duaları, kıldığım namazları kabul etmesin." şeklinde yeminler etmek doğru değildir.
    Ettiği yemini yerine getirmeyip bozmaktan dolayı yemin keffâreti gerekir. Yeminin keffâreti olarak on (10) fakiri akşam ve sabah olarak günde iki öğün doyurmak veya giydirmek cihetine gidilir. Buna güç yetirilmezse, üç gün art arda oruç tutulur. Bu oruçların arasına hiç bir mâni girmemelidir. Girerse keffâret bozulur, yeni baştan tutulması gerekir. Şâfiîlere göre yemin keffâretini art arda tutmak mecburiyeti yoktur.
    Gerek yemin, gerekse oruç keffâretlerinde yapılacak ilk iş bir köle azâd edilmesidir. Ancak günümüzde kölelik kalktığı için bu maddenin tatbikına imkân kalmadığından zikretmeye lüzum hissetmedik.
    Selam ve dua ile...





+ Yorum Gönder